Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 681Soru

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin oluşum kökenleri (termik/dinamik), etkili oldukları dönemler ve beraberinde getirdikleri hava olayları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asor Dinamik Yüksek Basıncı yıl boyunca etkili olan bir merkezdir; kışın etki alanını genişlettiğinde Türkiye'de hava açık, durgun ve ayazlı geçer.

Cevap

Asor Dinamik Yüksek Basıncı yıl boyunca etkilidir ve kışın etki alanı genişlediğinde açık, durgun, ayazlı hava koşullarına yol açar.
Doğru olan seçenek, Asor Dinamik Yüksek Basıncı'nın 30 derece enlemleri çevresinde yıl boyu etkili olduğunu ve kışın Türkiye üzerinde etkili olduğunda havanın açık ve soğuk (ayaz) olmasına neden olduğunu belirtmektedir. Yüksek basınç alanlarında alçalıcı hava hareketleri nedeniyle hava bulutsuz olur, bu da geceleri yerin ısı kaybını artırarak ayazı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerinin kökenlerini belirleme
Asor ve İzlanda 'Dinamik' (Dünya'nın günlük hareketi); Sibirya ve Basra 'Termik' (Sıcaklık) kökenlidir.
Oluşum mekanizmasını anlamak hava kütlesinin karakterini belirler.
2
Mevsimsel etkileri analiz etme
Sibirya kışın, Basra yazın uç değerler yaratır. İzlanda kışın ılımanlaştırıcı, Asor ise yıl boyu kararlılık vericidir.
Hangi merkezin hangi dönemde Türkiye iklimini domine ettiğini saptamak gerekir.
3
Kış koşullarındaki etkileşimi değerlendirme
Kışın yüksek basınçlar (Sibirya veya Asor) etkili olduğunda dikey hava hareketleri alçalıcı olduğu için bulutlanma azalır, radyasyon kaybı artar ve 'ayaz' dediğimiz durum oluşur.
Seçeneklerdeki hava olayları ile basınç tiplerini eşleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi Etkileyen Basınç Merkezleri ve Karakteristikleri

İpuçları

1
Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerini 'Termik' (Sıcaklık kaynaklı) ve 'Dinamik' (Dünyanın hareketi kaynaklı) olarak ikiye ayırın.
2
Kışın etkili olan İzlanda (Nemli/Ilık) ile Sibirya (Soğuk/Kuru) arasındaki farkı hatırlayın. Yüksek basınç (Sibirya, Asor) havanın açık ve ayazlı geçmesine neden olur.
3
Asor basınç merkezi 30° enlemlerinden gelir ve dinamik kökenlidir; yazın kuraklık, kışın ise bazen Sibirya ile birleşerek çok sert soğuklar getirir.

Daha Fazla Pratik

Basınç merkezlerinin yönlerini dilsiz bir harita üzerine çizerek hangi yönden hangi özelliğin (nem, sıcaklık) geldiğini çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 682Soru

Türkiye’de ormanların yayılışında bakı (güneşe yönelim) faktörü sıcaklık üzerinde doğrudan etkilidir. Normal şartlarda Kuzey Yarım Küre’de dağların güney yamaçlarının daha sıcak olması nedeniyle orman üst sınırının bu yamaçlarda daha yüksek olması veya bu yamaçların daha gür ormanlarla kaplı olması beklenir. Ancak Karadeniz Dağları'nda denize bakan kuzey yamaçlardaki orman varlığının, iç kesime bakan güney yamaçlardan daha gür ve tür çeşitliliği bakımından daha zengin olduğu görülmektedir. Karadeniz Dağları’ndaki bu durum, orman dağılışı üzerinde aşağıdakilerden hangisinin sıcaklık faktöründen daha baskın bir rol oynadığını göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nem ve yağış miktarının

Cevap

Karadeniz Dağları'nda kuzey yamaçların daha gür ormanlara sahip olmasının temel nedeni nem ve yağış miktarının sıcaklık faktöründen daha baskın olmasıdır.
Karadeniz Dağları'nın kuzey yamaçları, bakı etkisi nedeniyle güney yamaçlardan daha az güneş almasına ve daha serin olmasına rağmen, Karadeniz’den gelen nemli hava kütlelerinin etkisiyle çok daha fazla yağış alır. Türkiye’de ormanların yayılış alanlarını belirleyen en temel kısıtlayıcı faktör nemliliktir. Bu nedenle, nem miktarının yüksek olduğu kuzey yamaçlarda ormanlar çok daha gür ve zengindir.

Adım Adım Çözüm

1
Bakı etkisinin analiz edilmesi
Normalde güney yamaçlar daha sıcak olmalıdır.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de yer aldığı için dağların güney yamaçları güneşi daha dik açıyla alır.
2
Karadeniz'deki özel durumun gözlemlenmesi
Kuzey yamaçlar (denize bakan) daha gür ormanlıdır.
Kuzey yamaçlar Karadeniz'den gelen nemli hava kütlelerine açıktır.
3
Faktörlerin karşılaştırılması
Nemlilik > Sıcaklık
Türkiye'de ormanların varlığı ve gürlüğü için nem miktarı, sıcaklıktan daha kritik bir sınırlayıcıdır.

Anahtar Kavram

Bakı ve Nemlilik İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'de ormanların nerede olup olmayacağını belirleyen en önemli şey sudur.
2
Bakı faktörü sıcaklığı etkiler ancak Karadeniz'de denizin sağladığı imkan sıcaklıktan daha önemlidir.
3
Karadeniz'den gelen nemli havanın hangi yamaca çarptığını ve o yamaçta neye sebep olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Akdeniz Bölgesi'nde de benzer bir durumun (bakı-nem çelişkisi) olup olmadığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 683Soru

Türkiye’nin kıyı kuşağında görülen çalı formasyonlarının (maki, psödomaki ve garig) yapısal özellikleri ve ekolojik istekleri göz önüne alındığında, bu bitki topluluklarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psödomaki formasyonu, nemli Karadeniz ikliminin etkisiyle oluştuğu için bünyesinde kışın yaprağını döken türleri de barındırırken; maki formasyonu, yaz kuraklığına uyum sağlamış her mevsim yeşil kalan bodur ağaççıklardan oluşur.

