Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü

760 soru

Soru 701Soru

Türkiye'de deniz etkisine kapalı iç kesimlerde, yıllık yağış miktarının azlığı ve yaz kuraklığının belirgin olması, ağaç yetişmesini güçleştirerek ot formasyonunun geniş alanlar kaplamasına neden olmuştur. Bu alanlarda ilkbahar yağışlarıyla yeşeren ve yaz sıcaklıklarıyla sararan kısa boylu ot toplulukları "step (bozkır)" olarak adlandırılır.

Buna göre, aşağıda verilen bitki türlerinden hangisi Türkiye'deki step (bozkır) formasyonu içerisinde yer alan karakteristik türlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koca yemiş

Cevap

Koca yemiş bir ot formasyonu türü değil, maki (çalı) formasyonuna ait bir türdür.
Koca yemiş, Akdeniz iklimine özgü maki formasyonuna ait bir çalı türüdür. Bozkır (step) ise iç kesimlerin karasal ikliminde yetişen otsu bir formasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Formasyonu Tanımlama
Soruda tanımlanan 'step (bozkır)' formasyonu, yarı kurak iklim bölgelerinde ilkbaharda yeşerip yazın sararan ot topluluklarıdır.
Bitki örtüsünün karakterini belirleyen temel faktör iklim ve yağış rejimidir.
2
Türleri Sınıflandırma
Geven, Yavşan otu, Çoban yastığı ve Gelincik gibi türler tipik step (bozkır) bitkileridir.
Bu türler kuraklık ve karasallık koşullarına uyum sağlamış otsu bitkilerdir.
3
Ayrık Türü Tespit Etme
Koca yemiş (Arbutus unedo), sert ve parlak yapraklı, bodur bir ağaççık olup çalı formasyonu içerisinde yer alır.
Koca yemiş maki grubuna dahildir ve nemli-ılık Akdeniz iklimi ister, karasal bozkırlarda yetişmez.

Anahtar Kavram

Bitki Formasyonları ve Karakteristik Türler

İpuçları

1
Soruda istenen bitki, bir ot değil, odunsu yapıda bir ağaççıktır.
2
Bu bitki türü İç Anadolu bozkırlarında değil, genellikle kıyı bölgelerimizdeki maki toplulukları arasında bulunur.
3
Koca yemiş, sandal ve menengiç gibi bitkilerle aynı grupta (maki) yer alır.

Daha Fazla Pratik

Çayır (alpin çayır) formasyonuna ait türleri (kar çiçeği, yıldız çiçeği) öğrenerek aradaki farkı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 702Soru

Türkiye'de doğal orman örtüsünün beşerî faktörlerle tahrip edilmesi sonucunda ortaya çıkan, genellikle 131-3 metre boyundaki kısa boylu ağaççıklardan oluşan bitki topluluklarına çalı formasyonu denir. Bu formasyonlar; iklim özellikleri, yetiştikleri bölge ve karakteristik türlerine göre maki, garig ve psödomaki olarak sınıflandırılır.

Buna göre, Türkiye'deki çalı formasyonları ve özellikleri ile ilgili aşağıda verilen eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maki — Akdeniz ikliminin etkili olduğu kıyı kuşaklarında kızılçam ormanlarının tahribiyle oluşur; zeytin, defne ve mersin gibi türleri kapsar.

Cevap

Maki; Akdeniz iklim bölgesinde kızılçamların tahribiyle oluşan, zeytin, defne ve mersin gibi türleri barındıran formasyondur.
Maki formasyonu, Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü alanlarda 08000-800 metre yükselti kuşağında, tahrip edilen kızılçam ormanlarının yerini alan; zeytin, defne, mersin, keçiboynuzu ve zakkum gibi her mevsim yeşil kalan bodur ağaççıklardan oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Çalı formasyonlarını bölgelerine göre ayırın.
Maki ve Garig Akdeniz/Ege bölgesinde, Psödomaki ise Karadeniz bölgesinde görülür.
Bitki örtüsü dağılımı doğrudan iklim koşullarıyla ilişkilidir.
2
Formasyonların oluşum nedenlerini ve türlerini kontrol edin.
Maki kızılçam tahribiyle, Garig maki tahribiyle, Psödomaki ise yapraklı orman tahribiyle oluşur.
Her formasyonun baskın türleri (örneğin Maki için zeytin, Psödomaki için fındık) ayırt edicidir.
3
Seçeneklerdeki eşleşmeleri doğrulayın.
Maki eşleşmesi hem bölge, hem oluşum nedeni hem de tür bazında tam uyum sağlamaktadır.
Diğer seçeneklerde bölge ile tür veya oluşum türü arasında kavramsal karışıklıklar mevcuttur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de çalı formasyonlarının (Maki, Garig, Psödomaki) iklim ve tahrip ilişkisine dayalı dağılımı.

İpuçları

1
Türkiye'deki çalı formasyonlarını bölgelerine göre düşünün: Maki ve Garig Batı/Güney, Psödomaki ise Kuzey kıyılarımızdadır.
2
Türleri hatırlayın: Zeytin ve defne Akdeniz'e (Maki), fındık ve kızılcık Karadeniz'e (Psödomaki) özgüdür.
3
Maki'nin oluşumunda en önemli faktör kızılçam ormanlarının (Pinus brutia) insanlar tarafından kesilmesi veya yanmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Akdeniz'deki maki üst sınırının enlem etkisiyle güneyden kuzeye nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 703Soru

İndirgenmiş sıcaklık, bir merkezin gerçek sıcaklık değerine, o merkezin deniz seviyesinden yüksekliğinden kaynaklanan sıcaklık kaybının eklenmesiyle elde edilen teorik bir değerdir. Bu yöntemle hazırlanan izoterm haritalarında sıcaklık dağılışını etkileyen temel bir faktör devre dışı bırakılır. Buna göre, Türkiye'nin yıllık ortalama indirgenmiş sıcaklık haritası incelendiğinde, sıcaklıkların dağılışını etkileyen aşağıdaki faktörlerden hangisinden söz edilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yükselti

Cevap

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi ortadan kaldırıldığı için bu haritalarda sıcaklık değişimleri yükselti faktörü ile açıklanamaz.
İndirgenmiş sıcaklık haritaları hazırlanırken, Türkiye'deki tüm ölçüm noktalarının yükseltisi deniz seviyesinde (00 metre) varsayılır. Bu nedenle, harita üzerindeki bir merkezin diğerinden daha soğuk veya sıcak olması yükselti farkıyla değil; enlem, karasallık veya denizellik gibi diğer faktörlerle açıklanır. Yükselti bu haritalarda bir değişken değil, sabit bir kabuldür.

Adım Adım Çözüm

1
İndirgenmiş sıcaklık tanımını analiz et.
İndirgenmiş sıcaklıkta her yer deniz seviyesinde (00 metre) kabul edilir.
Yükselti faktörünün diğer iklim bileşenlerini (enlem, nem, karasallık) gölgelemesini engellemek için bu yöntem kullanılır.
2
Hesaplama mantığını hatırla.
Gerçek Sıcaklık + (Yükselti / 200200) = İndirgenmiş Sıcaklık.
Sıcaklık her 200200 metre yükseldikçe 1C1^\circ C azaldığı için, deniz seviyesine 'indirilirken' bu değer geri eklenir.
3
Haritadaki değişimlerin nedenini sorgula.
Haritadaki sıcaklık farkları artık sadece enlem, denizellik veya karasallık ile açıklanabilir.
Yükselti farkı matematiksel olarak tüm merkezler için eşitlendiği (00 metre) için artık bir değişken değildir.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş Sıcaklık ve Yükselti İlişkisi

İpuçları

1
'İndirgenmiş' kelimesi tüm noktaların deniz seviyesine (00 metre) taşındığını ifade eder.
2
Eğer iki şehir de 00 metrede kabul ediliyorsa, aralarındaki sıcaklık farkını yükselti ile açıklayabilir miyiz?
3
İndirgenmiş sıcaklık hesaplanırken yükselti farkı sıcaklığa eklenir, böylece haritadaki tüm farklar sadece enlem ve karasallık gibi diğer etkenlere kalır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin Ocak ve Temmuz ayı indirgenmiş izoterm haritalarını karşılaştırarak, sıcaklığın en yüksek ve en düşük olduğu yerlerin nedenlerini (enlem ve karasallık bağlamında) inceleyin.

