Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 441Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgârlar incelendiğinde; güneyden esen rüzgârların (kıble, lodos vb.) hava sıcaklığını artırdığı, kuzeyden esen rüzgârların (karayel, yıldız vb.) ise hava sıcaklığını düşürdüğü görülmektedir.

Bu durum, Türkiye'nin iklimi üzerinde aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğuna doğrudan bir kanıttır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enlem etkisinin

Cevap

Enlem etkisinin
Türkiye, 364236^\circ - 42^\circ Kuzey enlemleri arasında (Kuzey Yarım Küre orta kuşağında) yer alır. Bu mutlak (matematik) konumu nedeniyle, Ekvator yönünden (güneyden) gelen hava kütleleri ve rüzgârlar sıcaklığı artırıcı etki yaparken; kutup yönünden (kuzeyden) gelen hava kütleleri sıcaklığı düşürür. Bu durum enlem (matematik konum) etkisinin en açık kanıtlarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Rüzgârların esme yönü ile sıcaklık ilişkisini analiz etme
Güneyden esen rüzgârların sıcaklığı artırdığı, kuzeyden esenlerin düşürdığı tespit edilmiştir.
Soruda verilen temel ipucunu değerlendirmek.
2
Türkiye'nin Dünya üzerindeki konumunu hatırlama
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de, Ekvator'un kuzeyinde yer almaktadır.
Rüzgârların sıcaklık karakteri Ekvator ve kutuplara olan mesafeye göre değişir.
3
Coğrafi durumu eşleştirme
Kuzey Yarım Küre'de güney yönü Ekvator'u, kuzey yönü ise kutupları temsil ettiği için bu durum enlem (mutlak konum) etkisinin bir sonucudur.
Doğru kavrama ve sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Rüzgârların esme yönünün sıcaklığa etkisi ve enlem ilişkisi

İpuçları

1
Türkiye'nin Ekvator'a ve Kuzey Kutbu'na göre nerede yer aldığını düşünün.
2
Türkiye'ye güneyden gelen rüzgârlar hangi sıcak kuşaktan yola çıkarak ülkemize ulaşmaktadır?
3
Ekvator'dan gelen rüzgârların sıcak, kutuplardan gelenlerin soğuk karakterli olması doğrudan matematik konumla, yani Ekvator'a olan uzaklık (enlem) ile ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de dağların kıyıya uzanış yönünün (paralel veya dik) yağış dağılışı üzerindeki etkilerini inceleyen kavramları tekrar edebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde Türkiye'yi çizip, güneyine 'Ekvator (Sıcak)', kuzeyine 'Kutuplar (Soğuk)' yazarak rüzgâr yönlerinin sıcaklık etkisini görselleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 442Soru

Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'de ve Orta Kuşak'ta bulunması, yerel rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkisini belirleyen temel faktördür. Matematik konumun bir sonucu olarak, ülkemize kuzey sektörden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürürken, güney sektörden esen rüzgarlar sıcaklığı artırır. Buna göre, ülkemize kuzeybatı yönünden esen, kış mevsiminde kar yağışlarına ve fırtınalara neden olan soğuk yerel rüzgar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karayel

Cevap

Karayel rüzgarı, Türkiye'ye kuzeybatı yönünden giren ve kış mevsiminde sıcaklıkları hızla düşüren soğuk yerel bir rüzgardır.
Karayel rüzgarı, Türkiye'nin kuzeybatı komşusu olan Balkanlar üzerinden ülkemize giriş yapar. Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'deki konumu nedeniyle kutup yönünden geldiği için sıcaklığı düşürür ve kış aylarında kar yağışlarına zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Matematik konum etkisini belirleme
Türkiye Kuzey Yarım Küre'dedir; dolayısıyla kuzeyden gelen rüzgarlar soğuk, güneyden gelenler sıcaktır.
Enlem etkisi rüzgarların karakterini belirler.
2
Yön analizi yapma
Soruda istenen rüzgar 'kuzeybatı' yönünden esmelidir.
Rüzgarlar isimlerini geldikleri yönden alırlar.
3
KAYIP SAKAL kuralını uygulama
K (Karayel - Kuzeybatı), Y (Yıldız - Kuzey), P (Poyraz - Kuzeydoğu) sıralamasında kuzeybatıya Karayel karşılık gelir.
Mnemonic (hatırlatıcı) kodlama yardımıyla isim-yön eşleştirmesi yapılır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Yerel Rüzgarlar ve Matematik Konum İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'nin kuzey sektörlü rüzgarlarını hatırlamak için 'KAYIP' kelimesini kullanabilirsin.
2
Saat yönünde kuzeybatıdan başlayarak rüzgarlar: Karayel, Yıldız ve Poyraz şeklinde sıralanır.
3
Bu rüzgar kışın Balkanlar üzerinden soğuk hava dalgası getirmesiyle ünlüdür.

Daha Fazla Pratik

Güney sektörlü rüzgarların (Lodos, Kıble, Samyeli) bitki örtüsü ve tarım üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Rüzgar gülünü hayal ederek 'KAYIP SAKAL' kelimelerini sırasıyla (NW'den başlayarak saat yönünde) yerleştirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 443Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgarların sıcaklık değerleri üzerindeki etkisi, ülkemizin matematik konumu (enlem etkisi) ile doğrudan ilişkilidir. Bu rüzgarların isimlerini saat yönünde hatırlamak için "KAYIP SAKAL" (Karayel, Yıldız, Poyraz, Samyeli, Kıble, Lodos) kısaltması kullanılır.

Buna göre; Türkiye'ye güneydoğu yönünden esen, sıcak ve kuru karakterli olan, etkili olduğu bölgelerde buharlaşmayı artırarak tarım ürünlerinin vaktinden önce kurumasına neden olabilen yerel rüzgar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Samyeli (Keşişleme)

Cevap

Türkiye'ye güneydoğu yönünden esen, sıcak ve kurutucu etkisiyle bilinen yerel rüzgar Samyeli (Keşişleme) rüzgarıdır.
Samyeli (Keşişleme), Türkiye'ye güneydoğu yönünden gelen, çöl üzerinden sıcak ve kuru hava taşıyan rüzgardır. Bu rüzgar, özellikle Güneydoğu Anadolu'da buharlaşmayı şiddetlendirerek tarımı olumsuz etkiler.

Adım Adım Çözüm

1
KAYIP SAKAL şifrelemesini hatırla.
K-Y-P (Kuzeybatı, Kuzey, Kuzeydoğu) ve S-K-L (Güneydoğu, Güney, Güneybatı) sıralaması elde edilir.
Rüzgarların yönlerini ve isimlerini eşleştirmek için temel yöntemdir.
2
Güneydoğu yönüne denk gelen rüzgarı belirle.
Şifrelemedeki 'S' harfi yani Samyeli (Keşişleme) rüzgarıdır.
Soruda istenen spesifik yön güneydoğudur.
3
Rüzgarın karakterini matematik konumla kontrol et.
Güney sektörlü olduğu için sıcaklığı artırır ve karasal kökenli olduğu için kurutucudur.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için güneyden gelen hava kütleleri ısınmaya neden olur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de yerel rüzgarlar, matematik konumun sonucu olarak kuzeyden (Karayel, Yıldız, Poyraz) soğuk, güneyden (Samyeli, Kıble, Lodos) sıcak karakterli eserler. Ayrıca bir dağ yamacından aşağı inen hava kütlesinin sürtünmeyle ısınması sonucu oluşan 'Fön' rüzgarı da sıcak ve kuru bir rüzgardır.

