Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 soru

Soru 841Soru

Türkiye'nin yer şekillerinin oluşumunda etkili olan dış kuvvetler ve kütle hareketleri incelendiğinde; erozyon ve heyelan olaylarının hem oluşum süreçleri hem de korunma yöntemleri açısından temel farklara sahip olduğu görülmektedir.

Buna göre, Türkiye'deki erozyon ve heyelan olayları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Heyelan, anakaya ve üzerindeki toprak tabakasının yer çekimi etkisiyle kütle halinde yer değiştirmesidir; erozyon ise toprağın verimli üst tabakasının süpürülmesidir.

Cevap

Heyelan bir kütle hareketi olup toprağın anakaya ile birlikte kaymasıdır, erozyon ise toprağın üst kısmının aşınmasıdır.
Doğru olan seçenek, heyelanın bir kütle hareketi olarak derin tabakaları etkilediğini, erozyonun ise rüzgar veya su gibi dış kuvvetlerle toprağın sadece en üstteki verimli kısmını taşıdığını belirtmektedir. Bu, coğrafi açıdan temel ve ayırt edici tanımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramları tanımla.
Heyelan: Kütle hareketi (derin tabakaları kapsar). Erozyon: Aşınma (yüzeysel tabakayı kapsar).
İki doğa olayının fiziksel mekanizmasını ayırt etmek gerekir.
2
Tetikleyici faktörleri karşılaştır.
Heyelan: Eğim, aşırı yağış, killi yapı. Erozyon: Bitki örtüsü yoksunluğu, kuraklık, eğim.
Olayların nedenlerini bölge bazlı analiz etmek için gereklidir.
3
Önleme yöntemlerini değerlendir.
Erozyon: Ağaçlandırma, taraçalama, nöbetleşe ekim. Heyelan: İstinat duvarı, drenaj kanalları, eğim kontrolü.
Bitki örtüsünün heyelan üzerindeki sınırlı etkisini anlamak yanlışları eler.

Anahtar Kavram

Kütle Hareketi (Heyelan) ve Yüzey Süpürülmesi (Erozyon) Ayrımı

İpuçları

1
Heyelan toprağın altındaki taşlarla birlikte hareket etmesidir, erozyon ise sadece yüzeydeki toprağın kaybıdır.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin toprak kaybı nedenlerini fiziksel ve beşeri faktörler açısından karşılaştıran soruları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 842Soru

Türkiye'nin sahip olduğu platolar, oluştukları dönemdeki jeolojik süreçlere ve dış kuvvetlerin etkisine bağlı olarak farklı karakteristik özellikler kazanmıştır. Bu durum platoların yükselti değerlerini, toprak verimliliğini ve dolayısıyla üzerindeki ekonomik faaliyetleri doğrudan etkilemiştir.

Buna göre, Türkiye'deki platolarla ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Perşembe platosu, Karadeniz Bölgesi'nde yer aldığı için volkanik faaliyetler sonucu oluşmuş yüksek ve engebeli bir düzlüktür.

Cevap

Perşembe platosunun volkanik faaliyetler sonucu oluştuğunu belirten seçenek yanlıştır; çünkü bu plato bir aşınım platosudur.
Perşembe platosu, Karadeniz Bölgesi'nde (Ordu) yer alan ve aşınım (yontukdüz) sonucu oluşmuş bir platodur. Volkanik/lav kökenli platolar Türkiye'de ağırlıklı olarak Doğu Anadolu (Erzurum, Kars, Ardahan) çevresinde toplanmıştır. Bu nedenle platonun volkanik olarak tanımlanması bilimsel olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Platoların oluşum türlerini hatırla
Türkiye'de platolar; lav (volkanik), karstik, aşınım (yontukdüz) ve tabaka düzlüğü (yatay duruşlu) olarak ayrılır.
Soruda verilen seçeneklerin doğruluğunu kontrol etmek için temel sınıflandırma gereklidir.
2
Bölgeler ve plato türlerini eşleştir
Erzurum-Kars (Lav), Teke-Taşeli (Karstik), Çatalca-Kocaeli (Aşınım), İç Anadolu platoları (Tabaka Düzlüğü).
Genel eşleştirmeler doğruysa istisna olan veya yanlış tanımlanan platoyu bulmak kolaylaşır.
3
Perşembe platosunun özelliğini analiz et
Ordu ilinde yer alan Perşembe platosu, Karadeniz'deki nadir 'aşınım' platolarından biridir. Volkanik bir kökeni yoktur.
Seçeneklerdeki yanlış bilgiyi saptamak için bu özel platonun oluşum türünü bilmek gerekir.