Alternatif Yöntem

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın sadece yükseltiye bağlı olduğunu (Fark = Yükselti / 200200) hatırlayarak, farkın hesaplandığı bir haritada yükseltinin bir 'neden' olamayacağını düşünebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 704Soru

Türkiye'de etkili olan yerel rüzgârlar "KAYIP SAKAL" (Karayel, Yıldız, Poyraz - Samyeli, Kıble, Lodos) akrostişi ile kodlanır. Bu rüzgârlardan kuzey sektörlü olanlar genellikle sıcaklığı düşürürken, güney sektörlü olanlar sıcaklığı yükseltir. Ancak bazı durumlarda rüzgârın ulaştığı bölgedeki sıcaklık artışı, rüzgârın geldiği yönün enlem etkisinden (matematik konum) değil, yer şekilleriyle olan etkileşiminden (özel konum) kaynaklanır.

Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde rüzgârın sıcaklığı artırmasındaki temel sebep "enlem etkisi" değil, yer şekillerine bağlı olarak oluşan "Fön etkisi"dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıldız rüzgârının Kuzey Anadolu Dağları'nı aşıp iç kesimlerdeki vadi tabanlarına inerken sıcaklığı belirgin şekilde yükseltmesi

Cevap

Yıldız rüzgârının Kuzey Anadolu Dağları'nı aşıp iç kesimlerdeki vadi tabanlarına inerken sıcaklığı belirgin şekilde yükseltmesi
Doğru cevap, kuzeyden esmesine rağmen (normalde soğutması gerekirken) dağ yamacından aşağı inerek ısınan hava kütlesini tarif etmektedir. Yıldız rüzgârı kuzeyden gelir, ancak Karadeniz Dağları'nı aşarak iç kesimlerdeki vadi tabanlarına (örneğin Kelkit Vadisi veya Çoruh Vadisi) indiğinde sürtünme etkisiyle her 100100 metrede 1C1^\circ C ısınır. Bu durum, rüzgârın yönünden bağımsız olarak gelişen ve yer şekillerine (özel konuma) bağlı olan Fön etkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Rüzgârların yönlerini ve enlem etkilerini hatırla.
Kuzeyden gelenler (Karayel, Yıldız, Poyraz) soğutur; Güneyden gelenler (Samyeli, Kıble, Lodos) ısıtır.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de yer aldığı için güneyden gelen rüzgârlar sıcak, kuzeyden gelenler soğuktur (Matematik Konum).
2
Seçeneklerdeki ısınma nedenlerini analiz et.
A, B ve D seçeneklerinde ısınma, rüzgârın güneyden gelmesiyle (enlem) uyumludur.
Bu seçeneklerde rüzgârın estiği yön ile sıcaklık etkisi arasında bir çelişki yoktur.
3
İstisnai durumu (Fön etkisi) tespit et.
C seçeneğinde kuzeyden esen Yıldız rüzgârının sıcaklığı artırdığı belirtilmiştir.
Kuzeyden gelen rüzgâr normalde soğutmalıdır; ancak dağdan aşağı inen hava sürtünme sonucu ısınır (Fön etkisi - Özel Konum).

Anahtar Kavram

Türkiye'de Rüzgârlar: Matematik Konum (Enlem) ve Özel Konum (Fön) Ayırımı

İpuçları

1
Türkiye'de güneyden esen rüzgârlar (Lodos, Kıble, Samyeli) zaten sıcaktır; bu enlem etkisidir.
2
Fön etkisi, rüzgârın yönüne bakmaksızın, bir hava kütlesinin dağ yamacından aşağı inmesiyle oluşur.
3
Kuzeyden gelen (soğuk olması beklenen) bir rüzgârın bir yeri ısıttığı seçeneği bulmalısın.

Daha Fazla Pratik

Rize ve çevresinde görülen mikroklima alanlarında (turunçgil ve zeytin tarımı) Fön rüzgârlarının etkisini araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

KAYIP SAKAL şifresinde üstteki üçlü (K-Y-P) kuzeyli soğuk, alttaki üçlü (S-K-L) güneyli sıcaktır. Eğer üstteki üçlüden biri bir yeri ısıtıyorsa orada mutlaka Fön etkisi vardır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 705Soru

Türkiye'nin yüksek dağlık alanlarında, sıcaklığın ağaç yetişmesine imkan vermediği 20002000 metrenin üzerindeki sahalarda orman kuşağı sona erer. Bu sınırın üzerinde yılın büyük bölümünde kar altında kalan, kısa süren yaz döneminde ise yeşeren gür ot topluluklarına 'alpin çayır' (dağ çayırı) adı verilir.

Buna göre, aşağıda verilen bitki türlerinden hangisi alpin çayır formasyonu içerisinde yer alan türlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kar çiçeği

Cevap

Alpin çayır formasyonu içerisinde yer alan bitki türü Kar çiçeği'dir.
Kar çiçeği, Türkiye'deki yüksek dağların (Toroslar, Kuzey Anadolu Dağları gibi) zirve kısımlarında, orman sınırının bittiği alpin çayır kuşağında doğal olarak yetişen bir türdür.

Adım Adım Çözüm

1
Ot formasyonlarını sınıflandır
Bozkır (kurak iç bölgeler), Çayır (yazı yağışlı platolar) ve Alpin Çayır (yüksek dağlar).
Soru yüksek dağlık alanlardaki formasyonu sormaktadır.
2
Alpin çayırların yetişme koşullarını analiz et
Orman üst sınırından (20002000 m ve üzeri) sonra görülen, soğuğa dayanıklı türler.
Bu kuşak, ağaçların yetişemeyeceği kadar soğuk olan zirvelerde bulunur.
3
Seçeneklerdeki türleri eşleştir
Kar çiçeği dağ zirvelerine aittir; diğerleri ise daha alçak ve kurak bölgelerdeki bozkırlara aittir.
Türlerin karakteristik yetişme alanlarını ayırt etmek doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Bitki Örtüsünün Dikey Dağılımı ve Alpin Çayırlar

İpuçları

1
Türkiye'de ot formasyonları yükseltiye ve yağış rejimine göre bozkır, çayır ve alpin çayır olarak ayrılır.
2
Alpin çayırlar, ormanların artık yetişemediği çok yüksek dağlık alanlarda (ortalama 20002000 m üzeri) görülür.
3
Seçeneklerdeki bitkilerden birinin adı, karın erimesiyle açan çiçeklere atıfta bulunur ve yüksek dağ zirvelerini çağrıştırır.

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu'daki antropojen bozkırlar ile Erzurum-Kars platolarındaki alpin çayırların oluşum nedenlerini karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 706Soru

Türkiye'de nem ve yağışın dağılışı; enlem, yer şekilleri ve basınç merkezlerinin mevsimlik hareketlerine bağlı olarak karmaşık bir yapı sergiler. Yağışın oluşabilmesi için havadaki bağıl nem oranının doyma noktasını aşması gerekmektedir.

