Milli Mücadele Hazırlık Dönemi

563 soru

Soru 201Soru

Temsil Heyeti, Sivas Kongresi'nden sonra Amasya Görüşmeleri ile sağlanan uzlaşı neticesinde İstanbul'da açılması kararlaştırılan Son Osmanlı Mebusan Meclisi çalışmalarını daha yakından takip edebilmek amacıyla merkezini 2727 Aralık 19191919'da Ankara'ya taşımıştır. Ankara'nın bu süreçte bir merkez olarak seçilmesinde güvenli bir konumda olmasının yanı sıra, İstanbul ile olan demir yolu ve telgraf bağlantıları da etkili olmuştur.

Bu bilgilere dayanarak, Temsil Heyeti'nin Ankara'yı merkez seçmesindeki temel siyasi amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli Mücadele yanlısı milletvekilleriyle koordinasyon kurarak Misak-ı Milli kararlarının kabul edilmesini sağlamak

Cevap

Milli Mücadele yanlısı milletvekilleriyle koordinasyon kurarak Misak-ı Milli kararlarının kabul edilmesini sağlamak
Temsil Heyeti'nin Ankara'yı seçmesinin en temel siyasi nedeni, İstanbul'da toplanacak olan Mebusan Meclisi'ne gidecek milletvekilleriyle ön görüşmeler yapmak ve meclisin milli çıkarlar doğrultusunda hareket etmesini (Misak-ı Milli'nin kabulü) sağlamaktır. Ankara'nın ulaşım ve haberleşme imkanları bu koordinasyonu mümkün kılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin siyasi koşullarını analiz etmek
Aralık 1919 tarihi, Son Osmanlı Mebusan Meclisi seçimlerinin bittiği ve meclisin açılmaya hazırlandığı dönemdir.
Temsil Heyeti'nin Ankara'ya geliş motivasyonu bu meclis süreciyle doğrudan bağlantılıdır.
2
Ankara'nın jeopolitik ve lojistik avantajlarını değerlendirmek
Ankara, İstanbul'a giden demir yolu ağının üzerinde bulunması ve güvenli bir haberleşme merkezine sahip olmasıyla meclis çalışmalarını denetlemek için en uygun yerdir.
Mustafa Kemal, İstanbul'a gidecek milletvekilleriyle Ankara'da görüşerek milli dava etrafında birleşmelerini hedeflemiştir.
3
Milli Mücadele'nin bu evredeki hedefini belirlemek
Hedef, İstanbul'daki mecliste vatanın bütünlüğünü içeren Misak-ı Milli kararlarının onaylanmasıdır.
Ankara bu hedefin koordinasyon merkezidir.

Anahtar Kavram

Temsil Heyeti'nin Ankara'ya Gelişi ve Siyasi Hedefleri

İpuçları

1
Temsil Heyeti'nin Ankara'ya geldiği dönemde İstanbul'da hangi önemli meclisin açılma hazırlığı yapıldığını düşünün.
2
Ankara'nın demir yolu hattının son durağı olması, İstanbul'dan gelecek veya oraya gidecek olan hangi kişilerle iletişimi kolaylaştırır?
3
Mustafa Kemal'in Ankara'da milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerde onlardan mecliste ne tür bir grup kurmalarını ve hangi belgeyi kabul etmelerini istediğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Temsil Heyeti'nin Ankara'da yayımlamaya başladığı ve Milli Mücadele'nin sesi olan 'Hakimiyet-i Milliye' gazetesinin önemini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 202Soru

Sivas Kongresi, Milli Mücadele'nin teşkilatlanma evresinde Erzurum Kongresi'nde alınan kararların genişletildiği ve tüm yurda teşmil edildiği bir dönüm noktasıdır. Bu süreçte Temsil Heyeti, sadece bir kurul olmanın ötesine geçerek bir devlet otoritesi gibi hareket etmeye başlamıştır.

Buna göre, Sivas Kongresi’nde alınan aşağıdaki kararlardan hangisi, Temsil Heyeti’nin bir 'hükümet' gibi hareket ederek 'yürütme yetkisini' kullandığının en açık göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ali Fuat Paşa’nın Batı Anadolu Genel Kuvayımilliye Komutanlığına atanması

Cevap

Ali Fuat Paşa’nın Batı Anadolu Genel Kuvayımilliye Komutanlığına atanması kararı, Temsil Heyeti'nin yürütme yetkisini kullandığını gösteren en açık kanıttır.
Temsil Heyeti’nin Ali Fuat Paşa’yı Batı Anadolu Genel Kuvayımilliye Komutanlığına ataması, bu kurulun sadece karar alan bir meclis/kongre organı gibi değil, aynı zamanda bu kararları uygulayan bir 'hükümet' gibi hareket ettiğini ve yürütme yetkisini fiilen kullandığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yürütme yetkisinin ne anlama geldiği analiz edilir.
Yürütme, alınan kararların uygulanması (icra) ve kamu görevlilerinin atanması faaliyetidir.
Bir kurulun hükümet gibi davrandığını kanıtlamak için onun atama veya uygulama yapıp yapmadığına bakılmalıdır.
2
Sivas Kongresi'ndeki uygulamalar bu tanıma göre taranır.
Ali Fuat Paşa'nın komutan olarak atanması, tipik bir hükümet/icra eylemidir.
Atama yetkisi, egemenlik güçlerinden biri olan yürütme yetkisinin somut bir örneğidir.

Anahtar Kavram

Temsil Heyeti'nin Yürütme Yetkisini Kullanması ve Hükümetleşmesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 203Soru

Millî Mücadele'nin ilk genelgesi olma özelliği taşıyan Havza Genelgesi'nde halktan işgallere karşı protesto mitingleri düzenlemesi ve telgraflar çekmesi istenirken, bu gösteriler sırasında Hristiyan azınlığa yönelik herhangi bir saldırı veya kötü muamelede bulunulmaması gerektiği özellikle vurgulanmıştır.

Genelgede yer alan bu uyarının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 77. maddesinin uygulanması için İtilaf Devletleri'ne hukuki bir gerekçe vermemek

Cevap

Havza Genelgesi'nde azınlıklara kötü muamele edilmemesi uyarısının amacı, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 77. maddesinin uygulanmasına zemin hazırlayacak olası provokasyonları engelleyerek işgallerin yayılmasını önlemektir.
Havza Genelgesi'nde yer alan azınlıklara yönelik uyarının temel nedeni, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 77. maddesinde yer alan 'İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit eden bir durum ortaya çıkarsa herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecektir' hükmünü etkisiz kılmaktır. Bu sayede yapılacak protestoların işgal için bir bahane (provokasyon) olarak kullanılmasının önüne geçilmek istenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Genelgenin halka yönelik talimatlarını analiz etme
Genelge, işgallere karşı miting yapılmasını isterken azınlıklara dokunulmamasını emretmiştir.
Milli direniş başlatılırken İtilaf Devletleri'nin eline koz verilmemesi gerekir.
2
Mondros Ateşkesi'nin işgal maddesiyle ilişkilendirme
Mondros'un 77. maddesi 'güvenlik tehdidi' durumunda her yerin işgaline olanak tanıyordu.
Azınlıklara yönelik bir taşkınlık 'güvenlik sorunu' olarak gösterilip yeni işgallere gerekçe yapılabilirdi.

