Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 soru

Soru 701Soru

Türkiye'de ulaşım ağlarının uzanışı ve gelişimi üzerinde yer şekillerinin, özellikle de dağ sıralarının uzanış doğrultusunun belirleyici bir etkisi vardır. Bu durum, bölgeler arasındaki ekonomik etkileşimi ve yol yapım maliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Türkiye'nin yer şekli özellikleri ve ulaşım sistemleri arasındaki bu ilişki göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğru bir yargıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz ve Akdeniz kıyı kuşaklarında dağların kıyıya paralel uzanması, iç kesimlerle olan ulaşımda geçitlerin ve tünellerin stratejik önemini artırmıştır.

Cevap

Karadeniz ve Akdeniz kıyı kuşaklarında dağların kıyıya paralel uzanması, iç kesimlerle olan ulaşımda geçitlerin ve tünellerin stratejik önemini artırmıştır.
Doğru ifade, Karadeniz ve Akdeniz bölgelerindeki dağ uzanışının ulaşım üzerindeki etkisini belirtir. Bu bölgelerde dağlar kıyıya paralel (boyuna kıyı tipi) uzandığı için deniz etkisi iç kesimlere giremez ve ulaşım ancak Zigana, Kop, Gülek, Sertavul gibi geçitlerle veya yeni yapılan tünellerle sağlanabilir. Bu durum bu yapıların önemini artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki dağların uzanış yönünü analiz edin.
Dağlar genel olarak doğu-batı yönünde uzanır; Karadeniz ve Akdeniz'de kıyıya paraleldir.
Ulaşım hatlarının önündeki en büyük doğal engel dağ sıralarıdır.
2
Kıyı ile iç kesim arasındaki bağlantı yollarını değerlendirin.
Karadeniz ve Akdeniz'de kıyı ile iç kesim arasında ulaşım sağlamak için dağların üzerinden veya içinden geçilmesi gerekir.
Paralel uzanış, doğal bir duvar etkisi yaratarak geçit ihtiyacını doğurur.
3
Mühendislik ve maliyet etkisini belirleyin.
Engebeli arazide yol yapımı tünel ve viyadük gerektirdiği için maliyet artar.
Eğimin fazla olması ve yükselti farkları modern ulaşım projelerini zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Hinterland ve Topografik Engel İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'de dağların kuzey ve güney kıyılarında nasıl uzandığını hatırlayın.
2
Dağlar kıyıya paralel olduğunda, deniz kıyısından içeriye gitmek için ne gibi yapılar (geçitler, tüneller) kullanılır?
3
Zigana, Kop ve Gülek gibi isimler size neyi çağrıştırıyor? Bu yapılar neden özellikle o bölgelerde yaygındır?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki önemli geçitlerin (Sertavul, Belen, Çubuk vb.) hangi şehirleri birbirine bağladığını çalışmak bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 702Soru

Modern kümes hayvancılığı, iklim ve yer şekilleri gibi doğal çevre koşullarından büyük ölçüde bağımsız olarak, kapalı tesislerde yürütülen bir ekonomik faaliyettir. Buna rağmen Türkiye'de kümes hayvancılığı tesislerinin özellikle Bolu, Sakarya, Balıkesir ve Manisa gibi illerde yoğunlaşmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüketici nüfusun fazla olduğu büyük şehirlere ve pazarlama kanallarına yakınlık

Cevap

Kümes hayvancılığının belirli illerde yoğunlaşmasının temel nedeni tüketici nüfusun yoğun olduğu büyük pazarlara yakınlıktır.
Modern kümes hayvancılığı 'besi ve ahır' hayvancılığı gibi kapalı sistemlerde yapıldığı için iklimden etkilenmez. Bu sektörde en büyük maliyet ve risk kalemi lojistiktir. Beyaz et ve yumurta gibi ürünlerin hızlı tüketilmesi gerektiğinden, tesisler İstanbul, Ankara ve İzmir gibi nüfusun ve dolayısıyla tüketimin en yoğun olduğu merkezlerin çevresinde (Bolu, Balıkesir, Manisa vb.) kümelenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kümes hayvancılığının üretim yapısını analiz etme
Bu faaliyetin 'intensif' (modern) yöntemle yapıldığı ve kapalı alanlarda yürütüldüğü tespit edilir.
Modern hayvancılıkta doğal koşullara bağımlılık minimumdur.
2
Yoğunlaşılan bölgelerin ortak özelliğini belirleme
Bolu, Sakarya, Manisa gibi illerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere komşu olduğu görülür.
Üretilen ürünlerin (beyaz et, yumurta) bozulabilir yapısı ve yüksek talep, ulaşım maliyetini düşürmek için pazara yakınlığı zorunlu kılar.
3
Diğer seçenekleri eleme
İklim, yer şekilleri ve ham madde gibi faktörlerin bu modern sektör için 'belirleyici' olmadığı sonucuna varılır.
Temel lokasyon faktörü ekonomik karlılık ve pazar erişimidir.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Hayvancılıkta Lokasyon Faktörleri

İpuçları

1
Modern hayvancılık yöntemlerinde tesislerin neden açık meralarda değil de belirli şehirlerin çevresinde toplandığını düşünün.
2
Tesislerin yoğunlaştığı Bolu ve Sakarya gibi illerin Türkiye'nin en büyük tüketim merkezlerine olan mesafesine odaklanın.
3
İntensif yöntemlerle yapılan faaliyetlerde doğal çevre (iklim/yer şekli) yer seçiminde ikincil plandadır; asıl amaç tüketiciye en hızlı ve ucuz yolla ulaşmaktır.

Daha Fazla Pratik

Besi ve ahır hayvancılığının Marmara ve Ege bölgelerinde yoğunlaşma nedenleri ile kümes hayvancılığının nedenlerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 703Soru

Türkiye'nin sahip olduğu yer altı zenginlikleri içerisinde ekonomik değeri ve dış ticaretteki payı en yüksek olan grup doğal taşlardır. Bu grubun en önemli temsilcisi, Türkiye'nin toplam maden ihracat gelirlerinin yaklaşık yarısını tek başına karşılamaktadır.

Balıkesir (Marmara Adası), Afyonkarahisar ve Bilecik gibi illerde zengin yatakları bulunan, Türkiye'nin dünya pazarlarında lider konumda olduğu bu yer altı kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mermer

Cevap

Türkiye'nin maden ihracat gelirlerinde en yüksek paya sahip olan ve Balıkesir, Afyonkarahisar gibi illerde yoğunlaşan kaynak mermerdir.
Türkiye'nin maden ihracat gelirleri incelendiğinde 'Doğal Taşlar' kategorisi, toplam gelirin yaklaşık yarısını oluşturur. Afyonkarahisar, Balıkesir ve Bilecik illeri, Türkiye'nin mermer üretiminin kalbi konumundadır. Bu nedenle, bahsedilen özellikler mermer madeniyle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin maden dış ticaret verilerini analiz et.
Doğal taşlar (özellikle mermer ve traverten) grubunun maden ihracatının yaklaşık %45-50'sini oluşturduğunu gör.
Madenlerin sadece rezerv miktarı değil, ekonomik getirisi de önemlidir.
2
Verilen illerin (Balıkesir, Afyonkarahisar, Bilecik) maden potansiyelini değerlendir.
Bu illerin Türkiye'nin en önemli mermer üretim ve işleme merkezleri olduğu sonucuna ulaş.
Marmara Adası (Balıkesir) ve Afyonkarahisar dünya çapında mermer kalitesiyle bilinir.
3
Diğer seçenekleri ele.
Bor rezervde birincidir ancak ihracat gelirinde mermerin gerisindedir; linyit ise bir enerji kaynağıdır.
Rezerv miktarı ile ihracat geliri arasındaki farkı ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Madenlerin Ekonomik Değeri ve İhracat Payı

İpuçları

1
Bu maden 'doğal taşlar' grubunda yer alır ve inşaat sektöründe çok yaygındır.
2
Türkiye'nin ihraç ettiği madenler arasında döviz getirisi en yüksek olan kaynaktır.
3
Balıkesir'deki Marmara Adası ismi, Yunancada bu madenin ismiyle aynı kökten gelmektedir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin dünya rezervlerinde ilk sırada olduğu maden olan Bor ile mermerin ekonomik katkılarını karşılaştıran verilere göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruda verilen illerin ortak üretim özelliğine odaklanarak (Afyon ve Balıkesir mermeri) doğrudan sonuca gidebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 704Soru

Türkiye'de yürütülen bölgesel kalkınma projeleri, bölgelerin doğal kaynak potansiyelleri, mevcut ekonomik yapıları ve gelişim ihtiyaçları göz önünde bulundurularak farklı stratejik hedeflerle kurgulanmıştır.

