Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 soru

Soru 121Soru

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin ön planda olduğu, genellikle göçebe ailelerin bir araya gelerek oluşturduğu ve barınma amacıyla çoğunlukla çadırların kullanıldığı geçici köy altı yerleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oba

Cevap

Hayvancılığa dayalı, göçebe ailelerin çadırda konakladığı geçici yerleşme birimi olan Oba seçeneğidir.
Oba yerleşmeleri, özellikle Orta ve Batı Toroslar ile Doğu Anadolu'da yaygındır. Temel ekonomik faaliyeti hayvancılıktır ve göçebe yaşam tarzına bağlı olarak aileler çadırlarda konaklar. Bu özellikleri nedeniyle 'geçici köy altı yerleşmesi' sınıfında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşmenin süresini ve ekonomik faaliyetini belirle.
Soru 'geçici' nitelikte ve 'hayvancılık' odaklı bir yerleşmeyi sormaktadır.
Köy altı yerleşmeleri kalıcı ve geçici olarak ikiye ayrılır.
2
Konut tipini analiz et.
Soruda 'çadır' kullanımı vurgulanmıştır.
Türkiye'de çadır kullanımı tipik olarak Oba yerleşmelerine özgüdür.
3
Seçenekleri kalıcı/geçici ayrımına göre ele.
Mezra, Divan, Çiftlik ve Mahalle kalıcı yerleşmelerken; Oba geçici bir yerleşmedir.
Ekonomik faaliyetin sürekliliği yerleşmenin statüsünü belirler.

Anahtar Kavram

Geçici Köy Altı Yerleşmeleri
Tahmini Süre:45s
Soru 122Soru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; mülkiyet durumu, ekonomik faaliyet türü ve yerleşme süresine göre farklılık göstermektedir. Bu yerleşmelerden bazıları hayvancılık faaliyetleri için yılın belirli dönemlerinde kullanılırken, bazıları yıl boyu tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü kalıcı yerleşmelerdir.

Buna göre, aşağıda verilen köy altı yerleşmelerinden hangisi, yerleşme süresi bakımından diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Divan yerleşmesi, tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü kalıcı bir yerleşme iken; yayla, oba, ağıl ve kom hayvancılık odaklı geçici yerleşmelerdir.
Divan yerleşmeleri; Batı Karadeniz'de yaygın görülen, birkaç mahallenin birleşmesinden oluşan ve temel ekonomik faaliyetin tarım olduğu kalıcı köy altı yerleşmeleridir. Soruda verilen diğer seçenekler ise temel olarak hayvancılığa dayalı olan ve yılın sadece belirli bir kısmında kullanılan geçici yerleşme tipleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerini kullanım sürelerine göre sınıflandır.
Kalıcı yerleşmeler (Divan, Mahalle, Mezra, Çiftlik) ve Geçici yerleşmeler (Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan) şeklinde iki ana grup belirlenir.
Soru, yerleşme süresi bakımından farklı olanı bulmamızı istemektedir.
2
Seçeneklerde verilen yerleşme tiplerinin özelliklerini değerlendir.
Yayla, oba, ağıl ve kom yerleşmelerinin hayvancılık amaçlı mevsimlik (geçici) yerleşmeler olduğu görülür.
Bu yerleşmelerde temel ekonomik faaliyet hayvancılıktır ve yılın tamamında kullanılmazlar.
3
Geriye kalan seçeneğin sürekliliğini kontrol et.
Divan yerleşmesinin özellikle Batı Karadeniz'de tarım amaçlı kurulan kalıcı bir yerleşme olduğu tespit edilir.
Divanlar, birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan ve yıl boyu ikamet edilen idari/ekonomik birimlerdir.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin sürekliliklerine (geçici/kalıcı) göre sınıflandırılması.
Tahmini Süre:45s
Soru 123Öğrencilerin %0'i bunu doğru yanıtladıSoru

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; kuruldukları yerin coğrafi özelliklerine, ekonomik faaliyetlerine ve yerleşme süresine göre farklılık gösterir. Özellikle Batı Karadeniz Bölümü'nde yaygın olan ve birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan, tarımsal faaliyetlerin ön planda olduğu kalıcı köy altı yerleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Batı Karadeniz Bölümü'nde yaygın olan ve birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan kalıcı yerleşme tipi Divan'dır.
Divan yerleşmeleri, Türkiye'nin özellikle Batı Karadeniz Bölümü'nde (Bolu, Sakarya, Zonguldak, Kastamonu, Sinop çevresi) görülen tipik bir kalıcı köy altı yerleşmesidir. Temel özelliği, birbirine yakın olmayan birkaç mahallenin bir idari birim (muhtarlık) altında birleşmesidir ve burada tarımsal faaliyetler yıl boyunca devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerini sürekliliklerine göre sınıflandırın.
Mahalle, Divan, Mezra ve Çiftlik kalıcı; Yayla, Kom, Oba, Ağıl, Dam ve Dalyan geçici yerleşmelerdir.
Soruda 'kalıcı' bir yerleşme tipi sorulmaktadır.
2
Bölgesel özelliklere ve yerleşme yapısına odaklanın.
Batı Karadeniz'de (Samsun'dan İstanbul'a kadar olan kesimde) mahallelerin birleşmesiyle oluşan yapı Divan olarak adlandırılır.
Her yerleşme tipinin yaygın olduğu belirli bir coğrafi bölge ve kuruluş nedeni vardır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Kalıcı Köy Altı Yerleşmeleri ve Bölgesel Dağılımı
Tahmini Süre:45s
Soru 124Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmeler; yerleşim süresi, mülkiyet durumu ve temel ekonomik faaliyetlerine göre kalıcı ve geçici köy altı yerleşmeleri olarak iki gruba ayrılır. Kalıcı yerleşmelerde temel ekonomik faaliyet tarımdır ve bu alanlarda yıl boyu ikamet edilir.

Buna göre, özellikle Batı Karadeniz Bölgesi'nde yaygın olan, birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan ve idari olarak köye bağlı olan kalıcı yerleşme tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Batı Karadeniz Bölgesi'nde yaygın olan ve birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan kalıcı kırsal yerleşme tipi Divan'dır.
Divan yerleşmeleri, Türkiye'de Batı Karadeniz Bölümü'ne has bir yerleşme tipidir. Birkaç mahallenin bir araya gelerek idari bir bütünlük (muhtarlık) oluşturmasıyla kurulur ve tarım ile hayvancılığın yıl boyu yapıldığı kalıcı bir yerleşmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Köy altı yerleşmelerinin süreklilik durumunu analiz etme.
Mezra, Divan, Mahalle ve Çiftlik kalıcı; Yayla, Kom, Oba, Dam, Ağıl ve Bağ evi geçicidir.
Soruda 'kalıcı' bir yerleşme tipi istendiği için geçici olanlar elenmelidir.
2
Bölgesel dağılımı kontrol etme.
Divan yerleşmesi Batı Karadeniz (Bolu, Sakarya, Kocaeli çevresi) bölgesine özgüdür.
Mezra da kalıcı bir yerleşme olmasına rağmen ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görülmesi sebebiyle elenir.
3
Yerleşme tanımını doğrulama.
Birkaç mahallenin tek bir muhtarlık altında birleşmesiyle oluşan yapı 'Divan' olarak tanımlanır.
Tanım ve bölge eşleşmesi Divan yerleşmesini doğrular.

