Milli Mücadele Muharebeler Dönemi

623 soru

Soru 21Soru

TBMM hükümeti, Batı Anadolu'daki Yunan işgalini sona erdirmek ve milli birliği tesis etmek amacıyla Kuva-yi Milliye birliklerinden düzenli ordu sistemine geçilmesini kararlaştırmıştır. Bu kararın alınmasında etkili olan aşağıdaki gerekçelerden hangisi, doğrudan 'hukuk devleti' ve 'merkezi otorite' prensipleriyle ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bazı bölgesel direniş liderlerinin halktan usulsüz yardımlar toplaması ve yargı yetkisini kullanarak şahsi cezalar uygulaması

Cevap

Düzenli orduya geçişin hukuki ve idari temel gerekçesi, bazı milis liderlerinin halk üzerinde kontrolsüz güç kullanarak hukuk dışı yargılama ve vergilendirme yapmasıdır.
Hukuk devleti ilkesi, yargılama ve cezalandırma yetkisinin sadece bağımsız mahkemelerce ve devlet eliyle yürütülmesini gerektirir. Bazı Kuva-yi Milliye liderlerinin (Örn: Çerkes Ethem) halktan zorla para toplaması ve kendi kararlarıyla infazlar gerçekleştirmesi, TBMM'nin egemenlik haklarına ve hukuk düzenine aykırı olduğu için düzenli ordunun kurulması zorunlu hale gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun kökündeki 'hukuk devleti' ve 'merkezi otorite' kavramlarını analiz etmek.
Bu kavramlar; devletin yasalar çerçevesinde hareket etmesi, vergi toplama ve yargılama yetkisinin sadece devlete ait olması gerektiği anlamına gelir.
Askeri gerekçeler ile idari/hukuki gerekçeleri birbirinden ayırmak gerekir.
2
Seçeneklerdeki gerekçelerin niteliğini sınıflandırmak.
Taarruz gücü (askeri), Gediz başarısızlığı (askeri), Gümrü Antlaşması (stratejik/diplomatik) iken; halktan zorla yardım toplama ve yargılama yapma (hukuki/idari) niteliktedir.
Kuva-yi Milliye'nin başına buyruk hareketleri devlet disiplinine aykırıdır.

Anahtar Kavram

Düzenli orduya geçişin gerekçeleri (Askeri vs. Hukuki)

Daha Fazla Pratik

Düzenli orduya geçiş sürecinde yaşanan Çerkes Ethem ve Demirci Mehmet Efe ayaklanmalarının I. İnönü Savaşı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 22Soru

İsmet Paşa başkanlığındaki TBMM heyetinin diplomatik çabaları sonucunda imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda, Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul ve Boğazlar'ın yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılması kararlaştırılmıştır.

Bu madde, Türk siyasi tarihi açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğinin

Cevap

Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğinin bir göstergesidir.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul'un yönetiminin TBMM'ye bırakılması, İtilaf Devletleri'nin artık Osmanlı Hükümeti'ni bir otorite olarak kabul etmediğini ve Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma maddesinin içeriğini analiz etme
İstanbul ve Boğazlar'ın (başkentin) yönetiminin TBMM'ye devredildiği tespit edildi.
Başken bir devletin egemenlik merkezidir.
2
Siyasi statüyü değerlendirme
Başkenti başka bir otoriteye bırakılan bir devlet, hukuki olarak varlığını sürdüremez.
Uluslararası hukukta başkentin devri, mevcut rejimin sonu olarak yorumlanır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin sona eriş evreleri (Fiilen, Hukuken, Resmen)
Soru 23Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde, Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra yaklaşık bir yıl süren hazırlık aşamasının ardından Türk ordusunun Yunan kuvvetlerini Anadolu'dan tamamen atmak amacıyla başlattığı, Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat sevk ve idare ettiği askeri harekat aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyük Taarruz

Cevap

Türk ordusunun kesin zaferini sağlayan ve işgali sona erdiren askeri harekat Büyük Taarruz'dur.
Büyük Taarruz, Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra ordunun eksiklerini tamamlaması için bir yıl beklenen, 26 Ağustos 1922'de başlayan ve Yunan ordusunun Anadolu'dan tamamen atılmasını sağlayan stratejik saldırı harekatıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Savaşın niteliğini analiz etme
Soruda 'Yunan kuvvetlerini Anadolu'dan tamamen atmak amacıyla başlatılan' ve 'hazırlık dönemi gerektiren' bir harekat sorulmaktadır.
Milli Mücadele'de savunma safhasından taarruz safhasına geçişi belirlemek gerekir.
2
Kronolojik bilgiyi kullanma
Sakarya Savaşı'ndan (1921) yaklaşık bir yıl sonra (1922) gerçekleşen olay Büyük Taarruz'dur.
Zaman çizelgesi, hazırlık aşamasının hangi savaşa yönelik olduğunu netleştirir.
3
Liderlik ve komuta yapısını değerlendirme
Mustafa Kemal Paşa'nın 'Başkomutan' sıfatıyla bizzat yönettiği ve kesin zaferi getiren hamledir.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Büyük Taarruz'un belirleyici safhasıdır.

Anahtar Kavram

Büyük Taarruz'un milli mücadele tarihindeki belirleyici ve son askeri harekat olma özelliği

İpuçları

1
Bu savaşın sonunda Mustafa Kemal 'Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!' emrini vermiştir.
2
26 Ağustos'ta başlayıp 30 Ağustos'ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile doruğa ulaşan süreci düşünün.
3
Sakarya Savaşı savunma iken, bu savaş Anadolu'daki işgali tamamen sona erdiren büyük saldırıdır.

