Diğer Türk-İslam Devletleri

54 soru

Soru 1Soru

15.15. yüzyılın ikinci yarısında Doğu Anadolu ve İran coğrafyasında siyasi bir güç merkezi haline gelen, kendilerini Oğuzların Bayındır boyuna dayandırarak Selçuklu mirasına sahip çıkan Akkoyunlu Devleti'nin faaliyetleri dikkate alındığında; aşağıdakilerden hangisinin bu devletin Türk-İslam kültür ve siyasi tarihindeki yerini yansıtan bir gelişme olduğu söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İslam dünyasında siyasi birliği sağlamak amacıyla halifelik makamının Abbasi soyundan hükümdar sülalesine geçirilmesi

Cevap

İslam dünyasında siyasi birliği sağlamak amacıyla halifelik makamının Abbasi soyundan hükümdar sülalesine geçirilmesi ifadesi Akkoyunlular için geçerli değildir.
Akkoyunlu Devleti, Doğu Anadolu ve İran coğrafyasında hüküm süren güçlü bir Türkmen devleti olmasına rağmen halifelik makamını hiçbir zaman üstlenmemiştir. 15.15. yüzyılda halifelik makamı, Kahire merkezli Memlük Devleti'nin koruması altında bulunan Abbasi hanedanı üyeleri tarafından temsil ediliyordu. Akkoyunlular daha çok Oğuz geleneğine bağlılık ve bölgesel hakimiyet politikaları izlemişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Akkoyunlu Devleti'nin kültürel ve milli kimliğinin analiz edilmesi
Akkoyunluların Oğuz-Türkmen geleneğine bağlılıkları ve bu doğrultuda yaptıkları Kur'an tercümesi gibi çalışmalar teyit edilir.
Devletin temel karakterini belirlemek için.
2
Dönemin bilim ve kültür ortamının değerlendirilmesi
Ali Kuşçu ve Devvani gibi isimlerin Akkoyunlu sarayındaki varlığı ve bilimsel faaliyetlerin sürekliliği doğrulanır.
Entelektüel birikimi anlamak için.
3
15. yüzyıldaki halifelik ve güç dengelerinin incelenmesi
Halifeliğin Memlük himayesinde olduğu ve Akkoyunluların bu yönde bir girişimi bulunmadığı sonucuna varılır.
Yanlış olan siyasi iddiayı saptamak için.

Anahtar Kavram

Akkoyunlu Devleti'nin Siyasi Yapısı ve Kültürel Faaliyetleri

İpuçları

1
Akkoyunluların Oğuz-Türkmen geleneğine verdikleri önemi ve Türkçeye olan katkılarını hatırlayın.
2
15. yüzyıl boyunca halifelik makamının hangi şehirde ve hangi devletin himayesinde olduğunu düşünün.
3
Halifelik Osmanlı Devleti'ne Yavuz Sultan Selim döneminde geçmiştir; bu tarihten önce diğer Türk devletlerinin bu makamı kullanıp kullanmadığını sorgulayın.

Daha Fazla Pratik

Akkoyunlular ve Safeviler arasındaki geçiş sürecini ve bu iki devletin Türk tarihindeki benzerliklerini incelemek faydalı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Soruda verilen Ali Kuşçu, Kur'an tercümesi ve Venedik ittifakı gibi bilgiler doğrudan Uzun Hasan dönemi Akkoyunluları ile özdeşleşmiştir. Halifelik makamı ise Osmanlı-Memlük ilişkileriyle ilgili bir konu olduğundan, Akkoyunlular için bu ifadenin yanlış olduğu çıkarımı yapılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Selçuklu geleneklerini sürdüren ve kendilerini bu geleneğin mirasçısı sayan Harzemşahlar, Moğol istilası karşısında İslam dünyasının doğu kalkanı görevini üstlenmişlerdir. Ancak Türkiye Selçuklu Devleti ile yaşanan toprak anlaşmazlıkları sonucunda gerçekleşen 12301230 Yassı Çemen Savaşı sonrasında bu kalkanın parçalanması, Anadolu'nun savunma stratejisinde telafisi zor bir açık yaratmıştır. Bu durumun Anadolu'nun siyasi geleceği açısından doğurduğu en kritik sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Moğolların Anadolu'yu istila etmesini engelleyen tampon bölgenin ortadan kalkması

Cevap

Moğolların Anadolu'yu istila etmesini engelleyen tampon bölgenin ortadan kalkması
Harzemşahlar, Moğol İlhanlı Devleti ile Anadolu Selçuklu Devleti arasında coğrafi bir engel (tampon bölge) oluşturuyordu. 12301230 yılındaki Yassı Çemen Savaşı ile bu devletin zayıflayıp yıkılması, Anadolu'yu Moğol saldırılarına karşı tamamen savunmasız bırakmış, bu da 12431243 Kösedağ Bozgunu'na giden süreci doğrudan tetiklemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Harzemşahlar'ın jeopolitik konumunun belirlenmesi
Harzemşahlar'ın Moğol İmparatorluğu ile Türkiye Selçuklu Devleti arasında bir engel teşkil ettiğinin anlaşılması
Devletin stratejik 'tampon' rolünü kavramak sorunun temelini oluşturur.
2
Yassı Çemen Savaşı (12301230) sonuçlarının analizi
Türkiye Selçuklu Devleti galip gelse de, Harzemşahlar'ın yıkılma sürecine girmesi
Savaşın galibinin Selçuklular olmasına rağmen stratejik olarak kaybedenin tüm Türk-İslam dünyası olduğunu görmek gerekir.
3
Uzun vadeli stratejik sonuçların değerlendirilmesi
Anadolu'nun Moğol istilasına (Kösedağ Savaşı) açık hale gelmesi
Harzemşahlar'ın çöküşü ile Moğol ordularının önüne çıkabilecek ciddi bir güç kalmamıştır.

