İslamiyet Öncesi Türk Tarihi

422 soru

Soru 121Soru

Antik Çağ'ın en önemli tarihçilerinden Herodot'un kayıtlarında geniş yer bulan, Pers İmparatorluğu ile giriştikleri çetin mücadelelerle tanınan ve bozkırın sert yaşam koşullarını estetik bir ustalıkla birleştiren topluluk, Türk kültür tarihinin temel taşlarından biridir. Özellikle kurganlardan çıkarılan ve altın işlemeciliğindeki dehalarını yansıtan buluntular, bu topluluğun sanatsal kimliğini karakterize etmektedir.

Buna göre, özellikleri belirtilen bu topluluk ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlış bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarihte bilinen ilk Türk devleti olup 'Onlu Sistem' adı verilen askeri teşkilatlanmayı kurarak ordu düzenini sağlamaları

Cevap

İskitlerin (Sakalar) tarihte bilinen ilk Türk devleti olduğu ve onlu sistemi kurduğu bilgisi yanlıştır; çünkü bu özellikler Asya Hun Devleti'ne aittir.
İskitler (Sakalar), tarihte bilinen ilk Türk topluluğudur ancak merkezi bir devlet yapısına sahip ilk Türk devleti ve düzenli ordu teşkilatının (onlu sistem) kurucusu Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han'dır. Dolayısıyla onlu sistemin İskitlere mal edilmesi tarihsel bir yanılgıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen ipuçlarını değerlendirerek topluluğu tanımlayın.
Herodot kayıtları, Pers savaşları ve altın işlemeciliği (Bozkırın Kuyumcuları) özellikleri bizi İskitler (Sakalar) topluluğuna götürür.
Sorunun hangi Türk topluluğu hakkında olduğunu belirlemek temel adımdır.
2
İskitlere ait bilinen özellikleri seçeneklerle karşılaştırın.
Alp Er Tunga, Tomris Hatun, Amazonlar, Hayvan Üslubu ve Bozkırın Kuyumcuları ifadelerinin İskitlerle örtüştüğü görülür.
İskitlerin karakteristik özelliklerini doğrulamak için gereklidir.
3
Kavramsal ayrımı (topluluk vs. devlet) kontrol edin.
İskitler 'ilk Türk topluluğu'dur. 'İlk Türk devleti' ve 'onlu sistem'in kurucusu ise Asya Hunlarıdır (Mete Han).
KPSS'de sıkça sorulan bu ayrım, yanlış bilginin tespit edilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

İskitler (Sakalar) ve Asya Hun Devleti arasındaki temel farklar

Daha Fazla Pratik

İskitlerin ardından kurulan ve Orta Asya'da ilk kez merkezi bir devlet yapısı oluşturan Asya Hun Devleti'nin özelliklerini inceleyerek bu iki yapı arasındaki farkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 122Soru

II. Göktürk Devleti'nin kurucu kadrosu, Türklerin Çin esareti altında geçen yaklaşık 5050 yıllık "Fetret Devri"ni (630630-682682) derinlemesine analiz etmiş ve devletin yıkılma nedenlerini birer "ders" niteliğinde gelecek nesillere aktarmayı bir devlet politikası haline getirmiştir. Orhun Yazıtları'ndaki ifadeler incelendiğinde; hükümdarın halka hesap vermesi, Çin'in kültürel etkilerine karşı uyanık olunması ve töreye bağlı kalınması yönündeki telkinler ön plana çıkar.

Bu bilgilere göre, II. Göktürklerin devlet anlayışında aşağıdakilerden hangisini bağımsızlığın sürdürülebilirliği için en temel şart olarak kabul ettikleri söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi bağımsızlığın devamlılığını kültürel kimliğin korunmasına endekslemeyi

Cevap

Siyasi bağımsızlığın devamlılığını kültürel kimliğin korunmasına endekslemeyi
II. Göktürk Devleti, Türk tarihinde 'İstiklal' bilincinin en yüksek olduğu dönemlerden birini temsil eder. Kurucu kadro, elli yıllık esaret döneminin faturasını kültürel yozlaşmaya ve Çin asimilasyonuna kestiği için, bağımsızlığın kalıcı olmasını 'Milli Şuur' (Budun bilinci) ve 'Töre'nin (Hukuk düzeni) tavizsiz uygulanmasına bağlamıştır. Orhun Yazıtları'nın milli bir alfabe ile ve doğrudan halka hitaben yazılması bu politikanın en somut kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel süreci analiz etme
I. Göktürk Devleti'nin yıkılmasıyla Türklerin Çin esaretine girmesinin nedenlerini araştırma.
II. Göktürklerin kuruluş felsefesi, esaret döneminden çıkarılan dersler üzerine inşa edilmiştir.
2
Orhun Yazıtları'ndaki mesajları yorumlama
Yazıtlardaki 'Çin'in ipeğine ve sözüne kanmama' uyarısının asimilasyona karşı bir önlem olduğunu saptama.
Bağımsızlığın sadece askeri değil, aynı zamanda kültürel bir direnç gerektirdiği sonucuna varılır.
3
Devlet anlayışını sentezleme
Milli alfabe (Orhun alfabesi) ve milli söylemin bağımsızlıkla olan bağını kurma.
II. Göktürkler, siyasi birliğin ancak kültürel kimliğin muhafazasıyla süreceğine inanmışlardır.

