Anayasa Hukuku ve Türk Anayasa Tarihi

537 soru

Soru 181Soru

1961 Anayasası'nın 1971 ve 1973 yıllarında uğradığı kapsamlı değişikliklerden önceki özgün metni (ilk hali) dikkate alındığında, temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması rejimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa'da genel bir sınırlama maddesine yer verilmemiş; hakların ancak ilgili maddelerinde belirtilen özel sebeplerle ve hakkın özüne dokunulmaksızın kanunla sınırlanabileceği esası benimsenmiştir.

Cevap

Anayasa'da genel bir sınırlama maddesine yer verilmemiş; hakların ancak ilgili maddelerinde belirtilen özel sebeplerle ve hakkın özüne dokunulmaksızın kanunla sınırlanabileceği esası benimsenmiştir.
1961 Anayasası'nın 1961-1971 yılları arasındaki özgün hali, Türk anayasa tarihinin en liberal dönemidir. Bu dönemde 'genel sınırlama' (Anayasa'nın genelinde her hak için geçerli olan kısıtlama sebepleri) bulunmamaktaydı. Bir hakkın sınırlanabilmesi için mutlaka o hakkın kendi maddesinde 'özel bir sınırlama sebebi' bulunması, bu sınırlamanın kanunla yapılması ve sınırlamanın 'hakkın özüne' (hakkı kullanılmaz hale getirecek müdahalelere) dokunmaması gerekirdi.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Anayasası'nın 1971 öncesi koruma felsefesini analiz etme
Anayasanın oldukça liberal ve hak odaklı olduğu belirlendi.
1961 Anayasası, 1924 dönemindeki yasama üstünlüğüne karşı hakları güvence altına almayı hedeflemiştir.
2
Sınırlama türlerini (Genel vs. Özel) karşılaştırma
Özgün metinde 'Genel Sınırlama' maddesinin bulunmadığı hatırlatıldı.
Genel sınırlama nedenleri (kamu düzeni, genel ahlak vb. başlıklar altında tüm hakları kapsayan kısıtlamalar) ancak 1971 değişiklikleri ile sisteme girmiştir.
3
Güvence mekanizmalarını inceleme
'Hakkın özüne dokunma yasağı' ve 'kanunla sınırlama' ilkeleri teyit edildi.
Bu ilkeler, demokratik hukuk devletinin ve 1961 Anayasası'nın temel taşlarıdır.

Anahtar Kavram

1961 Anayasası'nda Temel Hakların Sınırlandırılması Rejimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 182Soru

Parlamenter sistemin temel işleyiş ilkelerini korumakla birlikte, sıkça yaşanan hükümet bunalımlarını önlemek ve yürütme organında istikrarı sağlamak amacıyla; 'yapıcı güvensizlik oyu' (constructive vote of no confidence) gibi hükümetin düşürülmesini zorlaştıran hukuki tekniklerin ve mekanizmaların anayasal sisteme dahil edildiği model aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rasyonalize edilmiş parlamenterizm

Cevap

Hükümetin düşürülmesini zorlaştıran hukuki mekanizmaların kullanıldığı model 'Rasyonalize edilmiş parlamenterizm'dir.
Doğru cevap olan rasyonalize edilmiş parlamenterizm, klasik parlamenter sistemin zaaflarını (sık hükümet değişimi, istikrarsızlık) gidermek için ortaya çıkmıştır. 'Yapıcı güvensizlik oyu' (Almanya örneğindeki gibi) bir hükümetin düşürülebilmesi için meclisin yeni bir başbakan üzerinde uzlaşmasını zorunlu kılarak istikrarı hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen anahtar kavramları (hükümet istikrarı, yapıcı güvensizlik oyu) analiz et.
Bu kavramlar parlamenter sistemin zayıf yönlerini (hükümet krizleri) gidermek için tasarlanmıştır.
Sistemin hangi temel problemine çözüm arandığını belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki sistemlerin yürütme organı ile yasama organı arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Yapıcı güvensizlik oyu, hükümet düşürülürken yerine yenisinin seçilmesini şart koşarak yönetim boşluğunu engeller.
Bu teknik sadece parlamenter yapılar içinde bir 'rasyonelleştirme' çabasıdır.
3
Türkiye'deki anayasal gelişmeleri düşün (Örn: 1982 Anayasası'nın ilk hali).
1982 Anayasası, 1970'li yıllardaki hükümet krizlerini önlemek için rasyonalize edilmiş parlamenterizm tekniklerini benimsemiştir.
Konunun tarihsel ve pratik uygulama bağlamını kurmak.

Anahtar Kavram

Rasyonalize Edilmiş Parlamenterizm

İpuçları

1
Soruda geçen 'rasyonalize' kelimesi, sistemin daha akılcı ve istikrarlı hale getirilmesi çabasını ifade eder.
2
Özellikle Almanya'nın 1949 Anayasası ile literatüre giren 'yapıcı güvensizlik oyu' bu sistemin en meşhur aracıdır.

Daha Fazla Pratik

1982 Anayasası'ndaki 'rasyonalize edilmiş parlamenterizm' izlerini (Cumhurbaşkanının seçim süreci, meclis başkanlığı seçimleri vb.) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 183Soru

1982 Anayasası'nda yapılan 2017 anayasa değişiklikleri ile geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde, yürütme organının yapısı ve işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütme yetki ve görevinin tek başına Cumhurbaşkanı tarafından yerine getirildiği monist (tekçi) bir yapıya sahip olması

Cevap

Yürütme yetki ve görevinin tek başına Cumhurbaşkanı tarafından yerine getirildiği monist (tekçi) bir yapıya sahip olması
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde yürütme erki, eski parlamenter sistemin aksine tek bir makamda (Cumhurbaşkanı) toplanmıştır. Bu durum, yürütme organının tek bir kanattan oluştuğu 'monist' (tekçi) yapı olarak ifade edilir.

