Atatürk İlke ve İnkılapları
688 soru
Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı; milleti biyolojik bir ırk bağıyla değil, ortak bir geçmiş, dil, kültür ve gelecek ideali etrafında birleşen siyasal bir topluluk olarak tanımlar. Bu anlayışa göre, kendisini Türk hisseden ve bu ideali paylaşan herkes Türk kabul edilmiştir.
Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisi Atatürk milliyetçiliğinin bu "kültürel ve birleştirici" niteliğini doğrudan destekleyen ve milli kimliği bilimsel temellere dayandırmayı hedefleyen bir çalışmadır?
Atatürkçü düşünce sisteminde yer alan temel ilkeler, bu ilkelerin uygulama alanını genişleten ve aralarındaki mantıksal bağı kuran "bütünleyici ilkeler" ile desteklenmiştir. Bir tarih öğretmeni, bu ilişkiyi somutlaştırmak amacıyla sınıfa aşağıdaki tabloyu sunmuştur:
| Tarihi Gelişme | Temel İlke | Bütünleyici İlke |
|---|---|---|
| Kapitülasyonların kaldırılması | Milliyetçilik | (I) |
| TBMM'nin açılması | Cumhuriyetçilik | (II) |
| Tevhid-i Tedrisat Kanunu | Laiklik | (III) |
Tabloda parantez içindeki Roma rakamlarıyla boş bırakılan yerlere, Atatürkçü düşünce sisteminin kavramsal hiyerarşisi dikkate alındığında sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Atatürkçü Düşünce Sistemi'nde temel ilkeler ile bütünleyici ilkeler arasında kopmaz bir bağ bulunmaktadır. Bu bağlamda, bir milletin her türlü iç ve dış ayrımcılığı reddederek 'tek vücut' haline gelmesi ve bu toplumsal bütünlüğün oluşturduğu genel iradenin devletin meşruiyet kaynağı haline getirilmesi; aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangilerinin sentezlenmiş bir sonucudur?
Lozan Barış Antlaşması’na eklenen Ticaret Sözleşmesi gereğince Türkiye; beş yıl süreyle ( yılına kadar) gümrük tarifelerini yükseltmeme ve Osmanlı dönemindeki düşük gümrük oranlarını uygulama taahhüdünde bulunmuştur.
Bu durumun Atatürk Dönemi’nde gerçekleştirilen aşağıdaki ekonomik girişimlerden hangisinin başarısını yılına kadar doğrudan ve olumsuz etkilediği savunulabilir?
Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." sözüyle bütünleşen Cumhuriyetçilik ilkesi, devlet yönetiminde kişisel otorite yerine halk iradesinin esas alınmasını öngörür. Bu ilke doğrultusunda yapılan düzenlemeler, demokratik bir toplum yapısının oluşturulması için gerekli olan siyasi kurumların inşa edilmesini sağlamıştır.
Bu bilgilere dayanarak, Cumhuriyetçilik ilkesinin temel amacının aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir?
Ağustos tarihinde çalışmalarına başlayan İkinci TBMM, Milli Mücadele'yi başarıya ulaştıran Birinci TBMM'nin aksine daha çok modern Türkiye'nin kurumsallaşması ve inkılapların hayata geçirilmesi üzerine yoğunlaşmıştır. Bu nedenle tarihçiler tarafından "İnkılapçı Meclis" olarak nitelendirilmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İkinci TBMM döneminde gerçekleştirilen siyasi nitelikli inkılaplardan biridir?
Atatürk’ün halkçılık ilkesi; toplumda hiçbir zümreye, aileye veya kişiye ayrıcalık tanınmamasını, kanun önünde tam bir eşitliği ve devlet imkânlarının tüm vatandaşlara adil bir şekilde sunulmasını esas alır. Bu ilke doğrultusunda sınıf çatışması reddedilmiş, toplumun birbirine muhtaç meslek gruplarından oluştuğu savunularak toplumsal dayanışma (solidarizm) hedeflenmiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisinin doğrudan halkçılık ilkesinin "toplumsal eşitlik ve imtiyazsızlık" hedefi doğrultusunda gerçekleştirildiği söylenemez?
Atatürk Dönemi’nde toplumsal alanda gerçekleştirilen inkılaplar; toplumu çağdaşlaştırmak, uluslararası standartlara uyum sağlamak ve imtiyazsız-sınıfsız bir sosyal yapı oluşturmak amacıyla yapılmıştır. Ancak bazı düzenlemeler doğrudan laik toplum düzenini tesis etmeye odaklanırken, bazıları sosyal eşitliği (Halkçılık) ön plana çıkarmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi toplumsal alanda yapılan düzenlemelerden biri olmasına rağmen, doğrudan "ayrıcalıkları kaldırmak ve eşitlik sağlamak" (Halkçılık) hedefinden ziyade "toplumun inanç dünyasını laikleştirmek ve suistimalleri önlemek" (Laiklik) amacıyla gerçekleştirilmiştir?
Atatürkçü Düşünce Sistemi’nde bütünleyici ilkeler, temel ilkelerin hayata geçirilmesinde hem yöntem belirleyici hem de hedef gösterici bir rol üstlenir. Bu sistemde 'Akılcılık ve Bilimsellik' ilkesi, sadece Laiklik ilkesini bütünlemekle kalmaz; aynı zamanda Türk İnkılâbı'nın temel dinamiği olan İnkılâpçılık ilkesine de işlevsellik kazandırır.