Anahtar Kavram

Bağımsızlık ve Milli Kimlik İlişkisi

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken Orhun Yazıtları'nın 'halkı uyaran ve ders veren' niteliğini (Siyasetname özelliği) hatırlamak, sizi doğrudan kültürel bilinç ve bağımsızlık ilişkisine götürecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 123Soru

İslamiyet öncesi Türk devletlerinden biri olan Uygurlar, Bögü Kağan döneminde Maniheizm dinini kabul ederek Orta Asya Türk tarihindeki geleneksel göçebe yaşam tarzından yerleşik hayata geçiş yapmışlardır. Maniheizm'in etkisiyle hayvansal gıdaların tüketilmesi ve savaşılmasının yasaklanması, Uygurların askerî yapısını zayıflatırken savunma stratejilerinde köklü bir değişime yol açmıştır. Bu durumun Uygur Devleti’nde aşağıdakilerden hangisine ortam hazırladığı söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehirlerin etrafının güçlü surlarla çevrilmesi ve yerleşik savunma mimarisinin gelişmesi

Cevap

Uygurların Maniheizm etkisiyle yerleşik yaşama geçmesi ve savaşçılık özelliklerinin azalması, savunma ihtiyacını karşılamak amacıyla şehirlerin surlarla çevrilmesine ve yerleşik mimarinin gelişmesine neden olmuştur.
Maniheizm'in hayvansal gıdayı yasaklaması Uygurları tarıma ve yerleşik yaşama yöneltmiş, savaşmayı yasaklaması ise askerî becerilerini zayıflatmıştır. Bu zayıflığı telafi etmek ve yerleşik varlıklarını korumak için şehirlerini surlarla çevirmişler ve Türk tarihindeki ilk kalıcı mimari eserleri (saraylar, manastırlar) inşa etmişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Dinin yaşam tarzı üzerindeki etkisini analiz etme
Maniheizm'in et yemeyi ve savaşmayı yasaklamasının Uygurları yerleşik hayata zorladığı belirlenir.
Uygurların tarıma yönelmesi ve göçebeliği bırakması bu dinî kuralların sonucudur.
2
Savunma stratejisindeki değişimi değerlendirme
Bozkırın hareketli savunma anlayışı yerine sabit (pasif) savunma ihtiyacının doğduğu anlaşılır.
Savaşçılık özellikleri azalan bir toplumun güvenliğini sağlamak için korunaklı şehirler kurması gerekir.
3
Sonucu belirleme
Şehirlerin etrafının surlarla çevrilmesi ve kalıcı mimari eserlerin (tapınak, saray) inşa edilmesi Uygurların temel özelliği haline gelir.
Yerleşik hayatın savunma ve barınma ihtiyaçları mimari gelişimi zorunlu kılmıştır.

Anahtar Kavram

Maniheizm'in Uygurlar üzerindeki sosyal, askerî ve mimari etkileri
Soru 124Soru

Asya Hun Devleti'nde kurultay (toy), hakanın töreye ve halkın çıkarlarına uygun hareket edip etmediğini denetleyen bir yapıya sahipti. Eğer hakan töreye aykırı davranır veya devleti iyi yönetemezse kurultay tarafından "Gök Tanrı'nın verdiği siyasi yetkinin (KutKut) sona erdiği" kabul edilerek hakan görevinden uzaklaştırılabilirdi.

Buna göre Asya Hun Devleti'ndeki yönetim anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümdarın yetkilerinin töre ve kurultay denetimiyle sınırlandığı

Cevap

Hükümdarın yetkilerinin töre ve kurultay denetimiyle sınırlandığı
Doğru seçenek, hükümdarın yetkilerinin töre ve kurultay tarafından kısıtlanabildiğini ifade eder. İslamiyet öncesi Türk devlet geleneğinde hakan, mutlak bir güce sahip görünse de aslında 'Töre' adı verilen sözlü hukuk kurallarına uymak zorundadır. Kurultay (Toy) meclisi, boy beylerinin katılımıyla toplanarak hakanın kararlarını denetleme ve hatta töreye aykırı davranan hakanı görevden uzaklaştırma yetkisine sahiptir. Bu durum Türk devletlerinde 'hukukun üstünlüğü' ve 'denetlenebilir yönetim' anlayışının en eski örneklerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurultayın görev ve yetkilerini analiz etme
Kurultayın hakanı denetleyebildiği ve görevden alabildiği tespit edildi.
Hakanın yetkilerinin bir üst kurul tarafından kontrol edilip edilmediğini anlamak için.
2
Töre kavramının yönetimdeki rolünü değerlendirme
Hakanın töreye aykırı davranması durumunda yetkisini kaybedeceği sonucuna varıldı.
Töre, İslamiyet öncesi Türk devletlerinde hükümdarı bile bağlayan üstün hukuk kurallarıdır.
3
Yönetim modelini belirleme
Hükümdarın otoritesinin sınırsız olmadığı, meşruiyetinin töreye uygunluğa bağlı olduğu belirlendi.
Kurultayın denetim gücü, otokratik bir yönetim yerine 'hukukun üstünlüğü' prensibinin erken bir örneğini temsil eder.

Anahtar Kavram

Hukuk Devleti Anlayışı ve Töre

İpuçları

1
Metinde hakanın hangi şartlarda görevden alınabildiğine dikkat edin.
2
Töre kurallarının hakan üzerindeki etkisini ve kurultayın denetim gücünü düşünün.
3
Bir yöneticinin bir meclis veya hukuk kuralları tarafından görevden alınabilmesi, onun yetkilerinin sınırlı olduğunu mu yoksa sınırsız olduğunu mu gösterir?

Daha Fazla Pratik

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde hükümdarın eşi olan Hatun'un kurultaya katılması ve elçi kabul etmesi konusunu inceleyerek kadınların yönetimdeki rolünü pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 125Soru

Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han, Orta Asya'daki Türk boylarını tek bir bayrak altında toplamayı başarmıştır. Ancak bu boyların geleneksel kabile yapılarını korumaları ve kendi beylerine olan bağlılıkları, merkezi otoritenin tesisi önünde bir engel teşkil etmiştir. Mete Han, bu engeli aşmak ve orduyu boy beylerinin birer mülkü olmaktan çıkarıp doğrudan merkeze bağlamak için kapsamlı bir reform gerçekleştirmiştir.