Cevap

Psödomaki formasyonunun nemli iklim etkisiyle kışın yaprağını döken türleri de içermesi, makilerin ise kurakçıl ve her mevsim yeşil olması doğru bir tespittir.
Psödomaki (yalancı maki), Karadeniz ormanlarının tahribiyle oluşan bir topluluktur ve içinde fındık, kızılcık gibi kışın yaprağını döken türler bulunur. Maki ise Akdeniz ikliminin karakteristik çalı formasyonu olup, yaz kuraklığına karşı koruyucu bir tabaka (tüylülük, sertlik) geliştiren ve kışın yaprağını dökmeyen türlerden oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Çalı formasyonlarının türlerini ve oluştukları iklim bölgelerini analiz et.
Maki ve Garig: Akdeniz iklimi. Psödomaki: Karadeniz iklimi (nemli/geçiş iklimleri).
Bitki örtüsü özelliklerini belirleyen temel faktör iklim koşullarıdır.
2
Formasyonların biyolojik adaptasyonlarını karşılaştır.
Makiler yaz kuraklığına dayanıklı sklerofil (sert yapraklı) bitkilerdir. Psödomakiler ise Karadeniz'in nemli yapısına uygun, karışık yapraklı türlerdir.
Akdeniz'de yaz kuraklığı baskınken Karadeniz'de her mevsim yağışlı/nemli bir yapı vardır.
3
Diğer seçeneklerdeki coğrafi hataları ele.
Enlem etkisi (maki sınırı), yayılış alanı (garig/maki) ve oluşum kökeni (tahrip) bilgilerini kontrol et.
KPSS coğrafya sorularında enlem-sıcaklık ilişkisi ve bitki türü-konum eşleşmesi en yaygın çeldirici alanlarıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de çalı formasyonlarının (Maki, Psödomaki, Garig) ekolojik adaptasyonları ve dağılış ilkeleri.

İpuçları

1
Akdeniz iklimi ile Karadeniz ikliminin nem ve yağış rejimlerini hatırlayın.
2
Enlem etkisi ile sıcaklık arasındaki ilişkiyi, bitki kuşaklarının yükselti sınırına uygulayın.
3
Psödomakinin neden 'yalancı maki' olarak adlandırıldığını; yani Karadeniz'de makiye benzer ancak kışın yaprak döken bir yapı sergilediğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Maki türleri ile psödomaki türlerini (fındık, ormangülü vb.) içeren bir karşılaştırma listesi hazırlayarak tür bazlı sorulara hazırlanın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 684Soru

Türkiye'de özellikle iç kesimlerde ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkan ve 'antropojen bozkır' olarak da adlandırılan ot toplulukları, kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde yaygındır. Bu topluluklar ilkbahar yağışlarıyla yeşerirken yaz kuraklığıyla sararırlar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bozkır (step) formasyonu içerisinde yer alan bitki türlerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşkıran

Cevap

Taşkıran bitkisi, bozkır (step) formasyonunda değil, yüksek dağ çayırları (alpin çayırlar) formasyonu içerisinde yer almaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek, yüksek dağlık bölgelerdeki alpin kuşaklarda görülen çayır formasyonunun bir elemanıdır. Diğer türler ise İç Anadolu ve çevresindeki kurak alanlarda görülen bozkır formasyonuna aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Ot formasyonlarını sınıflandır.
Türkiye'deki ot formasyonları; bozkır (step), çayır (alpin çayır) ve savan (nadir) olarak gruplandırılır.
Bitkilerin yetiştikleri iklim ve yükselti şartlarını belirlemek için temel sınıflama gereklidir.
2
Bozkır türlerini belirle.
Geven, yavşan otu, çoban yastığı, sığır kuyruğu, gelincik ve üzerlik gibi bitkiler kurakçıl karakterli bozkır türleridir.
Antropojen veya doğal bozkır sahalarındaki hakim bitki türlerini ayırt etmek gerekir.
3
Çayır türlerini belirle ve karşılaştır.
Taşkıran, kardelen, yıldız çiçeği ve düğün çiçeği gibi bitkiler daha nemli ve yüksek alanlardaki çayır formasyonuna aittir.
Seçenekler arasında formasyon farkı olan tek türü tespit etmek cevabı bulmamızı sağlar.

Anahtar Kavram

Bozkır ve çayır formasyonlarının tür bazında ayrımı.

İpuçları

1
Bozkır bitkileri genellikle kuraklığa dayanıklı ve dikenli türlerden oluşur.
2
Geven ve yavşan otu gibi bitkiler step alanlarının en bilinen elemanlarıdır.
3
Cevap olan bitki, genellikle Erzurum-Kars gibi yüksek platolarda veya dağların alpin kuşağında yetişen gür otlar arasındadır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'Alpin Çayırlar'ın görüldüğü başlıca yerleri (Erzurum-Kars, Doğu Karadeniz yaylaları) harita üzerinde inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 685Soru

Kış mevsiminde ülkemizin hava durumunda görülen değişimler, çevredeki farklı karakterli hava kütlelerinin hakimiyetine bağlıdır. Bu dönemde özellikle kuzeybatı yönünden gelerek hava sıcaklığını mevsim normallerinin biraz üzerine çıkaran ve beraberinde bol yağış getiren dinamik kökenli alçak basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı

Cevap

İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, kışın kuzeybatıdan sokularak ılıman ve yağışlı hava getiren dinamik kökenli merkezdir.
İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, 60° enlemleri çevresindeki dinamik kuşaktan kaynağını alır. Ülkemize kuzeybatıdan giriş yapar ve kışın etkili olduğunda, Sibirya'nın dondurucu soğuğunu kırarak havanın yumuşamasını ve yağış (kar veya yağmur) düşmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezinin oluşum mekanizmasını (dinamik/termik) ve yönünü belirleyin.
Dinamik kökenli ve Kuzeybatı yönü.
Soruda verilen temel ayırt edici özellikler İzlanda merkezini işaret etmektedir.
2
Mevsimsel hava karakterini analiz edin.
Kışın sıcaklığı artırıcı (ılıman) ve bol yağışlı etki.
İzlanda merkezi okyanusal kökenli olduğu için nem taşır ve kışın dondurucu soğukları kırarak ılıman hava oluşturur.
3
Diğer seçenekleri özelliklerine göre eleyin.
Sibirya (Termik/Soğuk), Asor (YB/Yaz), Basra (Termik/Yaz) özellikleri verilen tanımla uyuşmaz.
İzlanda dışındaki seçeneklerin ya kökeni (termik), ya basınç tipi (yüksek) ya da etkili olduğu yön farklıdır.

Anahtar Kavram

Basınç merkezlerinin köken (Termik/Dinamik), yön ve hava durumu üzerindeki etkileri.

İpuçları

1
Soruda bahsedilen merkez kışın dondurucu soğukların (ayazın) kırılmasını sağlar.
2
Bu merkez kaynağını Atlas Okyanusu üzerinden (Avrupa yoluyla) aldığı için nemlidir.
3
60 derece enlemlerinden gelen 'Dinamik' kökenli olan 'Alçak Basınç' merkezini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Sibirya Termik Yüksek Basıncı'nın hangi durumlarda ülkemizde etkili olduğunu araştırarak kış iklimi dinamiklerini pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Türkiye haritası üzerinde yönleri şu şekilde kodlayabilirsiniz: Kuzeybatı (İzlanda), Kuzeydoğu (Sibirya), Güneybatı (Asor), Güneydoğu (Basra).
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 686Soru

Türkiye'de iklim tiplerinin belirlenmesinde yıllık sıcaklık ortalamaları, sıcaklık farkları ve yağışın mevsimlere göre dağılışı (yağış rejimi) temel kriterler olarak kabul edilir. Bir merkezde yapılan ölçümlerde şu veriler elde edilmiştir:

* Yıllık sıcaklık farkı yaklaşık 2530C25-30^\circ C civarındadır.
* En düşük sıcaklıklar Ocak ayında ortalama 8,5C-8,5^\circ C olarak ölçülmüştür.
* Yıllık toplam yağışın yaklaşık %35\%35'i yaz mevsiminde, %30\%30'u ise ilkbahar mevsiminde düşmektedir.