Buna göre, Türkiye'de nem ve yağış özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi coğrafi açıdan doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erzurum-Kars platosunda en fazla yağışın yaz başlarında görülmesi, karasallık ve yükselti nedeniyle geciken ısınmanın sonucunda oluşan konveksiyonel hava hareketleriyle ilişkilidir.

Cevap

Erzurum-Kars platosunda yaz yağışlarının geciken ısınmaya bağlı konveksiyonel hareketlerle oluştuğunu belirten ifade doğrudur.
Doğru ifade, Erzurum-Kars platosundaki yağışların zamanlamasını ve nedenini açıklar. Bölgenin çok yüksek ve denizden uzak olması, kışın biriken karın geç erimesine ve toprağın geç ısınmasına neden olur. Haziran ayında ısınan toprak, üzerindeki havayı yükselterek konveksiyonel (yükselim) yağışları başlatır. Bu durum bölgenin karakteristik yağış özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Erzurum-Kars bölgesinin yağış rejimini analiz etme
Bölge, Türkiye'nin geri kalanının aksine en fazla yağışı yaz başlarında (Haziran) alır.
Karasallık ve yükselti nedeniyle yüzeyin ısınması yaza sarkar.
2
Yağış oluşum tipini belirleme
Geciken ısınma, havanın dikey yönlü yükselmesine yani konveksiyonel (yükselim) yağışlara yol açar.
Yüzey ısındıkça üzerindeki havayı hafifletir ve yükseltir, yükselen hava soğuyarak yağış bırakır.
3
Diğer bölgelerdeki yaygın hataları ayıklama
Akdeniz'de kışın cephe, İç Anadolu'da ilkbaharda konveksiyonel, Karadeniz'de ise her mevsim orografik yağışların baskın olduğu görülür.
Türkiye'nin farklı bölgeleri farklı hava kütleleri ve yer şekilleri etkisindedir.

Anahtar Kavram

Yağış Oluşum Tipleri ve Bölgesel Dağılım

İpuçları

1
Türkiye'de yağış oluşumlarını (yamaç, yükselim, cephe) ve bu yağışların en çok görüldüğü mevsimleri hatırlayın.
2
Akdeniz'de kışın cephe, Karadeniz'de her mevsim yamaç, İç Anadolu'da ilkbaharda konveksiyonel yağışlar yaygındır.
3
Erzurum-Kars çevresi, yükseltinin etkisiyle Türkiye'de ısınmanın en geç gerçekleştiği alandır; bu da yağışları yaza kaydırır.

Daha Fazla Pratik

Farklı bölgelerdeki 'bağıl nem' oranlarının mevsimlere göre nasıl değiştiğini mutlak nem ve maksimum nem kapasitesi üzerinden karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 707Soru

Türkiye'nin Ocak ayı deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık haritası incelendiğinde; Batı Anadolu kıyılarından Doğu Anadolu'nun iç kesimlerine doğru gidildikçe izoterm (eş sıcaklık) eğrilerinin değerlerinin belirgin bir şekilde azaldığı görülür.

Söz konusu haritada yükselti faktörünün etkisi tamamen ortadan kaldırıldığına göre, batıdan doğuya doğru gerçekleşen bu sıcaklık azalışının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karasallık etkisinin artması

Cevap

Sıcaklığın batıdan doğuya doğru azalmasının temel nedeni karasallık etkisinin artmasıdır.
Deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık haritaları, her yerin 00 metre olduğu varsayılarak hazırlanır. Bu nedenle haritadaki sıcaklık değişimlerinde yükselti bir değişken olamaz. Batıdan doğuya doğru gidildikçe denizel etkiden uzaklaşılması ve nem miktarının azalması (karasallık), kış aylarında sıcaklıkların belirgin şekilde düşmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
İndirgenmiş sıcaklık kavramını analiz etme
İndirgenmiş sıcaklık hesaplanırken yükselti faktörü ortadan kaldırılır (00 metre kabul edilir).
Haritada görülen farkların yükseltiden kaynaklanmadığını anlamak için bu tanım kritiktir.
2
Yön ve enlem kontrolü yapma
Batıdan doğuya doğru gidildiğinde enlem genel olarak değişmez veya benzer kalır.
Sıcaklık değişiminin matematik konum (enlem) yerine özel konumla ilgili olduğunu belirlemek gerekir.
3
Özel konum faktörlerini değerlendirme
Deniz kıyısından iç kesimlere gidildikçe nem azalır ve karasallık şiddeti artar.
Karasallık, kış mevsiminde (Ocak ayı) iç kesimlerin çok daha fazla soğumasına neden olur.

Anahtar Kavram

İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükselti faktörü bir neden olarak kullanılamaz; sıcaklık farkları enlem veya denizellik/karasallık ile açıklanır.

İpuçları

1
'İndirgenmiş sıcaklık' ifadesi geçtiğinde, yükselti farklarını düşünmeyi bırakmalısın.
2
Türkiye'de batıdan doğuya gidildikçe denizden uzaklaşırız. Bu durumun iklim üzerindeki etkisini hatırla.
3
Kışın Erzurum'un İzmir'den daha soğuk olmasının iki sebebi vardır: Yükselti ve Karasallık. İndirgenmiş haritada yükselti silindiğine göre geriye ne kalır?

Daha Fazla Pratik

Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en az olduğu bölgeleri (Marmara ve kıyı bölgeleri) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsin.

Alternatif Yöntem

Şöyle düşünebilirsin: Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark yükselti ile ilgilidir. Ancak iki farklı yerin indirgenmiş sıcaklıkları arasındaki fark ya enlemle ya da denizellik-karasallıkla ilgilidir.
Tahmini Süre:50s
Soru 708Soru

Türkiye'de ormanların yetişebildiği en yüksek seviyeyi belirleyen "orman üst sınırı", temel olarak sıcaklık şartlarına bağlıdır. Normal şartlarda enlem etkisiyle güneyden kuzeye gidildikçe bu sınırın deniz seviyesine doğru alçalması beklenir. Ancak Türkiye'de orman üst sınırının en yüksek olduğu yerin Akdeniz kıyısındaki dağlar değil, Doğu Anadolu'daki Erzurum-Kars çevresi (28002800-29002900 m) olması bu genel kurala bir istisna oluşturur.

Erzurum-Kars çevresinde orman üst sınırının Akdeniz kıyılarından daha yüksek olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karasallığın etkisiyle yaz sıcaklıklarının ve yerel ısınmanın yüksek seviyelere çıkması

Cevap

Karasallığın etkisiyle yaz sıcaklıklarının ve yerel ısınmanın yüksek seviyelere çıkması
Doğu Anadolu'da, özellikle Erzurum-Kars çevresinde karasallığın şiddetli olması ve geniş kütlelerin yaz mevsiminde yoğun şekilde ısınması, ağaçların yaklaşık 28002800-29002900 metrelere kadar yetişmesine imkan tanır. Bu durum, güneydeki Akdeniz dağlarından bile daha yüksek bir sınır oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Orman üst sınırını sıcaklığın belirlediği tespit edildi.
Bitkilerin fizyolojik süreçleri için belirli bir sıcaklık eşiğine ihtiyaçları vardır.
2
Bölgesel Karşılaştırma
Erzurum-Kars'ın Akdeniz'den daha kuzeyde olmasına rağmen sınırının daha yüksek olduğu görüldü.
Normalde enlem nedeniyle Akdeniz'de daha yüksek olması beklenirdi.
3
Neden Sonuç İlişkisi
Karasallık ve kütle etkisiyle yaz ısınmasının bu durumu açıkladığı belirlendi.
İç kesimlerdeki yüksek kütleler yazın daha fazla ısınarak ağaç sınırını yukarı çeker.