Buna göre Mete Han'ın, boy esasına dayalı askeri yapıyı sonlandırarak merkeziyetçi bir devlet düzeni kurmak amacıyla gerçekleştirdiği düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Onlu sistemi kurarak orduyu aşiret bağlarından arındırıp liyakat ve rütbe esasına dayalı merkezi bir hiyerarşiye bağlamak

Cevap

Mete Han'ın onlu sistemi kurarak orduyu kabile bağlarından kurtarıp merkezi bir hiyerarşiye bağlamasıdır.
Mete Han tarafından kurulan onlu sistem, sadece askeri bir taktik değil, aynı zamanda siyasi bir merkezileşme aracıdır. Bu sistem sayesinde ordu, boyların kendi iç hiyerarşisinden bağımsız bir yapıya bürünmüş ve sadakat doğrudan hükümdara yönlendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Mete Han'ın karşılaştığı siyasi sorunu analiz etmek
Boy beylerinin kendi savaşçıları üzerindeki mutlak otoritesinin merkezi devlet yapısını zayıflatması.
Göçebe toplum yapısında kabile reislerinin gücü, devletin merkezi otoritesini sarsan en önemli unsurdur.
2
Onlu sistemin askeri ve siyasi fonksiyonunu değerlendirmek
Ordunun 10, 100, 1000 ve 10000 kişilik birimlere ayrılarak farklı boylardan gelen askerlerin aynı disiplin altında toplanması.
Bu sistem, askerlerin sadakatini şahıslardan (boy beyleri) alıp devlete ve ordu hiyerarşisine kaydırarak merkezi otoriteyi pekiştirmiştir.

Anahtar Kavram

Mete Han'ın askeri reformlarının (Onlu Sistem) merkezi otoriteyi güçlendirici etkisi

Daha Fazla Pratik

İkili teşkilatın Hunlardaki ilk uygulaması ve bu sistemin devletin ömrü üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 126Soru

Uygur toplumunda Maniheizm etkisiyle yerleşik yaşamın benimsenmesi; mülkiyet ilişkilerinin karmaşıklaşmasına, şehirleşmenin artmasına ve ticari hayatın çeşitlenmesine neden olmuştur. Bu sosyal değişim, idari ve hukuki alanda da kurumsallaşmayı zorunlu kılmıştır. Buna göre Uygurların, Türk hukuk sisteminde başlattığı aşağıdaki uygulamalardan hangisinin "yerleşik yaşamın getirdiği hukuki güvence ihtiyacı" ile doğrudan ilgili olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borç, kiralama ve mülkiyet devri gibi işlemler için yazılı sözleşmelerin hazırlanması

Cevap

Borç, kiralama ve mülkiyet devri gibi işlemler için yazılı sözleşmelerin hazırlanması
Uygurlar yerleşik hayata geçtikten sonra ticaretle yoğun bir şekilde uğraşmışlardır. Bu süreçte kira, alım-satım ve işçi sözleşmeleri gibi ticari işlemlerin yazılı hale getirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu durum Türk hukuk tarihinde sözlü gelenek olan 'Töre'nin yanında yazılı hukuk belgelerinin de oluşmasını sağlayarak hukuki güvenceyi artırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşik yaşamın ekonomik etkilerini analiz et
Yerleşik yaşam; tarım, kalıcı konut ve ticaretin artmasına yol açmıştır.
Konar-göçer düzende mülkiyet genellikle taşınabilir mallarla sınırlı iken, yerleşik düzende taşınmaz mallar ve ticari hukuk önem kazanır.
2
Hukuki ihtiyaç ile sosyal değişim arasındaki bağı kur
Ticari işlemlerin ve mülkiyet haklarının korunması için sözlü töre yetersiz kalmış, yazılı belgeler (sözleşmeler) kullanılmaya başlanmıştır.
Hukuki güvenliğin sağlanması, karmaşıklaşan ticari ilişkilerde belgelerin delil olarak kullanılmasına dayanır.

Anahtar Kavram

Uygurlarda Yerleşik Yaşam ve Yazılı Hukuk
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 127Soru

I.I. Göktürk Devleti'nin dış politikasında İpek Yolu ticaretini denetim altına alma çabası önemli bir yer tutmuştur. İstemi Yabgu'nun yürüttüğü bu stratejik siyasetin ilk aşamasında, Sasanilerle askeri ve siyasi ittifak kurularak Orta Asya'da hüküm süren bir güç hedef alınmıştır. Bu askeri iş birliği sonucunda 567567 yılında siyasi varlığına son verilen devlet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akunlar (Eftalitler)

Cevap

Akunlar (Eftalitler)
İstemi Yabgu, İpek Yolu'na hakim olabilmek için 'düşmanımın düşmanı dostumdur' mantığıyla hareket etmiştir. İlk aşamada Akunları yıkmak için Sasanilerle, ikinci aşamada ise aşırı güçlenen Sasanileri zayıflatmak için Bizans ile ittifak kurmuştur. Akunların (Eftalitlerin) yıkılması, Göktürklerin Orta Asya'daki otoritesini pekiştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış politika stratejisinin analiz edilmesi
İstemi Yabgu'nun temel amacı İpek Yolu ticaret güzergahını Göktürklerin kontrolüne almaktır.
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde ekonomik güç, siyasi hakimiyetin temelidir.
2
İttifak zincirinin kurulması
Göktürkler, bölgedeki rakiplerinden Akunlara karşı Sasanilerle iş birliği yapmıştır.
Akunlar, hem Göktürklerin hem de Sasanilerin çıkarları önünde bir engel teşkil ediyordu.
3
Sonucun belirlenmesi
Bu ittifak sonucunda Akun Devleti yıkılmış ve toprakları Göktürkler ile Sasaniler arasında paylaşılmıştır.
Bu olay, Türk tarihinde bir başka devlete karşı yapılan ilk büyük uluslararası ittifaklardan biridir.