Bu verilere göre, söz konusu merkez ve bu merkezin hakim doğal bitki örtüsü aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erzurum - Alpin Çayır

Cevap

Erzurum - Alpin Çayır
Verilen veriler (yüksek sıcaklık farkı, çok düşük kış sıcaklığı ve yaz yağışları) Türkiye'de sadece Sert Karasal iklimin (Erzurum-Kars platosu) özelliklerini yansıtmaktadır. Bu iklimde yaz yağışlarıyla yeşeren uzun boylu çayırlar (Alpin çayırlar) baskın bitki örtüsüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Sıcaklık farkını ve kış sıcaklığını analiz et.
Yıllık sıcaklık farkının 2530C25-30^\circ C olması ve kış ortalamasının 8,5C-8,5^\circ C olması, bölgenin deniz etkisinden uzak ve çok yüksek olduğunu gösterir.
Sert Karasal iklimde yükselti nedeniyle kışlar çok soğuk ve uzun geçer.
2
Yağış rejimini (mevsimlik dağılımı) incele.
En fazla yağışın yaz başına (%35\%35) kayması, konveksiyonel yağışların ısınmaya bağlı olarak yaz mevsiminde yoğunlaştığını kanıtlar.
Türkiye'deki 'e' kuralına göre İç Anadolu ilkbaharda, Erzurum-Kars ise yazın en çok yağışı alır.
3
Bitki örtüsü ile eşleştir.
Yaz yağışlarının olduğu bu iklimde otlar kurumaz, aksine yeşererek uzun boylu çayırları oluşturur.
Sert Karasal iklimin karakteristik bitki topluluğu Alpin çayırlardır.

Anahtar Kavram

Sert Karasal İklimin Ayırıcı Özellikleri

İpuçları

1
Türkiye'de en fazla yağışını yazın alan tek iklim bölgesini düşünün.
2
Kış sıcaklıklarının sıfırın bu kadar altında olması, merkezin çok yüksek bir platoda olduğunu gösterir.
3
Sert Karasal iklimde yaz yağışları sayesinde bitki örtüsü kurumaz, bu da gür çayırların oluşmasını sağlar.

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu Step iklimi ile Erzurum-Kars Sert Karasal iklimi arasındaki yağış rejimi ve sıcaklık farklarını gösteren grafikleri karşılaştırın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 687Soru

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezleri oluşum nedenlerine göre "termik" ve "dinamik" olarak ikiye ayrılır. Termik merkezler genellikle sıcaklık değişimlerine bağlı olarak belirli mevsimlerde (kış veya yaz) etkiliyken, dinamik kökenli merkezler dünyanın günlük hareketine bağlı olarak yıl boyunca etkili olabilmektedir. Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde Türkiye'de yıl boyunca etkisini hissettiren dinamik kökenli basınç merkezleri bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzlanda Alçak Basıncı - Asor Yüksek Basıncı

Cevap

İzlanda Alçak Basıncı ve Asor Yüksek Basıncı Türkiye'yi etkileyen dinamik kökenli ve yıl boyu etkili olan merkezlerdir.
İzlanda Alçak Basıncı ve Asor Yüksek Basıncı, kökenlerini dünyanın günlük hareketinden (dinamik) aldıkları için yıl boyunca mevcudiyetlerini korurlar ve Türkiye iklimi üzerinde sürekli bir etkiye sahiptirler.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerinin oluşum kökenlerini sınıflandırın.
İzlanda ve Asor dinamik; Sibirya ve Basra termik kökenlidir.
Dinamik basınçlar dünyanın eksen hareketine bağlı olarak 3030^\circ ve 6060^\circ enlemlerinde oluşur.
2
Merkezlerin etkili olduğu süreleri belirleyin.
Dinamik merkezler (İzlanda, Asor) yıl boyu; termik merkezler (Sibirya, Basra) mevsimliktir.
Sıcaklığa bağlı (termik) oluşan merkezler kara ve denizlerin mevsimlik ısınma farkına ihtiyaç duyar.
3
Her iki kriteri de (dinamik ve yıl boyu) karşılayan seçeneği bulun.
İzlanda ve Asor'un birlikte verildiği seçenek doğrudur.
İzlanda kışın ılık ve yağışlı, Asor ise yazın kurak hava getirerek yıl boyu iklimi şekillendirir.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin oluşum kökenleri (Dinamik vs. Termik) ve mevsimlik etkileri.

İpuçları

1
Dünyanın günlük hareketine bağlı oluşan basınçlar 3030^\circ ve 6060^\circ enlemleri çevresinde görülür.
2
Sibirya ve Basra merkezleri sadece kış veya yaz aylarında etkili olur, yani mevsimliktirler.
3
Yıl boyu etkili olanlar dinamik kökenli olan İzlanda ve Asor basınçlarıdır.

Daha Fazla Pratik

Bu basınç merkezlerinin kış ve yaz mevsimlerindeki hava durumuna (yağış, sıcaklık, ayaz) etkilerini çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 688Soru

Türkiye'de orman varlığının bölgelere göre dağılımı incelendiğinde; Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri orman oranının en yüksek olduğu yerler iken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi orman oranının en düşük olduğu bölgedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin orman varlığı bakımından Türkiye'de son sırada yer almasında etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaz mevsiminde görülen şiddetli buharlaşma ve kuraklık

Cevap

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde orman oranının en düşük olmasının temel nedeni şiddetli buharlaşma ve buna bağlı olarak yaşanan kuraklıktır.
Türkiye'de ormanların varlığı büyük ölçüde nemliliğe bağlıdır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, özellikle yaz aylarında Basra alçak basıncının etkisiyle çok şiddetli buharlaşmaya maruz kalır. Bu durum, bölgeye düşen yağışın bitkiler tarafından verimli kullanılmasını engeller ve orman oluşumunu zorlaştırır. Bu nedenle bölge, Türkiye orman varlığının yaklaşık sadece %3'üne sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgesel iklim özelliklerini analiz etme
Güneydoğu Anadolu'da yaz mevsiminin Türkiye'nin en sıcak bölgesi olduğu belirlenir.
Sıcaklık ve buharlaşma arasındaki doğrudan ilişkiyi anlamak için gereklidir.
2
Nem dengesini değerlendirme
Bölgenin yıllık yağış miktarı 400600400-600 mm civarında olsa da, buharlaşmanın bu yağıştan çok daha fazla olduğu görülür.
Bitkilerin gelişimi için sadece yağışın yeterli olmadığını, suyun toprakta kalma süresinin (nemliliğin) önemli olduğunu kavramak için gereklidir.
3
Orman varlığı ile ilişkilendirme
Şiddetli kuraklık nedeniyle ağaçların yetişmesi için gerekli su miktarının sağlanamadığı sonucuna varılır.
Ormanların yetişme şartı olan nemlilik ihtiyacının neden karşılanamadığını açıklar.