Daha Fazla Pratik

Büyük Taarruz sonrası imzalanan ve askeri başarıyı diplomatik başarıya dönüştüren Mudanya Ateşkes Antlaşması'nı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 24Soru

Mustafa Kemal Paşa, II. İnönü Savaşı’nın kazanılmasının ardından Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’ya gönderdiği tebrik telgrafında; *"Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz."* demiştir. Bu zafer, askeri bir başarı olmasının yanı sıra İtilaf Devletleri arasındaki birlikteliğin sarsılmasına ve Anadolu politikalarında görüş ayrılıklarının derinleşmesine yol açmıştır.

Buna göre, II. İnönü Savaşı’nın ardından yaşanan aşağıdaki gelişmelerden hangisi, İtilaf Devletleri bloğunda çatlaklar oluştuğunun ve işgal birliğinin bozulmaya başladığının doğrudan bir kanıtıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtalya'nın Anadolu'da işgal ettiği bölgelerden kademeli olarak çekilmeye başlaması

Cevap

İtalya'nın Anadolu'da işgal ettiği bölgelerden kademeli olarak çekilmeye başlaması, İtilaf Devletleri arasındaki işgal birliğinin bozulduğunu göstermektedir.
II. İnönü Savaşı’nın kazanılmasından sonra İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıkları derinleşmiş; İtalya, Anadolu’da işgal ettiği Muğla ve Antalya gibi bölgeleri boşaltmaya başlamıştır. Ayrıca Fransa da ateşkes imkanlarını görüşmek için Ankara’ya temsilci (Franklin Bouillon) göndermiştir. Bu gelişmeler, işgalci bloğun birlikte hareket etme kararlılığının kırıldığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki bağlamı ve Mustafa Kemal'in sözünü analiz et.
Zaferin II. İnönü Savaşı olduğu ve İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılığının kanıtının sorulduğu belirlendi.
Sorunun hangi tarihsel aralığa ve hangi tür sonuca (diplomatik/dış siyasi) odaklandığını saptamak için.
2
Seçeneklerdeki gelişmeleri kronolojik ve sebep-sonuç ilişkisi bakımından değerlendir.
İtalya'nın çekilme kararı II. İnönü ile; Moskova ve Londra Konferansı I. İnönü ile; Ankara ve Kars Antlaşmaları ise Sakarya ile ilişkilendirildi.
Benzer savaşların (I. İnönü ve Sakarya) sonuçlarını birbirinden ayırarak kavram yanılgısını önlemek için.

Anahtar Kavram

II. İnönü Savaşı'nın Diplomatik Sonuçları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 25Soru

Urfa’da Fransız işgal kuvvetlerine karşı Yüzbaşı Ali Saip (Ursavaş) Bey önderliğinde bir araya gelen ve halk arasında 'Onikiler' olarak adlandırılan direniş grubu; bölgedeki aşiretleri ve yerel halkı organize ederek Fransız komutanlığına bir ültimatom vermiş ve şehrin boşaltılmasını talep etmiştir. Yaşanan çatışmalar ve halkın kararlı duruşu sonucunda Urfa, düzenli ordu birlikleri bölgeye ulaşmadan işgalden kurtarılmıştır.

Bu bilgilere dayanarak Güney Cephesi'ndeki mücadelelerin genel karakteri hakkında aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savunmanın temel dayanağını yerel halkın oluşturduğu gönüllü Kuva-yı Milliye birlikleri teşkil etmektedir.

Cevap

Savunmanın temel dayanağını yerel halkın oluşturduğu gönüllü Kuva-yı Milliye birlikleri teşkil etmektedir.
Güney Cephesi'nde Urfa, Antep ve Maraş gibi illerdeki direniş; düzenli ordu birliklerinin henüz bölgeye intikal etmediği veya kurulmadığı bir dönemde, tamamen yerel sivil halkın oluşturduğu gönüllü Kuva-yı Milliye birlikleri tarafından yürütülmüştür. Paragrafta belirtilen 'Onikiler' grubu ve halkın kararlı direnişi bu sivil/gönüllü karakteri doğrudan yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Urfa'daki 'Onikiler' grubunun ve halkın mücadelesinin askeri niteliğini belirleme
Mücadelenin sivil halk ve yerel liderler (Ali Saip Bey gibi) tarafından, düzenli bir ordu mekanizması olmadan yürütüldüğü tespit edilir.
Güney Cephesi'nin en karakteristik özelliği, savunmanın tamamen Kuva-yı Milliye ruhuyla ve yerel imkanlarla yapılmasıdır.
2
Mücadelenin zamanlamasını ve kurumsal bağlarını analiz etme
Direnişin işgallerin hemen ardından (1919 sonu) başladığı ve Temsil Heyeti'nin koordinasyonunda ancak yerel güçlerle sürdürüldüğü anlaşılır.
Bu durum, direnişin Batı Cephesi'ndeki zaferlere veya İstanbul Hükümeti'ne dayanmadığını, özgün bir halk hareketi olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nde Kuva-yı Milliye ve Sivil Direniş

İpuçları

1
Güney Cephesi'nde düzenli ordunun mu yoksa halk birliklerinin mi savaştığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'ni kapatan Ankara Antlaşması'nın Misak-ı Milli'den verilen tavizler açısından sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 26Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Güney Cephesi; Maraş, Antep ve Urfa gibi şehirlerde düzenli bir ordu birliği bulunmaksızın, tamamen yerel halkın oluşturduğu Kuvayı Milliye birliklerinin Fransız işgaline karşı yürüttüğü destansı bir direnişe sahne olmuştur. Bu mücadeleler sonucunda TBMM tarafından bu şehirlere sırasıyla 'Kahraman', 'Gazi' ve 'Şanlı' unvanları verilmiştir. Bu cephedeki askeri safhayı kesin olarak sona erdiren ve Fransa'nın Misak-ı Milli'yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olmasını sağlayan diplomatik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması

Cevap

Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması
Güney Cephesi'nde yerel halkın gösterdiği kahramanca direnişin ardından, Batı Cephesi'nde kazanılan Sakarya Zaferi diplomatik süreci hızlandırmıştır. 20 Ekim 1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması sonucunda Fransa, Anadolu'daki işgallerine son vererek geri çekilmiş ve böylece Güney Cephesi resmen kapanmıştır. Bu antlaşma ile Fransa, TBMM'yi ve Misak-ı Milli'yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Cephenin yapısını analiz etme
Güney Cephesi'nde düzenli ordu değil, Kuvayı Milliye (yerel halk) direnmiştir.
Soruda belirtilen Maraş, Antep ve Urfa direnişlerinin niteliğini anlamak için gereklidir.
2
Askeri zaferin diplomatik etkisini belirleme
Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılması, Fransızların direnme umudunu kırmıştır.
Büyük askeri zaferlerin siyasi sonuçlar doğurduğu ilkesini uygulamak için gereklidir.
3
Cepheyi kapatan belgeyi seçme
20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile Fransa işgal ettiği yerlerden çekilmiş ve cephe kapanmıştır.
Güney Cephesi'nin resmi kapanış belgesini tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin Kapanışı ve Ankara Antlaşması
Tahmini Süre:50s
Soru 27Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde; Antep’e 'Gazi', Maraş’a 'Kahraman' ve Urfa’ya 'Şanlı' unvanlarının verilmesine zemin hazırlayan Güney Cephesi’ndeki halk direnişi ve sonrasında yaşanan diplomatik süreçle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Cephesi'ndeki askeri harekatı bitiren Gümrü Antlaşması ile boşa çıkan düzenli ordu birlikleri Güney Cephesi'ne sevk edilmiş ve bu sayede Fransız işgaline kesin olarak son verilmiştir.

Cevap

Doğu Cephesi'nden gelen birliklerin Güney Cephesi'ne sevk edildiği ve zaferi sağladığı ifadesi yanlıştır; bu cephede direniş tamamen yerel halk (Kuvayı Milliye) tarafından yapılmıştır.
Güney Cephesi'nde düzenli ordu bulunmadığı için Doğu'dan gelen birliklerin buraya sevk edildiği bilgisi tarihsel bir hatadır. Gümrü Antlaşması sonrası birlikler Batı Cephesi'ne gönderilmiştir. Ayrıca Güney Cephesi'ni kapatan antlaşma Ankara Antlaşması'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Güney Cephesi'nin askeri karakterini belirleme
Güney Cephesi'nde TBMM'ye bağlı düzenli bir ordu birliği görev almamış, mücadele Sütçü İmam, Şahin Bey gibi yerel önderlerin öncülüğünde halk tarafından yürütülmüştür.
Milli Mücadele'nin cepheler arası organizasyonunu anlamak için bu temel ayrım kritiktir.
2
Cepheler arası birlik kaydırma stratejisini analiz etme
Doğu Cephesi'nde Ermenilere karşı kazanılan zafer (Gümrü Antlaşması) sonrası boşa çıkan 15. Kolordu birlikleri, Batı Cephesi'ne sevk edilerek Yunanlılara karşı hazırlıklarda kullanılmıştır.
Birliklerin Güney yerine Batı'ya gitmesi, stratejik önceliğin Yunan işgalini durdurmak olduğunu gösterir.
3
Cephenin kapanış belgesini teyit etme
Güney Cephesi, Sakarya Zaferi'nin (Batı Cephesi) ardından Fransa ile imzalanan 1921 Ankara Antlaşması ile resmen kapanmıştır.
Cepheyi kapatan antlaşmanın ne olduğunu ve hangi askeri zaferin sonucu olduğunu bilmek kafa karışıklığını önler.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin Kuvayı Milliye karakteri ve Ankara Antlaşması (1921) ile kapanışı

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'nde Misak-ı Milli'den verilen taviz olan Hatay konusunu ve 1921 Ankara Antlaşması'nın diğer maddelerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Yeni Türk Devleti'nin bağımsızlığı uluslararası alanda tescil edilmiş ve Sevr Antlaşması geçersiz kılınmıştır. Ancak konferans süresince taraflar arasında yaşanan sert tartışmalar nedeniyle bazı konuların çözümü antlaşma sonrasına bırakılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Lozan Barış Antlaşması'nda kesin bir karara bağlanamayıp, çözümü Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelere bırakılan tek konu olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Irak Sınırı (Musul Meselesi)

Cevap

Irak Sınırı (Musul Meselesi)
Irak sınırı (Musul), Lozan Barış Konferansı'nda Türkiye ile İngiltere arasında yaşanan en büyük uyuşmazlıklardan biridir. Konferansın tıkanmaması adına bu konu antlaşma metnine 'kesin çözüm' olarak girmemiş, taraflar arasında 9 ay içinde yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır. Bu yönüyle Lozan'da çözümü ertelenen tek konu olma özelliğini taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan'da görüşülen temel konuları analiz etme
Sınırlar, borçlar, kapitülasyonlar ve azınlıklar gibi konuların çoğu bir karara bağlanmıştır.
Antlaşmanın kapsamını belirlemek için hangi konuların sonuçlandığını bilmek gerekir.
2
Uyuşmazlık yaşanan noktayı saptama
Irak sınırı konusunda İngiltere ile Musul üzerinde uzlaşma sağlanamamıştır.
Musul'un stratejik ve ekonomik önemi tarafların geri adım atmasını engellemiştir.
3
Antlaşma metnindeki özel hükmü belirleme
Sorunun çözümünün antlaşmadan sonraki 9 ay içinde yapılacak ikili görüşmelere bırakılmasına karar verilmiştir.
Konferansın başarısızlığa uğramasını önlemek için bu konu ana metnin dışına çıkarılmıştır.