Anahtar Kavram

Köy Altı Yerleşmelerinin Sürekliliğine Göre Sınıflandırılması

Daha Fazla Pratik

Yerleşme dokularını (toplu-dağınık) etkileyen su kaynakları ve yer şekilleri arasındaki ilişkiyi tekrar etmeniz faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 125Soru

Türkiye'de uygulanan modern nüfus politikalarında, nüfusun sadece sayısal olarak artması (nicelik) yeterli görülmemekte; aynı zamanda nüfusun yaşam standartlarının, eğitim düzeyinin ve sağlık koşullarının (nitelik) iyileştirilmesi de hedeflenmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi nüfusun niteliğini artırmaya yönelik bir uygulama olarak değerlendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anne ve bebek sağlığı hizmetlerinin kalitesinin artırılması ve yaygınlaştırılması

Cevap

Doğru cevap, anne ve bebek sağlığı hizmetlerinin iyileştirilmesini içeren seçenektir.
Nüfus politikalarında niteliği artırmak; bireylerin daha sağlıklı, eğitimli ve yüksek yaşam standartlarına sahip olmasını sağlamaktır. Anne ve bebek sağlığı hizmetlerinin iyileştirilmesi, bebek ölüm hızını azaltarak ve toplumun genel sağlık düzeyini yükselterek nüfusun kalitesini (niteliğini) doğrudan iyileştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Nüfusun 'niceliği' sayısal miktarı, 'niteliği' ise kalitesini (sağlık, eğitim vb.) ifade eder.
Soru kökünde özellikle 'nitelik' vurgusu yapıldığı için kavramların ayrıştırılması gerekir.
2
Seçenek Değerlendirmesi
Eğitim ve sağlık hizmetlerindeki iyileştirmeler nüfusun niteliğini artırır.
Sağlıklı ve eğitimli bir nüfus, modern nüfus politikalarının nitelik odaklı en temel hedefidir.

Anahtar Kavram

Nüfusun Nitelik ve Nicelik Özellikleri
Tahmini Süre:45s
Soru 126Soru

Türkiye'de bir yörenin fizyolojik nüfus yoğunluğu (FNYFNY) ile aritmetik nüfus yoğunluğu (ANYANY) arasındaki farkın fazla olması, o yörenin toplam yüz ölçümü içerisinde tarım alanlarının payının az olduğunu gösterir. Ancak bu farkın oluşmasında bazen yer şekillerinin engebeli olması, bazen de tarım alanlarının sanayi ve yerleşime açılması gibi farklı faktörler rol oynar.

Buna göre;

I. Yıldız Dağları Bölümü
II. Ergene Havzası
III. Taşeli Platosu
IV. Çatalca - Kocaeli Bölümü

yukarıda verilen alanların hangilerinde fizyolojik nüfus yoğunluğunun aritmetik nüfus yoğunluğundan fazla olmasında doğrudan yer şekillerinin dağlık ve engebeli yapısı temel belirleyicidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Yıldız Dağları ve Taşeli Platosu'nun yer aldığı seçenek doğrudur.
Yıldız Dağları Bölümü ve Taşeli Platosu, Türkiye'nin yer şekilleri engebeli ve dağlık olan alanları arasında yer alır. Bu tür alanlarda toplam yüz ölçümü içerisinde tarıma elverişli düzlüklerin payı az olduğu için fizyolojik nüfus yoğunluğu, aritmetik nüfus yoğunluğuna göre belirgin derecede yüksek çıkar. Bu farkın temel nedeni doğrudan topografik şartlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Aritmetik ve Fizyolojik nüfus yoğunluğu arasındaki ilişkinin analiz edilmesi
FNYANYFNY - ANY farkının büyük olması, tarım alanlarının toplam yüz ölçümüne göre çok dar olduğunu kanıtlar.
FNYFNY paydasında sadece tarım alanlarını, ANYANY ise tüm yüz ölçümünü kullanır.
2
Verilen merkezlerin fiziki ve beşerî özelliklerinin değerlendirilmesi
I (Yıldız Dağları) ve III (Taşeli) dağlık/engebelidir; II (Ergene) düzdür; IV (Çatalca-Kocaeli) sanayileşmiş bir platodur.
Her merkezin tarım alanı potansiyelini belirleyen temel faktörün saptanması gerekir.
3
Farkın nedeninin ayırt edilmesi
Çatalca-Kocaeli'de farkın nedeni aşırı nüfus (payın büyüklüğü), Yıldız ve Taşeli'de ise tarım alanlarının darlığıdır (paydanın küçüklüğü).
Soruda 'doğrudan yer şekillerinin engebeli olması' şartı arandığı için beşerî nedenli yoğunluk artışları elenmelidir.

Anahtar Kavram

Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu ile Aritmetik Nüfus Yoğunluğu farkı üzerinden topografik çıkarım yapma.
Soru 127Soru

Türkiye'de nüfusun yaş yapısı analiz edildiğinde; ekonomik olarak üretken olmayan, tüketici durumunda bulunan ve 6565 yaş ile üzerindeki kişileri kapsayan grup aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaşlı bağımlı nüfus

Cevap

Yaşlı bağımlı nüfus, Türkiye'de 6565 yaş ve üzerindeki üretken olmayan nüfusu tanımlayan kavramdır.
Türkiye demografisinde 156415-64 yaş grubu dışındaki nüfus 'bağımlı' olarak nitelendirilir. 6565 yaş ve üzeri bireyler, çalışma hayatının dışında kaldıkları ve tüketici konumunda oldukları için 'yaşlı bağımlı nüfus' olarak adlandırılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Nüfusu yaş gruplarına göre sınıflandırın.
Türkiye'de nüfus; çocuk (0140-14), yetişkin (156415-64) ve yaşlı (65+65+) olarak üç ana gruba ayrılır.
Yaş yapısını anlamak için standart demografik aralıkların bilinmesi gerekir.
2
Bağımlı ve aktif nüfus ayrımını yapın.
156415-64 yaş grubu aktif (üretici), diğer iki grup ise bağımlı (tüketici) nüfustur.
Çalışma çağının dışında kalan gruplar ekonomik olarak başkalarına bağımlı kabul edilir.
3
İstenen yaş grubunu isimlendirin.
6565 yaş ve üzeri grup 'yaşlı bağımlı nüfus' olarak adlandırılır.
Soru kökünde belirtilen yaş sınırı ve tüketici olma özelliği bu tanıma uymaktadır.