Anahtar Kavram

Orman Üst Sınırı ve Karasallık İlişkisi

İpuçları

1
Ormanların yetişebildiği en yüksek sınırı belirleyen temel iklim elemanı sıcaklıktır.
2
Normalde enlem etkisiyle Akdeniz'den Karadeniz'e gidildikçe bu sınırın azalması gerekirdi. Aradaki istisna, denizden uzaklık ve karasallıkla ilgilidir.
3
Deniz etkisinden uzak olan iç bölgelerde ve yüksek platolarda yaz sıcaklıkları karasallık nedeniyle çok artar; bu da ağaç sınırını yukarı iter.

Daha Fazla Pratik

Orman alt sınırının Karadeniz kıyılarında deniz seviyesinden başlamasının nedenini araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 709Soru

Türkiye'nin Temmuz ayı deniz seviyesine indirgenmiş izoterm haritası incelendiğinde, izoterm eğrilerinin (eş sıcaklık eğrileri) denizler üzerinde güneye, karalar üzerinde ise kuzeye doğru kıvrıldığı (saptığı) görülür.

Bu durumun ortaya çıkmasındaki temel neden aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kara ve denizlerin farklı ısınma özelliklerine sahip olması

Cevap

Kara ve denizlerin farklı ısınma özelliklerine sahip olması (denizellik ve karasallık etkisi)
Temmuz ayında Türkiye karaları, çevresindeki denizlere göre daha fazla ısınır. Bu durum, aynı enlem üzerinde karaların denizlerden daha sıcak olmasına yol açar. Bir izoterm eğrisi üzerindeki tüm noktalar aynı sıcaklıkta olmalıdır. Karalar daha sıcak olduğu için, eğri daha serin olan kuzeye doğru bükülerek aynı sıcaklık değerini korumaya çalışır. Denizler ise daha serin olduğu için eğri daha sıcak olan güneye doğru bükülür. Bu sapmanın temel nedeni kara ve denizlerin farklı ısınma özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Harita türünü analiz etme
Haritanın 'indirgenmiş' olduğu, yani yükselti etkisinin matematiksel olarak yok sayıldığı saptanır.
İndirgenmiş haritalarda yükselti bir değişken olmaktan çıkar.
2
Mevsimlik ısınma farkını yorumlama
Temmuz ayında karaların denizlere göre daha hızlı ve daha fazla ısındığı hatırlanır.
Kara ve denizlerin özgül ısı farkı nedeniyle karalar yazın daha sıcaktır.
3
İzoterm sapmasını açıklama
Aynı enlemde kara daha sıcak olduğu için, belirli bir sıcaklık değerini (örneğin 25C25^{\circ}C) bulmak için deniz üzerinde daha güneye (sıcak bölgeye), kara üzerinde ise daha kuzeye (soğuk bölgeye) gidilmesi gerektiği sonucuna varılır.
İzoterm eğrileri eşit sıcaklıktaki noktaları birleştirir; sıcaklık farkı eğrinin yönünü saptırır.

Anahtar Kavram

Denizellik ve Karasallık (Isınma Farkı)

İpuçları

1
Soruda haritanın 'indirgenmiş' olduğuna dikkat edin. Bu kelime bazı seçenekleri elemenize yardımcı olur.
2
Temmuz ayında bir deniz mi yoksa kara mı daha çabuk ısınır? Bu farkın sıcaklık haritasına nasıl yansıyacağını düşünün.
3
Eğer kara daha sıcaksa, aynı sıcaklığı bulmak için kara üzerinde daha soğuk olan kuzeye, deniz üzerinde ise daha sıcak olan güneye gitmeniz gerekir. Bu durum denizellik-karasallık ile açıklanır.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir analizi Ocak ayı izoterm haritası için yaparak denizlerin kışın neden kuzeye doğru saptığını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Ocak ayı haritası ile kıyaslama yapabilirsiniz. Ocak ayında (kışın) denizler daha sıcak olduğu için sapma yönü tam tersine döner; bu da nedenin deniz-kara ısınma farkı olduğunu kanıtlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 710Soru

Türkiye'nin matematik (mutlak) konumu gereği, kuzey sektörlü rüzgârlar hava sıcaklığını düşürürken güney sektörlü rüzgârlar sıcaklığı yükseltir. Ancak yer şekillerinin uzanışı ve dağlık topografya gibi göreceli (özel) konum şartları, hava kütlelerinin dinamik özelliklerini değiştirerek bazı durumlarda bu genel kuralın dışına çıkılmasına neden olabilir.

Buna göre, aşağıdaki bölgesel hava hareketlerinden hangisi, Türkiye'de rüzgârların sıcaklık üzerindeki etkisinde enlem-sıcaklık ilişkisine (matematik konum kuralına) ters düşen duruma bir örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toros Dağları'nı aşarak Akdeniz kıyılarına doğru alçalan kuzeyli hava kütlelerinin, ulaştığı yörede sıcaklık değerlerini yükseltmesi

Cevap

Toros Dağları'nı aşarak Akdeniz kıyılarına doğru alçalan kuzeyli hava kütlelerinin, ulaştığı yörede sıcaklık değerlerini yükseltmesini ifade eden seçenek doğru cevaptır.
Kuzey yarım kürede yer alan Türkiye'de kuzey yönlü rüzgârlar kural olarak hava sıcaklığını düşürür. Ancak İç Anadolu yönünden gelerek Toros Dağları'nı aşan ve Akdeniz kıyılarına inen kuzey sektörlü hava kütleleri, yamaç boyunca alçalırken sürtünmenin etkisiyle her 100 metrede 1°C ısınır. Dinamik kökenli bu Fön etkisi, havanın başlangıçtaki soğuk karakterini yok ederek kıyıda sıcaklığın artmasına sebep olur. Kuzeyden gelen bir hava akımının ulaştığı yeri ısıtması, enlem-sıcaklık ilişkisine tamamen ters düşen özel bir durumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun kökündeki temel kuralı ve istisnasını belirle.
Temel kural: Kuzeyden esen rüzgâr soğutur, güneyden esen ısıtır (Enlem etkisi). İstenen durum: Bu kuralın ihlali (Kuzeyden gelip ısıtan veya güneyden gelip soğutan bir rüzgâr).
Soruda açıkça 'enlem-sıcaklık ilişkisine ters düşen durum' sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki rüzgârların esme yönleri ile sıcaklık üzerindeki etkilerini eşleştir.
Karayel (Kuzeyden gelir, soğutur), Samyeli (Güneyden gelir, ısıtır), Etezyen (Kuzeyden gelir, soğutur), Lodos (Güneyden gelir, ısıtır).
Hangi seçeneklerin enlem kuralına uygun olduğunu elemek için rüzgâr karakteristiği analizi yapılmalıdır.
3
Enlem kuralına uygun hareket eden rüzgârları ele ve istisnai durumu tespit et.
Karayel, Samyeli, Etezyen ve Lodos rüzgârlarının tamamı enlem kuralına uygundur. Ancak Torosları aşan hava kütlesi kuzeyden gelmesine rağmen sıcaklığı artırmaktadır.
Özel konum (yer şekilleri ve dağların uzanışı), alçalan havanın Fön etkisiyle dinamik olarak ısınmasına yol açarak matematik konum kurallarını (enlem etkisini) bastırmıştır.

Anahtar Kavram

Rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkisinde mutlak (enlem) ve göreceli (Fön etkisi/yer şekilleri) konum faktörlerinin çatışması.