Anahtar Kavram

Hukuki Bahaneleri Önleme Stratejisi

Daha Fazla Pratik

Mondros'un 77. maddesi ile 2424. maddesi (Vilayet-i Sitte) arasındaki farkı ve bu maddelerin Milli Mücadele hazırlık dönemindeki yansımalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 204Soru

Sivas Kongresi’nde, Erzurum Kongresi’nde alınan bölgesel kararlar tüm vatanı kapsayacak şekilde genişletilmiş ve Millî Mücadele’nin yönetimini tek elde toplamak amacıyla ülkedeki tüm cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirilmiştir. Bu birleştirme kararıyla ulaşılmak istenen temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî Mücadele'yi tek merkezden yöneterek güç birliğini ve koordinasyonu sağlamak

Cevap

Millî Mücadele'nin tek bir merkezden yönetilerek birlik, beraberlik ve koordinasyonun sağlanması hedeflenmiştir.
Cemiyetlerin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında tek çatı altında toplanması, Millî Mücadele'nin yönetiminde ikilikleri önlemek, askeri ve siyasi güçleri birleştirmek ve merkezi bir sevk-idare mekanizması kurmak amacıyla yapılmıştır. Bu durum Temsil Heyeti'ni tüm vatanın temsilcisi haline getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kongre kararlarının kapsamını analiz etme
Cemiyetlerin birleştirilmesi kararı bölgesel direnişten ulusal direnişe geçişi ifade eder.
Sivas Kongresi toplanış ve aldığı kararlar bakımından ulusal bir kongredir.
2
Merkeziyetçilik kavramı ile ilişkilendirme
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (ARMHC) çatısı altında toplanma, merkezi otoriteyi güçlendirir.
Milli Mücadele'nin sevk ve idaresinin tek bir elden (Temsil Heyeti) yapılması başarı şansını artırır.

Anahtar Kavram

Sivas Kongresi'nde Milli Mücadele'nin tek merkezde toplanması ve kurumsallaşması.

İpuçları

1
Cemiyetlerin neden tek bir isim altında toplandığını düşünün.
2
Dağınık kuvvetlerin birleşmesi yönetimin merkezileşmesini nasıl etkiler?
3
Erzurum'daki bölgesel birleşmenin aksine, Sivas'taki bu adım tüm vatanı kapsayan bir koordinasyon arayışıdır.

Daha Fazla Pratik

Sivas Kongresi sonrasında Ali Fuat Paşa'nın Batı Cephesi Komutanlığına atanmasının Temsil Heyeti'nin hangi yetkisini kullandığını gösterdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 205Soru

Mustafa Kemal Paşa, 99. Ordu Müfettişi sıfatıyla yayımladığı Havza Genelgesi’nde; işgallerin heyecanlı mitinglerle protesto edilmesini ve İtilaf Devletleri temsilciliklerine telgraflar çekilmesini isterken, bu gösteriler sırasında Hristiyan azınlığa karşı saldırgan tavırlardan kesinlikle kaçınılması gerektiğini "haklıyken haksız duruma düşmemek" adına vurgulamıştır.

Havza Genelgesi'nin bu içeriği ve stratejik direktifleri dikkate alındığında, Milli Mücadele'nin bu evresi hakkında yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli bilinci uyandırarak direnişi yasallaştırmayı ve işgallerin genişlemesine dayanak oluşturabilecek diplomatik gerekçeleri ortadan kaldırmayı hedefleyen bir psikolojik eşik niteliğindedir.

Cevap

Havza Genelgesi, milli bilinci uyandırarak direnişi yasallaştırmayı ve işgallerin genişlemesine dayanak oluşturabilecek diplomatik gerekçeleri (Mondros 77. Madde) ortadan kaldırmayı hedefleyen bir psikolojik eşik niteliğindedir.
Doğru seçenek, Havza Genelgesi'nin asıl işlevini yansıtır. Genelge, Milli Mücadele'nin sivil direniş aşamasını başlatarak halkta ortak bir kimlik ve tepki oluşturmuştur (milli bilinç). Aynı zamanda azınlıklara yönelik uyarı, Mondros'un 77. maddesinin işgalcilerce bir 'bahane' olarak kullanılmasını önleyerek direnişi meşru zeminde tutmaya çalışmıştır. Bu durum, süreci bir 'psikolojik eşik' haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Genelgenin temel maddelerini analiz et.
Mitingler, protesto telgrafları ve azınlıklara kötü muamele yapılmaması uyarısı tespit edildi.
Genelgenin hem halkı harekete geçirme hem de stratejik savunma içerdiği anlaşılır.
2
Azınlık uyarısının nedenini Mondros Ateşkesi bağlamında değerlendir.
Mondros'un 77. maddesinin (güvenlik tehdidi halinde işgal hakkı) engellenmek istendiği görüldü.
Halkın tepkisinin işgalcilere yasal bir koz vermemesi hedeflenmiştir.
3
Amasya Genelgesi ve diğer süreçlerle karşılaştır.
Havza'da egemenlik veya heyet gibi kurumsal yapılar değil, 'duygusal ve kolektif tepki' ön plandadır.
Havza'nın bir 'hazırlık ve bilinçlendirme' evresi olduğu, kurumsal ihtilalin Amasya ile başladığı netleşir.

Anahtar Kavram

Havza Genelgesi'nin 'Milli Bilinç' ve 'Stratejik Meşruiyet' İşlevi

İpuçları

1
Havza Genelgesi'nin, halkın 'moral ve bilinç' düzeyindeki ilk büyük adım olduğunu unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Havza Genelgesi ile Amasya Genelgesi arasındaki 'yöntem' farklarını karşılaştıran tablo sorularını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 206Soru

Mustafa Kemal Paşa, 1919 Mayıs 19191919 tarihinde Samsun'a çıktıktan sonra bölgedeki durumu incelemiş ve 2222 Mayıs 19191919'da İstanbul Hükümeti'ne bir rapor sunmuştur. Bu raporda; bölgedeki karışıklıklardan Rum çetelerinin sorumlu olduğu, Türklerin yabancı mandasına tahammülünün bulunmadığı ve İzmir'in işgalinin haksızlığı açıkça ifade edilmiştir.

