Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 soru

Soru 301Soru

Türkiye'nin nüfus özellikleri ve yer şekilleri arasındaki ilişki üzerine araştırma yapan bir coğrafyacı, incelediği üç farklı bölge için şu verileri elde etmiştir:

* I. Bölge: Fizyolojik nüfus yoğunluğu (FNYFNY), aritmetik nüfus yoğunluğundan (ANYANY) yaklaşık 1212 kat fazladır.
* II. Bölge: Aritmetik nüfus yoğunluğu ile fizyolojik nüfus yoğunluğu birbirine çok yakındır.
* III. Bölge: Tarımsal nüfus yoğunluğu (TNYTNY), aritmetik nüfus yoğunluğundan (ANYANY) belirgin şekilde düşüktür.

Bu verilere dayanarak yapılan aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kesinlikle yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. bölgenin toplam yüz ölçümü, I. bölgenin toplam yüz ölçümünden daha büyüktür.

Cevap

Yoğunluk verileri oransal değerler olduğu için bölgelerin toplam yüz ölçümleri hakkında kesin bir kıyaslama yapılamayacağını belirten seçenek kesinlikle yanlıştır.
Nüfus yoğunluğu verileri (aritmetik, fizyolojik veya tarımsal) birer orandır. Bu oranlar bize arazinin engebeliliği, tarım alanlarının payı veya ekonomik yapı hakkında bilgi verirken; bölgenin toplam yüz ölçümü (km2km^2) veya toplam nüfus miktarı gibi mutlak büyüklükler hakkında bilgi vermez. Bu nedenle, yoğunluk ilişkilerine bakarak bir bölgenin diğerinden daha büyük bir yüz ölçümüne sahip olduğu sonucuna ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
I. Bölge verisini analiz etme
FNYANYFNY \gg ANY durumu, tarım alanlarının toplam yüz ölçümü içinde çok küçük bir yer kapladığını (dağlık/engebeli yapı) kanıtlar.
Fizyolojik yoğunluk formülündeki payda (tarım alanı) küçüldükçe yoğunluk değeri artar.
2
II. Bölge verisini analiz etme
ANYFNYANY \approx FNY durumu, toplam yüz ölçümünün neredeyse tamamının tarım alanı olduğunu (sade yer şekilleri) gösterir.
Paydaların (toplam alan ve tarım alanı) birbirine yakın olması yoğunlukları eşitler.
3
III. Bölge verisini analiz etme
TNY<ANYTNY < ANY durumu, tarım nüfusunun toplam nüfusa oranla çok düşük olduğunu, yani bölgenin sanayi/hizmet odaklı olduğunu gösterir.
Tarımsal nüfus yoğunluğu sadece çiftçi sayısını baz alırken, aritmetik yoğunluk tüm nüfusu baz alır.
4
Mutlak vs. Oransal veri ayrımı yapma
Yoğunluk (kişi/km2km^2) bir oran belirtir; alanın büyüklüğü (km2km^2) bilinmeden mutlak kıyaslama yapılamaz.
Örneğin, Konya (geniş ve düz) ile Ergene (dar ve düz) her ikisi de II. bölge özelliğine sahip olabilir ancak yüz ölçümleri çok farklıdır.

Anahtar Kavram

Nüfus Yoğunlukları ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Yoğunluk bir orandır. Bir sınıfın 'kalabalık olması' ile 'sınıfın büyüklüğü' arasındaki farkı düşünün.
2
FNY/ANYFNY / ANY oranı bize tarım alanlarının toplam alana oranını verir. Bu oran ne kadar büyükse arazi o kadar engebelidir.
3
Türkiye'de Doğu Karadeniz (I. Bölge örneği) ile Marmara Bölgesi (III. Bölge örneği) veya İç Anadolu (II. Bölge örneği) üzerinden kıyaslama yapın; ancak yoğunlukların yüz ölçümü vermediğini unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Farklı bölgelerin tarım arazisi büyüklükleri ve yer şekilleri arasındaki ilişkiyi pekiştirmek için 'Gerçek Alan - İzdüşüm Alan' farkı sorularına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 302Soru

İnsanların bulundukları yerleşim yerinden ayrılarak başka bir yere geçici veya kalıcı olarak yerleşmesine göç denir. Göç kararı alınmasında, yaşanılan alanın olumsuz şartlarından kaynaklanan 'itici' faktörler ile göç edilecek yerin sunduğu cazip imkânlardan kaynaklanan 'çekici' faktörler rol oynar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 'sürekli göç' kapsamında değerlendirilen ve 'çekici faktörlerin' etkili olduğu bir nüfus hareketine örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelişmiş eğitim, sağlık ve sosyal imkânlardan yararlanmak isteyen bir ailenin büyükşehre kalıcı olarak taşınması

Cevap

Gelişmiş eğitim, sağlık ve sosyal imkânlardan yararlanmak isteyen bir ailenin büyükşehre kalıcı olarak taşınması
Doğru cevap, büyükşehrin sunduğu gelişmiş eğitim ve sağlık imkânlarının cazibesiyle gerçekleşen göç hareketidir. İnsanların daha iyi yaşam standartlarına ulaşmak amacıyla kendi istekleriyle, daha cazip gördükleri bir yere kalıcı olarak taşınmaları hem 'sürekli göç' hem de 'çekici faktör' kavramlarını tam olarak karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel kavramları ve istenen koşulları belirlemek
Soruda bizden iki şartı aynı anda sağlayan seçeneği bulmamız isteniyor: 1) Göç sürekli (kalıcı) olmalı, 2) Göçün nedeni varış yerinin cazibesi yani 'çekici' bir faktör olmalı.
Göç tipleri ve nedenlerini doğru sınıflandırmak, seçenekleri elerken hata yapmayı önler.
2
Seçeneklerdeki göçlerin süresini (mevsimlik/sürekli) analiz etmek
Hasat için gidip sonbaharda dönen işçilerin durumu mevsimlik göçtür, bu nedenle bu seçenek hemen elenir. Diğer seçenekler kalıcı (sürekli) göç örnekleridir.
Mevsimlik göç ile sürekli göç arasındaki farkın belirlenmesi ilk eleme adımıdır.
3
Kalan seçeneklerdeki göç nedenlerinin 'itici' mi yoksa 'çekici' mi olduğunu değerlendirmek
Miras yoluyla arazilerin parçalanması ve afet (heyelan) riski, insanları bulundukları yeri terk etmeye zorlayan olumsuz durumlar yani 'itici' faktörlerdir. Eğitim ve sağlık imkânlarının daha iyi olması ise varış yerinin sunduğu 'çekici' bir faktördür.
İtici ve çekici faktör ayrımı, sorunun doğru cevabına doğrudan ulaşmamızı sağlar.

Anahtar Kavram

Göçün Nedenleri (İtici ve Çekici Faktörler) ile Göçün Süresi (Mevsimlik ve Sürekli)

İpuçları

1
Soruda iki temel şarta dikkat etmelisiniz: Gerçekleşen göç kalıcı mı olmalı ve göçün sebebi varış noktasının cazibesi mi olmalı?
2
Gidilen yerin olumlu özelliklerinden dolayı yapılan göçler 'çekici', yaşanılan yerin olumsuzluklarından kaçmak için yapılanlar ise 'itici' faktör kaynaklıdır.
3
Mirasla bölünen araziler ve doğal afetler insanları mecburen göçe zorlar (itici). Ancak iyi bir eğitim ve sağlık hizmeti beklentisi o bölgeye olan ilgiyi artırır (çekici).