Anahtar Kavram

Göktürk-Sasani-Bizans Diplomasisi
Tahmini Süre:50s
Soru 128Soru

İskitler (Sakalar), bozkır kültürünün temellerini atan ve Avrasya coğrafyasında geniş izler bırakan bir topluluktur. Maden işlemeciliğinden askeri teçhizata kadar pek çok alanda döneminin diğer uygarlıklarını etkilemişlerdir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, İskitlerin Türk ve dünya tarihine sağladığı katkılar veya sahip olduğu özellikler arasında gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarihte bilinen ilk düzenli ordu teşkilatını ve 'Onluk Sistem'i kurmaları

Cevap

Tarihte ilk düzenli ordu ve onluk sistemin kurulması
Düzenli ordu teşkilatı ve onluk sistem, tarihte ilk kez MÖ 209 yılında Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han tarafından oluşturulmuştur. İskitler savaşçı bir topluluk olmalarına rağmen, bu tür bir kurumsal askeri yapılanmanın kurucusu değildirler.

Adım Adım Çözüm

1
İskitlerin (Sakalar) kültürel ve askeri özelliklerini değerlendir.
İskitlerin atlı-göçebe yaşam tarzı, maden işlemeciliği ve kıyafet kültürü üzerine öncü olduğu saptanır.
İskitler tarihte bilinen ilk Türk topluluğu olarak bu alanlarda temel özellikleri belirlemiştir.
2
Askeri teşkilatlanma tarihindeki 'ilkleri' karşılaştır.
Onluk sistemin ve düzenli ordunun Mete Han (Asya Hun) ile başladığı sonucuna ulaşılır.
Türk askeri tarihinin teşkilat yapısı İskitlerle değil, Hunlarla kurumsallaşmıştır.

Anahtar Kavram

İskitlerin Kültürel Mirası ve Hunlarla Farkları

Daha Fazla Pratik

Asya Hun Devleti ve Mete Han'ın yaptığı teşkilatlanma çalışmalarını İskit özellikleriyle karşılaştırarak çalışınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 129Soru

Orta Asya’nın tarih öncesi devirlerine dair yapılan arkeolojik araştırmalar, bölgedeki yerleşim düzeni ve üretim faaliyetleri hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Bu kapsamda; Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat yakınlarında bulunan, bölgenin bilinen en eski kültürü olma özelliğini taşıyan ve yapılan kazılarda tarımsal faaliyetlere (buğday kalıntıları) dair bulgular ile dokuma örneklerine rastlanılan kültür merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anav

Cevap

Anav kültürü, Orta Asya'nın en eski kültürüdür ve Aşkabat yakınlarında ortaya çıkarılmıştır.
Doğru cevap olan Anav kültürü, M.Ö. 40004000 - M.Ö. 10001000 yılları arasına tarihlenir ve Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat yakınlarındaki Anav bölgesinde bulunmuştur. Bölgenin en eski kültürü olmasının yanı sıra, kazılarda bulunan buğday ve arpa kalıntıları ile seramik ve dokuma örnekleri, bu kültürün ileri bir yaşam düzeyine sahip olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Coğrafi konumu analiz et.
Aşkabat (Türkmenistan) çevresinde yer alan merkezi belirle.
Kültür merkezlerini ayıran en temel özelliklerden biri konumlarıdır.
2
Kronolojik sıralamayı hatırla.
Bölgenin genelindeki en eski yerleşim katmanını tespit et.
Anav, bölgenin tamamı için bilinen en eski kültürdür.
3
Arkeolojik buluntuları karşılaştır.
Buğday ve dokuma kalıntılarının hangi merkeze özgü olduğunu teyit et.
Bu buluntular yerleşik ve üretici yaşamın erken kanıtlarıdır.

Anahtar Kavram

Orta Asya Kültür Merkezleri ve Özellikleri

Daha Fazla Pratik

Diğer kültür merkezlerinin ayırt edici 'en' ve 'ilk' özelliklerini içeren bir tablo oluşturarak kronolojik ve niteliksel karşılaştırma yapınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 130Soru

II. Göktürk (Kutluk) Devleti döneminde Bilge Kağan, Kültigin ve Vezir Tonyukuk adına dikilen Orhun Yazıtları'nda; Türklerin Çin esaretine karşı verdiği bağımsızlık mücadelesi anlatılmış ve Türk milletine hitaben siyasi öğütler verilmiştir. Bu yazıtların yazımında yabancı bir alfabe yerine Türklerin kendi oluşturduğu 38 harfli Orhun Alfabesi tercih edilmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda II. Göktürk Devleti ile ilgili ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağımsızlık azmi ile milli kimliği koruma düşüncesini birleştirmişlerdir.

Cevap

II. Göktürk Devleti, bağımsızlık azmi ile milli kimliği koruma düşüncesini birleştirmiştir.
II. Göktürk Devleti'nin Çin esaretine son vererek kurulması 'bağımsızlık azmini', kendine özgü Orhun Alfabesi'ni kullanması ise 'milli kimliği koruma' amacını gösterir. Bu iki unsurun bir arada verilmesi, devletin ulusal karakterini en kapsamlı şekilde açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki verileri analiz etme
Bağımsızlık mücadelesi (siyasi) ve Orhun Alfabesi (kültürel/milli) vurgulanmıştır.
Soru kökündeki temel dayanak noktalarını belirlemek için.
2
Kavramsal eşleştirme yapma
Milli alfabe kullanımı 'milli kimlik' ile, esaretten kurtuluş ise 'bağımsızlık' ile eşleşir.
Olayların Türk tarihindeki anlamını yorumlamak için.
3
Çıkarım yapma
Devletin hem siyasi hem de kültürel alanda 'milli' bir karakter sergilediği sonucuna varılır.
Verilen bilgilerden ulaşılabilecek en geniş kapsamlı yargıyı seçmek için.