İpuçları

1
Türkiye'de rüzgarları hatırlamak için 'KAYIP SAKAL' şifresini saat yönünde (kuzeybatıdan başlayarak) bir daire üzerine yerleştirin.
2
Şifrelemedeki ilk üç rüzgar kuzeyden (soğuk), son üç rüzgar güneyden (sıcak) gelir. Sorulan rüzgar güney sektörlü olanların ilkidir.
3
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yazın kavurucu sıcaklara neden olan rüzgar 'S' harfi ile başlar.

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde güneybatıdan esen ve deniz üzerinden geldiği için nemli olan 'Lodos' rüzgarının etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Rüzgar frekans gülünü hayal edin: Kuzey sektörlü rüzgarlar (Karayel, Yıldız, Poyraz) üst kısımda, güney sektörlüler (Samyeli, Kıble, Lodos) alt kısımdadır. Sağ alt köşe (Güneydoğu) Samyeli'ye aittir.
Tahmini Süre:45s
Soru 444Soru

Türkiye'de vejetasyonun şekillenmesinde iklim elemanları, toprak özellikleri ve beşerî müdahaleler belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu etkenler sonucunda ortaya çıkan ot toplulukları, belirli yükselti ve nemlilik koşullarına uyum sağlayarak farklı formasyonlar oluşturmuştur.

Buna göre, Türkiye'deki ot formasyonlarının ekolojik özellikleri ve yayılış alanları göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deniz etkisine açık kıyı kuşaklarında makilerin tahrip edildiği sahalarda görülen ve kısa boylu çalılardan oluşan 'garig' toplulukları, Türkiye'deki kurakçıl ot formasyonunun bir alt türüdür.

Cevap

Deniz etkisine açık kıyı kuşaklarında görülen garig toplulukları birer ot formasyonu değil, çalı formasyonudur.
Türkiye'de bitki örtüsü sınıflandırılırken garig, maki ve psödomaki 'çalı formasyonu' kategorisinde yer alır. Ot formasyonu ise sadece bozkır (step), çayır (alpin çayır) ve antropojen step topluluklarını kapsar. Gariglerin bir ot formasyonu olarak tanımlanması biyolojik ve coğrafi sınıflandırma açısından yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bitki topluluklarını formasyon bazında sınıflandırın.
Türkiye'de bitki örtüsü; orman, çalı ve ot formasyonu olarak üç ana gruba ayrılır.
Soruda sadece 'ot formasyonu' (bozkır ve çayır) üzerine bir değerlendirme istenmektedir.
2
Ot formasyonunun alt türlerini ve özelliklerini inceleyin.
Bozkırlar (step) iç bölgelerde, alpin çayırlar ise yüksek dağlık alanlarda bulunur. Antropojen bozkırlar ise insan eliyle oluşmuş ot topluluklarıdır.
Seçeneklerdeki bozkır ve çayır bilgilerinin doğruluğunu teyit etmek için bu ayrım gereklidir.
3
Çalı formasyonuna dahil olan türleri ayrıştırın.
Maki, psödomaki ve garig, 'çalı' formasyonuna dahildir.
Hatalı olan seçeneği bulmak için gariglerin yanlışlıkla ot formasyonu içinde sınıflandırıldığını tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Bitki Formasyonlarının Sınıflandırılması (Ot vs. Çalı)

İpuçları

1
Türkiye'de bitki örtüsü orman, çalı ve ot formasyonu olarak üç temel gruba ayrılır. Soruda istenen 'yanlış' ifade, bir formasyonun diğerinin içine dahil edilmesinden kaynaklanıyor olabilir.
2
Bozkır ve çayır 'ot' iken; maki, psödomaki ve garig 'çalı' grubundadır. Seçeneklerde bu iki grubun karıştırılıp karıştırılmadığını kontrol edin.
3
Akdeniz iklim bölgesinde makilerin tahrip edilmesiyle oluşan 'garig' (friganas), odunsu yapıda bir çalı topluluğudur, bir ot türü değildir.

Daha Fazla Pratik

Çalı formasyonu (maki, garig) ile ot formasyonu (bozkır, çayır) arasındaki tür farklarını (geven vs. lavanta) çalışarak bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 445Soru

Türkiye'de özellikle Karadeniz kıyı kuşağında, nemli iklim bölgelerindeki geniş yapraklı ormanların tahrip edilmesi sonucunda ortaya çıkan; fındık, kızılcık ve şimşir gibi türleri içinde barındıran "yalancı maki" topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psödomaki

Cevap

Karadeniz kıyılarında ormanların tahribiyle oluşan fındık, şimşir ve kızılcık gibi türleri barındıran topluluk Psödomaki'dir.
Psödomaki topluluğu, Karadeniz kıyılarındaki nemli ormanların tahrip edildiği alanlarda görülen, fındık, şimşir, kızılcık ve ıhlamur gibi hem her dem yeşil hem de kışın yaprağını döken türlerin bir arada bulunduğu 'yalancı maki' formasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge ve iklim özelliklerini analiz et.
Soruda Karadeniz kıyı kuşağı ve nemli iklim vurgulanmıştır.
Psödomaki, Karadeniz ikliminin hakim olduğu nemli sahalarda görülür.
2
Oluşum nedenini kontrol et.
Ormanların tahrip edilmesiyle oluştuğu belirtilmiştir.
Çalı formasyonları (maki, garig, psödomaki) genellikle insan tahribatı sonucu ikincil olarak ortaya çıkar.
3
Bitki türlerini ve özel isimlendirmeyi eşleştir.
Fındık, şimşir, kızılcık türleri ve 'yalancı maki' terimi Psödomaki'yi işaret eder.
Psödomaki, Akdeniz makisinden farklı olarak kışın yaprağını döken (yalancı) türleri de barındıran bir topluluktur.

Anahtar Kavram

Psödomaki (Yalancı Maki) Oluşumu ve Yayılışı

İpuçları

1
Bu bitki topluluğunun ismi 'yalancı' anlamına gelen bir ön ek taşır.
2
Özellikle Karadeniz bölgesindeki ormanların (fındık ve şimşir gibi) tahrip olduğu yerlerde aranmalıdır.
3
Akdeniz'deki makiye benzer ancak nemli Karadeniz kuşağına uyum sağlamış olan topluluk Psödomaki'dir.

Daha Fazla Pratik

Maki, garig ve psödomaki türlerinin (örneğin sandal vs fındık) coğrafi dağılımını gösteren bir harita çalışması konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 446Soru

Türkiye'de ormanların yetişebildiği en yüksek seviye olan 'orman üst sınırı' üzerinde enlem (sıcaklık) temel belirleyici olsa da bazı bölgelerde yerel faktörler bu kuralın dışına çıkılmasına neden olur. Örneğin; Kuzeybatı Anadolu'daki Yıldız Dağları'nda orman üst sınırı yaklaşık 10001000 metre civarındayken, Doğu Anadolu'da Erzurum-Kars çevresinde bu sınır 28002800 metreye kadar çıkmaktadır.