Anahtar Kavram

Tampon Devlet ve Stratejik Savunma
Soru 3Soru

Timur Devleti hükümdarı Emir Timur'un 13911391 Kondurca ve 13951395 Terek Savaşları ile Altın Orda Devleti'ne vurduğu darbeler, Türk-İslam dünyasındaki siyasi dengeleri derinden sarsmıştır.

Timur'un bu faaliyetlerinin, uzun vadede dünya tarihi üzerinde bıraktığı en kritik etki aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rus knezliklerinin önündeki siyasi engelin kalkmasıyla Moskova merkezli Rus gücünün güneye yayılmasına zemin hazırlanması

Cevap

Altın Orda Devleti'nin Timur tarafından zayıflatılması, kuzeydeki Rus knezliklerinin üzerindeki baskıyı kaldırarak ileride Rus Çarlığı'nın temellerinin atılmasına ve bu gücün Türk dünyası aleyhine büyümesine neden olmuştur.
Rus knezliklerinin önündeki engelin kalkmasıyla ilgili olan seçenek doğrudur; çünkü Altın Orda Devleti kuzeyde Rusların yayılmasını engelleyen bir settir. Timur'un bu devleti yıkması, Moskova Knezliği'nin serbest kalarak büyümesine ve ileride Rus İmparatorluğu'na dönüşmesine zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Timur'un Altın Orda seferlerinin (Kondurca ve Terek) niteliğini belirlemek.
Bu seferler sonucunda Altın Orda Devleti parçalanma ve çöküş sürecine girmiştir.
Altın Orda, Karadeniz'in kuzeyinde Rusların güneye inmesini engelleyen bir tampon bölge işlevi görüyordu.
2
Altın Orda'nın zayıflamasının Rus knezlikleri üzerindeki etkisini analiz etmek.
Özellikle Moskova Knezliği, Türk-Moğol baskısının azalmasıyla güçlenme imkanı bulmuştur.
Timur, istemeden de olsa Rusların birleşerek büyük bir güç haline gelmesinin önündeki en büyük engeli kaldırmıştır.
3
Uzun vadeli jeopolitik sonuçları değerlendirmek.
Gelecekte Türk dünyası için büyük bir tehdit oluşturacak olan Rusya'nın temelleri atılmıştır.
Siyasi boşluk, Rus knezlikleri tarafından doldurulmuştur.

Anahtar Kavram

Timur'un Jeopolitik Hamleleri ve Dolaylı Sonuçları

İpuçları

1
Altın Orda Devleti'nin Karadeniz'in kuzeyinde hangi topluluklara karşı bir kalkan görevi gördüğünü düşünün.
2
Timur'un seferleri Türk devletlerini zayıflatırken kuzeydeki hangi Ortodoks-Hristiyan gücün yükselişine yol açmış olabilir?
3
Moskova Knezliği'nin üzerindeki 'Tatar Boyunduruğu'nun kalkması bu savaşların bir sonucudur.

Daha Fazla Pratik

Ankara Savaşı'nın Türk-İslam dünyası üzerindeki siyasi ve ekonomik sonuçlarını, Altın Orda'nın çöküşü ile kıyaslayarak inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

1187 yılında gerçekleşen Hıttin Savaşı ile Kudüs'ü Haçlılardan geri alan ve İslam dünyasında büyük bir ün kazanan Selahaddin Eyyubi tarafından kurulan Türk-İslam devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eyyubiler

Cevap

Eyyubiler
Hıttin Savaşı, 1187 yılında Selahaddin Eyyubi komutasındaki Eyyubi ordusunun Haçlıları mağlup ederek Kudüs'ü tekrar İslam topraklarına kattığı belirleyici savaştır. Bu zafer, Eyyubiler devletinin en önemli tarihi başarısıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları (Hıttin Savaşı, Kudüs'ün fethi, Selahaddin Eyyubi) belirlemek.
Bu kavramlar 12. yüzyılın sonundaki Haçlı mücadelelerini işaret eder.
Tarihsel olay ve şahsiyet eşleştirmesi yapmak cevaba giden ilk adımdır.
2
Selahaddin Eyyubi'nin kurucusu ve hükümdarı olduğu devleti hatırlamak.
Selahaddin Eyyubi'nin 1174'te Mısır merkezli kurduğu devletin Eyyubiler olduğu tespit edilir.
Siyasi tarih bilgisini kullanarak şahsiyet-devlet bağlantısı kurulur.

Anahtar Kavram

Hıttin Savaşı ve Eyyubiler
Soru 5Soru

Türk-İslam tarihinde kendilerini "Büyük Selçuklu Devleti’nin mirasçısı" olarak tanımlayan, 12301230 yılında Anadolu Selçuklu Devleti ile yaptıkları Yassı Çemen Savaşı'nı kaybederek zayıflama sürecine giren ve Moğol istilasına karşı bir tampon bölge konumundayken bu savaşın ardından kısa süre sonra tarih sahnesinden silinen devlet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Harzemşahlar

Cevap

Harzemşahlar devleti, Anadolu Selçuklu Devleti ile yaptığı Yassı Çemen Savaşı'nı kaybederek Moğol istilası karşısındaki tampon bölge özelliğini yitirmiş ve yıkılmıştır.
Harzemşahlar, kendilerini Büyük Selçuklu Devleti'nin gerçek varisi olarak görmüşler ve Orta Asya ile İran bölgesinde hüküm sürmüşlerdir. 12301230 yılında Anadolu Selçuklu Devleti ile girdikleri Yassı Çemen Savaşı'ndaki mağlubiyetleri, devletin direncinin kırılmasına ve 12311231 yılında Moğol baskısı altında tamamen yıkılmasına neden olmuştur. Bu yıkılış, Anadolu'yu Moğol saldırılarına karşı korumasız bırakmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Anahtar kavramların analizi
Soru kökündeki 'Büyük Selçuklu mirasçısı', '12301230 Yassı Çemen Savaşı' ve 'Moğollara karşı tampon bölge' ifadeleri tespit edildi.
Sorunun hangi devleti hedeflediğini belirlemek için ayırt edici özelliklerin eşleştirilmesi gerekir.
2
Savaş ve taraf eşleştirmesi
Yassı Çemen Savaşı (12301230), Anadolu Selçuklu Devleti (I. Alaaddin Keykubad) ile Harzemşahlar (Celaleddin Harzemşah) arasında gerçekleşmiştir.
Tarihi veriler ışığında savaşın tarafları doğru belirlenmelidir.
3
Siyasi sonuçların değerlendirilmesi
Harzemşahlar'ın bu savaşı kaybederek yıkılması, Anadolu'yu Moğol (İlhanlı) istilasına açık hale getirmiştir.
Devletin yıkılış süreci ve jeopolitik öneminin doğrulanması gerekir.