Buna göre;

I.I. Mera hayvancılığı faaliyetlerinin modernizasyonu ve hayvansal ürün verimliliğinin artırılması,
II.II. Bölgedeki mevcut ağır sanayi tesislerinin modernize edilmesi ve ekonomideki sektörel çeşitliliğin sağlanması,
III.III. Akarsu havzalarında akış rejiminin düzenlenerek sel, taşkın ve erozyonla mücadele edilmesi,
IV.IV. Kıyı kesimi ile iç kesimler arasındaki ulaşım ağının güçlendirilerek yayla turizminin çeşitlendirilmesi

gibi hedeflerin hangisi Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi'nin öncelikli odak noktasını oluşturmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız IIII

Cevap

Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi'nin öncelikli hedefi, mevcut sanayi tesislerinin modernize edilmesi ve ekonomideki sektörel çeşitliliğin sağlanmasıdır.
Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi, bölgedeki taş kömürü işletmeleri ve demir-çelik fabrikalarının verimliliğini artırmayı, bu tesisleri modernize etmeyi ve bölge ekonomisini sadece madenciliğe bağlı kalmaktan kurtararak sanayi çeşitliliğini sağlamayı hedefler. Bu nedenle sanayi modernizasyonu ve sektörel çeşitlilik vurgusu yapan ifade doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
ZBK Projesi'nin kapsamındaki illerin ekonomik karakterini belirle.
Zonguldak, Bartın ve Karabük illeri Türkiye'nin ağır sanayi (demir-çelik) ve madencilik (taş kömürü) merkezleridir.
Bölgesel projeler, bölgenin mevcut ekonomik lokomotifini iyileştirmeyi amaçlar.
2
Verilen öncülleri Türkiye'deki başlıca kalkınma projeleriyle eşleştir.
II → DAP, IIII → ZBK, IIIIII → YHGP, IVIV → DOKAP eşleşmesi yapılır.
Her projenin coğrafi ve ekonomik koşullarına göre özelleşmiş bir 'ana hedefi' vardır.
3
ZBK'nın stratejik raporlarındaki temel sorunu tanımla.
Bölge ekonomisinin tek bir sektöre (madencilik) bağımlı olması ve bu durumun ekonomik riskler barındırması.
Modernizasyon ve sektörel çeşitlilik, bu riski azaltmak için ZBK'nın en önemli stratejisidir.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Stratejik Hedefleri

İpuçları

1
Zonguldak, Bartın ve Karabük illerinin ortak ekonomik özelliğini, yani demir-çelik ve kömür madenciliğini düşünün.
2
Bölgesel projelerde, bölgenin 'kırılgan' noktası düzeltilmeye çalışılır. ZBK'da bu kırılganlık, ekonominin tek bir sektöre (madencilik) aşırı bağlı olmasıdır.
3
Modern sanayileşme, özelleştirme stratejileri ve Filyos Limanı gibi projeler ZBK projesinin sanayi odaklı yapısını temsil eder.

Daha Fazla Pratik

ZBK projesinin kapsamında yer alan ana sanayi kuruluşlarını (Kardemir, Erdemir) ve projenin lojistik ayağı olan Filyos Projesi'ni inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 705Soru

Türkiye'nin dış ticaret dinamiklerini ve sektörel üretim yapılarını inceleyen bir araştırmacı, hazırladığı raporda spesifik bir ürün için şu tespitlere yer vermiştir:

• Türkiye bu ürünün üretiminde dünyada ilk on ülke arasında yer almasına ve iklimin normal seyrettiği yıllarda iç talebi karşılayabilmesine rağmen, aynı zamanda bu ürünün dünyadaki en büyük ithalatçılarından biridir.
• İthalat, ağırlıklı olarak Karadeniz'e kıyısı olan kuzey komşularından deniz yoluyla yapılmaktadır.
• İthal edilen bu ham madde doğrudan iç pazarda tüketilmek yerine, yüksek kurulu kapasiteye sahip yerli sanayi tesislerinde işlenmekte; elde edilen katma değerli nihai ürün ise ağırlıklı olarak Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güney Amerika pazarlarına ihraç edilmektedir.
• Türkiye, bu ham maddeden elde edilen tarıma dayalı sanayi ürünlerinin ihracatında dünyada lider konumdadır.

Bu araştırmacının raporunda bahsettiği ürün ve bu paradoksal ticaret döngüsünü zorunlu kılan temel ekonomik strateji aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Buğday – "Dahilde İşleme Rejimi" kapsamında ithal edilen ham maddeyi işleyip atıl durumdaki un ve makarna fabrikalarının kapasitesini kullanarak küresel ihracat pazarındaki liderliği korumak

Cevap

Doğru cevap, buğdayın Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithal edilip un ve makarna olarak ihraç edildiğini belirten seçenektir.
Verilen tespitler Türkiye'nin dış ticaretindeki en karakteristik yapısal özelliklerden birini tarif etmektedir. Türkiye, buğday üretiminde kendi nüfusunu doyuracak kapasiteye sahiptir. Ancak ülkemizde devasa bir un, makarna ve bisküvi (tarıma dayalı sanayi) kurulu kapasitesi vardır. Bu fabrikaların çalışması ve Türkiye'nin un ihracatındaki dünya liderliğini koruması için, Rusya ve Ukrayna gibi kuzey komşularından 'Dahilde İşleme Rejimi' kapsamında gümrüksüz buğday ithal edilir. Bu buğday işlenerek katma değerli nihai ürün olarak Orta Doğu ve Afrika ülkelerine satılır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerdeki üretim ve ithalat çelişkisini analiz et
Aranılan ürünün Türkiye'de çok üretilen ancak sanayi kapasitesini doldurmak için yine de dışarıdan devasa boyutta alınan bir ürün (buğday, pamuk veya hurda demir/kömür gibi) olduğu belirlenir.
Türkiye'nin dış ticaretindeki yapısal dinamikleri (hem üretip hem ithal etme durumu) tespit etmek için.
2
İthalatın yapıldığı coğrafi rotayı ve ürünün türünü belirle
İthalatın 'Kuzey komşularından deniz yoluyla (Karadeniz)' yapılması ve ürünün 'tarıma dayalı sanayi ürünü'ne dönüşmesi, enerji kaynaklarını (kömür) ve pamuğu eler; doğrudan Rusya ve Ukrayna'dan alınan buğdayı işaret eder.
Dış ticaret ortaklarının coğrafi konumu, ithal edilen ürünün ne olduğunu kesin olarak kanıtlar.
3
İhracat liderliği ve ekonomi politikasını eşleştir
Türkiye'nin un ihracatında dünya 1'incisi, makarna ihracatında ise 2'ncisi olduğu bilgisiyle, 'Dahilde İşleme Rejimi'nin sağladığı gümrüksüz hammadde ithalatı avantajı birleştirilir.
İç piyasada enflasyon yaratmadan küresel ihracat liderliğini korumanın ekonomik mekanizmasını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Dış Ticarette Dahilde İşleme Rejimi ve Üretim-İthalat Paradoksu