İpuçları

1
Soru sizden enlem kuralına ters bir durum bulmanızı istiyor. Yani ya kuzeyden geldiği hâlde havayı ısıtan ya da güneyden geldiği hâlde havayı soğutan bir hava hareketini aramalısınız.
2
Kayıp Sakal şifresindeki rüzgârlar (Karayel, Lodos, Samyeli vb.) düz arazide veya denizde eserken enlem kuralına uyarlar. Özel konum şartlarının (dağların varlığı) devreye girdiği seçeneğe odaklanın.
3
Bir hava kütlesi dağ yamacından aşağı doğru alçalırken sürtünmeden dolayı ısınır (Fön etkisi). Torosları aşarak kuzeyden Akdeniz'e inen hava, Fön etkisi kazanarak enlem kuralının aksine ulaştığı yeri ısıtır.

Daha Fazla Pratik

Doğu Karadeniz'de Rize ve çevresinde turunçgil tarımı yapılabilmesini sağlayan Fön rüzgârlarının oluşum mekanizmasını inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Tüm seçeneklerdeki rüzgârların yönlerini ve etkilerini bir tabloya yazın. Yönü kuzeyli olup etkisi 'ısıtıcı' olan veya yönü güneyli olup etkisi 'soğutucu' olan tek seçenek, doğru cevaptır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 711Soru

Türkiye'de sıcaklık değerlerinin dağılışı üzerinde mutlak (matematik) ve özel konum faktörleri birlikte etkili olmaktadır. Bazı durumlarda özel konum şartları, enlem etkisine ters düşen sonuçlar doğurabilmektedir.

Aşağıdaki tabloda iki ilin yaklaşık enlem dereceleri ve Ocak ayı sıcaklık ortalamaları verilmiştir:

ŞehirEnlemOcak Ayı Sıcaklık Ortalaması
Samsun4141^\circ K7,07,0^\circ C
Kayseri3838^\circ K1,5-1,5^\circ C

Tablodaki verilere göre, Samsun'un enlem olarak daha kuzeyde olmasına rağmen kış mevsiminde Kayseri'den daha sıcak olması, temel olarak aşağıdaki faktörlerden hangisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Samsun'un deniz kıyısında yer alması ve nemliliğin fazla olması

Cevap

Samsun'un kış mevsiminde daha güneydeki Kayseri'den daha sıcak olması, denizellik ve nemlilik faktörleri (özel konum) ile açıklanır.
Samsun'un deniz kıyısında bulunması ve denizel etkinin (nemlilik) kış aylarında havayı ılımanlaştırması, ayrıca yükseltisinin Kayseri'ye göre çok daha az olması, enlem etkisinin aksine Samsun'un daha sıcak olmasını sağlamıştır. Bu durum Türkiye'de özel konumun matematik konuma baskın geldiği durumlara örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Enlem etkisini analiz etme
Normal şartlarda (enlem etkisiyle), 3838^\circ Kuzey enlemindeki Kayseri'nin, 4141^\circ Kuzey enlemindeki Samsun'dan daha sıcak olması beklenirdi.
Enlem etkisi, Ekvator'dan kutuplara gidildikçe sıcaklığın azalmasını öngörür.
2
Özel konum şartlarını karşılaştırma
Samsun deniz kıyısında (sıfır metre) ve nemli bir iklime sahipken, Kayseri iç kesimde (karasal) ve daha yüksek bir konumdadır.
Denizellik kışın ılımanlaştırıcı etki yaparken, yükselti ve karasallık soğumayı artırır.
3
Sonuca ulaşma
Denizel etkinin enlem etkisini baskılaması nedeniyle Samsun kışın daha sıcaktır.
Özel konum şartları bazen matematik konumun etkisini geçersiz kılabilir.

Anahtar Kavram

Denizellik - Karasallık ve Enlem Çelişkisi

İpuçları

1
Şehirlerin coğrafi konumlarına dikkat edin: Biri kıyıda, diğeri iç kesimde ve yüksektedir.
2
Normalde daha kuzeydeki bir yerin (Samsun) daha soğuk olması gerekirken neden daha sıcak olabileceğini düşünün. Nemliliğin sıcaklık üzerindeki etkisini hatırlayın.
3
Denizler geç ısınır geç soğur; karalar ise çabuk ısınır çabuk soğur. Kışın deniz kıyıları karasal iç kesimlere göre her zaman daha ılımandır.

Daha Fazla Pratik

İzmir ve Van arasındaki sıcaklık farkını hem yükselti hem de denizellik açısından analiz eden benzer sorulara göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Sıcaklık dağılışında enlem etkisine uymayan bir durum (anomali) gördüğünüzde, mutlaka özel konum faktörlerini (denizellik, karasallık, yükselti) aramalıyız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 712Soru

Türkiye'de dağların uzanış doğrultusu ve kıyıya göre konumu, iklim elemanlarının dağılışı ile bitki örtüsü kuşakları üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Özellikle Karadeniz ve Akdeniz kıyıları boyunca dağların kıyı çizgisine paralel bir uzanış sergilemesi, denizel etkilerin iç kesimlere ulaşmasını engellemektedir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi dağların kıyıya paralel uzanmasının iklim ve bitki örtüsü üzerindeki etkilerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akdeniz kıyılarında maki üst sınırının Ege kıyılarına göre daha yüksek olması

Cevap

Akdeniz kıyılarında maki üst sınırının Ege kıyılarına göre daha yüksek olması, dağların uzanışıyla değil enlem etkisiyle (matematik konum) ilgilidir.
Maki üst sınırının Akdeniz'de daha yüksek olması tamamen sıcaklık ve enlem (matematik konum) ile ilgilidir. Akdeniz kıyıları Ege kıyılarına göre daha güneyde olduğu için daha sıcaktır ve bu durum bitki örtüsünün yetişme üst sınırını yukarı çeker.

Adım Adım Çözüm

1
Dağların uzanış doğrultusunun (özel konum) etkilerini analiz et.
Karadeniz ve Akdeniz'de dağların kıyıya paralel olması, denizelliği kıyıya hapseder, yağış farkı yaratır ve orografik yağışlara neden olur.
Yer şekillerinin iklim üzerindeki etkisini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki özellikleri matematik konum ve özel konum açısından sınıflandır.
Sıcaklık farkı, yağış tipi ve nem dağılımı özel konumdur; ancak sıcaklığın enleme bağlı değişimi (kuzey-güney farkı) matematik konumdur.
Hatanın kaynağını tespit etmek.
3
Maki üst sınırının nedenini belirle.
Antalya'nın (Akdeniz) İzmir'den (Ege) daha güneyde olması, sıcaklık ortalamasını artırır ve maki bitkisinin daha yükseklerde de yetişmesine (yaklaşık 800800-900900 m) olanak sağlar.
Doğru cevabı matematiksel/coğrafi kurala oturtmak.

Anahtar Kavram

Özel Konum (Yer Şekilleri) vs. Matematik Konum (Enlem) Ayrımı

İpuçları

1
Türkiye'de dağların kıyıya paralel uzanması iklimin iç kesimlere sokulmasını engeller.
2
Bir özelliğin 'kıyı-iç kesim' yerine 'kuzey-güney' yönünde değişip değişmediğine bakın.
3
Maki üst sınırı, orman üst sınırı ve tarım üst sınırı gibi 'üst sınır' kavramları genellikle enlem (sıcaklık) ile belirlenir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de enlem ve denizellik arasındaki çelişkilere (örneğin kışın Samsun'un Ankara'dan sıcak olması) yönelik sorulara çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Ege Bölgesi ile karşılaştırma yapın: Ege'de dağlar dik uzandığı için deniz etkisi 150150-200200 km içeri girebilirken, Akdeniz'de sadece dar bir kıyı şeridinde kalır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 713Soru

Türkiye'de yerel rüzgârlar, ülkemizin hem mutlak (matematik) hem de özel konum şartlarından etkilenerek farklı karakterler sergiler. Bir hava gözlemcisi, kış mevsiminde bulunduğu bölgede önce kuzeybatı yönünden esen ve dondurucu soğuklar getiren bir rüzgârın etkili olduğunu; ardından rüzgârın yön değiştirerek bir dağ sırasını aşıp yamaç boyunca aşağı doğru estiğini ve sıcaklığı kısa sürede yaklaşık 10C10^\circ C artırarak karları erittiğini kaydetmiştir.

