Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 421Soru

Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'de ve orta kuşakta yer alması nedeniyle, dağların güney yamaçlarının güneş ışınlarını daha büyük açıyla alması ve daha fazla ısınması beklenir. Ancak kış mevsiminde Kuzey Anadolu Dağları'nın denize bakan kuzey yamaçlarındaki sıcaklık ortalamalarının, iç kesime bakan güney yamaçlardan daha yüksek olduğu ve karın yerde kalma süresinin daha kısa olduğu görülmektedir.

Bu durumun ortaya çıkmasında etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denizelliğin etkisiyle nem miktarının artması ve bulutluluğun ısı kaybını azaltması

Cevap

Denizelliğin etkisiyle nem miktarının artması ve bulutluluğun ısı kaybını azaltması
Kuzey Anadolu Dağları'nın kuzey yamaçları denize baktığı için nem oranı yüksektir. Nem, kış mevsiminde karasallığın şiddetli olduğu iç kesimlerin aksine, aşırı ısı kaybını (yerden ışımayı) engelleyerek kışların daha ılık geçmesini sağlar. Bu durum, coğrafyada 'bakı etkisine ters durum' veya 'enlem etkisine aykırılık' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Bakı ve enlem etkisinin analiz edilmesi
Normal şartlarda Türkiye'de güney yamaçların (bakı) ve güneydeki yerlerin (enlem) daha sıcak olması gerekir.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'dedir ve güneş ışınlarını güneyden alır.
2
Özel konum (göreceli konum) faktörlerinin değerlendirilmesi
Deniz kıyısında nem oranı yüksektir. Nem, gündüz aşırı ısınmayı, gece ise aşırı soğumayı (ışıma) engeller.
Su buharı ısıyı tutma özelliğine sahiptir.
3
Çelişkinin nedenini belirleme
Kuzey yamaçların daha ılık olması, denizelliğin (göreceli konum) bakı etkisine (matematik konum) baskın geldiğini gösterir.
Karadeniz'in ılımanlaştırıcı etkisi kışın dondurucu soğukların iç kesimlerdeki kadar etkili olmasını önler.

Anahtar Kavram

Denizellik ve Nemliliğin Sıcaklık Üzerindeki Düzenleyici Etkisi

İpuçları

1
Güneş ışınları güneyden gelmesine rağmen kuzeyin daha sıcak olması, matematik konumla açıklanamayan bir durumdur.
2
Kıyı bölgelerinde kışın havanın çok soğumamasının nedeni, havadaki nemin ısıyı tutma kapasitesidir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz kıyılarında sıcaklık farklarının az olması ile İç Anadolu'da fazla olması arasındaki ilişkiyi 'nemlilik' açısından inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 422Soru

Dünya'nın şekli ve güneş ışınlarının geliş açısına bağlı olarak Ekvator'dan kutuplara doğru sıcaklıkların genel bir şekilde azalması kuralına enlem etkisi denir. Türkiye'de de sıcaklık dağılışında bu kuralın belirgin etkileri görülmektedir. Ancak denizellik, karasallık ve yükselti gibi yöresel şartlar, bazı yerlerde bu genel kuralın dışına çıkılmasına zemin hazırlar.

Buna göre, sıcaklık dağılışı üzerinde özel konum şartlarının enlem etkisine ağır bastığını (enleme ters düştüğünü) gösteren durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kış mevsiminde Sinop'un ortalama sıcaklığının Ankara'dan daha yüksek olması

Cevap

Kış mevsiminde Sinop'un ortalama sıcaklığının Ankara'dan daha yüksek olması durumu, özel konumun enlem etkisini bastırdığını gösterir.
Enlem kuralına göre, Ekvator'dan uzaklaşıldıkça (kuzeye gidildikçe) sıcaklıkların azalması beklenir. Sinop, Ankara'dan daha kuzeyde yer almasına rağmen kış mevsiminde ortalama sıcaklığı Ankara'dan daha yüksektir. Bu durumun nedeni Sinop'un deniz kıyısında (ılımanlaştırıcı etki altında), Ankara'nın ise karasal ve daha yüksek bir konumda olmasıdır. Dolayısıyla bu durum enlem (mutlak konum) kuralıyla açıklanamaz; özel konum şartlarının enlem etkisine ters düşmesine klasik bir örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Enlem etkisinin sıcaklık üzerindeki kuralını tanımlama
Enlem etkisine göre, Türkiye'de güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklıkların düzenli olarak azalması beklenir.
Sıcaklık dağılışındaki temel beklentiyi ve kuralı netleştirmek için.
2
Seçeneklerdeki coğrafi merkezlerin konumlarını kuzey-güney yönlü karşılaştırma
Sinop kuzeyde, Ankara ise Sinop'a göre çok daha güneyde yer almaktadır.
Enlem kuralının şehirlere teorik olarak nasıl uygulanması gerektiğini bulmak için.
3
Gerçekleşen durum ile enlem kuralını kıyaslama
Kurala göre Sinop'un daha soğuk olması gerekirken, kışın Ankara'dan daha sıcaktır. Denizellik ve karasallık (özel konum), enlemin getirdiği matematiksel kuralı bozmuştur.
Hangi seçenekte enleme ters düşen bir istisna olduğunu tespit etmek için.

Anahtar Kavram

İklimde Mutlak ve Göreceli Konum Etkisi

İpuçları

1
Enlem etkisine göre, Ekvator'dan uzaklaştıkça (kuzeye gidildikçe) sıcaklıkların düzenli olarak azalması beklenir.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin veya bölgelerin birbirlerine göre kuzey-güney konumlarını karşılaştırarak kimin daha sıcak olması gerektiğini düşünün.
3
Kuzeyde olmasına rağmen kış aylarında denizellik etkisiyle güneydeki karasal bir şehirden daha sıcak olan merkezi bulmalısınız.

Daha Fazla Pratik

Bakı etkisinin enlem (mutlak konum) ile olan ilişkisini tam kavradığınızdan emin olmak için, dağların kuzey ve güney yamaç sıcaklıklarını karşılaştıran farklı soru tiplerini de incelemeniz faydalı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Özel konum (denizellik, karasallık, yükselti) faktörlerinin güçlü olduğu yerleri tespit edip, bu faktörlerin enlem kuralını (kuzeye gidildikçe soğuma kuralını) bozup bozmadığını kontrol edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 423Soru

Türkiye'de bitki topluluklarının dağılışında iklim özelliklerinin yanı sıra beşerî faaliyetlerin orman örtüsü üzerindeki tahribatı da belirleyici bir rol oynamaktadır. Karadeniz kıyı kuşağında, nemli ve ılıman iklim şartlarında geniş yapraklı ormanların tahrip edildiği alanlarda; fındık, kızılcık, muşmula ve yabani kiraz gibi türlerin, defne ve şimşir gibi her mevsim yeşil kalan maki elemanlarıyla bir arada bulunduğu görülür. Bu özelliklere sahip olan ve Karadeniz'e özgü olan çalı formasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psödomaki

