Atatürk İlke ve İnkılapları
688 soru
Millî Mücadele’nin ardından bağımsızlığını kazanan Türkiye Cumhuriyeti, tam bağımsızlığın ancak ekonomik bağımsızlıkla taçlanabileceği ilkesini benimsemiştir. Fakat halkın elinde teknik bilgi, kalifiye iş gücü ve yatırım yapacak sermaye birikiminin kısıtlı olması, kalkınma hamlelerinin hedeflenen hızda gerçekleşmesini engellemiştir. Bu durum, devletin temel kalkınma projelerini bizzat üstlendiği ve iktisadi hayatı düzenlediği bir modelin uygulanmasını beraberinde getirmiştir.
Bu bağlamda uygulanan Devletçilik ilkesinin temel karakteristiği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte devletin yönetim biçimi netleşmiş, ancak devlet aygıtının laik bir nitelik kazanması için yapısal dönüşümlerin devam etmesi gerekmiştir. Bu kapsamda Mart tarihinde gerçekleştirilen reform paketinde, Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti kaldırılarak yerine Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
Bu idari değişikliğin laiklik ilkesi çerçevesindeki en temel ve doğrudan amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk Dönemi’nde uygulanan "Devletçilik" ilkesi, temel olarak özel sektörün (halkın) sermaye ve tecrübe yetersizliği nedeniyle devletin bizzat yatırım yaparak fabrika ve işletmeler kurmasını esas alır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan Devletçilik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen bir uygulamadır?
Yeni Türk Devleti'nin ekonomi politikaları incelendiğinde; yılında Kabotaj Kanunu'nun çıkarılması ve yabancıların elindeki demiryollarının satın alınması ile yılında I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın yürürlüğe konularak Sümerbank gibi kurumların öncülüğünde fabrikalar kurulması farklı amaç ve ilkelere dayanmaktadır.
Bu uygulamaların dayandığı temel düşünceler ve Atatürk ilkeleriyle ilişkisi dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi bu iki süreç arasındaki temel farkı ve niteliği doğru yansıtmaktadır?
Atatürk Dönemi’nde toplumsal hayatın laikleştirilmesi amacıyla yılında kabul edilen "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" ile din görevlilerinin hangi dinden olursa olsun ibadethaneler dışındaki dini kıyafetlerle dolaşması yasaklanmıştır. Ancak kanunda Diyanet İşleri Başkanı, Rum ve Ermeni patrikleri ile Musevi hahambaşısı bu düzenlemeden muaf tutulmuştur. Bu kanunda bazı üst düzey din görevlilerinin istisna tutulmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla denenen ancak tam başarıya ulaşamayan "hukuk sistemindeki çok başlılığın" (şer’i, cemaat ve konsolosluk mahkemelerinin bir arada bulunması) kesin olarak sona erdirilmesi süreci, 1924 yılında Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılmasıyla yeni bir aşamaya geçmiştir.
Bu köklü değişimin laiklik ilkesi çerçevesinde gerçekleştirilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleştirilen; Kabotaj Kanunu’nun kabul edilmesi, Reji İdaresi’nin (tütün tekeli) yabancılardan satın alınması ve yabancıların elindeki demir yollarının millileştirilmesi gibi uygulamaların ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk, yılında Ankara Hukuk Mektebi'nin açılışında yaptığı konuşmada, yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin "eski hukuk kurallarıyla yaşatılamayacağını" ve modern bir toplum için laik bir hukuk sisteminin zaruri olduğunu vurgulamıştır. Bu doğrultuda hazırlanan Türk Medeni Kanunu'nun, Lozan Barış Antlaşması'nın . maddesi ile azınlıklara tanınan "kendi inanç ve geleneklerine göre aile hukuku uygulama" hakkının yarattığı hukuki ikiliği (çok başlılığı) kesin olarak sona erdirerek mutlak "hukuk birliğini" sağlamasındaki temel dayanak aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk, milliyetçilik anlayışını şu sözlerle ifade etmiştir: "Bizim milliyetçiliğimiz, her bakımdan barışçı ve insancıldır. Bizim milliyetçiliğimizde başkalarına karşı düşmanlık ve kin beslemek yoktur; aksine tüm insanlığın huzur ve refahını gaye edinir."
Atatürk'ün bu ifadesi dikkate alındığında, Türk milliyetçiliğinin temel niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?
Atatürk milliyetçiliği; sadece bir aidiyet duygusu değil, aynı zamanda siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda tam bağımsızlığı ve milli egemenliği hedefleyen dinamik bir ilkedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisinin Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmalardan biri olduğu savunulamaz?
yılında kabul edilen Şapka Kanunu ile başlayan kılık kıyafet inkılabı, yılında çıkarılan "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" ile daha kapsamlı bir hukuki zemine oturtulmuştur. Bu kanuna göre, her ne din ve mezhebe mensup olurlarsa olsunlar, din görevlilerinin (ruhbanların) mabet ve ayinler dışında dini kıyafetlerle dolaşması yasaklanmıştır.