Mustafa Kemal Paşa'nın resmî görev ve yetkilerinin dışına çıkarak hazırladığı bu Samsun Raporu'nun Millî Mücadele süreci açısından taşıdığı temel önem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî Mücadele'nin haklılığını ortaya koyan ilk resmî belge olması

Cevap

Samsun Raporu, Millî Mücadele'nin haklılığını ve Türk milletinin bağımsızlık isteğini resmî bir dille ifade eden ilk belgedir.
Samsun Raporu, Mustafa Kemal Paşa'nın 9.9. Ordu Müfettişi sıfatıyla İstanbul Hükümeti'ne sunduğu ve Millî Mücadele'nin haklılığını, Rumların suçlu olduğunu ve Türk milletinin bağımsızlık azmini vurgulayan ilk resmî dokümandır.

Adım Adım Çözüm

1
Mustafa Kemal'in Samsun'daki resmî görevini analiz edin.
Görevi asayişi sağlamaktı ancak o, asayişsizliğin nedenini Türkler değil, Rumlar olarak belirledi.
Resmî raporun, hükümetin ve İngilizlerin beklentisinin aksine bir içerik taşıması önemlidir.
2
Raporun içeriğini değerlendirin.
İzmir'in işgaline tepki ve bağımsızlık vurgusu ilk kez bu raporla hükümete iletilmiştir.
Bu vurgular, yaklaşan direnişin fikrî temellerini ve resmî dayanağını oluşturur.
3
Kronolojik ve hukuki önemini belirleyin.
Bu rapor, Amasya Genelgesi'nden ve kongrelerden önce yayınlanan ilk resmî karşı duruş belgesidir.
Samsun Raporu, Millî Mücadele'nin 'ilk belgesi' olma özelliğini taşır.

Anahtar Kavram

Samsun Raporu'nun Millî Mücadele tarihindeki 'ilk resmî belge' olma niteliği.

İpuçları

1
Mustafa Kemal'in Samsun'a hangi sıfatla gittiğini ve raporun kime sunulduğunu hatırlayın.
2
Raporun içeriğindeki Rum çeteleri ve İzmir vurgusu, İngiliz ve İstanbul Hükümeti görüşlerine bir cevaptır.
3
Bu rapor, Amasya Genelgesi'nden bile önce hazırlanan ve direnişin haklı gerekçelerini sunan ilk resmî metindir.

Daha Fazla Pratik

Samsun Raporu ile Havza Genelgesi arasındaki farkları; özellikle birinin hükümete, diğerinin ise doğrudan halka ve orduya yönelik olması açısından inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 207Soru

Mustafa Kemal Paşa, 2828 Mayıs 19191919 tarihinde yayımladığı Havza Genelgesi’nde halktan işgallere karşı protesto mitingleri düzenlemesini ve İtilaf Devletleri temsilciliklerine uyarı telgrafları çekilmesini isterken; bu süreçte Hristiyan azınlığa yönelik herhangi bir saldırı veya düşmanlık yapılmaması konusunda da kesin bir dille uyarıda bulunmuştur.

Havza Genelgesi’nde yer alan bu uyarının temel stratejik amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesinin işlerlik kazanmasını ve işgallerin genişlemesini engellemek

Cevap

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesinin işlerlik kazanmasını ve işgallerin genişlemesini engellemek
Havza Genelgesi'ndeki azınlıklara yönelik taşkınlık yapılmaması uyarısı, doğrudan Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesini etkisiz kılmak içindir. İtilaf Devletleri bu maddeye dayanarak 'güvenlik bozuldu' iddiasıyla Anadolu'nun her yerini işgal etme yetkisine sahipti; Mustafa Kemal halkın bu kozu onlara vermemesini sağlamaya çalışmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Genelge içeriğindeki azınlık uyarısını analiz et
Hristiyan azınlığa dokunulmaması emrinin verildiği görüldü.
Bu emir, halkın haklı davasında haksız duruma düşmesini engellemek için stratejiktir.
2
Dönemin hukuki belgeleriyle ilişkilendir
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesi hatırlandı.
İtilaf Devletleri, güvenliklerinin tehlikeye düştüğü herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkına (Madde 7) sahipti.
3
Neden-sonuç ilişkisi kur
Azınlıklara saldırı olursa İtilaf Devletleri bunu güvenlik sorunu bahanesiyle işgale çevirebilirdi.
Mustafa Kemal, bu uyarıyla işgallerin hukuki kılıfını (Article 7) ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.

Anahtar Kavram

Hukuki Gerekçenin Önlenmesi (Mondros 7. Madde)

İpuçları

1
Mustafa Kemal'in bu uyarısı, halkın haklı protestolarının işgalciler tarafından bir 'bahane' olarak kullanılmasını önlemek içindir.

Daha Fazla Pratik

Havza Genelgesi ile Amasya Genelgesi arasındaki 'eylem' vs 'program' ayrımını pekiştiren karşılaştırma sorularını çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 208Soru

Erzurum Kongresi’nin toplanmasında Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti ve Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti öncü rol oynamıştır. Bu iki cemiyetin kongreyi düzenlemedeki temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Anadolu ve Karadeniz'deki azınlık faaliyetlerine karşı bölgesel savunma tedbirleri almak

Cevap

Doğu Anadolu ve Karadeniz'deki azınlık faaliyetlerine karşı bölgesel savunma tedbirleri almak
Erzurum Kongresi, Doğu Anadolu'daki Ermeni ve Karadeniz'deki Rum faaliyetlerine karşı güç birliği yapmak amacıyla bölgesel cemiyetler tarafından toplanmıştır. Dolayısıyla düzenleyici cemiyetlerin temel amacı kendi bölgelerini azınlık emellerinden korumaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Kongreyi düzenleyen kurumları incele.
Vilayet-i Şarkiye (Doğu İlleri) ve Trabzon Muhafaza-i Hukuk cemiyetleri bölgesel cemiyetlerdir.
Erzurum Kongresi'nin yerel bir inisiyatifle başladığını anlamak için gereklidir.
2
Düzenleyici cemiyetlerin kuruluş amaçlarını değerlendir.
Bu cemiyetler Mondros sonrası Doğu'da Ermeni, Karadeniz'de Rum devleti kurulması riskine karşı kurulmuştur.
Toplanış amacının bölgesel olduğunu teyit etmek için gereklidir.
3
Toplanış amacı ile alınan kararlar arasındaki farkı ayırt et.
Toplanış amacı bölgesel savunmadır, ancak alınan kararlar vatanın bütününe yöneliktir (ulusal).
Erzurum Kongresi'nin en temel karakteristik özelliğini belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Erzurum Kongresi'nin toplanış bakımından bölgesel, kararları bakımından ulusal olması

İpuçları

1
Erzurum Kongresi'ni düzenleyen cemiyetlerin isimlerindeki 'Doğu İlleri' ve 'Trabzon' ifadelerine dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Erzurum Kongresi'nde alınan kararların neden ulusal kabul edildiğini (Milli Sınırlar maddesi üzerinden) araştırın.
Tahmini Süre:45s
Soru 209Soru

Millî Mücadele'nin 'ihtilal beyannamesi' olarak kabul edilen Amasya Genelgesi (2222 Haziran 19191919), hazırlık sürecinde Mustafa Kemal Paşa'nın yanı sıra Rauf Bey, Ali Fuat Paşa ve Refet Bey'in imzalarıyla yayımlanmış; Kazım Karabekir ve Cemal Paşa tarafından da onaylanmıştır. Genelgenin en kritik maddelerinden biri olan "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." ifadesi, mücadelenin temel stratejisini ortaya koymaktadır.