Adım Adım Çözüm

1
2017 Anayasa değişikliği ile yürütme organındaki yapısal değişimi tespit etmek
Bakanlar Kurulu ve Başbakanlık makamının kaldırıldığı görülür.
Yeni sistemde yürütmenin tüm yetki ve sorumluluğu Cumhurbaşkanına devredilmiştir.
2
Yürütmenin tek kanatlı mı yoksa çift kanatlı mı olduğunu analiz etmek
Yürütmenin tek bir makamdan (Cumhurbaşkanı) oluştuğu saptanır.
Parlamenter sistemdeki 'Cumhurbaşkanı + Bakanlar Kurulu' (dualist) yapısından, sadece 'Cumhurbaşkanı' (monist) yapısına geçilmiştir.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Monist (Tekçi) Yapısı
Soru 184Soru

1961 Anayasası, 1924 Anayasası’nın uygulandığı dönemde ortaya çıkan "çoğunluğun tahakkümü" riskine karşı "çoğulcu demokrasi" anlayışını benimsemiş ve iktidarın sınırlandırılması amacıyla rasyonelleştirilmiş parlamenter sistemi kurmuştur. Bu bağlamda, 1961 Anayasası ile getirilen aşağıdaki düzenlemelerden hangisi, yasama organının kendi içindeki denetimini sağlamaya ve hukukun üstünlüğünü kurumsal güvenceye bağlamaya yönelik en temel yapısal değişikliği ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasama yetkisinin Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu arasında paylaştırılması ve kanunların denetimi için Anayasa Mahkemesinin kurulması

Cevap

Yasama yetkisinin Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu arasında paylaştırılması ve kanunların denetimi için Anayasa Mahkemesinin kurulması
1961 Anayasası'nın en belirgin özelliği, yasamanın mutlak üstünlüğüne karşı kurumlar aracılığıyla denge kurulmasıdır. Bu amaçla parlamento ikiye bölünmüş (Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu) ve yasamanın işlemlerini denetlemek üzere Türk hukuk tarihinde ilk kez Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Anayasası'nın temel felsefesini analiz etme
Çoğulcu demokrasi ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin benimsendiği görülür.
1924 Anayasası'nın meclis üstünlüğüne dayalı yapısının tek taraflı güç kullanımına yol açtığı düşüncesi bu değişimin temelidir.
2
Yasama organının yapısındaki değişikliği belirleme
Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu'ndan oluşan iki kanatlı parlamento yapısı tespit edilir.
Çift meclisli yapı, yasama sürecinde denetim ve denge mekanizması kurmak amacıyla getirilmiştir.
3
Hukukun üstünlüğünü sağlayan yeni yargı kurumunu belirleme
Anayasa Mahkemesinin (AYM) kurulması.
Meclisin çıkardığı kanunların Anayasa'ya uygunluğunun yargısal denetime tabi tutulması, hukuk devletinin en önemli güvencesidir.

Anahtar Kavram

1961 Anayasası'nın Çoğulcu ve Denetleyici Yapısı

İpuçları

1
1961 Anayasası, yasamanın gücünü sınırlandırmak için meclis yapısını değiştirmiştir.
2
Bu anayasa ile hukuk devletini korumak adına kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyen yeni bir mahkeme kurulmuştur.

Daha Fazla Pratik

1961 Anayasası'nda yapılan 1971-1973 değişikliklerinin 'yürütmeyi güçlendirme' amacını ve bu doğrultuda kurulan kurumları (örneğin AYİM) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 185Soru

1982 Anayasası'nın hazırlık sürecinde görev yapan "Kurucu Meclis"in (Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisi) yapısı, yetki dağılımı ve taslak metnin kesinleşme aşamaları dikkate alındığında; aşağıdakilerden hangisi bu döneme ait doğru bir bilgi değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa hazırlık sürecinde yasama yetkisini kullanan sivil kanat, 1961 Anayasası'ndaki hazırlık modeline benzer şekilde Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu'ndan oluşan çift meclisli bir yapıda oluşturulmuştur.

Cevap

1982 Anayasası'nın hazırlık sürecinde sivil kanadı temsil eden Danışma Meclisi, 1961 modelinin aksine çift meclisli değil, tek meclisli bir yapıya sahiptir.
1982 Anayasası'nın hazırlık sürecinde görev yapan Danışma Meclisi, 1961 Anayasası'nın hazırlık sürecindeki modelin aksine tek meclisli bir yapıda oluşturulmuştur. 1961 sürecinde sivil kanadı temsil eden Temsilciler Meclisi varken, 1982'de bu görevi tek başına Danışma Meclisi yürütmüştür. Seçeneklerde belirtilen çift meclisli (Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu) yapı 1961 Anayasası'nın parlamento yapısıdır ve 1982 hazırlık süreciyle bir ilgisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Kurucu Meclis yapısını analiz et.
Milli Güvenlik Konseyi (askeri kanat) ve Danışma Meclisi (sivil kanat) olmak üzere iki kanatlı bir yapı mevcuttur.
Hazırlık sürecinin organlarını belirlemek için gereklidir.
2
Danışma Meclisi'nin iç yapısını ve 1961 hazırlık süreciyle farkını karşılaştır.
1961 sürecinde Kurucu Meclis'in sivil kanadı olan Temsilciler Meclisi'nin yanı sıra askeri kanat (MBK) bulunurken, 1982 sürecindeki Danışma Meclisi tek bir meclis olarak kurgulanmıştır.
1961 ve 1982 hazırlık modelleri arasındaki yapısal farkı ayırt etmek gerekir.
3
Hiyerarşik yetkiyi ve kesinleşme usulünü değerlendir.
Milli Güvenlik Konseyi'nin Danışma Meclisi üzerinde mutlak bir veto ve metni değiştirme yetkisi olduğu görülür.
Sürecin demokratik niteliğini ve kurucu iktidarın karakterini anlamak için kritiktir.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası'nın hazırlanışında Kurucu Meclis'in sivil kanadı (Danışma Meclisi) tek meclisli bir yapıdadır.

Daha Fazla Pratik

1961 ve 1982 Anayasaları arasındaki 'sertlik' ve 'kazuistik yapı' farklarını inceleyerek bu özelliklerin yasama ve yürütme ilişkilerine etkisini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 186Soru

1982 Anayasası’nın genel özellikleri ve hazırlanış süreciyle ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasama organı olarak Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu'ndan oluşan çift meclisli bir yapı benimsenmiştir.

Cevap

Yasama organının Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu'ndan oluşan çift meclisli bir yapıda olması, 1961 Anayasası'nın bir özelliğidir; 1982 Anayasası ise tek meclisli sistemi benimsemiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, 1982 Anayasası'nın yasama organı yapısını yanlış tanımlamaktadır. 1982 Anayasası, 1961 Anayasası'ndaki 'Millet Meclisi' ve 'Cumhuriyet Senatosu' ayrımını kaldırarak yasama yetkisini tek bir organa, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'nın meclis yapısını incelemek.
1982 Anayasası, yasama yetkisini sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) vermiştir.
Geçmişteki çift meclisli yapının karar alma süreçlerini yavaşlattığı düşünülerek tek meclisli yapıya geçilmiştir.
2
Seçeneklerdeki 'çift meclis' ifadesini değerlendirmek.
Çift meclis (Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu), 1961 Anayasası'nın temel özelliklerinden biridir.
1982 Anayasası hazırlayıcıları, yürütmeyi güçlendirmek ve süreci hızlandırmak için senatoyu kaldırmıştır.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası'nın Yasama Yapısı ve 1961 ile Farkı

İpuçları

1
1982 Anayasası, 1961 Anayasası'nın aksine yasama sürecini hızlandırmak için kurulmuştur.
2
1961 Anayasası'nda bulunan Cumhuriyet Senatosu, 1982 düzenlemeleriyle kaldırılmıştır.
3
Şu anki meclis yapımız olan tek meclisli (TBMM) sistem 1982 Anayasası ile yeniden tesis edilmiştir.