Anahtar Kavram

Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı ve Bağımlılık Oranı

İpuçları

1
Demografide 'bağımlı' kelimesi, çalışma çağının dışında kalanları ifade eder.
2
6565 yaş ve üzeri nüfus, gelişmişlik düzeyi arttıkça oranı yükselen gruptur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de son yıllarda yaşlı nüfus oranının artmasının nedenlerini (sağlık hizmetleri, beslenme vb.) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 128Soru

Türkiye'nin kırsal kesimlerinde yer alan bazı yerleşmelerde meskenler; bir akarsu vadisi boyunca, bir dağ eteğinde veya önemli bir kara yolunun iki kenarında bir hat şeklinde sıralanmaktadır.

Gelişim süreci bu şekilde gerçekleşen yerleşmelerin dokusal özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çizgisel yerleşme

Cevap

Çizgisel yerleşme seçeneği doğrudur çünkü meskenlerin bir hat boyunca sıralanması bu dokuyu tanımlar.
Çizgisel yerleşme, yerleşme birimlerinin bir yol, akarsu yatağı veya vadi gibi uzunlamasına bir hat boyunca dizilmesiyle oluşur. Türkiye'de özellikle dar tabanlı vadi içlerinde (örneğin Karadeniz vadileri) veya ana ulaşım güzergahları kenarında bu dokuya sıkça rastlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşme unsurlarının konumunu analiz etme.
Meskenlerin bir akarsu, yol veya vadi boyunca bir hat oluşturduğu görülmüştür.
Soruda verilen 'bir hat şeklinde sıralanma' ifadesi geometrik bir dokuya işaret eder.
2
Tanımlanan yerleşme dokusunu isimlendirme.
Bir çizgi ya da hat boyunca gelişen yerleşmelere 'çizgisel' dokulu yerleşme denir.
Coğrafi literatürde doğrusal bir sınırlayıcı faktöre (yol, nehir vb.) bağlı gelişim çizgisel doku olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Kırsal Yerleşmeler ve Yerleşme Dokuları

İpuçları

1
Yerleşmenin hangi geometrik şekli andırdığını düşünün.
2
'Hat şeklinde sıralanma' ifadesi, yerleşmenin bir çizgi üzerinde uzandığını belirtir.
3
Bir akarsu veya yol boyunca uzanan yerleşmelere verilen ismi hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Diğer geometrik dokular olan dairesel ve ışınsal yerleşmelerin Türkiye'deki örneklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 129Soru

Türkiye'de mekânsal nüfus hareketleri, bölgeler arası gelişmişlik farklarının bir sonucu olarak 'itici' ve 'çekici' faktörlerin etkisiyle şekillenmektedir. Bir yerleşim merkezinde doğum ve ölüm oranları ile belirlenen artış 'doğal nüfus artışı' iken, göçlerin de hesaba katılmasıyla ortaya çıkan sonuç 'gerçek nüfus artışı' olarak adlandırılır.

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'nin demografik özelliklerini yansıtan üç farklı ile (K, L ve M) ait yıllık nüfus değişim verileri binde ({‰}) cinsinden verilmiştir:

İlDoğal Nüfus Artış Hızı ({‰})Gerçek Nüfus Artış Hızı ({‰})
K242444
L883838
M12121313

Bu bilgilere ve Türkiye'nin göç özelliklerine dayanarak yapılan aşağıdaki analizlerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: L kentindeki gerçek nüfus artış hızının yüksek olması, bu merkezin iş imkanları ve sosyo-ekonomik gelişmişlik nedeniyle dışarıdan yoğun göç aldığını gösterir.

Cevap

L kentindeki gerçek nüfus artış hızının doğal artıştan yüksek olması, kentin dışarıdan göç aldığını ve bir çekim merkezi olduğunu gösterir.
Gerçek nüfus artış hızının doğal nüfus artış hızından belirgin şekilde yüksek olması, o yerleşim merkezinin dışarıdan yoğun şekilde nüfus aldığını kanıtlar. L kentinde doğumlarla gelen %8'lik artışa rağmen toplam nüfusun %38 oranında artması, merkezin sanayi, ticaret ve hizmet gibi sektörlerde sunduğu iş imkanları sayesinde 'çekici' bir karakter kazandığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Net göç etkisini belirlemek için doğal ve gerçek artış oranları arasındaki farkı hesapla.
K kentinde 24 - 4 = 20 {‰} dışarıya göç; L kentinde 38 - 8 = 30 {‰} içeriye göç; M kentinde ise 13 - 12 = 1 {‰} net göç tespit edilir.
Gerçek artışın doğal artıştan fazla olması iç göç alımını, az olması ise dışarıya göç verildiğini gösterir.
2
Kentin sosyo-ekonomik karakterini göç yönüne göre analiz et.
L kenti yoğun göç alan gelişmiş bir merkez, K kenti ise itici faktörlerin (işsizlik, arazi yetersizliği vb.) baskın olduğu göç veren bir merkezdir.
Türkiye'de sanayileşmiş ve hizmet sektörünün geliştiği merkezler 'çekici' faktörler nedeniyle göç alarak büyür.
3
Nüfusun ikiye katlanma süresi kavramını gerçek artış hızıyla ilişkilendir.
Gerçek artış hızı en yüksek olan (38 {‰}) L kentinde nüfus en kısa sürede ikiye katlanır.
Bir yerin nüfusunun ikiye katlanma süresi, o yerin toplam (gerçek) büyüme hızıyla ters orantılıdır.