Anahtar Kavram

Buharlaşma ve Nemlilik İlişkisi

İpuçları

1
Bir bölgede orman yetişmesi için sadece yağışın olması yetmez, buharlaşmanın da düşük olması gerekir.
2
Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu Bölgesi'nden daha fazla yağış almasına rağmen neden daha kuraktır?
3
Sıcaklık ve rüzgarın etkisiyle topraktaki suyun hızla havaya karışması sürecini (buharlaşmayı) düşünün.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz Bölgesi'nde orman alt sınırının deniz seviyesinden başlamasının nedenini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 689Soru

Aşağıdaki tabloda, aynı enlem üzerinde bulunan XX ve YY merkezlerine ait Ocak ayı ortalama sıcaklık değerleri verilmiştir:

MerkezGerçek Sıcaklık (C^{\circ}C)Deniz Seviyesine İndirgenmiş Sıcaklık (C^{\circ}C)
XX8,08,08,58,5
YY12,0-12,02,0-2,0

Bu tablodaki verilere dayanarak, XX ve YY merkezleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisine kesin olarak ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: YY merkezinin yükseltisi XX merkezinden 19001900 metre daha fazladır.

Cevap

Y merkezinin yükseltisi X merkezinden 1900 metre daha fazladır.
Verilen tabloda her iki merkezin gerçek ve indirgenmiş sıcaklıkları arasındaki farklar hesaplandığında, X merkezinin 100 metre, Y merkezinin ise 2000 metre yükseltiye sahip olduğu saptanır. Bu durumda Y merkezi, X merkezinden tam 1900 metre daha yüksektedir.

Adım Adım Çözüm

1
X merkezinin yükseltisini hesapla
XX merkezi için fark: 8,58,0=0,5C8,5 - 8,0 = 0,5^{\circ}C. Her 200200 metrede 1C1^{\circ}C değişim kuralına göre: 0,5×200=1000,5 \times 200 = 100 metre.
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark sadece yükseltiden kaynaklanır.
2
Y merkezinin yükseltisini hesapla
YY merkezi için fark: 2,0(12,0)=10,0C-2,0 - (-12,0) = 10,0^{\circ}C. Yükselti: 10×200=200010 \times 200 = 2000 metre.
Sıcaklık farkı yükseltiye dönüştürülerek merkezin deniz seviyesinden yüksekliği bulunur.
3
İki merkez arasındaki yükselti farkını bul
2000100=19002000 - 100 = 1900 metre.
Soruda istenen iki merkez arasındaki kesin yükselti farkına ulaşılmış olur.

Anahtar Kavram

Gerçek ve İndirgenmiş Sıcaklık Arasındaki İlişki

İpuçları

1
Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın neyi ifade ettiğini hatırlayın.
2
Her 200200 metrelik yükselti artışının sıcaklığı 1C1^{\circ}C düşürdüğü bilgisini kullanarak her iki merkezin yükseltisini ayrı ayrı hesaplayın.
3
Aynı enlem üzerinde bulunmalarının, güneş ışınlarının geliş açısını elediğine dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Farklı yükseltilerdeki şehirlerin sıcaklıklarını karşılaştıran diğer soruları çözerek indirgenmiş sıcaklık formülünü pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 690Soru

Türkiye'de doğal orman örtüsünün çeşitli nedenlerle tahrip edilmesi sonucunda kısa boylu ağaççıklardan oluşan çalı formasyonları ortaya çıkmıştır. Bu formasyonların yayılış alanları ve karakteristik türleri ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maki - Akdeniz ve Ege kıyı kuşağı - Zeytin, zakkum, sandal, keçiboynuzu

Cevap

Maki topluluğu Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olup zeytin, zakkum, sandal ve keçiboynuzu gibi türleri içerir.
Maki; Akdeniz iklim bölgesinde kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle oluşan, kış ılıklığına ihtiyaç duyan ve yapraklarını dökmeyen bodur ağaççıklardır. Zeytin, zakkum, sandal, keçiboynuzu, defne ve mersin bu grubun en tipik üyeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Çalı formasyonlarının tanımını hatırla.
Çalılar, ormanların tahribi sonucu oluşan ikincil bitki topluluklarıdır (Maki, Garig, Psödomaki).
Sorunun temelini oluşturan bitki grubunu tanımlamak gerekir.
2
Bölgelere göre çalı türlerini eşleştir.
Akdeniz/Ege: Maki ve Garig; Karadeniz: Psödomaki.
Her çalı türünün farklı bir iklim ve yetişme ortamı vardır.
3
Karakteristik türleri kontrol et.
Maki türleri (zeytin, defne, zakkum) ile Akdeniz kıyı kuşağı uyumludur.
Tür bazında doğrulama yaparak kesin sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Çalı Formasyonlarının Sınıflandırılması ve Dağılışı

İpuçları

1
Türkiye'deki üç ana çalı grubunun (maki, garig, psödomaki) hangi iklim bölgelerinde görüldüğünü düşünün.
2
Maki türleri kışın yaprağını dökmez; zeytin, defne ve keçiboynuzu bu özelliğe sahip Akdeniz bitkileridir.
3
Fındık ve kızılcık gibi meyve veren çalılar nemli Karadeniz iklimine (psödomaki) özgüdür, maki ile karıştırılmamalıdır.

Daha Fazla Pratik

Akdeniz'deki maki ve garig ile Karadeniz'deki psödomaki arasındaki en temel fark olan yaprak dökme durumunu araştırmanız konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:50s
Soru 691Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgarların yönlerini ve sıcaklık üzerindeki etkilerini hatırlamak için kullanılan 'KAYIP SAKAL' şifrelemesine göre; ülkemize kuzeydoğu yönünden esen ve kış mevsiminde sıcaklıkları belirgin şekilde düşürerek kar yağışlarına neden olan rüzgar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poyraz

Cevap

Türkiye'ye kuzeydoğu yönünden esen ve sıcaklığı düşüren rüzgar Poyraz'dır.
Poyraz rüzgarı, Türkiye'ye kuzeydoğu yönünden eser. Ülkemizin matematik konumu gereği kuzeyden gelen rüzgarlar kutup kökenli olduğu için sıcaklığı düşürür. Poyraz da özellikle kış aylarında sıcaklığı sıfırın altına düşürerek kar yağışlarına zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
KAYIP SAKAL şifresini hatırla.
Şifre rüzgarların yönlerini kuzeybatıdan başlayarak saat yönünde sıralar: Karayel (KB), Yıldız (K), Poyraz (KD), Samyeli (GD), Kıble (G), Lodos (GB).
Rüzgarların Türkiye'ye hangi yönden estiğini belirlemek için kullanılan temel yöntemdir.
2
Kuzeydoğu (KD) yönüne denk gelen harfi bul.
K-Y-P sıralamasında üçüncü harf olan 'P' (Poyraz) kuzeydoğuya karşılık gelir.
Kuzey sektörlü rüzgarların (Karayel, Yıldız, Poyraz) yön ayrımını yapmak için gereklidir.
3
Sıcaklık etkisini kontrol et.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için kuzeyden (poyraz yönünden) gelen rüzgarlar sıcaklığı düşürür.
Matematik konumun rüzgar karakteri üzerindeki etkisini doğrulamak için önemlidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki yerel rüzgarların 'KAYIP SAKAL' şifrelemesiyle yön ve sıcaklık karakterlerinin belirlenmesi.