Daha Fazla Pratik

1961 ve 1982 anayasalarının meclis yapısı, sertlik derecesi ve hak/hürriyetler bakımından karşılaştırmalı tablosunu inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 187Soru

Türk anayasa tarihinde 18761876 yılında ilan edilen Kanun-i Esasi ile oluşturulan Meclis-i Umumi içerisinde yer alan Heyet-i Ayan üyeleri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üyeleri doğrudan Padişah tarafından atanır ve bu üyeler ömür boyu (kayd-ı hayat) görevde kalırlar.

Cevap

Heyet-i Ayan üyeleri Padişah tarafından atanır ve ömür boyu görevde kalırlar.
Doğru seçenek, Heyet-i Ayan üyelerinin Padişah tarafından atanacağını ve 'kayd-ı hayat' şartıyla, yani ölünceye kadar görevde kalacaklarını belirtmektedir. Bu durum 18761876 Kanun-i Esasi'nin getirdiği çift meclisli yapının en belirgin özelliklerinden biridir ve aristokratik bir denetim mekanizması oluşturmayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Meclis-i Umumi yapısını analiz etme
Meclis-i Umumi; halkın seçtiği Heyet-i Mebusan ve Padişah'ın atadığı Heyet-i Ayan'dan oluşur.
Çift meclisli yapının işleyişini ve üye kaynağını anlamak için gereklidir.
2
Heyet-i Ayan'ın üyelik şartlarını değerlendirme
Üyelerin 4040 yaşını doldurmuş, güvenilir ve devlet hizmetinde başarılı kişiler olması gerekir.
Üyelerin niteliklerini belirlemek doğru seçeneğe ulaşmayı kolaylaştırır.
3
Görev süresi ve atama usulünü belirleme
Padişah tarafından atanan bu üyeler, 'kayd-ı hayat' yani ömür boyu görev yaparlar.
18761876 Anayasası'nın orijinal metnindeki temel hükmü doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Heyet-i Ayan'ın Yapısı ve Atama Usulü

İpuçları

1
18761876 Anayasası ile kurulan meclislerin üye kaynağının (halk vs. padişah) farklı olduğunu unutmayın.
2
'Kayd-ı hayat' terimi, Osmanlı hukukunda bir görevin ömür boyu süreceğini ifade eder.

Daha Fazla Pratik

18761876 Kanun-i Esasi'nin 19091909 değişikliklerinden sonra padişahın meclisi feshetme yetkisinin nasıl sınırlandırıldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 188Soru

2020 Ocak 19211921 tarihinde kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Türk anayasa tarihinde millî hâkimiyet ilkesini esas alan ilk anayasal metindir. Kurtuluş Savaşı'nın olağanüstü şartlarında hazırlanan bu anayasanın orijinal metni ve dönemsel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi 19211921 Anayasası'nın hükümleri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye Devleti'nin dininin İslam olduğunun anayasanın kabul edilen orijinal metninde belirtilmesi

Cevap

Türkiye Devleti'nin dininin İslam olduğunun anayasanın kabul edilen orijinal metninde yer alması ifadesi yanlıştır; çünkü bu madde anayasaya 1923 yılında dahil edilmiştir.
Türkiye Devleti'nin dininin İslam olduğu hükmü, 2020 Ocak 19211921 tarihinde kabul edilen orijinal Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda yer almaz. Bu hüküm, Cumhuriyetin ilan edildiği 2929 Ekim 19231923 tarihli anayasa değişikliği ile metne dahil edilmiştir. Soru kökünde 'orijinal metin' vurgulandığı için bu ifade özellikler arasında gösterilemez.

Adım Adım Çözüm

1
1921 Anayasası'nın (2020 Ocak 19211921) orijinal halindeki madde içeriğini analiz et.
2323 asıl ve 11 muvakkat maddeden oluşan anayasa metninde dinle ilgili bir 'devlet dini' hükmü bulunmamaktaydı.
Anayasanın laiklik veya din konusundaki tutumunu başlangıç aşamasında belirlemek için kronolojik bilgi gereklidir.
2
Anayasa üzerindeki 19231923 yılı değişikliklerini incele.
2929 Ekim 19231923'te cumhuriyetin ilanıyla birlikte 'Türkiye Devleti'nin dini, Din-i İslam'dır' maddesinin eklendiği görülür.
Soru kökündeki 'orijinal metin' vurgusu, sonraki değişikliklerin elenmesini gerektirir.
3
Diğer seçeneklerdeki idari ve siyasi yapıyı teyit et.
Meclis hükümeti, kuvvetler birliği ve vilayet özerkliği (muhtariyet) maddelerinin orijinal metinde olduğu doğrulanır.
Yanlış seçeneklerin neden yanlış olduğunu anlamak için 1921 Anayasası'nın özgün idari yapısı (adem-i merkeziyet) bilinmelidir.

Anahtar Kavram

1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye) ve 1923 Değişiklikleri

İpuçları

1
1921 Anayasası'nın ilk hali çok kısa ve çerçeve niteliğindedir, sadece 2323 maddedir.
2
Devletin dini ile ilgili hükmün anayasaya giriş tarihi ile Cumhuriyet'in ilan tarihi arasındaki ilişkiyi düşünün.
3
Hükümet şekli ve din maddesi gibi temel nitelikler anayasaya 19231923 yılında yapılan kapsamlı revizyonlarla eklenmiştir.

