Türkiye, ’li yıllarda Musul Meselesi'nde Milletler Cemiyetinin (Cemiyet-i Akvam) yanlı tutumu nedeniyle bu kuruma karşı mesafeli bir duruş sergilemiştir. Ancak ’lu yıllarda barışçı politikasını güçlendiren Türkiye, Temmuz tarihinde cemiyete resmen üye olmuştur.
Türkiye’nin Milletler Cemiyetine katılım süreci, cemiyetin genel üyelik prosedüründen (başvuru usulü) farklı olarak aşağıdakilerden hangisi ile gerçekleşmiştir?
- Ayılında cemiyetin kurucu üyeleri arasında yer alarak doğrudan katılmasıyla
- İspanya’nın teklifi ve Yunanistan’ın desteği üzerine cemiyet tarafından üyeliğe davet edilmesiyleCevap
- Cyılında Balkan Antantı’nın imzalanmasının ardından bölgesel lider sıfatıyla kabul edilmesiyle
- Dyılında Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin imzalanmasıyla egemenlik haklarının tescil edilmesine bağlı olarak
- Eyılında Hatay’ın anavatana katılması sürecinde cemiyetin arabuluculuk yapması karşılığında
Cevap
Türkiye, Milletler Cemiyetine kendi başvurusuyla değil, İspanya'nın teklifi ve Yunanistan'ın desteğiyle gelen özel bir davet üzerine katılmıştır.
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine girişi dünya diplomasi tarihinde özel bir yere sahiptir. Çoğu devlet cemiyete katılmak için başvuru yaparken, Türkiye, İspanya'nın teklifi ve Yunanistan'ın desteği ile cemiyet tarafından üyeliğe davet edilen ilk ve tek devlet olmuştur. Bu durum Türkiye'nin uluslararası alandaki gücünü ve barışçıl politikasının başarısını kanıtlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine Davet Usulüyle Girişi
İpuçları
1
Türkiye'nin üyeliği normal bir başvuru süreciyle değil, prestijini artıran bir yöntemle olmuştur.
2
Üyeliğimiz için teklifi yapan ülke İspanya, destekleyen ise o dönem ilişkilerimizin düzeldiği Yunanistan'dır.
3
Türkiye, cemiyet tarafından resmen 'davet' edilen devlet olarak üyeliğe kabul edilmiştir.
Daha Fazla Pratik
Balkan Antantı ve Sadabat Paktı'nın hangi tehlikelere karşı kurulduğunu incelemek kronolojik bilgiyi pekiştirecektir.
Tahmini Süre:50s