Anahtar Kavram

Harzemşahlar'ın siyasi tarihi ve Yassı Çemen Savaşı'nın Türk dünyasındaki etkileri.

Daha Fazla Pratik

Yassı Çemen Savaşı'ndan sonra Anadolu'nun savunmasız kalmasıyla yaşanan 1243 Kösedağ Savaşı'nı inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Savaşa katılan hükümdarları hatırlamak (Alaaddin Keykubad vs. Celaleddin Harzemşah) doğrudan doğru devlete ulaştırır.
Tahmini Süre:50s
Soru 6Soru

Eyyubiler, Salahaddin Eyyubi döneminde sadece Haçlılara karşı kazanılan askeri başarılarla değil, aynı zamanda Kahire ve Şam gibi önemli merkezlerde kurulan medreseler ve 'Darülhadis' kurumlarıyla da dikkat çekmiştir. Salahaddin Eyyubi'nin bu yoğun eğitim ve kültür faaliyetlerine öncelik vermesinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şii Fatimi ideolojisinin bölgedeki etkisini kırarak Sünni inancını ve kültürel birliği yeniden güçlendirmek

Cevap

Eyyubilerin eğitim faaliyetlerinin temel amacı, Şii Fatimi etkisini silerek Sünni mezhebini ve toplum birliğini güçlendirmektir.
Doğru seçenek olan ifade, Eyyubilerin Mısır'daki Şii Fatimi mirasını silme ve İslam dünyasını Sünni inancı etrafında birleştirme hedefini tam olarak yansıtmaktadır. Salahaddin Eyyubi, kurduğu medreselerle ideolojik bir dönüşüm gerçekleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Devletin siyasi dönüşümünü analiz etme
Salahaddin Eyyubi'nin Mısır'da yaklaşık iki yüz yıl hüküm süren Şii Fatimi Devleti'ne son vererek yönetimi ele aldığı belirlenir.
Yönetim değişikliğinin toplumsal ve dini alandaki karşılığını anlamak için gereklidir.
2
Eğitim kurumlarının işlevini değerlendirme
Kurulan medreselerin ve Darülhadislerin (Hadis okulu) Sünni İslam anlayışını yaymak üzere yapılandırıldığı görülür.
Kurumların isimlendirilmesi ve faaliyet alanı, hedeflenen ideolojik yapıyı gösterir.
3
Sonuca ulaşma
Bu faaliyetlerin bölgedeki Sünni uyanışı (Sunni Revival) sağladığı ve toplumu yeni yönetim anlayışı etrafında birleştirdiği sonucuna varılır.
Eğitim ve kültür politikalarının uzun vadeli toplumsal mühendislik hedefini açıklar.

Anahtar Kavram

Eyyubilerde Sünni Politikası ve Eğitim
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 7Soru

Mısır'da kurulan Türk-İslam devletlerinden biri olan Memlüklerde (Kölemenler), geleneksel Türk veraset anlayışından farklı olarak "ülke hanedanın ortak malıdır" prensibi yerine "her güçlü emirin (komutanın) sultan olma hakkı vardır" anlayışı uygulanmıştır.

Memlük Devleti'nde görülen bu özel veraset sisteminin aşağıdakilerden hangisine ortam hazırladığı söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sık sık taht kavgalarının yaşanmasına ve kısa sürede çok sayıda hükümdarın değişmesine

Cevap

Sık sık taht kavgalarının yaşanmasına ve kısa sürede çok sayıda hükümdarın değişmesine
Memlük Devleti'nde uygulanan veraset sistemi, saltanatın bir aileden diğerine geçmesi yerine, ordudaki güçlü komutanların (emirlerin) kendi aralarındaki mücadeleyi kazananın tahta oturması esasına dayanıyordu. Bu durum, devletin yaklaşık 250250 yıllık tarihinde çok sayıda sultanın değişmesine ve yoğun bir siyasi rekabet ortamına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Memlük veraset sisteminin temel özelliği analiz edilir.
Geleneksel Türk devletlerindeki hanedan üyeliği şartının aranmadığı, liyakat ve güç temelli bir yapı olduğu saptanır.
Sistemin işleyişini anlamak için geleneksel yapıdan farkını ortaya koymak gerekir.
2
Bu sistemin siyasi istikrar üzerindeki etkileri değerlendirilir.
Hükümdarlık yolunun tüm yüksek rütbeli subaylara (emirlere) açık olmasının, sürekli bir iktidar mücadelesine zemin hazırladığı görülür.
Veraset sistemindeki kuralsızlık veya çok adaylılık doğrudan taht kavgalarına yol açar.

Anahtar Kavram

Memlük Veraset Sistemi

Alternatif Yöntem

Osmanlı Devleti ile kıyaslama yapıldığında; Osmanlı'da 600 yılda 36 padişah hüküm sürmüşken, Memlüklerde 267 yılda 50'den fazla sultanın tahta çıkması bu veraset sisteminin doğal bir sonucudur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8Soru

Mısır'da kurulan Türk-İslam devletleri, Abbasi halifeliğinin merkezi otoritesinin zayıfladığı dönemlerde bölgede bağımsızlıklarını ilan ederek İslam dünyasına önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. Bu devletlerden birisi, İslam dünyasının kutsal merkezleri olan Mekke ve Medine'yi kapsayan Hicaz bölgesine hâkim olan ilk Türk devleti olma özelliğine sahiptir.