Buna göre, gözlemcinin sırasıyla tespit ettiği bu yerel rüzgârlar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karayel - Fön

Cevap

Gözlemcinin tespit ettiği rüzgârlar sırasıyla Karayel ve Fön rüzgârlarıdır.
Metinde verilen 'kuzeybatı' yönü, Türkiye'de 'Kayıp Sakal' (Karayel, Yıldız, Poyraz / Samyeli, Kıble, Lodos) şifrelemesine göre Karayel rüzgârına karşılık gelir. İkinci durumda tarif edilen 'bir dağ sırasını aşıp yamaç boyunca aşağı doğru eserek sıcaklığı artırma' durumu ise coğrafyada karakteristik olarak 'Fön etkisi'ni tanımlar. Bu nedenle doğru sıralama Karayel ve Fön şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kuzeybatı yönünden esen soğuk rüzgârı tanımlama
Türkiye'de 'Kayıp Sakal' şifrelemesine göre kuzeybatıdan esen rüzgâr Karayel'dir.
Karayel, Türkiye'ye Balkanlar üzerinden sokulan ve kışın kar yağışlarına neden olan soğuk karakterli bir rüzgârdır.
2
Dağ yamacından aşağı inen ve sıcaklığı artıran rüzgârı tanımlama
Dağ yamacı boyunca alçalan ve her 100100 metrede sıcaklığı 1C1^\circ C artıran yerel rüzgâr Fön rüzgârıdır.
Fön etkisi, hava kütlesinin bir dağı aşarak diğer yamaçta sürtünme ve sıkışma etkisiyle ısınması sonucu oluşur.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Yerel Rüzgârlar ve Fön Etkisi

İpuçları

1
'Kayıp Sakal' şifrelemesini hatırlayın: Karayel, Yıldız, Poyraz kuzey yönlüdür.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında Fön rüzgârlarının kış mevsimindeki etkilerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 714Soru

Türkiye'de sıcaklıkların genel dağılışında enlem (matematik konum) temel belirleyici bir faktördür ve kural olarak güneyden kuzeye doğru gidildikçe sıcaklıkların azalması beklenir. Ancak kış mevsiminde Karadeniz kıyısındaki Samsun'un sıcaklık ortalamasının, kendisinden yaklaşık 450450 km daha güneyde yer alan Ankara'dan daha yüksek olduğu görülmektedir.

Samsun'un daha kuzeyde olmasına rağmen Ankara'dan daha ılık olması, sıcaklığı etkileyen aşağıdaki faktörlerden hangisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denizelliğin ısıyı koruyucu etkisi ve Ankara'nın yükseltisinin Samsun'dan fazla olması

Cevap

Samsun'un Ankara'dan daha ılık olması denizelliğin ılımanlaştırıcı etkisi ve yükselti farkı ile açıklanır.
Doğru seçenek, Samsun'un deniz kıyısında olması (denizellik) ve Ankara'nın denizden uzak ve yüksek olması (karasallık ve yükselti) arasındaki farkı belirtmektedir. Denizler kışın karalara göre daha geç soğuduğu için kıyı kuşağını ılıman tutar. Ayrıca Ankara'nın Samsun'a göre yaklaşık 900900 metre daha yüksek olması, sıcaklığın enlem kuralına aykırı olarak düşmesine neden olan temel faktördür.

Adım Adım Çözüm

1
Matematik konum etkisini analiz et
Enleme göre Ankara daha güneyde olduğu için daha sıcak, Samsun ise daha soğuk olmalıdır.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de olduğu için güneyden kuzeye güneş ışınlarının geliş açısı daralır.
2
Özel konum faktörlerini karşılaştır
Samsun deniz kıyısındadır (00 m), Ankara ise iç kesimde ve yüksek bir platodadır ( 900~900 m).
Denizler nem sayesinde ısıyı muhafaza eder (denizellik), yükselti ise her 200200 metrede sıcaklığı yaklaşık 1C1^\circ C düşürür.
3
Enlem ile özel konumun çatışmasını değerlendir
Özel konum şartları (denizellik ve düşük yükselti), enlem etkisini geride bırakmıştır.
Samsun'un daha kuzeyde olmasına rağmen Ankara'dan sıcak olması 'enlemle çelişen' bir durumdur.

Anahtar Kavram

Özel Konumun Enlem Üzerindeki Etkisi

İpuçları

1
Türkiye'de sıcaklık her zaman sadece güney-kuzey yönünde değişmez; batıdan doğuya veya kıyıdan içe doğru değişimleri de düşünün.
2
Bir yerin deniz seviyesinden yüksekliği arttıkça sıcaklık azalır. Ankara ve Samsun'un deniz seviyesinden yüksekliklerini kıyaslayın.
3
Samsun'un kıyıda olması kışın don olaylarının azalmasını sağlarken, Ankara'nın karasal ve yüksek olması kışların çok daha sert geçmesine neden olur.

Daha Fazla Pratik

İndirgenmiş sıcaklık haritaları ile gerçek sıcaklık haritaları arasındaki farkın 'yükselti' faktörüyle nasıl ilişkili olduğunu araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Matematik konumun (enlem) beklediği durumun tam tersi bir durum (anomali) varsa, bu her zaman 'Özel Konum' (denizellik, yükselti, karasallık, yer şekilleri) ile açıklanır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 715Soru

Türkiye'nin iç bölgelerinde, deniz etkisinden uzak sahalarda, yıllık yağış miktarının yetersizliği ve belirgin yaz kuraklığına bağlı olarak 'ot formasyonu' adı verilen bitki grupları gelişim gösterir. Bir coğrafya öğretmeni, dersinde bu formasyonun özelliklerini anlatırken; "Bu bitkiler ilkbaharda düşen yağışlarla hızla yeşerir, ancak yazın sıcaklığın artmasıyla kısa sürede sararıp kururlar." ifadesini kullanmıştır.

Buna göre, öğretmenin bahsettiği ot formasyonu ve bu formasyonun karakteristik bitki türleri aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bozkır — Geven ve Yavşan otu

Cevap

Öğretmenin tarif ettiği 'ilkbaharda yeşerip yazın sararan' ot topluluğu Bozkır (Step) formasyonudur ve Geven ile Yavşan otu bu grubun tipik üyeleridir.
Deniz etkisinden uzak iç kesimlerde görülen, ilkbahar yağışlarıyla yeşerip yaz kuraklığıyla sararan kısa boylu ot topluluklarına bozkır (step) denir. Geven ve yavşan otu bu formasyonun en karakteristik türlerindendir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ipuçlarını analiz etme
İç bölgeler, deniz etkisinden uzaklık ve ilkbaharda yeşerip yazın sararma özellikleri tespit edildi.
Bu özellikler Türkiye'de karasal iklimin hüküm sürdüğü alanlardaki bozkır (step) formasyonunu tanımlar.
2
Tür eşleştirmesini kontrol etme
Geven, yavşan otu, çoban yastığı ve gelincik gibi türlerin bozkır grubuna ait olduğu belirlendi.
Soruda istenen 'ot formasyonu' ve 'karakteristik tür' uyumunu sağlamak için türlerin hangi formasyona ait olduğunu bilmek gerekir.
3
Diğer seçenekleri eleme
Çayır, maki ve garig gibi formasyonlar ile ağaç türleri (sığla, köknar) elendi.
Tanım sadece bozkır formasyonuna uymaktadır; çayırlar yazın yeşil kalır, diğerleri ise ot formasyonu değildir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki ot formasyonlarından bozkırın iklimsel özellikleri ve tipik bitki türleri.