Anahtar Kavram

Doğal ve Gerçek Nüfus Artışı Arasındaki İlişki
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 130Soru

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekilleri ve su kaynaklarının dağılımı temel belirleyicilerdir. Genel kural olarak; suyun bol olduğu engebeli alanlarda 'dağınık', suyun az olduğu düzlük alanlarda 'toplu' yerleşme dokusu beklenir. Ancak bazı coğrafi sahalarda bu iki doğal faktörden biri diğerinin etkisini kısıtlayarak beklentiden farklı bir dokunun ortaya çıkmasına neden olur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yerleşme dokusunun oluşumunda su kaynaklarının dağılımı (hidrografik faktörler) ile yer şekilleri (topografik faktörler) arasındaki bu etkileşime ve bir faktörün diğerini sınırlamasına örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Su kaynaklarının her noktada bol olduğu bir dağlık yörede, eğimin şiddetli olması nedeniyle meskenlerin sadece vadi tabanındaki dar bir hat boyunca sıralanması

Cevap

Su kaynaklarının bol olduğu bir dağlık yörede, şiddetli eğim nedeniyle evlerin vadi tabanındaki dar bir hat boyunca sıralanması, yer şekillerinin su faktörünü sınırlandırmasına en net örnektir.
Su kaynaklarının her noktada bol olması normal şartlarda 'dağınık yerleşme' dokusunu teşvik eder. Ancak arazinin aşırı eğimli ve dağlık olması, mesken inşa edilebilecek alanları kısıtlar. Bu durumda evler su her yerde olsa bile mecburen vadi tabanı gibi düzlüğün bulunduğu dar bir hat boyunca dizilir. Bu durum, yer şekillerinin (topografya) suyun (hidrografya) yaratacağı doku üzerindeki baskınlığını ve sınırlayıcı etkisini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal faktörlerin yerleşme dokusu üzerindeki temel etkisini analiz etme
Su bolluğu dağınık yerleşmeyi, engebe ise yerleşme yeri seçimini zorlaştırır.
Teorik olarak suyun her yerde bulunması evlerin araziye yayılmasını (dağınık doku) gerektirir.
2
Faktörler arasındaki çatışmayı veya sınırlayıcı etkiyi belirleme
Şiddetli eğim ve dar vadi yapısı, su bol olsa bile evlerin geniş bir alana yayılmasını engeller.
Topografik kısıtlar (morfolojik sınırlandırıcılar), hidrografik imkânların (su bolluğu) yarattığı dağınık yerleşme potansiyelini baskılar.
3
Sonuç dokusunu tanımlama
Yerleşme dağınık olmak yerine çizgisel (lineer) bir doku kazanır.
Evlerin mecburen vadi tabanına veya bir hat boyunca dizilmesi 'çizgisel doku'yu ortaya çıkarır.

Anahtar Kavram

Yerleşme Dokusunda Doğal Faktörlerin Etkileşimi (Determinant Faktör Analizi)

İpuçları

1
Su kaynaklarının bol olması evleri ayırmaya çalışırken, sarp yer şekilleri evleri bir araya veya bir hatta zorlayabilir.
2
Bir faktörün diğerini sınırlaması için iki faktörün farklı dokular (dağınık vs. toplu/çizgisel) yaratma eğiliminde olması gerekir.
3
Doğu Karadeniz'de su bol olmasına rağmen bazı vadilerde evlerin neden dağınık değil de bir hat üzerinde (çizgisel) toplandığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Yerleşme dokuları üzerinde 'arazi toplulaştırması' gibi modern tarım politikalarının etkisini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 131Soru

Türkiye'de fizyolojik nüfus yoğunluğu; toplam nüfusun tarım alanlarına bölünmesiyle, tarımsal nüfus yoğunluğu ise sadece tarım sektöründe çalışan nüfusun tarım alanlarına bölünmesiyle hesaplanır.

Buna göre; bir bölgede fizyolojik nüfus yoğunluğu ile tarımsal nüfus yoğunluğu değerlerinin birbirine oldukça yakın çıkması, o bölgeyle ilgili aşağıdakilerden hangisinin kesin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam nüfusun büyük bir kısmının geçimini tarımsal faaliyetlerden sağladığının

Cevap

İki yoğunluk değeri arasındaki farkın az olması, bölge nüfusunun büyük çoğunluğunun tarım sektöründe istihdam edildiğini ve tarım dışı (sanayi, hizmet) nüfusun çok az olduğunu gösterir.
Fizyolojik nüfus yoğunluğu (FNZFNZ) toplam nüfusa, tarımsal nüfus yoğunluğu (TNZTNZ) ise tarım nüfusuna göre hesaplanır. Eğer bir bölgede bu iki değer birbirine çok yakınsa, o bölgedeki toplam nüfusun neredeyse tamamı tarım nüfusundan oluşuyor demektir. Bu durum, sanayi ve hizmet sektörlerinin gelişmediğini, halkın geçim kaynağının temel olarak tarım ve hayvancılık (birincil sektör) olduğunu kesin olarak kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yoğunluk formüllerini analiz etme
FNZ=ToplamNu¨fus/TarımAlanıFNZ = Toplam Nüfus / Tarım Alanı ve TNZ=TarımNu¨fusu/TarımAlanıTNZ = Tarım Nüfusu / Tarım Alanı
Yoğunluklar arasındaki ilişkinin matematiksel temelini anlamak için formüller tanımlanmalıdır.
2
İki yoğunluk arasındaki farkı hesaplama
FNZTNZ=(ToplamNu¨fusTarımNu¨fusu)/TarımAlanıFNZ - TNZ = (Toplam Nüfus - Tarım Nüfusu) / Tarım Alanı
Farkın neyi temsil ettiğini bulmak için ortak payda üzerinden işlem yapılır.
3
Matematiksel çıkarım yapma
Farkın az çıkması, pay kısmındaki (ToplamNu¨fusTarımNu¨fusu)(Toplam Nüfus - Tarım Nüfusu) değerinin, yani sanayi ve hizmetlerde çalışan nüfusun çok az olduğu anlamına gelir.
Payda (Tarım Alanı) her iki değer için de aynı olduğundan, farkın büyüklüğünü sadece paydaki nüfus değişkenleri belirler.
4
Ekonomik yapı ile ilişkilendirme
Nüfusun neredeyse tamamının tarımla uğraştığı, sanayileşmenin ve şehirleşmenin düşük olduğu bir ekonomik yapı sonucuna ulaşılır.
Tarımsal nüfusun toplam nüfusa yakın olması, birincil ekonomik faaliyetlerin baskınlığını gösterir.

Anahtar Kavram

Nüfus yoğunlukları arasındaki farkın ekonomik sektörlerle ilişkisi

İpuçları

1
Her iki yoğunluk formülünün paydasında da 'tarım alanları' yer alır. Farkı yaratan pay kısmındaki nüfus türleridir.
2
Fizyolojik yoğunluk 'Toplam Nüfusu', tarımsal yoğunluk ise 'Çiftçi Nüfusunu' esas alır. Bu iki sayı ne zaman birbirine yaklaşır?
3
FNZTNZ=(TarımDıs\cıNu¨fus)/TarımAlanıFNZ - TNZ = (Tarım Dışı Nüfus) / Tarım Alanı formülünü düşünün. Farkın sıfıra yaklaşması için tarım dışı nüfusun ne olması gerekir?