Buna göre, Hicaz bölgesine hâkim olan ilk Türk-İslam devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akşitler (İhşidiler)

Cevap

Hicaz bölgesine hâkim olan ilk Türk-İslam devleti Akşitler (İhşidiler) devletidir.
Akşitler (İhşidiler), Abbasi halifeliğinin zayıfladığı dönemde Mısır'da kurulmuş ve 935-969 yılları arasında hüküm sürmüştür. Kurucusu Muhammed bin Togaç, Hicaz bölgesini (Mekke ve Medine) sınırlarına katarak bu kutsal topraklara hâkim olan ilk Türk hükümdarı ve devleti unvanını kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mısır'da kurulan Türk-İslam devletlerini ve kuruluş sıralarını hatırla.
Tolunoğulları (868-905), Akşitler (935-969), Eyyubiler (1174-1250) ve Memlükler (1250-1517) Mısır'da kurulmuştur.
Soruda bahsedilen devletlerin coğrafi ve kronolojik sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Bu devletlerin Hicaz bölgesiyle (Mekke ve Medine) olan tarihsel ilişkilerini analiz et.
Mısır'da kurulan ikinci Türk devleti olan Akşitler, Abbasi halifesi tarafından Muhammed bin Togaç'a 'İhşid' unvanının verilmesiyle Hicaz üzerinde hâkimiyet kuran ilk Türk devleti olmuştur.
Sorudaki 'ilk Türk devleti' olma özelliğini doğrulayan tarihsel bilgiyi tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Mısır'da kurulan Türk-İslam devletlerinin siyasi sınırları ve Hicaz hâkimiyeti.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 9Soru

Mısır'da Tolunoğulları'nın yıkılmasından sonra Abbasi otoritesinin zayıflamasıyla ortaya çıkan otorite boşluğunda kurulan ve kurucusuna Abbasi halifesi tarafından "aydınlık" veya "prenseslerin prensi" anlamına gelen "akşit" unvanı verilen devlet, İslam tarihinde kutsal topraklar olan Hicaz bölgesine hâkim olan ilk Türk devletidir.

Bu bilgilere göre, sözü edilen Türk-İslam devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhşidiler (Akşitler)

Cevap

İhşidiler (Akşitler), kutsal topraklar olan Hicaz bölgesine hâkim olan ilk Türk-İslam devletidir.
İhşidiler (Akşitler), kurucuları Muhammed bin Togaç'ın Fergana kökenli olması ve kendisine Abbasi halifesi tarafından "akşit" unvanı verilmesiyle tanınırlar. Bu devletin en önemli tarihsel özelliği, kutsal topraklar olan Mekke ve Medine'yi (Hicaz) sınırlarına dahil eden ilk Türk devleti olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Mısır'da kurulan Türk devletlerini kronolojik olarak değerlendirmek
Mısır'da sırasıyla Tolunoğulları, İhşidiler, Eyyubiler ve Memlükler kurulmuştur.
Soru kökündeki devletin Mısır merkezli olduğu ve Abbasi otoritesinden sonra kurulduğu bilgisini doğrulamak gerekir.
2
"Hicaz bölgesine hâkimiyet" ve "Akşit unvanı" verilerini birleştirmek
Muhammed bin Togaç'a verilen Akşit unvanı ve Hicaz hâkimiyeti İhşidiler'i işaret eder.
Bu iki özellik, İhşidiler'i Mısır'da kurulan diğer Türk devletlerinden ayıran en belirgin ayırt edici özelliklerdir.

Anahtar Kavram

İhşidiler'in (Akşitler) İslam dünyasındaki yeri ve Hicaz üzerindeki ilk Türk hâkimiyeti.

İpuçları

1
Mısır'da kurulan ikinci Türk devletini hatırlayın.
2
Devletin ismi, kurucusuna halife tarafından verilen ve 'aydınlık' anlamına gelen bir unvandan gelir.
3
Bu devletin kurucusu Muhammed bin Togaç'tır.

Daha Fazla Pratik

Mısır'da kurulan Türk-İslam devletlerinin yıkılma nedenlerini (yönetici-halk kopukluğu) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 10Soru

Mısır'da kurulan ilk Türk-İslam devletleri olan Tolunoğulları ve Akşitler (İhşidiler), kısa süre içinde yıkılarak yerlerini farklı siyasi yapılara bırakmışlardır. Bu devletlerin, kurıldukları bölgede uzun süre kalıcı olamamalarının temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetici ve ordu kadrosunun Türk, halkın ise çoğunlukla Arap kökenli olması

Cevap

Tolunoğulları ve Akşitlerin kısa sürede yıkılmasının temel nedeni yönetici tabakasının Türk, halkın ise Arap olmasıdır.
Mısır'da kurulan Tolunoğulları ve Akşitler gibi devletlerde yönetim kademesi ve ordu Türklerden oluşurken, yönetilen halkın büyük çoğunluğu Araptır. Bu durum devlet ile halk arasında bir uçurum oluşmasına neden olmuş, millî bir bütünlük sağlanamadığı için de devletler kısa sürede Abbasi otoritesine veya diğer iç güçlere yenik düşmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Devletlerin demografik yapısını analiz etme
Yöneticilerin Türk, halkın Arap olduğu tespit edilir.
Mısır'da kurulan bu devletler, dışarıdan gelen bir askeri elit tarafından yönetilmiştir.
2
Toplumsal doku ile yönetim arasındaki bağı değerlendirme
Halk ile yönetim arasında dil ve kültür birliği tam sağlanamamıştır.
Toplumsal dayanışmanın (asabiyet) eksikliği devletin ömrünü kısaltır.
3
Yıkılış nedenini belirleme
Kültürel ve etnik kopukluğun siyasi istikrarı bozduğu sonucuna varılır.
Halkın devleti benimsememesi, dış saldırılar veya iç karışıklıklar karşısında direnci düşürür.