Erzurum-Kars çevresinde orman üst sınırının Yıldız Dağları'na göre çok daha yüksek olmasını sağlayan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karasallığın etkisiyle yaz sıcaklıklarının belirgin şekilde artması ve kütle etkisi

Cevap

Erzurum-Kars çevresinde orman üst sınırının çok yüksek olmasının nedeni karasallık ve kütle etkisidir.
Türkiye'de orman üst sınırının en yüksek olduğu yer Doğu Anadolu'dur. Bunun nedeni karasallık ve kütle etkisidir. Erzurum-Kars gibi yüksek platolarda yaz sıcaklıkları, deniz seviyesindeki benzer enlemlere göre daha az nem olduğu için daha fazla ısı birikimine neden olur ve ağaçlar daha yüksek seviyelere kadar tırmanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Orman üst sınırını belirleyen temel faktörü hatırla.
Orman üst sınırı sıcaklık yetersizliği ile belirlenir.
Belli bir sıcaklığın altında ağaçlar fizyolojik olarak hayati fonksiyonlarını sürdüremez.
2
Yıldız Dağları ve Erzurum-Kars konumlarını karşılaştır.
Yıldız Dağları denizel ve daha alçak bir kütledir, Erzurum-Kars ise yüksek ve karasaldır.
Konum farkı, ısı birikimi ve yerel iklim şartlarını değiştirir.
3
Karasallık ve 'Kütle Etkisi' kavramlarını analiz et.
Geniş ve yüksek kütleler (platolar), izole dağ zirvelerine göre yazın daha fazla ısınır.
Kara kütlesinin büyüklüğü ısıyı muhafaza eder ve ağaçların (özellikle Sarıçam) 28002800 metrede bile yetişebileceği sıcaklık ortamını sağlar.

Anahtar Kavram

Orman Üst Sınırı ve Kütle Etkisi

İpuçları

1
Orman üst sınırını belirleyen temel faktörün 'nem' değil 'sıcaklık' olduğunu hatırla.
2
Doğu Anadolu'da yazların sıcak geçmesini sağlayan 'karasallık' ve geniş kara kütlelerinin ısınma özelliğini düşün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de orman alt sınırının neden Karadeniz'de 0 metreden başladığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 447Soru

Türkiye'nin yer şekilleri ve denizlere olan konumu göz önüne alındığında, aşağıda verilen alanların hangisinde yıllık ortalama yağış miktarının en az olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tuz Gölü ve çevresi

Cevap

Tuz Gölü ve çevresi, deniz etkisine kapalı olması ve yer şekillerinin konumu nedeniyle Türkiye'nin en az yağış alan yeridir.
Tuz Gölü ve çevresi, Türkiye'nin 'kurakçıl' merkezlerinden biridir. Denizden gelen nemli hava kütlelerinin iç kesimlere sokulmasını engelleyen Toros Dağları ve Kuzey Anadolu Dağları nedeniyle bu bölge 'yağış gölgesi' (rain shadow) altında kalır ve yıllık yağış miktarı 300400300-400 mm civarına kadar düşer.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen merkezlerin deniz etkisine açıklığını değerlendir.
Doğu Karadeniz, Menteşe, Batı Toroslar ve Yıldız Dağları kıyı kuşağında veya deniz etkisine açık dağlık alanlarda yer alırken; Tuz Gölü iç kesimde kalmaktadır.
Denizden gelen nemli hava kütleleri, iç kesimlere ulaşmadan önce genellikle kıyıdaki dağ sıralarına yağış bırakır.
2
Yer şekillerinin yağış üzerindeki etkisini (orografik etki) analiz et.
Kıyıya paralel uzanan yüksek dağlar nemli havayı yükseltip bol yağış (yamaç yağışları) oluşturur.
Doğu Karadeniz ve Toroslar bu mekanizma ile çok fazla yağış alır.
3
Tuz Gölü çevresinin topografik konumunu incele.
Tuz Gölü ve Konya Havzası, etrafı yüksek dağlarla çevrili çukur bir alandır (yağış gölgesinde kalır).
Çevredeki dağları aşan hava kütleleri, iç kısımlara alçalarak iner ve fön etkisi yaratarak kurutucu bir rol oynar, bu da yağışı azaltır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de yağış miktarının dağılışında denizellik ve yer şekilleri (yükselti, uzanış) belirleyicidir.

İpuçları

1
Deniz kıyısındaki dağlık alanlar ile deniz etkisine kapalı iç havzaları karşılaştırın.
2
Türkiye'de yağışın en az olduğu yerler genellikle etrafı dağlarla çevrili çukur alanlardır.

Daha Fazla Pratik

Iğdır ve Güneydoğu Anadolu'nun bazı bölümlerinin neden az yağış aldığını, yer şekilleri ve konum çerçevesinde inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 448Soru

Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde yer şekilleri, dağların uzanış doğrultusu ve sıcaklık koşullarındaki farklılıklara bağlı olarak çeşitli yağış oluşum tipleri (yamaç, konveksiyonel, cephe) görülmektedir.

Buna göre, aşağıda verilen yöre ve bu yörede etkili olan yağış oluşum türü eşleştirmelerinden hangisinin açıklaması yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç Anadolu Bölgesi'nde ilkbahar aylarında görülen yağışlar, deniz üzerinden gelen nemli havanın Kuzey Anadolu Dağları'nı aşarak iç kesimlere inmesiyle oluşan yamaç yağışlarıdır.

Cevap

İç Anadolu Bölgesi'nde ilkbahar aylarında denizel etkinin dağları aşmasıyla yamaç yağışları oluştuğunu belirten ifade yanlıştır.
İç Anadolu Bölgesi etrafı yüksek dağlarla çevrili kapalı bir havza görünümündedir. Kuzeydeki ve güneydeki dağ sıraları, denizel nemli havanın iç kesimlere girmesini engeller. Bu nedenle ilkbahar aylarında bölgede görülen (halk arasında Kırkikindi olarak bilinen) yağışlar, denizel havanın dağları aşmasıyla değil; karasal yüzeyin ısınması sonucu havanın dikey yönde hızla yükselip soğumasıyla oluşan konveksiyonel (yükselim) yağışlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki yöreleri ve belirtilen yağış türü eşleştirmelerini analiz et.
Akdeniz'de kışın cephe, Karadeniz ve Menteşe'de orografik, Erzurum-Kars'ta yazın konveksiyonel yağış ifadeleri tespit edildi.
Her bölgenin iklim dinamiği ve yer şekillerinin yağış türü üzerindeki etkisini doğrulamak için.
2
İç Anadolu Bölgesi ile ilgili açıklamayı bölgesel iklim kurallarıyla karşılaştır.
İç Anadolu'nun etrafı yüksek dağlarla çevrili olduğu için denizel hava iç kesimlere ulaşamaz. İlkbahar yağışları ısınmaya bağlı konveksiyoneldir.
Yamaç yağışları için nemli bir hava kütlesi ve onu karşılayan bir dağ yamacı gerekir; İç Anadolu'da denizel hava Kuzey Anadolu Dağları'nda nemini bırakır.
3
Yanlış olan eşleştirmeyi tespit et.
İç Anadolu'da ilkbahar yağışlarını yamaç yağışı olarak tanımlayan ifadenin coğrafi gerçekliğe aykırı olduğu sonucuna varıldı.
Soruda yanlış olan açıklamanın bulunması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Yağış Oluşum Tipleri ve Bölgesel Dağılışı