Buna göre 'Akılcılık ve Bilimsellik' ilkesinin, 'Çağdaşlaşma ve Batılılaşma' hedefiyle olan ilişkisi bakımından Türk İnkılâbı’na sağladığı temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk'ta yer alan bir ifadesinde şöyle demiştir: "Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla gerçekleştirilebilir. Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, bağımsızlıktan mahrum bir millet, medeni insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık görülemez."
Buna göre, Atatürk'ün bu sözleri ile doğrudan vurgulanan bütünleyici ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk döneminde Türk Tarih Kurumunun (TTK) kurulmasıyla Türklerin kökeninin sadece Osmanlı veya İslam tarihiyle sınırlı olmadığı bilimsel olarak ortaya konmaya çalışılmış; Türk Dil Kurumunun (TDK) çalışmalarıyla da yazı dili ile halk dili arasındaki uçurumun kapatılması hedeflenmiştir. Bu faaliyetlerin ortak paydası, Türk vatandaşlarını biyolojik bir aidiyetten ziyade "kültürel ve ideal" bir birliktelik etrafında toplamaktır. Bu bilgiler doğrultusunda, Atatürk milliyetçiliği hakkında yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
İzmir İktisat Kongresi’nde kabul edilen Misak-ı İktisadi kararları arasında yer alan;
Hammaddesi yurt içinde olan sanayi dalları kurulmalıdır.
Yerli malı kullanımı ve tasarruf teşvik edilmelidir.
Küçük imalattan süratle fabrikaya ve büyük işletmelere geçilmelidir.
maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, Türk ekonomisinin yapılandırılmasında izlenen temel strateji aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk ilkelerinden Halkçılık; toplumda sınıf mücadelesini reddederek sosyal dayanışmayı esas alır ve kanun önünde tam bir eşitliği savunur. Bu bağlamda, Cumhuriyet’in ilk yıllarında toplumsal tabakalaşmayı önlemek ve vatandaşlar arasındaki statü farklarını ortadan kaldırmak amacıyla çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan halkçılık ilkesinin 'imtiyazsız bir toplum oluşturma' hedefiyle gerçekleştirilmiştir?
1927 yılında özel teşebbüsü canlandırmak ve yerli sanayiyi kurmak amacıyla çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu, beklenen büyük ekonomik kalkınmayı tam anlamıyla gerçekleştirememiştir. Bu başarısızlık, Türkiye’nin 1930’lu yıllarda devletin doğrudan ekonomiye müdahale ettiği "Devletçilik" modeline geçişini zorunlu kılmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun başarısız olmasında etkili olan dış etken olarak gösterilebilir?
Atatürkçü düşünce sistemi, dogmalara dayanmayan ve akılcı bir temele oturan yapısıyla, değişen dünya şartları karşısında Türk toplumunun çağın gerisinde kalmasını önleyen bir mekanizmaya sahiptir. Bu sistem içerisinde yer alan bir ilke, diğer bütün ilkelerin de zamanın ruhuna ve ihtiyaçlarına göre sürekli olarak güncellenmesini, geliştirilmesini ve durağanlaşmamasını sağlayarak Türk İnkılabı'na "yaşayan bir organizma" özelliği kazandırır. Metinde ifade edilen, Türk İnkılabı'nın statükocu bir yapıya bürünmesini engelleyen ve ona süreklilik kazandıran temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk'ün halkçılık ilkesi; toplumda hiçbir şahsa, aileye veya zümreye ayrıcalık tanınmamasını, tüm vatandaşların kanun önünde eşit sayılmasını ve devlet imkânlarından herkesin eşitçe yararlanmasını temel alır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan halkçılık ilkesi kapsamında gerçekleştirilen uygulamalardan biri değildir?
Atatürk'ün devletçilik ilkesi, Türkiye'nin özgün koşullarından doğmuş ve Batı'daki klasik ekonomik sistemlerden farklı bir yol izlemiştir. Bu ilke; özel teşebbüsü reddetmemekle birlikte, stratejik alanlarda devletin öncülüğünü ve denetimini esas almıştır.
Buna göre, Atatürk dönemi devletçilik uygulamalarının "karma ekonomi" modeline dayandığının en güçlü kanıtı aşağıdakilerden hangisidir?
Nisan tarihinde Şer'iye Mahkemelerinin kaldırılması ve tüm mahkemelerin Adliye Vekâletine bağlanması, Yeni Türk Devleti'nde hukuk sisteminin modernleştirilmesi yolunda atılan kritik bir adımdır. Bu düzenleme ile temel olarak aşağıdakilerden hangisi amaçlanmıştır?
Atatürk Dönemi’nde 1934 yılında kabul edilen 'Lakap ve Unvanların Kaldırılmasına Dair Kanun' ile 'Ağa, Paşa, Bey' gibi sosyal statü bildiren unvanların yanı sıra 'Hacı, Hafız, Molla, Şeyh' gibi dini içerikli unvanların kullanımı da yasaklanmıştır.
Bu kanun ve etkileriyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında, dini duyguların yanlış amaçlarla kullanılmasını önlemek ve toplumu hurafelerden arındırmak amacıyla bazı önemli adımlar atılmıştır. Bu doğrultuda belirli dini kurumlar kapatılmış ve toplumsal hiyerarşi yaratan unvanlar yasaklanmıştır. Yapılan bu düzenlemenin toplumsal hayattaki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?