Anahtar Kavram

Lozan'da ertelenen tek konu Musul Sorunu'dur.

İpuçları

1
Lozan'da Misak-ı Milli'ye uygun çözülemeyen veya ertelenen konuları düşünün.
2
Bu konu sadece İngiltere ile olan bir sınır anlaşmazlığıdır.
3
Konu daha sonra Milletler Cemiyeti'ne gitmiş ve 1926 Ankara Antlaşması ile sonuçlanmıştır.

Daha Fazla Pratik

Musul Sorunu'nun Milletler Cemiyeti aşamasını ve 1926 Ankara Antlaşması'nı gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 29Soru

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Millî Mücadele’nin askerî safhasını başarıyla tamamlayan ve Türk ordusunun taarruz gücüne ulaştığını kanıtlayan kesin sonuçlu bir harekâttır.

Bu harekâtın gelişim süreci ve sonuçları ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mustafa Kemal Paşa’ya “Mareşal” rütbesi ve “Gazi” unvanı, Büyük Taarruz zaferinin ardından gösterdiği üstün liderlik sebebiyle verilmiştir.

Cevap

Mustafa Kemal Paşa'ya 'Mareşal' rütbesi ve 'Gazi' unvanının verilmesi süreci Büyük Taarruz ile değil, Sakarya Meydan Muharebesi ile ilişkilidir.
Doğru yanıt olan seçenek, Mustafa Kemal Paşa'nın rütbe ve unvan alış zamanını hatalı belirtmektedir. Mustafa Kemal Paşa'ya 'Gazi' unvanı ve 'Mareşal' rütbesi 19 Eylül 1921 tarihinde, yani Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra TBMM tarafından verilmiştir. Büyük Taarruz sonrasında ise Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa'ya (Çakmak) Mareşallik rütbesi tevcih edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Büyük Taarruz ve Sakarya Meydan Muharebesi sonuçlarını karşılaştırın.
Her iki savaşın da Türk ordusu için büyük zaferler olduğu ancak farklı siyasi sonuçlar doğurduğu belirlenmiştir.
Sınav sorularında bu iki büyük zaferin sonuçları sıkça birbirine karıştırılarak ayırt edicilik sağlanır.
2
Mustafa Kemal Paşa'ya rütbe ve unvan verilme tarihini kontrol edin.
19 Eylül 1921 tarihinde Sakarya zaferi sonrası verildiği tespit edilmiştir.
Kronolojik bilgi hatasını saptamak için kesin tarih bilgisi gereklidir.
3
Fevzi Çakmak'ın rütbe değişimini kontrol edin.
Fevzi Çakmak'ın Mareşal rütbesini 31 Ağustos 1922'de, Büyük Taarruz'dan hemen sonra aldığı doğrulanmıştır.
Seçenekler arasındaki isim ve savaş eşleştirmesi karmaşasını çözmek için önemlidir.

Anahtar Kavram

Büyük Taarruz'un askerî ve siyasi sonuçları ile Sakarya Meydan Muharebesi sonuçlarının ayırt edilmesi.
Soru 30Soru

Batı Cephesi'nde I. ve II. İnönü Savaşları'nın kazanılmasıyla Anadolu'daki işgal bölgelerini boşaltma kararı alan İtalya'nın ve TBMM hükümetiyle barış görüşmelerine başlayan Fransa'nın, Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndaki yenilgi sonrasında bu girişimlerini durdurarak süreci askıya aldıkları görülmektedir.

Yalnızca bu bilgiye dayanarak, Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Askerî alanda yaşanan başarısızlığın diplomatik süreci olumsuz etkilediğine

Cevap

Askerî alanda yaşanan başarısızlığın diplomatik süreci olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılabilir.
Kütahya-Eskişehir Savaşları, Millî Mücadele döneminde düzenli ordunun aldığı tek yenilgidir. Bu yenilgi, daha önce kazanılan İnönü zaferleriyle Anadolu'dan çekilmeyi düşünen İtalya ve TBMM ile barış zemini arayan Fransa'yı duraksatmıştır. Bu durum, cephedeki başarısızlığın dış politikadaki olumlu süreci baltaladığını ve diplomatik adımların askerî gelişmelere endeksli olduğunu kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki veriyi analiz etme
I. ve II. İnönü zaferlerinin ardından İtalya ve Fransa'nın TBMM ile uzlaşma eğilimine girdiği, ancak Kütahya-Eskişehir yenilgisiyle bu eğilimin durduğu tespit edilir.
Savaş sonuçlarının dış politika üzerindeki etkisini ölçmek için önceki ve sonraki diplomatik hamleler karşılaştırılmalıdır.
2
Askerî ve diplomatik ilişkiyi kurma
Savaş meydanındaki yenilginin, masadaki kazanımları askıya aldığı görülür.
Uluslararası ilişkilerde askerî güç ve başarı, diplomatik elin güçlenmesini veya zayıflamasını doğrudan etkiler.

Anahtar Kavram

Askerî başarıların diplomasiye etkisi

İpuçları

1
İtalya ve Fransa'nın barış sürecini 'askıya alması', askerî durumla nasıl bir bağ kurmaktadır?
2
Düzenli ordunun yenilgisi, Avrupalı devletlerin 'Türk tarafı bu savaşı kaybedebilir' düşüncesini güçlendirmiş olabilir mi?