Daha Fazla Pratik

Göçün mekânsal sonuçları (örneğin kentlerdeki altyapı sorunları veya kırsaldaki nüfus azalması) üzerine düşünerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 303Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin büyüme hızları ve kazandıkları fonksiyonel özellikler üzerinde coğrafi konum, ulaşım ağları ve art bölge (hinterland) genişliği doğrudan etkilidir. Bazı şehirler sahip oldukları geniş hinterland ve ulaşım avantajları sayesinde hem tarımsal ürünlerin pazarlanmasında hem de sanayi ve ticaretin gelişmesinde önemli bir merkez hâline gelmiştir. Bu özellikler dikkate alındığında; liman-ticaret, sanayi ve tarım fonksiyonlarının tamamının belirgin bir şekilde bir arada bulunmasıyla kentsel gelişimini sürdüren şehir aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mersin

Cevap

Mersin, sahip olduğu geniş hinterland sayesinde liman, ticaret, sanayi ve tarım fonksiyonlarını bünyesinde toplayarak hızla büyümüş çok fonksiyonlu bir şehirdir.
Mersin şehri, Türkiye'nin en önemli ticaret kapılarından biri olan limana, bu limanı besleyen geniş bir art bölgeye (hinterland) ve Çukurova gibi verimli tarım alanlarının ticaretini yöneten bir yapıya sahiptir. Ayrıca sanayi tesislerinin çeşitliliği bakımından da zengin bir 'karma fonksiyonlu' şehir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar fonksiyonları belirle.
Liman-ticaret, sanayi ve tarım fonksiyonlarının bir arada olduğu şehir aranmaktadır.
Sorunun çözüm anahtarı, bu üç fonksiyonun da şehirde baskın olup olmadığını kontrol etmektir.
2
Şehirlerin hinterland ve ulaşım özelliklerini değerlendir.
Mersin'in art bölgesi (hinterland) çok genişken, Sinop ve Giresun gibi şehirlerin dağların uzanışından dolayı dardır.
Hinterland genişliği ticaretin ve sanayinin gelişmesi için kritik bir ön koşuldur.
3
Seçeneklerdeki şehirlerin fonksiyonel yapılarını karşılaştır.
Mersin'de liman (serbest bölge), sanayi (Ataş rafinerisi, gıda) ve tarım (Çukurova hinterlandı) tam uyum sağlar.
Fonksiyonel çeşitliliğin en yüksek olduğu merkez Mersin'dir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Özellikleri ve Art Bölge (Hinterland) İlişkisi

İpuçları

1
Geniş bir art bölgeye (hinterland) sahip olup olmadığını düşünün.
2
Hem Türkiye'nin en büyük limanlarından birine sahip olan hem de verimli tarım alanlarına komşu olan şehri bulun.
3
Çukurova'nın dış ticaret kapısı sayılan ve bünyesinde serbest bölge bulunduran Akdeniz şehridir.

Daha Fazla Pratik

Diğer liman şehirlerimizi (İzmir, Samsun, Sinop) hinterland genişliği ve fonksiyonel çeşitlilik açısından Mersin ile karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 304Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; mülkiyet durumu, temel ekonomik faaliyet türü ve yerleşmede kalma süresine göre 'kalıcı' (devamlı) ve 'geçici' (mevsimlik) yerleşmeler olarak ikiye ayrılır. Buna göre, aşağıdaki yerleşme türlerinden hangisi, ekonomik faaliyetlerin yıl boyu sürdüğü kalıcı köy altı yerleşmeleri arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Divan yerleşmesi, tarımsal faaliyetlerin yıl boyu sürdüğü ve ailelerin sürekli ikamet ettiği kalıcı bir köy altı yerleşmesidir.
Divan yerleşmesi; özellikle Batı Karadeniz'de görülen, birkaç mahallenin bir idari birim altında toplandığı ve tarım faaliyetlerinin sürekliliği nedeniyle yıl boyu ikamet edilen kalıcı yerleşme türüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerinin süreklilik kriterine göre sınıflandırmasını belirle.
Yerleşmeler; yıl boyu ikamet edilenler (Kalıcı) ve sadece belirli mevsimlerde kullanılanlar (Geçici) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen 'kalıcı' yerleşme özelliğini ayırt etmek için bu temel bilgi gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen yerleşme türlerini kategorize et.
Kom, Yayla, Oba ve Ağıl hayvancılık odaklı geçici yerleşmelerdir; Divan ise tarım odaklı kalıcı yerleşmedir.
Her bir yerleşme türünün temel fonksiyonu ve kullanım süresi sınıflandırmayı belirler.

Anahtar Kavram

Köy Altı Yerleşmelerinin Sürekliliği

İpuçları

1
Köy altı yerleşmelerinde temel ayrım, yerleşmede yıl boyu kalınıp kalınmadığıdır.
2
Kalıcı yerleşmelerde (Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik) genellikle tarım ön plandadır.
3
Batı Karadeniz'de yaygın olan ve mahallelerin birleşmesiyle oluşan birimi hatırlamaya çalışın.

Daha Fazla Pratik

Geçici yerleşmelerin bölgelere göre dağılımını (örneğin Oba'nın Akdeniz ve Ege'de, Kom'un Doğu Anadolu'da yaygın olması) incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 305Soru

Türkiye'de 19801980 yılından günümüze kadar geçen süreçte ortanca yaşın 2020’li seviyelerden 3333’ün üzerine çıkması, nüfusun yapısal özelliklerinde köklü bir demografik dönüşümü yansıtmaktadır. Bu değişim, ülkenin sosyo-ekonomik planlamaları için hem fırsatlar hem de riskler barındırmaktadır.

Türkiye'nin bu demografik dönüşüm süreci ve mevcut nüfus yapısı göz önüne alındığında, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğum oranlarındaki düşüşe bağlı olarak çocuk bağımlı nüfus oranının azalması, Türkiye'nin 'demografik fırsat penceresi' olarak adlandırılan süreçten yararlanma potansiyelini artırmaktadır.

Cevap

Doğum oranlarındaki düşüşe bağlı olarak çocuk bağımlı nüfus oranının azalması, Türkiye'nin 'demografik fırsat penceresi' olarak adlandırılan süreçten yararlanma potansiyelini artırmaktadır.
Türkiye'de doğurganlık hızının düşmesiyle beraber piramidin tabanı daralmış, bu da çocuk bağımlı nüfusun payını azaltmıştır. Çalışma çağındaki nüfusun toplam nüfus içindeki payının zirve yaptığı bu döneme 'demografik fırsat penceresi' denir ve bu durum Türkiye'nin mevcut yapısal özelliklerinin en önemli ekonomik avantajıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ortanca yaş kavramını analiz etme
Ortanca yaşın 2020’den 3333’e çıkması, Türkiye nüfusunun hızla yaşlandığını ve dinamik yapısını kaybetmeye başladığını gösterir.
Doğum oranlarının düşmesi ve sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle ortalama ömrün uzaması bu değişimin temel nedenidir.
2
Bağımlı nüfus ve çalışma çağındaki nüfus ilişkisini kurma
Doğumlar azaldığı için çocuk bağımlı nüfus (0140-14 yaş) azalmakta, ancak geçmişteki yüksek doğumlar sayesinde çalışma çağındaki nüfus (156415-64 yaş) halen en büyük paya sahip olmaya devam etmektedir.
Bu durum, bakılmakla yükümlü olunan kişi sayısının azaldığı ve üretim potansiyelinin arttığı demografik avantaj dönemidir.
3
Demografik fırsat penceresi kavramını uygulama
Türkiye şu an çalışma çağındaki nüfusun en yüksek, toplam bağımlılık oranının ise nispeten düşük olduğu bir dönemden geçmektedir.
Bu dönem, uygun ekonomik politikalarla 'demografik fırsat penceresi' olarak değerlendirilebilir.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Yaş Yapısı Değişimi

İpuçları

1
Ortanca yaşın yükselmesi, Türkiye'nin 'yaşlanan nüfus' sürecine girdiğini ancak çalışma çağındaki nüfusun hala en büyük grup olduğunu gösterir.
2
Bağımlı nüfus; 0140-14 yaş (çocuk) ve 65+65+ yaş (yaşlı) gruplarını kapsar. Çocuk bağımlılığının azalması ekonomik bir avantaj yaratabilir.
3
'Demografik fırsat penceresi', üretken yaştaki nüfusun en yüksek seviyeye ulaştığı ve ekonomik kalkınma için en uygun olan demografik aşamayı ifade eder.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramidinin 19351935 ve 20232023 yıllarındaki değişimini karşılaştırarak 'tabandaki daralma' ve 'tavandaki genişleme'nin sektörel etkilerini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 306Soru

Bir kentin gelişmesinde ve nüfuslanmasında ön plana çıkan ekonomik faaliyete o kentin 'asıl fonksiyonu' denir. Anadolu'nun iç kesimlerinde yer alan bazı şehirlerimiz, farklı coğrafi bölgeleri birbirine bağlayan ana kara yolu ve demir yolu güzergâhlarının kesişim noktasında bulunmaları sayesinde hızla büyümüşlerdir. Bu tür şehirlerin ekonomisinde konaklama ve mola tesisleri, lojistik depolar ile aktarma istasyonları büyük paya sahiptir.