Cevap

Karadeniz kıyı kuşağında nemli ormanların tahribiyle oluşan ve bünyesinde yaprağını döken türleri de barındıran çalı topluluğu psödomakidir.
Psödomaki, 'yalancı maki' anlamına gelir ve Karadeniz gibi nemli iklim bölgelerinde, özellikle geniş yapraklı ormanların tahribiyle ortaya çıkar. Bu topluluğun içinde fındık, kızılcık, muşmula gibi kışın yaprağını döken bitkiler ile defne gibi her mevsim yeşil kalan türler bir arada bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgenin iklim ve doğal bitki örtüsünü analiz etmek.
Karadeniz kıyı kuşağının nemli iklimi, geniş yapraklı gür ormanların yetişmesine olanak sağlar.
Bitki örtüsü değişimlerini anlamak için önce orijinal bitki örtüsünü bilmek gerekir.
2
Beşerî tahribatın sonucunu belirlemek.
Geniş yapraklı ormanların tahrip edildiği alanlarda ikincil bir örtü gelişir.
İnsan müdahalesi doğal dengenin bozulmasına ve yeni formasyonların oluşmasına yol açar.
3
Tür özelliklerine göre formasyonu teşhis etmek.
Fındık, kızılcık gibi yaprağını döken türlerin maki elemanlarıyla karışık bulunduğu bu örtü 'psödomaki' (yalancı maki) olarak adlandırılır.
Psödomakiyi karakteristik makiden ayıran en önemli özellik kışın yaprağını döken türlerin varlığıdır.

Anahtar Kavram

Psödomaki (Yalancı Maki) Oluşumu ve Karakteristikleri

İpuçları

1
Bu çalı topluluğu Türkiye'nin kuzey kıyılarında yaygındır.
2
Oluşumunda Karadeniz ormanlarının tahrip edilmesi etkili olmuştur.
3
Adı, 'gerçek olmayan' veya 'yalancı' anlamına gelen bir ön ek içerir.

Daha Fazla Pratik

Maki üst sınırının enleme bağlı olarak Akdeniz'den Marmara'ya doğru nasıl değiştiğini incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olur.

Alternatif Yöntem

Bitki türlerine odaklanın: Fındık ve kızılcık Karadeniz'e özgü iken, defne hem Akdeniz hem Karadeniz'de (nemli mikroklimalarda) olabilir. Bu karışım sadece psödomakide bulunur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 424Soru

Türkiye'yi etkileyen basınç sistemleri; oluşum mekanizmaları, etki süreleri ve beraberinde getirdikleri hava kütlelerinin özellikleri bakımından farklılık gösterir. Bu sistemlerin Türkiye üzerindeki hakimiyeti, mevsimlik hava durumunu doğrudan kontrol eder.

Buna göre, Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin genel özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asor ve İzlanda basınç merkezleri, dünyanın günlük hareketine bağlı olarak 3030^\circ ve 6060^\circ enlemleri çevresinde oluşan dinamik kökenli sistemlerdir.

Cevap

Asor ve İzlanda basınç merkezlerinin dünyanın günlük hareketine bağlı olarak oluşan dinamik sistemler olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Asor ve İzlanda basınçları, dünyanın günlük hareketine bağlı olarak ortaya çıkan 'Dinamik' kökenli sistemlerdir. Asor 3030^\circ enlemlerindeki dinamik yüksek basınç kuşağının, İzlanda ise 6060^\circ enlemlerindeki dinamik alçak basınç kuşağının bir parçasıdır. Bu durum Türkiye'nin mutlak konumuyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerinin oluşum nedenlerini (Termik ve Dinamik) belirle.
Sibirya ve Basra termik; Asor ve İzlanda ise dinamik kökenlidir.
Oluşum kökenini bilmek, sistemin yıl boyu mu yoksa mevsimlik mi etkili olduğunu anlamayı sağlar.
2
Dinamik basınçların matematik konum ile ilişkisini analiz et.
Dinamik basınçlar dünyanın günlük hareketiyle 3030^\circ (YB) ve 6060^\circ (AB) enlemlerinde sürekli kuşaklar oluşturur.
Türkiye'nin bu enlemlere yakınlığı, Asor ve İzlanda'nın yıl boyu etki potansiyeline sahip olmasını açıklar.
3
Seçeneklerdeki yön, mevsim ve hava karakteri eşleştirmelerini kontrol et.
Sibirya (soğuk/kuru), Basra (sıcak/kuru), İzlanda (ılık/yağışlı) ve Asor (yazın kurak) karakterleri ile karşılaştırıldı.
Yanlış eşleştirmeler elenerek en kapsamlı ve bilimsel ifadeye ulaşıldı.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin oluşum kökenleri (Dinamik/Termik) ve mutlak konumla ilişkisi.

İpuçları

1
Basınç merkezlerini 'Termik' (sıcaklık kaynaklı) ve 'Dinamik' (günlük hareket kaynaklı) olarak gruplandırmayı deneyin.
2
Hangi sistemlerin 3030^\circ ve 6060^\circ enlemlerindeki sürekli kuşaklarla ilişkili olduğunu hatırlayın.
3
Dinamik sistemler (Asor ve İzlanda) dünyanın eksen etrafındaki dönüşüyle oluşurken, termik sistemler (Sibirya ve Basra) mevsimlik ısınma farklarından doğar.

Daha Fazla Pratik

İzlanda ve Sibirya'nın kış mevsimindeki etkileşiminin Karadeniz üzerinden geçen hava kütlelerine etkisini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Sistemleri geldikleri yönlere göre kodlayabilirsiniz: Kuzeybatı (İzlanda-Dinamik), Kuzeydoğu (Sibirya-Termik), Güneybatı (Asor-Dinamik), Güneydoğu (Basra-Termik). Bu çapraz yapı, dinamik ve termik ayrımını görselleştirmeyi kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 425Soru

Türkiye'de karasal iklimin hüküm sürdüğü iç kesimlerde geniş alanlara yayılan bozkır (step) formasyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Anadolu'nun yüksek platolarında yaz yağışlarıyla yeşeren gür otlardır.

Cevap

Doğru cevap, bozkırların Doğu Anadolu'nun yüksek platolarında yaz yağışlarıyla yeşeren gür otlar olduğunu belirten ifadedir.
Bozkırlar, iç kesimlerdeki yarı kurak iklim bölgelerinde ilkbahar yağışlarıyla yeşerip yaz kuraklığıyla sararan kısa boylu otlardır. Doğu Anadolu'nun yüksek platolarında (Erzurum-Kars, Ardahan) yaz yağışlarıyla yeşeren ve yaz boyu yeşil kalan gür ot toplulukları ise 'çayır' formasyonudur. Bu nedenle, çayır özelliklerini bozkıra aitmiş gibi gösteren ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bozkır (step) formasyonunun iklim ve yaşam döngüsünü belirle.
Bozkırlar ilkbahar yağışlarıyla yeşerir ve yaz kuraklığıyla sararır.
Yarı kurak karasal iklimin yağış rejimi bitki döngüsünü bu şekilde şekillendirir.
2
Verilen türlerin ve ekonomik faaliyetlerin bozkırla uyumunu kontrol et.
Geven, yavşan otu gibi türler bozkır türüdür ve bu alanlar küçükbaş hayvancılığa uygundur.
Kısa boylu otlar büyükbaş yerine küçükbaş hayvanların beslenmesi için daha elverişlidir.
3
Hatalı olan ifadeyi tespit et.
Yaz yağışlarıyla yeşil kalan gür otlar çayır formasyonuna aittir.
Erzurum-Kars gibi yüksek platolarda sert karasal iklimin yaz yağışları çayırların oluşmasına neden olur, bozkırların değil.