Anahtar Kavram

Mısır'da kurulan Türk devletlerinin demografik yapısı ve siyasi ömrü

Daha Fazla Pratik

Memlüklerin Moğollara karşı kazandığı Ayn Calut Savaşı'nın önemini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 11Soru

Gazneli Mahmut, Hindistan üzerine düzenlediği 1717 sefer sonucunda İslamiyet'in bu coğrafyada yayılmasını sağlamış ve bölgenin sosyo-kültürel yapısında önemli değişimlere yol açmıştır. İslam dininin eşitlikçi anlayışı, Hindistan'da yüzyıllardır devam eden katı toplumsal hiyerarşiyi sarsmıştır.

Buna göre İslamiyet'in Hindistan'da yayılmasının, bölgedeki aşağıdaki sistemlerden hangisinin zayıflamasında etkili olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kast sistemi

Cevap

İslamiyet'in eşitlikçi anlayışı Hindistan'daki Kast sisteminin zayıflamasına neden olmuştur.
İslamiyet'in insanlar arasında dil, ırk ve sınıf ayrımı gözetmeyen eşitlikçi anlayışı, Hindistan'da toplumun aşılmaz duvarlarla birbirinden ayrıldığı Kast sisteminin felsefi ve toplumsal temellerini sarsmıştır. Bu durum, alt sınıflardaki Hintlilerin kitleler halinde İslamiyet'e geçmesini hızlandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Gazneli Mahmut'un Hindistan seferlerinin dini ve toplumsal sonuçlarını analiz edin.
Seferler sonucunda İslamiyet Hindistan'ın iç kesimlerine kadar yayılmıştır.
Sorunun bağlamını ve temel tarihi olayı tespit etmek için.
2
İslamiyet'in temel prensipleri ile Hindistan'ın mevcut sosyal yapısını karşılaştırın.
İslam'ın 'müminlerin eşitliği' ilkesi, Hindistan'daki katı sınıf ayrımı ile çelişmektedir.
Toplumsal değişimin nedenini kavramak için.
3
Hiyerarşik düzeni temelinden sarsan sistemi belirleyin.
Sınıflar arası geçişe izin vermeyen Kast sisteminin gücü, İslamiyet'in etkisiyle kırılmıştır.
Nihai sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Gazneliler ve Kast Sistemi
Tahmini Süre:50s
Soru 12Soru

Memlük Devleti (Devlet-i Aliyye-i Türkiyye), 1260 Ayn Calut ve 1277 Elbistan savaşlarında Moğolları mağlup ederek İslam dünyasını büyük bir yıkımdan kurtarmış, aynı zamanda Ortadoğu'daki Haçlı varlığına son vermiştir. Bu devletin askeri başarısını ve siyasi gücünü uzun süre korumasını sağlayan kurumsal yapısı, diğer Türk-İslam devletlerinden belirgin bir şekilde ayrılmaktadır.

Buna göre, Memlük yönetim sisteminin diğer Türk-İslam devletlerinden ayrılan ve taht mücadelelerinin doğasını değiştiren temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümdarlığın tek bir sülalenin tekelinde olmayıp, ordudaki başarılı olan komutanların (emirlerin) sultan seçilebilmesine imkân tanıması

Cevap

Hükümdarlığın tek bir sülalenin tekelinde olmayıp, başarılı olan komutanların (emirlerin) sultan seçilebilmesine imkân tanıması
Memlük Devleti'ni diğer Türk-İslam devletlerinden ayıran en karakteristik özellik veraset sistemidir. Geleneksel Türk devlet anlayışında (Selçuklu, Gazneli vb.) ülke hanedanın ortak malı sayılırken ve taht sadece belirli bir aileye mensup olanların hakkıyken; Memlüklerde ordudaki her başarılı emir (komutan) sultan olma hakkına sahiptir. Bu liyakat temelli yapı, devletin askeri gücünün sürekli taze kalmasına ve Moğollar gibi büyük tehditlere karşı direnç gösterilmesine zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Memlük Devleti'nin yönetim anlayışını diğer Türk devletleriyle karşılaştırmak.
Memlüklerde 'hanedan' merkezli bir veraset sistemi yerine 'ordu-devlet' yapısının olduğu görülür.
Memlük sultanlarının çoğu ordu içinden yükselen başarılı komutanlardır.
2
Bu sistemin askeri ve siyasi sonuçlarını analiz etmek.
Liyakatin ön planda olması, Moğol ve Haçlı saldırılarına karşı güçlü bir askeri liderliğin oluşmasını sağlamıştır.
En güçlü emirin sultan olabilmesi, kriz dönemlerinde dirayetli liderlerin başa geçmesini kolaylaştırmıştır.
3
Veraset sistemindeki özgünlüğü doğrulamak.
Sistemin 'tek sülale' kuralını yıkması, Memlükleri Türk tarihinde eşsiz kılan kurumsal farktır.
Diğer devletlerde 'kut' inancı gereği egemenlik aileye aittir.