Aşağıdaki şehirlerimizden hangisinin kentsel büyümesinde, paragrafta özellikleri anlatılan fonksiyonun belirleyici etkisi en fazladır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afyonkarahisar

Cevap

Afyonkarahisar
Afyonkarahisar; Ege, İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin birbirine bağlandığı çok önemli bir ulaşım kavşağıdır. Şehrin gelişiminde, bu ana güzergahlar üzerinde kurulan konaklama ve mola tesisleri ile transit ticaretin getirdiği canlılık başrol oynamıştır. Paragrafta tarif edilen 'iç kesimlerdeki ulaşım şehri' profiline tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta vurgulanan kentsel fonksiyonu tespit etmek.
Farklı coğrafi bölgeleri birbirine bağlayan yolların kesişmesi, mola ve aktarma tesislerinin varlığı 'ulaşım fonksiyonuna' işaret etmektedir.
Şehirlerin büyüme nedenlerini anlamak için metindeki anahtar kelimeler (kavşak, lojistik, mola) analiz edilmelidir.
2
Paragraftaki coğrafi konum ipucunu değerlendirmek.
Şehrin 'Anadolu'nun iç kesimlerinde' yer aldığı belirtilmiştir.
Kıyı şehirlerini eleyebilmek için konum bilgisi önemlidir.
3
Seçeneklerdeki şehirlerin asıl fonksiyonlarını eşleştirmek.
Zonguldak (Maden), Batman (Maden/Sanayi), Muğla (Turizm), Kocaeli (Sanayi). Afyonkarahisar ise hem iç kesimdedir hem de ana ulaşım kavşağıdır.
Doğru cevaba ulaşmak için diğer illerin baskın ekonomik faaliyetlerinin bilinmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırması

İpuçları

1
Soruda aranan şehrin 'Anadolu'nun iç kesimlerinde' yer aldığına ve bir 'kavşak noktası' olduğuna dikkat ediniz.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin en çok hangi ekonomik faaliyetle tanındığını düşününüz (Örneğin; Zonguldak-Maden, Muğla-Turizm).
3
Ege'den İç Anadolu'ya geçerken kara yollarında en çok mola verilen, lokum ve sucuk gibi yöresel ürünlerin satıldığı tesisleriyle ünlü kavşak şehrimiz hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki sanayi ve maden şehirlerinin dağılışı ile ilgili harita çalışmaları yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde seçeneklerdeki illerin konumlarını göz önüne getirerek kıyı şeridinde yer alan illeri (Kocaeli, Zonguldak, Muğla) eleyebilir ve cevaba daha hızlı ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 307Soru

Türkiye'de nüfus yoğunluğu türleri üzerine araştırma yapan bir uzman, incelediği bir bölgede fizyolojik nüfus yoğunluğu ile tarımsal nüfus yoğunluğu arasındaki farkın Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu belirlemiştir.

Buna göre, söz konusu bölgeyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kesin olarak yapılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehirleşme oranı yüksek ve sanayi faaliyetleri gelişmiştir.

Cevap

Şehirleşme oranının yüksek ve sanayi faaliyetlerinin gelişmiş olduğu seçeneği doğrudur.
Fizyolojik nüfus yoğunluğu toplam nüfusu esas alırken, tarımsal nüfus yoğunluğu sadece tarımla uğraşan nüfusu esas alır. Her iki yoğunluğun da paydası 'tarım alanları' olduğu için, aradaki fark doğrudan şehirlerde yaşayan ve tarım dışı sektörlerde (sanayi, ticaret, hizmet) çalışan nüfusun büyüklüğünü temsil eder. Bu farkın çok yüksek olması, o bölgenin oldukça gelişmiş ve kentleşmiş olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Formülleri analiz etme
Fizyolojik Nu¨fus Yog˘unlug˘u (FNY)=Toplam Nu¨fusTarım Alanları\text{Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu (FNY)} = \frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Tarım Alanları}} ve Tarımsal Nu¨fus Yog˘unlug˘u (TNY)=Tarımsal Nu¨fusTarım Alanları\text{Tarımsal Nüfus Yoğunluğu (TNY)} = \frac{\text{Tarımsal Nüfus}}{\text{Tarım Alanları}}
Yoğunluk türleri arasındaki matematiksel ilişkiyi kurmak için tanımlar gereklidir.
2
İki yoğunluk arasındaki farkı hesaplama
FNYTNY=Toplam Nu¨fusTarımsal Nu¨fusTarım AlanlarıFNY - TNY = \frac{\text{Toplam Nüfus} - \text{Tarımsal Nüfus}}{\text{Tarım Alanları}}
Aynı paydaya sahip iki değerin farkı, payların farkına eşittir.
3
Pay kısmındaki farkın anlamını yorumlama
Toplam Nu¨fusTarımsal Nu¨fus=S¸ehirsel (Tarımdıs¸ı) Nu¨fus\text{Toplam Nüfus} - \text{Tarımsal Nüfus} = \text{Şehirsel (Tarımdışı) Nüfus}
Bir yerdeki toplam nüfustan tarımla uğraşanlar çıkarıldığında, sanayi ve hizmet sektöründe çalışan şehirli nüfus kalır.
4
Sonuca ulaşma
Farkın fazla olması, o bölgede şehirleşmenin ve tarım dışı (sanayi/hizmet) faaliyetlerin çok yoğun olduğunu gösterir.
Marmara Bölgesi gibi sanayileşmiş alanlarda bu fark en yüksektir.

Anahtar Kavram

Nüfus yoğunlukları arasındaki matematiksel ve ekonomik ilişkiler

İpuçları

1
Her iki yoğunluk türünün paydasında da 'tarım alanları' olduğunu unutmayın.
2
Bir yerdeki toplam nüfus ile tarımsal nüfus arasındaki fark size neyi verir?
3
Fizolojik yoğunluk tüm nüfusu (şehir + kır), tarımsal yoğunluk sadece çiftçileri kapsar. Aradaki fark şehir nüfusudur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye haritası üzerinde İstanbul, Kocaeli ve İzmir gibi iller ile Hakkari veya Rize gibi illerin yoğunluk farklarını karşılaştırın.

Alternatif Yöntem

Matematiksel sadeleştirme: (S\cehir+Tarım)/TarımAlan(Tarım)/TarımAlan=S\cehir/TarımAlan(Şehir + Tarım) / TarımAlan - (Tarım) / TarımAlan = Şehir / TarımAlan. Bu oran ancak şehir nüfusu çok fazlaysa yüksek çıkar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 308Soru

Türkiye'de iç göçler, genellikle az gelişmiş kırsal bölgelerden sanayileşmiş kentsel merkezlere doğru gerçekleşmektedir. Bu hareketlilik, göç veren kırsal alanlarda nüfusun hem miktarında hem de yapısal özelliklerinde önemli değişimlere yol açmaktadır.

Buna göre, yoğun bir şekilde dışarıya göç veren bir kırsal yörede, göç süreci ve sonrasında aşağıdakilerden hangisinin yaşanması beklenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımsal nüfusun azalmasına bağlı olarak tarımsal nüfus yoğunluğunun artış göstermesi

Cevap

Tarımsal nüfusun azalmasına bağlı olarak tarımsal nüfus yoğunluğunun artış göstermesi beklenen bir durum değildir.
Tarımsal nüfus yoğunluğu, bir bölgedeki tarımla uğraşan nüfusun toplam tarım arazisine bölünmesiyle hesaplanır. Yoğun göç veren bir kırsal yörede tarımla uğraşan nüfus (pay) azaldığı için tarımsal nüfus yoğunluğunun artması değil, azalması beklenir. Bu seçenek, nüfus yoğunluğu türleri arasındaki matematiksel ilişkinin yanlış yorumlanmasına dayalı bir yanıltıcıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Göç veren yerlerdeki demografik değişimleri analiz et.
Göç veren kırsal alanlarda erkek nüfus azalır, yaşlı ve kadın nüfus oranı artar.
Çalışma çağındaki erkeklerin iş bulma amacıyla göç etmesi bu yapısal bozulmanın temel nedenidir.
2
Tarımsal nüfus yoğunluğu formülünü uygula.
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu = Tarımsal Nüfus / Tarım Alanları.
Bir bölge göç veriyorsa tarımsal nüfus (pay) azalır, bu da yoğunluğun düşmesine yol açar.
3
Ekonomik ve fiziksel sonuçları değerlendir.
Yatırımlar atıl kalır, tarım alanları bakımsızlaşır ve yerleşim dokusu bozulur.
İnsan kaynağının çekilmesiyle birlikte sosyal ve ekonomik canlılık sona erer.