Anahtar Kavram

Bozkır ve Çayır Formasyonları Arasındaki Farklar

İpuçları

1
Bozkır ve çayır arasındaki en temel fark, hangi mevsimde yeşil kaldıklarıdır.
2
Erzurum-Kars platosu denilince akla yaz yağışları ve buna bağlı olarak çayır formasyonu gelmelidir.

Daha Fazla Pratik

Bozkırların tahrip edilmesiyle oluşan 'antropojen bozkır' kavramını ve İç Anadolu'daki yayılışını inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 426Soru

Deniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin, kıyı çizgisine paralel uzanan dağ sıralarına çarparak yükselmesi ve soğuması sonucunda oluşan yağışlara "yamaç (orografik) yağışları" denir. Türkiye'nin yer şekli özellikleri göz önüne alındığında, bu yağış oluşum şeklinin aşağıdaki alanların hangisinde en yaygın görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Bölümü'nün denize bakan kuzey yamaçlarında

Cevap

Yamaç (orografik) yağışlarının en yaygın görüldüğü yer Doğu Karadeniz Bölümü'nün denize bakan kuzey yamaçlarıdır.
Türkiye'de dağların kıyı çizgisine paralel ve denize en yakın olduğu yerlerin başında Doğu Karadeniz gelir. Deniz üzerinden gelen nemli hava kütleleri, Kaçkar Dağları gibi yüksek sıralara çarparak yükselmek zorunda kalır. Yükselen hava soğur ve içerisindeki nemi yağış olarak bırakır. Bu nedenle orografik yağışların en tipik örnekleri bu bölgede görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Yamaç yağışının tanımını analiz et.
Oluşum için nemli bir hava kütlesi ve bu kütlenin çarpıp yükselebileceği, kıyıya paralel uzanan yüksek dağ sıraları gereklidir.
Yamaç yağışları tamamen yer şekillerinin uzanış doğrultusuna bağlıdır.
2
Türkiye'nin yer şekillerini değerlendir.
Karadeniz ve Akdeniz'de dağlar kıyıya paralel uzanırken, Ege'de dik uzanır. İç kesimler ise daha düzdür.
Yağışın oluşabilmesi için havanın önünün bir engel (dağ) tarafından kesilmesi gerekir.
3
En uygun bölgeyi seç.
Doğu Karadeniz'de Kaçkar Dağları kıyıya paralel, çok yüksek ve denizden hemen sonra başladığı için denizden gelen rüzgarlar en fazla yağışı buraya bırakır.
Yükselti ve uzanış doğrultusunun kombinasyonu bu sonucu doğurur.

Anahtar Kavram

Yamaç (Orografik) Yağış Mekanizması

İpuçları

1
Yamaç yağışları için denize paralel uzanan yüksek dağ sıralarına ihtiyaç vardır.
2
Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında dağların uzanışını ve denize uzaklığını düşünün.
3
Hangi seçenekteki bölgede dağlar denizden hemen sonra başlar ve nemli rüzgarların önünü keser?

Daha Fazla Pratik

Konveksiyonel (yükselim) ve cephe (frontal) yağışlarının Türkiye'deki dağılışını ve oluşum nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 427Soru

Türkiye'de ormanların genel dağılışı ve bu ormanları oluşturan ağaç türlerinin özellikleri ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nem ve yağış isteği çok yüksek olan ladin ağaçları, Karadeniz kıyı kuşağı boyunca Yıldız Dağları'ndan Gürcistan sınırına kadar kesintisiz bir orman kuşağı oluşturur.

Cevap

Ladin ağacının Karadeniz kıyı kuşağı boyunca Yıldız Dağları'ndan itibaren kesintisiz yayıldığını belirten ifade yanlıştır; çünkü ladin sadece Doğu Karadeniz'e özgü bir türdür.
Ladin ağacı (Doğu Ladini), Türkiye'de nem ve yağış isteği en yüksek türlerden biridir ve yayılış alanı sadece Doğu Karadeniz (Ordu-Gürcistan arası) ile sınırlıdır. Karadeniz'in batı kısımlarında veya Marmara Bölgesi'ndeki Yıldız Dağları'nda doğal olarak bulunmaz. Bu nedenle ladinin tüm Karadeniz kuşağında kesintisiz yayılması bilgisi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki ağaç türlerinin ekolojik isteklerini değerlendiriniz.
Meşe dayanıklı, kızılçam ışık isteği yüksek, kayın ve ladin ise nem isteği yüksek türlerdir.
Türlerin yayılışını anlamak için iklim gereksinimlerini bilmek gerekir.
2
Bölgesel orman istatistiklerini kontrol ediniz.
En fazla orman Karadeniz'de, en az orman Güneydoğu Anadolu'dadır.
Yağış miktarı orman varlığı ile doğrudan ilişkilidir.
3
Spesifik türlerin (Ladin) coğrafi sınırlarını analiz ediniz.
Doğu Ladini (Picea orientalis), Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz bölümünde bulunur.
Bazı türler nem ve sıcaklık hassasiyeti nedeniyle çok dar (lokal/mikroklimal) alanlarda yayılış gösterir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Orman Ağacı Türleri ve Bölgesel Yayılış Sınırları

İpuçları

1
Türkiye'deki en yaygın ağaç türü ile en çok ormana sahip bölgeyi hatırlayın.
2
Ladin ağacının sadece Doğu Karadeniz'e özgü bir 'karakteristik tür' olduğunu düşünün.
3
Yıldız Dağları (Kırklareli) ile Doğu Karadeniz arasındaki iklim ve tür farklarını göz önüne getirin; ladin o kadar batıya uzanır mı?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki endemik ağaç türlerini (Sığla, Kasnak Meşesi, İspir Meşesi vb.) ve yayılış alanlarını çalışarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 428Soru

Türkiye'de özellikle Akdeniz ve Ege kıyı kuşağında, kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle ortaya çıkan; zeytin, zakkum, defne ve keçiboynuzu gibi her mevsim yeşil kalan bodur ağaççıkların oluşturduğu bitki topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maki

Cevap

Maki topluluğu, Akdeniz iklim kuşağında kızılçamların tahribi sonucu oluşan bodur ağaççıklardır.
Maki topluluğu, Türkiye'de Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü alanlarda kızılçam ormanlarının insanlar tarafından tahrip edilmesiyle gelişen, karakteristik bodur ağaççık (çalı) topluluğudur. Zeytin, zakkum, defne, mersin ve keçiboynuzu bu topluluğun en bilinen üyeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge ve iklim özelliklerini analiz etmek.
Akdeniz ve Ege kıyıları Akdeniz iklim kuşağındadır.
Bitki örtüsü dağılımı doğrudan iklim özelliklerine bağlıdır.
2
Oluşum nedenini ve türleri değerlendirmek.
Kızılçam tahribi ve zeytin, zakkum, defne gibi türler maki formasyonuna aittir.
Maki, orman tahribiyle oluşan bir sekonder (ikincil) bitki topluluğudur.