Daha Fazla Pratik

İstanbul veya Kocaeli gibi sanayileşmiş illerde bu iki yoğunluk arasındaki farkın neden çok yüksek olduğunu analiz eden soruları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematiksel olarak düşünürsek; A/CB/CA/C \approx B/C ise ABA \approx B olmalıdır. Burada AA toplam nüfus, BB tarım nüfusudur. Toplam nüfusun tarım nüfusuna eşit olduğu yerlerde sanayi ve ticaret gelişmemiştir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 132Soru

Türkiye’de bazı göç hareketleri yılın belirli dönemlerinde, özellikle tarım, hayvancılık ve turizm faaliyetlerindeki yoğunluğa bağlı olarak gerçekleşmektedir. Bu hareketlilik türü "mevsimlik göç" olarak adlandırılmaktadır.

Buna göre, Türkiye’deki mevsimlik göç hareketleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevsimlik göçlerin temel amacı, göç edilen bölgedeki sanayi tesislerinde kalıcı olarak istihdam edilmek ve şehre yerleşmektir.

Cevap

Mevsimlik göçlerin temel amacının sanayi tesislerinde kalıcı olarak istihdam edilmek ve şehre yerleşmek olduğu ifadesi yanlıştır; bu durum kalıcı göçlerin özelliğidir.
Doğru yanıt olan seçenek, mevsimlik göçün 'geçici' doğasıyla çelişmektedir. Sanayi tesislerinde çalışmak için yapılan ve yerleşme amacı taşıyan göçler genellikle süreklidir. Mevsimlik göçte ise iş bittiğinde (hasat sonu, turizm sezonu bitişi vb.) nüfus eski yerine geri döner.

Adım Adım Çözüm

1
Mevsimlik göç kavramını analiz etme
Mevsimlik göçün geçici (birkaç aylık) olduğu ve tarım, turizm, hayvancılık gibi periyodik faaliyetlere dayandığı belirlenir.
Soruda istenen 'söylenemez' ifadesini bulmak için kavramın sınırlarını çizmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki faaliyet türlerini sınıflandırma
Turizm (Ege/Akdeniz), Hasat (Karadeniz/Çukurova) ve Yaylacılık (Hayvancılık) faaliyetlerinin mevsimlik göç kapsamına girdiği doğrulanır.
Örneklerin konseptle uyumunu kontrol ederek doğru olanları elemek gerekir.
3
Kalıcılık ve sektör farkını değerlendirme
Sanayi sektöründe çalışma ve yerleşme niyetinin 'kalıcı göç' kapsamında olduğu, mevsimlik göçün tanımıyla çeliştiği saptanır.
Mevsimlik ve sürekli göç arasındaki temel farkı ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Mevsimlik Göç ve Sürekli Göç Ayrımı

İpuçları

1
Mevsimlik göçte insanların gittikleri yerde kalıcı olup olmadıklarını düşünün.
2
Sanayi işçiliği genellikle yılın tamamını kapsayan bir faaliyettir, hasat ise sadece belirli aylarda yapılır.

Daha Fazla Pratik

İç göçlerin sonuçlarını (çarpık kentleşme, sanayinin şehir içinde kalması vb.) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 133Soru

Türkiye'nin 20072007 ve 20232023 yılları nüfus verileri karşılaştırıldığında; ortanca yaşın 28,328,3’ten 34,034,0’e yükseldiği, çocuk nüfus oranının gerilediği ve yaşlı nüfus oranının ise ilk kez %10\%10 barajını aşarak %10,2\%10,2’ye ulaştığı görülmektedir. Bu veriler, Türkiye'nin demografik yapısında "olgunlaşma" ve "yaşlanma" sürecinin hız kazandığını kanıtlamaktadır.

Nüfusun yapısal özelliklerinde gözlenen bu değişim süreci dikkate alındığında, Türkiye ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfusun yaş yapısı bakımından "yaşlı nüfuslu ülkeler" kategorisine dahil olduğu

Cevap

Türkiye'nin nüfus yapısı bakımından "yaşlı nüfuslu ülkeler" kategorisine dahil olduğu sonucuna ulaşılabilir.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, yaşlı nüfus oranının %10,2\%10,2’ye yükselmesi ve ortanca yaşın 3434 olması, Türkiye'nin artık 'genç nüfuslu' bir ülke olmaktan çıkıp 'yaşlı nüfuslu' ülkeler sınıfına geçtiğini kanıtlar. Bu durum doğum oranlarının hızla düşmesinin ve ortalama yaşam süresinin uzamasının doğrudan bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen demografik göstergeleri analiz etmek.
Ortanca yaşın 28,328,3’ten 34,034,0’e çıktığı ve 65+65+ yaş grubunun %10\%10 sınırını aştığı saptanır.
Bu veriler nüfusun yapısal olarak yaşlandığını ve dinamizmini (genç yapısını) kaybetmeye başladığını gösterir.
2
Uluslararası demografik eşikleri değerlendirmek.
Bir toplumda yaşlı nüfus oranının %8%10\%8-\%10 arasını geçmesi, o toplumun 'yaşlı nüfus' kategorisine girdiğinin kabulüdür.
Demografik dönüşüm modelinde Türkiye'nin üçüncü aşamadan dördüncü (düşük doğum ve düşük ölüm) aşamaya geçtiğini doğrular.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm ve Nüfusun Yaşlanması

İpuçları

1
Ortanca yaşın yükselmesi, toplumun yaşlandığının en temel göstergesidir.
2
Bir ülkede yaşlı nüfus payı %10\%10 barajını aştığında, o ülke uluslararası kriterlere göre 'çok yaşlı' olma yolundaki 'yaşlı nüfus' kategorisine girer.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin demografik fırsat penceresinin kapanma süreci ve bunun iş gücü piyasasına etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 134Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin büyüme hızı ve fonksiyonel etki alanı (hinterland), büyük oranda kenti besleyen art bölge ile olan ulaşım bağlantılarının kalitesine ve topografik imkanlara bağlıdır. Bazı kentsel merkezler, çevrelerini kuşatan yüksek dağ sıraları nedeniyle iç kesimlerle olan fiziki bağları 'morfolojik engeller' tarafından kısıtlanmasına rağmen; stratejik yatırımlar, demir yolu entegrasyonu ve liman kapasitesiyle bu dezavantajı aşarak küresel ölçekte birer lojistik düğüm noktasına dönüşmüşlerdir.