Daha Fazla Pratik

Kütahya-Eskişehir yenilgisinin ardından mecliste yaşanan tartışmaları ve Başkomutanlık Kanunu'nun çıkarılma sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

Millî Mücadele Dönemi’nde, Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu’nun Doğu Cephesi’nde Ermenilere karşı elde ettiği askerî zaferin ardından 3 Aralık 1920 tarihinde Gümrü Antlaşması imzalanmıştır.

Bu antlaşmanın, Kurtuluş Savaşı’nın genel stratejisi açısından doğurduğu en önemli sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cephenin kapanmasıyla buradaki askerî kaynakların Batı Cephesi’ne nakledilmesi

Cevap

Gümrü Antlaşması'nın en önemli stratejik sonucu, Doğu Cephesi'ndeki askerî birliklerin ve mühimmatın Batı Cephesi'ne kaydırılmasıdır.
Gümrü Antlaşması, Millî Mücadele'nin askerî safhasında kazanılan ilk büyük zaferin diplomatik meyvesidir. Bu antlaşma ile Doğu Cephesi'ndeki tehlike bertaraf edilmiş ve buradaki düzenli ordunun (15. Kolordu) birimleri, silahları ve mühimmatı Yunan işgaline karşı en kritik bölge olan Batı Cephesi'ne sevk edilmiştir. Bu durum, Türk ordusunun Batı Cephesi'ndeki direnç gücünü önemli ölçüde artırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Cephesi'ndeki askerî harekatın sonucunu analiz etmek.
Kazım Karabekir liderliğindeki 15. Kolordu'nun Ermeni kuvvetlerini mağlup etmesi.
Diplomatik bir antlaşma olan Gümrü'ye zemin hazırlayan temel askerî gelişmeyi saptamak için.
2
Gümrü Antlaşması'nın askerî-stratejik etkisini değerlendirmek.
Doğu Cephesi'ndeki silahlı çatışmaların sona ermesi ve cephenin resmen kapanması.
Bir cephenin kapanmasının ordunun genel kaynak yönetimi üzerindeki etkisini anlamak için.
3
Kurtuluş Savaşı'nın bütünsel stratejisiyle ilişki kurmak.
Doğu'daki kuvvetlerin Yunan ilerleyişine karşı Batı Cephesi'ne nakledilmesi.
Millî Mücadele'nin ana karar merkezinin Batı Cephesi olduğu gerçeğiyle bağlantı kurmak için.

Anahtar Kavram

Gümrü Antlaşması'nın Stratejik ve Askerî Etkisi
Soru 32Soru

Mustafa Kemal Paşa, II. İnönü Zaferi'nden sonra Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'ya çektiği kutlama telgrafında; "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz." demiştir. Bu askerî başarının Millî Mücadele'nin psikolojik ve diplomatik seyrinde meydana getirdiği kırılma noktası dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi II. İnönü Savaşı’nın kazanılmasının ardından İtilaf Devletleri bloğunda yaşanan görüş ayrılıklarının somut bir yansımasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtalya'nın işgal ettiği Anadolu topraklarından kademeli olarak çekilmeye başlaması

Cevap

İtalya'nın işgal ettiği Anadolu topraklarından kademeli olarak çekilmeye başlaması, zaferin ardından İtilaf bloğundaki çatlağı gösteren en önemli diplomatik gelişmedir.
II. İnönü Zaferi, İtilaf Devletleri arasındaki birlikteliği zayıflatmıştır. Bu zaferden sonra İtalya, Anadolu'da kalmanın maliyetli ve riskli olduğunu düşünerek işgal ettiği yerlerden kademeli olarak çekilmeye başlamıştır. Bu durum, İtilaf bloğundaki çatlağın somut bir göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
II. İnönü Savaşı'nın sonuçlarını hatırla.
Savaş TBMM'nin zaferiyle sonuçlanmış, Fransızlar Zonguldak'ı boşaltmış ve İtalyanlar Anadolu'dan çekilmeye başlamıştır.
Askerî başarılar her zaman diplomatik gelişmeleri tetikler.
2
Seçeneklerdeki antlaşmaların ve olayların kronolojisini analiz et.
Londra Konferansı ve Moskova Antlaşması I. İnönü; Ankara ve Kars Antlaşmaları ise Sakarya Meydan Muharebesi ile ilişkilidir.
KPSS Tarih sorularında kronolojik ayrım yapmak çeldiricileri elemeyi sağlar.
3
İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılığı vurgusuna odaklan.
İtalya'nın müttefiklerinden habersiz çekilme kararı alması, bloktaki birliğin bozulduğunu gösterir.
Dış politikada ortak hareket eden güçlerin tek taraflı kararlar alması 'bloktaki çatlak' olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

İtilaf Devletleri Arasındaki Görüş Ayrılıkları

Alternatif Yöntem

Savaşların sonuçlarını 'Milat' (I. İnönü: Moskova, İstiklal Marşı, Londra, Afganistan, Teşkilat-ı Esasiye) ve Sakarya sonuçları olarak kodlayarak, geriye kalan seçeneğin II. İnönü'ye ait olduğunu bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

Temmuz 1921'de Yunan ordusunun ilerleyişi karşısında Türk ordusunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmek zorunda kaldığı ve TBMM'de sert siyasi tartışmaların yaşandığı kritik günlerde, Ankara'da 250'den fazla öğretmenin katılımıyla bir eğitim kurultayı düzenlenmiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın cepheden gelerek açılış konuşmasını yaptığı bu gelişme, dönemin şartları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli bağımsızlık savaşının, cehalete karşı yürütülen eğitim mücadelesiyle eş zamanlı görüldüğünün