Anahtar Kavram

Platoların Oluşum Biçimleri

İpuçları

1
Türkiye'deki platoları oluşumlarına göre lav, karstik, aşınım ve tabaka düzlüğü olarak gruplandırın.
2
Aşınım platoları genellikle deniz seviyesine yakın veya aşınmış eski yüzeylerdir. Çatalca-Kocaeli ve Perşembe bu gruba girer.

Daha Fazla Pratik

Platoların üzerindeki ekonomik faaliyetleri (mera hayvancılığı, tahıl tarımı, sanayi) ve toprak türlerini eşleştiren bir tablo çalışması yapın.

Alternatif Yöntem

Platoları 'Volkanik' (Doğu Anadolu), 'Karstik' (Akdeniz) ve 'Aşınım' (Marmara/Karadeniz) olarak zihninizde haritalandırırsanız, Perşembe'nin Karadeniz'deki tekil aşınım örneği olduğunu kolayca fark edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 843Soru

Türkiye'de dağların uzanış yönü ile akarsuların aşındırma faaliyetleri arasındaki etkileşim sonucunda çeşitli vadi tipleri meydana gelmiştir. Özellikle kıyıya paralel uzanan dağ sıralarını aşarak denize ulaşan akarsular, bu dağları enine yararak doğal geçitlerin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Bu vadi tipi, Karadeniz ve Akdeniz gibi bölgelerde iç kesimler ile kıyı kuşağı arasındaki karayolu ve demiryolu ulaşımında stratejik bir öneme sahiptir.

Buna göre, paragrafta özellikleri belirtilen ve ulaşım açısından büyük kolaylık sağlayan bu vadi tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boğaz Vadi

Cevap

Dağ sıralarını enine yararak doğal geçitlerin oluşmasını sağlayan 'Boğaz Vadi' seçeneği doğrudur.
Boğaz (yarma) vadiler, akarsuların dağ sıralarını enine keserek oluşturduğu, tabanı dar ve yamaçları dik vadilerdir. Türkiye'de özellikle Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları'nın kıyıya paralel uzandığı alanlarda, akarsuların bu dağları aşmasıyla oluşan boğazlar, iç kesimler ile kıyı arasında ulaşımı sağlayan doğal geçitlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar ipuçlarını belirle.
'Dağ sıralarını enine yarma', 'doğal geçit oluşturma' ve 'kıyı ile iç kesim arası ulaşım' ifadeleri tespit edildi.
Soruda sorulan vadi tipinin karakteristik özelliklerini ve ekonomik etkisini anlamak için gereklidir.
2
Vadi tiplerinin oluşum mekanizmalarını karşılaştır.
Boğaz vadilerin (yarma vadi) epirojeneze veya geriye aşındırmaya bağlı olarak dağları dik kestiği, kanyon vadilerin ise karstik tabakalarla ilgili olduğu ayrımı yapıldı.
Birbirine benzeyen derin vadi tiplerini ayırt etmek için jeomorfolojik süreçlerin bilinmesi gerekir.
3
Türkiye coğrafyasındaki örneklerle ilişkilendir.
Toroslar'daki Gülek Boğazı veya Sakarya Nehri'nin oluşturduğu Geyve Boğazı gibi örneklerin ulaşımdaki rolü hatırlandı.
Teorik bilginin Türkiye özelindeki somut örneklerle doğrulanması cevabı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Akarsu Vadi Tipleri ve Beşerî Faaliyetlere Etkisi

İpuçları

1
Bu vadi tipi genellikle 'U' şekline benzer bir profil çizer ve bir dağı baştan başa geçer.
2
Türkiye'de özellikle ulaşımdaki 'Geçit' (örneğin Gülek Geçidi) isimleriyle özdeşleşmiştir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde yer alan önemli geçitlerin (Sertavul, Belen, Zigana, Kop) hangi vadi tipleri üzerinde konumlandığını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Vadilerin profillerini (V, U, Basamaklı) gözünüzün önüne getirin. 'U' şekline yakın olan ve dağları dik kesenlerin ulaşıma en uygun olduğunu hatırlayın.
Tahmini Süre:50s
Soru 844Soru