Anahtar Kavram

Nüfus Yoğunlukları ve Göçün Yapısal Sonuçları İlişkisi

İpuçları

1
Göç veren bir yerde nüfusun toplam miktarı azalır. Bu durumun 'yoğunluk' formüllerini nasıl etkileyeceğini düşünün.
2
Tarımsal nüfus yoğunluğu, çiftçi sayısının tarım arazisi miktarına oranıdır. Çiftçiler şehre giderse bu oran nasıl değişir?
3
Nüfus yoğunluğu hesaplamalarında paydaki sayı (nüfus) azalırsa, sonuç (yoğunluk) da azalır. Dolayısıyla yoğunluğun 'artması' ifadesi yanlıştır.

Daha Fazla Pratik

Göç alan yerlerdeki aritmetik nüfus yoğunluğu değişimlerini ve gecekondulaşma gibi mekansal sonuçları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematiksel bir yaklaşım kullanarak; Tarımsal Nüfus Yoğunluğu = X / Y formülünde X'in (nüfus) azaldığı, Y'nin (arazi) sabit kaldığı bir senaryoda sonucun küçüleceğini görebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 309Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin gelişiminde tek bir ekonomik faaliyetin baskın olduğu monosektörel şehirlerin yanı sıra, birden fazla fonksiyonun eş zamanlı geliştiği polisektörel şehirler de önemli bir yer tutar. Bu şehirlerden biri, özellikle kış aylarında yoğunlaşan modern seracılık faaliyetleri ile tarımsal bir merkez, yaz aylarında ise uluslararası çapta bir çekim merkezi olarak turizm kenti kimliği taşımaktadır. Bu özellikleri bünyesinde barındıran ve Akdeniz kıyı kuşağında yer alan kentimiz aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antalya

Cevap

Antalya şehri, hem uluslararası turizm hem de yoğun seracılık faaliyetlerini bünyesinde barındıran polisektörel bir merkezdir.
Antalya, kış aylarında kış ılıklığına bağlı olarak gelişen seracılık faaliyetleri ile tarımsal bir merkez, yaz aylarında ise kıyı turizmi ile küresel bir cazibe merkezidir. Bu durum şehri tipik bir polisektörel (çok fonksiyonlu) yerleşme yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki fonksiyonel özellikleri analiz etmek
Kışın seracılık (tarım) ve yazın uluslararası turizm faaliyetleri aranmaktadır.
Şehrin polisektörel (çok fonksiyonlu) yapısını belirlemek için bu iki zıt mevsimsel faaliyetin aynı merkezde toplanması gerekir.
2
Coğrafi konumu değerlendirmek
Merkezin Akdeniz kıyı kuşağında yer alması gerektiği tespit edilmiştir.
Kış ılıklığı isteyen seracılık ve yaz turizmi için en uygun kuşak Akdeniz kıyılarıdır.
3
Seçenekler arasında eşleştirme yapmak
Antalya şehri, Türkiye'nin seracılık başkenti ve turizm merkezidir.
Mersin daha çok liman, Muğla turizm, Adana ise tarım-sanayi odaklıdır; Antalya ise her iki fonksiyonun en üst düzeyde birleştiği noktadır.

Anahtar Kavram

Şehirlerin fonksiyonel sınıflandırılmasında birden fazla ekonomik faaliyetin (polisektörel) etkisi.

İpuçları

1
Şehrin hem kışın (tarım) hem yazın (turizm) göç aldığını düşünün.
2
Türkiye'de kış ılıklığının en belirgin olduğu ve seraların en yaygın olduğu ili hatırlayın.
3
Bu şehir Türkiye'nin turizm başkenti olarak bilinir ve Akdeniz'in en büyük kentidir.

Daha Fazla Pratik

Diğer polisektörel şehirler olan İstanbul (Ticaret, Sanayi, Kültür) ve İzmir (Liman, Sanayi, Tarım) gibi merkezlerin fonksiyonel yapılarını karşılaştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Şehirleri fonksiyonlarına göre listeleyerek (Muğla: Turizm, Adana: Tarım/Sanayi, Mersin: Liman) sorudaki 'çift mevsimli yoğunluk' kriterine en uygun olanı eleme yöntemiyle bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 310Soru

Türkiye'de nüfusun dağılışı ve yoğunluğu üzerinde yer şekilleri ile ekonomik faaliyetlerin türü belirleyici bir rol oynamaktadır. Aşağıdaki tabloda, üç farklı yöreye ait nüfus yoğunluğu türleri arasındaki matematiksel ilişkiler verilmiştir:

YöreYoğunluklar Arasındaki İlişki
IFizyolojik Nüfus Yoğunluğu ile Aritmetik Nüfus Yoğunluğu değerleri birbirine oldukça yakındır.
IITarımsal Nüfus Yoğunluğu değeri, Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu değerine oldukça yakındır.
IIIFizyolojik Nüfus Yoğunluğu değeri, Tarımsal Nüfus Yoğunluğu değerinden çok daha yüksektir.

Bu yörelerin coğrafi ve sosyo-ekonomik özellikleri dikkate alındığında, yapılan aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Tarım alanları geniştir. — II: Kırsal nüfus oranı yüksektir. — III: Kentleşme oranı yüksektir.

Cevap

Birinci yörede tarım alanlarının geniş (yer şekillerinin sade), ikinci yörede kırsal nüfus oranının yüksek, üçüncü yörede ise kentleşme oranının yüksek olduğu seçenek doğrudur.
Doğru seçenek olan ifadede belirtildiği gibi; birinci yörede yoğunluklar arası farkın azlığı tarım alanlarının genişliğini, ikinci yörede tarımsal ve fizyolojik yoğunluğun yakınlığı nüfusun tarımsal karakterini (kırsallığı), üçüncü yöredeki büyük fark ise kentleşmenin yüksekliğini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci yöreyi analiz etme
Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu (FNYFNY) ile Aritmetik Nüfus Yoğunluğu (ANYANY) arasındaki farkın az olması, tarım alanlarının toplam yüz ölçümüne oranının çok yüksek olduğunu gösterir.
FNY=Toplam Nu¨fusTarım AlanıFNY = \frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Tarım Alanı}} ve ANY=Toplam Nu¨fusToplam AlanANY = \frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Toplam Alan}} olduğu için paydaların birbirine yakın olması arazinin düz/sade olduğunu kanıtlar.
2
İkinci yöreyi analiz etme
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu (TNYTNY) ile FNYFNY değerinin birbirine yakın olması, yöredeki toplam nüfusun neredeyse tamamının tarımla uğraştığını gösterir.
TNY=Tarım Nu¨fusuTarım AlanıTNY = \frac{\text{Tarım Nüfusu}}{\text{Tarım Alanı}} ve FNY=Toplam Nu¨fusTarım AlanıFNY = \frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Tarım Alanı}} olduğu için payların (nüfus türlerinin) birbirine yakın olması kırsal yapıyı gösterir.
3
Üçüncü yöreyi analiz etme
FNYFNY değerinin TNYTNY değerinden çok yüksek olması, toplam nüfusun tarım nüfusundan çok daha fazla olduğu anlamına gelir.
Bu durum, yörede sanayi ve hizmet sektörlerinin geliştiğini, dolayısıyla kentleşme oranının yüksek olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Nüfus yoğunlukları arasındaki farklar; arazinin topografik yapısı (yer şekilleri) ve nüfusun sektörel dağılımı (kentleşme) hakkında temel veriler sunar.

İpuçları

1
Fizyolojik yoğunluk ile aritmetik yoğunluk arasındaki farkın az olması, arazinin düz olması (tarım alanının çokluğu) ile ilgilidir.
2
Eğer toplam nüfus (FNYFNY) ile tarım nüfusu (TNYTNY) birbirine çok yakınsa, o bölgede yaşayan insanların çoğu çiftçidir.
3
Bir kentte (örneğin İstanbul) toplam nüfus çok fazla ancak çiftçi sayısı çok az olduğu için FNYFNY değeri TNYTNY değerinden çok daha yüksektir.