Buna göre, bu maddenin Millî Mücadele'nin "yöntemini" (metodunu) belirleyen bir özellik taşıması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurtuluşun hangi güce dayanılarak ve nasıl bir yol izlenerek gerçekleştirileceğini belirtmesi

Cevap

Mücadelenin milletin gücüne dayanılarak ve halkın iradesiyle gerçekleştirileceğini belirten seçenek doğrudur.
Amasya Genelgesi'ndeki bu madde, kurtuluşun 'kiminle' (millet) ve 'hangi iradeyle' (azim ve karar) yapılacağını belirttiği için hareketin yöntemini oluşturur. Bu ifade aynı zamanda ileride milli egemenliğe geçileceğinin de ilk işaretidir.

Adım Adım Çözüm

1
Genelge maddesini analiz etme
"Milletin azmi" (çalışma gücü/metot) ve "milletin kararı" (irade) ifadeleri tespit edilir.
Yöntem, bir işin nasıl ve hangi araçlarla yapılacağını açıklar.
2
Gerekçe ve yöntem ayrımını yapma
Vatanın tehlikede olması "neden" (gerekçe), halkın gücüyle kurtarılması "nasıl" (yöntem) olarak ayrıştırılır.
Öğrencinin gerekçe (neden) ve yöntem (nasıl) kavramlarını karıştırmasını engellemek gerekir.

Anahtar Kavram

Amasya Genelgesi'nde Gerekçe, Amaç ve Yöntem Ayrımı

İpuçları

1
Bir eylemin 'neden' yapıldığı gerekçeyi, 'nasıl' yapılacağı ise yöntemi belirtir.

Daha Fazla Pratik

Amasya Genelgesi'nde ilk kez 'millî egemenlik' fikrinin hangi kelimelerle üstü kapalı ifade edildiğini araştırınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 210Soru

Sivas Kongresi'nden sonra Anadolu'daki milli hareketin güçlenmesi üzerine istifa eden Damat Ferit Paşa Hükûmeti'nin yerine Ali Rıza Paşa Hükûmeti kurulmuştur. Yeni hükûmet, Anadolu ile uzlaşma sağlamak amacıyla Bahriye Nazırı Salih Paşa'yı Amasya'ya göndererek Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa ile görüşmesini sağlamıştır.

2020-2222 Ekim 19191919 tarihleri arasında gerçekleşen Amasya Görüşmeleri'nin Milli Mücadele tarihindeki en temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul Hükûmeti'nin, Temsil Heyeti'ni resmen ve hukuken tanıması

Cevap

İstanbul Hükûmeti'nin, Temsil Heyeti'nin varlığını resmen ve hukuken tanımasıdır.
Amasya Görüşmeleri'nde İstanbul Hükûmeti adına bir bakanın (Bahriye Nazırı Salih Paşa), Temsil Heyeti başkanı Mustafa Kemal ile masaya oturması, İstanbul Hükûmeti'nin Temsil Heyeti'ni resmi bir muhatap olarak kabul ettiğini, yani hukuken tanıdığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Görüşmeye katılan tarafları belirleme
İstanbul Hükûmeti (Salih Paşa) ve Temsil Heyeti (Mustafa Kemal Paşa).
Görüşmenin kimler arasında yapıldığı, olayın siyasi önemini anlamak için kritiktir.
2
Görüşmenin mahiyetini analiz etme
İki gücün resmi bir protokol etrafında bir araya gelmesi.
Resmi bir buluşma, tarafların birbirini siyasi birer varlık olarak gördüğünü kanıtlar.
3
En önemli sonucu tespit etme
Hukuki tanınma.
İstanbul Hükûmeti, daha önce 'asi' olarak gördüğü Temsil Heyeti ile masaya oturarak onun varlığını resmen kabul etmiş sayılır.

Anahtar Kavram

Amasya Görüşmeleri ile Temsil Heyeti'nin İstanbul Hükûmeti tarafından hukuken tanınması.

İpuçları

1
Bu olayda iki farklı yönetim gücü (İstanbul ve Anadolu) ilk kez resmi bir masada buluşuyor.
2
Bir devletin veya kurumun, başka bir heyetle resmi görüşme yapması o heyetin varlığını kabul ettiği anlamına gelir.
3
Sivas Kongresi sonrası Damat Ferit'in düşmesi Anadolu'nun başarısıdır; Amasya Görüşmeleri ise bu başarının İstanbul tarafından 'hukuken' onaylanmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Amasya Görüşmeleri'nde üzerinde uzlaşılan tek maddenin 'Mebusan Meclisi'nin açılması' olduğunu hatırlayarak, bu meclisin neden İstanbul'da toplandığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 211Soru

Erzurum Kongresi; toplanış gerekçesi ve delege katılımı açısından bölgesel bir kimliğe sahip olmasına karşın; "Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz." ve "Manda ve himaye kabul olunamaz." gibi kararları oy birliğiyle kabul etmiştir. Buna göre Erzurum Kongresi'nin, Milli Mücadele'nin ilerleyişi üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hareketin yerel bir müdafaa çabasından çıkıp tam bağımsızlığı hedefleyen ulusal bir programa dönüşmesini sağlaması

Cevap

Erzurum Kongresi'nin temel etkisi, direniş hareketini yerel bir seviyeden tam bağımsızlığı ve ülke bütünlüğünü hedefleyen ulusal bir programa dönüştürmesidir.
Erzurum Kongresi, her ne kadar Doğu Anadolu'daki Ermeni tehlikesine karşı bölgesel delegelerle toplanmış olsa da, kabul ettiği 'Milli Sınırlar' ve 'Manda Reddi' gibi maddelerle tüm vatanın kaderini belirleyen ulusal bir program ortaya koymuştur. Bu durum, hareketin mahalli bir direnişten çıkıp ulusal bir kurtuluş savaşı stratejisine dönüşmesini sağlayan en önemli adımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kongrenin toplanış şekli ile alınan kararların kapsamı arasındaki farkı belirlemek.
Kongrenin delege yapısı bölgeseldir (Doğu illeri); ancak 'Milli Sınırlar' ve 'Manda Reddi' kararları tüm yurdu ilgilendirmektedir.
Bölgesel bir meclisin ulusal kararlar alması, hareketin nitelik değiştirdiğini gösterir.
2
Milli Sınırlar ve Manda Reddi kavramlarının siyasi karşılığını analiz etmek.
Milli sınırlar toprak bütünlüğünü, manda reddi ise siyasi tam bağımsızlığı ifade eder.
Bu iki kavram, Milli Mücadele'nin temel hedeflerini (stratejik programını) belirler.
3
Kongrenin genel sonucunu sentezlemek.
Erzurum Kongresi, yerel direnişleri birleştirip ulusal bir kurtuluş idealine çeviren bir 'Milli Program' niteliği kazanmıştır.
Alınan kararlar ileride Misak-ı Milli'ye temel oluşturacak kadar geniş kapsamlıdır.