İpuçları

1
Öncüllerde bahsedilen ürün bir maden veya enerji kaynağı değil, 'tarıma dayalı sanayi ürününe' dönüşen bir tarım ürünüdür.
2
Türkiye'nin 'un ve makarna' ihracatında dünyada lider veya ikinci sırada olduğunu, bu ürünlerin hammaddesinin ise Karadeniz'in kuzeyindeki Rusya ve Ukrayna'dan alındığını hatırlayınız.
3
Devlet, ihracatçıya 'Ham maddeyi dışarıdan vergisiz alabilirsin, yeter ki bunu işleyip yurt dışına sat' der. Bu sisteme 'Dahilde İşleme Rejimi' adı verilir. Bu döngü en çok hangi tahıl ürününde görülür?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin dış ticaretinde önemli bir yer tutan 'transit ticaret' ile 'sınır ticareti' arasındaki farkları ve bu ticaret türlerinin en yoğun yapıldığı sınır kapılarını (örn. Habur, Sarp) inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya coğrafi eleme yöntemiyle de yaklaşılabilir: İthalatın yapıldığı yer 'Kuzey komşuları ve Karadeniz deniz yolu' olarak verilmiştir. Bu rota Rusya ve Ukrayna'yı işaret eder. Bu ülkelerden pamuk, fındık veya bor alınmaz; ağırlıklı olarak doğalgaz, petrol, taş kömürü ve tahıl (buğday, ayçiçeği) alınır. Tarıma dayalı sanayi vurgusu enerji kaynaklarını da eletir, geriye tahıl kalır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 706Soru

Türkiye’nin kültürel turizm değerleri, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan 21 varlıkla uluslararası düzeyde tescillenmiştir. Bu varlıkların bulundukları coğrafi bölgelerle doğru ilişkilendirilmesi, turizm coğrafyası açısından temel bir bilgidir.

Buna göre, aşağıdaki UNESCO Dünya Miras Alanı ve bulunduğu coğrafi bölge eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çatalhöyük Neolitik Alanı — Akdeniz

Cevap

Çatalhöyük Neolitik Alanı'nın Akdeniz Bölgesi ile eşleştirilmesi yanlıştır; bu alan İç Anadolu Bölgesi'nde yer almaktadır.
Çatalhöyük Neolitik Alanı, Konya il sınırları içerisinde yer almaktadır. Konya ili ise coğrafi olarak İç Anadolu Bölgesi'nde bulunur. Bu nedenle Akdeniz Bölgesi ile yapılan eşleştirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki UNESCO miras alanlarının hangi illerde bulunduğunu belirle.
Arslantepe (Malatya), Ani (Kars), Aphrodisias (Aydın), Gordion (Ankara), Çatalhöyük (Konya).
Eşleştirmenin doğruluğunu kontrol etmek için önce konum bilgisi gereklidir.
2
Bu illerin Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden hangisinde yer aldığını tespit et.
Malatya ve Kars (Doğu Anadolu), Aydın (Ege), Ankara ve Konya (İç Anadolu).
İl bazındaki konumu bölge bazına taşımak hatalı eşleştirmeyi ortaya çıkarır.
3
Verilen eşleştirmelerle tespit edilen bölgeleri karşılaştır.
Çatalhöyük (Konya) İç Anadolu'da olmasına rağmen seçenekte Akdeniz olarak verilmiştir.
Yanlış olan seçeneği işaretlemek sorunun çözümüdür.

Anahtar Kavram

UNESCO Dünya Miras Listesi ve Bölgesel Dağılım

İpuçları

1
Eşleştirmenin yanlış olması için, belirtilen miras alanının bulunduğu ilin o bölgede olmaması gerekir.
2
Gordion ve Çatalhöyük gibi alanlar İç Anadolu'nun önemli tarihî merkezleridir.
3
Konya ilinde bulunan Çatalhöyük'ün hangi bölgede yer aldığını tekrar düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer UNESCO miras alanlarını (örneğin Göbeklitepe, Nemrut Dağı, Hattuşa) harita üzerinde inceleyerek bölgeleriyle pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 707Soru

Bir coğrafya araştırmacısı, Türkiye'de sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçiminde etkili olan faktörleri incelediği çalışmasında şu tespitlere yer vermiştir:

* X Tesisi: İşlediği tarımsal hammaddenin bölgenin iklim koşullarında yetiştirilememesine rağmen, tüketici nüfusun fazlalığı ve güçlü pazar koşulları nedeniyle en büyük üretim kapasitesine sahip tesisler bu ilde toplanmıştır.
* Y Tesisi: Üretim aşamasında çok yüksek elektrik enerjisine ihtiyaç duyulduğu için, işlediği maden kendi bulunduğu ilden çıkarılmamasına rağmen ucuz enerji sağlayan bir hidroelektrik santralinin (baraj) yakınında kurulmuştur.
* Z Tesisi: İşleyeceği maden filizinin hacimli ve ağır olması nedeniyle taşıma maliyetlerini düşürmek amacıyla, doğrudan doğruya madenin çıkarıldığı sahada faaliyete geçirilmiştir.

Buna göre X, Y ve Z sanayi tesislerine verilebilecek en uygun örnekler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X: İstanbul - Pamuklu Dokuma | Y: Antalya - Ferrokrom | Z: Artvin (Murgul) - Bakır İzabe

Cevap

X tesisi için İstanbul - Pamuklu Dokuma, Y tesisi için Antalya - Ferrokrom, Z tesisi için ise Artvin (Murgul) - Bakır İzabe tesisinin bulunduğu seçenek doğrudur.
Verilen tespitler incelendiğinde; X tesisi pazar faktörüne bağlı kurulan İstanbul Pamuklu Dokuma tesisidir (İstanbul'da pamuk yetişmez ancak pazar çok büyüktür). Y tesisi enerji faktörüne bağlı kurulan Antalya Ferrokrom tesisidir (Krom Muğla'dan getirilir, tesis Kepez HES enerjisi için Antalya'ya kurulmuştur). Z tesisi hammadde faktörüne bağlı kurulan Artvin Murgul Bakır İzabe tesisidir (Bakır filizi ağır olduğundan doğrudan maden sahasında işlenir).

Adım Adım Çözüm

1
X tesisinin özelliklerini analiz et.
Tarımsal hammadde (pamuk) bölgede yetişmeyecek, ancak pazar gücü sayesinde dev bir sanayi kurulmuş olacak. İstanbul, pamuk yetişmemesine rağmen Türkiye'nin tekstil ve hazır giyim (pamuklu dokuma) merkezidir.
İklim ve hammadde eksikliğine rağmen pazar ve sermayenin sanayi kuruluşuna etkisini belirlemek için.
2
Y tesisinin özelliklerini analiz et.
Maden kendi ilinden çıkmayacak, ancak ucuz enerji için hidroelektrik santral (baraj) yanına kurulmuş olacak. Antalya Ferrokrom tesisi, kromu dışarıdan (Muğla/Burdur) alıp Kepez HES'in enerjisini kullanmak üzere kurulmuştur. (Karabük taşkömürü kullanır; Seydişehir ve Elazığ madeni kendi içinden çıkarır).
Sanayi tesislerinin hidroelektrik enerji ve hammadde getirim (taşıma) ilişkisini ayırt etmek için.
3
Z tesisinin özelliklerini analiz et.
Ağır hammadde nakliye masrafından kaçınmak için doğrudan madenin çıkarıldığı sahaya kurulmuş bir tesis aranmaktadır. Artvin (Murgul) Bakır İzabe tesisi doğrudan bakırın çıktığı yere kurulmuştur. (Samsun ve İskenderun ulaşım/liman odaklıdır).
Hammaddeye yakınlık ilkesiyle kurulan ağır sanayi tesislerini tespit etmek için.
4
Bulguları eşleştir.
X: İstanbul Pamuklu Dokuma, Y: Antalya Ferrokrom, Z: Artvin (Murgul) Bakır İzabe eşleşmesine ulaşılır.
Verilen üç farklı mekânsal koşulun tamamını aynı anda sağlayan seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Sanayi Tesislerinin Kuruluş Yeri Faktörleri (Hammadde, Enerji, Ulaşım, Pazar)