Daha Fazla Pratik

Farklı bölgelerimizin (Marmara vs. Doğu Karadeniz) bu yoğunluk türleri açısından kıyaslandığı soruları çözerek kavramları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 311Soru

Türkiye’de 19631963 yılında yürürlüğe giren I. Beş Yıllık Kalkınma Planı ile nüfus politikalarında köklü bir değişikliğe gidilmiş ve nüfus artış hızını düşürmeye yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Bu değişikliğin en temel gerekçesi, hızlı nüfus artışının 'demografik yatırımların' payını artırarak kalkınma hızını yavaşlatmasıdır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi demografik yatırımların payının artmasının ülke ekonomisi üzerindeki doğrudan etkisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet bütçesinden eğitim, sağlık ve altyapı gibi zorunlu hizmetlere ayrılan payın artması sonucu üretken yatırımların azalması

Cevap

Devlet bütçesinden eğitim, sağlık ve altyapı gibi zorunlu hizmetlere ayrılan payın artması sonucu üretken yatırımların azalması
Doğru cevap, demografik yatırım kavramının teknik karşılığını açıklamaktadır. Bir ülkede nüfus artış hızı ekonomik büyüme hızını geçerse, devlet mevcut refah düzeyini korumak adına bütçesinin büyük bir kısmını yeni doğanların veya artan kitlenin sosyal altyapı ihtiyaçlarına (okul, hastane vb.) ayırmak zorunda kalır. Bu durum, ekonomiyi büyütecek olan sanayi ve teknoloji yatırımlarına ayrılacak payın kısıtlanmasına (üretken yatırımların azalmasına) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi Yap
Demografik yatırım, artan nüfusun temel yaşam standartlarını korumak için yapılan (okul, hastane, yol vb.) harcamaları ifade eder.
Politika değişikliğinin temel nedenini anlamak için kavramın ekonomik karşılığını bilmek gerekir.
2
Yatırım Türlerini Karşılaştır
Demografik yatırımlar 'tüketim' odaklıyken, fabrika ve baraj gibi yatırımlar 'üretken' odaklıdır.
Hızlı nüfus artışının neden kalkınma hızını düşürdüğü bu ayrımda gizlidir.
3
Bütçe Etkisini Belirle
Hızlı nüfus artışı nedeniyle zorunlu harcamalar artınca, kalkınmayı hızlandıracak sanayi yatırımlarına ayrılan fonlar azalır.
Bu durum 1963 sonrası Türkiye'nin aile planlamasına geçmesinin en temel ekonomik gerekçesidir.

Anahtar Kavram

Demografik Yatırım ve Kalkınma İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin 2026 projeksiyonlarında görülen 'yaşlanan nüfus' sorununun, güncel nüfus politikalarında teşviklerin (pronatalist) artmasına nasıl zemin hazırladığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 312Soru

Türkiye'nin 20002000 ve 20232023 yıllarına ait bazı demografik verileri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

Gösterge20002000 Yılı20232023 Yılı
Ortanca Yaş24,824,834,034,0
0140-14 Yaş Grubu Oranı (%)29,829,821,421,4
65+65+ Yaş Grubu Oranı (%)5,45,410,210,2
156415-64 Yaş Grubu Oranı (%)64,864,868,468,4

Bu veriler ve Türkiye'nin nüfus yapısındaki genel değişim süreci dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye, çocuk bağımlı nüfusun azalmasıyla toplam bağımlılık oranının düştüğü ve aktif nüfus payının zirveye ulaştığı demografik fırsat penceresi sürecini yaşamaktadır.

Cevap

Türkiye, çocuk bağımlı nüfusun azalmasıyla toplam bağımlılık oranının düştüğü ve aktif nüfus payının zirveye ulaştığı demografik fırsat penceresi sürecini yaşamaktadır.
Veriler incelendiğinde, 20002000 yılından 20232023 yılına geçilirken çalışma çağındaki (aktif) nüfusun payının arttığı, çocuk ve yaşlı nüfusun toplamından oluşan bağımlılık oranının ise azaldığı görülmektedir. Bu spesifik durum, yani bağımlı nüfusun en düşük, üretken nüfusun ise en yüksek paya sahip olduğu dönem literatürde 'demografik fırsat penceresi' olarak tanımlanır ve doğru cevabı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
20002000 yılı için toplam bağımlılık oranını hesaplayınız.
29,829,8 (Çocuk) + 5,45,4 (Yaşlı) = %35,2\%35,2
Bağımlılık oranı, çalışma çağı dışındaki grupların toplamıdır.
2
20232023 yılı için toplam bağımlılık oranını hesaplayınız.
21,421,4 (Çocuk) + 10,210,2 (Yaşlı) = %31,6\%31,6
Güncel verilerle bağımlılık trendini belirlemek için gereklidir.
3
Aktif nüfus (156415-64 yaş) payındaki değişimi analiz ediniz.
%64,8\%64,8'den %68,4\%68,4'e bir artış söz konusudur.
Çalışma çağındaki nüfusun artması, ekonomik potansiyeli temsil eder.
4
Verileri 'Demografik Fırsat Penceresi' kavramıyla ilişkilendiriniz.
Toplam bağımlılığın düşük, aktif nüfusun yüksek olduğu bu dönem fırsat penceresidir.
Türkiye'nin mevcut demografik dönüşüm aşamasını tanımlayan bilimsel bir terimdir.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Bağımlılık Oranı Dinamikleri

İpuçları

1
Toplam bağımlılık oranını bulmak için çocuk ve yaşlı nüfus oranlarını her iki yıl için ayrı ayrı toplayın.
2
Aktif nüfusun (15-64 yaş) payının arttığı bir dönemde ekonominin iş gücü potansiyeli nasıldır?
3
Ortanca yaşın yükselmesi Türkiye'nin demografik olarak 'genç' bir yapıdan 'olgun' bir yapıya geçtiğini gösterir.

Daha Fazla Pratik

Nüfus piramitlerinin şekil değişimleri ile bağımlılık oranları arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 313Soru

Türkiye'nin yer şekillerinin engebeli ve dağlık olduğu yörelerinde tarım alanları genellikle dar ve parçalı bir yapı gösterir. Bir coğrafyacı, Doğu Karadeniz Bölümü'ndeki bu dar tarım alanlarının yöredeki toplam insan sayısına oranla ne kadar yeterli olduğunu ve tarım toprakları üzerindeki genel nüfus baskısını belirlemek amacıyla bir alan çalışması yapmaktadır.

Buna göre, coğrafyacının yaptığı bu çalışmada amacına ulaşabilmesi için aşağıdaki nüfus yoğunluğu türlerinden hangisini hesaplaması gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fizyolojik nüfus yoğunluğu

Cevap

Araştırmacının hesaplaması gereken metrik fizyolojik nüfus yoğunluğudur.
Verilen senaryoda coğrafyacı, 'toplam insan sayısının' (toplam nüfus) 'tarım alanlarına' oranını ve bu toprakların genel nüfusu ne kadar taşıyabileceğini analiz etmektedir. Toplam nüfusun tarım alanlarına bölünmesiyle elde edilen istatistiksel veri 'Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu' olarak adlandırılır. Bu yoğunluk türü, özellikle yer şekillerinin engebeli olduğu (tarım alanlarının dar olduğu) Doğu Karadeniz, Hakkari gibi yörelerde çok yüksek çıkar ve tarım alanları üzerindeki genel nüfus baskısını en iyi yansıtan ölçüttür.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırmacının tam olarak hangi iki değişkeni birbirine oranlamak istediğini metinden tespit et.
Metinde 'toplam insan sayısı' (toplam nüfus) ile 'dar tarım alanları' (toplam tarım alanı) arasındaki oran vurgulanmaktadır.
Nüfus yoğunluğu türleri, hesaplamaya katılan nüfus kitlesi ve alanın niteliğine göre birbirinden ayrılır.
2
Değişkenlere en uygun yoğunluk formülünü nüfus coğrafyası kavramlarıyla eşleştir.
Toplam Nüfus / Tarım Alanı = Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu formülüne ulaşılır.
Aritmetik yoğunluk tüm alanı, tarımsal yoğunluk ise sadece çiftçi nüfusunu baz aldığı için araştırmacının amacına uymaz.

