Atatürk İlke ve İnkılapları
688 soru
Türkiye’de ’lu yıllarda ivme kazanan Devletçilik ilkesi; tarihli Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan beklenen verimin alınamaması, halkın elinde yeterli sermaye birikiminin bulunmaması ve Dünya Ekonomik Buhranı’nın yarattığı küresel daralma neticesinde bir zorunluluk olarak uygulanmaya başlanmıştır. Ancak bu uygulama, mülkiyet anlayışı ve piyasaya yaklaşımı bakımından çağdaşındaki totaliter rejimlerin (sosyalizm, faşizm) iktisat politikalarından keskin bir biçimde ayrılmaktadır.
Buna göre, Atatürk dönemi devletçilik modelinin "doktriner olmayan" ve "tamamlayıcı" niteliğini en iyi ifade eden durum aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde gerçekleştirilen yenileşme hareketleri (ıslahatlar), genellikle mevcut kurumların aksayan yönlerini düzeltmeyi veya Batı'nın sadece teknik imkanlarını ülkeye aktarmayı hedeflerken; Atatürk döneminde gerçekleştirilen inkılaplar, işlevini yitirmiş kurumları tamamen ortadan kaldırarak yerlerine çağdaş, akılcı ve dinamik bir düzen getirmeyi amaçlamıştır.
Buna göre, Atatürk'ün İnkılapçılık ilkesini Osmanlı dönemi ıslahat hareketlerinden ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile "Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi benimsenerek milli egemenlik hukuki bir statü kazanmıştır. Ancak uygulamada, bakanların meclis tarafından tek tek seçildiği "Meclis Hükümeti Sistemi"nin sonbaharında yol açtığı hükümet bunalımı (Ekim Bunalımı), milli iradenin devlet yönetiminde sürekliliğini ve yürütme gücünü tehdit eder hale gelmiştir. Ekim tarihinde Cumhuriyet'in ilanı ve "Kabine Sistemi"ne geçilmesiyle birlikte, Cumhuriyetçilik ilkesi bağlamında öncelikle aşağıdakilerden hangisinin hedeflendiği savunulabilir?
Mustafa Kemal Atatürk, "Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir." diyerek bu yönetim biçiminin temelinde halk iradesinin ve katılımının yattığını vurgulamıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan bu anlayışı kurumsallaştırmaya ve halkın yönetimdeki temsil gücünü artırmaya yönelik bir uygulamadır?
Osmanlı toplum yapısında kişilerin toplumsal statülerini belirleyen 'Ağa, Hacı, Hafız, Molla, Efendi, Bey' gibi unvanlar, soyadı kullanımının bulunmadığı bir düzende aynı zamanda kişilerin resmi ve sosyal hayatta birbirlerinden ayırt edilmesini sağlayan temel 'kimlik belirteci' işlevini görüyordu. 21 Haziran 'te Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesinden kısa bir süre sonra, 26 Kasım 'te lakap ve unvanların kaldırılmasına dair kanunun yasalaşması bu bağlamda değerlendirildiğinde;
Bu iki düzenlemenin birbirini tamamlayan bir takvimle ve kısa aralıklarla hayata geçirilmesinin en temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk İlkeleri'nin zamanla geçerliliğini yitirmesini önleyen, bu ilkelerin bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kılan ve sistemi durağanlıktan (statüko) kurtaran temel 'metodolojik' güç aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında sanayileşmeyi özel teşebbüs eliyle gerçekleştirme çabaları (Teşvik-i Sanayi Kanunu gibi) istenilen sonucu vermemiş; bu durum ’lu yıllardan itibaren devletin ekonomiye bizzat müdahale ettiği yeni bir sürecin başlamasına neden olmuştur. Türkiye'de sanayileşme stratejisinin değişimine ve 'Devletçilik' ilkesinin uygulanmasına zemin hazırlayan etkenler düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi bu değişimin nedenlerinden biri değildir?
yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile patrikhanelerin ve konsoloslukların mahkeme kurma yetkileri sona ermiş; azınlıklar, Lozan Antlaşması ile kendilerine tanınan özel hukuk haklarından vazgeçerek Türk kanunlarına tabi olmayı kabul etmişlerdir. Bu düzenlemelerin Türk hukuk sistemine sağladığı en temel katkı aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk milliyetçiliği; toplumu "ümmet" tabanından "millet" bilincine ulaştırmayı hedeflerken, bu süreci biyolojik bir aidiyet yerine "kültürel ve siyasi birlik" üzerine inşa etmiştir. Bu bağlamda, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu gibi kurumların ihdas edilmesi, milli kimliğin sübjektif tanımını bilimsel bir çerçeveye oturtma gayretinin bir sonucudur.
Buna göre, Atatürk milliyetçiliğinin karakteri ve uygulanış biçimi hakkında yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
1 Kasım 1922 tarihinde Saltanatın kaldırılmasından sonra, özellikle 1923 yılının Ekim ayında Türk siyasi tarihinde "Hükümet Bunalımı" (Ekim Krizi) olarak adlandırılan ciddi bir yönetim tıkanıklığı yaşanmıştır. Bu sürecin ortaya çıkardığı;
I. Meclis hükümeti sisteminin hükümet üyelerini seçmede yetersiz kalarak kilitlenmesi,
II. Devletin en üst kademesinde "devlet başkanlığı" makamının boş kalmasıyla doğan otorite boşluğu,
III. Sosyal ve hukuki alanda vatandaşlar arasındaki tüm sınıfsal ayrıcalıkların reddedilmesi,
durumlarından hangileri, söz konusu krizin çözüm yolu olan "Cumhuriyet'in İlanı"nın doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesiyle ilişkilendirilmesini sağlayan temel gerekçelerdendir?