İpuçları

1
Türkiye'de rüzgarları kuzeybatıdan başlayarak 'KAYIP SAKAL' diye kodluyoruz.
2
Şifrenin ilk üç harfi (K-Y-P) soğuk rüzgarları (Kuzey), son üç harfi (S-K-L) sıcak rüzgarları (Güney) temsil eder.
3
Kuzeydoğu yönü, Karayel (kuzeybatı) ve Yıldız'dan (kuzey) sonra gelen üçüncü soğuk rüzgardır.

Daha Fazla Pratik

Samyeli rüzgarının diğer adı olan 'Keşişleme' isminin nereden geldiğini ve hangi bölgelerde daha etkili olduğunu araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkisi genel olarak enlem etkisiyle (matematik konum) açıklanır. Kuzeyden (kutup yönü) esenler soğutur, güneyden (ekvator yönü) esenler ısıtır. Ancak fön rüzgarı gibi özel durumlar da vardır; fön rüzgarı bir dağ yamacı boyunca alçalan hava kütlesidir ve sürtünmenin etkisiyle her 100 metrede 1 derece ısınarak sıcak ve kuru bir etki yapar.
Tahmini Süre:45s
Soru 692Soru

Marmara Bölgesi’nin güney ve kıyı kesimlerinde etkili olan Marmara (Geçiş) İklimi; Akdeniz, Karadeniz ve Karasal iklimlerin özelliklerini bünyesinde barındıran özgün bir yapıya sahiptir. Bu iklim tipinin etkili olduğu bir merkez ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıllık toplam yağış miktarının en büyük kısmının yaz aylarında düşmesi

Cevap

Yıllık toplam yağış miktarının en büyük kısmının yaz aylarında düşmesi ifadesi Marmara iklimi için yanlıştır; çünkü bu özellik Sert Karasal iklime aittir.
Türkiye'de yıllık yağışın en büyük kısmının yaz mevsiminde düştüğü tek iklim tipi Sert Karasal iklimdir (Erzurum-Kars platosu). Marmara Geçiş İklimi'nde ise en fazla yağış kış mevsiminde düşer, yazlar ise nispeten kuraktır.

Adım Adım Çözüm

1
Marmara ikliminin karakteristik özelliklerini belirle
Marmara iklimi, Akdeniz'in kış ılıklığını (kısmen), Karadeniz'in yağış rejimini (kısmen) ve Karasal iklimin sıcaklık farklarını yansıtan bir geçiş tipidir.
Soruyu çözmek için bölgenin hangi iklimlerden etkilendiğini anlamak gerekir.
2
Yağış rejimlerini karşılaştır
Türkiye'de yaz yağışlarının en fazla olduğu bölge Kuzeydoğu Anadolu'dur (Erzurum-Kars). Marmara'da ise kış ve sonbahar yağışları ön plandadır.
Yanlış seçeneği bulmak için iklim tiplerinin mevsimsel yağış dağılımını bilmek gerekir.
3
Seçenekleri eleyerek sonuca ulaş
Cephesel yağışlar, bitki çeşitliliği, enlem etkisi ve kış sertliği Marmara için uygun özelliklerken, yaz yağışı maksimumu bölgenin karakterine aykırıdır.
Marmara ikliminde yazlar genellikle kurak veya az yağışlı geçer.

Anahtar Kavram

Marmara (Geçiş) İklimi Özellikleri

İpuçları

1
Marmara iklimi bir 'geçiş' iklimidir; Akdeniz, Karadeniz ve Karasal etkileri aynı anda taşır.
2
Türkiye'de yaz yağışlarının (konveksiyonel) zirve yaptığı yer Erzurum-Kars çevresidir.
3
Marmara'da yazlar sıcak ve Akdeniz kadar olmasa da kurak geçer; en çok yağış kışın düşer.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin yağış rejimlerini karşılaştırarak geçiş ikliminin farklarını inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 693Soru

Türkiye'nin bulunduğu enlem dereceleri ve orta kuşaktaki konumu, kış mevsiminde farklı karakterdeki hava kütlelerinin karşılaşmasına zemin hazırlar. Bu durumun sonucunda oluşan cephe yağışlarının (frontal yağışlar) en etkili olduğu, aynı zamanda kış ılıklığı ve yaz kuraklığının belirgin bir karakteristik olarak görüldüğü iklim tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akdeniz İklimi

Cevap

Türkiye'de kış ılıklığı, yaz kuraklığı ve kış mevsiminde yoğunlaşan cephe yağışlarının en karakteristik görüldüğü iklim tipi Akdeniz İklimi'dir.
Türkiye'nin orta kuşakta yer alması nedeniyle kışın kutup ve tropikal kökenli hava kütleleri Türkiye üzerinde karşılaşır. Bu karşılaşma en çok Akdeniz iklim kuşağında cephe yağışlarına neden olur. Ayrıca kış ılıklığının en belirgin olduğu (don olaylarının azlığı) iklim tipi budur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin dünya üzerindeki konumunu ve orta kuşak etkisini analiz etmek.
Türkiye'nin orta kuşakta yer alması, kışın kutbi ve tropikal hava kütlelerinin karşılaşma alanında kalmasını sağlar.
Cephe yağışları, farklı sıcaklıktaki hava kütlelerinin karşılaşmasıyla oluşur ve bu durum orta kuşak ülkeleri için matematiktir.
2
İklim tiplerinin yağış ve sıcaklık karakteristiklerini karşılaştırmak.
Yazların sıcak-kurak, kışların ılık-yağışlı olması Akdeniz ikliminin temel özelliğidir.
Kışın deniz üzerinden gelen nemli ve ılık hava kütlelerinin cephe sistemleri ile bölgeye yağış bırakması bu karakteri oluşturur.

Anahtar Kavram

Akdeniz İklimi ve Cephe Yağışları İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'nin orta kuşakta bulunması kış mevsiminde hava kütlelerinin karşılaşmasına neden olur.
2
Kışların ılık ve yağışlı, yazların ise sıcak ve kurak geçtiği iklim tipini düşünün.
3
Cephe yağışları (frontal yağışlar) matematik konumun bir sonucudur ve Türkiye'de en karakteristik olarak güney ve batı kıyılarımızda görülür.