İpuçları

1
Türkiye'deki dağların uzanış yönünün denizel etkinin iç kesimlere girmesini nasıl engellediğini ve bu durumun yağış türlerini nasıl etkilediğini düşünün.
2
İç Anadolu Bölgesi'nin etrafı yüksek dağlarla (Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar) çevrili olduğu için Karadeniz veya Akdeniz'in nemli havası buraya ulaşamaz. Bu nedenle bahar aylarındaki yağışlar farklı bir mekanizmayla gerçekleşir.
3
Halk arasında 'kırkikindi' olarak da bilinen İç Anadolu yağışları, ısınan karasal zemin üzerindeki havanın aniden yükselip soğumasıyla oluşan konveksiyonel (yükselim) yağışlarıdır; yamaç yağışı olamazlar.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki dağların kıyıya dik ve paralel uzandığı yerlerde iklimin ne kadar iç kesimlere sokulabildiğini gösteren bir dilsiz harita çalışması yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 449Soru

Türkiye'nin kıyı bölgelerinde hakim olan iklim özelliklerinin iç kesimlere sokulma mesafesi bölgeler arasında belirgin farklılıklar gösterir. Ege Bölgesi'nde denizel etkiler kıyıdan yaklaşık 150200150-200 km içeriye kadar ulaşabilirken, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde bu etki alanı oldukça dardır. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultusu

Cevap

İklim özelliklerinin iç kesimlere sokulma mesafesini belirleyen temel faktör dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultusudur.
Türkiye'de dağların uzanış doğrultusu iklimin yayılış alanını doğrudan etkiler. Ege Bölgesi'nde dağların kıyıya dik uzanması sayesinde denizden gelen nemli ve ılıman hava kütleleri, dağlar arasındaki çöküntü alanlarından (grabenlerden) geçerek iç kesimlere kadar ulaşabilir. Bu durum Akdeniz iklim özelliklerinin daha geniş bir alanda görülmesini sağlar. Akdeniz ve Karadeniz'de ise dağlar kıyıya paralel uzandığı için bu etki kıyı şeridinde hapsolur.

Adım Adım Çözüm

1
Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerindeki dağların kıyıya göre konumunu analiz edin.
Ege'de dağlar kıyıya dik, Akdeniz ve Karadeniz'de ise paralel uzanmaktadır.
Dağların uzanış yönü, nemli hava kütlelerinin önünde bir engel olup olmayacağını belirler.
2
Uzanış yönünün hava kütlesi hareketine etkisini değerlendirin.
Ege'deki grabenler (ovalık alanlar) hava kütlelerine koridor oluştururken, diğer bölgelerdeki sıra dağlar 'set' görevi görür.
Hava kütleleri fiziksel bir engel ile karşılaşmadığı sürece iç kesimlere doğru ilerleyebilir.

Anahtar Kavram

Dağların Uzanış Yönü ve İklim Üzerindeki Etkisi

İpuçları

1
Ege Bölgesi'ndeki dağların denize göre konumu ile Akdeniz'dekileri karşılaştırın.

Daha Fazla Pratik

Dağların uzanış yönünün sadece iklim değil, aynı zamanda ulaşım ve kıyı tipi (enine/boyuna kıyı) üzerindeki etkilerini de inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 450Soru

Türkiye'de deniz kıyısında yer alan Antalya ve Samsun illerinin her ikisi de denizellik etkisine açık olmasına ve yükseltilerinin benzer olmasına rağmen, Antalya'nın yıllık ortalama sıcaklığının Samsun'dan yaklaşık 45C4-5^\circ C daha fazla olduğu görülmektedir. Bu iki şehir arasındaki sıcaklık farkının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enlem farkı

Cevap

Antalya ve Samsun arasındaki sıcaklık farkının temel nedeni enlem etkisidir.
Doğru seçenek olan enlem farkı, Antalya'nın Ekvator'a daha yakın olması nedeniyle güneş ışınlarını Samsun'dan daha büyük açıyla almasını ve dolayısıyla daha sıcak olmasını ifade eder. Bu durum Türkiye'nin matematik konumunun temel bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin konumlarını ve özel konum şartlarını analiz edin.
Antalya (Güneyde) ve Samsun (Kuzeyde) her ikisi de deniz kıyısındadır (yükselti ve denizellik benzerdir).
Özel konum şartları (yükselti, denizellik) benzer olan yerlerde sıcaklık farkını ararken matematik konum (enlem) faktörüne bakılır.
2
Güneş ışınlarının geliş açısını değerlendirin.
Antalya, Ekvator'a daha yakın olduğu için güneş ışınlarını Samsun'a göre daha büyük açıyla alır.
Enlem etkisi gereği, Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe ışınların geliş açısı küçülür.
3
Sıcaklık farkını enlem ile ilişkilendirin.
Güneş ışınlarını daha dik alan Antalya'da yıllık ortalama sıcaklık daha yüksektir.
Türkiye'nin matematik konumunun bir sonucu olarak güney kıyıları kuzey kıyılarından daima daha sıcaktır.

Anahtar Kavram

Enlem - Sıcaklık İlişkisi

İpuçları

1
Şehirlerin haritadaki kuzey-güney konumlarına odaklanın.
2
Her iki şehir de deniz kıyısında olduğuna göre, 'özel konum' şartları büyük oranda benzerdir.
3
Güneş ışınlarının geliş açısını etkileyen en temel faktör hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Benzer bir mantığı Mersin ve Trabzon illeri için kurarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 451Soru

Türkiye'nin indirgenmiş sıcaklık haritaları incelendiğinde; Ocak ayında en sıcak yerlerin Akdeniz kıyıları olduğu ve bu durumun enlem etkisiyle açıklandığı görülür. Ancak Temmuz ayı indirgenmiş izoterm haritasında, en yüksek sıcaklıkların aynı enlemdeki Akdeniz kıyıları yerine Güneydoğu Anadolu'nun güney kesimlerinde (Mardin-Şanlıurfa çevresi) yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Temmuz ayında Güneydoğu Anadolu'da sıcaklık değerlerinin Akdeniz kıyılarından daha yüksek olmasında etkili olan temel süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karasallığın şiddetli olması ve nem azlığına bağlı olarak karaların hızlı ısınması ile Basra termik alçak basıncının bölgeye taşıdığı sıcak hava akımları.

Cevap

Temmuz ayında Güneydoğu Anadolu'daki sıcaklık fazlalığı, karasallık şiddeti, nem eksikliği ve Basra termik alçak basıncıyla gelen sıcak hava akımlarının birleşimiyle açıklanır.
Temmuz ayında Güneydoğu Anadolu'nun Türkiye'nin en sıcak bölgesi olması, enlem etkisiyle açıklanamaz (çünkü daha güneydeki Akdeniz kıyıları daha serindir). Bu durumun temel sebebi karasallıktır; nemin az olduğu iç kesimler yazın çok daha hızlı ısınır. Ayrıca bölgenin güneyden gelen Basra termik alçak basıncı ve Samyeli (Keşişleme) rüzgarları gibi sıcak hava dalgalarına açık olması, sıcaklığı Akdeniz kıyılarındaki nemli ve denizel havanın üzerine çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Harita türünü analiz etme
Haritanın 'indirgenmiş' olduğu, yani yükselti faktörünün (her 200 metrede 1C1^{\circ}C azalma kuralının) tüm merkezler deniz seviyesinde kabul edilerek elendiği saptanır.
Yükselti etkisi elendiğinde geriye kalan farklar enlem, denizellik-karasallık ve rüzgarlar gibi faktörlerle açıklanmalıdır.
2
Enlem etkisini kontrol etme
Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz benzer enlemlerde yer alır. Hatta Akdeniz'in en güneyi (Hatay), Güneydoğu'dan daha güneydedir.
Eğer sadece enlem etkili olsaydı Akdeniz'in daha sıcak olması gerekirdi. SE Anadolu'nun daha sıcak olması enlemle çelişen özel bir durumdur.
3
Özel konum faktörlerini değerlendirme
Güneydoğu Anadolu deniz etkisinden uzak (karasal), nem oranı çok düşük ve güneyindeki çöl bölgelerinden gelen Basra alçak basıncı ile Samyeli rüzgarlarına açıktır.
Karasal yüzeyler nem azlığı nedeniyle denizlere göre çok daha hızlı ve şiddetli ısınır. Basra alçak basıncı bu ısınmayı ekstrem seviyelere taşır.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Karasallık-Denizellik Etkisi