Türkiye'de dış kuvvetler ve kütle hareketleri sonucunda meydana gelen erozyon ve heyelan olayları, hem doğal çevre hem de ekonomik faaliyetler üzerinde ciddi etkilere sahiptir. Bu iki doğa olayının oluşum süreçleri ve doğurduğu sonuçlar dikkate alındığında; heyelanı erozyondan ayıran en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprağın ana kaya üzerindeki tabakalarla birlikte blok hâlinde yer değiştirmesi

Cevap

Heyelanı erozyondan ayıran temel fark, toprağın ana kaya üzerindeki tabakalarla birlikte blok hâlinde yer değiştirmesidir.
Heyelan (toprak kayması), toprağın üzerindeki gevşek materyalin, altındaki ana kaya ile birlikte bir kayma düzlemi boyunca yer çekimine bağlı olarak aşağı doğru hareket etmesidir. Bu süreçte sadece yüzey değil, derin tabakalar da blok hâlinde yer değiştirir. Erozyon ise toprağın yalnızca üstteki verimli kısmının rüzgar veya akarsularla yavaş yavaş taşınmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Erozyon mekanizmasını analiz etme
Erozyonun, toprağın sadece üst yüzeyinin (verimli katman) rüzgar veya su gibi dış kuvvetlerce süpürülmesi olduğu belirlenir.
Süreç farkını anlamak için yüzeysel hareketin tanımını yapmak gerekir.
2
Heyelan mekanizmasını analiz etme
Heyelanın, yer çekimi, eğim, aşırı yağış ve killi yapı etkisiyle toprağın ana kaya ile birlikte kütlece aşağı kayması olduğu belirlenir.
Derinlik ve kütle farkını ortaya koymak temel ayırıcı kriterdir.
3
İki olayı karşılaştırma
Erozyon yüzeysel ve yavaş bir süreçken, heyelan derin tabakaları kapsayan ve daha ani gerçekleşen bir kütle hareketidir.
Doğru seçeneği belirlemek için temel fiziksel fark tespit edilir.

Anahtar Kavram

Erozyon ve Heyelan Arasındaki Yapısal Farklar

İpuçları

1
Olayların derinliğini ve hareket eden materyalin hacmini düşünün.
2
Erozyon rüzgar veya suyla 'süpürülme' iken, heyelan yer çekimiyle bir 'kayma' olayıdır.
3
Hangi olayın gerçekleştiği bölgede ağaçların dahi kökleriyle birlikte aşağı kaydığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de heyelan set göllerinin dağılışı ile erozyonun yoğun olduğu İç Anadolu arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 845Soru

Türkiye'de akarsuların ağız kısımlarında delta ovalarının oluşabilmesi için hem akarsu havzasının hem de döküldüğü kıyının belirli fiziksel özelliklere sahip olması gerekir. Akarsuyun bol miktarda alüvyon taşımasına rağmen bazı kıyılarda delta oluşumunun gözlenmemesi, bu şartların bir veya birkaçının eksikliğiyle açıklanır.

Buna göre, Türkiye'deki delta ovalarının oluşum şartları ve süreçleri ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akarsu havzasında erozyonun şiddetli olması nedeniyle taşınan bol miktardaki alüvyonun, sığ bir kıyıda (geniş kıta sahanlığı) birikmesi delta oluşumunun temel şartıdır.

Cevap

Akarsu havzasında erozyonun şiddetli olması nedeniyle taşınan bol miktardaki alüvyonun, sığ bir kıyıda (geniş kıta sahanlığı) birikmesi delta oluşumunun temel şartıdır.
Delta oluşumu için en temel iki gereksinim, akarsuyun denize döküldüğü yere bol miktarda malzeme (alüvyon) getirmesi ve bu malzemenin birikebileceği kadar sığ, sakin bir kıyı (geniş kıta sahanlığı) bulunmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Akarsu havzasındaki süreçleri analiz etme
Erozyonun şiddetli olması, akarsuyun daha fazla alüvyon taşımasını sağlar.
Delta oluşumu için hammadde olan alüvyon miktarının yeterli olması gerekir.
2
Kıyı özelliklerini değerlendirme
Kıyının sığ olması (kıta sahanlığının geniş olması), materyalin birikebileceği uygun bir zemin oluşturur.
Derin kıyılarda alüvyonlar suyun derinliklerine gider ve kıyı çizgisinde birikim yapamaz.
3
Dış etkenleri (akıntı ve gelgit) kontrol etme
Güçlü akıntı ve gelgitin olmaması birikmeyi korur.
Kıyıda hareketlilik az olduğunda alüvyonlar deniz tarafından süpürülmeden birikebilir.