Daha Fazla Pratik

Akdeniz ikliminin karakteristik bitki örtüsü olan maki formasyonunun bu iklim özellikleri ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 694Soru

Türkiye'de bitki örtüsü kuşakları içerisinde yer alan ot formasyonu; iklimsel özelliklere, yağış rejimine ve yükseltiye bağlı olarak bozkır (step), çayır ve alpin çayır gibi alt gruplara ayrılır. Özellikle karasal iklimin belirgin olduğu iç bölgelerimizde ilkbahar yağışlarıyla yeşeren ve yaz kuraklığıyla sararan kısa boylu kurakçıl otlar geniş yer tutar. Buna göre; Geven ve Yavşan otu gibi bitkilerin baskın olduğu bu formasyon (bozkır) içerisinde aşağıdaki bitki türlerinden hangisinin yer alması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kardelen

Cevap

Kardelen, bozkır formasyonu içerisinde değil, daha yüksek ve nemli/soğuk alanlardaki alpin çayır kuşağında yer alır.
Kardelen, genellikle karın erimesiyle birlikte yüksek dağ kuşaklarında veya orman sınırının üzerindeki nemli alanlarda ortaya çıkan bir bitkidir. Bu özelliğiyle, İç Anadolu'nun kurak düzlüklerinde yaygın olan ve yaz kuraklığına adapte olmuş Geven, Yavşan otu gibi bozkır (step) türlerinden ayrılır. Kardelen daha çok alpin çayır formasyonunun bir parçasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ot formasyonunun alt türlerini belirle.
Bozkır (step), Çayır ve Alpin Çayır olmak üzere üç ana gruba ayrılır.
Sorunun hangi bitki topluluğu üzerinden kurgulandığını anlamak için gereklidir.
2
Bozkır formasyonunun ekolojik özelliklerini analiz et.
Yarı kurak iklim, ilkbahar yağışıyla yeşerme, yaz kuraklığıyla sararma özellikleri tespit edilir.
Bu özellikler bitki türlerinin (kurakçıl-kserofit) seçimini belirler.
3
Bozkır türlerini (Geven, Yavşan otu, Gelincik, Çoban yastığı, Sığır kuyruğu vb.) ele.
Gelincik, Çoban yastığı ve Sığır kuyruğu türlerinin bozkır kuşağında olduğu doğrulanır.
Seçenekler arasındaki benzer türlerin elenmesi için gereklidir.
4
Yüksek dağ kuşaklarına özgü türü tespit et.
Kardelen'in soğuğa dayanıklı ve yüksek rakımlara (alpin kuşağa) özgü olduğu belirlenir.
Bozkır formasyonuna ait olmayan farklı türü bulmak sorunun çözümüdür.

Anahtar Kavram

Türkiye'de ot formasyonlarının (bozkır vs. alpin çayır) tür bazında ayrımı.

İpuçları

1
Bozkır bitkileri genellikle yazın sararan ve kuraklığa dayanıklı bitkilerdir.
2
Alpin çayırlar ise ormanların yetişemeyeceği kadar soğuk ve karlı olan yüksek dağ zirvelerinde görülür.
3
Geven, Yavşan otu ve Sığır kuyruğu gibi bitkiler 'step' (bozkır) sınıfına girerken; Kardelen ve Alpin yıldızı gibi çiçekler yüksek kuşak bitkileridir.

Daha Fazla Pratik

Erzurum-Kars platosundaki çayırların İç Anadolu bozkırlarından neden daha gür olduğunu iklim şartları (yaz yağışı) üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 695Soru

Türkiye'de özellikle yaz mevsiminde etkisini artıran, Atlas Okyanusu üzerindeki 3030^\circ enlemleri çevresinden kaynağını alarak ülkemize güneybatı yönünden sokulan ve Akdeniz Havzası'nda belirgin bir yaz kuraklığına neden olan dinamik kökenli basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asor Dinamik Yüksek Basıncı

Cevap

Asor Dinamik Yüksek Basıncı
Asor Dinamik Yüksek Basıncı, Atlas Okyanusu'ndaki Azor Adaları civarından kaynağını alır. 3030^\circ enlemlerindeki alçalıcı hava hareketlerine bağlı olarak dinamik kökenlidir. Türkiye'ye güneybatıdan girer ve özellikle yaz mevsiminde Akdeniz iklim bölgesinde belirgin yaz kuraklığının ana sebebidir.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezinin oluşum kökenini ve enlem değerini analiz etme
3030^\circ enlemleri çevresinde dünyanın günlük hareketine bağlı olarak 'dinamik' kökenli yüksek basınç alanları oluşur.
Soruda belirtilen 3030^\circ ve dinamik köken ifadeleri bizi doğrudan Asor veya benzeri subtropikal yüksek basınçlara yönlendirir.
2
Coğrafi kaynak ve yön tespiti yapma
Atlas Okyanusu (Azor Adaları) üzerinden gelerek Türkiye'ye güneybatı yönünden sokulan merkez Asor'dur.
İzlanda kuzeybatıdan, Sibirya kuzeydoğudan, Basra ise güneydoğudan sokulur.
3
Mevsimsel etkileri değerlendirme
Asor, yaz aylarında genişleyerek Türkiye'nin büyük kısmında havanın açık, güneşli ve kurak geçmesine neden olur.
Yüksek basınç alanlarında hava alçalıcı hareket yaptığı için bulut oluşumu engellenir ve kuraklık artar.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin (Asor, İzlanda, Sibirya, Basra) kökenleri, yönleri ve mevsimsel etkileri.

İpuçları

1
Bu merkez, 3030^\circ enlemlerindeki Subtropikal Yüksek Basınç kuşağının bir parçasıdır.
2
Türkiye'ye güneybatıdan (Muğla-Antalya taraflarından) sokulur ve yüksek basınç olduğu için havayı alçaltarak yağışı engeller.
3
İsmini Atlas Okyanusu'ndaki Azor (Azores) takımadalarından alan bu merkez, dinamik bir kökene sahiptir.

Daha Fazla Pratik

İzlanda ve Asor'un 'dinamik', Sibirya ve Basra'nın 'termik' kökenli olduğunu gruplandırarak çalışmak bu tip soruları hızlandıracaktır.