İpuçları

1
İndirgenmiş haritalarda yükseltinin (dağlar, platolar vb.) sıcaklık üzerindeki etkisinin tamamen 'yok sayıldığını' unutmayın.
2
Temmuz ayında karaların denizlerden daha hızlı ısınması (karasallık) ve güneydoğudan gelen çöl etkili basınç merkezlerini düşünün.
3
Enlem kuralına göre güneyin daha sıcak olması gerekirken, neden daha kuzeydeki bir bölge (Güneydoğu), daha güneydeki bir kıyıdan (Hatay) daha sıcaktır? Cevap nem azlığı ve Basra etkisidir.

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş Ocak ayı haritasında Erzurum-Kars'ın en soğuk yer olmasının hem enlem hem karasallıkla nasıl açıklandığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 452Soru

Bir bitki sosyoloğu, Türkiye'nin üç farklı yöresinde yürüttüğü saha çalışmalarına ait aşağıdaki gözlem notlarını yayımlamıştır:

I. Yöre: Yaz aylarında düşen yağışlarla canlılığını koruyan; kardelen, taşkıran ve mine gibi türlerin oluşturduğu gür ot toplulukları geniş yer kaplamaktadır.
II. Yöre: İlkbahar aylarında yeşerip yaz kuraklığıyla sararan yavşan otu ve geven gibi türlerin yanı sıra, arazide yer yer tek tük meşe ağacı gövdelerine ve kök kalıntılarına rastlanmıştır.
III. Yöre: Orman örtüsünün şiddetli tahrip edildiği sığ topraklı yamaçlarda; abdestbozan, kekik ve lavanta gibi kuraklığa çok dayanıklı kısa boylu bodur çalılar baskın tür hâline gelmiştir.

Gözlem yapılan bu yörelerdeki hâkim bitki formasyonları ve alt türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Alpin Çayır - II. Antropojen Bozkır - III. Garig

Cevap

Verilen yöreler sırasıyla Alpin Çayır, Antropojen Bozkır ve Garig formasyonlarına aittir.
I. yöredeki taşkıran ve kardelen gibi türlerin yaz yağışlarıyla yeşermesi Erzurum-Kars veya Karadeniz dağlarındaki Alpin Çayırları tanımlar. II. yörede yavşan otu gibi bozkır türlerinin arasında meşe ağacı kalıntılarının bulunması, alanın insan tahribatı sonucu oluşmuş Antropojen Bozkır olduğunu gösterir. III. yöredeki kekik, lavanta ve abdestbozan ise makilerin tahrip edilmesiyle ortaya çıkan, toprağı zayıf ve oldukça cılız çalı topluluğu olan Garig formasyonuna aittir.

Adım Adım Çözüm

1
I. Yöredeki ipuçlarını analiz et.
Yaz yağışı, taşkıran ve kardelen türleri tespit edildi.
Yazın yeşil kalan ve yüksek rakımlarda görülen bu gür otluluklar Alpin Çayır formasyonunun temel özelliğidir.
2
II. Yöredeki ipuçlarını analiz et.
Geven, yavşan otu ve meşe kök kalıntıları tespit edildi.
Geven ve yavşan otu bozkır türleridir, ancak arazideki meşe kalıntıları buranın geçmişte orman olduğunu ve insan eliyle tahrip edilerek bozkıra dönüştüğünü (Antropojen Bozkır) kanıtlar.
3
III. Yöredeki ipuçlarını analiz et.
Abdestbozan, kekik, lavanta ve sığ topraklı yamaçlar tespit edildi.
Kızılçamların tahribiyle maki, makilerin de aşırı tahribiyle daha cılız çalılar olan Garig formasyonu oluşur. Kekik ve lavanta tipik garig üyeleridir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tahrip sonucu oluşan bitki formasyonları (Antropojen Bozkır ve Garig) ile iklime bağlı ot formasyonlarının (Alpin Çayır) ayırt edici bitki türleri.

İpuçları

1
Yaz yağışlarıyla sürekli yeşil kalan ve kardelen barındıran ot toplulukları yüksek rakımlarda bulunur.
2
Bir arazide bozkır bitkileriyle birlikte eski ağaç kökleri görüyorsak, orası önceden ormandı ve tahrip edildi demektir.
3
Maki tahrip edildiğinde yerine kekik, lavanta ve abdestbozan gibi çok daha cılız ve kurakçıl bitkiler gelir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ormanlarının tahribiyle oluşan 'Psödomaki' (Yalancı maki) türlerini ve yayılış alanlarını çalışarak bitki tahribatı konusunu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Sadece tahribat kavramlarına odaklanarak soruyu çözebilirsiniz: Ağaç kökü kalıntısı = İnsan tahribatı (Antropojen Bozkır). Çalıların aşırı cılız ve sığ topraklı olması = İkinci derece tahribat (Garig).
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 453Soru

Türkiye'nin iklimi üzerinde etkili olan basınç merkezlerinin oluşum özellikleri (termik veya dinamik) ile Türkiye'ye giriş yaptıkları yönler, hava kütlelerinin taşıdığı nem ve sıcaklık değerlerini doğrudan etkiler.

Buna göre, aşağıdaki basınç merkezlerinden hangisinin oluşum kökeni ve Türkiye'ye giriş yaptığı yön eşleştirmesi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sibirya Termik Yüksek Basıncı - Kuzeydoğu

Cevap

Sibirya Termik Yüksek Basıncı - Kuzeydoğu
Sibirya Yüksek Basıncı, kış aylarında Asya kıtasının kuzeyinde (Sibirya) aşırı soğuma sonucunda oluşan termik bir basınç merkezidir. Türkiye'ye kuzeydoğu (Kafkaslar) üzerinden giriş yapar ve ulaştığı bölgelerde dondurucu soğuklara ve ayaza neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerinin oluşum kökenlerini belirleme
Sibirya ve Basra 'Termik' (sıcaklık kaynaklı), İzlanda ve Asor 'Dinamik' (Dünya'nın dönüşü kaynaklı) merkezlerdir.
Soruda istenen köken bilgisini doğrulamak için ilk adım budur.
2
Basınç merkezlerinin Türkiye'ye giriş yönlerini analiz etme
İzlanda (Kuzeybatı), Sibirya (Kuzeydoğu), Asor (Güneybatı), Basra (Güneydoğu).
Köken ve yön bilgisini birleştirerek doğru seçeneğe ulaşmak gerekir.
3
Verilen eşleştirmeleri kontrol etme
Sibirya Termik Yüksek Basıncı - Kuzeydoğu eşleşmesi doğrudur.
Sibirya'nın termik kökenli olduğu ve kuzeydoğudan geldiği bilgisi tam uyum sağlamaktadır.