Buna göre; kenti çevreleyen yüksek dağ sıraları nedeniyle iç bölgelerle kara yolu bağlantısı Gülek Geçidi gibi dar ulaşım koridorlarına bağımlı olmasına rağmen, sahip olduğu serbest bölge ve demir yolu ağı sayesinde günümüzde Türkiye'nin en büyük lojistik ve ticaret merkezlerinden biri haline gelen kentsel yerleşme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mersin

Cevap

İç kesimlerle bağlantısı topografik engeller nedeniyle kısıtlı olmasına rağmen lojistik ve ticaret fonksiyonuyla devasa bir büyüme sergileyen merkez Mersin'dir.
Doğru cevap Mersin'dir; çünkü Mersin, Toroslar'ın geçit vermeyen yapısına rağmen Gülek Geçidi üzerinden İç Anadolu'ya bağlanmış, serbest bölge ve liman yatırımlarıyla Türkiye'nin dış ticaretinde kilit bir lojistik üs haline gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Topografik kısıtlamayı analiz etme
Soruda bahsedilen 'dağların kıyıya paralel uzanması' ve 'Gülek Geçidi'ne bağımlılık', Akdeniz bölgesindeki kentsel merkezleri işaret etmektedir.
Gülek Geçidi, İç Anadolu'yu Akdeniz'e (özellikle Çukurova ve Mersin çevresine) bağlayan en kritik morfolojik boşluktur.
2
Fonksiyonel baskınlığı belirleme
Lojistik, ticaret ve serbest bölge fonksiyonlarının bir arada en güçlü olduğu şehir aranmaktadır.
Mersin, Türkiye'nin en büyük limanlarından birine ve ilk kurulan serbest bölgesine ev sahipliği yaparak ticaret fonksiyonunda uzmanlaşmıştır.
3
Hinterland ilişkisini değerlendirme
Mersin'in hinterlandı, topografik zorluklara rağmen demir yolu bağlantısı sayesinde sadece Akdeniz'i değil, İç ve Güneydoğu Anadolu'yu da kapsamaktadır.
Dağların varlığına rağmen kentin büyümesi, bu engeli aşan ulaşım yatırımları ve serbest bölge statüsü ile gerçekleşmiştir.
4
Diğer aday şehirlerle kıyaslama
Samsun'un ulaşımı kolaydır (Canik Dağları alçaktır), İskenderun daha çok sanayi odaklıdır, Antalya ise turizm merkezidir.
Sorudaki 'topografik paradoks' (zor ulaşım şartlarına rağmen devasa ticaret hacmi) en net Mersin örneğinde görülür.

Anahtar Kavram

Kentsel Fonksiyonlar ve Hinterland İlişkisi

İpuçları

1
Soruda bahsedilen Gülek Geçidi hangi şehri İç Anadolu'ya bağlar?
2
Türkiye'nin 1987 yılında kurulan ilk serbest bölgesi hangi liman şehrimizdedir?
3
Toroslar'ın hemen kıyısında yer almasına rağmen, demir yolu bağlantısı ve konteyner limanı ile Akdeniz'in en büyük ticaret merkezi olan şehri düşünün.

Daha Fazla Pratik

Liman şehirlerinin fonksiyonlarını (sanayi limanı, ticaret limanı, askeri liman vb.) karşılaştıran tablo sorularına göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Şehirlerin hinterlandını topografik engellerle (dağların uzanışı) karşılaştırarak 'hangisi bu engeli en büyük başarıyla aşmıştır' sorusunu sorarak cevaba ulaşılabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 135Soru

Türkiye'de iç göç hareketleri genellikle ekonomik, sosyal ve doğal nedenlerin bir sonucu olarak kırsal alanlardan kentsel alanlara doğru gerçekleşmektedir. Bu süreç, göç veren kırsal bölgelerin sosyo-ekonomik ve demografik yapısı üzerinde derin etkiler bırakmaktadır.

Buna göre, yoğun göç veren kırsal bir yörede aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenen bir durum değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aritmetik nüfus yoğunluğundaki azalmaya paralel olarak tarımsal nüfus yoğunluğunun da belirgin bir artış göstermesi

Cevap

Tarımsal nüfus yoğunluğunun artması beklenen bir durum değildir; aksine tarımda çalışan nüfus azaldığı için bu yoğunluğun düşmesi beklenir.
Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarım alanlarında çalışan kişi sayısının o alanın yüzölçümüne bölünmesiyle hesaplanır. Yoğun göç veren bir yörede tarımsal nüfus (çiftçi sayısı) hızla azaldığı için, tarım alanları sabit kalsa bile bu yoğunluğun düşmesi gerekir. Seçenekte belirtilen 'artış göstermesi' ifadesi bu nedenle coğrafi prensiplerle çelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımsal nüfus yoğunluğu formülünü analiz etme
TNY=Tarımsal Nu¨fus (C¸iftc¸i Sayısı)textToplamTarımAlanıTNY = \frac{\text{Tarımsal Nüfus (Çiftçi Sayısı)}}{\\text{Toplam Tarım Alanı}}
Yoğunluk türlerinin neye bağlı değiştiğini anlamak için formülasyon gereklidir.
2
Göçün değişkenler üzerindeki etkisini belirleme
Göç veren yerde tarımsal nüfus (pay) azalırken, tarım alanları (payda) sabit kalmakta veya terk edilmektedir.
Göç hareketi doğrudan çalışan nüfusu hedef alır.
3
Matematiksel sonucu yorumlama
Payın (çiftçi sayısı) azalması, oran olan tarımsal nüfus yoğunluğunun da düşmesine neden olur.
Azalan bir pay ve sabit/azalan payda ilişkisinde artış beklemek hatalıdır.

Anahtar Kavram

Nüfus Yoğunlukları ve Göç İlişkisi

İpuçları

1
Tarımsal nüfus yoğunluğunu hesaplarken kullanılan 'pay' (tarımda çalışanlar) kısmının göçle nasıl değiştiğini düşünün.
2
Göç veren bir yerde nüfus azaldığına göre, bir yoğunluğun artabilmesi için alanın (payda) nüfustan çok daha hızlı küçülmesi gerekir.

Daha Fazla Pratik

Göç alan şehirlerdeki demografik baskının aritmetik nüfus yoğunluğu üzerindeki etkilerini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 136Soru

Türkiye'de bir yörede son 20 yıl içerisinde sanayi ve ticaret faaliyetlerinin gelişmesine bağlı olarak yoğun bir göç dalgası yaşanmış; bu durum şehirsel alanların hızla genişlemesine ve mevcut verimli tarım topraklarının önemli bir kısmının sanayi tesisleri, ulaşım ağları ve konut alanlarına dönüşmesine neden olmuştur.

Bu süreç sonunda söz konusu yöredeki nüfus yoğunlukları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisine kesinlikle ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fizyolojik nüfus yoğunluğundaki artış oranı, aritmetik nüfus yoğunluğundaki artış oranından daha fazla gerçekleşmiştir.