Anahtar Kavram

Delta Ovası Oluşum Şartları

İpuçları

1
Delta oluşumu için kıyının sığ (az derin) olması gerektiğini ve alüvyonların deniz tarafından süpürülmemesi gerektiğini hatırla.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki Bafra, Çarşamba ve Çukurova gibi deltaların hangi akarsular tarafından oluşturulduğunu ve bu kıyıların ortak özelliklerini inceleyebilirsin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 846Soru

Türkiye’de dağların kıyı çizgisine göre uzanış doğrultusu; ulaşım ağlarının yönünü, yol yapım maliyetlerini ve limanların art bölge (hinterland) kapasitesini belirleyen temel faktörlerden biridir.

Buna göre, yer şekillerinin ulaşım üzerindeki etkisiyle ilgili;

I. Kuzey Anadolu Dağları’nın kıyıya paralel uzanması, Karadeniz Bölgesi’nde kıyı ile iç kesimler arasındaki demir yolu bağlantısının kısıtlı kalmasına neden olmuştur.
II. Ege Bölgesi’nde dağların kıyıya dik uzanması, kara ve demir yolu ulaşımının graben alanları boyunca iç kesimlere doğru kolayca gelişmesini sağlamıştır.
III. Menteşe Yöresi’nde dağların uzanış biçimi ve engebeli yapı, bu alanın ana ulaşım güzergâhları üzerinde yer almasını sağlayarak ulaşım kolaylığını artırmıştır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Dağların uzanışının Karadeniz'de demir yolunu kısıtladığı ve Ege'de grabenler boyunca kolaylaştırdığı yargıları doğrudur (I ve II).
Karadeniz'de dağların paralel uzanması iç kesimlere demir yolu geçişini engellerken, Ege'de dik uzanış grabenlerin doğal yol olarak kullanılmasını sağlar. Bu nedenle I ve II numaralı yargılar doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kuzey Anadolu Dağları'nın (Karadeniz) etkisini analiz etme
Dağlar kıyıya paralel ve hemen kıyı gerisinden yükseldiği için kıyı ile iç kesim ulaşımı zordur, demir yolu bağlantısı sadece Samsun ve Zonguldak gibi noktalarda mümkündür.
Paralel uzanış bir set (bariyer) görevi görür.
2
Ege Bölgesi'ndeki genel dağ uzanışını değerlendirme
Dağlar kıyıya dik (enine) uzandığı için aradaki çöküntü alanları (grabenler) doğal ulaşım koridorları oluşturur.
Dik uzanış, denizel etkinin ve ulaşım hatlarının iç kesimlere sızmasına izin verir.
3
Menteşe Yöresi'nin özel durumunu inceleme
Menteşe Yöresi, Ege'nin geri kalanının aksine dağların kıyıya paralel-çapraz uzandığı, çok engebeli ve ana yolların uzağında (sapa) kalan bir yerdir.
Bu bölgede yer şekilleri ulaşımı kolaylaştırmaz, aksine zorlaştırır.

Anahtar Kavram

Dağların kıyıya göre uzanışının ulaşım maliyeti ve hinterland üzerindeki etkisi.

İpuçları

1
Ege Bölgesi'ndeki Muğla (Menteşe) çevresinin ulaşım açısından İzmir ile aynı kolaylığa sahip olup olmadığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Limanların hinterland genişliğini etkileyen diğer faktörleri (sanayi, ticaret) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 847Soru

Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve yer şekillerinin çeşitliliği, akarsuların ağız kısımlarında farklı biriktirme süreçlerinin yaşanmasına neden olmuştur. Bir akarsuyun denize döküldüğü alanda delta ovası inşa edebilmesi için hem akarsuyun özelliklerinin hem de döküldüğü kıyının fiziksel şartlarının uygun olması gerekir. Buna göre, bir akarsuyun döküldüğü alanda geniş bir delta ovası oluşturabilmesi için aşağıdaki özelliklerden hangisinin bulunması en temel zorunluluktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akarsuyun döküldüğü kıyıda kıta sahanlığının geniş ve deniz derinliğinin az olması