Anahtar Kavram

Erzurum Kongresi'nin Bölgesel Toplanış-Ulusal Karar Sentezi

İpuçları

1
Kongrenin toplanış şekli ile aldığı kararların etki alanı arasındaki farka odaklanın.
2
'Milli Sınırlar' ve 'Manda Reddi' kavramları sadece Doğu Anadolu'yu mu yoksa tüm vatanı mı kapsar?
3
Bölgesel bir kongre olmasına rağmen alınan bu büyük kararlar, Milli Mücadele'yi 'yerel bir isyan' olmaktan çıkarıp 'ulusal bir ihtilal programı' haline getirmiştir.

Daha Fazla Pratik

Sivas Kongresi'nin Erzurum'dan farkını (toplanış bakımından da ulusal olması) inceleyerek bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik ve coğrafi bir eleme yaparak, Erzurum Kongresi'nin Misak-ı Milli'ye (Milli Program) olan etkisini düşünmek çözümü kolaylaştırabilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 212Soru

İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan hemen sonra 1313 Kasım 19181918 tarihinde İstanbul'u fiilen kontrol altına almış olmalarına rağmen, kentin resmen işgal edilmesi ve Osmanlı Mebusan Meclisi'nin dağıtılması için 1616 Mart 19201920 tarihine kadar beklemişlerdir. İtilaf Devletleri'nin bu tutum değişikliğine giderek İstanbul'u resmen işgal etmesine yol açan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Misak-ı Milli kararlarının Mebusan Meclisi tarafından kabul edilmesi

Cevap

Misak-ı Milli kararlarının Mebusan Meclisi tarafından kabul edilmesi
İtilaf Devletleri, Osmanlı Mebusan Meclisi'nin milli sınırları ve tam bağımsızlığı öngören Misak-ı Milli kararlarını ilan etmesini kendileri için bir tehdit olarak görmüşlerdir. Bu kararları geri aldırmak için İstanbul hükümetine baskı yapmışlar, sonuç alamayınca 1616 Mart 19201920'de şehri resmen işgal ederek meclisi dağıtmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel süreci analiz etmek
1313 Kasım 19181918 (Fiili İşgal) ve 1616 Mart 19201920 (Resmi İşgal) arasındaki farkı belirlemek.
Soruda sorulan gelişme, resmi işgalin (1920) nedenidir.
2
Tetikleyici olayı belirlemek
2828 Ocak 19201920'de Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde Misak-ı Milli'nin kabul edilmesi.
İtilaf Devletleri, kendi çıkarlarına aykırı olan bu milli bağımsızlık belgesine tepki olarak meclisi dağıtmıştır.
3
Sonuçları değerlendirmek
Meclisin kapanması ve ardından 2323 Nisan 19201920'de Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin (BMM) açılması.
İstanbul'un işgali, Milli Mücadele'nin merkezinin Ankara'ya kaymasını hızlandırmıştır.

Anahtar Kavram

İstanbul'un Resmi İşgali ve Misak-ı Milli İlişkisi

İpuçları

1
İşgalden hemen önce mecliste kabul edilen ve Türk vatanının sınırlarını çizen belgeyi hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

İstanbul'un resmen işgal edilmesinin ardından Ankara'da BMM'nin açılma süreci ve bu durumun Temsil Heyeti'ne sağladığı meşruiyeti inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 213Soru

Sivas Kongresi’nde alınan kararlar sadece askeri ve siyasi bir teşkilatlanmayı değil, aynı zamanda halkın doğru bilgilendirilmesini ve milli iradenin sesinin tüm dünyaya duyurulmasını da hedeflemiştir. Bu amaç doğrultusunda, Kongre devam ederken temelleri atılan ve Milli Mücadele hareketinin ilk yarı resmi yayın organı kabul edilen gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İrade-i Milliye adıyla Milli Mücadele'nin haklılığını savunacak bir gazetenin çıkarılması

Cevap

İrade-i Milliye adıyla Milli Mücadele'nin haklılığını savunacak bir gazetenin çıkarılması
Sivas Kongresi'nde halkın doğru bilgilendirilmesi ve İstanbul Hükümeti ile İtilaf Devletleri'nin olumsuz propagandalarına karşı koyulması amacıyla 'İrade-i Milliye' gazetesi çıkarılmıştır. Bu gazete, Milli Mücadele'nin ilk yayın organı olması bakımından tarihi bir öneme sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Sivas Kongresi'nin toplumsal iletişim ve propaganda amacını analiz etme
Kongre'nin halkı bilinçlendirmek için bir yayın organına ihtiyaç duyduğu tespit edilir.
Milli Mücadele'nin sadece cephede değil, basın ve yayın yoluyla da yürütülmesi gerekmektedir.
2
Kongre kararları arasından yayın organı ile ilgili olanı belirleme
Sivas'ta çıkarılan gazetenin 'İrade-i Milliye' olduğu hatırlanır.
Bu gazete, isminden de anlaşılacağı üzere 'Milli İrade'nin sesini duyurmak için kurulmuştur.
3
Çeldirici seçeneklerin (Hakimiyet-i Milliye ve Anadolu Ajansı) kronolojisini kontrol etme
Bu kurumların 1920'de Ankara'da faaliyete geçtiği, Sivas Kongresi'nin ise 1919'da gerçekleştiği ayırt edilir.
Kronolojik fark, benzer isimli kurumlar arasındaki karışıklığı giderir.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele'de Basın ve Yayın (İrade-i Milliye)

İpuçları

1
Gelişmenin ismi, halkın karar alma gücüne (iradesine) vurgu yapmaktadır.
2
Bu yayın organı, Ankara Milli Mücadele'nin merkezi olmadan önce Sivas'ta faaliyete geçmiştir.

Daha Fazla Pratik

Sivas Kongresi'nde Temsil Heyeti'nin 'yürütme' yetkisini kullandığı ilk olayı (Ali Fuat Paşa'nın atanması) inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Sivas ve Ankara dönemlerini kronolojik olarak ayırarak (1919 vs 1920) seçenekleri eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 214Soru

Mustafa Kemal Paşa, 9.9. Ordu Müfettişi sıfatıyla yayımladığı Havza Genelgesi’nde; bir yandan halkın işgallere karşı protesto mitingleri düzenlemesini ve büyük devletlerin temsilcilerine telgraflar çekmesini isterken, diğer yandan bu süreçte Hristiyan azınlığa karşı herhangi bir düşmanlık veya saldırıda bulunulmamasını kesin bir dille belirtmiştir.