Mustafa Kemal Atatürk, "Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." sözüyle Türk toplumunun çağdaşlaşma yolundaki temel hedefini belirlemiştir.
Atatürk'ün bu ifadesi doğrultusunda gerçekleştirilen aşağıdaki inkılaplardan hangisi, doğrudan halkın dini duygularının istismar edilmesini önlemeyi ve sosyal hayatı laik bir yapıya kavuşturmayı hedeflemiştir?
Mart tarihinde Halifeliğin kaldırılması sürecini hızlandıran kritik gelişmelerden biri; Hindistanlı Müslüman liderler Ağa Han ve Emir Ali’nin, halifenin siyasi statüsünün korunması yönündeki taleplerini içeren mektubun henüz Başbakan İsmet Paşa’nın eline geçmeden İstanbul basınında yayımlanarak bir kamuoyu baskısına dönüştürülmesidir. TBMM hükümetinin bu gelişmeyi cumhuriyet rejimine ve devlet otoritesine yönelik ciddi bir tehdit olarak yorumlamasının en temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı, milleti ırki veya dini temellerle tanımlayan 'objektif' görüşleri dışlayarak; ortak dil, ortak tarih bilinci, kültürel değerler ve birlikte yaşama arzusu gibi 'subjektif' kriterleri esas alır. Bu anlayışa göre millet, bir 'kan birliği' değil, bir 'vicdan ve ideal birliği'dir. Bu bütünleştirici yapı, kendini bu topluma ait hisseden her bireyi etnik kökenine bakmaksızın eşit kabul eder.
Buna göre, aşağıda verilen inkılap veya hukuki düzenlemelerden hangisi, milliyetçilik ilkesinin bu 'ayrımcılığı reddeden ve aidiyeti vatandaşlık bağına dayandıran' subjektif niteliğini en doğrudan ve kapsayıcı şekilde temsil etmektedir?
Mustafa Kemal Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." sözüyle vurgulanan "Milli Egemenlik" bütünleyici ilkesi, temel ilkelerden birinin en önemli tamamlayıcısı ve uygulama aracıdır.
Buna göre, "Milli Egemenlik" ilkesinin bütünlediği temel ilke ve bu doğrultuda gerçekleştirilen inkılap eşleştirmesi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Yeni Türk Devleti’nde Halifeliğin kaldırıldığı gün kabul edilen diğer yasalarla Şer’iye ve Evkaf Vekâleti ile Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Vekâleti de lağvedilmiştir. Bu köklü değişikliğin devlet yönetimi ve kabine yapısı üzerindeki en doğrudan sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Yeni Türk Devleti’nin kuruluş sürecinde milli egemenlik ilkesini hayata geçirmek ve devlet teşkilatını çağdaş bir yapıya kavuşturmak amacıyla siyasi sahada köklü değişiklikler yapılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi siyasi alanda yapılan inkılaplar arasında yer almaz?
1926 yılında yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk karasularında gemi işletme ve ticaret yapma hakkı yalnızca Türk vatandaşlarına ve Türk bayrağı taşıyan gemilere verilmiştir. Bu gelişme ile Osmanlı Devleti döneminden kalan ve denizlerimizde yabancıların sahip olduğu ayrıcalıklar sona erdirilmiştir. Buna göre, Kabotaj Kanunu'nun kabul edilmesi aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisiyle doğrudan ilgilidir?
Türkiye Cumhuriyeti’nde laiklik ilkesi yalnızca din ve devlet işlerinin ayrılması değil, aynı zamanda devletin hukuk, eğitim ve yönetim alanındaki tüm uygulamalarının çağdaş bir rasyonaliteye kavuşturulmasıdır. Mart tarihinde Halifeliğin kaldırılması, Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin lağvedilmesi ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabul edilmesiyle bu süreç kurumsal bir kimlik kazanmıştır.
Bu düzenlemelerin bütünü dikkate alındığında, laiklik yolunda atılan bu adımların ortak amacı ve temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürkçü düşünce sisteminde yer alan bütünleyici ilkeler, temel ilkelerin uygulama alanını genişletir ve onlara dinamik bir yapı kazandırır. Özellikle laiklik ilkesi, toplumsal hayatın ve devlet düzeninin dogmatik (değişmez/akıl dışı) kurallardan arındırılarak çağın gereklerine uygun hale getirilmesini hedefler.
Bu hedef doğrultusunda, laiklik ilkesinin en önemli tamamlayıcısı olan ve Türk inkılabının bilimsel temellere dayanmasını sağlayarak onu durağanlıktan kurtaran bütünleyici ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Kasım tarihinde kabul edilen kanunla saltanat kaldırılmış, halifelik makamı ise hanedanın en yaşlı üyesine devredilerek sadece dini bir temsil özelliğiyle sınırlandırılmıştır. Bu uygulama ile Türk tarihinde devlet yönetimi ve din işleri ilk kez kurumsal düzeyde birbirinden ayrılmıştır.
Buna göre, saltanatın kaldırılmasının laiklik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen bir inkılap olarak değerlendirilmesindeki temel dayanak aşağıdakilerden hangisidir?