Anahtar Kavram

Nüfus Yoğunluğu Türleri ve Formülleri

İpuçları

1
Sorudaki kilit kelimelere dikkat edin: Coğrafyacı 'sadece tarımla uğraşanları' değil, 'toplam insan sayısını' hesaba katmak istiyor.
2
Toplam nüfusun toplam yüz ölçümüne bölünmesi aritmetik yoğunluğu verir. Ancak burada yüz ölçümü yerine 'tarım alanları' dikkate alınmaktadır.
3
Bir ülkedeki veya yöredeki tarım alanlarının, o yerin tüm halkını (çiftçi, memur, işçi vb.) besleyebilme kapasitesini gösteren ve Toplam Nüfus / Tarım Alanı formülüyle hesaplanan yoğunluk türü Fizyolojik nüfus yoğunluğudur.

Daha Fazla Pratik

Fizyolojik ve tarımsal nüfus yoğunluğunun Türkiye'deki coğrafi dağılışını ve yer şekilleriyle ilişkisini harita üzerinden tekrar inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Formülleri bir kağıda yazarak eşleştirme yapabilirsiniz: ANY = (Toplam Nüfus / Toplam Alan), TNY = (Tarım Nüfusu / Tarım Alanı), FNY = (Toplam Nüfus / Tarım Alanı). Soruda istenen (Toplam Nüfus / Tarım Alanı) eşleşmesi doğrudan doğru cevaba götürür.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 314Soru

Türkiye'de şehirlerin fonksiyonel gelişiminde; bir yerleşmenin kuruluş yerinin fiziksel özellikleri (site) kadar, o yerleşmenin çevresiyle olan ulaşım bağlantıları ve ekonomik etkileşim kapasitesi (durum/hinterland) de belirleyicidir. Bazı şehirler, çok elverişli doğal limanlara sahip olmalarına rağmen, hemen arkalarında yükselen dağ sıralarının iç kesimlerle ulaşımı kısıtlaması nedeniyle yeterince büyüyememiş ve fonksiyonel açıdan sınırlı kalmışlardır.

Buna göre, sahip olduğu doğal liman potansiyeline rağmen hinterlandının dar olması nedeniyle kentsel ve ticari gelişimi diğer liman şehirlerine göre daha yavaş seyreden merkez aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sinop

Cevap

Sinop şehri, sahip olduğu doğal limana rağmen hinterlandının darlığı nedeniyle kentsel gelişimi kısıtlı kalan merkezdir.
Sinop şehri, Karadeniz'deki tek doğal liman olmasına rağmen, iç kesimlerle bağlantısını sağlayan karayollarının Küre ve İsfendiyar Dağları nedeniyle oldukça sapa ve engebeli olması sonucunda ticaret fonksiyonunu geliştirememiştir. Bu durum şehrin hinterlandının dar kalmasına ve kentsel büyümesinin çevre illere (Samsun, Trabzon) göre yavaş seyretmesine neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Hinterland (art bölge), bir liman şehrinin ticaret ve ulaşım açısından beslendiği iç kesimlerdir.
Soruda doğal liman potansiyeli ile bu limanın iç kesimlerle olan bağlantısı arasındaki çelişki sorulmaktadır.
2
Yer Şekilleri İlişkisi
Karadeniz'de dağların kıyıya paralel ve yakın uzanması ulaşımı zorlaştırır.
Limanların gelişebilmesi için dağların aşılabilir olması veya kıyıdan uzaklaşması gerekir.
3
Örneklerin Karşılaştırılması
Sinop doğal limandır ancak ulaşımı zordur; Samsun yapay limandır ancak ulaşımı kolaydır.
Bu kıyaslama, Türkiye kentsel coğrafyasında 'site' (konum) ve 'situation' (durum) arasındaki farkı anlamak için temel bir örnektir.

Anahtar Kavram

Hinterland (Art Bölge) ve Şehir Gelişimi İlişkisi

İpuçları

1
Şehirlerin büyümesinde sadece limanın varlığı değil, o limanın arkasındaki dağların ulaşımı ne kadar engellediği de önemlidir.
2
Türkiye'nin Karadeniz kıyısındaki tek 'doğal liman' özelliğine sahip şehri hatırlayınız.
3
Samsun'un arkasındaki Canik Dağları ulaşımı kolaylaştırırken, bu şehrin arkasındaki Küre Dağları ulaşımı zorlaştırmıştır.

Daha Fazla Pratik

Şehirlerin etki alanlarını (küresel, bölgesel, yerel) fonksiyonlarına göre tekrar incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 315Soru

Türkiye'de iç göç hareketleri, nüfusun mekânsal dağılışını etkilemenin yanı sıra göçün gerçekleştiği bölgelerin sosyo-ekonomik dokusunda da köklü değişimlere neden olmaktadır. Bu değişimler, göçün kaynağı olan "göç veren" yerleşimler ile göçün hedefi olan "göç alan" merkezlerde farklı nitelikler taşır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi göç veren bir kırsal yerleşmede ortaya çıkan sonuçlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gecekondu bölgelerinin oluşmasıyla birlikte şehir içi ulaşım ve altyapı sorunlarının yaşanması

Cevap

Şehir içi ulaşım ve gecekondu sorunlarının yaşanması, göç alan (hedef) merkezlerin bir sonucudur.
Şehir içi ulaşım sorunları ve gecekondu bölgelerinin oluşumu, nüfusun hızla yığıldığı büyük şehirlerin (göç alan yerlerin) karşılaştığı mekânsal sorunlardır. Göç veren kırsal yörelerde ise tam tersine nüfus azalması nedeniyle yerleşim alanlarının boşalması veya atıl kalması söz konusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Göçün kaynak ve hedef noktalarını belirleme
Göç veren yer (kırsal) ve göç alan yer (kentsel) ayrımı yapıldı.
Soruda sadece 'göç veren' yerin sonuçları istendiği için diğer etkileri elemek gerekir.
2
Göç veren yörelerin demografik özelliklerini analiz etme
Gençlerin gitmesiyle yaşlı nüfusun artması ve cinsiyet dengesinin bozulması tespit edildi.
Göçün sosyal ve demografik sonuçlarını doğrulamak için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki mekânsal sorunları karşılaştırma
Gecekondulaşma ve trafik gibi sorunların şehirlere özgü olduğu belirlendi.
Hatalı olan seçeneği, gerçekleştiği mekân (kent/kır) üzerinden ayırt etmek için uygulanır.

Anahtar Kavram

Göçün Mekânsal Sonuçları (Kaynak ve Hedef Ayrımı)

İpuçları

1
Soruda istenen durumun 'kırsal alanda' mı yoksa 'büyük şehirde' mi gerçekleştiğini düşünün.
2
Gecekondulaşma, konut yetersizliğinin bir sonucudur; kırsal bölgelerde ise konut fazlalığı ve boş evler oluşur.

Daha Fazla Pratik

Göçün 'itici' (push) ve 'çekici' (pull) faktörleri arasındaki farkları tekrar ederek neden-sonuç ilişkisini güçlendirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 316Soru

Bir yöredeki nüfus değişimi incelenirken, insanların o yöreyi terk etmesine neden olan zorluklara 'itici faktörler', başka bir yöreyi tercih etmelerini sağlayan cazip koşullara ise 'çekici faktörler' denir.

Bir araştırmacı Türkiye'deki iç göçlerle ilgili hazırladığı raporda şu ifadeye yer vermiştir:
*"1950'li yıllardan itibaren Türkiye'de kırsal kesimden kentlere doğru yaşanan kitlesel göçlerde, sadece kentlerin sunduğu fırsatlar değil, aynı zamanda kırsal alanın demografik ve ekonomik yapısında meydana gelen yapısal değişimler de zorlayıcı bir rol oynamıştır."*

Buna göre, araştırmacının bahsettiği 'kırsal alanın demografik ve ekonomik yapısındaki yapısal değişimler' (itici faktörler) kapsamında aşağıdakilerden hangisi değerlendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin büyükşehirlerde daha kolay, çeşitli ve nitelikli olması