İpuçları

1
X tesisi için iklimin tarımsal hammaddeye (pamuk gibi) izin vermediği ancak pazarın çok büyük olduğu marmara bölgesini düşünün.
2
Y tesisi için Antalya, Elazığ ve Seydişehir tesislerinin hammadde durumlarını karşılaştırın. Hangisi kendi yöresinden çıkmayan bir madeni işlemektedir?
3
Z tesisi için doğrudan madenin çıkarıldığı, ulaşım odaklı olmayan bir yer aranmaktadır. Samsun, Ereğli ve İskenderun'daki ağır sanayi tesislerinin maden çıkarım alanı olmadığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de kuruluşu 'Enerji Kaynağına Yakınlık' ilkesiyle açıklanan sanayi tesislerinin ortak özelliklerini ve HES/Termik ayrımlarını harita üzerinden tekrar çalışınız.
Soru 708Soru

Türkiye'nin Asya ve Avrupa kıtaları arasındaki stratejik konumu, ülkeyi uluslararası transit taşımacılığın önemli bir merkezi haline getirmiştir. Ancak ülke içindeki ulaşım ağlarının gelişiminde ve güzergâh seçiminde yer şekillerinin uzanış doğrultusu ile engebe durumu hâlâ en temel belirleyici faktördür.

Türkiye'nin ulaşım sistemlerinin genel özellikleri ve yer şekilleriyle ilişkisi dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'nin sahip olduğu yer şekilleri özellikleri, demir yolu ağının ülke genelinde kara yolu kadar yaygın, esnek ve her noktaya ulaşabilir olmasını kolaylaştırmıştır.

Cevap

Türkiye'nin yer şekillerinin demir yolu ağının yaygınlaşmasını ve esnekliğini kolaylaştırdığı yönündeki ifade yanlıştır; çünkü engebeli topografya demir yolu inşasını zorlaştıran bir unsurdur.
Türkiye'de demir yolu ağı, yer şekillerinin engebeli olması, yüksek eğimli arazilerin fazlalığı ve dağların uzanış doğrultusu nedeniyle kara yolu kadar yaygın ve esnek değildir. Demir yolu inşaatı için çok daha düşük eğim ve geniş kavisler gerektiğinden, Türkiye'nin dağlık yapısı bu ulaşım türünün gelişimini kolaylaştırmak bir yana, ciddi şekilde zorlaştırmış ve maliyetli hale getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Ulaşım türlerinin topografya duyarlılığını analiz etme
Kara yolunun yüksek eğimlere uyum sağlayabildiği, ancak demir yolunun çok daha düşük eğim değerlerine (genellikle %2-3) ihtiyaç duyduğu tespit edilir.
Ulaşım türlerinin teknik gereksinimleri, yer şekillerinden etkilenme düzeylerini belirler.
2
Türkiye'nin yer şekillerini değerlendirme
Türkiye'nin ortalama yükseltisi fazla (11321132 metre) ve arazisi oldukça engebelidir.
Engebeli arazi, ulaşım yollarının inşasında ek maliyet ve mühendislik çözümleri gerektirir.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Kara yolunun 'kapıdan kapıya' ulaşım esnekliği varken, demir yolunun topografik engeller nedeniyle her yere ulaşamadığı ve yer şekillerinin bu süreci kolaylaştırmak yerine zorlaştırdığı anlaşılır.
Hatalı genellemeyi tespit etmek için mevcut coğrafi verilerle seçenekler kıyaslanır.

Anahtar Kavram

Yer Şekillerinin Ulaşım Türleri Üzerindeki Sınırlayıcı Etkisi

İpuçları

1
Türkiye'de hangi ulaşım türünün (kara yolu mu demir yolu mu) her kasabaya veya köye kadar gidebildiğini düşünün.
2
Demir yolları dik yokuşları tırmanabilir mi yoksa çok düz bir zemin mi ister? Türkiye'nin genel arazi yapısı buna ne kadar uygundur?
3
Yanlış olan seçenek, yer şekillerinin demir yolu inşasını 'kolaylaştırdığını' iddia etmektedir; ancak Türkiye'nin dağlık yapısı demir yolu için en büyük engeldir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki önemli geçitlerin (Kalkanlı, Gülek, Belen vb.) hangi illeri birbirine bağladığını harita üzerinde çalışarak pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Ulaşım türlerinin Türkiye'deki toplam taşımacılıktaki paylarına bakıldığında kara yolunun %90'ın üzerinde olması, onun esnekliğinin ve yer şekillerine uyum yeteneğinin bir sonucudur. Demir yolunun payının düşük kalması ise topografik engellerle doğrudan ilişkilidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 709Soru

Türkiye'de metalurji sanayisine ait tesislerin kuruluş yeri belirlenirken hammaddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık veya ulaşım (liman) olanakları gibi farklı coğrafi kriterler esas alınmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen maden - işlendiği yer - kuruluş yeri belirlenme kriteri eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Madenİşlendiği YerKuruluş Yeri Belirlenme Kriteri
DemirKarabükEnerji kaynağına yakınlık
BakırSamsunUlaşım (Liman) olanakları
BoksitSeydişehirHammaddeye yakınlık
KromAntalyaUlaşım (Liman) olanakları
BorBandırmaEnerji kaynağına yakınlık
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bor - Bandırma - Enerji kaynağına yakınlık

Cevap

Bor madeninin Bandırma'da işlenmesi enerji kaynağına yakınlık ile değil, ulaşım ve liman imkanları ile açıklanmaktadır.
Bor madeninin Bandırma'daki tesislerde işlenmesinin temel nedeni liman varlığı ve buna bağlı gelişen ulaşım/pazarlama olanaklarıdır. Bor, kendisi bir enerji kaynağı olarak potansiyel taşısa da tesisin oraya kurulmasında bölgedeki bir enerji kaynağı (taş kömürü, linyit vb.) etkili olmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sanayi tesislerinin yer seçim kriterlerini analiz etme
Demir-çelik sanayisinde kömür (enerji), bakır ve kromun bazı tesislerinde liman (ulaşım), boksitte ise çıkarım yerinin (hammadde) etkili olduğu bilinir.
Her madenin işlenme süreci ve ekonomik maliyeti farklı yer seçim kriterlerini zorunlu kılar.
2
Bor madeninin Bandırma tesisini değerlendirme
Balıkesir/Bigadiç ve Bursa/Mustafakemalpaşa'dan çıkarılan bor mineralleri Bandırma Limanı üzerinden ihraç edilir ve buradaki fabrikada işlenir.
Bor bir enerji kaynağı olarak kullanılabilse de, işleme tesisinin yer seçiminde enerji kaynağı (kömür, doğalgaz vb.) belirleyici değildir; asıl neden pazarlama ve ulaşımdır.