Genelgede yer alan "azınlıklara yönelik taşkınlıklardan kaçınılması" yönündeki bu talimatın temel stratejik amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7.7. maddesinin işletilmesine zemin hazırlayacak güvenlik sorunlarının oluşmasını engellemek

Cevap

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7.7. maddesinin işletilmesine zemin hazırlayacak güvenlik sorunlarının oluşmasını engellemek
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7.7. maddesi, İtilaf Devletleri'ne güvenliklerini tehlikede gördükleri an istedikleri yeri işgal etme yetkisi veriyordu. Mustafa Kemal Paşa, halkı işgallere karşı harekete geçirirken azınlıklara saldırılmamasını isteyerek, işgalci güçlerin bu maddeyi bahane edip yeni bölgeleri işgal etmesinin önünü kesmeyi amaçlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Havza Genelgesi'nin iki temel maddesini analiz et.
Genelge, halkı hem mitingler yoluyla milli bilinci uyandırmaya hem de azınlıklara dokunmamaya çağırır.
Milli Mücadele'nin hem halk desteğine hem de uluslararası hukuk zemininde haklılığa ihtiyacı vardır.
2
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7.7. maddesini hatırla.
Bu madde, İtilaf Devletleri'nin güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa herhangi bir stratejik noktayı işgal etmelerine olanak tanır.
İtilaf Devletleri, Anadolu'daki işgalleri yaygınlaştırmak için her türlü asayişsizliği bahane olarak kullanmaktadır.
3
Mitingler ile azınlık uyarısı arasındaki bağı kur.
Mitingler sırasında azınlıklara yapılacak bir saldırı, Mondros'un 7.7. maddesinin uygulanması için 'güvenlik tehdidi' bahanesini yaratacaktır.
Mustafa Kemal, milli heyecanı uyandırırken düşmana işgalleri genişletmek için yasal bir gerekçe vermemeyi amaçlamıştır.

Anahtar Kavram

Hukuki Meşruiyet ve Stratejik Ön Alma

İpuçları

1
Havza Genelgesi'nin yayımlandığı dönemde yürürlükte olan Mondros Ateşkes Antlaşması'nın en tehlikeli maddesini düşünün.
2
İtilaf Devletleri, işgalleri meşrulaştırmak için genellikle 'asayişin bozulmasını' veya 'azınlıkların tehlikede olmasını' bahane ediyorlardı.
3
Mondros'un 7.7. maddesi, İtilaf Devletleri'ne 'güvenlik tehlikesi' durumunda işgal yetkisi veriyordu; Mustafa Kemal bu bahameyi ortadan kaldırmak istemiştir.

Daha Fazla Pratik

Amasya Genelgesi'nin Havza'dan farklarını inceleyerek Milli Mücadele'nin nasıl daha kurumsal ve programlı hale geldiğini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 215Soru

Temsil Heyeti, Sivas'ta yapılan Komutanlar Toplantısı'nda alınan karar doğrultusunda 2727 Aralık 19191919 tarihinde Ankara'ya gelmiştir. Ankara’nın Millî Mücadele’nin fiilî merkezi olarak seçilmesinde; Batı Cephesi'ne yakınlık, Ali Fuat Paşa'nın bölgedeki askeri gücü ve ulaşım imkanları gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre, Temsil Heyeti’nin Ankara’yı tercih ederek İstanbul ile olan telgraf ve demir yolu bağlantısını korumak istemesinin temel siyasi gayesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Son Osmanlı Mebusan Meclisi çalışmalarını yakından takip edip yönlendirmek

Cevap

Temsil Heyeti'nin Ankara'yı seçmesindeki temel siyasi gaye, İstanbul'da toplanacak olan Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin çalışmalarını denetlemek ve yönlendirmektir.
Ankara, İstanbul'da açılması kesinleşen Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin çalışmalarını en güvenli ve hızlı şekilde denetleyebilecek, telgraf ve demir yolu imkanlarına sahip, işgal edilmemiş en yakın merkez olduğu için tercih edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin siyasi koşullarını analiz etmek
Amasya Görüşmeleri sonucunda meclisin İstanbul'da toplanması kararlaştırılmıştır.
Temsil Heyeti, meclisin İstanbul gibi işgal tehdidi altındaki bir yerde toplanmasını sakıncalı bulsa da karar kesinleşince ona yakın olma ihtiyacı duymuştur.
2
Ankara'nın lojistik ve coğrafi avantajlarını değerlendirmek
Ankara, demir yolu ve telgraf hatlarıyla İstanbul'a doğrudan bağlıdır.
Bu bağlantı, meclis üyeleriyle sürekli iletişim kurmayı ve gelişmeleri anlık olarak takip etmeyi mümkün kılacaktır.
3
Stratejik hedefleri kategorize etmek
Batı Cephesi'ne yakınlık 'askeri', meclis takibi 'siyasi' bir gerekçedir.
Soru kökünde 'siyasi gaye' sorulduğu için meclis denetimi ön plana çıkarılmalıdır.

Anahtar Kavram

Temsil Heyeti'nin Ankara'ya Gelişi ve Siyasi Stratejisi

İpuçları

1
Amasya Görüşmeleri'nde meclisin nerede toplanacağı kararını hatırlayın.
2
Ankara'nın İstanbul ile olan haberleşme ve ulaşım hatlarını düşünün.
3
Temsil Heyeti'nin meclis çalışmalarını neden yakından izlemek istediğini ve Misak-ı Milli kararlarını göz önüne getirin.

Daha Fazla Pratik

Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelişinden sonra yayın hayatına başlayan 'Hakimiyet-i Milliye' gazetesinin önemini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 216Soru

Sivas Kongresi, Milli Mücadele'nin yönetiminin tek bir merkezde toplandığı ve Temsil Heyeti'nin yetkilerinin tüm vatanı kapsayacak şekilde genişletildiği kritik bir dönüm noktasıdır. Kongre sürecinde Temsil Heyeti, sadece siyasi kararlar alan bir kurul gibi değil, adeta bir hükümet gibi hareket etmiştir.

Buna göre, Sivas Kongresi'nde gerçekleştirilen aşağıdaki faaliyetlerden hangisi, Temsil Heyeti'nin bir hükümet gibi "yürütme yetkisini" kullandığının en açık kanıtıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ali Fuat Paşa'nın Batı Anadolu Genel Kuvayı-milliye Komutanlığına atanması

Cevap

Ali Fuat Paşa'nın Batı Anadolu Genel Kuvayı-milliye Komutanlığına atanması, Temsil Heyeti'nin bir hükümet gibi yürütme yetkisini kullandığını gösterir.
Devlet yönetiminde atama (tayini gerçekleştirme) yetkisi sadece yürütme organına (hükümete) aittir. Sivas Kongresi'nde Temsil Heyeti'nin Ali Fuat Paşa'yı Batı Anadolu'daki güçlerin başına komutan olarak ataması, heyetin kendisini İstanbul Hükümeti'ne alternatif bir yürütme gücü olarak gördüğünün ve fiilen bir hükümet gibi davrandığının en somut kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yürütme yetkisinin tanımını hatırla.
Yürütme yetkisi, alınan kararları uygulama, bir göreve atama yapma ve ülkeyi idare etme gücüdür.
Soruda sorulan 'hükümet gibi hareket etme' kavramının temel dayanağını belirlemek gerekir.
2
Sivas Kongresi kararlarını analiz et.
Manda reddi (Siyasi), Cemiyetlerin birleşmesi (Teşkilat), İrade-i Milliye (Basın), Atama (Yürütme).
Seçeneklerdeki eylemlerin devlet yönetimi içerisindeki karşılıklarını bulmak gerekir.
3
Atama eyleminin hukuki niteliğini belirle.
Ali Fuat Paşa'nın komutan olarak görevlendirilmesi, Temsil Heyeti'nin yürütme erkiyle gerçekleştirdiği ilk somut icraattır.
Atama yapmak sadece hükümetlerin (icra organlarının) sahip olduğu bir yetkidir.