Anahtar Kavram

Basınç Merkezlerinin Oluşum Mekanizmaları ve Giriş Yönleri

İpuçları

1
Türkiye'yi kuzeyden etkileyen merkezlerin soğuk, güneyden etkileyenlerin ise sıcak karakterli olduğunu hatırlayın.
2
Termik basınçlar mevsimsel sıcaklık farklarına (Sibirya ve Basra), dinamik basınçlar ise dünyanın günlük hareketine bağlıdır.
3
Kuzeydoğu yönünden gelen ve kışın çok sert soğuklara neden olan merkezi düşünün.

Daha Fazla Pratik

Farklı basınç merkezlerinin Türkiye'deki tarım ürünleri ve kış ılıklığı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 454Soru

Türkiye'de kış mevsiminin oldukça sert ve ayaz geçtiği dönemlerde Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın etki alanının daralması sonucunda; kuzeybatı yönünden sokularak hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasına, beraberinde nemli ve yağışlı bir havanın oluşmasına neden olan basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı

Cevap

İzlanda Dinamik Alçak Basıncı
Doğru seçenek olan İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, kaynağını 6060^\circ kuzey enlemlerinden alan denizel bir hava kütlesidir. Türkiye'ye kuzeybatıdan girer ve kışın etkili olduğunda Sibirya'nın dondurucu etkisini kırarak sıcaklıkları yükseltir (ılık hava) ve bol kar/yağmur yağışına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hava olayının gerçekleştiği mevsimi ve karakterini belirleme
Kış mevsiminde gerçekleşen bir ısınma (ılık hava) ve yağış durumu söz konusudur.
Alçak basınç merkezleri yükselici hava hareketi nedeniyle yağış getirirken, İzlanda gibi denizel kökenli merkezler sıcaklığı artırır.
2
Basınç merkezinin giriş yönünü analiz etme
Soru kökünde 'kuzeybatı' (Balkanlar üzerinden) yönü belirtilmiştir.
Türkiye'yi etkileyen merkezler arasında kuzeybatıdan gelen temel dinamik alçak basınç merkezi İzlanda'dır.
3
Oluşum kökenini doğrulama
6060^\circ enlemleri çevresinde dünyanın günlük hareketine bağlı olarak oluşan İzlanda, dinamik kökenli bir alçak basınçtır.
Dinamik alçak basınçlar yıl boyu aktiftir ancak kışın Sibirya'nın zayıfladığı dönemlerde Türkiye içlerine kadar sokulabilir.

Anahtar Kavram

İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'nın Mevsimsel Etkileri

İpuçları

1
Kışın Balkanlar üzerinden gelerek 'kar getiren' veya 'havayı yumuşatan' merkezi düşünün.
2
Bu merkez 6060^\circ dinamik kuşağında oluşur ve denizel olduğu için beraberinde nem taşır.
3
Kuzeybatı yönlü, dinamik kökenli ve alçak basınç özelliklerini taşıyan merkez İzlanda'dır.

Daha Fazla Pratik

İzlanda ve Sibirya basınç merkezlerinin kışın Türkiye üzerindeki hâkimiyet mücadelesinin, kışların ılık mı yoksa sert mi geçeceğini nasıl belirlediğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 455Soru

Bir ziraat mühendisi, Türkiye'nin farklı yörelerinde tarımsal faaliyetlerin iklimle ilişkisini araştırmaktadır. Yaptığı saha çalışmasında, karakteristik bir Akdeniz iklimi bitkisi olan zeytin ağaçlarının Ege Bölgesi'nde kıyıdan itibaren yaklaşık 200 kilometre iç kısımlara kadar (örneğin Denizli çevresine) kolayca yetişebildiğini gözlemlemiştir. Ancak aynı bitkinin Akdeniz Bölgesi'nde kıyı şeridinden sadece 20-30 kilometre içerilere kadar tutunabildiğini, daha iç kısımlarda ise yetişemediğini tespit etmiştir.

Zeytin tarım alanlarının iç kesimlere sokulma mesafesindeki bu belirgin farklılık, Türkiye'nin iklimini etkileyen aşağıdaki faktörlerden hangisinin doğrudan bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağ sıralarının kıyı çizgisine göre uzanış doğrultularının farklılık göstermesi

Cevap

Zeytin bitkisinin iç kesimlere kadar girebilmesindeki temel farkı yaratan etken, dağ sıralarının kıyı çizgisine göre uzanış doğrultularının farklılık göstermesidir.
Doğru seçenek, dağ sıralarının uzanış yönünü belirten ifadedir. Türkiye'nin yeryüzü şekilleri incelendiğinde, Ege Bölgesi'nde dağlar deniz kıyısına dik (doğu-batı doğrultusunda) uzanırken aralarında derin graben ovaları bulunur. Denizden gelen nemli ve ılıman hava bu ovalar boyunca yüzlerce kilometre içeriye girebilir ve zeytin gibi hassas bitkilerin iç kısımlarda yetişmesine olanak tanır. Buna karşın Akdeniz Bölgesi'nde Toros Dağları kıyıya paralel bir duvar gibi yükselir; denizel hava kütlesi bu devasa engeli aşıp iç kesimlere geçemediği için zeytin tarımı sadece dar bir kıyı şeridine sıkışır.

Adım Adım Çözüm

1
Zeytin bitkisinin yetişme şartlarını analiz etmek
Zeytin ağacının kış ılıklığı istediği ve karakteristik olarak denizel (Akdeniz) iklimin etki alanında yetişebildiği sonucuna varılır.
İklim ile bitki örtüsü arasındaki zorunlu bağı kurmak için gereklidir.
2
Ege ve Akdeniz bölgelerindeki topoğrafik yapıyı karşılaştırmak
Akdeniz'de Toros Dağları'nın kıyıya paralel, Ege'de ise Menteşe Yöresi hariç dağların kıyıya dik uzandığı hatırlanır.
Denizel iklimin karalar üzerinde ne kadar ilerleyebileceğini belirleyen fiziksel engelleri tespit etmek içindir.
3
Topoğrafyanın iklim üzerindeki etkisini birleştirmek
Dağların denize dik uzandığı Ege'de ılıman havanın vadiler boyunca içeri girdiği, paralel uzandığı Akdeniz'de ise kıyıda hapsolduğu tespit edilir.
Soru kökündeki mesafe farkının (200 km'ye karşılık 30 km) bilimsel nedenini doğrulamak içindir.