Anahtar Kavram

Sanayi Tesislerinin Kuruluş Yeri Seçimi ve Maden İşleme Tesisleri

İpuçları

1
Türkiye'de enerji kaynağına yakınlık ilkesiyle kurulan en temel sanayi tesisi Demir-Çelik sanayisidir.
2
Bir yerde maden çıkarılmadığı halde tesis varsa genellikle 'ulaşım' veya 'pazarlama' (liman) faktörü etkilidir.
3
Bor mineralleri Bigadiç ve Kütahya çevresinden çıkarılır; Bandırma'ya sadece işlenmek ve gemilere yüklenmek üzere gönderilir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki bor yataklarının (Kırka, Emet, Bigadiç, M. Kemalpaşa) harita üzerindeki dağılımını ve hangisinin hangi tesise (Kırka veya Bandırma) hammadde sağladığını inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken şu kuralı hatırla: Eğer fabrika ile maden sahası farklı illerdeyse ve o il bir liman şehriyse, sebep %90 ihtimalle ulaşımdır (Samsun-Bakır, Antalya-Krom, Bandırma-Bor gibi).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 710Soru

Türkiye'de akarsu turizminin (rafting, kano, nehir kayağı) gelişebilmesi için akarsuyun yatak eğiminin fazla, akış hızının yüksek ve debisinin yıl içinde belirli bir seviyenin üzerinde olması gerekmektedir. Bu coğrafi şartlar ve yer şekilleri özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki akarsu ve bulunduğu il eşleştirmelerinden hangisinin akarsu turizmi potansiyeli diğerlerine göre daha düşüktür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ergene Nehri - Edirne

Cevap

Ergene Nehri - Edirne seçeneği, akarsu turizmi için gerekli olan yüksek eğim ve akış hızı şartlarını taşımadığı için potansiyeli en düşük olan eşleştirmedir.
Ergene Nehri, Marmara Bölgesi'nde yer alan ve Türkiye'nin yer şekilleri en sade olan Ergene Havzası'nda akmaktadır. Bu bölgede yatak eğimi çok az olduğu için akarsuyun akış hızı düşüktür ve menderesler çizerek akar. Bu fiziksel özellikler, yüksek hız ve heyecan gerektiren rafting veya nehir kayağı gibi turizm faaliyetleri için uygun değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Akarsu turizmi (rafting) için gerekli coğrafi şartları belirle.
Yüksek yatak eğimi, yüksek akış hızı ve yeterli su debisi.
Rafting sporunun doğası gereği akarsuyun enerjisinin yüksek olması gerekir.
2
Seçeneklerdeki akarsuların bulundukları bölgelerin yer şekillerini analiz et.
Çoruh, Dalaman, Köprüçay ve Fırtına dağlık ve engebeli bölgelerde; Ergene ise düz bir ovada yer alır.
Yer şekilleri, akarsuyun akış hızını ve aşındırma gücünü doğrudan etkiler.
3
Eğim ve potansiyel karşılaştırması yaparak en düşük olanı seç.
Ergene Nehri'nin aktığı Ergene Havzası Türkiye'nin en düz yerlerinden biridir, bu nedenle potansiyel en düşüktür.
Marmara Bölgesi'ndeki Ergene Havzası'nın ortalama yükseltisi azdır ve yüzey şekilleri sadeleşmiştir.

Anahtar Kavram

Akarsu Turizmi ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Rafting sporu için nehrin 'hızlı' ve 'köpüklü' akması, yani yokuş aşağı inmesi gerektiğini düşünün.
2
Marmara Bölgesi'ndeki yer şekillerinin sadeliği ile Karadeniz ve Akdeniz'deki dağlık yapıyı kıyaslayın.
3
Edirne ve çevresinin (Ergene Havzası) Türkiye'nin en düz ve yükseltisi en az bölgelerinden biri olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki kış turizm merkezlerinin yükselti ve bakı faktörleriyle ilişkisini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Akarsuları bölgelerine göre sınıflandırın: Karadeniz (Çoruh, Fırtına) ve Akdeniz (Dalaman, Köprüçay) akarsuları genellikle yüksek dağlardan iner. Marmara (Ergene) akarsuları ise ovalarda ağır akar.
Tahmini Süre:50s
Soru 711Soru

Bir limanın ekonomik kapasitesini ve gelişmişlik düzeyini belirleyen en önemli unsurlardan biri, o limanın iç kesimlerle olan ulaşım bağlantılarının kolaylığı, yani hinterland (art bölge) genişliğidir. Türkiye'deki limanların özellikleri dikkate alındığında, Samsun Limanı'nın hinterlandının Doğu Karadeniz'deki limanlara (Rize, Artvin vb.) göre daha geniş olmasının temel ulaşım gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canik Dağları'nın yükseltisinin az olması ve ulaşımın iç kesimlere daha düşük maliyetle sağlanması

Cevap

Samsun Limanı'nın hinterlandının geniş olmasının temel nedeni, gerisindeki Canik Dağları'nın yükseltisinin az olması ve bu sayede iç kesimlerle ulaşım bağlantısının daha kolay kurulabilmesidir.
Samsun'un gerisinde yer alan Canik Dağları, Karadeniz Bölgesi'ndeki diğer dağ sıralarına göre daha alçaktır ve kıyıdan daha içeride başlar. Bu durum, Samsun Limanı'nın hem kara yolu hem de demir yolu ile Anadolu'nun iç kısımlarına çok daha rahat bağlanmasını sağlamıştır. Bu kolay ulaşım, limanın 'art bölgesini' (hinterlandını) genişleterek onu bölgenin en önemli ticaret merkezi haline getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Hinterland kavramını analiz etme
Hinterland, bir limanı besleyen, mal gönderilen ve mal alınan iç bölgedir.
Limanın gelişmişliğini anlamak için iç bölgelerle olan fiziksel bağın gücünü ölçmek gerekir.
2
Bölgesel yer şekillerini karşılaştırma
Doğu Karadeniz'de Kaçkar Dağları kıyıya çok yakın ve yüksektir (3.9003.900 m+). Orta Karadeniz'de (Samsun) Canik Dağları daha alçak ve içtedir.
Ulaşım maliyeti ve kolaylığı doğrudan dağların yükseltisi ve kıyıya uzaklığı ile ilgilidir.
3
Ulaşım modlarını kontrol etme
Samsun, Karadeniz'de demir yolu hattına sahip nadir şehirlerden biridir.
Demir yolu, hinterlandın genişlemesinde en etkili ulaşım türlerinden biridir.

Anahtar Kavram

Hinterland ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Bir limanın hinterlandını o limanı iç kesimlere bağlayan yolların kolaylığı belirler.
2
Samsun'daki dağların (Canik Dağları) yükseltisini Trabzon'daki dağlarla (Kaçkarlar) kıyaslayın.
3
Karadeniz'de demir yolu olan illeri hatırlayın; Samsun bu konuda avantajlıdır.

Daha Fazla Pratik

Demir yolu ağının hangi Karadeniz illerine ulaşamadığını ve bunun nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 712Soru

Türkiye'de yer şekillerinin uzanış doğrultusu, ulaşım sistemlerinin güzergâh maliyetleri ve teknik özellikleri üzerinde doğrudan etkilidir. Dağların kıyı çizgisine göre konumu, iç kesimlerle olan bağlantının kolaylığını veya zorluğunu belirlemektedir. Bu bilgiler ışığında, aşağıdaki güzergâhların hangisinde yapılacak bir demir yolu hattının, yer şekillerinden kaynaklanan maliyetinin diğerlerine göre daha düşük olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzmir - Afyonkarahisar hattı

Cevap

İzmir - Afyonkarahisar hattı, Ege Bölgesi'ndeki graben sistemlerinin sağladığı doğal düzlükler sayesinde en düşük maliyetli güzergâhtır.
İzmir - Afyonkarahisar hattı güzergâhı, Ege Bölgesi'nde dağların kıyıya dik uzanması sonucu oluşan Gediz ve Küçük Menderes gibi graben ovalarını takip eder. Bu ovalar deniz etkisinin ve ulaşımın iç kesimlere girmesini sağlayan doğal, düzlük alanlardır. Demir yolu yapımında eğim ve tünel ihtiyacı maliyeti belirleyen en büyük kalemler olduğundan, bu doğal koridorlar maliyeti diğer bölgelere göre belirgin şekilde azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki dağların genel uzanış doğrultusunu analiz et
Dağlar genellikle doğu-batı yönünde uzanır.
Ulaşım maliyetini belirleyen temel unsur, yolun dağları dik mi keseceği yoksa paralel mi ilerleyeceğidir.
2
Seçeneklerdeki bölgelerin kıyı-iç kesim ilişkisini değerlendir
Karadeniz ve Akdeniz'de dağlar kıyıya paraleldir (engel oluşturur), Ege'de ise diktir (geçit verir).
Paralel uzanış tünel gerektirirken, dik uzanış graben ovaları üzerinden kolay ulaşım sağlar.
3
En az engelli koridoru seç
İzmir - Afyonkarahisar güzergâhı, graben ovaları sayesinde en düşük eğimli yoldur.
Doğal çöküntü alanları (grabenler) tünel ihtiyacını minimuma indirerek birim maliyeti düşürür.