Alternatif Yöntem

Basınç merkezlerini yönlerine göre kodlayabilirsiniz: Kuzeybatı (İzlanda), Kuzeydoğu (Sibirya), Güneybatı (Asor), Güneydoğu (Basra). Soruda güneybatı yönü ve dinamik köken vurgulandığı için tek seçenek Asor kalmaktadır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 696Soru

Türkiye'de karasal iklimin hüküm sürdüğü alanlar geniş yer tutsa da, bu alanlar kendi içinde sıcaklık ve yağış özellikleri bakımından belirgin farklılıklar göstermektedir. Örneğin; İç Anadolu'da en fazla yağış ilkbahar mevsiminde düşerken, Kuzeydoğu Anadolu'da (Erzurum-Kars çevresi) yağışların büyük bir kısmı yaz başlangıcında görülmektedir. Kuzeydoğu Anadolu'nun İç Anadolu'dan bu şekilde ayrışmasında etkili olan temel coğrafi faktör ve buna bağlı olarak gelişen mekanizma aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortalama yükseltinin fazla olması nedeniyle ısınmanın gecikmesi ve buna bağlı olarak konveksiyonel yağışların yaz mevsimine kayması

Cevap

Ortalama yükseltinin fazla olması nedeniyle ısınmanın gecikmesi ve buna bağlı olarak konveksiyonel yağışların yaz mevsimine kayması
Doğru cevap olan ifade, Kuzeydoğu Anadolu'nun neden yazın yağış aldığını bilimsel bir mekanizmayla açıklar. Erzurum-Kars bölümünde ortalama yükseltinin 20002000 metrenin üzerinde olması, kışın yağan karların geç erimesine ve toprağın ancak yaz başında ısınabilmesine neden olur. Isınan hava yükselerek soğur ve bu durum 'kırkikindi' benzeri konveksiyonel yağışların bu bölgede yazın görülmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgelerin yükselti değerlerini karşılaştırın.
İç Anadolu ortalama 10001000 m civarındayken, Erzurum-Kars platosu 20002000 m üzerindedir.
Yükselti, ısınma hızını ve zamanlamasını belirleyen temel özel konum faktörüdür.
2
Isınma ve yağış arasındaki ilişkiyi analiz edin.
Hava kütlelerinin ısınarak yükselmesi (konveksiyonel hareket) için zeminin yeterli sıcaklığa ulaşması gerekir.
Karada ısınan hava genleşir ve yükselim yağışlarını oluşturur.
3
Mevsimsel kaymayı tespit edin.
Yüksek platolarda karların geç erimesi ve ısınmanın geç başlaması, konveksiyonel süreci yaz başına taşır.
Bu durum Kuzeydoğu Anadolu'da yaz yağışlarının ve 'Sert Karasal' iklimin temel karakteridir.

Anahtar Kavram

Özel Konum ve Yağış Rejimi Etkileşimi

İpuçları

1
Türkiye'nin en yüksek platolarının nerede olduğunu ve ısınma hızının yükseltiyle nasıl değiştiğini hatırlayın.
2
Konveksiyonel (yükselim) yağışların oluşması için zeminin ısınması şarttır. Yüksek yerlerde bu ısınma ne zaman gerçekleşir?
3
İç Anadolu ilkbaharda (ılıkken), Erzurum-Kars ise yazın (ancak ısınabildiği için) konveksiyonel yağış alır. Temel fark yükseltidir.

Daha Fazla Pratik

Sert karasal iklimin yaz yağışları ile bölgedeki bitki örtüsü (çayır) ve hayvancılık türü (büyükbaş) arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 697Soru

Türkiye'de yer şekillerinin çeşitliliği, denize göre konum ve enlem faktörleri kısa mesafelerde iklim özelliklerinin değişmesine yol açmaktadır. Özellikle Marmara Bölgesi, ülkemizde görülen üç ana iklim tipinin de etkilerinin hissedildiği bir 'geçiş sahası' niteliğindedir.

Buna göre, Marmara Bölgesi'nin güney kıyıları (Bursa, Balıkesir, Çanakkale çevresi) için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akdeniz ikliminin bozulmuş bir türü görülür; kışlar ılık geçse de donlu gün sayısı Akdeniz kıyılarına göre daha fazladır.

Cevap

Marmara Bölgesi'nin güneyinde Akdeniz ikliminin etkileri görülür ancak enlem nedeniyle kışlar Akdeniz kıyılarına göre daha serin geçer ve donlu gün sayısı daha fazladır.
Marmara Bölgesi'nin güneyinde görülen iklim, Akdeniz ikliminin bir varyasyonudur. Kışları en fazla yağış alması ve yazların kurak geçmesi bakımından Akdeniz iklimi ile aynı özellikleri taşır. Ancak matematik konum nedeniyle daha kuzeyde yer alması, kış sıcaklıklarının Antalya veya İzmir gibi illere göre birkaç derece daha düşük olmasına ve buna bağlı olarak don olaylarının daha sık görülmesine neden olur. Bu durum, iklimin 'bozulmuş' veya 'geçiş' tipi olarak adlandırılmasının temel sebebidir.

Adım Adım Çözüm

1
Güney Marmara'nın coğrafi konumunu ve hakim olan iklim tipini belirle.
Güney Marmara (Bursa, Çanakkale vb.) genel olarak Akdeniz iklim kuşağında yer alan bir geçiş bölgesidir.
Bölge, Akdeniz ikliminin kuzey sınırını oluşturur ve Marmara Denizi'nin etkisiyle bu iklim biraz farklılaşır.
2
Bölgedeki sıcaklık ve yağış özelliklerini asıl Akdeniz iklimi ile karşılaştır.
Yağış rejimi Akdeniz iklimine benzer (en çok kış, en az yaz) ancak sıcaklık değerleri daha düşüktür.
Enlem etkisinden dolayı kuzeye gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür, bu da kış sıcaklıklarının Antalya veya Mersin'e göre düşük olmasına (don olaylarının artmasına) neden olur.
3
Verilen seçenekler arasında bölgenin bu 'geçiş/bozulmuş' karakterini yansıtan ifadeyi seç.
Kış ılıklığının devam ettiği ancak don olaylarının arttığını belirten ifade en doğru yargıdır.
Bu ifade hem denizelliği hem de enlem etkisini doğru bir şekilde birleştirir.

Anahtar Kavram

Marmara Geçiş İklimi

İpuçları

1
Marmara Bölgesi'nin üç farklı iklimin arasında bir 'köprü' olduğunu hatırla.
2
Bursa ve Çanakkale gibi illerin yağış rejiminin Akdeniz'e benzediğini, ancak kışların biraz daha soğuk geçtiğini düşün.
3
Antalya ve Bursa'yı kışın karşılaştırdığında; Bursa'nın daha kuzeyde (yüksek enlemde) olmasının sıcaklığa ve don olaylarına nasıl yansıyacağını analiz et.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz iklimlerinin yağış rejimlerini grafikler üzerinden karşılaştırarak geçiş bölgelerindeki 'bozulma'yı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 698Soru

Türkiye'de bitki örtüsü kuşakları içerisinde yer alan çalı formasyonları; maki, garig ve psödomaki (yalancı maki) olmak üzere üç ana gruba ayrılır. Bu formasyonlardan biri olan psödomakiyi, Akdeniz iklim bölgesinde yaygın olarak görülen maki topluluğundan ayıran en temel yapısal fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bünyesinde kışın yaprağını döken bazı ağaççık türlerini de barındırması

Cevap

Psödomaki topluluğunu makiden ayıran en temel fark, bünyesinde kışın yaprağını döken ağaççık türlerini de barındırmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, psödomakinin yapısal zenginliğini açıklar. Akdeniz makileri kuraklığa dayanıklı olması için tüm yıl yeşil kalırken, Karadeniz kuşağında görülen yalancı makiler (psödomaki) ormanların tahrip edilmesiyle oluşmuş ikincil bir örtüdür ve fındık, kızılcık, böğürtlen gibi kışın yaprağını döken türlerle, sandal ve akçakesme gibi herdem yeşil türlerin bir karışımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Formasyonların tanımlanması
Maki Akdeniz iklimine, Psödomaki ise Karadeniz (nemli) iklimine aittir.
İklim farkı bitki yapısını doğrudan etkiler.
2
Adaptasyon özelliklerinin karşılaştırılması
Makiler yaz kuraklığı nedeniyle su kaybını önlemek için herdem yeşil ve sert yapraklıdır; Psödomakilerde ise nem bolluğu nedeniyle yaprak dökme özelliği görülür.
Psödomakiler nemli ormanların tahribiyle oluşur ve içinde fındık, kızılcık, sandal gibi türleri barındırır.
3
Ayırt edici özelliğin seçilmesi
Karma yapraklı yapı (herdem yeşil + yaprak döken) en büyük farktır.
Seçenekler arasında yapısal farklılığı en net ifade eden özellik budur.