Anahtar Kavram

Dağların Uzanış Yönünün (Özel Konum) İklime Etkisi

İpuçları

1
Ege ve Akdeniz bölgelerinin fiziki haritalarındaki dağların denize göre nasıl çizildiğini gözünüzde canlandırın.
2
Akdeniz'de Toros Dağları sahil boyunca aşılmaz bir duvar gibi uzanırken, Ege'de dağlar denize dik uzanarak aralarında derin koridorlar (vadiler) oluşturur.
3
Denizden gelen ılıman havanın önünde yüksek bir engel yoksa kara içlerine ilerleyebilir. Bu doğal engellerin pozisyonu (kıyıya dik veya paralel olması) iklimin yayılış alanını doğrudan belirler.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz Bölgesi'nde dağların denize paralel uzanmasının yağış miktarı ve bitki örtüsü üzerindeki etkilerini inceleyen bir soru çözerek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Farklı bölgelerin fiziki haritaları ile tarım ürünleri haritalarını üst üste koyup (çakıştırarak) incelemek. Kahverengi alanların (dağların) bir hat oluşturduğu yerlerde iklimin aniden değiştiğini görmek, coğrafi analizi kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 456Soru

Türkiye'de kış mevsiminde kıyı bölgelerinden iç kesimlere doğru gidildikçe sıcaklık değerlerinde belirgin bir düşüş yaşanmaktadır. Bu durumun ortaya çıkmasında etkili olan temel faktörler aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denizellikten uzaklaşma ve yükseltinin artması

Cevap

Denizellikten uzaklaşma ve yükseltinin artması
Türkiye'de kıyıdan içeriye doğru gidildiğinde denizlerin nemlendirici ve ılımanlaştırıcı etkisinden uzaklaşılır (karasallık başlar) ve aynı zamanda ortalama yükselti artar. Bu iki durum kış mevsiminde sıcaklıkların iç kesimlerde çok daha düşük olmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Kıyı ve iç kesimler arasındaki nem farkını analiz etme
Deniz kıyısındaki nem oranı iç kesimlere göre daha yüksektir. Nem, ısının tutulmasını sağlayarak kışın aşırı soğumayı engeller.
Denizellik etkisi kışın ılımanlaştırıcı bir rol oynar.
2
Türkiye'nin topografik yapısını değerlendirme
Türkiye'de kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe genel olarak yükselti artmaktadır. Sıcaklık her 200200 metrede yaklaşık 1C1^\circ C azalır.
Yükselti artışı sıcaklığın düşmesine neden olan bir özel konum faktörüdür.
3
Sonucu belirleme
Hem denizden uzaklaşılması hem de yükseltinin artması, iç kesimlerin kıyılardan daha soğuk olmasına yol açar.
Karasallık ve yükselti faktörleri birleşerek sıcaklık düşüşünü hızlandırır.

Anahtar Kavram

Özel Konumun Sıcaklığa Etkisi (Denizellik-Karasallık ve Yükselti)

İpuçları

1
Denize yakın yerler mi yoksa denizden uzak yerler mi kışın daha çabuk soğur?
2
Yükselti arttıkça sıcaklığın nasıl değiştiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık kavramını çalışarak yükseltinin haritalardan nasıl elendiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 457Soru

Türkiye'de maki, garig ve psödomaki (yalancı maki) adı verilen çalı formasyonlarının ekolojik özellikleri, kökenleri ve coğrafi dağılışları üzerine yapılan bir bilimsel çalışmada aşağıdaki karşılaştırma tablosu oluşturulmuştur:

FormasyonOluşum NedeniÖncül Bitki ÖrtüsüCoğrafi Dağılım
MakiOrman tahribatıKızılçam OrmanlarıAkdeniz ve Ege kıyı kuşağı
GarigMaki tahribatıMaki TopluluğuEge ve Akdeniz'in kurak alanları
PsödomakiOrman tahribatıNemli-Karma OrmanlarKaradeniz kıyı kuşağı

Bu formasyonların morfolojik adaptasyonları ve tür kompozisyonları dikkate alındığında, hazırlanan çalışmadaki aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi biyocoğrafya ilkeleri açısından yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psödomaki formasyonunu oluşturan fındık, kızılcık ve ıhlamur gibi türler; maki türleri gibi yaz kuraklığına uyum sağlamış sklerofil (sert ve parlak) yaprak yapısına sahiptir.

Cevap

Psödomaki formasyonunu oluşturan türlerin maki gibi sklerofil yaprak yapısına sahip olduğu ifadesi yanlıştır; bu türler nemli iklime uyumlu geniş yapraklı bitkilerdir.
Doğru cevap olan seçenek, psödomaki türlerinin maki türleri gibi sert ve parlak (sklerofil) yapraklara sahip olduğunu iddia etmektedir. Oysa psödomaki (yalancı maki), Karadeniz'in nemli ve serin iklim koşullarında gelişen, orman tahribatı sonucu ortaya çıkan ve çoğunlukla kışın yapraklarını döken, geniş yapraklı türlerden (fındık, kızılcık, şimşir, ihlamur vb.) oluşur. Maki ise Akdeniz ikliminin yaz kuraklığına uyum sağlamış her dem yeşil ve sert yapraklı bitkilerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Çalı formasyonlarının (Maki, Garig, Psödomaki) morfolojik yapılarını analiz et.
Maki sklerofil (sert yapraklı), Garig çok kısa ve kurakçıl, Psödomaki ise geniş yapraklı ve nemcildir.
Her formasyonun geliştiği iklim bölgesi (Akdeniz vs Karadeniz) farklı adaptasyonlar gerektirir.
2
Tür eşleştirmelerini kontrol et.
Zeytin, defne, sandal (Maki); lavanta, kekik (Garig); fındık, kızılcık, şimşir (Psödomaki) eşleşmeleri doğrudur.
Türlerin karakteristik özellikleri formasyonu tanımlar.
3
Ekolojik ve matematik konum etkilerini değerlendir.
Enlem etkisi maki üst sınırını belirlerken, antropojenik etkiler çalıların yayılımını sağlar.
Türkiye'nin bitki coğrafyası hem fiziki hem de beşerî faktörlerin sonucudur.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Çalı Formasyonlarının Ekolojik ve Morfolojik Ayrımı

İpuçları

1
Maki ve psödomaki arasındaki temel fark yaprak yapısı ve iklim isteğidir.
2
Karadeniz kıyısındaki fındık ve kızılcık gibi bitkilerin kışın yaprak durumunu ve yaprak dokusunu hatırlayın.
3
Sklerofil (sert-parlak) yaprak, su kaybını önlemek için sadece yaz kuraklığı olan Akdeniz iklimi bitkilerinde görülür.

Daha Fazla Pratik

Maki üst sınırının bölgelere göre değişimi ile tarım ürünlerinin yetişme üst sınırı arasındaki benzerliği inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Formasyonları coğrafi bölgelere göre gruplandırarak iklim-yaprak yapısı ilişkisi kurabilirsiniz: Akdeniz = Yaz Kuraklığı = Sert Yaprak; Karadeniz = Her Mevsim Nem = Geniş/Yumuşak Yaprak.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 458Soru

Türkiye genelinde yapılan klimatolojik ölçümlere göre, iç bölgelerimizde yer alan şehirlerde (örneğin Ankara, Kayseri) gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı oldukça yüksekken; kıyı şeridinde yer alan şehirlerimizde (örneğin İzmir, Trabzon) bu fark belirgin şekilde daha düşüktür.