Anahtar Kavram

Bitki Örtüsü Tahribi ve Çalı Formasyonları

İpuçları

1
Akdeniz ikliminin en belirgin bitki örtüsünü hatırlayın.
2
Soruda bahsedilen türler (zeytin, zakkum) tipik bir çalı grubuna aittir.

Daha Fazla Pratik

Makilerin kuzeye doğru (Akdeniz'den Marmara'ya) yükselti sınırının neden azaldığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 429Soru

Türkiye'nin sahip olduğu farklı iklim tipleri, ormanları oluşturan ağaç türlerinin (geniş yapraklı veya iğne yapraklı) çeşitlilik göstermesini sağlamıştır. Sıcaklık ve nem isteği farklı olan bu ağaç türleri, kendilerine en uygun doğal yetişme ortamlarında bölgesel olarak yayılış gösterirler.

Buna göre, Türkiye'de doğal olarak yetişen bazı ağaç türleri ve bunların yayılış gösterdiği karakteristik iklim koşullarıyla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sarıçam - Kışların çok ılık ve karsız geçtiği Akdeniz ve Ege kıyı kuşağı

Cevap

Sarıçam ağaçlarının kışların çok ılık geçtiği Akdeniz ve Ege kıyılarında yetiştiğini belirten eşleştirme yanlıştır; çünkü Sarıçam soğuğa dayanıklı bir tür olup yüksek ve karasal alanlarda yetişir.
Sarıçam, Türkiye'deki çam türleri içinde soğuğa en dayanıklı olan iğne yapraklı türdür. Bu nedenle kışların ılık ve karsız geçtiği Akdeniz ve Ege kıyılarında değil, Kuzey Anadolu Dağları'nın yüksek kesimlerinde ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde (özellikle Erzurum-Kars bölümü, Sarıkamış civarı) ormanlar oluşturur. Akdeniz ve Ege kıyılarının karakteristik çam türü sıcaklığa ve yaz kuraklığına dayanıklı olan Kızılçam'dır. Dolayısıyla Sarıçam ile ılıman kıyı ikliminin eşleştirilmesi coğrafi açıdan yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen ağaç türlerinin (Geniş veya iğne yapraklı) temel iklim (sıcaklık ve nem) isteklerini analiz etmek.
Kayın nemli ortamları; Kızılçam sıcak ve kurak yazları; Meşe kurak karasal şartları; Ladin serin/nemli yüksek alanları; Sarıçam ise soğuk ve sert karasal şartları sever.
Her ağaç türünün fizyolojik yapısı, farklı iklim koşullarına uyum sağlamak üzere evrimleşmiştir.
2
Seçeneklerdeki iklim-ağaç eşleştirmelerini Türkiye haritası üzerinde doğrulamak.
Sarıçam ağacının 'Akdeniz ve Ege kıyı kuşağı' ile eşleştirildiği görülür. Ancak bu kıyıların karakteristik ağacı Kızılçam'dır.
Sarıçam Türkiye'deki çam türleri içinde soğuğa en dayanıklı olanıdır ve ılıman kıyılarda rekabet edemez, yüksek/soğuk alanlarda yetişir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de orman ağacı türlerinin iklim koşullarına (sıcaklık ve nem) göre coğrafi dağılışı

İpuçları

1
Türkiye'de iğne yapraklı ormanları oluşturan çam türlerinin sıcaklık toleransları birbirinden farklıdır. Hangi çam türünün soğuğa, hangisinin sıcağa dayandığını hatırlayın.
2
Akdeniz ve Ege kıyılarında sıcaklığa ve yangınlara dirençli olan Kızılçam ormanları yaygındır. Acaba seçeneklerdeki çam türlerinden hangisi bu bölgeye ait değildir?
3
Sarıçam, Türkiye'de Kars (Sarıkamış) gibi kışın çok sert geçtiği karasal ve yüksek alanlarda doğal olarak yetişir. Bu ağacın ılıman kıyılarda görülmesi beklenmez.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki ormanların dikey yöndeki (yükseltiye bağlı) dağılışı incelenerek geniş yapraklı, karışık ve iğne yapraklı kuşakların sıralaması tekrar edilmelidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 430Soru

Türkiye'nin mutlak (matematik) konumuna bağlı olarak orta kuşakta yer alması, yıl boyunca farklı karakterdeki hava kütlelerinin ülkemizde etkili olmasına zemin hazırlar. Özellikle kış mevsiminde, güneyden gelen sıcak hava ile kuzeyden gelen soğuk havanın karşılaşması sonucunda belirli bir yağış tipi yaygın olarak görülür. Buna göre, Türkiye'de kış mevsiminde görülen ve farklı hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında oluşan bu yağış tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cephe (Frontal) yağışları

Cevap

Türkiye'de kış mevsiminde farklı hava kütlelerinin karşılaşmasıyla oluşan yağış tipi Cephe (Frontal) yağışlarıdır.
Cephe (frontal) yağışları, farklı sıcaklık ve yoğunluktaki hava kütlelerinin karşılaştığı alanlarda meydana gelir. Türkiye'nin orta kuşakta yer alması, kış mevsiminde bu farklı hava kütlelerinin ülkemiz üzerinde sıkça karşılaşmasına ve dolayısıyla cephe yağışlarının en yaygın görülen yağış tipi olmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hava kütlelerinin özelliklerini analiz etme
Soruda belirtilen 'sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşması' ifadesi, cephe oluşumunun temel şartıdır.
Yağış tipleri oluşum mekanizmalarına göre ayrılır; karşılaşma alanları cepheleri oluşturur.
2
Türkiye'nin matematik konumu ile ilişkilendirme
Türkiye 306030^\circ - 60^\circ enlemleri arasındaki Orta Kuşak'ta yer alır.
Orta kuşak, tropikal sıcak hava ile kutupsal soğuk havanın karşılaşma alanıdır.
3
Doğru yağış tipini belirleme
Karşılaşma alanlarında sıcak havanın soğuk hava üzerinde yükselerek soğuması sonucu 'Cephe Yağışları' oluşur.
Türkiye'de kış yağışlarının büyük bir kısmı, Akdeniz iklim kuşağının da etkisiyle cephesel kökenlidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Cephe Yağışları ve Orta Kuşak İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'nin orta kuşakta (306030^\circ - 60^\circ enlemleri) yer almasının kış yağışları üzerindeki en büyük etkisini düşünün.
2
Farklı karakterdeki (sıcak ve soğuk) iki hava kütlesinin çarpıştığı 'hat'lara ne denildiğini hatırlayın.
3
Akdeniz ikliminde kışın görülen yağışların çoğu bu tiptedir ve dünya genelinde 'Frontal' olarak da bilinir.