Daha Fazla Pratik

1921 Anayasası'ndaki 1923 değişikliklerinin (Cumhurbaşkanlığı makamı, başbakanlık, devletin dili ve dini) detaylarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 189Soru

19211921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu), savaş dönemi şartları gereği sadece temel devlet yapısını belirleyen kısa ve öz bir "çerçeve" anayasa niteliği taşımaktaydı. Buna karşılık, 19241924 Anayasası hem devlet organlarını hem de vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini en ince ayrıntısına kadar düzenleyen çok daha geniş kapsamlı bir metin olarak hazırlanmıştır. Anayasa hukukunda 19241924 Anayasası'nın bu "ayrıntılı" düzenleme yapısını ifade etmek için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kazuistik anayasa

Cevap

Kazuistik anayasa
Doğru yanıt olan kavram, bir anayasanın toplumsal ve hukuki hayatın her alanını detaylarıyla düzenlemesini ifade eder. 19241924 Anayasası, devletin yapısını ve bireysel hakları geniş bir şekilde ele aldığı için kazuistik bir anayasa olarak sınıflandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
19211921 ve 19241924 anayasalarının kapsam derinliğini karşılaştırın.
19211921 Anayasası kısa (çerçeve), 19241924 Anayasası ise detaylıdır.
Anayasaların madde sayısı ve içerik detayları onları yapısal olarak sınıflandırır.
2
Hukuk literatüründeki "ayrıntılı düzenleme" terimini belirleyin.
Ayrıntılı düzenlemeler içeren anayasalara "kazuistik" denir.
Bu kavram, anayasanın temel ilkelerden ziyade kanun gibi detaylara girmesini ifade eder.

Anahtar Kavram

Kazuistik ve Çerçeve Anayasa Ayrımı

Daha Fazla Pratik

19241924 Anayasası'nın neden "sert" bir anayasa olarak kabul edildiğini, değiştirilemez maddeler üzerinden tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 190Soru

19. yüzyıl Osmanlı siyasi ve hukuki hayatında "anayasallaşma süreci" olarak adlandırılan belgelerin her biri, devlet iktidarının sınırlandırılması noktasında farklı yöntem, araç ve hukuki dayanaklar benimsemiştir. Bu belgelerin hukuki nitelikleri ve Türk anayasa tarihindeki konumları göz önüne alındığında; Sened-i İttifak ve Tanzimat Fermanı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sened-i İttifak, hükümdarın yetkilerini merkezî otorite ile yerel güç odakları arasındaki siyasi bir mutabakatla kısıtlayan ilk belge olma özelliği taşırken; Tanzimat Fermanı, padişahın kendi iradesinin üzerinde kanun gücünün varlığını tek taraflı olarak tanıdığı bir aşamayı temsil eder.

Cevap

Sened-i İttifak'ın siyasi bir uzlaşma (mutabakat) sonucu oluştuğu, Tanzimat Fermanı'nın ise padişahın kanun üstünlüğünü kendi iradesiyle tanıdığı ifadesi doğrudur.
Sened-i İttifak, Osmanlı tarihinde padişahın yetkilerinin ilk kez sınırlandırıldığı belgedir ve bu sınırlama Ayanlar ile yapılan bir 'sözleşme' (siyasi mutabakat) yoluyla gerçekleşmiştir. Tanzimat Fermanı ise padişahın kendi rızasıyla kanunların kendi iradesinden üstün olduğunu ilan ettiği, 'hukukun üstünlüğü' ilkesinin temelinin atıldığı tek taraflı bir tasarruftur.

Adım Adım Çözüm

1
Sened-i İttifak'ın (1808) hukuki niteliğini analiz et.
Belge, Padişah (II. Mahmut) ile Ayanlar arasında imzalanmıştır; bir 'sözleşme' (misak/pakt) niteliğindedir.
İktidarın tek taraflı iradesiyle değil, iki güç odağının anlaşmasıyla ortaya çıkmıştır.
2
Tanzimat Fermanı'nın (1839) hukuki niteliğini analiz et.
Padişahın tek taraflı irade beyanıdır (anayasal bildirge). Padişah, ilan edilecek kanunlara kendisinin de uyacağına söz vermiştir.
Hukukun üstünlüğü (kanun kuvveti) ilkesinin Türk hukuk tarihindeki ilk somut adımıdır.
3
İki belgeyi karşılaştırarak temel farkı belirle.
Sened-i İttifak kronolojik olarak ilk kısıtlamadır ancak Tanzimat Fermanı 'hukuk devleti' yolunda daha kurumsal bir aşamadır.
Sened-i İttifak siyasi dengeye, Tanzimat Fermanı ise hukuki ilkelere dayanır.

Anahtar Kavram

Osmanlı anayasallaşma sürecinde belgelerin hukuki nitelik farkları (Pakt vs. Ferman)

İpuçları

1
Belgelerin kimler arasında yapıldığına ve padişahın bu süreçteki irade biçimine odaklanın.
2
Sened-i İttifak'ın bir 'sözleşme' (Magna Carta benzeri), Tanzimat'ın ise bir 'anayasal bildirge' (haklar ilanı) olduğunu hatırlayın.
3
Tanzimat Fermanı'nda geçen 'Bundan böyle padişah dahi ilan edilen kanunlara uyacaktır' ifadesi hukukun üstünlüğünü; Sened-i İttifak ise siyasi gücün paylaşımını simgeler.

Daha Fazla Pratik

Islahat Fermanı'nın Tanzimat Fermanı'ndan farklarını ve özellikle dış baskı unsurunun hangi belgede daha belirgin olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 191Soru

1924 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) yürürlükte kaldığı 1924-1961 yılları arasında, Türk siyasal ve toplumsal yapısını dönüştüren pek çok önemli düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerden hangisi, bizzat bir "anayasa değişikliği" (teşkilat-ı esasiye değişikliği) prosedürü işletilerek anayasa metnine dahil edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1934 yılında kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması

Cevap

1934 yılında kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması düzenlemesi doğrudan bir anayasa değişikliği ile gerçekleştirilmiştir.
1924 Anayasası'nın (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) 10. maddesi seçmen olmayı, 11. maddesi ise seçilme yeterliliğini düzenlemekteydi. 5 Aralık 1934 tarihinde yapılan anayasa değişikliği ile bu maddelerdeki 'erkek' ibaresi değiştirilerek kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Bu düzenleme, anayasa metni üzerinde yapılan resmi bir değişikliktir.