Cevap

Fizyolojik nüfus yoğunluğundaki artış oranının aritmetik yoğunluktan daha fazla olması matematiksel bir zorunluluktur.
Verilen senaryoda toplam nüfus artarken tarım alanları sanayileşme nedeniyle daralmaktadır. Aritmetik yoğunluk hesaplanırken pay (nüfus) artarken payda (toplam yüz ölçümü) sabit kalır. Ancak fizyolojik yoğunluk hesaplanırken hem pay (nüfus) artmakta hem de payda (tarım alanı) küçülmektedir. Matematiksel olarak bir rasyonda pay artıp payda küçülüyorsa, o değer sadece payı artan bir rasyondan çok daha hızlı büyür. Bu nedenle fizyolojik yoğunluktaki artış hızı kesinlikle daha fazladır.

Adım Adım Çözüm

1
Yoğunluk formüllerindeki bileşenleri analiz etme.
Aritmetik Yoğunluk (AY) = Toplam Nüfus / Toplam Alan; Fizyolojik Yoğunluk (FY) = Toplam Nüfus / Tarım Alanı.
Değişimin hangi parametreyi nasıl etkilediğini anlamak için formül analizi gereklidir.
2
Senaryodaki değişimleri formüllere uygulama.
Toplam Nüfus (PP) \uparrow, Toplam Alan (AA) sabit, Tarım Alanı (CC) \downarrow.
Göç nüfusu artırır, şehirleşme ise tarım arazilerini daraltır.
3
Yoğunluk oranlarını karşılaştırma.
AY=PAAY = \frac{P\uparrow}{A} iken FY=PCFY = \frac{P\uparrow}{C\downarrow} olur.
FYFY formülünde hem payın büyümesi hem de paydanın küçülmesi, sonucun AYAY'ye göre çok daha hızlı artmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Nüfus yoğunlukları arasındaki matematiksel ve mekânsal ilişki

İpuçları

1
Aritmetik ve fizyolojik yoğunluk formüllerini hatırlayın: Her ikisinde de pay kısmında 'Toplam Nüfus' yer alır.
2
Sanayileşme süreci tarım arazilerini nasıl etkiler? Formüldeki 'payda' kısmının (tarım alanı) küçülmesinin sonuca etkisini düşünün.
3
Matematiksel bir kesirde pay artarken payda küçülürse, o kesrin değeri sadece payı artan bir kesre göre çok daha büyük bir değişim gösterir.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir mantıkla, tarımda makineleşmenin tarımsal nüfus yoğunluğu üzerindeki etkisini arazi engebesi ile ilişkilendirerek inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 137Soru

Türkiye'de nüfusun cinsiyet yapısı genel toplamda dengeli bir dağılım (yaklaşık %50,150,1 erkek, %49,949,9 kadın) gösterse de, bölgesel ve yerel ölçekte bu dengenin değiştiği görülmektedir. Bu durum üzerinde göç hareketleri, ekonomik faaliyet kollarının çeşitliliği ve yerleşmelerin özel fonksiyonları etkili olmaktadır.

Buna göre, Türkiye'de nüfusun cinsiyet yapısıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göç veren kırsal yerleşmelerde kadın nüfus oranı, erkek nüfus oranından genellikle daha fazladır.

Cevap

Göç veren kırsal yerleşmelerde kadın nüfus oranının erkeklerden fazla olması Türkiye'nin nüfus yapısı hakkında doğru bir bilgidir.
Türkiye'de özellikle Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu gibi göç veren kırsal bölgelerde, erkeklerin iş bulmak amacıyla büyük şehirlere göç etmesi sonucunda kadın nüfusu sayıca ve oran olarak erkeklerden daha fazla hale gelmektedir. Bu durum demografik literatürde 'göçün cinsiyet seçiciliği' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Göç ve cinsiyet ilişkisini analiz etmek
Türkiye'de iç göç hareketlerine katılan aktif nüfusun (iş gücü) ağırlıklı olarak erkeklerden oluştuğu belirlenir.
Ekonomik nedenlerle yapılan göçlerde aile reisinin veya çalışma çağındaki erkeklerin önce gitmesi yaygın bir demografik harekettir.
2
Göç veren bölgelerdeki durumu değerlendirmek
Giden nüfus erkek olduğu için geride kalan nüfusta kadın oranının arttığı sonucuna varılır.
Mekansal nüfus dengesi, göçün yönüne göre şekillenir; kaynak bölgede azalan grup, hedef bölgede artan gruptur.
3
Seçenekleri bu bilgi ışığında karşılaştırmak
Kırsal alanların göç veren niteliği ile kadın nüfus oranının yüksekliği arasındaki doğru ilişki doğrulanır.
Diğer seçeneklerdeki sanayi, askerlik ve tarım faktörlerinin cinsiyet oranına etkileri tam tersi yönde gerçekleşmektedir.

Anahtar Kavram

Nüfusun Cinsiyet Yapısı ve Göç İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'de göç edenlerin yaş ve cinsiyet özelliklerini düşünün.
2
Erkekler iş imkanları için göç ettiğinde, geride kalan (göç veren) yerlerde hangi cinsiyetin oranı artar?
3
Sanayi şehirleri 'göç alan', kırsal bölgeler 'göç veren' yerlerdir; bu durum cinsiyet dengesini ters yönde etkiler.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de ortanca yaşın yükselmesinin ve yaşlı bağımlılık oranının artmasının gelecekteki ekonomik etkilerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 138Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte yaşanan sosyal ve ekonomik değişimler, nüfusun yapısal özelliklerine doğrudan yansımıştır. Türkiye'nin güncel demografik yapısı ve istihdam özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi nüfusun yapısal bir özelliği olarak söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımda hizmet sektöründe çalışanların oranının; tarım ve sanayi sektöründe çalışanların toplamından fazla olması