Daha Fazla Pratik

Konveksiyonel yağışların Türkiye'de en çok hangi bölgede ve hangi mevsimde görüldüğünü incelemek bu konudaki farkı pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Orografik yağışların sadece kıyılarda dağların uzanışına bağlı olduğunu ve konveksiyonel yağışların ise yerin ısınmasına bağlı (kırkikindi gibi) olduğunu hatırlayarak, 'karşılaşma' kelimesinin geçtiği sorularda doğrudan doğru cevaba gidebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 431Soru

Türkiye'de bir merkezin gerçek sıcaklığı ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark, doğrudan o merkezin yükseltisine bağlıdır. Yükselti arttıkça bu iki sıcaklık değeri arasındaki fark da artmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerin hangisinde gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en az olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Samsun

Cevap

Samsun şehrinin yer aldığı seçenek doğrudur; çünkü deniz seviyesine en yakın olan merkez odur.
Samsun bir deniz kıyısı şehri olduğu için yükseltisi sıfıra yakındır. İndirgenmiş sıcaklık formülünde yerin yükseltisi 200200'e bölünerek gerçek sıcaklığa eklendiği için, yükseltisi en az olan merkezde fark da en az çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramını hatırla.
İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin yükseltisinin 00 metre kabul edilerek hesaplanan sıcaklığıdır.
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark sadece yükseltiye bağlıdır.
2
Seçeneklerdeki illerin yükselti değerlerini karşılaştır.
Erzurum, Hakkari, Konya ve Ankara iç kesimlerde ve yüksekte yer alırken; Samsun deniz kıyısındadır.
Kıyı şehirlerinin yükseltisi 00 metreye yakındır.
3
Yükseltisi en az olan ili seç.
Samsun'un yükseltisi en az olduğu için fark da en azdır.
Fark == Yükselti /200/ 200 formülüne göre yükselti azaldıkça fark azalır.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş sıcaklık hesaplamalarında tek değişken yükseltidir; deniz kıyısındaki merkezlerde gerçek ve indirgenmiş sıcaklık birbirine çok yakındır.

İpuçları

1
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın yükseltiyle doğru orantılı olduğunu unutmayın.
2
Hangi şehir deniz kıyısındadır? Deniz kıyısındaki şehirlerin yükseltisi kaç metredir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin en yüksek bölgesi olan Doğu Anadolu'da bu farkın neden daha fazla olduğunu düşünerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 432Soru

Türkiye'de deniz etkisine kapalı iç bölgelerde geniş alanlarda etkili olan bir iklim tipinin en belirgin özellikleri şunlardır:

* En fazla yağış ilkbahar mevsiminde düşer.
* Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer.
* Doğal bitki örtüsü, ilkbahar yağışlarıyla yeşeren ve yaz kuraklığıyla sararan kısa boylu ot topluluklarından oluşur.

Buna göre, özellikleri belirtilen bu iklim tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ilıman Karasal (Step) İklimi

Cevap

Ilıman Karasal (Step) İklimi
Ilıman karasal (step) iklimi, Türkiye'nin iç kesimlerinde (İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Batı Anadolu) en geniş alanı kaplayan iklimdir. Bu iklimde kışın kar yağışı yaygındır ve en fazla yağış, sıcaklığın artmasıyla oluşan yükselim (konveksiyonel) yağışları nedeniyle ilkbahar aylarında düşer. Bu yağışlarla yeşeren ot topluluklarına bozkır (step) adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yağış rejimini analiz etme
En fazla yağışın ilkbaharda düşmesi, konveksiyonel (yükselim) yağışların karakteristiğidir.
Türkiye'de ilkbahar yağışları en belirgin şekilde İç Anadolu gibi step bölgelerinde görülür.
2
Bitki örtüsünü değerlendirme
Kısa boylu otlar (bozkır/step) yağış ve sıcaklık şartlarıyla eşleştirilir.
Bozkırlar, yarı kurak iklim bölgelerinin (step iklimi) temel bitki örtüsüdür.
3
Sonuç çıkarma
Verilen fiziksel özelliklerin tamamı Ilıman Karasal iklime işaret eder.
İç bölgelerimizde deniz etkisinden uzak yerlerde en yaygın görülen iklim tipi budur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ilıman Karasal (Step) İkliminin Temel Özellikleri

İpuçları

1
Bu iklim tipinde halk arasında 'kırkikindi' denilen yükselim yağışları çok yaygındır.
2
Türkiye'de tahıl tarımının (buğday, arpa) en yoğun yapıldığı, denizden uzak bölgelerimizi düşünmelisin.
3
Konya, Ankara ve Kayseri gibi illerimizde görülen, yağışın Mart-Nisan-Mayıs aylarında yoğunlaştığı iklim tipidir.

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu'daki bozkırların bir kısmının ormanların tahribi sonucu oluştuğunu (Antropojen Bozkır) öğrenmek konuyu pekiştirmenize yardımcı olur.

Alternatif Yöntem

Yağış rejimine göre eleme yapabilirsin: Akdeniz (Kış), Karadeniz (Sonbahar), Sert Karasal (Yaz). Geriye sadece Ilıman Karasal (İlkbahar) kalır.
Tahmini Süre:45s
Soru 433Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgârların sıcaklık üzerindeki etkileri incelendiğinde, genellikle enlem faktörüne bağlı bir sıcaklık değişimi gözlemlenir. Ekvator yönünden gelen rüzgârlar hava sıcaklığını artırırken, kutup yönünden gelenler düşürür. Ancak bazı rüzgârlar, enlem etkisinden bağımsız olarak yer şekillerinin etkisiyle yöresel ısınmalara neden olur.

Bu bağlamda;
I. Kuzeybatı yönünden eserek özellikle kış mevsiminde hava sıcaklıklarını belirgin şekilde düşüren yerel rüzgâr
II. Dağ yamaçları boyunca alçalan hava kütlesinin sürtünmenin de etkisiyle her 100 metrede 1 °C ısınmasıyla oluşan kurutucu rüzgâr

Yukarıda temel özellikleri verilen rüzgâr türleri, aşağıdakilerin hangisinde doğru sırayla eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karayel - Fön

Cevap

Verilen tanımlara göre doğru eşleştirme 'Karayel - Fön' şeklinde olmalıdır.
Türkiye'yi etkileyen yerel rüzgârlar 'KAYIP SAKAL' şifresiyle saat yönünde (Karayel, Yıldız, Poyraz, Samyeli, Kıble, Lodos) sıralanır. Bu şifrelemeye göre kuzeybatı yönünden eserek sıcaklığı düşüren rüzgâr Karayel'dir. Dağ yamaçlarından aşağıya doğru hareket eden hava kütlesinin adyabatik olarak her 100 metrede 1 °C ısınmasıyla oluşan, özel konum kaynaklı ve kurutucu etkiye sahip yerel rüzgâr ise Fön rüzgârıdır. Bu nedenle birinci tanım Karayel'e, ikinci tanım Fön'e aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülde verilen yön bilgisini harita bilgisiyle eşleştirme.
Kuzeybatıdan esen yerel rüzgâr Karayel olarak belirlenir.
Türkiye'yi etkileyen rüzgârların yönleri KAYIP SAKAL kodlamasıyla saat yönünde dizilir. Kodlamanın ilk harfi olan 'K' kuzeybatıdan esen Karayel'i temsil eder.
2
İkinci öncülde verilen oluşum mekanizmasını değerlendirme.
Yamaçtan inerek kurutucu ve ısıtıcı etki yapan rüzgârın Fön olduğu belirlenir.
Enlem (matematik konum) dışındaki nedenlerle, yer şekillerine (özel konum) bağlı olarak alçalan hava kütlelerinin sürtünmeyle her 100 metrede 1 °C ısınması Fön rüzgârının karakteristik özelliğidir.
3
Elde edilen sonuçları seçeneklerle karşılaştırma.
Doğru sıralamanın Karayel ve Fön olduğu görülür.
Soruda sırasıyla sorulduğu için önce yön kaynaklı rüzgâr, ardından oluşum mekanizması verilen rüzgâr seçilir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Yerel Rüzgârları (KAYIP SAKAL) ve Fön Rüzgârının Oluşumu

İpuçları

1
Türkiye'deki yerel rüzgârların yönlerini saat yönünde hatırlamak için 'KAYIP SAKAL' (K-Y-P-S-K-L) şifresini düşünün.
2
Birinci öncüldeki rüzgâr, şifrenin ilk harfine karşılık gelen ve Balkanlar üzerinden ülkemize kuzeybatıdan giren rüzgârdır.
3
İkinci öncüldeki rüzgâr, dağdan aşağıya doğru sürtünerek indiği için havayı kurutur ve saç kurutma makinelerine de adını veren bir doğa olayıdır.