Anahtar Kavram

Psödomaki (Yalancı Maki) ve Maki Ayrımı

İpuçları

1
Psödomakilerin en yaygın görüldüğü bölgenin Karadeniz olduğunu hatırlayın.
2
Karadeniz ikliminde su sorunu olmadığı için bitkilerin maki gibi sert ve tüylü yapraklara ihtiyacı yoktur.
3
Psödomaki içindeki en bilinen türlerden biri fındıktır; fındığın kışın yaprak durumunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz kıyısındaki psödomaki türleri ile Akdeniz kıyısındaki maki türlerini içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 699Soru

Türkiye'de yer şekillerinin kısa mesafede değişiklik göstermesi ve denizellik-karasallık farkları, gün içinde yön değiştiren yerel rüzgarların oluşumuna zemin hazırlamıştır. Ege kıyılarında denizden karaya doğru esen ve 'İmbat' olarak adlandırılan rüzgarın da dahil olduğu bu rüzgar sistemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Estikleri bölgeye bol miktarda nem taşıdıkları için her zaman yamaç (orografik) yağışlarına neden olurlar.

Cevap

Meltem rüzgarlarının (İmbat dahil) bol miktarda yağış getirdiği ifadesi yanlıştır; çünkü bu rüzgarlar zayıf karakterli olup yağış oluşturacak kadar dikey yönlü hava hareketi sağlayamazlar.
Meltem rüzgarları, deniz ve kara arasındaki günlük sıcaklık farklarından doğan, hızı düşük ve etki alanı dar rüzgarlardır. Nem taşısalar dahi, atmosferin üst katmanlarına ulaşacak kadar güçlü bir yükselme sağlamadıkları için yağış oluşturma ihtimalleri yok denecek kadar azdır. Bu nedenle bol miktarda yağış getirdikleri yönündeki ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İmbat rüzgarının türünü belirle.
İmbat, Ege Denizi'nde görülen bir deniz meltemidir.
Soruda verilen İmbat ismi, deniz melteminin yöresel adıdır.
2
Meltem rüzgarlarının genel özelliklerini analiz et.
Meltemler günlük devirlidir, etki alanları dardır ve genellikle yağış getirmezler.
Günlük sıcaklık farkıyla oluştukları için şiddetleri düşüktür.
3
Seçenekleri değerlendirerek yanlış bilgiyi tespit et.
Bol miktarda yağış getirdiği ve orografik yağışa neden olduğu ifadesi yanlıştır.
Yağış için havanın güçlü bir şekilde yükselmesi gerekir, meltemler bu güce sahip değildir.

Anahtar Kavram

Meltem Rüzgarları ve Özellikleri

İpuçları

1
İmbat rüzgarı bir meltem türüdür. Meltemlerin genel yağış potansiyelini düşünün.
2
Rüzgarın yağış getirmesi için havanın yükselmesi gerekir. Meltemler gibi zayıf rüzgarlar bunu yapabilir mi?
3
Meltemlerin günlük mü yoksa mevsimlik mi olduğunu ve her denizden esen rüzgarın yağış bırakıp bırakmadığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Meltem rüzgarları ile Fön rüzgarlarının oluşum mekanizmalarını ve sıcaklık üzerindeki etkilerini karşılaştıran sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 700Soru

Türkiye'de iklim koşulları ve insan faaliyetlerine bağlı olarak farklı bölgelerde çeşitli ot formasyonları gelişim göstermiştir. Bu formasyonların genel özellikleri ve yayılış alanları ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaz yağışlarının fazla olduğu yüksek platolardaki çayır formasyonunun karakteristik türleri arasında geven, yavşan otu ve çoban yastığı gibi bitkiler yer alır.

Cevap

Geven, yavşan otu ve çoban yastığı gibi türlerin çayır formasyonuna değil, bozkır (step) formasyonuna ait olduğu bilgisidir.
Geven, yavşan otu ve çoban yastığı gibi bitkiler kurakçıl (kserofit) karakterli olup, iç kesimlerdeki yarı kurak iklim bölgelerinde görülen bozkırların (step) karakteristik türleridir. Yaz yağışlarının bol olduğu Erzurum-Kars gibi yüksek platolarda ise daha gür ve nemli şartlara uyumlu çayır türleri (kardelen, düğün çiçeği vb.) bulunur. Bu nedenle, bu türlerin çayır formasyonuna ait olduğu ifadesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Ot formasyonlarının türlerini ve yayılış alanlarını hatırla.
Türkiye'de başlıca ot formasyonları bozkır (step), çayır ve alpin çayırdır.
Genel sınıflandırmayı bilmek, seçenekleri analiz etmeyi kolaylaştırır.
2
Bozkır ve çayır türlerinin karakteristik bitkilerini ayırt et.
Geven, yavşan otu, çoban yastığı, gelincik ve sığır kuyruğu 'bozkır' türüdür; kardelen, düğün çiçeği, yıldız çiçeği ve yumak ise 'çayır' türüdür.
Hangi türün hangi formasyona ait olduğu sorunun çözüm anahtarıdır.
3
İklim ve bitki örtüsü arasındaki ilişkiyi kur.
Bozkırlar ilkbahar yağışı ve yaz kuraklığı olan yerlerde, çayırlar ise yaz yağışı olan nemli yüksek alanlarda görülür.
Yanlış olan seçenekteki habitat-tür eşleşmesinin neden hatalı olduğunu doğrular.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ot Formasyonları ve Karakteristik Bitki Türleri

İpuçları

1
Bozkır ve çayır türleri arasındaki fark, yetiştikleri alanın yağış rejimine (ilkbahar vs yaz) ve nem miktarına bağlıdır.
2
Geven ve yavşan otu gibi türler, yaz kuraklığına dayanıklı olan step ikliminin bitkileridir.
3
Erzurum-Kars platolarında görülen 'çayır' formasyonu, İç Anadolu'daki bozkırlardan daha gürdür ve farklı türlerden oluşur.

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu ve Erzurum-Kars platolarının yağış grafiklerini karşılaştırarak bitki örtüsü farkının nedenlerini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 35 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 35 | Examkin