Adım Adım Çözüm

1
1924 Anayasası dönemindeki temel siyasi reformların hukuki dayanaklarını analiz etmek.
Tarihsel süreçteki pek çok reformun anayasa değişikliği ile değil, adi kanunlar (429, 431 sayılı kanunlar veya Seçim Kanunu gibi) ile yapıldığı görülür.
KPSS sorularında reformların hangi hukuki araçla (Anayasa değişikliği vs. Kanun) yapıldığı ayrımı yüksek puanlı bir ayırt edicidir.
2
Kadınlara yönelik siyasi hakların gelişimini incelemek.
1930 (Belediye) ve 1933 (Muhtarlık) hakları kanunla verilmişken, 1934'teki milletvekilliği hakkı için anayasanın 10. ve 11. maddeleri değiştirilmiştir.
Anayasal düzeyde temsil hakkı ancak anayasanın ilgili maddelerinin (seçme ve seçilme yaşı/nitelikleri) tadili ile mümkündür.
3
Diğer seçeneklerdeki kronolojik ve hukuki hataları saptamak.
1946 ve 1950 seçim reformlarının anayasada değil, seçim mevzuatında olduğu; Halifelik ve Şer'iye vekaletinin ise 1924 Anayasası'ndan önce kanunla kaldırıldığı sonucuna ulaşılır.
Doğru sonuca ulaşmak için anayasa değişikliği prosedürü ile yasama faaliyeti arasındaki farkı ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Anayasa Değişikliği ve Kanun Ayrımı (1924 Anayasası Dönemi)

Daha Fazla Pratik

1924 Anayasası'nda yapılan diğer önemli metinsel değişiklikleri (1928 Devletin dini ibaresinin çıkarılması ve 1937 Atatürk ilkelerinin eklenmesi) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 192Soru

27 Mayıs 1960 müdahalesi sonrası hazırlanan 1961 Anayasası’nın kabul süreci ve bu süreçte görev alan organların nitelikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa, askerî kanadı temsil eden Millî Birlik Komitesi ile sivil kanadı temsil eden Temsilciler Meclisi’nden oluşan Kurucu Meclis tarafından hazırlanmıştır.

Cevap

1961 Anayasası, Millî Birlik Komitesi ve Temsilciler Meclisi'nden oluşan iki kanatlı Kurucu Meclis tarafından hazırlanmıştır.
1961 Anayasası'nı hazırlayan 'Kurucu Meclis', 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren subayların oluşturduğu Millî Birlik Komitesi (MBK) ile sivil toplum ve siyasi parti temsilcilerinden oluşan Temsilciler Meclisi'nden meydana gelmiştir. Bu yapı anayasanın hazırlanışında hem askerî hem sivil meşruiyet aranmaya çalışıldığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Anayasası'nı hazırlayan 'Kurucu Meclis'in yapısını analiz edin.
Meclis; askerî (Millî Birlik Komitesi) ve sivil (Temsilciler Meclisi) olmak üzere iki kanattan oluşur.
Bu yapı, 1961 Anayasası'nın hazırlanışındaki en temel ayırt edici özelliktir.
2
Kabul yöntemini ve referandum sürecini değerlendirin.
Anayasa tasarısı Kurucu Meclis tarafından kabul edildikten sonra 9 Temmuz 1961'de halkoyuna sunulmuştur.
1961 Anayasası, Türkiye tarihinde halkoyuna sunulan ilk anayasadır.
3
1982 Anayasası ile olan temel farkları (CB seçimi ve sivil kanat ismi) karşılaştırın.
1982'de referandum ile cumhurbaşkanlığı seçimi birleşiktir ve sivil kanat 'Danışma Meclisi'dir; 1961'de ise referandum tekildir ve sivil kanat 'Temsilciler Meclisi'dir.
Çeldiricilerin elenmesi için bu tarihsel ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

1961 Anayasası'nın Hazırlanış Süreci ve Kurucu Meclis Yapısı

İpuçları

1
1961 ve 1982 anayasalarının sivil kanatlarının isimlerinin farklı olduğunu hatırlayın.
2
1961 Anayasası'nda siyasi partiler hazırlık sürecine (Temsilciler Meclisi düzeyinde) katılmışlardır.
3
Askerî kanat her iki dönemde de farklıdır; 1961'de MBK, 1982'de MGK'dır.

Daha Fazla Pratik

1961 Anayasası ile kurulan kurumları (AYM, DPT, Cumhuriyet Senatosu) ve bu anayasanın 'Sosyal Devlet' ilkesini getiren ilk anayasa olması özelliğini tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 193Soru

18761876 tarihli Kanun-i Esasi'nin 19091909 yılındaki köklü anayasa değişikliklerinden önceki ilk hali dikkate alındığında, yasama sürecinde meclis iradesinin hükümdar karşısında kısıtlandığını gösteren temel uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclis üyelerinin hazırladıkları kanun tekliflerini (layiha) görüşebilmek için Padişah'tan ön izin alma zorunluluğunun bulunması

Cevap

Meclis üyelerinin kanun teklifinde bulunabilmek için Padişah'tan izin alma zorunluluğunun bulunması
1876 Kanun-i Esasi'nin orijinal metnine göre, halkın temsilcilerinden oluşan Meclis-i Mebusan'ın kendi başına kanun teklif etme yetkisi yoktu. Herhangi bir yasa önerisinin görüşülmeye başlanabilmesi için dahi Padişah'ın önceden onay vermesi (izin) gerekiyordu. Bu kural, yasamanın inisiyatif almasını engelleyerek monarkın iradesini meclisin üstünde tutmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin belirlenmesi
Soru 1876 Kanun-i Esasi'nin 1909 değişiklikleri öncesindeki (orijinal) halini sormaktadır.
Bu ayrım, yasama ve yürütme arasındaki güç dengesinin anlaşılması için kritiktir.
2
Yasama yetkisinin analizi
Orijinal metinde Meclis-i Umumi'nin (Ayan ve Mebusan) kanun yapma iradesi Padişah'ın iznine ve onayına sıkı sıkıya bağlıdır.
Mutlak monarşilerde egemenlik hükümdarda olduğu için yasama süreci onun izniyle başlar.
3
Kanun teklif usulünün incelenmesi
Meclis üyeleri bir kanun tasarısı (layiha) hazırlasalar dahi, bunu mecliste görüşebilmek için Padişah'tan 'istizan' (izin isteme) yapmak zorundadır.
Bu usul, meclisin bağımsız bir yasama organı olmasını engelleyen temel bariyerdir.

Anahtar Kavram

1876 Kanun-i Esasi'nin (Orijinal hali) Yasama Usulü

Daha Fazla Pratik

1876 Kanun-i Esasi'deki 1909 değişikliklerini bir tablo yaparak (Önce/Sonra şeklinde) çalışmak, bu tip karmaşık soruları çözmeyi kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 194Soru

1982 Anayasası'nın hazırlık sürecinde görev yapan 'Kurucu Meclis'in (Milli Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisi) yapısı ve bu anayasanın temel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu döneme ait yanlış bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1961 Anayasası'ndaki 'Millet Meclisi' ve 'Cumhuriyet Senatosu'ndan oluşan iki meclisli yapı aynen korunmuştur.