Cevap

Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin büyükşehirlerde daha kolay, çeşitli ve nitelikli olması
Doğru seçenek, büyükşehirlerdeki eğitim ve sağlık hizmetlerinin gelişmişliğinden bahsetmektedir. Bu durum, insanların köyü terk etmesine neden olan 'kırsal alana ait yapısal bir sorun (itici faktör)' değildir; aksine, insanların belli bir şehri tercih etmesini sağlayan 'kente ait bir fırsat (çekici faktör)'tür. Araştırmacının raporunda belirttiği yapısal değişimler tamamen kırsal alanın kendi iç dinamikleriyle (tarım, miras, nüfus) ilgilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kavramların analiz edilmesi
Sorunun bizden 'kırsal alanın yapısındaki değişimleri' yani göç veren yerdeki 'itici faktörleri' bulmamızı ve bu kapsama girmeyen seçeneği işaretlememizi istediği belirlenir.
İtici faktörler köylerin (kırsalın) olumsuzlukları, çekici faktörler ise şehirlerin (kentselin) sunduğu avantajlardır.
2
Seçeneklerdeki faktörlerin itici (kırsal) veya çekici (kentsel) olarak sınıflandırılması
Makineleşme, nüfus artışı, arazilerin mirasla bölünmesi ve erozyon kırsal alanlarda yaşanan sorunlar iken; eğitim ve sağlık hizmetlerinin kalitesi kente ait bir özelliktir.
Göç olgusunu doğru analiz etmek için her faktörün ait olduğu mekânın tespit edilmesi gerekir.
3
Doğru yanıtın tespit edilmesi
Büyükşehirlerdeki eğitim ve sağlık hizmetlerinin niteliğinin kırsalın bir itici faktörü olmadığı, aksine kentin çekici faktörü olduğu sonucuna ulaşılır.
Soru bizden kırsal alana ait olmayan, diğer bir deyişle itici faktör kapsamında değerlendirilemeyecek unsuru sormaktadır.

Anahtar Kavram

İç göçlerde itici (kırsal) ve çekici (kentsel) faktörlerin mekânsal ayrımı

İpuçları

1
Soru kökünde 'kırsal alanın yapısındaki değişimler' ve 'itici faktörler' vurgulanmaktadır. İtici faktörler, insanların doğduğu yeri terk etmesine neden olan olumsuz şartlardır.
2
Seçenekleri değerlendirirken şu soruyu sorun: 'Bu özellik köyün/kırsalın bir sorunu mu, yoksa büyükşehrin sunduğu bir cazibe mi?'
3
Makineleşme, arazi bölünmesi, nüfus artışı ve erozyon kırsal alanlarda yaşanır. Ancak eğitim ve sağlık olanaklarının çeşitliliği kırsala değil, büyükşehirlere ait 'çekici' bir özelliktir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de mevsimlik (geçici) göç alan yerlerin sektörel özelliklerini (tarım, turizm, inşaat) eşleştirme çalışmaları yapınız.

Alternatif Yöntem

Zıtlık metoduyla çözülebilir: Göçün nedenlerini 'Köyden Kaçış Nedenleri' ve 'Şehre Yöneliş Nedenleri' olarak ikiye ayırın. Soruda 'Köyden Kaçış Nedeni OLMAYAN' seçenek istenmektedir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 317Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin büyüme ve gelişme süreçleri incelendiğinde; bazı şehirlerin kuruluş yerinde (site) tarımsal potansiyel ön plandayken, zamanla ulaşım ağlarının (durum/konum) gelişmesiyle bu şehirlerin fonksiyonel bir çeşitlilik kazandığı görülür. Özellikle bir yerleşmenin "demir yolu kavşak noktası" olma özelliği, o kentin sanayileşmesini hızlandırmış ve beraberinde sosyal-kültürel bir dönüşümü de getirmiştir. Buna göre; demir yolu ulaşımının katalizör etkisiyle tarım kasabası kimliğinden sıyrılarak önce sanayi, ardından da eğitim ve kültür fonksiyonlarıyla ön plana çıkan, günümüzde etki alanı geniş bir bölgesel merkez haline gelen şehir aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eskişehir

Cevap

Demir yolu ulaşımının etkisiyle tarım kasabasından sanayi ve ardından eğitim-kültür merkezine dönüşen şehir Eskişehir'dir.
Doğru seçenek Eskişehir'dir. Eskişehir, Anadolu'nun ortasında verimli bir ovanın kenarında bir tarım kasabasıyken, 19.19. yüzyılın sonunda İstanbul-Bağdat demir yolu hattının geçmesiyle stratejik bir lojistik merkez haline gelmiştir. Bu ulaşım avantajı, Türkiye'nin ilk ağır sanayi girişimlerinden olan şeker fabrikası ve demir yolu atölyelerinin (bugünkü TÜLOMSAŞ) burada kurulmasını sağlamıştır. Zamanla bu ekonomik güç, şehri modern bir kentsel yapıya kavuşturmuş ve kurulan büyük üniversitelerle (Anadolu ve Osmangazi) Türkiye'nin en önemli eğitim ve kültür merkezlerinden biri haline getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kentin tarihsel gelişimindeki ana unsuru belirle.
Soru metni, kentin gelişiminde demir yolu kavşak noktası olmanın ve ulaşımın sanayi/eğitim fonksiyonlarını tetiklemesinin önemini vurgulamaktadır.
Türkiye'de kentsel fonksiyonların değişimi genellikle ulaşım olanaklarının gelişimiyle paralel ilerler.
2
Verilen şehirlerin temel fonksiyonel evrimlerini karşılaştır.
Eskişehir'in 19.19. yüzyıl sonunda demir yoluyla tanışması, lokomotif ve şeker fabrikalarının kurulması, ardından üniversitelerle "Öğrenci Şehri" kimliği kazanması süreci tam bir eşleşme sağlar.
Afyonkarahisar bir kavşaktır ancak sanayi/eğitim dönüşümü Eskişehir kadar radikal değildir; Karabük ve Kırıkkale ise ulaşım değil, sanayi odaklı kurulmuştur.
3
Sonuç odaklı fonksiyonel analizi tamamla.
Lojistik gücün sosyo-kültürel bir kimliğe dönüştüğü en tipik örnek Eskişehir olarak teyit edilir.
Kentsel coğrafyada Eskişehir, demir yolu şehri (Railway Town) kavramının Türkiye'deki en güçlü temsilcisidir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Evrimi ve Ulaşımın Etkisi

İpuçları

1
Bu şehir, Türkiye'nin 'üniversite şehri' denilince akla gelen ilk merkezlerinden biridir.
2
Türkiye'nin ilk yerli otomobili 'Devrim'in üretildiği lokomotif fabrikası (TÜLOMSAŞ) bu şehirde yer alır.
3
Porsuk Çayı'nın kentsel dokusuna yön verdiği bu şehir, İstanbul-Ankara demir yolu hattının kalbinde bulunur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki liman şehirlerinin (Samsun, Mersin, İskenderun) hinterland genişliği ve ulaşım fonksiyonları arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Şehirleri fonksiyonel baskınlıklarına göre gruplandırın: Afyon (Ulaşım/Gıda), Karabük (Ağır Sanayi), Kayseri (Ticaret/Sanayi), Eskişehir (Ulaşım/Eğitim/Kültür). Soru kökündeki 'eğitim ve kültür' vurgusu doğru cevaba giden en kısa yoldur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 318Soru

Türkiye'de bazı kentsel yerleşmeler, yeraltı kaynaklarının doğrudan çıkarıldığı 'maden şehirleri' iken; bazıları hammaddenin çıkarılmadığı ancak enerji kaynağına veya ulaşıma yakınlık nedeniyle kurulan tesisler etrafında büyümüş 'sanayi şehirleri'dir.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi kendi sınırları içinde ana hammadde çıkarımı yapılmamasına rağmen, enerji kaynağına yakınlık ilkesiyle kurulan ağır sanayi tesisleri sayesinde hızla büyüyerek ön plana çıkmış kentsel bir yerleşmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karabük