Bu durum, Türkiye'nin iklimini etkileyen aşağıdaki faktörlerden hangisi ile doğrudan açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıyı bölgelerinde havadaki nem miktarının daha fazla olması

Cevap

Kıyı bölgelerinde havadaki nem miktarının daha fazla olması
Doğru yanıt, kıyılardaki nemlilik (denizellik) etkisidir. Havadaki nem (su buharı), bir battaniye işlevi görerek güneş ışınlarının gün içinde yeri aşırı ısıtmasını ve gece yer ışıması yoluyla ısının uzaya hızla kaçmasını (aşırı soğumayı) engeller. Bu yüzden nemin bol olduğu kıyı şehirlerimizde günlük sıcaklık farkları her zaman iç bölgelerden daha düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen coğrafi farklılığı analiz et.
İç bölgelerde günlük sıcaklık farkı çok yüksek, kıyılarda ise düşüktür.
İklim elemanlarından sıcaklığın gün içindeki dağılımını etkileyen temel faktörü bulmak için.
2
Sıcaklık farkını kontrol eden fiziksel mekanizmayı belirle.
Isıyı tutan ve ani değişimleri engelleyen temel faktör havadaki su buharıdır (nem).
Su, karalara göre geç ısınıp geç soğur; havadaki su buharı da atmosferde yalıtım görevi görür.
3
Bu mekanizmayı Türkiye'nin coğrafi şartlarıyla (özel konum) eşleştir.
Kıyılarımız denizellik etkisinden dolayı nemliyken, dağların engellemesi nedeniyle iç kesimler karasaldır ve nem oranı düşüktür.
Türkiye'nin yer şekilleri ve denizlere göre konumu bu durumu ortaya çıkarır.

Anahtar Kavram

İklimi Etkileyen Faktörler: Denizellik ve Karasallık

İpuçları

1
Çöllerde gece ile gündüz arasında sıcaklık farkının çok yüksek olmasının sebebi nedir? Türkiye'nin iç kesimleri de benzer bir yoksulluk çeker.
2
Gündüz biriktirilen ısının gece uzaya kaçmasını engelleyen, havada asılı halde bulunan su buharıdır.
3
Kıyı bölgeleri, denize kıyısı olmaları sebebiyle bu su buharı açısından oldukça zengindir. Bu özelliğe coğrafyada 'denizellik' adı verilir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de dağların uzanış yönünün denizel etkinin iç kesimlere girmesini nasıl engellediği ile ilgili konuları tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 459Soru

Türkiye'de özellikle yaz mevsiminde etkili olan, Basra Körfezi üzerinden sokularak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde aşırı sıcaklara ve şiddetli kuraklığa yol açan termik kökenli basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basra Termik Alçak Basıncı

Cevap

Türkiye'de yazın Güneydoğu'dan sokulan ve aşırı sıcak/kuraklık getiren merkez Basra Termik Alçak Basıncı'dır.
Basra Termik Alçak Basıncı, kaynağını Basra Körfezi ve çevresindeki çöl bölgelerinden alır. Türkiye'ye Güneydoğu yönünden giriş yapar ve özellikle yaz mevsiminde Muson sisteminin bir parçası olarak Güneydoğu Anadolu'da şiddetli buharlaşmaya, kuraklığa ve yüksek sıcaklıklara neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki zaman ve bölge ipuçlarını analiz et.
Etki zamanı: Yaz mevsimi. Etki bölgesi: Güneydoğu Anadolu.
Türkiye'yi etkileyen her basınç merkezinin karakteristik bir yönü ve mevsimi vardır.
2
Hava kütlesinin karakterini belirle.
Sıcaklığı artıran, kuraklığa yol açan ve termik kökenli bir yapı.
Termik merkezler sıcaklığa bağlı oluşur; Basra sıcak karalar üzerinden geldiği için kurutucu etki yapar.
3
Kaynağına göre eşleştirme yap.
Basra Körfezi üzerinden gelen merkez Basra Termik Alçak Basıncı'dır.
Güneydoğu yönünden gelen tek ana basınç merkezi budur.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezlerinin Kaynakları ve Karakteristikleri

İpuçları

1
Soruda bahsedilen basınç merkezi ismini geldiği körfezden almaktadır.
2
Türkiye'ye Güneydoğu Anadolu üzerinden giren tek ana basınç merkezini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Basınç merkezlerinin termik (sıcaklık bağlı) ve dinamik (dünyanın hareketi bağlı) ayrımını çalışmak faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 460Soru

Türkiye'nin batı kıylarında yaz mevsiminde etkili olan rüzgârlar farklı karakteristik özellikler sergilemektedir. Bu dönemde Ege Denizi üzerinden esen ve bölgeyi serinleten genel sirkülasyon rüzgârlarına "Etezyen" denilirken, özellikle İzmir ve çevresinde öğleden sonraları denizden karaya doğru esen yerel rüzgârlara ise "İmbat" adı verilmektedir.

Bu iki rüzgâr türü karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi Etezyen rüzgârlarını İmbat rüzgârlarından ayıran temel özelliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oluşumunun günlük sıcaklık farklarından ziyade geniş ölçekli basınç sistemleri arasındaki farka dayanması

Cevap

Etezyen rüzgârlarını İmbat'tan ayıran temel fark, oluşumunun günlük sıcaklık değişimlerinden değil, kıtasal ölçekteki geniş basınç merkezlerinin (Azor ve Basra) etkileşiminden kaynaklanmasıdır.
Doğru seçenek rüzgârların oluşum ölçeğine odaklanmaktadır. İmbat rüzgârı, İzmir ve çevresindeki günlük sıcaklık farklarına bağlı olarak oluşan küçük ölçekli bir deniz meltemidir. Etezyen ise Doğu Akdeniz havzasını etkileyen, Azor ve Basra basınç merkezleri arasındaki büyük ölçekli bir sirkülasyonun parçasıdır. Bu durum Etezyen'i yerel bir meltem olmaktan çıkarıp genel sirkülasyon rüzgârı kategorisine sokar.

Adım Adım Çözüm

1
Etezyen ve İmbat rüzgârlarının tanımlarının yapılması
Etezyen genel bir sirkülasyon rüzgârıdır; İmbat ise bir meltem (yerel) rüzgârıdır.
Rüzgârların hangi ölçekte ve hangi mekanizmayla oluştuğunu anlamak farkı belirlemek için gereklidir.
2
İmbat rüzgârının oluşum mekanizmasının analiz edilmesi
İmbat, gündüz karaların denizlerden daha fazla ısınmasıyla oluşan alçak basınç alanına denizden gelen havadır (günlük periyot).
Meltem rüzgârlarının yerel ve kısa süreli doğasını teyit etmek için.
3
Etezyen rüzgârının oluşum mekanizmasının analiz edilmesi
Etezyen, yazın Balkanlar/Azor Yüksek Basıncı ile Basra Alçak Basıncı arasındaki hava akımıdır (mevsimlik periyot).
Genel sirkülasyon rüzgârlarının geniş alanlı basınç merkezlerine dayandığını saptamak için.
4
İki rüzgârın karşılaştırılması ve temel farkın belirlenmesi
Aralarındaki temel fark; etki alanı, süresi ve oluşumuna neden olan basınç farkının ölçeğidir.
Soruda istenen 'temel ayırıcı özellik' bu yapısal farktır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de rüzgârların oluşum mekanizmaları (Yerel Meltem vs. Genel Sirkülasyon)

İpuçları

1
Etezyen rüzgârı Balkanlar üzerinden gelirken, İmbat sadece deniz-kara kıyısı arasında oluşur.
2
Bir rüzgârın 'meltem' olması için günlük sıcaklık farkı, 'genel sirkülasyon' olması için kıtasal basınç merkezleri gerekir.

Daha Fazla Pratik

Meltem rüzgârları ile Muson rüzgârlarının oluşum süreleri ve etki alanları arasındaki benzerlik/farklılıkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 45s
ÖncekiSayfa 23 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 23 | Examkin