Cevap

1982 Anayasası, 1961 Anayasası'nın aksine iki meclisli yapıyı sonlandırmış ve tek meclisli (ünikameral) bir sistem benimsemiştir.
Doğru cevap, 1982 Anayasası'nın yasama organını tek meclisli olarak düzenlediği gerçeğine dayanmaktadır. 1961 Anayasası'nda yer alan ve 'Millet Meclisi' ile birlikte yasama organını oluşturan 'Cumhuriyet Senatosu', 1982 Anayasası ile kaldırılmış ve yasama yetkisi tek başına Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurucu Meclis yapısını analiz etme
1982 Anayasası, askeri kanat (Milli Güvenlik Konseyi) ve sivil kanat (Danışma Meclisi) tarafından hazırlanmıştır.
Anayasanın hazırlık sürecindeki yetki dağılımını ve meşruiyet zeminini anlamak için gereklidir.
2
Yasama yapısındaki değişikliği belirleme
1961'deki Cumhuriyet Senatosu kaldırılarak sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi (tek meclis) bırakılmıştır.
Bu, 1982 Anayasası'nın 1961'den ayrılan en temel yapısal farklarından biridir.
3
Anayasanın niteliklerini değerlendirme
Metnin ayrıntılı (kazuistik) ve değiştirilmesinin zor (sert) olduğu, referandumun cumhurbaşkanlığı seçimiyle birleştirildiği doğrulanır.
Anayasanın karakteristik özelliklerini ayırt etmek ve yanlış seçeneği tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası'nın Hazırlık Süreci ve Temel Farkları

Daha Fazla Pratik

1961 ve 1982 anayasalarının 'Kurucu Meclis' yapılarını, sivil kanattaki siyasi parti temsilciliği üzerinden karşılaştırmanız konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 195Soru

1982 Anayasası'nın hazırlık sürecinde, 12 Eylül 1980 müdahalesinden sonra yeni rejimin hukuki çerçevesini oluşturmak amacıyla bir "Kurucu Meclis" tesis edilmiştir. Bu Kurucu Meclis'in yapısı, işleyişi ve 1982 Anayasası'nın kabul süreci dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurucu Meclis; askeri kanat olan Milli Güvenlik Konseyi ve sivil kanat olan Danışma Meclisi’nden oluşmuş, anayasa metni üzerindeki nihai söz yetkisi Milli Güvenlik Konseyi'ne verilmiştir.

Cevap

Kurucu Meclis'in askeri kanat (Milli Güvenlik Konseyi) ve sivil kanat (Danışma Meclisi) şeklinde yapılandığı ve son söz yetkisinin askeri kanatta olduğu ifade doğrudur.
1982 Anayasası'nın hazırlık süreci, MGK ve Danışma Meclisi'nden oluşan iki kanatlı bir Kurucu Meclis eliyle yürütülmüştür. Bu yapıda Danışma Meclisi yalnızca bir hazırlık organı niteliğindeyken, Milli Güvenlik Konseyi hem yasama hem de anayasa metni üzerinde nihai değişiklik yapma (son söz) yetkisini elinde bulundurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'nı hazırlayan kurucu iktidarın yapısını analiz et.
12 Eylül 1980 sonrası askeri müdahale ile 'Asli Kurucu İktidar' ortaya çıkmıştır.
Mevcut anayasal düzenin tamamen sona ermesiyle yeni bir meclis yapısı kurulmuştur.
2
Kurucu Meclis'in kanatlarını belirle.
İki kanatlı yapı: 1. Milli Güvenlik Konseyi (Beş generalden oluşan üst karar organı), 2. Danışma Meclisi (Atanmış üyelerden oluşan hazırlık organı).
Müdahale rejiminin sivil bir görünümle teknik hazırlık yapması hedeflenmiştir.
3
Hazırlık sürecindeki hiyerarşiyi değerlendir.
Danışma Meclisi taslağı hazırlar, MGK taslağı inceler, değiştirir ve kabul eder.
Gerçek yetki ve son söz askeri kanatta toplanmıştır.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası'nın Çift Kanatlı Kurucu Meclis Yapısı

İpuçları

1
1982 Anayasası'nı hazırlayan Kurucu Meclis'in 'askeri' ve 'sivil' iki kanadı olduğunu hatırlayın.
2
Bu iki kanattan hangisinin (MGK mı yoksa Danışma Meclisi mi) diğerine göre üstün olduğunu ve atamaları kimin yaptığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

1961 ve 1982 Anayasası'nın hazırlanış süreçlerini (özellikle siyasi partilerin temsili ve kurucu meclis yapıları açısından) karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 196Soru

Demokrasi modelleri ve hükümet sistemleri arasındaki teorik ilişkiler ile uygulama esasları dikkate alındığında; kuvvetler ayrılığı prensibinin uygulanma biçimleri ve halkın yönetime katılım araçları hakkındaki aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temsilcilerin azli (recall) kurumu, yarı doğrudan demokrasinin bir aracı olup seçmenlerin performansından memnun kalmadıkları seçilmiş temsilcileri görev süresi dolmadan görevden almalarına imkân tanıyan ve sadece parlamenter hükümet sistemlerinde uygulanan bir yöntemdir.

Cevap

Temsilcilerin azli (recall), sadece parlamenter sistemlere özgü olmayıp, yarı doğrudan demokrasi modellerinde seçmenlerin seçilmiş kişileri görevden almasını sağlayan genel bir mekanizmadır.
Temsilcilerin azli (recall), yarı doğrudan demokrasinin bir aracıdır ve seçmenlerin seçtikleri temsilcileri (milletvekili, belediye başkanı vb.) görev süreleri bitmeden görevden almalarına olanak sağlar. Bu mekanizma sadece parlamenter sisteme özgü değildir; aksine parlamenter sistemlerde yasama ve yürütme arasındaki denetim 'güvenoyu' veya 'fesih' ile sağlanırken, azil kurumu doğrudan halk ile temsilci arasındaki güven ilişkisine dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hükümet sistemleri ve demokrasi modelleri arasındaki ayrımı analiz et.
Hükümet sistemleri (Başkanlık, Parlamenter vb.) erklerin ilişkisini; demokrasi modelleri ise (Doğrudan, Temsili, Yarı Doğrudan) halkın katılım biçimini belirler.
Sorunun yanlış olanı buldurma mantığı, iki farklı kategorideki kavramların birbiriyle zorunlu ilişki içindeymiş gibi gösterilmesidir.
2
'Temsilcilerin Azli' (Recall) kavramını tanımla.
Halkın, seçtiği temsilciden memnun kalmaması durumunda imza toplayarak veya oylama yaparak onu görevden almasıdır.
Bu aracın hangi sisteme ait olduğunu belirlemek için kavramın özünü anlamak gerekir.
3
Azil kurumunun sistem kısıtlamasını incele.
Azil kurumu parlamenter sisteme, başkanlık sistemine veya meclis hükümeti sistemine münhasır bir araç değildir; yarı doğrudan demokrasinin uygulandığı her yerde (örn. İsviçre veya ABD'nin bazı eyaletleri) görülebilir.
Seçenekteki 'sadece' ifadesi genelleme hatası içerir.
4
Parlamenter sistemdeki 'güvenoyu' ile farkını saptama.
Güvenoyu meclis ile hükümet arasındaki bir siyasi denetimdir; azil ise seçmen ile temsilci arasındaki bir ilişkidir.
Yanlış seçeneğin neden yanlış olduğunu teknik olarak kanıtlar.