Anahtar Kavram

Memlük Veraset Sistemi (Askeri Liyakat)
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 13Soru

12581258 yılında Moğolların Bağdat’ı tahrip edip Abbasi Devleti’ne son vermesiyle yaşanan siyasi otorite boşluğu üzerine, Abbasi halifesini himaye ederek bu makamın Kahire’de devam etmesini sağlayan Türk-İslam devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memlükler

Cevap

Memlükler, 12581258 yılında Bağdat'ın düşüşünden sonra Abbasi halifesini Kahire'de himaye ederek halifelik makamının varlığını sürdürmesini sağlamışlardır.
Memlük Devleti, Moğolların Bağdat'ı yıkmasının ardından İslam dünyasında oluşan otorite boşluğunu doldurmuş, Abbasi halifesini Kahire'ye getirerek ona dini bir temsil yetkisi vermiş ve böylece hem makamı korumuş hem de kendi siyasi meşruiyetini güçlendirmiştir. Bu durum 15171517 yılında Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferine kadar devam etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Bağdat'ın düşüşü ve Abbasi Devleti'nin sona ermesinin analiz edilmesi.
12581258 yılında İlhanlı Moğollarının Bağdat'ı istilası ile Abbasi Devleti fiilen sona ermiştir.
Halifelik makamının İslam dünyasındaki sembolik önemi nedeniyle bir koruyucuya ihtiyaç duyulmuştur.
2
Mısır'da hüküm süren ve Moğol tehdidine karşı koyabilen devletin belirlenmesi.
Bu dönemde Mısır'da hüküm süren ve Ayn Calut Savaşı ile Moğolları durduran tek güç Memlükler'dir.
Memlüklerin askeri başarısı, onları halifeliğin doğal koruyucusu haline getirmiştir.
3
Halifeliğin Kahire'ye taşınma sürecinin doğrulanması.
Memlük Sultanı Baybars, Abbasi hanedanından El-Mustansır'ı Kahire'ye davet ederek onu halife ilan etmiştir.
Bu durum Memlüklerin İslam dünyasındaki prestijini ve dini meşruiyetini artırmıştır.

Anahtar Kavram

Memlüklerin İslam dünyasındaki liderliği ve Abbasi Halifeliğini himaye etmeleri.
Tahmini Süre:45s
Soru 14Soru

Türk-İslam tarihinde İslamiyet'i kabul etmelerine rağmen; resmi dillerini Türkçe olarak ilan eden, Uygur alfabesini kullanmaya devam eden ve devlet yönetiminde "ikili teşkilat" sistemini sürdüren devlet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karahanlılar

Cevap

Karahanlılar, İslamiyet'i kabul eden ilk büyük Türk-İslam devleti olmalarına rağmen Türkçe dilini, Uygur alfabesini ve ikili teşkilat yapısını koruyarak milli benliklerini sürdürmüşlerdir.
Doğru seçenek olan devlette (Karahanlılar), İslamiyet'in kabulünden sonra bile Türk dili, alfabesi ve eski yönetim gelenekleri (ikili teşkilat) terk edilmemiştir. Bu durum, devletin Orta Asya Türk kültürüne olan bağlılığını ve ulusçu yapısını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Devletin milli özelliklerini analiz etme
Resmi dilin Türkçe olması ve Uygur alfabesinin kullanılması ulusçu bir yapıya işaret eder.
İslamiyet sonrası birçok Türk devleti Arapça ve Farsça etkisine girmiştir ancak Karahanlılar milli unsurlarını korumuştur.
2
Yönetim biçimini değerlendirme
İkili teşkilat sistemi, İslamiyet öncesi Türk devletlerinde görülen bir yönetim modelidir.
Karahanlılar bu sistemi devam ettirerek Orta Asya devlet geleneğinden kopmadıklarını göstermişlerdir.
3
Devlet eşleştirmesi yapma
Belirtilen özelliklerin tamamı Karahanlı Devleti ile örtüşmektedir.
Diğer Türk-İslam devletleri genellikle daha heterojen veya yerel kültürlerin etkisindedir.

Anahtar Kavram

Karahanlılarda Milli Kimliğin Korunması
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru

Mısır'da kurulan ilk Türk-İslam devleti olan Tolunoğulları (868868-905905), inşa ettikleri "Maristan" adı verilen hastanelerde din ve ırk ayrımı gözetmeksizin halka ücretsiz sağlık hizmeti sunmuş, bu kurumlarda eczaneler aracılığıyla ilaçların dağıtımını da organize etmiştir. Tolunoğulları dönemindeki bu uygulama, devletin aşağıdaki özelliklerinden hangisine sahip olduğunun doğrudan bir kanıtıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal devlet anlayışını benimsediğinin

Cevap

Tolunoğulları'nın Maristanlar aracılığıyla halka ücretsiz ve ayrım gözetmeden sağlık hizmeti sunması, sosyal devlet anlayışını benimsediklerini gösterir.
Sosyal devlet, vatandaşlarının refahını, eğitimini ve sağlığını güvence altına alan devlet modelidir. Tolunoğulları'nın Maristanlar (hastaneler) inşa ederek buralarda din ve ırk farkı gözetmeksizin ücretsiz hizmet vermesi, ilaca erişimi kolaylaştırması bu anlayışın Türk-İslam tarihindeki en erken ve somut örneklerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kavramı analiz etme
"Maristan" adı verilen hastanelerin işlevi belirlendi.
Sorunun kökenindeki uygulamayı anlamak için kurumun amacını saptamak gerekir.
2
Hizmetin sunuluş biçimini değerlendirme
Hizmetin ücretsiz olduğu ve din/ırk ayrımı yapılmadığı görüldü.
Hizmetin kapsamı, devletin halkına bakış açısını (sosyal vs. ayrımcı) ortaya koyar.
3
Siyasi kavramlarla eşleştirme
Halkın temel ihtiyaçlarını (sağlık) karşılıksız karşılayan yapı "Sosyal Devlet" olarak tanımlandı.
Modern ve tarihi literatürde halk için yapılan bu tür yatırımlar sosyal devletin temel göstergesidir.