Daha Fazla Pratik

Fön rüzgârının Doğu Karadeniz'de kış aylarında çay veya turunçgil yetişmesine olanak sağlayan mikroklima etkisini inceleyen sorular çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Rüzgârları matematik ve özel konum olmak üzere iki gruba ayırın: Karayel, Yıldız, Poyraz, Lodos, Kıble ve Samyeli enlem (matematik konum) kurallarına göre sıcaklığı etkilerken, Fön rüzgârı doğrudan dağlık alanların varlığına (özel konum) bağlıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 434Soru

İndirgenmiş sıcaklık haritaları, yeryüzündeki tüm noktaların deniz seviyesinde (00 metre) olduğu varsayılarak, ölçülen gerçek sıcaklık değerlerine yükselti faktörünün eklenmesiyle oluşturulur. Buna göre, Türkiye'nin yıllık ortalama indirgenmiş sıcaklık dağılışını gösteren bir harita incelenirken aşağıdaki faktörlerden hangisinin sıcaklık dağılışı üzerindeki etkisinden söz edilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeryüzü şekillerinin yükseltisinin

Cevap

İndirgenmiş haritalarda yeryüzü şekillerinin yükseltisinin sıcaklık üzerindeki etkisi ortadan kaldırıldığı için bu faktörden söz edilemez.
İndirgenmiş sıcaklık haritaları oluşturulurken, bir yerin yükseltisinden kaynaklanan soğuma (200200 metrede 11 °C) hesaplanıp gerçek sıcaklığa geri eklenir. Böylece o yer sanki deniz seviyesindeymiş gibi düşünülür. Her noktanın yükseltisi 00 metre kabul edildiğinden, bu haritalara bakarak yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini yorumlamak imkânsızdır; çünkü bu etki bilerek yok edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
'İndirgenmiş sıcaklık' kavramının tanımını hatırla.
İndirgenmiş sıcaklık, bir yerin gerçek sıcaklığına, o yerin deniz seviyesine olan yüksekliğinden kaynaklanan sıcaklık farkının eklenmesiyle bulunur.
Sorunun çözüm anahtarı bu kavramın ne işe yaradığını bilmektir.
2
Haritanın hazırlanış amacını düşün.
Bu haritalar her yerin 00 metre (deniz seviyesi) olduğu varsayımıyla çizilir.
Amacın hangi faktörü elemek olduğunu tespit etmek için.
3
Seçenekleri bu eleme mantığıyla değerlendir.
Her yer deniz seviyesinde kabul edildiğine göre, sıcaklık farklılıklarına sebep olan 'yükselti' faktörü tamamen devreden çıkarılmış olur. Ancak enlem, karasallık ve rüzgârlar gibi diğer faktörlerin etkisi devam eder.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık Kavramı

İpuçları

1
'İndirgenmiş' kelimesinin sözlük anlamını düşünün. Bir şeyi bir temele doğru çekmek, eşitlemek anlamına gelir.
2
Türkiye'nin gerçek sıcaklık haritası ile indirgenmiş sıcaklık haritası arasındaki en büyük fark Doğu Anadolu Bölgesi'nde görülür. Bunun sebebi nedir?
3
İndirgenmiş haritalar, her yerin deniz seviyesinde (00 metre) olduğu varsayımıyla hazırlanır. Bu durumda hangi coğrafi etken tamamen devre dışı bırakılmış olur?

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık ile gerçek sıcaklık arasındaki farkın en fazla ve en az olduğu bölgelerimizi harita üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 435Soru

Türkiye'de görülen iklim tipleri içerisinde; her mevsimin yağışlı geçmesi, bulutluluk oranının yıl genelinde yüksek olması ve yıllık sıcaklık farklarının en az olmasıyla karakterize edilen iklim tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz İklimi

Cevap

Türkiye'de her mevsimin yağışlı geçtiği, bulutluluğun en fazla ve yıllık sıcaklık farkının en az olduğu iklim tipi Karadeniz İklimi'dir.
Karadeniz İklimi, Türkiye'de yağış rejiminin en düzenli olduğu ve nemliliğin etkisiyle yıllık sıcaklık farklarının en düşük (yaklaşık 1315C13-15^\circ C) seyrettiği iklim tipidir. Her mevsim yağış aldığı için bulutluluk oranı ve bağıl nem her zaman yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
İklim özelliklerini analiz etme
Soruda verilen 'her mevsim yağışlı' ve 'bulutluluk oranı yüksek' ifadeleri nemliliğin yüksek olduğunu gösterir.
Türkiye'de nemliliğin ve bulutluluğun yıl boyu yüksek olduğu tek bölge Karadeniz kıyı kuşağıdır.
2
Sıcaklık farkı kriterini değerlendirme
Yıllık sıcaklık farkının en az olduğu yerler denizel etkinin en güçlü olduğu alanlardır.
Nemlilik, aşırı ısınma ve soğumayı engelleyerek sıcaklık farkını azaltır; bu durum en belirgin Karadeniz ikliminde görülür.
3
Seçeneklerle eşleştirme
Tüm bu özellikler Karadeniz İklimi ile tam uyum sağlar.
Diğer iklim tiplerinde (Akdeniz, Karasal) belirgin bir kurak mevsim bulunmaktadır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Yağış Rejimi ve Nemlilik

İpuçları

1
Türkiye'de güneşlenme süresinin en kısa olduğu bölgeyi düşünün.
2
Rize, Trabzon ve Artvin gibi illerimizde görülen temel iklim özelliklerini hatırlayın.
3
Yılın her ayı yağış alan ve yaz kuraklığı yaşanmayan tek iklim tipidir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ikliminin bitki örtüsü ve konut yapı malzemesi üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 436Soru

Aşağıdaki tabloda Türkiye'nin iklimini etkileyen iki önemli basınç merkezinin oluşum kökeni ve ülkemize giriş yaptığı yön bilgileri verilmiştir:

Basınç MerkeziOluşum KökeniEtki Yönü
XXTermikKuzeydoğu
YYDinamikGüneybatı

Buna göre, tabloda XX harfi ile gösterilen basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sibirya Termik Yüksek Basıncı

Cevap

Sibirya Termik Yüksek Basıncı
Tabloda belirtilen kuzeydoğu yönü, Türkiye'ye Rusya üzerinden sokulan Sibirya merkezini işaret eder. Ayrıca bu merkezin kış aylarındaki aşırı soğuma sonucunda oluşması, onun termik kökenli olduğunu doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki XX merkezinin özelliklerini belirle.
XX merkezi termik kökenli ve kuzeydoğu yönünden etkili olmaktadır.
Soruda istenen merkezin kimliğini tespit etmek için verileri ayrıştırmak gerekir.
2
Türkiye'yi etkileyen merkezleri yönlerine göre sınıflandır.
Kuzeydoğu yönü Sibirya, Kuzeybatı İzlanda, Güneybatı Asor, Güneydoğu ise Basra merkezine aittir.
Coğrafi konum ve yön bilgisi basınç merkezlerini ayırt etmede temel kriterdir.
3
Oluşum kökenini kontrol et.
Sibirya merkezi kışın aşırı soğumaya bağlı olarak oluştuğu için termik kökenlidir.
Hem yön (Kuzeydoğu) hem de köken (Termik) özellikleri sadece Sibirya merkeziyle eşleşmektedir.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin yön ve oluşum kökenlerine göre ayırt edilmesi.