Anahtar Kavram

II. Göktürk Devleti'nde Ulusal Bilinç ve Yazılı Kültür
Soru 131Soru

Teoman tarafından kurulan ve Mete Han döneminde en güçlü dönemini yaşayan Asya Hun Devleti, Türk devlet geleneğinin temel taşlarını oluşturmuştur. Bu dönemde hem ordu yapısında hem de devlet yönetiminde yapılan düzenlemeler, daha sonra kurulan Türk devletleri için de bir model teşkil etmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Asya Hun Devleti'nin siyasi, askerî veya kültürel özelliklerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maniheizm dininin kabul edilmesiyle birlikte yerleşik hayata geçilmesi

Cevap

Maniheizm dininin kabul edilmesi ve yerleşik hayata geçilmesi
Doğru yanıt olan Maniheizm dininin benimsenmesi ve buna bağlı olarak yerleşik hayata geçilmesi süreci, İslamiyet öncesi Türk tarihinde Uygur Devleti ile başlamıştır. Asya Hun Devleti ise göçebe bir yaşam tarzına sahipti ve Gök Tanrı inancını benimsiyordu.

Adım Adım Çözüm

1
Asya Hun Devleti'nin temel özelliklerini hatırla.
Onlu sistem, İkili teşkilat, Türk birliği, göçebe yaşam ve Gök Tanrı inancı.
Hunların temel niteliklerini belirlemek yanlış olanı ayırmayı sağlar.
2
Seçeneklerde verilen dini ve kültürel değişimleri analiz et.
Maniheizm dininin Uygurlar döneminde (Bögü Kağan) kabul edildiği tespit edilir.
Din ve yaşam biçimi değişiklikleri Türk tarihinde devletlerin ayrılmasında en belirgin kriterdir.

Anahtar Kavram

Asya Hun Devleti ve Uygur Devleti Ayrımı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 132Soru

Mukan Kağan döneminde Orta Asya'da siyasi birliği sağlayarak en parlak dönemine ulaşan I.I. Göktürk Devleti'nde, temelleri Bumin Kağan ve kardeşi İstemi Yabgu tarafından atılan "ikili teşkilat" sistemi uygulanmıştır. Bu yönetim organizasyonu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taht kavgalarını kesin olarak önleyerek merkezi otoritenin sarsılmasını engellemiştir.

Cevap

İkili teşkilat sistemi, taht kavgalarını önlememiş; aksine merkezi otorite zayıfladığında bölünmeyi hızlandıran bir etki yaratmıştır.
İkili teşkilat sistemi, Türk devletlerinin geniş sınırlarını yönetmek için geliştirilmiş pratik bir çözüm olsa da, Türk veraset anlayışındaki 'ülke hanedanın ortak malıdır' kuralıyla birleştiğinde merkezi otoriteyi sarsmıştır. Tarihsel süreçte bu sistem, taht kavgalarını önlemek bir yana, her iki kanadın çatışmasına ve devletin doğu-batı şeklinde ikiye bölünerek zayıflamasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İkili teşkilatın tanımı
Devletin doğu ve batı olarak iki idari bölgeye ayrılmasıdır.
Yönetim modelinin temel yapısını anlamak için gereklidir.
2
Uygulama amacının analizi
Geniş toprakları yönetmek ve hanedan üyelerine görev vermektir.
Sistemin neden tercih edildiğini (idari ve töresel gerekçeler) saptamak için.
3
Sistemin risklerinin değerlendirilmesi
Çift başlılık yaratarak merkezi otoriteyi zayıflatması ve bölünmeye yol açması.
Sistemin taht kavgalarını önlediği iddiasının tarihsel gerçeklerle uyuşmadığını kanıtlamak için.

Anahtar Kavram

İkili Teşkilat ve Merkezi Otorite İlişkisi
Tahmini Süre:55s
Soru 133Soru

Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han döneminde, Türk tarihinin ilk düzenli ordusu kurulmuş ve askeri birlikler; onbaşı, yüzbaşı, binbaşı ve tümenbaşı gibi rütbelere ayrılarak belirli bir hiyerarşiye bağlanmıştır. Dünya askeri tarihine 'onlu sistem' olarak geçen bu düzenleme, Türk devlet geleneğinde uzun yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüştür.

Mete Han tarafından hayata geçirilen bu askeri teşkilatlanma yapısının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orduda emir-komuta zincirini kurarak askeri disiplini ve merkezi otoriteyi güçlendirmek

Cevap

Mete Han tarafından kurulan onlu sistemin temel amacı, orduda emir-komuta zincirini kurarak askeri disiplini ve merkezi otoriteyi güçlendirmektir.
Mete Han'ın onlu sistemi, ordunun parçalara bölünerek yönetilmesini ve her parçadan sorumlu bir komutan atanmasını sağlamıştır. Bu hiyerarşik yapı, emirlerin en üstten en alta hızla ulaşmasını, savaş meydanında koordinasyonu ve ordunun devlet başkanına (merkeze) doğrudan bağlı kalmasını sağlayarak askeri disiplini ve merkezi otoriteyi en üst seviyeye çıkarmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mete Han'ın askeri reformunun (onlu sistem) içeriği analiz edilir.
Ordunun on, yüz, bin ve on bin (tümen) kişilik birimlere ayrıldığı ve her birimin başında sorumlu bir komutanın bulunduğu görülür.
Sistemin yapısal özelliklerini anlamak için gereklidir.
2
Bu hiyerarşik yapının idari ve askeri sonuçları değerlendirilir.
Hiyerarşinin olduğu yerde raporlama ve emir iletimi hızlanır, bu da disiplini beraberinde getirir.
Teşkilatlanmanın işlevini belirlemek için gereklidir.
3
Askeri gücün merkezi otorite ile ilişkisi kurulur.
Düzenli ve disiplinli bir ordu, hükümdarın emirlerinin ordu geneline yayılmasını sağlayarak merkezi otoriteyi pekiştirir.
Temel amacın siyasi ve idari yansımasını bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Mete Han'ın Onlu Sistemi ve Merkezi Otorite

İpuçları

1
Onlu sistemdeki hiyerarşik rütbelere (onbaşı, binbaşı vb.) odaklanın.
2
Bir orduda komutanların ve alt birimlerin olması, o ordunun yönetilmesini nasıl etkiler?
3
Disiplinli bir ordu, devletin merkezindeki gücün (kağan) otoritesini nasıl yansıtır?