Cevap

Milli bağımsızlık savaşının, cehalete karşı yürütülen eğitim mücadelesiyle eş zamanlı görüldüğünün
Doğru seçenek, Milli Mücadele liderliğinin vizyonunu yansıtır. Savaşın en umutsuz görünen anında bile eğitimin ertelenmemesi, kurulacak yeni devletin temellerinin eğitim ve kültür üzerine inşa edileceğinin, askeri zaferin ancak cehaletin yenilmesiyle kalıcı olacağına inanıldığının doğrudan kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın zamanlamasını ve içeriğini analiz etme
Temmuz 1921, Kütahya-Eskişehir Savaşları devam ederken Maarif (Eğitim) Kongresi'nin toplandığı görülür.
Savaşın en şiddetli döneminde eğitimin gündeme alınmasının önemini kavramak için.
2
Maarif Kongresi'nin Milli Mücadele felsefesindeki yerini değerlendirme
Mustafa Kemal'in 'cehaletle savaş, düşmanla savaştan daha az önemli değildir' anlayışına ulaşıldı.
Askeri mücadele ile kültürel mücadelenin bir bütün olarak yürütüldüğünü belirlemek için.

Anahtar Kavram

Maarif Kongresi'nin Milli Mücadele'deki önemi
Soru 34Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Fransız işgaline karşı topyekûn bir direniş sergileyen Antep, Maraş ve Urfa illerine TBMM tarafından gösterdikleri üstün başarılar nedeniyle sırasıyla 'Gazi', 'Kahraman' ve 'Şanlı' unvanları verilmiştir. Bölgedeki bu destansı halk direnişi, Batı Cephesi'nde kazanılan Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından imzalanan bir diplomatik belge ile sonuçlanmış ve düşman güçlerinin bölgeden çekilmesini sağlamıştır.

Buna göre, Güney Cephesi'ni resmen kapatan ve bölgedeki silahlı mücadeleyi sona erdiren siyasi gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1921 Ankara Antlaşması

Cevap

Güney Cephesi'ni resmen kapatan gelişme, 20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'dır.
Güney Cephesi, Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi'nin zaferle sonuçlanmasının ardından 20 Ekim 1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması ile resmen kapanmıştır. Bu antlaşma ile Fransızlar Anadolu'dan çekilmeyi kabul etmiş, böylece bölgedeki sivil halk direnişi diplomatik bir başarıyla sonuçlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Güney Cephesi'nin niteliğini belirle.
Güney Cephesi, düzenli ordunun olmadığı, direnişin tamamen yerel halk (Kuvayı Milliye) tarafından yürütüldüğü bir cephedir.
Mücadelenin kimler tarafından ve hangi yöntemle yapıldığını anlamak, doğru antlaşmaya ulaşmak için ilk adımdır.
2
Cephenin kapanma sürecini analiz et.
Batı Cephesi'ndeki Sakarya Zaferi, Fransa'nın Anadolu'daki direncin kırılamayacağını anlamasını sağlamıştır.
Askeri başarıların diplomatik sonuçları tetiklediği KPSS sorularında sıkça vurgulanan bir bağlantıdır.
3
Söz konusu diplomatik belgeyi tespit et.
Fransa ile imzalanan 1921 Ankara Antlaşması ile Fransızlar işgal ettikleri bölgelerden çekilmiş ve Güney Cephesi kapanmıştır.
Hatay dışındaki bugünkü güney sınırımızın büyük ölçüde çizildiği ve cephenin kapandığı resmi belge budur.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin Kapanışı ve Ankara Antlaşması

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'nde verilen bu unvanların (Gazi, Kahraman, Şanlı) TBMM tarafından hangi yıllarda verildiğini inceleyerek kronoloji bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 35Soru

Mustafa Kemal Paşa’nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!" emriyle büyük bir takip harekâtına dönüşen ve 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile taçlanan Büyük Taarruz’un sonuçlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zaferin ardından Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa’ya, muharebedeki üstün hizmetleri dolayısıyla TBMM tarafından 'Mareşallik' rütbesi verilmiştir.

Cevap

Büyük Taarruz'un kazanılmasının ardından Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa'ya Mareşallik rütbesi verilmiştir.
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin ardından, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa, kazandığı büyük başarı nedeniyle TBMM tarafından Mareşallik rütbesine terfi ettirilmiştir. Bu zafer aynı zamanda Mudanya Ateşkes Antlaşması'na giden yolu açarak Millî Mücadele'nin askerî safhasını sonlandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Muharebenin askerî sonuçlarını değerlendir.
30 Ağustos zaferi ile Yunan ordusu kesin olarak mağlup edilmiş ve 9 Eylül'de İzmir'in kurtarılmasıyla Anadolu işgalden temizlenmiştir.
Askerî zaferin büyüklüğünü ve sonuçlarını anlamak için.
2
Verilen rütbe ve unvanları kontrol et.
Fevzi Çakmak Paşa, 31 Ağustos 1922'de Mareşal rütbesine yükseltilmiştir.
Mustafa Kemal Paşa'nın Sakarya sonrası aldığı rütbe ile karıştırılmamasını sağlamak için.
3
Diplomatik süreci analiz et.
Askerî zafer, 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasını sağlayarak diplomatik başarıya zemin hazırlamıştır.
Savaşın siyasi sonuçlarını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Büyük Taarruz'un Askerî ve Siyasi Sonuçları
Soru 36Soru

Mustafa Kemal Paşa’nın "Melhame-i Kübra" (Büyük Kan Gölü) olarak adlandırdığı Sakarya Meydan Muharebesi, Türk ordusunun 1683 Viyana bozgunundan beri süregelen geri çekilişini durduran ve İtilaf bloğunda derin çatlaklar oluşturan stratejik bir zaferdir. Bu askeri başarının ardından TBMM hükümeti diplomatik alanda önemli kazanımlar elde etmiştir.