İpuçları

1
Türkiye'ye kuzeydoğudan, yani Rusya ve Kafkaslar üzerinden gelen merkezi düşünün.
2
Bu merkez sadece kış aylarında etkili olur ve kışın havanın çok soğuk (ayaz) geçmesine neden olur.
3
Kuzeydoğudan gelen ve kışın termik (sıcaklığa bağlı) olarak oluşan merkez Sibirya'dır.

Daha Fazla Pratik

İzlanda ve Asor gibi dinamik merkezlerin Dünya'nın günlük hareketine bağlı olarak oluştuğunu unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 437Soru

Türkiye'de yaz mevsiminde en yüksek sıcaklık değerleri, enlemi daha güneyde olmasına rağmen Akdeniz kıyılarında değil, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde (Şanlıurfa, Mardin çevresi) ölçülmektedir.

Şanlıurfa'nın yaz sıcaklık ortalamasının Mersin'den daha yüksek olması;

I. Karasallık şiddeti
II. Enlem etkisi
III. Basra alçak basıncı ve Samyeli rüzgarı

faktörlerinden hangileriyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Şanlıurfa'nın yaz mevsiminde Mersin'den daha sıcak olması karasallık şiddeti ile Basra alçak basıncı ve Samyeli rüzgarının etkisiyle açıklanır.
Şanlıurfa ve Mersin benzer enlemlerde yer almasına rağmen (hatta Mersin bir miktar daha güneydedir), Şanlıurfa'nın yazın daha sıcak olması özel konum şartlarıyla ilgilidir. Şanlıurfa'da nem oranının düşük olması (karasallık) ısınmayı hızlandırırken, güneyden gelen Basra kökenli sıcak hava akımları ve Samyeli rüzgarı sıcaklığı Akdeniz kıyılarının üzerine çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerin enlem konumlarını karşılaştırın.
Mersin yaklaşık 36.836.8^\circ K, Şanlıurfa ise yaklaşık 37.137.1^\circ K enlemindedir. Mersin daha güneydedir.
Enlem etkisine göre daha güneydeki Mersin'in daha sıcak olması beklenirdi, ancak durum tam tersidir.
2
Özel konum şartlarını (denizellik/karasallık) analiz edin.
Mersin deniz kıyısında olduğu için nemlilik fazladır ve aşırı ısınma engellenir. Şanlıurfa ise karasal bir yapıdadır.
Karasallık, yazın ısınmanın daha şiddetli ve hızlı gerçekleşmesine neden olur.
3
Bölgeyi etkileyen hava kütlelerini ve rüzgarları inceleyin.
Güneydoğu Anadolu, yazın Basra alçak basıncının etkisiyle güneyden (çöl üzerinden) gelen Samyeli (Keşişleme) rüzgarlarına açıktır.
Bu sıcak hava dalgası bölgedeki buharlaşmayı ve sıcaklığı ekstrem seviyelere taşır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de sıcaklık dağılışı üzerinde özel konum (karasallık, basınç merkezleri) faktörlerinin matematik konumun (enlem) önüne geçebilmesi.

Alternatif Yöntem

Eğer seçeneklerde 'Denizellik' olsaydı, Mersin'in neden daha serin (veya daha az sıcak) kaldığını açıklamak için kullanılabilirdi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 438Soru

Türkiye’nin farklı bölgelerinde görülen ot formasyonlarının (bozkır ve çayır) özellikleri ile yayılış alanları üzerinde yükselti, bakı, nem ve beşerî faktörler belirleyici rol oynamaktadır. Bitki örtüsünün dikey yönde dalarışı ve bölgesel karakteristikleri dikkate alındığında, Türkiye’deki ot formasyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alpin çayırların deniz seviyesine en yakın olduğu (en düşük yükseltiden başladığı) yerler, enlem ve nemlilik şartları nedeniyle Toros Dağları'nın denize bakan yamaçlarıdır.

Cevap

Alpin çayırların Toroslar'da deniz seviyesine en yakın olduğu bilgisi yanlıştır; bu formasyon en düşük yükseltiden Karadeniz Dağları'nda başlar.
Türkiye'de bitki örtüsünün dikey dağılımını belirleyen en temel faktör sıcaklıktır. Ormanların yetişebildiği en üst sınır (orman üst sınırı), güneyden kuzeye doğru gidildikçe enlem etkisiyle (sıcaklığın azalmasıyla) alçalır. Bu durum, ormanların bittiği yerden başlayan alpin çayırların da kuzeyde (Karadeniz'de) daha düşük yükseltilerden itibaren görülmesine neden olur. Dolayısıyla, alpin çayırların deniz seviyesine en yakın olduğu yerler Toroslar değil, Karadeniz Dağları'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Ot formasyonlarının dikey sınırlarını belirleyen temel faktörü analiz etmek.
Alpin çayırlar, ağaç yetişme sınırının (orman üst sınırı) bittiği noktadan itibaren başlar.
Yüksek dağ çayırları, sıcaklığın ağaç gelişimine izin vermediği soğuk ve nemli kuşakta gelişir.
2
Türkiye'deki orman üst sınırının bölgesel değişimini karşılaştırmak.
Orman üst sınırı enlem ve nemlilik etkisiyle Kuzey Anadolu Dağları'nda yaklaşık 200021002000-2100 metre iken, Toroslar'da ve Doğu Anadolu'da 270028002700-2800 metreye kadar çıkar.
Enlem etkisiyle güneyde sıcaklık daha yüksek olduğu için ormanlar daha yükseğe tırmanabilir.
3
Çayırların başlangıç yükseltisini saptamak.
Orman üst sınırı Karadeniz'de daha aşağıda bittiği için alpin çayırlar da Karadeniz'de deniz seviyesine daha yakın bir yükseltiden başlar.
Çayır sınırı, orman sınırının bittiği yerden başladığı için doğrudan orman sınırına bağımlıdır.

Anahtar Kavram

Orman Üst Sınırı ve Bitki Kuşaklarının Dikey Dağılımı

İpuçları

1
Çayırların başladığı yükseltiyi bulmak için önce ağaçların yetişebildiği en üst sınırı düşünün.
2
Enlem etkisiyle güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklık azaldığı için ormanlar daha düşük yükseltilerde son bulur.
3
Alpin çayırlar orman üst sınırının bittiği yerde başlar. Orman üst sınırı Karadeniz'de 20002000 m, Akdeniz'de ise 28002800 m civarındadır.