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın 'Vatan Sevgisi' kavramını ve Çin'i vergiye bağlayıp oraya yerleşmemesinin nedenlerini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 134Soru

II. Göktürk (Kutluk) Devleti'nin kuruluş sürecinde Kutluk Kağan'ın "İlteriş" (İl'i derleyen) unvanıyla Türk boylarını yeniden bir bayrak altında toplaması, sadece askeri bir başarı değil; aynı zamanda Türk siyasi düşüncesinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu dönemde yaklaşık 5050 yıl süren esaretin ardından ilk kez 3838 harfli milli bir alfabenin kullanılması ve Türk adının devlet ismi olarak kurumsallaşması, devletin bekası için yeni bir vizyon geliştirildiğini göstermektedir.

Buna göre, II. Göktürk Devleti'nin kuruluş felsefesi dikkate alındığında, bu vizyonun temel amacı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi bağımsızlığı kültürel özgünlük ve milli şuur ile bütünleştirerek kalıcı hale getirmek

Cevap

Siyasi bağımsızlığı kültürel özgünlük ve milli şuur ile bütünleştirerek kalıcı hale getirmek
Doğru seçenek olan ifade; II. Göktürk Devleti'nin elli yıllık Çin esaretinden çıkardığı en büyük dersin, sadece toprak kazanmak değil, Türk kimliğini (alfabe, dil, töre) korumak olduğunu vurgular. Orhun Yazıtları bu bilincin en somut kanıtıdır; burada siyasi bağımsızlık ile kültürel bağımsızlık birbirini tamamlayan unsurlar olarak sunulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Kutluk Kağan'ın 'İlteriş' unvanının ve kuruluş bağlamının analiz edilmesi.
İlteriş unvanı, dağılmış olan 'İl'in (devletin) ve halkın yeniden toparlanması anlamına gelir; bu da toplumsal bir sözleşmeye işaret eder.
Esaret sonrası devletin meşruiyetini ve birliğini sağlamak için gerekli olan 'derleyicilik' vasfını anlamak.
2
3838 harfli Orhun Alfabesi'nin ve yazıtlardaki üslubun değerlendirilmesi.
Milli bir alfabenin kullanımı, Çin kültürel etkisine karşı bir 'direniş' ve 'özgünlük' beyanıdır.
Kültürel bağımsızlığın, siyasi bağımsızlığın teminatı olarak görüldüğünü saptamak.
3
İstiklal mücadelesi ile milli kimlik inşası arasındaki ilişkinin sentezlenmesi.
Siyasi egemenlik (devlet kurma) ile kültürel egemenlik (alfabe/yazıtlar) birleştirilerek milli bir bilinç (şuur) oluşturulmuştur.
Devletin bekasını sağlayan temel vizyonun, asimilasyonu engelleyen 'milli kimlik' olduğunu sonucuna varmak.

Anahtar Kavram

Milli Devlet ve Kültürel Egemenlik İlişkisi
Soru 135Soru

Avrupa Hun hükümdarı Attila, 452 yılında Roma kapılarına kadar gelerek şehri kuşatmış; ancak daha sonra kuşatmayı kaldırarak ordusunu geri çekmiştir. Attila'nın Batı Roma İmparatorluğu'nun merkezi olan Roma'yı istila etmekten vazgeçmesinde etkili olan temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Papa I. Leo'nun barış talebi ve Roma'nın Hristiyan dünyası için kutsal bir merkez kabul edilmesi

Cevap

Papa I. Leo'nun barış talebi ve Roma'nın Hristiyan dünyası için kutsal bir merkez kabul edilmesi
Attila'nın Roma'yı istila etmekten vazgeçmesinde; Papa I. Leo'nun ricası, Roma'nın Hristiyanlık için kutsal bir merkez olması, Hun ordusunda baş gösteren salgın hastalıklar ve doğudan gelen Sasani tehlikesi gibi stratejik faktörler etkili olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın tarihsel bağlamını belirle
452 yılındaki İtalya Seferi ve Roma kuşatması incelenmelidir.
Attila'nın neden geri çekildiğini anlamak için o dönemdeki diplomatik görüşmeleri bilmek gerekir.
2
Dönemin dini ve siyasi aktörlerini değerlendir
Papa I. Leo'nun Attila'dan Roma'yı bağışlamasını istediği bilgisine ulaşılır.
Papa'nın ricası, Roma'nın dini dokunulmazlığı ve ordudaki salgın hastalıklar gibi faktörler Attila'nın kararını etkilemiştir.