Cevap

Doğru cevap, maden çıkarılmamasına rağmen enerji kaynağına yakınlık nedeniyle demir-çelik sanayisinin kurulduğu Karabük'tür.
Karabük, Cumhuriyetin ilk yıllarında 13 haneli küçük bir yerleşme iken, 1937'de temeli atılan demir-çelik fabrikası sayesinde hızla büyümüş ve il statüsüne kadar yükselmiş tipik bir sanayi şehridir. Bu fabrikanın Karabük'e kurulmasının temel nedeni, demirin eritilmesi için ihtiyaç duyulan yüksek enerjiyi sağlayacak olan Zonguldak taş kömürü havzasına yakın olmasıdır. Şehirde demir madeni çıkarılmaz; hammadde Divriği (Sivas) gibi merkezlerden getirilir. Dolayısıyla bu kentsel yerleşme, maden çıkarım şehri değil, enerji kaynağına yakınlık ilkesiyle gelişmiş bir ağır sanayi şehridir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda aranan kentsel fonksiyonun özelliklerini analiz et.
Aranan şehir bir 'sanayi şehri' olmalı; hammaddenin (madenin) doğrudan çıkarıldığı yer değil, tesisin enerji kaynağına yakınlık amacıyla kurulduğu bir yer olmalıdır.
Maden şehirleri ile sanayi şehirlerini birbirinden ayırt etmek için kuruluş faktörlerinin (hammadde vs. enerji/ulaşım) doğru tespit edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin hakim fonksiyonlarını ve kuruluş nedenlerini değerlendir.
Zonguldak, Soma, Divriği ve Murgul doğrudan yeraltı kaynaklarının (taş kömürü, linyit, demir, bakır) çıkarıldığı yerleşmelerdir. Karabük ise demir madeni çıkarılmamasına rağmen, Sivas-Divriği'den getirilen demirin Zonguldak havzasındaki taş kömürü (enerji) kullanılarak işlendiği bir sanayi merkezidir.
Şehirlerin ön plana çıkan fonksiyonlarını eşleştirerek aranan koşulu sağlayan seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırılması ve Sanayi Tesislerinin Kuruluş Yeri Faktörleri

İpuçları

1
Soruda istenen şehir, demir-çelik sanayisiyle tanınan ancak demir madeninin kendi sınırlarından çıkarılmadığı bir merkezdir.
2
Bu şehirdeki tesisler, dışarıdan getirilen demiri eritmek için gereken enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla taş kömürü havzasına (Zonguldak) yakın bir alana kurulmuştur.
3
Sivas-Divriği'den çıkarılan demir cevheri, trenlerle bu şehre getirilerek işlenmektedir. Cumhuriyet döneminin ilk ağır sanayi hamlelerinden birine ev sahipliği yaparak hızla büyüyen bu ilimiz hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de hammaddeye yakınlık veya ulaşıma elverişlilik (liman) nedeniyle gelişen diğer sanayi şehirlerinin (örneğin İskenderun veya Batman) kuruluş hikayelerini ve asıl fonksiyonlarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Sanayi kuruluşlarının yer seçiminde 'enerji kaynağına yakınlık' dendiğinde akla ilk gelmesi gereken örnek, Zonguldak taş kömürü havzasına yakın kurulan demir-çelik sanayileridir (Ereğli ve Karabük).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 319Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel gelişimi incelendiğinde; bazı merkezlerin ham maddeye yakınlık veya enerji kaynağı gibi doğal faktörlerle büyüdüğü, bazılarının ise beşerî sermaye, girişimcilik ve tarihsel ticaret birikimiyle şekillendiği görülür. Özellikle Ege Bölgesi'nde yer alan bir şehrimiz; dokuma sanayisindeki geleneksel uzmanlığını modern tesislerle birleştirmiş, tarımsal ticaret potansiyelini artırmış ve aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan doğal/kültürel varlıklarıyla güçlü bir turizm fonksiyonu kazanmıştır. Bu durum şehrin fonksiyonel açıdan oldukça karmaşık ve dengeli bir yapı sergilemesini sağlamıştır.

Bu açıklamada özellikleri belirtilen ve fonksiyonel çeşitliliği ile ön plana çıkan şehir aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denizli

Cevap

Özellikleri verilen şehir Denizli'dir.
Denizli şehri, Türkiye'de tekstil sanayisinin (özellikle ihracat odaklı dokuma) en önemli merkezlerinden biri olmasının yanı sıra, Pamukkale travertenleri ve antik kentleri ile dünya çapında bir turizm merkezidir. Bu iki güçlü fonksiyonun yanına verimli tarım topraklarındaki ürün ticaretini de eklemesi, onu açıklamada belirtilen 'karmaşık ve dengeli' yapıya tam uygun hale getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Şehrin temel fonksiyonlarını belirle.
Dokuma (tekstil), Tarımsal ticaret ve UNESCO Mirası (Turizm).
Soruda belirtilen 'karmaşık ve dengeli' yapı bu üç ana sütun üzerine kuruludur.
2
Coğrafi bölge ve uzmanlık alanlarını karşılaştır.
Ege Bölgesi'nde yer alan Denizli'nin, geleneksel 'Babadağ' dokumalarından gelen sanayi gücü ve Pamukkale/Hierapolis turizmi eşleştirilir.
Şehrin gelişiminde tek bir faktör değil, beşerî girişimcilik ve doğal güzelliklerin sentezi etkilidir.

Anahtar Kavram

Kentsel Fonksiyonlar ve Karma Fonksiyonlu Şehirler

İpuçları

1
Bu şehir Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde yer alır ve tekstil ihracatında lider illerdendir.
2
Şehrin turizm potansiyeli, UNESCO listesindeki eşsiz beyaz travertenlere dayanır.
3
Dokuma sanayisi, tarımsal ticaret ve Pamukkale Turizmi denilince akla gelen ilk merkezimizdir.

Daha Fazla Pratik

Diğer karma fonksiyonlu şehirler olan Bursa (Sanayi-Tarım-Turizm) ve İzmir (Liman-Sanayi-Turizm) örneklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 320Soru

Türkiye'de uygulanan nüfus politikaları, dönemin sosyal, ekonomik ve siyasi şartlarına bağlı olarak zaman içinde farklı amaçlar taşımıştır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfus açığını kapatmak hedeflenirken, günümüzde ise nüfusun sadece sayısını artırmak yerine niteliklerini geliştirmeye yönelik politikalar ağırlık kazanmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan nüfusun niteliğini (kalitesini) iyileştirmeye yönelik hedeflerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğitim ve sağlık hizmetlerinin standartlarını yükselterek ortalama yaşam süresini uzatmak

Cevap

Doğru yanıt, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kalitesini artırarak toplumun refah seviyesini yükseltmeyi ifade eden seçenektir.
Nüfus politikalarında 'nitelik', nüfusun eğitim, sağlık, beslenme ve barınma gibi insani gelişmişlik düzeyini ifade eder. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin standartlarının yükseltilmesi ve ortalama yaşam süresinin uzatılması, bir ülkedeki insan kaynağının kalitesini (niteliğini) artıran en temel politikalardandır. Nicelik ise sadece nüfusun sayısı veya artış hızı ile ilgilenir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen 'nüfusun niteliğini (kalitesini)' artırmak kavramının ne anlama geldiğini tanımla.
Nüfusun niteliği; eğitim durumu, sağlık koşulları, beslenme, barınma ve ortalama yaşam süresi gibi toplumun refahını ve hayat standartlarını belirleyen unsurları ifade eder.
Nicelik (sayı) ile nitelik (kalite) kavramlarının ayrımını yapmak sorunun çözüm anahtarıdır.
2
Seçeneklerde yer alan ifadelerin niceliksel mi yoksa niteliksel mi olduğunu analiz et.
Nüfus yoğunluğunu artırmak (nicelik), göçü hızlandırmak (mekânsal hareket) ve sanayi tesisi kurmak (ekonomik yatırım) doğrudan niteliksel iyileştirme hedefleri değildir. Ancak eğitim ve sağlığın iyileştirilmesi doğrudan nüfusun niteliğine yöneliktir.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak için kavramsal eşleştirme yapmak gerekir.

Anahtar Kavram

Nüfusun Niteliği ve Niceliği

İpuçları

1
Nüfusun 'niceliği' miktar ve sayı ile ilgiliyken, 'niteliği' yaşam kalitesi ve refah ile ilgilidir.
2
Bir ülkedeki insanların daha iyi eğitim alması ve daha sağlıklı koşullarda yaşaması nüfusun niteliğinin arttığını gösterir.
3
Seçenekler arasında hangisinin okullaşma oranı, hastane hizmetleri ve insan ömrü ile doğrudan ilişkili olduğunu bulun.

Daha Fazla Pratik

Nüfus piramitleri incelenirken tabanı daralan piramitlerin nüfusun niteliğine (gelişmişlik düzeyine) nasıl işaret ettiğini çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken seçeneklerdeki kelimelere odaklanabilirsiniz. 'Yoğunluk', 'sayı', 'göç' gibi ifadeler genellikle miktar veya mekânsal değişim belirtirken; 'eğitim', 'sağlık' ve 'standart' kelimeleri doğrudan kaliteyi (niteliği) temsil eder.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 16 / 29Sonraki
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 16 | Examkin