Daha Fazla Pratik

Bozkır ve çayır alanlarının Türkiye'deki büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık dağılımıyla olan ilişkisini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Bölgelerin 'orman üst sınırı' değerlerini karşılaştırarak çayırların başlangıç irtifasını dolaylı yoldan hesaplayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 439Soru

Marmara Bölgesi; Karadeniz, Akdeniz ve Karasal iklimlerin birbirine yaklaştığı bir geçiş kuşağında yer alması nedeniyle oldukça zengin bir ekolojik çeşitliliğe sahiptir. Bu durum, kısa mesafelerde iklim özelliklerinin ve bitki topluluklarının hızla değişmesine yol açar.

Buna göre, Güney Marmara kıyılarından (Bursa, Balıkesir) başlayarak İstanbul Boğazı üzerinden Yıldız Dağları'nın Karadeniz'e bakan kuzey yamaçlarına doğru ilerleyen bir araştırmacı, iklim özelliklerinde meydana gelen değişimlerle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisine kesinlikle ulaşır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akdeniz ikliminin belirgin özelliği olan yaz kuraklığı etkisini kaybederken yağış rejimi yıl genelinde daha düzenli bir yapıya kavuşur.

Cevap

Akdeniz ikliminin karakteristik özelliği olan yaz kuraklığının yerini her mevsim yağışlı olan Karadeniz iklim özelliklerine bırakmasıdır.
Marmara Bölgesi bir geçiş alanıdır. Güney Marmara'da etkili olan Akdeniz ikliminde yazlar belirgin şekilde kurak geçerken, kuzeye yani Yıldız Dağları'nın Karadeniz'e bakan yamaçlarına gidildikçe Karadeniz ikliminin etkisiyle bu kuraklık ortadan kalkar ve yağış yıl içine daha düzenli dağılır.

Adım Adım Çözüm

1
Güney Marmara'nın iklim tipini belirle.
Güney Marmara'da Akdeniz ikliminin geçiş tipi görülür (Yazlar sıcak/kurak, kışlar ılık/yağışlı).
Başlangıç noktasındaki temel iklim karakterini anlamak için gereklidir.
2
Yıldız Dağları'nın kuzey yamaçlarının iklim tipini belirle.
Bu bölgede Karadeniz iklimi hakimdir (Her mevsim yağışlı, yaz kuraklığı yok).
Varış noktasındaki temel iklim karakterini belirlemek için gereklidir.
3
İki iklim tipi arasındaki en temel farkı analiz et.
Akdeniz ikliminde yaz kuraklığı varken, Karadeniz ikliminde yağış rejimi düzenlidir ve yaz kuraklığı görülmez.
Güzergah boyunca meydana gelecek 'kesin' değişimi saptamak için bu karşılaştırma zorunludur.

Anahtar Kavram

Geçiş İklimleri ve Yağış Rejimi Farklılıkları

İpuçları

1
Marmara Bölgesi'nin kuzey ve güney kıyılarının hangi ana iklim tiplerinin etkisinde olduğunu düşünün.
2
Akdeniz iklimini Karadeniz ikliminden ayıran en temel 'mevsimsel' fark yaz aylarındaki yağış durumudur.
3
Güney Marmara'da yazlar kurak geçerken, Yıldız Dağları'nın Karadeniz yamaçlarında her mevsim yağış görülür.

Daha Fazla Pratik

Marmara Bölgesi'ndeki bu iklim çeşitliliğinin tarım ürünleri ve sanayi bitkileri üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bitki örtüsü üzerinden gidilebilir: Zeytin ve maki topluluklarından (Güney), geniş yapraklı gür ormanlara (Kuzey) geçiş, nemlilik ve yağış rejiminin değiştiğinin kanıtıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 440Soru

Türkiye'de çalı formasyonları, genellikle doğal orman örtüsünün insanlar tarafından tahrip edildiği alanlarda ikincil bir bitki topluluğu olarak gelişim gösterir. Bu formasyonlar; yetişme şartları, tür çeşitliliği ve bölgesel dağılışları bakımından maki, garig ve psödomaki (yalancı maki) olmak üzere üç gruba ayrılır.

Buna göre, Karadeniz kıyı kuşağında yaygın olarak görülen "Psödomaki" topluluklarını, Akdeniz iklim bölgesindeki "Maki" topluluklarından ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nemli ve yağışlı bölgelerde, yaprak döken ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkmaları

Cevap

Psödomakilerin nemli bölgelerde yaprak döken ormanların tahribiyle oluşması ve kışın yaprak döken türleri içermesi
Doğru cevap olan ifade, psödomakilerin (yalancı maki) en temel ayırt edici özelliğini belirtmektedir. Gerçek makiler Akdeniz ikliminin kurak şartlarına uyum sağlamış herdem yeşil bitkilerken; psödomakiler Karadeniz gibi nemli bölgelerde, geniş yapraklı ormanların insanlar tarafından kesilmesi sonucu ortaya çıkan, içinde fındık, kızılcık ve şimşir gibi kışın yaprak döken türlerin de bulunduğu topluluklardır.

Adım Adım Çözüm

1
Çalı formasyonlarının türlerini belirle
Maki (Akdeniz), Garig (Akdeniz tahrip), Psödomaki (Karadeniz/Geçiş).
Soruda istenen Psödomaki ve Maki ayrımı için bu grupların ekolojik şartlarını bilmek gerekir.
2
Ekolojik ortam ve oluşum sürecini karşılaştır
Maki kızılçam tahribi ve yaz kuraklığına adaptasyon ile oluşurken; Psödomaki, nemli Karadeniz ormanlarının tahribiyle oluşur.
Psödomakinin 'yalancı' olarak adlandırılma sebebi, makiye benzemekle birlikte kışın yaprak döken (fındık, kızılcık vb.) türleri barındırmasıdır.
3
Ayırıcı temel özelliği tespit et
Nemli iklimde yaprak döken orman kuşağında gelişmesi temel farktır.
Makiler herdem yeşildir, psödomakilerde ise karma bir yapı vardır.

Anahtar Kavram

Psödomaki (Yalancı Maki) ve Maki Ayrımı

İpuçları

1
Psödomaki kelime anlamı olarak 'yalancı maki' demektir ve daha çok Karadeniz bölgesinde görülür.
2
Makiler yaz kuraklığına dayanıklıdır, ancak Karadeniz kıyılarında yaz kuraklığı belirgin değildir; bu durum bitki yapısını nasıl etkiler?
3
Psödomaki topluluğu içinde fındık, kızılcık ve muşmula gibi kışın yaprak döken ağaççıklar bulunur. Bu durum hangi orman tipinin tahribine işaret eder?

Daha Fazla Pratik

Maki, garig ve psödomaki türlerini (örneğin zeytin vs fındık) içeren bir eşleştirme tablosu üzerinde çalışarak tür bilgisini pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bölgeler arası kıyaslama yaparak; Akdeniz = Maki (Sert yaprak, herdem yeşil), Karadeniz = Psödomaki (Yumuşak yaprak, kışın yaprak döken türler) ayrımı üzerinden sonuca gidilebilir.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 22 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 22 | Examkin