Anahtar Kavram

Attila'nın İtalya Seferi ve Diplomasi
Soru 136Soru

Orta Asya'da yapılan arkeolojik kazılar sonucunda ortaya çıkarılan kültür merkezleri, Türk tarihinin karanlık dönemlerine ışık tutmaktadır. Bu merkezler arasında, Altay-Sayan Dağları'nın batısında gelişen ve arkeologlar tarafından "Türklere ait en eski kültür bölgesi" olarak kabul edilen merkez aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afanesyevo

Cevap

Türklere ait en eski kültür merkezi olarak kabul edilen bölge Afanesyevo'dur.
Afanesyevo kültürü, Altay-Sayan dağlarının batısında, Minusinsk bölgesinde ortaya çıkmış olup Türklerin en eski kültürü olarak literatürde yer alır. Bu kültürde çakmak taşından uçlar, bakır eşyalar ve hayvan kemikleri bulunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Orta Asya'daki kültür merkezlerini kronolojik ve karakteristik özelliklerine göre sınıflandırmak.
Anau (Genel en eski), Afanesyevo (Türklere ait en eski), Andronovo (En geniş yayılım), Karasuk (Demir işleme), Tagar (En gelişmiş).
Soruda istenen 'Türklere ait en eski' kriterini ayırt etmek için bu sınıflandırma gereklidir.
2
Afanesyevo ve Anau arasındaki farkı belirlemek.
Anau M.Ö. 4000'li yıllara dayanırken, Afanesyevo M.Ö. 3000-2000'li yıllara dayanır ve antropolojik olarak Türk tipini yansıtır.
En eski kültür merkezi ile Türklere ait en eski merkezi karıştırmamak için bu ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

Orta Asya Kültür Merkezlerinin Kronolojisi ve Özellikleri

İpuçları

1
Orta Asya'nın 'genel' en eskisi ile 'Türklere ait' en eskisi farklı bölgelerdir.
2
Sorulan kültür merkezi Altay-Sayan Dağları çevresindedir ve bakır eşyaların ilk örneklerine rastlanır.

Daha Fazla Pratik

Diğer kültür merkezlerinin (Karasuk, Tagar) ayırt edici teknik özelliklerini (maden işleme gibi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 137Soru

Avrupa Hun Devleti hükümdarı Attila'nın, Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) üzerine gerçekleştirdiği I. ve II. Balkan seferleri sonucunda imzalanan Margus (434434) ve Anatolius (447447) antlaşmaları ile Bizans’ın ödediği yıllık vergi artırılmış, Tuna Nehri’nin güneyindeki beş günlük mesafelik alan askerden arındırılarak bir tampon bölge oluşturulmuştur.

Doğu Roma’nın hem ekonomik kaynaklarını hem de sınır güvenliğini doğrudan hedef alan bu diplomatik yaptırımların temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Roma’yı siyasi ve askeri yönden etkisiz hale getirerek Batı Roma üzerine yapılacak seferler öncesinde arkada güçlü bir düşman bırakmamak

Cevap

Doğu Roma’yı siyasi ve askeri yönden etkisiz hale getirerek Batı Roma üzerine yapılacak seferler öncesinde arkada güçlü bir düşman bırakmamaktır.
Doğu Roma (Bizans) üzerine yapılan baskıların ve imzalanan ağır antlaşmaların temel nedeni, Attila'nın Batı Roma İmparatorluğu'na yapacağı nihai seferler öncesinde doğu sınırını tamamen güvence altına almak ve iki cephede birden savaşma riskini ortadan kaldırmaktır. Bizans'ın vergiye bağlanması hem ekonomik bir kazanç sağlamış hem de İmparatorluğu siyasi olarak Hun iradesine tabi kılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma maddelerini analiz etme
Margus ve Anatolius Antlaşmaları ile Bizans'ın vergi yükü artırılmış ve Tuna hattında askersiz bölge oluşturulmuştur.
Bu maddeler Bizans'ın hem mali hem de savunma kapasitesini felç etmeye yöneliktir.
2
Stratejik hedefi belirleme
Doğu Roma'nın itaat altına alındığı ve Hunlara karşı bir saldırı başlatamayacak duruma getirildiği görülür.
Attila'nın asıl hedefi olan Roma (Batı) seferi için doğu sınırını güvence altına alması gerekmektedir.
3
Sonuca ulaşma
Doğu Roma'nın pasifize edilmesi, Batı Roma üzerine yapılacak harekatın lojistik ve askeri güvenliğini sağlar.
İki cepheli bir savaştan kaçınmak ve Doğu'nun kaynaklarını Batı seferinde kullanmak temel stratejidir.

Anahtar Kavram

Attila'nın 'Önce Doğu, Sonra Batı' stratejisi ve dış politikadaki denge siyaseti.

Daha Fazla Pratik

Attila'nın Batı Roma seferleri (Galya ve İtalya) sırasında Papa I. Leo ile olan görüşmesinin sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 138Soru

Balamir önderliğinde Karadeniz’in kuzeyinden batıya doğru ilerleyen Hunların başlattığı Kavimler Göçü, Avrupa'da yüzyıllarca sürecek değişimlerin tetikleyicisi olmuştur. Aşağıdakilerden hangisi bu süreçte ortaya çıkan siyasi veya sosyal sonuçlardan biri olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta Asya Türk siyasi birliğinin ilk kez sağlanması

Cevap

Orta Asya Türk siyasi birliğinin ilk kez sağlanması
Orta Asya Türk siyasi birliğinin ilk kez sağlanması ifadesi, M.Ö. 22. yüzyılda Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han tarafından gerçekleştirilen bir olaydır. Kavimler Göçü ise M.S. 375375 yılında başlamış olup Avrupa'yı etkileyen bir süreçtir; dolayısıyla bu göçün bir sonucu olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kavimler Göçü'nün gerçekleştiği zaman dilimini ve coğrafyayı belirlemek
Göç 375375 yılında başlamış ve Avrupa coğrafyasında büyük değişimlere yol açmıştır.
Olayın kapsamını anlamak için zaman ve mekan belirlenmelidir.
2
Göçün Avrupa üzerindeki temel etkilerini sınıflandırmak
Roma'nın parçalanması (Siyasi), Feodalite (Yönetim), Etnik yapı (Sosyal) ve Skolastik düşünce (Kültürel) sonuçları doğrulanır.
Seçeneklerin Kavimler Göçü ile bağını kontrol etmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki bilgileri Türk tarihinin genel kronolojisi ile karşılaştırmak
Orta Asya Türk siyasi birliğinin sağlanması, Kavimler Göçü'nden yüzyıllar önce Asya Hun Devleti döneminde gerçekleşmiş bir olaydır.
Hangi bilginin farklı bir döneme veya devlete ait olduğunu saptamak için yapılır.