İpuçları

1
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin en yaygın bitki örtüsünü düşünün.
2
Bu otlar ilkbahar yağmurlarıyla aniden canlanır ancak yaz sıcağında sararırlar; 'step' olarak da bilinirler.
3
Geven ve yavşan otu bu topluluğun en meşhur türleridir.

Daha Fazla Pratik

İnsan eliyle ormanların tahrip edilmesi sonucu oluşan 'Antropojen Bozkır' kavramını ve İç Anadolu'daki yayılışını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 716Soru

Türkiye'deki çalı formasyonları üzerine araştırma yapan bir coğrafyacı, gittiği üç farklı merkezde şu bitki topluluklarını gözlemlemiştir:

I. Merkez: Zeytin, zakkum, mersin ve defne gibi her dem yeşil kalan, sert ve cilalı yapraklı bitkiler.
II. Merkez: Makilerin tahrip olduğu alanlarda ortaya çıkan lavanta, kekik, süpürge çalısı ve yasemin gibi diz boyunu geçmeyen kısa boylu çalılar.
III. Merkez: Karadeniz gibi nemli bölgelerde ormanların tahrip edilmesiyle oluşan fındık, kızılcık ve şimşir gibi bitkiler.

Bu gözlemlere dayanarak merkezlerde görülen çalı formasyonları aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Maki, II: Garig, III: Psödomaki

Cevap

I: Maki, II: Garig, III: Psödomaki şeklinde yapılan eşleştirme doğrudur.
Doğru yanıt olan eşleştirmede; birinci merkezdeki zeytin ve mersin gibi türler makiye, ikinci merkezdeki lavanta ve kekik gibi kısa boylu çalılar garige, üçüncü merkezdeki fındık ve şimşir gibi türler ise psödomakiye tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Merkezdeki bitki türlerini analiz edin.
Zeytin, zakkum, mersin ve defne; Akdeniz iklimine uyum sağlamış, her dem yeşil kalan maki türleridir.
Maki formasyonu Akdeniz ikliminin karakteristik bitki örtüsüdür.
2
II. Merkezdeki bitki topluluğunun özelliklerini inceleyin.
Makilerin tahribatıyla oluşan diz boyu yüksekliğindeki lavanta ve kekik gibi türler garig (frigana) formasyonuna aittir.
Garig, makilerin daha fazla tahrip olduğu verimsiz alanlarda gelişen kısa boylu çalı topluluğudur.
3
III. Merkezdeki oluşum sürecini ve türleri değerlendirin.
Karadeniz gibi nemli bölgelerde orman tahribatıyla oluşan fındık, kızılcık ve şimşir gibi türler psödomaki (yalancı maki) olarak adlandırılır.
Psödomaki, nemli iklim bölgelerinde ormanların alt katmanındaki çalıların, ağaçların yok edilmesiyle baskın hale gelmesiyle oluşur.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Çalı Formasyonlarının (Maki, Garig, Psödomaki) Ayırıcı Özellikleri ve Türleri

İpuçları

1
Her merkezin tarifinde geçen anahtar kelimelere odaklanın: 'her dem yeşil', 'makilerin tahribi' ve 'ormanların tahribi'.
2
Zeytin ve zakkum Akdeniz'in tipik maki türleriyken; lavanta ve kekik gariglerin en bilinen örnekleridir.

Daha Fazla Pratik

Maki, garig ve psödomaki arasındaki farkları bitki boyu ve iklim isteği açısından tablo haline getirerek pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 717Soru

Türkiye'de bitki formasyonları; iklim, toprak ve yer şekilleri gibi faktörlere bağlı olarak ağaç, çalı ve ot toplulukları şeklinde gruplandırılır. Ot formasyonu içerisinde yer alan türler, özellikle yağış rejimi ve yükselti şartlarına göre kendi içinde bozkır (step) ve çayır (alpin çayır) gibi alt gruplara ayrılır.

Buna göre, yüksek dağların ağaç yetişmesine imkan vermeyen soğuk ve nemli üst kuşaklarında (20002000 metre ve üzeri) görülen 'alpin çayır' formasyonuna ait karakteristik bitki türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıldız çiçeği

Cevap

Yıldız çiçeği, Türkiye'nin yüksek dağ kuşaklarında ve Erzurum-Kars gibi yaz yağışlı platolarda görülen alpin çayır formasyonunun karakteristik türlerinden biridir.
Yıldız çiçeği (veya kar çiçeği, taşkıran gibi türler), Türkiye'de Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar gibi yüksek dağlık alanlarda orman kuşağının bittiği yerden itibaren başlayan, yaz boyu yeşil kalan gür çayırların (alpin çayır) karakteristik üyesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Ot formasyonu alt gruplarını belirle.
Türkiye'de ot formasyonu; bozkır (kurak iç bölgeler) ve çayır (nemli yüksek bölgeler) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen 'alpin çayır' formasyonunun yetişme şartlarını (yüksek rakım ve düşük sıcaklık) anlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki bitki türlerini yetişme ortamlarına göre sınıflandır.
Geven, Yavşan otu, Çoban yastığı ve Gelincik bozkır türüdür; Yıldız çiçeği ise alpin çayır türüdür.
Alpin çayırlar, orman üst sınırının sona erdiği 20002000 metre üzerindeki sahalarda görülür.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ot Formasyonlarının (Bozkır vs. Çayır) Dikey ve Yatay Dağılımı

İpuçları

1
Türkiye'de ot formasyonları kurak bölgelerde (bozkır) ve yüksek nemli dağlarda (çayır) farklı isimler alır.
2
Geven ve yavşan otu gibi bitkiler İç Anadolu'nun sarı renkli bozkırlarının simgesidir; ancak soru yüksek dağlardaki gür otları soruyor.
3
Erzurum-Kars çevresindeki meralarda hayvancılık için önemli olan gür otlar arasından bir seçim yapmalısın.

Daha Fazla Pratik

Antropojen bozkır ile doğal bozkır arasındaki farkı ve oluşum nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 718Soru

Türkiye'de ormanların yayılışı ve gelişimi üzerinde nemlilik, yağış ve sıcaklık gibi iklim elemanları belirleyici rol oynamaktadır. Ormanların yetişmeye başladığı en alt seviyeye "orman alt sınırı", yetişebildiği en yüksek seviyeye ise "orman üst sınırı" denilmektedir. Türkiye'nin genel coğrafi özellikleri ve iklim koşulları göz önüne alındığında, bu sınırlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz kıyılarında orman alt sınırının deniz seviyesinden başlaması bol ve düzenli yağışla; Akdeniz'de orman üst sınırının daha yüksek olması ise enlem etkisine bağlı sıcaklık değerleriyle açıklanır.

Cevap

Karadeniz kıyılarında orman alt sınırının deniz seviyesinden başlamasının nedeni nem ve yağışın her mevsim yeterli olmasıdır; Akdeniz'de orman üst sınırının daha yüksek olması ise güneyde sıcaklıkların daha fazla (enlem etkisi) olmasıyla ilgilidir.
Doğru olan ifade, orman sınırlarını belirleyen iki farklı faktörü doğru eşleştirmiştir. Karadeniz kıyıları bol nemli olduğu için ormanlar deniz seviyesinden (0m) başlar. Akdeniz ise ekvatora daha yakın (enlem etkisi) ve daha sıcak olduğu için ağaçlar Karadeniz'e göre çok daha yüksek rakımlara kadar yaşamını sürdürebilir, bu da orman üst sınırını yükseltir.