Anahtar Kavram

Dağların uzanış doğrultusunun ulaşım maliyetlerine etkisi

İpuçları

1
Dağların kıyıya 'dik' uzandığı bölgelerde ulaşım koridorları daha düzdür.
2
Ege Bölgesi'ndeki Horst-Graben sistemini ve bu sistemin iç kesimlere sağladığı kolaylığı hatırla.
3
Graben ovaları (çöküntü alanları) tünel ve viyadük yapım ihtiyacını en aza indirir.

Daha Fazla Pratik

Limanların hinterland (art bölge) genişliği ile ulaşım maliyetleri arasındaki ilişkiyi incelemek bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde dağların denizden hemen sonra bir duvar gibi yükselmediği, vadilerin denizden içeriye doğru sokulduğu bölgeyi tespit etmek çözüme ulaştırır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 713Soru

Türkiye'de deniz turizmi sezonunun başlama ve bitiş tarihleri kıyı bölgeleri arasında farklılık gösterir. Bu durum üzerinde enlem etkisiyle değişen deniz suyu sıcaklığı ve güneşlenme süresi temel belirleyicidir. Buna göre, coğrafi konum özellikleri göz önüne alındığında aşağıdaki körfezlerin hangisinde deniz turizminin (yaz turizmi) sezon süresinin diğerlerine göre daha uzun olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskenderun Körfezi

Cevap

İskenderun Körfezi, Türkiye'nin en güney enlemlerinde yer alması nedeniyle deniz turizmi sezonunun en uzun sürdüğü merkezdir.
Doğru yanıt olan İskenderun Körfezi, Türkiye'nin en güneyinde yer alan körfezdir. Matematik konum gereği güneş ışınlarını en dik açıyla alan ve deniz suyu sıcaklığının en yüksek olduğu bu bölgede, deniz turizmi sezonu Mart-Nisan aylarında başlayıp Kasım ayına kadar devam edebilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Turizm sezonunu etkileyen temel faktörü analiz et.
Deniz turizmi sezonunun süresi doğrudan deniz suyu sıcaklığı ve güneşlenme süresi ile ilişkilidir.
Sıcaklık ve güneşlenme süresi arttıkça insanların denize girebileceği gün sayısı artar.
2
Enlem ve sıcaklık ilişkisini kur.
Türkiye'de güneyden kuzeye gidildikçe (enlem arttıkça) güneş ışınlarının geliş açısı daralır ve sıcaklıklar azalır.
Matematik konum gereği güneydeki sular her zaman daha sıcak kalır.
3
Verilen merkezlerin harita üzerindeki konumlarını karşılaştır.
Seçenekler arasında en güneyde yer alan merkez Hatay sınırındaki İskenderun Körfezi'dir.
İskenderun Körfezi yaklaşık 36.536.5^{\circ} kuzey enleminde yer alarak Türkiye'nin en güney sahil şeridini oluşturur.

Anahtar Kavram

Enlem Etkisi ve Deniz Turizmi Sezonu

İpuçları

1
Deniz turizmi süresi, suyun sıcak kaldığı süre ile ilgilidir.
2
Türkiye'de güneşin en tepede olduğu ve sıcaklığın en yüksek olduğu kıyılar her zaman en güneydekilerdir.
3
Verilen seçenekler arasında Hatay iline en yakın olan ve enlem derecesi en küçük olan körfezi düşünün.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz kıyılarında deniz turizmi sezonunun çok kısa olmasının tek nedeninin enlem olmadığını, 'bulutluluk oranı' ve 'yağışlı gün sayısı' gibi özel konum şartlarını da araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematik konum kurallarını hatırlayın: Türkiye'de 36-42 kuzey paralelleri arasında, güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklık azalır. Bu yüzden deniz turizmi için 'en uzun' süre soruluyorsa en güneydeki, 'en kısa' süre soruluyorsa en kuzeydeki (Karadeniz kıyıları) aranmalıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 714Soru

Küreselleşmenin şehirler üzerindeki standartlaştırıcı etkisine karşı yerel kimliği, mimariyi ve yaşam kalitesini korumayı amaçlayan 'Sakin Şehir' (Cittaslow) hareketi, Türkiye'de de pek çok merkezle temsil edilmektedir. Buna göre; bünyesinde Akyaka ve Köyceğiz gibi tescilli merkezleri barındıran ilimiz aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Muğla

Cevap

Söz konusu olan Akyaka ve Köyceğiz Sakin Şehirleri Muğla ilinde bulunmaktadır.
Muğla ili, Türkiye'nin turizm çeşitliliği en yüksek illerinden biri olup bünyesinde Ula ilçesine bağlı Akyaka ve Köyceğiz ilçesi olmak üzere iki adet tescilli 'Sakin Şehir' (Cittaslow) merkezi barındırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sakin Şehir (Cittaslow) kavramını tanımla.
Yerel kimliği koruyan, sürdürülebilir turizmi hedefleyen uluslararası bir ağ olduğu belirlendi.
Sorunun hangi turizm konseptiyle ilgili olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Akyaka ve Köyceğiz merkezlerinin idari bağlılığını kontrol et.
Akyaka'nın (Ula ilçesine bağlı) ve Köyceğiz'in Muğla ilinde yer aldığı tespit edildi.
Coğrafi konum tespiti yaparak doğru ille eşleştirmek gerekir.
3
Diğer illerdeki Sakin Şehirlerle karşılaştır.
İzmir'de Seferihisar, Isparta'da Eğirdir/Yalvaç olduğu, Muğla'nın ise sorudaki ikiliyi barındırdığı teyit edildi.
Çeldiricileri elemek ve doğru cevabı kesinleştirmek için önemlidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Sakin Şehirlerin (Cittaslow) Coğrafi Dağılımı

İpuçları

1
Bu merkezler Ege Bölgesi'nin güneyinde, kıyı turizminin de yoğun olduğu bir ilimizde yer alır.
2
Söz konusu ilimiz, aynı zamanda en uzun kıyı şeridine sahip olan ve Menteşe Yöresi'ni kapsayan ildir.
3
Akyaka'nın meşhur azmak çayı ve Köyceğiz Gölü'nün bulunduğu bu il Muğla'dır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer Sakin Şehirleri (Ahlat, Şavşat, Perşembe vb.) ve bunların hangi coğrafi bölge/bölümlerde yer aldığını inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Harita bilgisi kullanarak Akyaka ve Köyceğiz'in yerini (Güneybatı Anadolu) tespit edip bu bölgedeki tek büyükşehir olan seçeneği bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 715Soru

Türkiye, yer yapısının karmaşıklığı ve farklı jeolojik zamanlarda meydana gelen oluşumlar sayesinde maden çeşitliliği açısından dünyanın önde gelen ülkeleri arasındadır. Madenlerin çıkarılması, işlenmesi ve ihracat potansiyeli Türkiye ekonomisi için stratejik öneme sahiptir.

Türkiye’deki madenlerin dağılışı, işletilmesi ve dış ticaretteki yeri dikkate alındığında, aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dünya rezervlerinin yaklaşık %73'üne sahip olduğumuz bor minerallerinden elde edilen yıllık toplam ihracat geliri, Türkiye'nin petrol ve doğal gaz gibi enerji ithalatı giderlerinin tamamını karşılayacak düzeydedir.

