Türkiye Cumhuriyeti, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda uluslararası iş birliğine önem vermesine rağmen, Milletler Cemiyetinin (Cemiyet-i Akvam) Musul meselesindeki tutumu nedeniyle kuruluşa uzun süre mesafeli kalmıştır. Türkiye'nin bu uluslararası kuruluşa dahil olma süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A1926 yılında Musul Sorunu'nun çözülmesinin hemen ardından tüzükte öngörülen resmi başvuru prosedürünü tamamlayarak cemiyete katılmıştır.
- 1932 yılında, cemiyetin genel işleyişinden farklı olarak İspanya'nın teklifi ve Yunanistan'ın desteğiyle üyeliğe davet edilerek katılmıştır.Cevap
- C1934 yılında Balkan Antantı'na üye devletlerin diplomatik baskıları sonucunda cemiyet tüzüğünde yapılan değişiklikle üyeliğe kabul edilmiştir.
- D1928 yılında Kellogg-Briand Paktı'nı imzalamasıyla birlikte cemiyetin barışçı ilkelerini benimsediğini kanıtlamış ve kurucu üye statüsünde dahil olmuştur.
- E1937 yılında Sadabat Paktı ile bölgesel güvenliğini sağladıktan sonra cemiyete resmi müracaatını ileterek üyeliğini gerçekleştirmiştir.
Cevap
Türkiye, 1932 yılında İspanya'nın teklifi ve Yunanistan'ın desteğiyle Milletler Cemiyetine davet edilerek katılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası barışı koruma vizyonu doğrultusunda 1932 yılında Milletler Cemiyetine katılmıştır. Bu katılımın en özgün yanı, cemiyet tüzüğündeki 'başvuru' şartının Türkiye için esnetilmesi ve İspanya ile Yunanistan'ın resmi önerisi üzerine cemiyetin Türkiye'yi üyeliğe davet etmesidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) katılımı, cemiyet tarihinde bir devletin başvuru yapmadan davet edilerek üye olduğu ilk örnektir.
Tahmini Süre:1m 30s