Anahtar Kavram

Kavimler Göçü'nün Siyasi ve Sosyal Sonuçları

Daha Fazla Pratik

Kavimler Göçü sonrası kurulan Avrupa Hun Devleti'nin Bizans ile yaptığı Margus ve Anatolius antlaşmalarının maddelerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 139Soru

Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han, Çin'i mağlup etmesine ve büyük bir kısmını ele geçirebilecek güce sahip olmasına rağmen, Türk boylarını Çin topraklarına yerleştirmek yerine bu devleti vergiye bağlamayı tercih etmiştir.

Mete Han'ın bu tutumuyla ulaşmak istediği temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalabalık Çin nüfusu içerisinde Türklerin asimile olmasını önlemek

Cevap

Türklerin kalabalık Çin nüfusu içinde asimile olmasını (milli benliklerini kaybetmelerini) engellemek
Mete Han'ın temel amacı, azınlıkta kalan Türklerin, kalabalık Çin nüfusu ve kültürü içerisinde eriyip gitmesini (asimilasyon) önlemektir. Bu nedenle Çin'i topraklarına katmak yerine dışarıdan baskı altında tutmayı ve ekonomik kazanç (vergi) sağlamayı hedeflemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Mete Han'ın Çin seferlerinin sonucunu analiz etme
Mete Han Çin'i mağlup etmiş ve vergiye bağlamıştır.
Askeri üstünlüğün siyasi ve ekonomik kazanıma dönüştüğünü görmek için.
2
Nüfus ve kültür dengesini değerlendirme
Türklerin nüfusu, Çin'in devasa nüfusuna oranla çok azdır.
Yerleşmenin yaratacağı demografik riski belirlemek için.
3
Stratejik kararın amacını belirleme
Mete Han, Türklerin asimile olmasını engellemek için yerleşme yerine dışarıdan vergi almayı seçmiştir.
Milli benliği koruma içgüdüsünün temel motivasyon olduğunu anlamak için.

Anahtar Kavram

Asimilasyon ve Milli Benliği Koruma Politikası

İpuçları

1
Türklerin o dönemdeki nüfusu ile Çin nüfusu arasındaki farkı düşünün.
2
Bir toplumun kendi kültüründen çok daha baskın ve kalabalık bir kültür içine girmesi 'asimile olma' riskini doğurur.

Daha Fazla Pratik

Mete Han'ın Çin politikası ile Uygurların yerleşik hayata geçişi sonrası yaşadıkları kültürel değişimleri karşılaştırın.
Tahmini Süre:50s
Soru 140Soru

I. Göktürk Devleti hükümdarlarından Taspar (Tapo) Kağan, Budizm dinini benimsemiş ve bu inancın halk arasında yayılması için bir tapınak inşa etmek istemiştir. Ancak bu talep kurultay tarafından; 'Türklerin yaşam biçimine ve geleneklerine aykırı olduğu, halkın savaşçı özelliklerini zayıflatacağı' gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu gelişme, I. Göktürk Devleti'ndeki yönetim anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisini doğrudan kanıtlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kağanın yetkilerinin kurultay ve töre tarafından kısıtlanabildiğini

Cevap

I. Göktürk Devleti'nde kurultay, hükümdarın yetkilerini denetleyebilen ve töreye aykırı görülen kararları engelleyebilen bir güce sahiptir.
Taspar Kağan'ın Budizm'i yayma ve tapınak kurma isteğinin kurultay tarafından Türk töresine ve yaşam tarzına aykırı görülerek reddedilmesi, İslamiyet öncesi Türk devletlerinde hükümdarın mutlak bir yetkiye sahip olmadığını, kararlarının meclis (kurultay) ve töre süzgecinden geçmesi gerektiğini doğrudan kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Taspar Kağan'ın Budizm'i yayma girişimini inceleme
Hükümdarın kişisel inancını devletin resmi politikası haline getirmeye çalıştığı saptanır.
Sorunun temel çatışma noktasını belirlemek için.
2
Kurultayın reddetme gerekçesini analiz etme
Meclisin 'töreye uygunluk' ve 'toplumun savaşçı karakterini koruma' kriterlerini önceliklendirdiği görülür.
Karar alma sürecindeki belirleyici otoritenin kaynağını anlamak için.
3
Hükümdar-Kurultay arasındaki yetki dengesini yorumlama
Kağanın mutlak otoriteye sahip olmadığı, kurultayın kısıtlayıcı bir denetim organı olarak görev yaptığı sonucuna ulaşılır.
İslamiyet öncesi Türk devlet yönetimindeki 'meşveret' (danışma) ve töre hakimiyetini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Kurultay ve Töre Bağlantısı

İpuçları

1
Hükümdarın kişisel bir isteğinin meclis tarafından geri çevrilmesi ne anlama gelir?
2
Kararın gerekçesinde kullanılan 'töre' ve 'yaşam biçimi' ifadelerine dikkat edin.
3
Bu olay, İslamiyet öncesi Türk devletlerinde son sözün her zaman kağanda olmadığını, kurultayın bir denetleme gücü bulunduğunu gösterir.

Daha Fazla Pratik

İslamiyet öncesi Türk devletlerinde Kurultay'ın (Toy/Kengeş) üyeleri olan 'Taygun' ve 'Boy Beyleri'nin yönetimdeki rollerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 7 / 22Sonraki
İslamiyet Öncesi Türk Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 7 | Examkin