Cevap

Dünya rezervlerinin büyük kısmına sahip olduğumuz bor madeninin ihracat gelirinin enerji ithalatını karşıladığını savunan ifade yanlıştır.
Bor minerallerinde dünya lideri olmamıza rağmen, bu madenin ihracatından elde edilen yıllık gelir Türkiye'nin petrol ve doğal gaz gibi dışa bağımlı olduğu enerji kaynaklarının maliyetini karşılamaya yetmez. Bu, toplumda sıkça karşılaşılan bir yanılgıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin maden ihracat verilerini analiz etme.
Mermerin maden ihracatında lider olduğu saptandı.
Madenlerin ekonomik değerini belirlemek için dış ticaret verileri temel alınır.
2
Madenlerin coğrafi dağılışını kontrol etme.
Doğu Anadolu'nun metalik maden zenginliği doğrulandı.
Jeolojik yapı ve volkanizmanın maden çeşitliliği üzerindeki etkisi incelenmelidir.
3
Sanayi tesislerinin kuruluş yerini değerlendirme.
Seydişehir tesisinin hammaddeye dayalı kurulduğu doğrulandı.
Maden işleme tesisleri genellikle ya hammaddeye ya da enerjiye yakın kurulur.
4
Bor madeninin ekonomik büyüklüğü ile enerji ithalat faturasını kıyaslama.
Bor gelirlerinin enerji ithalatını (cari açığı) kapatmaya yetmediği görüldü.
Rezerv miktarı ile ekonomik getiri arasındaki farkı anlamak stratejik analiz için gereklidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Maden Ekonomisi ve İşleme Tesisleri

İpuçları

1
Türkiye'nin en çok döviz kazandığı maden bor değil, mermerdir.
2
Türkiye'nin enerji ithalatı yıllık bazda bor ihracatından onlarca kat daha fazladır.
3
Borun dünya rezervlerindeki payı %70'in üzerinde olsa da, toplam ihracat içindeki payını ve katma değerini enerji ihtiyacı ile kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Karabük-Ereğli demir-çelik fabrikalarının ve Samsun bakır işletmesinin kuruluş nedenlerini karşılaştırarak ulaşım ve enerji faktörlerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 716Soru

Türkiye'de bazı tarım ürünlerinin ekim alanlarının belirlenmesinde iklim ve toprak özellikleri gibi doğal faktörlerin yanı sıra; devlet kontrolü, sanayi tesislerine yakınlık veya daha kârlı ürünlerle rekabet gibi beşerî ve ekonomik faktörler de belirleyici olmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin ekim alanının sınırlı olmasının temel gerekçesi, karşısında yanlış verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şeker pancarı: Akdeniz ve Ege kıyı kuşağında doğal yetişme koşullarının (sıcaklık ve nem) bitkinin biyolojik gelişimine izin vermemesi

Cevap

Şeker pancarının Akdeniz ve Ege kıyılarında üretilmemesinin temel nedeni doğal koşulların elverişsizliği değil, ekonomik getirisinin diğer ürünlere göre daha düşük olmasıdır.
Şeker pancarı ile ilgili verilen gerekçe yanlıştır. Şeker pancarının Akdeniz ve Ege kıyı ovalarında ekilmemesinin asıl sebebi, bu bölgelerdeki yüksek verimli arazilerde pamuk, mısır, turunçgil ve seracılık gibi kâr marjı şeker pancarından çok daha yüksek olan 'ekonomik değeri yüksek ürünlerin' (sanayi ve ihracat bitkileri) tercih edilmesidir. Yani engel doğal değil, ekonomiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki ürünlerin ekim alanı sınırlamalarını değerlendirmek.
Pirinç, kenevir, haşhaş ve tütünün devlet kontrolünde olduğu tespit edilir.
Bu ürünlerin sınırlanma nedenleri sağlık, güvenlik veya kalite politikalarıdır.
2
Şeker pancarının biyolojik ve ekonomik özelliklerini analiz etmek.
Şeker pancarının sulama ile birçok bölgede yetişebileceği belirlenir.
Bitki, orta kuşak iklimine uyumludur ve kıyı bölgelerinde biyolojik olarak yetişebilir.
3
Kıyı bölgelerindeki tarımsal tercihler ile şeker pancarı üretimini karşılaştırmak.
Ekonomik rekabet kavramı üzerinden değerlendirme yapılır.
Akdeniz ve Ege'de turunçgiller, sebze ve meyveler şeker pancarına göre çok daha yüksek gelir getirmektedir.

Anahtar Kavram

Tarımda Ekonomik Rekabet ve Beşerî Sınırlamalar

İpuçları

1
Bir ürünün bir yerde yetişmemesi her zaman 'iklimin kötü olması' anlamına gelmez; bazen başka bir ürün daha çok kazandırdığı için tercih edilmez.
2
Şeker pancarı sulama yapılan her yerde yetişebilir. Ancak kıyı ovalarında toprak çok değerlidir ve şeker pancarı bu toprağın 'kirasına' değmez.
3
Akdeniz'de turunçgiller dururken kimse şeker pancarı ekmez. Bu durum 'ekonomik rekabet' (Opportunity Cost) ilkesiyle açıklanır.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir durum mısır için de geçerlidir. Mısır eskiden sadece Karadeniz'de (doğal) yetişirken, sulama ile Akdeniz ve İç Anadolu'da (beşerî) daha yaygın hale gelmiştir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 717Soru

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılımı ile bu faaliyetlerin gelişiminde etkili olan temel doğal ve beşerî faktörler arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır.

Aşağıdaki tabloda bazı hayvancılık türleri ve bu türlerin gelişiminde belirleyici olan temel faktörler eşleştirilmiştir:

Hayvancılık TürüTemel Gelişim Faktörü
I. İpek BöcekçiliğiDut Tarımının Yaygınlığı
II. Kümes HayvancılığıBüyük Tüketim Merkezlerine Yakınlık
III. ArıcılıkBitki Örtüsü Çeşitliliği ve Engebe
IV. Manda YetiştiriciliğiAkarsu Boyları ve Sulak Alanlar
V. Kıl Keçisi YetiştiriciliğiAntropojen Bozkır Bitki Örtüsü

Buna göre, tablodaki eşleştirmelerden hangisi hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

V numaralı eşleştirmede belirtilen kıl keçisi yetiştiriciliği ile bozkır bitki örtüsü arasındaki ilişki yanlıştır; kıl keçisi maki bitki örtüsü ve engebeli arazilerle uyumludur.
Kıl keçisi yetiştiriciliği, yer şekillerinin engebeli olduğu ve maki bitki örtüsünün baskın bulunduğu Toroslar kuşağında (Teke ve Taşeli platoları gibi) yoğunlaşmıştır. İç bölgelerdeki antropojen bozkırlar ise daha çok koyun yetiştiriciliği için elverişli doğal ortam sunmaktadır. Bu nedenle beşinci maddedeki eşleştirme hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hayvancılık türlerinin doğal ve beşerî gereksinimlerini analiz etme
İpek böcekçiliği dut ağacına, kümes hayvancılığı pazara, arıcılık floraya ve manda sulak alanlara ihtiyaç duyar.
Her hayvancılık kolunun lokasyon seçimini etkileyen temel bir kriter vardır.
2
Kıl keçisi ve bozkır arasındaki ilişkiyi sorgulama
Kıl keçisinin bozkır (step) alanlarında değil, çalılık ve dağlık (maki) alanlarda yetiştirildiği tespit edilir.
Antropojen bozkırlar ve doğal bozkırlar, küçükbaş hayvanlardan olan koyun yetiştiriciliği için uygun alanlardır.