Buna göre, Sakarya Meydan Muharebesi ve sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanarak Misak-ı Milli'den ilk siyasi taviz verilmiştir.

Cevap

Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması'nın imzalanması ve Misak-ı Milli'den ilk tavizin (Batum) verilmesi, I. İnönü Muharebesi'nin siyasi bir sonucudur.
Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından Mustafa Kemal Paşa'ya Gazi unvanı ve Mareşal rütbesi verilmiş, Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanarak Güney Cephesi kapatılmış, Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması imzalanarak doğu sınırı kesinleşmiş ve Ukrayna ile dostluk antlaşması akdedilmiştir. Ancak Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması ve Batum'un taviz olarak verilmesi, Sakarya'dan aylar önce gerçekleşen I. İnönü Muharebesi'nin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Sakarya Meydan Muharebesi'nin (23 Ağustos - 13 Eylül 1921) diplomatik sonuçlarını analiz etme.
Bu zaferden sonra Kars Antlaşması (Doğu sınırı), Ankara Antlaşması (Güney cephesi) ve Ukrayna Dostluk Antlaşması imzalanmıştır.
Savaşın uluslararası etkilerini belirlemek.
2
Mustafa Kemal Paşa'ya verilen askeri payeleri kontrol etme.
19 Eylül 1921'de Gazi unvanı ve Mareşal rütbesi verilmiştir.
Kişisel ve askeri unvanların kronolojik doğruluğunu teyit etmek.
3
Moskova Antlaşması'nın tarihini ve bağlamını değerlendirme.
16 Mart 1921 tarihinde I. İnönü zaferi sonrası imzalandığı tespit edilmiştir.
Karıştırılan kronolojik ve diplomatik olayı ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi Muharebeler ve Siyasi Sonuçlar Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 37Soru

Birinci İnönü Muharebesi sonucunda kazanılan askeri zafer, TBMM'nin otoritesini artırarak ulusal ve uluslararası pek çok diplomatik başarıya zemin hazırlamıştır. Bu süreçte yaşanan gelişmelerden bazıları iç yapıyı güçlendirirken bazıları dış dünyadaki tanınmışlığı pekiştirmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Birinci İnönü Muharebesi'nin siyasi sonuçlarından biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması

Cevap

Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması Birinci İnönü Muharebesi'nin sonuçları arasında yer almaz.
Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması, Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasından sonra 20 Ekim 1921'de gerçekleşmiştir. Bu antlaşma ile Güney Cephesi kapanmış ve Fransa, TBMM'yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuştur. Birinci İnönü Muharebesi ise daha erken bir tarihte (Ocak 1921) yaşanmış ve farklı diplomatik gelişmelere (TALİM) yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci İnönü Savaşı'nın siyasi sonuçlarını kronolojik ve kategorik olarak hatırlamak.
Siyasi sonuçlar 'TALİM' koduyla (Teşkilat-ı Esasiye, Afganistan Dostluk, Londra Konferansı, İstiklal Marşı, Moskova Antlaşması) özetlenebilir.
Soruda istenen 'Birinci İnönü sonucu olmayan' seçeneği bulmak için mevcut sonuçları belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki antlaşmaların hangi muharebeden sonra imzalandığını karşılaştırmak.
Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması'nın 20 Ekim 1921 tarihinde, yani Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında imzalandığı görülür.
Milli Mücadele dönemindeki cephelerin kapanışı ve diplomatik antlaşmaların hangi askeri başarıya dayandığını ayırt etmek soruyu çözüme ulaştırır.

Anahtar Kavram

Birinci İnönü Savaşı Siyasi Sonuçları (TALİM)
Soru 38Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde Batı Cephesi’nde Kuva-yı Milliye birliklerinin Yunan ilerleyişini durdurmada yetersiz kalması, TBMM’yi düzenli ordu kurma yolunda kesin adımlar atmaya sevk etmiştir. Ancak bu kararın alınmasında sadece askeri zorunluluklar değil; bazı Kuva-yı Milliye şeflerinin başına buyruk hareket etmesi, halktan hukuk dışı yollarla yardım toplaması ve merkezi otoriteyi tanımaması da etkili olmuştur.

Buna göre TBMM’nin Batı Cephesi’nde düzenli orduya geçiş kararı almasındaki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Askeri faaliyetleri tek merkezden yöneterek disiplini ve devlet otoritesini tesis etmek

Cevap

Askeri faaliyetleri tek merkezden yöneterek disiplini ve devlet otoritesini tesis etmek
Batı Cephesi'nde düzenli ordunun kurulmasındaki temel amaç, Milli Mücadele'yi kişisel kararlardan ve yerel inisiyatiflerden kurtararak TBMM'nin hukuki ve siyasi otoritesi altına almaktır. Bu sayede hem askeri sevk ve idarede disiplin sağlanmış hem de halkın güveni sarsılmadan kaynaklar daha düzenli toplanmaya başlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuva-yı Milliye’nin yetersizliklerini analiz etme
Disiplinsizlik, halkla yaşanan sorunlar ve merkezi otoriteden kopukluk tespit edilir.
Soruda verilen öncüldeki sorunlar çözümün ne olması gerektiğini işaret eder.
2
Çözümün devlet yapısı içindeki karşılığını bulma
Gönüllü birliklerden düzenli, emir-komuta zincirine sahip bir orduya geçiş gerekliliği ortaya çıkar.
Bir devletin varlığını sürdürebilmesi için askeri gücün tek merkezden yönetilmesi (TBMM) zorunludur.