Anahtar Kavram

Sosyal Devlet Anlayışı

Daha Fazla Pratik

Mısır'da kurulan diğer Türk devletleri olan Akşitler (İhşidîler), Eyyubiler ve Memlükler'in benzer sosyal kurumlarını ve veraset sistemlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 16Soru

Gazneli Devleti, Afganistan topraklarında kurulmuş ve kısa sürede sınırlarını Hindistan'dan Horasan'a kadar genişletmiştir. Geniş bir coğrafyaya yayılan bu devlette halkın; Arap, Fars, Hint ve Türk gibi farklı etnik kökenlerden oluşması, Karahanlılar'ın aksine kozmopolit (çok uluslu) bir yapının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Gazneliler'in bu kozmopolit yapısı, aşağıdaki gelişmelerden hangisinin temel nedeni olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilim ve edebiyat dilinde Arapça ile Farsçanın Türkçenin önüne geçmesi

Cevap

Bilim ve edebiyat dilinde Arapça ile Farsçanın Türkçenin önüne geçmesi
Gazneliler, kuruldukları coğrafya (Horasan-Afganistan-Hindistan) ve yönettikleri halkın heterojen yapısı nedeniyle kültürel bir sentez oluşturmuşlardır. Bu durum, sarayda Türkçe konuşulsa bile bürokraside ve edebiyatta Farsçanın, bilimde ise Arapçanın egemen olmasına yol açmıştır. Bu durum, halkı tamamen Türk olan Karahanlılar'ın Türkçeyi resmi dil ilan etmesiyle taban tabana zıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Gazneli Devleti'nin demografik yapısını analiz etme
Devletin Afgan, Hint, Fars ve Türklerden oluşan çok uluslu bir yapıya sahip olduğu belirlenir.
Sorunun kökünde belirtilen kozmopolit yapının sonuçlarını anlamak için temel veridir.
2
Kültürel etkileşimin dil üzerindeki etkisini değerlendirme
Farsçanın yönetim ve edebiyat dili, Arapçanın ise bilim dili olarak benimsendiği görülür.
Çok uluslu yapılar genellikle o bölgedeki baskın kültürlerin dillerinden etkilenir.
3
Karahanlılar ile kıyaslama yaparak sonuca ulaşma
Tamamı Türklerden oluşan Karahanlılar Türkçeyi korurken, Gazneliler kozmopolit yapı nedeniyle diğer dillere ağırlık vermiştir.
Milli kimlik ile kozmopolit kimlik arasındaki farkı ayırt etmek cevabı doğrular.

Anahtar Kavram

Türk-İslam Devletlerinde Kültürel ve Etnik Yapının Dil Üzerindeki Etkisi

Daha Fazla Pratik

Karahanlılar ile Gazneliler'in 'milli kimlik' ve 'kozmopolit yapı' farkını bir tablo üzerinden çalışmak, KPSS'de sıkça sorulan dil ve yönetim farklarını anlamanızı kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 17Soru

Karahanlılar tarafından inşa edilen ve Türk-İslam mimarisinin özgün örneklerinden biri olan "Ribat"lar; ticari kervanların konakladığı birer kervansaray, sınır güvenliğini sağlayan birer askeri karakol ve İslamiyet'in yayılmasına hizmet eden dini merkezler olarak işlev görmüştür.

Buna göre, Ribatların aşağıdaki alanlardan hangisinde hizmet verdiği savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuki

Cevap

Hukuki alanda hizmet verdikleri savunulamaz çünkü Ribatlar ticari, askeri, dini ve sosyal amaçlı yapılar olup yargı yetkisine sahip değildir.
Ribatlar; ticaret yolları üzerinde güvenliği sağlayan (Askeri), kervanları ağırlayan (Ticari), yolcuların ihtiyaçlarını karşılayan (Sosyal) ve dervişlerin İslamiyet'i yaydığı (Dini) çok amaçlı kurumlardır. Ancak bu yapıların yargı dağıtma veya kanun yapma gibi hukuki bir fonksiyonu yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen Ribat işlevlerini analiz etmek.
Ticari (kervansaray), Askeri (karakol) ve Dini (İslamiyet'in yayılması) işlevler açıkça belirtilmiştir.
Soruda verilen öncülleri kategorize etmek için gereklidir.
2
Belirtilmeyen ancak çıkarılabilecek diğer işlevleri değerlendirmek.
Yolcuların ihtiyaçlarının karşılanması 'Sosyal' devlet ve hizmet anlayışına girer.
Seçeneklerdeki kavramlarla metindeki işlevleri eşleştirmek için gereklidir.
3
Hukuki kavramının Ribat fonksiyonları ile ilgisini sorgulamak.
Hukuk (yargı, mahkeme, mevzuat) ile ilgili bir bilgi metinde bulunmamaktadır.
Doğru seçeneği belirlemek için yapılan son kontroldür.

Anahtar Kavram

Karahanlılarda Ribat kurumunun çok yönlü işlevsel yapısı
Tahmini Süre:50s
Soru 18Soru

İslam dünyasını derinden sarsan Moğol (İlhanlı) ilerleyişini tarihte ilk kez 1260 yılında Ayn Calut Savaşı ile durduran ve 1277 Elbistan Savaşı ile Anadolu'daki Moğol baskısını kırmaya çalışan Türk-İslam devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memlükler

Cevap

Doğru cevap, Moğolları Ayn Calut ve Elbistan savaşlarında mağlup eden Memlükler devletidir.
Memlükler, 1260 yılında Ayn Calut Savaşı ile Moğolları (İlhanlılar) dünya tarihinde ilk kez askeri bir yenilgiye uğratarak durdurmuşlardır. Daha sonra Sultan Baybars, 1277 yılında Anadolu'ya girerek Elbistan Savaşı'nda Moğolları tekrar mağlup etmiş ve Kayseri'de kendi adına hutbe okutmuştur. Bu askeri başarılar Memlükleri döneminin en güçlü Türk-İslam devleti haline getirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
XIII. yüzyılın ortalarında İslam dünyası ve Anadolu üzerindeki en büyük siyasi/askeri tehdidi belirlemek.
Moğol (İlhanlı) istilası bu dönemin en büyük tehdididir.
Savaşların (Ayn Calut, Elbistan) hangi güce karşı yapıldığını anlamak için gereklidir.
2
1260 ve 1277 yıllarında gerçekleşen Ayn Calut ve Elbistan savaşlarının taraflarını analiz etmek.
Bu savaşlar Moğollar ile Memlükler arasında gerçekleşmiştir.
Savaş sonuçlarının hangi devletin başarısı olduğunu teyit etmek için gereklidir.
3
Memlükler'in (Mamluklar) Moğol ilerleyişini durduran ilk ve en etkili güç olduğu bilgisini kullanmak.
Sultan Baybars liderliğindeki Memlük başarısı tespit edilir.
Soruda sorulan 'Moğolları durduran devlet' özelliğinin Memlüklere ait olduğu kesinleşir.