Bu kanunun kapsamı ve toplumsal hayattaki etkileri düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi söz konusu düzenlemenin hedefleri arasında yer almaz?
Atatürk, Türk İnkılabı’nın başarısını, onun "donmuş bir kural yığını" olmamasına bağlamıştır. Ona göre inkılap; hayatın akışına, çağın ihtiyaçlarına ve bilimsel gelişmelere uyum sağlayamayan unsurların ayıklanması ve yerine her zaman daha modern olanın konulması sürecidir. Bu yaklaşım, Atatürkçü düşünce sisteminin dogmatik bir yapıya dönüşmesini engeller.
Buna göre İnkılapçılık ilkesinin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk milliyetçiliği, Türk toplumunu 'ümmet' anlayışından 'millet' yapısına taşırken hem geçmişin bilimsel yöntemlerle aydınlatılmasını hem de milli kaynakların yabancı etkisinden arındırılmasını şart koşmuştur. Bu doğrultuda atılan adımların bir kısmı milli kimliği 'tarih şuuru' üzerinden inşa etmeyi, bir kısmı ise 'milli karasularında mutlak hakimiyeti' sağlamayı hedeflemiştir.
Bu açıklamaya göre, belirtilen hedefleri gerçekleştirmeye yönelik uygulama eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk ilke ve inkılapları, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik ve çağdaş bir yapıya kavuşması için birbirini tamamlayan bir bütünlük arz eder. Ancak bazı düzenlemeler, doğrudan yönetim biçimi ve egemenliğin kaynağı ile ilgili olduğu için "Cumhuriyetçilik" ilkesinin temel taşı sayılır.
yılında gerçekleştirilen Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekâleti'nin kaldırılarak ordunun siyasetten ayrılması ve milletvekili olan komutanların askerlik ile siyaset arasında bir tercih yapmaya zorlanması hamlesinin; doğrudan aşağıdakilerden hangisini gerçekleştirmeye yönelik olduğu söylenebilir?
Cumhuriyetçilik ilkesi; yönetimde hiçbir kişiye, aileye veya sınıfa ayrıcalık tanımayan, devletin temel organlarının ve yöneticilerin halk tarafından seçilmesini esas alan bir siyasi rejimi ifade eder.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan bu yönetim anlayışının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır?
Cumhuriyet döneminde benimsenen; 'sosyal devlet' anlayışı çerçevesinde toplumun dar gelirli ve korunmaya muhtaç kesimlerinin desteklenmesi, kamusal hizmetlerin (eğitim, sağlık, adalet) tüm vatandaşlara fırsat eşitliği temelinde sunulması ve hiçbir zümreye yasalar önünde ayrıcalık tanınmaması hedeflenmiştir.
Bu hedefler doğrultusunda yürütülen çalışmalar, aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin temel karakteristiklerini yansıtmaktadır?
Atatürk, milli ekonominin inşasında özel girişimcileri desteklemeyi ve yerli sermaye birikimini hızlandırmayı amaçlamıştır. Bu hedef doğrultusunda, yılında kurulan, sermayesinin bir kısmı Kurtuluş Savaşı sırasında Hindistan Müslümanlarından gelen yardımların bakiyesinden oluşturulan ve Cumhuriyet Dönemi'nin ilk milli bankası olma özelliğini taşıyan kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti'nden miras kalan ve tarım ürünleri üzerinden yaklaşık % oranında nakdi veya ayni olarak alınan verginin, yılında kaldırılmasıyla köylünün üzerindeki ağır yükün hafifletilmesi ve üretimin teşvik edilmesi amaçlanmıştır.
Bu kararın alınmasında aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin "sosyal adalet" ve "halkın refahını gözetme" anlayışı daha etkili olmuştur?
Lozan Antlaşması'nın azınlıklarla ilgili hükümleri, aile ve şahıs hukuku gibi alanlarda azınlık mensuplarının kendi dini kurallarına tabi olmasını ve bu konulardaki uyuşmazlıkların kendi cemaat mahkemelerinde çözülmesini öngörmüştür. Ancak yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile azınlıklar bu haklarından feragat ederek Türk mahkemelerine tabi olmayı kabul etmişlerdir. Azınlıkların uluslararası antlaşmalarla garanti altına alınan bu imtiyazlarından vazgeçmelerindeki temel belirleyici unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında uygulanan liberal ekonomi denemelerinin ardından, özellikle 1930'lu yıllardan itibaren "Devletçilik" ilkesi bir kalkınma modeli olarak benimsenmiştir. Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye’de bu ilkenin bir zorunluluk olarak kabul edilmesinin temel gerekçesidir?