Anahtar Kavram

Düzenli Ordunun Kurulma Nedenleri ve Merkezi Otorite

Daha Fazla Pratik

Düzenli ordunun ilk askeri başarısı olan I. İnönü Savaşı'nın uluslararası sonuçlarını (Moskova Antlaşması, Londra Konferansı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 39Soru

Gümrü Antlaşması’nın; "Ermenistan Hükümeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından reddedilmiş olan Sevr Antlaşması’nı tanımayacağını ve bu antlaşmanın Ermenistan için de hükümsüz olduğunu açıkça beyan eder." hükmü, Milli Mücadele sürecinde kazanılan ilk diplomatik başarının hukuki temelini oluşturmuştur.

Bu hükmün TBMM Hükümeti açısından doğurduğu siyasi sonuçlar değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu sınırının günümüzdeki şekliyle kesin ve nihai statüsünü bu antlaşma ile kazanması

Cevap

Doğu sınırının günümüzdeki şekliyle kesin ve nihai statüsünü bu antlaşma ile kazanması
Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920), TBMM'nin uluslararası alandaki ilk siyasi zaferi olup Doğu Anadolu'daki Ermeni iddialarını sona erdirmiştir. Ancak Türkiye'nin doğu sınırının bugünkü kesin ve nihai halini alması, Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra 13 Ekim 1921'de Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan ile imzalanan Kars Antlaşması ile mümkün olmuştur. Dolayısıyla Gümrü Antlaşması için 'kesin ve nihai sınır' ifadesi kullanılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma maddesini analiz et
Ermenistan Sevr'i reddederek TBMM'nin şartlarını kabul etmiştir.
Bu durum TBMM'nin ilk diplomatik zaferidir.
2
Doğu sınırının gelişim sürecini hatırla
Doğu sınırı Gümrü (1920), Moskova (1921) ve Kars (1921) antlaşmalarıyla şekillenmiştir.
Sınırın 'nihai' (kesin) hali ancak Kars Antlaşması ile tescil edilmiştir.
3
Seçenekleri karşılaştır
Gümrü Antlaşması sınırı belirleyen ilk adımdır ancak son ve kesin adım değildir.
Öğrencilerin en çok düştüğü yanılgı, Gümrü'nün sınırı tamamen bitirdiğini sanmalarıdır.

Anahtar Kavram

Gümrü Antlaşması ve Doğu Sınırının Diplomatik Süreci
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonucunda Türk ordusunun Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmesi, TBMMTBMM’de sert tartışmalara ve moral bozukluğuna yol açmıştır. Bu kritik süreçte Mustafa Kemal Paşa’ya "Başkomutanlık" yetkisinin verilmesi teklifi gündeme geldiğinde, meclis içerisindeki muhalif grubun bu teklife destek vermesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olası bir askerî başarısızlığın sorumluluğunu Mustafa Kemal Paşa’ya yükleyerek onu siyaseten tasfiye etme düşüncesi

Cevap

Meclisteki muhaliflerin temel amacı, olası bir yenilginin sorumluluğunu Mustafa Kemal Paşa'ya yükleyerek onu etkisiz hale getirmektir.
Kütahya-Eskişehir yenilgisi sonrası Mustafa Kemal Paşa'nın ordunun başına geçmesi yönündeki baskılar artmıştır. Muhalifler, ordunun başında bizzat bulunacak bir liderin başarısız olması durumunda, bu başarısızlığın meclise veya kendilerine değil, doğrudan liderin şahsına ait olacağını hesaplamışlardır. Bu sayede Mustafa Kemal Paşa'yı siyasi olarak tasfiye etmeyi amaçlamışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın askeri ve siyasi sonuçlarını analiz etme
Yenilgi sonrası ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi, mecliste Mustafa Kemal Paşa'ya yönelik ağır eleştirilerin başlamasına neden olmuştur.
Başarısızlık dönemlerinde muhalefetin güçlenmesi doğal bir siyasi süreçtir.
2
Başkomutanlık Kanunu teklifine karşı oluşan tepkileri değerlendirme
Teklif meclise geldiğinde hem destekleyenler hem de karşı çıkanlar olmuştur; ancak karşı çıkan muhalif grubun bir kısmı sonradan destek vermiştir.
Muhaliflerin desteği, samimi bir güvenden ziyade stratejik bir hamledir.
3
Muhaliflerin destekleme motivasyonunu saptama
Muhalifler, 'Ordunun başına geç ve bizi kurtar, kurtaramazsan sorumlusu sensin' mantığıyla hareket etmişlerdir.
Başkomutanlık, tüm yetkilerin yanı sıra tüm sorumluluğu da tek kişiye yükleyen bir makamdır.

Anahtar Kavram

Başkomutanlık Kanunu ve Meclis İçi Siyasi Stratejiler

İpuçları

1
Savaş kaybedildiğinde faturanın kime kesileceğini düşünün.
2
Muhaliflerin Mustafa Kemal Paşa ile olan siyasi rekabetini göz önüne alın.
3
Başkomutanlık yetkisi hem en yüksek güç hem de en ağır sorumluluk demektir.

Daha Fazla Pratik

Başkomutanlık Kanunu'nun kabulünden sonra yayımlanan Tekalif-i Milliye Emirleri'nin niteliğini ve halk üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Siyasi 'sorumluluk' kavramı üzerinden şıklar elenebilir. Muhalif bir grup genellikle başarıyı paylaşmak değil, başarısızlığı rakibine yüklemek ister.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 32Sonraki
Milli Mücadele Muharebeler Dönemi Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 2 | Examkin