Cevap

Akarsuyun döküldüğü kıyıda kıta sahanlığının geniş ve deniz derinliğinin az olması
Delta ovası, akarsuyun taşıdığı malzemenin döküldüğü denizi doldurmasıyla oluşur. Bu dolgu işleminin gerçekleşebilmesi için denizin sığ olması, yani kıta sahanlığının (0-200 metre derinlik) geniş olması en temel fiziksel zorunluluktur. Derin denizlerde alüvyonlar dibe çöker ve yüzeye ulaşarak ova oluşturamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Delta oluşum şartlarını analiz et
Delta oluşumu için akarsuyun bol alüvyon taşıması, kıyıda gelgit etkisinin az olması ve kıyının sığ olması gerekir.
Alüvyonların deniz içinde birikebilmesi için suyun derin olmaması temel fiziksel gerekliliktir.
2
Türkiye'deki örneklerle kıyasla
Ege kıyılarında (Büyük Menderes, Gediz) kıta sahanlığı geniş olduğu için büyük deltalar varken, Doğu Karadeniz'de akarsular bol alüvyon taşımasına rağmen derinlik fazla olduğu için delta oluşamaz.
Mekansal kısıtlamaların (derinlik) diğer tüm faktörlerden (debi, alüvyon) daha belirleyici olduğunu doğrular.

Anahtar Kavram

Delta ovası oluşumu için gerekli olan kıyı ve akarsu şartlarının etkileşimi.

İpuçları

1
Delta oluşumu için denizin 'dolabilir' derinlikte olması gerektiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz'de Kızılırmak ve Yeşilırmak'ın delta oluşturabilmesinin nedenini kıta sahanlığı genişliği üzerinden araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 848Soru

Türkiye’nin doğusunda yer alan Iğdır Ovası, çevresindeki yüksek dağlık kütlelere göre oldukça alçakta (yaklaşık 800900800-900 metre) yer alan bir çöküntü alanıdır. Bu durum ovanın çevresinden farklı iklim ve tarım özelliklerine sahip olmasını sağlamıştır. Iğdır Ovası’nın bu özellikleri dikkate alındığında, ovanın oluşum kökeni ve ekonomik faaliyetleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tektonik bir çöküntü alanıdır ve mikroklima etkisi sayesinde pamuk tarımı yapılabilmektedir.

Cevap

Iğdır Ovası tektonik bir çöküntü alanıdır ve sahip olduğu mikroklima özelliği sayesinde pamuk tarımı yapılabilmektedir.
Iğdır Ovası jeolojik olarak tektonik bir çöküntü alanıdır. Doğu Anadolu'nun genel yüksek yapısına rağmen yaklaşık 850850 metre gibi düşük bir yükseltide bulunması ve etrafındaki yüksek dağların etkisiyle oluşan Fön rüzgarları, burada pamuk gibi sıcaklık isteyen ürünlerin yetişebildiği bir mikroklima alanı oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Ovanın coğrafi konumunu ve yükseltisini analiz et.
Iğdır Ovası, Doğu Anadolu'da yaklaşık 850850 metre yükseltide, çevresindeki 50005000 metrelik Ağrı Dağı gibi kütlelerin arasında kalmış bir çukur alandır.
Yükseltinin çevreye göre az olması yerel iklim koşullarını belirler.
2
Ovanın jeolojik oluşum sürecini belirle.
Ova, levha hareketleri sonucu meydana gelen tektonik bir çöküntü (graben) alanıdır.
Türkiye'deki iç ovaların büyük çoğunluğu tektonik kökenlidir.
3
İklimsel özellikleri ve tarımsal sonuçları eşleştir.
Düşük yükselti ve çevredeki dağlardan inen Fön rüzgarları mikroklima etkisi yaratır. Bu durum pamuk tarımına imkan tanır.
Mikroklima, dar bir alanda görülen ve genel iklim tipinden farklılık gösteren hava koşullarıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki İç Ovaların Oluşumu ve Mikroklima Etkisi

İpuçları

1
Iğdır Ovası'nın Doğu Anadolu'daki en alçak yerlerden biri olduğunu düşünün.
2
Bu ova, Doğu Anadolu'da pamuk yetişebilen tek alandır. Bunun nedenini araştırın.

Daha Fazla Pratik

Diğer mikroklima alanlarını (Rize'de turunçgil, Artvin'de zeytin) ve oluşum nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 43 / 43
Türkiye'nin Yer Şekilleri Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 43 | Examkin