Anahtar Kavram

Memlük Devleti'nin Moğol İstilasını Durdurmadaki Rolü
Tahmini Süre:50s
Soru 19Soru

Mısır'da kurulan Türk-İslam devletlerinden biri olan Eyyubiler, İslam dünyasını Haçlı saldırılarına karşı korumada kritik bir rol oynamışlardır. Eyyubi Devleti'nin İslam dünyasındaki otoritesini güçlendiren ve III. Haçlı Seferi'nin düzenlenmesine yol açan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hattin Savaşı ile Kudüs'ün Haçlılardan geri alınması

Cevap

Eyyubi Devleti'nin otoritesini artıran ve III. Haçlı Seferi'ne neden olan gelişme, Hattin Savaşı ile Kudüs'ün geri alınmasıdır.
Selahaddin Eyyubi önderliğindeki Eyyubiler, 1187 yılında Hattin Savaşı'nda Haçlı ordusunu büyük bir bozguna uğratarak Kudüs'ü geri almışlardır. Bu zafer, İslam dünyasında Eyyubilerin itibarını artırırken, Hristiyan dünyasının Kudüs'ü tekrar almak için III. Haçlı Seferi'ni düzenlemesine doğrudan neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Eyyubiler Devleti'nin tarihteki en belirgin başarısını tespit et.
Selahaddin Eyyubi'nin Haçlılara karşı kazandığı zaferler ve Kudüs'ü geri alması en önemli olaydır.
Eyyubiler, Haçlılarla yapılan mücadeleler ve özellikle Hattin Savaşı ile özdeşleşmiştir.
2
Hattin Savaşı'nın sonuçlarını analiz et.
Kudüs'ün 1187'de fethi, Avrupa'da büyük bir yankı uyandırarak III. Haçlı Seferi'nin başlamasına zemin hazırlamıştır.
Savaşın tarihi ve sonucunun Haçlı seferleri kronolojisindeki yeri bu bilgiyi doğrular.
3
Mısır'da kurulan diğer Türk devletlerinin 'ilklerini' ele.
Tolunoğulları (ilk devlet), Akşitler (Hicaz'da ilk) ve Memlükler (Moğol savunması) seçenekleri elenir.
Her bir devletin kendine has karakteristik başarılarını ayırt etmek doğru sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Eyyubi Devleti'nin Haçlılarla mücadelesi ve Hattin Savaşı'nın önemi.

Daha Fazla Pratik

Eyyubilerin yıkılmasından sonra ordudaki Türk komutanların başlattığı ve 'Veraset Sistemi' ile diğerlerinden ayrılan Memlük Devleti'nin özelliklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 20Soru

İslamiyet’i kabul eden Türk devletlerinden biri olan bu yapı, kendisini Büyük Selçuklu Devleti’nin mirasçısı olarak görmüş ve Moğol istilası karşısında bir tampon bölge vazifesi üstlenmiştir. Ancak 12301230 yılında Anadolu Selçuklu Devleti ile yaptıkları Yassıçemen Savaşı'nı kaybederek zayıflama sürecine girmişlerdir.

Paragrafta özellikleri belirtilen Türk-İslam devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Harzemşahlar

Cevap

Harzemşahlar
Harzemşahlar, Orta Asya ve İran bölgesinde hüküm sürmüş, kendilerini Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun devamı ve mirasçısı olarak tanımlamışlardır. 12301230 yılında gerçekleşen Yassıçemen Savaşı'nda Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad'a yenilmeleri, bu devletin Moğol saldırılarına karşı sunduğu tampon bölge özelliğini kaybetmesine ve kısa süre içinde yıkılmasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Devletin siyasi iddiasını analiz etme
Kendini Büyük Selçuklu Devleti'nin mirasçısı olarak gören devletin Harzemşahlar olduğu belirlenir.
Harzemşahlar, Selçuklu valisi Anuş Tigin tarafından temelleri atılan ve Selçukluların zayıflamasıyla bağımsızlaşan bir devlettir.
2
Askeri ve coğrafi gelişmeleri değerlendirme
Moğol istilası (Cengiz Han dönemi) karşısında bir engel teşkil ettikleri ve Anadolu Selçuklu hükümdarı I. Alaeddin Keykubad ile savaştıkları tespit edilir.
Harzemşahlar, Doğu'dan gelen Moğol tehlikesi ile Anadolu arasında coğrafi bir engel (tampon) oluşturmuştur.
3
Savaş sonucuna göre devlet tespiti yapma
12301230 Yassıçemen Savaşı'nın Harzemşahlar ve Anadolu Selçukluları arasında geçtiği bilgisiyle doğru şıkka ulaşılır.
Yassıçemen Savaşı, Harzemşahlar'ın fiilen çöküş sürecini başlatan en kritik olaydır.

Anahtar Kavram

Harzemşahlar'ın Tarihsel Rolü ve Yassıçemen Savaşı

İpuçları

1
Bu devlet Cengiz Han'ın elçilerini öldürerek (Otrar Faciası) Moğol istilasının başlamasına zemin hazırlamıştır.
2
Devletin en parlak dönemi Celaleddin Harzemşah zamanıdır ve Anadolu Selçuklu Devleti ile rekabet etmişlerdir.
3
12301230 yılında Erzincan yakınlarında yapılan Yassıçemen Savaşı bu devletin yıkılışına giden yolu açmıştır.

Daha Fazla Pratik

Harzemşahlar'ın yıkılmasının Anadolu tarihi açısından en önemli sonucu, Anadolu'nun Moğol istilasına (İlhanlılar) açık hale gelmesidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Diğer Türk-İslam Devletleri Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür | Examkin