Anahtar Kavram

Yarı Doğrudan Demokrasi Araçları ve Hükümet Sistemleri İlişkisi

İpuçları

1
Bir aracın 'sadece' belirli bir sistemde uygulandığını iddia eden seçeneklere dikkat edin.
2
Temsilcilerin azli ile yasama organının hükümeti düşürmesi (güvenoyu) arasındaki aktör farkını düşünün.
3
Yarı doğrudan demokrasi araçları, temsili demokrasinin içine halkın iradesini doğrudan yansıtan eklemelerdir; hükümet sistemlerinin (parlamenter, başkanlık) doğasıyla değil, demokrasi anlayışıyla ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

2017 Anayasa değişiklikleri sonrası Türkiye'de uygulanan 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin klasik başkanlık sisteminden ayrılan 'eş zamanlı seçim' ve 'karşılıklı fesih' benzeri yetkilerini inceleyin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 197Soru

1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Millî Mücadele’nin olağanüstü koşulları altında hazırlanmış, kısa ve öz bir metindir. Bu anayasanın Türk anayasa tarihindeki yeri, getirdiği yönetim modeli ve idari yapıya ilişkin hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu anayasa ile getirilen hukuki düzenlemelerden biri olarak kabul edilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vilayetlere (illere) yerel işlerde özerklik ve 'şahsiyet-i maneviye' (tüzel kişilik) tanıyarak adem-i merkeziyetçi bir yapı öngörmesi

Cevap

Vilayetlere (illere) yerel işlerde özerklik ve tüzel kişilik tanıyan düzenleme 1921 Anayasası'nın özgün bir özelliğidir.
1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye), Türk anayasa tarihinin tek çerçeve ve tek yumuşak anayasasıdır. En dikkat çekici ve az bilinen özelliklerinden biri, 11. maddesinde vilayetlere (illere) yerel konularda özerklik (muhtariyet) ve tüzel kişilik (şahsiyet-i maneviye) tanımış olmasıdır. Bu düzenleme, Millî Mücadele dönemindeki halkçılık ve yerinden yönetim anlayışının bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasanın kapsamını analiz et.
1921 Anayasası'nın sadece 23 madde ve 1 ayrık maddeden oluşan bir 'çerçeve' metin olduğu tespit edilir.
Çerçeve anayasalar sadece devletin temel yapısını düzenler, haklara yer vermez.
2
İdari yapılanma hükümlerini hatırla.
11. maddede geçen 'Vilayet, mahalli emirlerde şahsiyet-i maneviyeye ve muhtariyete haizdir' ifadesi doğrulanır.
Bu hüküm, o dönemde benimsenen geniş yetkili yerinden yönetim anlayışını yansıtır.
3
Diğer sistemlerle kıyasla.
Yargıdan bahsedilmediği ve 1876 metninin ilga edilmediği bilgisiyle seçenekler elenir.
Hukuki kesinlik için anayasal ikilik döneminin özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır.

Anahtar Kavram

1921 Anayasası'nda Yerinden Yönetim (Adem-i Merkeziyet) ve Çerçeve Niteliği

İpuçları

1
1921 Anayasası'nın çok kısa bir 'çerçeve' anayasa olduğunu ve temel haklara yer vermediğini hatırlayın.
2
Anayasada yargı erkine ilişkin herhangi bir madde bulunmadığını göz önünde bulundurun.
3
Anayasanın yerinden yönetim konusundaki 11. maddesini düşünün; vilayetlere tüzel kişilik verilmiş miydi?

Daha Fazla Pratik

1921 Anayasası'nda yapılan 1923 değişikliklerini ve bu değişikliklerin devletin rejimine etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 198Soru

1924 Anayasası'nda benimsenen "Meclis hükümeti sistemi ile parlamenter sistemin karması" yapı içerisinde, meclisin üstünlüğünü ve kuvvetler birliği ilkesinin yargı fonksiyonuna yönelik izdüşümünü en güçlü şekilde yansıtan; ancak 1961 Anayasası ile hukuk sisteminden tamamen çıkarılan yetki aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanunların uygulama alanını, kapsamını ve gerçek anlamını belirleme yetkisinin (yasama yorumu) münhasıran Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olması

Cevap

Kanunların uygulama alanını ve anlamını belirleme yetkisinin (yasama yorumu) münhasıran TBMM'ye ait olmasıdır.
1924 Anayasası'nın 7. maddesinde yer alan 'Yasama Yorumu' (Interpretation of laws by the legislature), meclisin kendi koyduğu bir kanunun anlamı üzerinde uyuşmazlık çıktığında son sözü söyleme yetkisidir. Bu durum, meclisin yargı alanına müdahale edebildiği bir 'kuvvetler birliği' kalıntısıdır. 1961 Anayasası ile tam kuvvetler ayrılığına geçildiğinde, kanunları yorumlama ve denetleme yetkisi meclisten alınarak bağımsız mahkemelere ve Anayasa Mahkemesine devredilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
1924 Anayasası'nın egemenlik anlayışını analiz etme
1924 Anayasası, egemenliğin tek temsilcisi olarak TBMM'yi görür (Meclisin Üstünlüğü).
Bu sistemde meclis, millet adına hem yasama hem de (hükümet aracılığıyla) yürütme yetkisini kendisinde toplar.
2
Yargı alanındaki meclis etkisini (Yasama Yorumu) belirleme
Anayasa'nın 7. maddesiyle kanunların yorumlanması yetkisi TBMM'ye verilmiştir.
Meclisin yaptığı bir kanunun ne anlama geldiğini yine kendisinin söylemesi, yargı bağımsızlığını kısıtlayan ve kuvvetler birliğini pekiştiren bir unsurdur.
3
1961 Anayasası ile gelen değişikliği saptama
1961 Anayasası ile 'Yasama Yorumu' müessesesi kaldırılmış, yargısal denetim için Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.
Kuvvetler ayrılığı ilkesine geçiş yapılması, meclisin kendi işlemlerini yorumlaması veya denetlemesi yetkisinin sona erdirilmesini gerektirmiştir.