Anahtar Kavram

Temsil Heyeti'nin Yürütme Yetkisi ve Hükümet Gibi Hareket Etmesi

İpuçları

1
Bir kurulun 'hükümet gibi' davranması, onun bir kişiyi bir göreve ataması veya bir bütçeyi yönetmesi ile anlaşılır.
2
Seçeneklerde bir 'atama' (görevlendirme) işlemi olup olmadığına dikkat edin.
3
Ali Fuat Paşa'nın askeri bir komutanlığa getirilmesi, Temsil Heyeti'nin İstanbul Hükümeti'ne karşı kullandığı ilk yürütme yetkisidir.

Daha Fazla Pratik

Temsil Heyeti'nin yürütme yetkisini kullanarak yaptığı bu atamanın askeri sonuçlarını ve Batı Cephesi'nin oluşumundaki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 217Soru

Sivas Kongresi'nde; ülke genelindeki tüm millî cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (ARMHC) adı altında birleştirilmiş, Temsil Heyeti'nin yetki alanı tüm vatanı temsil edecek şekilde genişletilmiş ve halkı doğru bilgilendirmek amacıyla İrade-i Milliye gazetesi çıkarılmıştır.

Sivas Kongresi'nde gerçekleştirilen bu faaliyetlerin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî Mücadele'nin yönetimini tek bir merkezde toplayarak kurumsallaşmayı sağlamak

Cevap

Millî Mücadele'nin yönetimini tek bir merkezde toplayarak kurumsallaşmayı sağlamak
Sivas Kongresi'nde cemiyetlerin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında toplanması, Millî Mücadele'nin dağınık yapısını ortadan kaldırarak tek bir komuta merkezi oluşturmayı amaçlamıştır. Temsil Heyeti'nin yetkilerinin tüm vatanı kapsayacak şekilde genişletilmesi bu yürütme gücünü resmileştirirken, İrade-i Milliye gazetesi de bu merkezi yönetimin halkla olan iletişimini sağlayarak mücadelenin kurumsal kimliğini tamamlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kongre kararlarını analiz et
Cemiyetlerin ARMHC altında birleşmesi ve Temsil Heyeti'nin genişlemesi, dağınıklığın sona erdiğini gösterir.
Mücadelenin başarısı için siyasi ve idari birliğin sağlanması şarttır.
2
Yayın organının işlevini değerlendir
İrade-i Milliye gazetesi, merkezden alınan kararların halka ulaştırılmasını sağlar.
Halk desteği olmadan yürütülen bir mücadelenin kurumsallaşması ve başarılı olması mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Merkezileşme ve Kurumsallaşma

İpuçları

1
Cemiyetlerin 'birleştirilmesi' kelimesi hangi idari kavramı çağrıştırıyor?
2
Temsil Heyeti'nin tüm vatanı temsil etmesi, mücadelenin 'tek bir elden' yürütüldüğünü gösterir.
3
Hem askeri hem de siyasi birliği sağlamak için dağınık güçleri merkezi bir otorite altında toplamak asıl hedeftir.

Daha Fazla Pratik

Temsil Heyeti'nin Ali Fuat Paşa'yı Batı Cephesi Komutanlığına atamasının 'yürütme yetkisi' kullanımıyla olan ilişkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 218Soru

Amasya Görüşmeleri sonrasında Mebusan Meclisi'nin İstanbul'da toplanmasının kesinleşmesi üzerine, Temsil Heyeti gelişmeleri daha yakından takip edebilmek ve Batı Anadolu'daki mücadeleyi sevk ve idare edebilmek amacıyla merkezini Sivas'tan Ankara'ya taşımıştır.

Ankara'nın Milli Mücadele'nin fiilî merkezi olarak seçilmesinde etkili olan aşağıdaki gerekçelerden hangisi, Heyet'in hem "diplomatik/siyasi denetim" hem de "askeri strateji" ihtiyacını aynı anda karşılar niteliktedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul'a olan coğrafi yakınlığı sayesinde meclis çalışmalarını izleme ve Batı Cephesi'ndeki Yunan ilerleyişine karşı operasyonları yönetme imkânı sunması

Cevap

Ankara'nın hem İstanbul'a yakınlığı sayesinde siyasi gelişmeleri denetleyebilmesi hem de Batı Cephesi'ne yakınlığıyla askeri harekatı yönetebilmesi
Ankara'nın seçilmesindeki temel etken, şehrin sağladığı stratejik sentezdir. Siyasi olarak İstanbul'daki Mebusan Meclisi çalışmalarını yakından izleyebilecek bir konumda (diplomatik denetim), askeri olarak ise Batı Cephesi'ndeki Yunan işgaline müdahale edebilecek mesafededir (askeri strateji). Bu iki ihtiyacın aynı noktada birleşmesi, Ankara'yı fiilî merkez yapmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Temsil Heyeti'nin Sivas'tan ayrılma nedenini analiz edin.
Heyet, İstanbul'da açılacak olan Mebusan Meclisi'ni denetlemek istiyordu.
Milli iradenin Meclis'te doğru yansıtılması için yakın bir takip gerekiyordu.
2
Ankara'nın askeri avantajlarını değerlendirin.
Ankara, o dönemde asıl mücadelenin yaşandığı Batı Cephesi'ne (İzmir ve çevresi) Sivas'a göre çok daha yakındır.
Ali Fuat Paşa komutasındaki 20. Kolordu'nun burada olması güvenliği ve sevk idareyi kolaylaştırıyordu.
3
Lojistik imkânları göz önünde bulundurun.
Demiryolunun Ankara'ya kadar gelmesi ve haberleşme hatlarının (telgraf) gelişmiş olması.
Hızlı iletişim ve askeri sevkıyat için bu altyapı zorunluydu.