Adım Adım Çözüm

1
Orman alt sınırını belirleyen temel faktörü analiz etme
Orman alt sınırı nem ve yağışa bağlıdır.
Bir ağacın tohumunun filizlenip yetişebilmesi için gereken minimum nem miktarının başladığı nokta alt sınırı belirler.
2
Orman üst sınırını belirleyen temel faktörü analiz etme
Orman üst sınırı sıcaklığa (termik sınıra) bağlıdır.
Yükseldikçe azalan sıcaklık, bir noktadan sonra ağaçların metabolik faaliyetlerini durdurur ve orman yerini alpin çayırlara bırakır.
3
Bölgesel kıyaslama yapma
Karadeniz'de alt sınır 0 metre, Akdeniz'de üst sınır yaklaşık 2800 metredir.
Karadeniz her mevsim yağışlı olduğu için orman denizden başlar; Akdeniz daha sıcak olduğu için ağaçlar daha yükseklerde bile yetişebilir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de orman sınırlarını belirleyen temel faktörler: Nem (Alt Sınır) ve Sıcaklık (Üst Sınır).

İpuçları

1
Ormanların alt sınırını (başlangıç noktasını) su/yağış belirlerken, üst sınırını (bitiş noktasını) sıcaklık belirler.
2
Karadeniz'de kıyıdan itibaren ormanların başlaması 'nem' ile ilgilidir. Akdeniz'de ise ormanların çok yükseğe çıkabilmesi 'enlem ve sıcaklık' ile ilgilidir.
3
Karadeniz'de orman üst sınırı yaklaşık 2000-2300 metrede biterken, Akdeniz'de bu sınır 2800 metreye kadar çıkabilir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki orman üst sınırının en yüksek olduğu bölgenin (Doğu Anadolu) nedenlerini karasallık ve yükselti bağlamında araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 719Soru

Türkiye'de kış mevsiminde bazı yıllar dondurucu soğuklar ve ayaz haftalarca etkili olurken; bazı yıllarda ise hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyreder ve ülke genelinde bol miktarda yağış görülür.

Türkiye'de kış mevsiminin normalden daha ılık ve bol yağışlı geçmesinde, aşağıdaki basınç merkezlerinden hangisinin Türkiye üzerine daha fazla sokulması ve etki alanını genişletmesi en temel nedendir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı

Cevap

İzlanda Dinamik Alçak Basıncı
Doğru cevap olan seçenek, İzlanda Dinamik Alçak Basıncı'nın Atlas Okyanusu üzerinden gelen denizel ve nispeten ılık hava kütlelerini Türkiye'ye taşıdığını belirtmektedir. Alçak basınç sistemleri doğası gereği yağış bırakmaya meyillidir ve deniz üzerinden gelen bu sistem kışın dondurucu soğukları kırarak havanın yumuşamasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'yi kışın etkileyen hava kütlelerini belirlemek
Kış mevsiminde Türkiye, kuzeyden gelen Sibirya (soğuk/kuru) ve İzlanda (ılık/nemli) sistemlerinin etkisi altındadır.
Türkiye'nin 364236^\circ-42^\circ kuzey enlemlerindeki konumu, bu farklı karakterdeki hava kütlelerinin geçiş ve karşılaşma alanıdır.
2
Hava kütlelerinin karakterlerini analiz etmek
İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, Atlas Okyanusu üzerinden (denizel) geldiği için nemli ve kutup altı enlemlere göre daha ılıktır.
Hava kütlesinin kaynak alanı (okyanus veya büyük kara parçası), onun nem ve sıcaklık özelliklerini doğrudan belirler.
3
Soruda istenen 'ılık ve yağışlı' koşullar ile basınç merkezini eşleştirmek
Kışın İzlanda sistemi baskın geldiğinde, denizel hava kütleleri Anadolu içlerine sokularak sıcaklığı artırır ve yağış bırakır.
Alçak basınç merkezleri yükselici hava hareketlerine neden olduğu için bulut oluşumunu ve yağışı destekleyen sistemlerdir.

Anahtar Kavram

Türkiye'yi etkileyen basınç merkezlerinin mevsimlik karakterleri ve yağış/sıcaklık üzerindeki etkileri.

İpuçları

1
Türkiye'de kışın yağış getiren sistemler genellikle 'Alçak Basınç' (Siklon) karakterindedir.
2
Okyanus üzerinden gelen hava kütleleri her zaman denizden uzak bölgelerden gelenlere göre daha fazla nem ve ılıman hava taşır.
3
Kışın dondurucu ayaz yapan Sibirya Yüksek Basıncı'nın tam tersi etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'yi etkileyen yerel rüzgarların (Kayıp-Sakal kodlaması) kış sıcaklıkları üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 720Soru

Türkiye’nin iklimini etkileyen basınç merkezleri, oluşum kökenlerine göre 'termik' (sıcaklığa bağlı) ve 'dinamik' (Dünya'nın günlük hareketine bağlı) olarak sınıflandırılır. Kış mevsiminde Sibirya üzerinden gelen dondurucu soğukların etkisini yitirdiği dönemlerde, Türkiye'ye Kuzeybatı yönünden sokulan ve beraberinde nemli, ılık hava kütlelerini getiren basınç merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzlanda Dinamik Alçak Basıncı

Cevap

İzlanda Dinamik Alçak Basıncı
İzlanda Dinamik Alçak Basıncı, 60 derece enlemleri çevresinde oluşan dinamik kökenli bir merkezdir. Türkiye'ye kuzeybatıdan sokulur. Kışın Sibirya yüksek basıncı zayıfladığında Türkiye geneline yayılır; kışların mevsim normallerinden daha ılık geçmesini ve bol kar/yağmur yağışı almasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hava kütlesinin özelliklerini analiz et.
Soruda belirtilen hava kütlesi 'ılık' ve 'yağışlı' (nemli) karakterdedir.
Hangi basınç merkezinin bu özelliklere sahip olduğunu belirlemek için ilk adımdır.
2
Giriş yönünü ve kökenini kontrol et.
Hava kütlesi 'Kuzeybatı' yönünden gelmekte ve 'dinamik' kökenli bir yapıdadır.
Türkiye'ye kuzeybatıdan (Balkanlar üzerinden) giren tek dinamik alçak basınç merkezi İzlanda'dır.
3
Diğer kış merkezleriyle karşılaştır.
Sibirya (Kuzeydoğu) dondurucu soğuk getirirken, İzlanda ılımanlaştırıcı etki yapar.
Sibirya ve İzlanda arasındaki fark kış ikliminin karakterini belirler.

Anahtar Kavram

Basınç Merkezlerinin Kökeni ve Mevsimsel Karakterleri

İpuçları

1
Türkiye'ye Kuzeybatı (Balkanlar) üzerinden giren merkezi düşünün.
2
Kışın yağış getiren ve havayı dondurucu soğuktan kurtarıp ılıtan merkezi hatırlayın.
3
Bu merkez 60° dinamik alçak basınç kuşağına bağlı olarak oluşur.

Daha Fazla Pratik

Basra ve Sibirya basınç merkezlerinin oluşum nedenini (termik) ve bu durumun Türkiye'nin özel konumuyla ilişkisini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Basınç merkezlerini kökenine göre eşleştirme: İzlanda-Asor (Dinamik), Sibirya-Basra (Termik). Soruda dinamik ve kuzeybatı dendiği için doğrudan eşleşme yapılabilir.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 36 / 38Sonraki
Türkiye'nin İklimi ve Bitki Örtüsü Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 36 | Examkin