Anahtar Kavram

Hayvancılık Faaliyetlerinin Coğrafi Dağılım İlkeleri

İpuçları

1
Kıl keçisinin hangi bölgede ve hangi bitki topluluğu (maki mi bozkır mı) içinde yetiştiğini düşünün.
2
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'daki bozkırlarda hangi küçükbaş hayvanın daha yaygın olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de mera hayvancılığı ile besi hayvancılığının iklime olan bağımlılık farklarını inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 718Soru

Türkiye'de dağların uzanış doğrultusuna bağlı olarak kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşım maliyetli ve zordur. Özellikle Doğu Karadeniz limanlarının iç kesimlerle olan ticari bağlantısı, yüksek dağ sıralarını aşan stratejik geçitler sayesinde sağlanmaktadır. Trabzon Limanı üzerinden yapılan transit taşımacılıkta, Gümüşhane ve Bayburt güzergahını izleyerek Erzurum'a ulaşmak isteyen bir nakliye aracının sırasıyla kullanması gereken geçitler aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zigana - Kop

Cevap

Trabzon Limanı'ndan iç kesimlere ulaşımda sırasıyla Zigana ve Kop geçitleri kullanılır.
Doğu Karadeniz'in en önemli limanı olan Trabzon'un hinterlandını genişleten ve İran ile yapılan transit ticarette kritik rol oynayan geçitler Zigana ve Kop'tur. Zigana Geçidi Trabzon'u Gümüşhane'ye, Kop Geçidi ise Bayburt'u Erzurum'a bağlayarak sahil ile Doğu Anadolu arasında bir koridor oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç noktası olan Trabzon Limanı'ndan güneye, iç kesimlere doğru yönelmek.
Zigana Geçidi (veya Yeni Zigana Tüneli).
Kıyı şeridi ile Gümüşhane arasındaki Doğu Karadeniz Dağları'nın aşılması gerekir.
2
Gümüşhane ve Bayburt üzerinden Erzurum platosuna geçiş yapmak.
Kop Geçidi.
Bayburt ile Erzurum arasındaki yüksek dağ eşiğinin aşılması transit ticaret yolu için zorunludur.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Stratejik Geçitleri ve Transit Ticaret Güzergahları

İpuçları

1
Trabzon Limanı'nın iç kesimlerle olan bağlantısı tarihi İpek Yolu'nun bir parçasıdır.
2
Bu güzergah üzerinde önce Gümüşhane, sonra Bayburt ve nihayet Erzurum şehirlerine ulaşılır.
3
Trabzon-Gümüşhane arasındaki geçit Zigana, Bayburt-Erzurum arasındaki geçit ise Kop'tur.

Daha Fazla Pratik

Akdeniz Bölgesi'ndeki geçitleri (Batıdan doğuya: Çubuk, Sertavul, Gülek, Belen) ve bu geçitlerin hangi liman şehirlerinin hinterlandını etkilediğini tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinden kıyı bölgelerindeki dağ sıralarını hayal ederek, Trabzon'un tam güneyindeki şehirlerin (Gümüşhane, Bayburt) yerini hatırlamak doğru sonuca ulaşmanızı sağlar.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 719Soru

Bir sanayi coğrafyacısı, Türkiye'deki ferrokrom tesislerini incelerken Elazığ'daki işletmenin bölgedeki zengin maden yataklarına bağlı olarak kurulduğunu; Antalya'daki işletmenin ise maden yataklarına uzak olmasına rağmen deniz yolu ulaşım avantajı ve ihracat kolaylığı nedeniyle tercih edildiğini belirtmiştir. Buna göre, Antalya'daki tesisin kuruluş yeri belirlenirken etkili olan temel faktör, aşağıdaki sanayi merkezlerinden hangisindeki tesisin kuruluş gerekçesiyle benzerlik gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskenderun - Demir-Çelik Fabrikası

Cevap

İskenderun'daki Demir-Çelik Fabrikası, Antalya'daki ferrokrom tesisleri gibi ulaşım (liman) faktörü ön planda tutularak kurulmuştur.
Antalya'daki ferrokrom tesisi, krom madenine uzak olmasına rağmen liman avantajı (ulaşım) nedeniyle kurulmuştur. İskenderun Demir-Çelik Fabrikası da benzer şekilde, demir yataklarına (Sivas/Malatya) ve enerji kaynağına (Zonguldak) uzak olmasına karşın ulaşım ve liman imkanları sayesinde kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Antalya'daki ferrokrom tesisinin yer seçim faktörünü belirle.
Liman ve ulaşım avantajı.
Maden yataklarına uzak olmasına rağmen kıyı şeridinde yer alması dış pazarlara sevkiyatı kolaylaştırır.
2
Seçeneklerdeki tesislerin kuruluş faktörlerini analiz et.
İskenderun Demir-Çelik tesisinin hammadde veya enerji kaynağı sahasında olmadığını tespit et.
İskenderun, ithal kömür ve cevherin getirilmesi veya ürünün gönderilmesi için liman imkanına sahiptir.
3
Antalya ile benzer gerekçeye sahip olan merkezi eşleştir.
İskenderun.
Her iki merkezde de ulaşım ve hinterland genişliği hammaddeye yakınlığın önüne geçmiştir.

Anahtar Kavram

Sanayi Kuruluş Yerini Etkileyen Faktörler: Hammadde vs. Ulaşım

İpuçları

1
Antalya'da krom çıkarılmadığını, ancak kromun buradan ihraç edildiğini düşünün.
2
Sanayi tesisleri ya hammaddenin yanına ya da ulaşımın kolay olduğu liman şehirlerine kurulur.
3
Demir-çelik ve ferrokrom gibi ağır sanayi kollarında liman şehirleri, ihracat ve hammadde ithalatı için stratejik öneme sahiptir.

Daha Fazla Pratik

Ereğli ve Karabük demir-çelik fabrikalarının neden kıyıya değil de iç kısımlara (enerjiye yakınlık) kurulduğunu araştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 720Soru

Türkiye'de bazı tarım ürünlerinin coğrafi dağılışında kış ılıklığı isteği en önemli sınırlayıcı faktördür. Don olaylarına karşı hassas olan bu ürünlerin, kış sıcaklıklarının 0C0^{\circ}C'nin altına düştüğü iç kesimlerde yetiştirilmesi oldukça zordur.

Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin üretim alanının belirlenmesinde kış ılıklığı temel belirleyici faktördür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zeytin

Cevap

Üretim alanı kış ılıklığına bağlı olarak şekillenen tarım ürünü zeytindir.
Doğru yanıt olan zeytin, tipik bir maki elemanı ve Akdeniz iklimi ürünüdür. Yapraklarını dökmeyen bir ağaç olduğu için gövdesindeki suyun donması durumunda bitki tamamen kurur. Bu yüzden sadece kışların ılık geçtiği Akdeniz, Ege ve Güney Marmara gibi kıyı bölgelerinde ekonomik olarak yetiştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kış ılıklığı kavramını analiz etme
Kış ılıklığı, kış sıcaklıklarının genellikle 0C0^{\circ}C üzerinde seyretmesi ve don olaylarının az görülmesi demektir.
Hangi ürünün soğuğa dayanıksız olduğunu belirlemek için bu tanım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki ürünlerin iklim isteklerini karşılaştırma
Zeytin, turunçgil ve çay gibi ürünler kış ılıklığı isterken; buğday, arpa ve şeker pancarı gibi ürünler karasal iklime (soğuğa) dayanıklıdır.
Ürünlerin ekolojik istekleri üzerinden eleme yapmak doğru sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Tarım ürünlerinin yetişme koşulları ve kış ılıklığı ilişkisi

İpuçları

1
Sorulan ürün kışın yaprağını dökmeyen ve don olaylarından zarar gören bir bitkidir.
2
Bu ürünün en çok yetiştirildiği yerler Ege ve Akdeniz kıyılarıdır; İç Anadolu'da yetişemez.
3
Akdeniz ikliminin en karakteristik tarım ürünüdür.

Daha Fazla Pratik

Turunçgiller ve incir gibi ürünlerin de benzer şekilde kış ılıklığı istediğini unutmayın.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 36 / 39Sonraki