Anahtar Kavram

Ankara'nın Milli Mücadele'nin merkezi seçilmesindeki stratejik ve jeopolitik gerekçeler

İpuçları

1
Temsil Heyeti neden Sivas'tan daha batıya gitmek istediğini düşünün.
2
Heyet, hem İstanbul'daki siyasi süreci hem de Batı Anadolu'daki sıcak savaşı yönetmek zorundaydı.
3
Ankara'nın hem İstanbul'a hem de Yunan işgal bölgelerine olan mesafesini ve bu mesafeyi katedecek demiryolu ağını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Temsil Heyeti'nin Ankara'ya geldikten sonra yayımlamaya başladığı 'Hâkimiyet-i Milliye' gazetesinin önemini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 219Soru

Mustafa Kemal Paşa'nın 2222 Mayıs 19191919 tarihinde İstanbul Hükümeti'ne sunduğu Samsun Raporu'nda; Rumların siyasi emellerinden vazgeçmesi gerektiği, bölgedeki asayişsizliğin sorumlusunun Türkler değil Rumlar olduğu ve İzmir'in işgalinin haksızlığı açıkça belirtilmiştir. Bu raporun Millî Mücadele hazırlık süreci açısından taşıdığı temel önem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî Mücadele'nin ilk resmi belgesi niteliğinde olması ve İstanbul Hükümeti ile yaşanan görüş ayrılığının ilk kez ortaya konulması

Cevap

Milli Mücadele'nin ilk resmi belgesi olması ve İstanbul Hükümeti ile yaşanan görüş ayrılığını belgelemesi
Samsun Raporu, Mustafa Kemal Paşa'nın Dokuzuncu Ordu Müfettişi sıfatıyla hazırladığı ilk belgedir. Bu belgede İzmir'in işgalinin haksızlığı ve Rumların saldırganlığı dile getirilerek, İstanbul Hükümeti'nin sessiz kaldığı durumlara resmi bir itiraz yükseltilmiştir. Bu yönüyle Milli Mücadele'nin ilk resmi belgesi ve hükümetle olan yol ayrımının ilk göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mustafa Kemal Paşa'nın resmi görevi ile rapor içeriğini karşılaştırın.
Hükümet asayişi sağlamasını isterken, Mustafa Kemal işgalleri haksız bulduğunu raporlamıştır.
Bu durum, resmi bir görevlinin hükümetin tezlerine karşı çıktığı ilk durumu gösterir.
2
Raporun kronolojik yerini belirleyin.
Samsun'a çıktıktan sadece üç gün sonra (22 Mayıs) gönderilmiştir.
Bu tarih, Milli Mücadele'nin henüz raporlar aşamasında olduğunu ve Havza/Amasya gibi halka yönelik genelgelerden önce olduğunu gösterir.
3
Raporun 'ilk olma' özelliğini tespit edin.
Belge, direnişin haklılığını resmi bir dille ifade eden ilk dokümandır.
Milli Mücadele'nin fikri temellerinin resmiyete döküldüğü başlangıç noktasıdır.

Anahtar Kavram

Samsun Raporu'nun Siyasi ve Hukuki Niteliği

İpuçları

1
Mustafa Kemal'in Samsun'a resmi bir görevle (müfettişlik) gönderildiğini ama raporun içeriğinin hükümetin politikalarıyla çeliştiğini hatırlayın.
2
Milli Mücadele'nin kronolojik sıralamasını düşünün: Samsun'a Çıkış, Samsun Raporu, Havza Genelgesi, Amasya Genelgesi...
3
Bu rapor, Mustafa Kemal'in yetkilerini aşarak milli dava adına attığı ilk resmi adımdır.

Daha Fazla Pratik

Samsun Raporu'ndan sonra halkı bilinçlendirmek amacıyla yayınlanan ve ilk mitinglerin yapılmasını sağlayan Havza Genelgesi'nin farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 220Soru

Sivas Kongresi sonrasında Anadolu ve İstanbul arasındaki siyasi mücadelenin Temsil Heyeti lehine sonuçlanmasıyla Ali Rıza Paşa Hükümeti kurulmuş ve 2020-2222 Ekim 19191919 tarihlerinde Amasya Görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerde taraflar arasında "Mebusan Meclisi'nin toplanma yeri" konusunda derin görüş ayrılıkları yaşanmış, Temsil Heyeti güvenlik gerekçesiyle Anadolu'yu önerirken İstanbul Hükümeti bu talebe karşı çıkmıştır.

İstanbul Hükümeti temsilcisi Salih Paşa'nın, Meclis'in Anadolu'da toplanması teklifini reddederken ileri sürdüğü temel "hukuki" gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanun-i Esasi hükümlerine göre meclisin ancak devlet merkezi olan İstanbul'da toplanabileceği kuralı

Cevap

İstanbul Hükümeti temsilcisi Salih Paşa'nın hukuki gerekçesi, Kanun-i Esasi'ye göre meclisin ancak devlet merkezi olan İstanbul'da toplanabileceği hükmüdür.
Amasya Görüşmeleri'nde Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'un işgal altında olduğunu ve meclisin orada serbestçe çalışamayacağını belirterek Anadolu'da (örneğin Bursa veya Eskişehir civarında) toplanmasını istemiştir. Bahriye Nazırı Salih Paşa ise buna karşı çıkarak, Osmanlı Devleti'nin mevcut anayasası olan Kanun-i Esasi'ye göre meclisin mutlaka devletin başkentinde toplanması gerektiğini, aksi takdirde kararların gayrimeşru sayılacağını savunmuştur. Bu, görüşmelerdeki en temel 'hukuki' tartışma konusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Amasya Görüşmeleri'nin taraflarını ve temel çatışma noktasını belirle.
Temsil Heyeti (Mustafa Kemal) ve İstanbul Hükümeti (Salih Paşa). Ana çatışma: Meclis'in toplanma yeri.
Görüşmelerin diplomatik zeminini anlamak için gereklidir.
2
Temsil Heyeti'nin neden Anadolu'yu istediğini analiz et.
İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından her an işgal edilebileceği ve meclisin bağımsız karar alamayacağı endişesi (güvenlik).
Milli Mücadele tarafının stratejik kaygısını belirlemek için.
3
İstanbul Hükümeti'nin karşı argümanındaki 'hukuki' dayanağı tespit et.
Osmanlı Anayasası olan Kanun-i Esasi'nin, meclisin payitahtta toplanmasını şart koşması.
Hükümetin reddini 'meşru' bir zemine oturtma çabasını anlamak için.

Anahtar Kavram

Hukuki Tanınma ve Anayasal Kısıtlar (Kanun-i Esasi)

İpuçları

1
İstanbul Hükümeti'nin temsilcisi, her türlü değişikliğin o dönemin geçerli anayasasına uygun olması gerektiğini savunmuştur.

Daha Fazla Pratik

Amasya Görüşmeleri sonucunda İstanbul Hükümeti tarafından kabul edilen ve uygulanan TEK ana maddeyi araştırınız (Seçimlerin yapılması ve Meclisin açılması).
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 11 / 29Sonraki
Milli Mücadele Hazırlık Dönemi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 11 | Examkin