Cevap

Hizmet sektöründe çalışanların oranının, tarım ve sanayi sektöründe çalışanların toplamından fazla olması
Türkiye'de son yıllarda yaşanan ekonomik dönüşüm ve kentleşme süreci, istihdam yapısını kökten değiştirmiştir. TÜİK'in güncel verilerine göre aktif nüfusun yaklaşık %58'i hizmetler sektöründe (ticaret, eğitim, sağlık, turizm vb.) çalışmaktadır. Bu oran, sanayi ve tarım sektöründe çalışanların toplam oranından (yaklaşık %36-37) çok daha yüksektir. Bu durum, Türkiye'nin gelişmekte olan ve hizmet odaklı bir ekonomik yapıya sahip olduğunu gösteren temel bir yapısal özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin güncel demografik ve ekonomik verilerini analiz edin.
Nüfusun yaş yapısı, eğitim durumu ve istihdam kollarının modern bir yapıya evrildiği görülür.
Yapısal özellikleri belirlemek için TÜİK verilerindeki sektörel ve demografik eğilimleri bilmek gerekir.
2
Ekonomik faaliyet kollarındaki (sektörel) dağılımı karşılaştırın.
Hizmet sektörü yaklaşık %58, sanayi %21, tarım ise %15 civarındadır.
Hizmet sektörünün payının diğer sektörlerin toplamından büyük olduğunu teyit etmek için sayısal veriler kullanılır.
3
Elde edilen verileri seçeneklerle eşleştirerek en doğru genellemeyi yapın.
Hizmet sektörünün baskın olduğu seçeneğin Türkiye'nin güncel yapısını tam olarak yansıttığı sonucuna varılır.
Diğer seçeneklerdeki veriler ya güncelliğini yitirmiş (outdated) ya da hatalı yorumlanmış (misinterpretation) bilgiler içermektedir.

Anahtar Kavram

Nüfusun Sektörel Dağılımı ve Demografik Dönüşüm

Alternatif Yöntem

Türkiye'nin demografik aşamalarını (demografik geçiş teorisi) düşünerek, ülkenin artık üçüncü/dördüncü aşamaya geçtiğini (düşük doğum ve ölüm oranları) hatırlamak, yaş yapısı ve sektörel dağılımla ilgili yanlış seçenekleri hızla elemenizi sağlar.
Tahmini Süre:55s
Soru 139Soru

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin hiyerarşik gelişimi incelendiğinde; kuruluş yerinin (site) sunduğu doğal imkânların (verimli topraklar, iklim koşulları, su kaynakları vb.) başlangıçta belirleyici olduğu görülür. Ancak modern dönemde, bazı şehirlerin bu doğal avantajlara sınırlı ölçüde sahip olmalarına rağmen, sahip oldukları stratejik coğrafi konum (durum/situation) ve ulaşım ağlarının kesişme noktasında yer almaları sayesinde büyük birer ticari ve fonksiyonel merkeze dönüştükleri izlenmektedir. Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin günümüzdeki fonksiyonel etki alanı ve kentsel hiyerarşideki üst kademe konumu, kuruluş yerinin sunduğu doğal tarımsal veya iklimsel avantajlardan ziyade coğrafi konumunun sağladığı ulaşım ve ticaret fonksiyonlarına daha fazla dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kayseri

Cevap

Kayseri şehri, kentsel gelişimini ve etki alanının genişliğini, kuruluş yerinin (site) sunduğu tarımsal kaynaklardan ziyade, kavşak noktası olması ve ticaret yolları üzerindeki stratejik coğrafi konumuna (situation) borçludur.
Kayseri, Türkiye'nin önemli bir sanayi ve ticaret merkezi olmasına rağmen, bu gelişimi bulunduğu yerin tarımsal verimliliğine veya iklim şartlarına değil; Orta Anadolu'daki merkezi konumu ve ulaşım yollarının (Erzurum-Ankara ve Samsun-Adana aksları) kesişme noktası olmasıyla sağladığı ticari fonksiyon çeşitliliğine dayanmaktadır. Diğer seçeneklerdeki şehirler ise (Bursa, Adana, Konya, Antalya) kuruluş yerlerinin sunduğu olağanüstü doğal kaynaklar (ova, iklim, su) sayesinde hiyerarşik üstünlük kazanmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Kentsel hiyerarşideki şehirlerin kuruluş özelliklerini analiz et.
Bursa, Adana, Konya ve Antalya'nın çok güçlü 'site' (verimli toprak, su, iklim) avantajlarına sahip olduğu görülür.
Şehrin büyüme temelini anlamak için doğal kaynak tabanını değerlendirmek gerekir.
2
Kayseri'nin fiziksel coğrafya koşullarını diğerleriyle kıyasla.
Kayseri, İç Anadolu'nun bozkır kuşağında, tarımsal verimliliğin Adana veya Bursa kadar yüksek olmadığı bir alandadır.
Kuruluş yerinin sunduğu potansiyelin şehri büyütmeye yetip yetmediğini belirlemek için.
3
Kayseri'nin 'durum' (situation) özelliklerini değerlendir.
Kayseri'nin Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ulaşım koridorlarının merkezinde bir 'düğüm noktası' olduğu görülür.
Ulaşım ve ticaret fonksiyonunun hiyerarşideki rolünü tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Kuruluş Yeri (Site) ve Durumu (Situation) Arasındaki Farklar

Alternatif Yöntem

Şehirleri 'Eğer bu şehir deniz kıyısında veya verimli bir ovada olmasaydı bu kadar büyür müydü?' sorusuyla test edin. Bursa, Adana ve Antalya için cevap 'hayır' veya 'zor' iken; Kayseri tarihi boyunca zaten bu imkânlar kısıtlıyken sadece ticaret yolları sayesinde büyük bir merkez olmuştur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 140Soru

Türkiye'de iç göçlerin büyük bir kısmı kırsal alanlardan kentlere doğru gerçekleşmektedir. Göç olayında insanların bulundukları yeri terk etmelerine neden olan olumsuzluklar "itici faktörler", gitmek istedikleri yerin cazip yönleri ise "çekici faktörler" olarak adlandırılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi göçe neden olan çekici faktörler arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehirlerdeki sanayi faaliyetlerinin geniş iş imkânları sunması

Cevap

Şehirlerdeki sanayi faaliyetlerinin geniş iş imkânları sunması çekici bir faktördür.
Şehirlerdeki sanayi faaliyetlerinin sunduğu geniş iş imkânları, insanların yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla bu bölgelere yönelmesini sağlayan temel bir 'çekici' (pull) faktördür.

Adım Adım Çözüm

1
İtici ve çekici faktör kavramlarını hatırla.
İtici faktörler mevcut yerdeki olumsuzluklar; çekici faktörler ise gidilecek yerdeki avantajlardır.
Soruda çekici faktör sorulduğu için kentlerin sunduğu olumlu imkanları aramak gerekir.
2
Seçeneklerdeki durumları kökenine göre sınıflandır.
Sanayi faaliyetleri ve iş imkanları kentlere özgü olumlu (çekici) bir durumdur; diğerleri kırsala özgü olumsuz (itici) durumlardır.
Doğru sınıflandırma cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Göçün İtici ve Çekici Faktörleri

Daha Fazla Pratik

Göçlerin sonuçlarını (şehirlerde çarpık kentleşme, sanayi tesislerinin şehir içinde kalması vb.) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 7 / 29Sonraki
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 7 | Examkin