Anahtar Kavram

Yasama Yorumu ve Meclisin Üstünlüğü

İpuçları

1
1924 Anayasası 'meclisin üstünlüğü' ilkesine sıkı sıkıya bağlıdır ve kanunların anayasal denetimi için bir mahkeme öngörmemiştir.
2
Kuvvetler birliğinin yargıdaki izi, kanun koyucunun (Meclis) aynı zamanda kanunun ne anlama geldiğini belirlemesidir.
3
Anayasa'nın 7. maddesinde 'Yorum yetkisi TBMM'ye aittir' şeklinde ifade edilen ve 1961'de kaldırılan bu yetkinin adını düşünün.

Daha Fazla Pratik

1924 Anayasası'nda yapılan 1928, 1934 ve 1937 değişikliklerini kronolojik olarak inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 199Soru

Osmanlı Devleti'nin ilk anayasası olan 18761876 Kanun-i Esasi'nin 19091909 yılındaki köklü değişiklikler öncesindeki orijinal hükümleri dikkate alındığında; yürütme organının yapısı, Padişahın yetkileri ve yasama süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Padişah, parlamentoyu feshetme yetkisini hükümet ile meclis arasında uzlaşmazlık çıktığında kullanabilir ve yeni seçimlerin en geç 33 ay içinde yapılmasını sağlamakla yükümlüdür.

Cevap

Padişahın parlamentoyu feshetmesi durumunda seçimlerin en geç 3 ay içinde yapılmasını zorunlu kılan hüküm 1876 Anayasası'nın orijinal metninde değil, 1909 değişikliklerinde yer almaktadır.
1876 Kanun-i Esasi'nin orijinal metninde (Madde 7), Padişahın meclisi feshetme yetkisi herhangi bir süre sınırı veya seçim zorunluluğuna (kesin takvim anlamında) bağlanmamıştır. Seçimlerin en geç 33 ay içinde yapılacağına dair kesin hüküm ve fesih yetkisinin şartlara bağlanması 19091909 anayasa değişiklikleri ile Türk hukuk sistemine girmiştir. Bu nedenle meclisin 33 ay içinde yeniden açılacağı yönündeki bilgi orijinal metin için yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
1876 Kanun-i Esasi'nin orijinal metnindeki Padişah yetkilerini analiz etmek.
18761876 metninde Padişahın meclisi feshetme yetkisi ucu açık bırakılmış, yeni seçimler için kesin bir süre sınırı konulmamıştır.
Anayasanın ilk halinde Padişahın mutlak otoritesini koruyan boşluklar bulunmaktadır.
2
19091909 Anayasa değişikliklerini hatırlamak ve orijinal metinle karşılaştırmak.
19091909 yılında yapılan değişikliklerle meclisi fesih yetkisi zorlaştırılmış ve seçimlerin 33 ay içinde yapılması şartı getirilmiştir.
İkinci Meşrutiyet döneminde Padişahın yetkileri kısıtlanarak sembolik hale getirilmiştir.
3
Diğer seçeneklerdeki bilgilerin (sorumluluk, veto, sürgün, izin) doğruluğunu kontrol etmek.
Bakanların Padişaha sorumluluğu, mutlak veto, sürgün yetkisi ve kanun teklifi için izin şartı 18761876 orijinal metninin temel özellikleridir.
Bu unsurlar Kanun-i Esasi'nin ilk halinin 'monarşik' karakterini yansıtır.

Anahtar Kavram

1876 Kanun-i Esasi'nin Orijinal Hükümleri ve 1909 Değişiklikleri Farkı

Daha Fazla Pratik

1876 Kanun-i Esasi'nin 1909 değişikliklerini bir tablo halinde çalışarak 'önce' ve 'sonra' farklarını not almanız bu konudaki soruları çözmenizi kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 200Soru

Anayasa hukukunda, mevcut bir anayasanın öngördüğü değiştirme usullerine ve sınırlarına sadık kalarak anayasal kurallarda değişiklik yapma yetkisine "tali kurucu iktidar" denir. Bu iktidarın hukuki niteliği, yetki alanı ve sınırları göz önüne alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlış bir ifadedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genellikle bir devrim, darbe veya yeni bir devletin kuruluşu gibi hukuki boşluk dönemlerinde ortaya çıkarak yeni bir düzen inşa eder.

Cevap

Devrim, darbe veya yeni devlet kuruluşu gibi durumlarda ortaya çıkarak sıfırdan düzen kuran iktidar asli kurucu iktidardır; tali kurucu iktidar ise mevcut hukuk düzeni içinde kalarak değişiklik yapar.
Doğru cevap olan ifade, asli kurucu iktidarın temel karakteristiğidir. Asli kurucu iktidar, hukuk dışı, sınırsız ve başlangıç niteliğinde bir güçtür; savaş, ihtilal veya darbe gibi olağanüstü durumlarda belirir. Tali kurucu iktidar ise anayasanın öngördüğü sınırlar dahilinde işleyen bir "kurulu" güçtür.

Adım Adım Çözüm

1
Tali kurucu iktidarın tanımını analiz et.
Tali kurucu iktidar "hukuk içi" bir iktidardır; yani mevcut bir anayasanın çizdiği sınırlar içinde anayasayı değiştirir.
Soruda tali kurucu iktidarın özellikleri sorulmaktadır.
2
Asli kurucu iktidar ile farkını belirle.
Asli kurucu iktidar "hukuk dışı"dır, sıfırdan anayasa yapar ve genellikle darbe, ihtilal gibi olağanüstü durumlarda ortaya çıkar.
Yanlış olan seçeneği bulmak için iki kavramın doğuş şartlarını karşılaştırmak gerekir.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendir.
Olağanüstü durumlarda ortaya çıkıp yeni bir düzen inşa etme ifadesinin tali kurucu iktidarla bağdaşmadığı görülür.
Tali iktidar mevcut düzeni koruyarak günceller, asli iktidar ise eski düzeni yıkar.

Anahtar Kavram

Asli ve Tali Kurucu İktidar Ayrımı

İpuçları

1
Tali kurucu iktidar ile asli kurucu iktidar arasındaki temel fark 'hukuka bağlılık' durumudur.
2
Eğer bir güç, anayasayı değiştirirken o anayasadaki kurallara uymak zorundaysa bu tali iktidardır.
3
Darbe ve ihtilaller mevcut hukuku yıktığı için bu dönemlerde 'tali' değil, 'asli' iktidar devreye girer.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki anayasaların (1921, 1924, 1961, 1982) hangilerinin asli kurucu iktidar ürünü olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 10 / 27Sonraki
Anayasa Hukuku ve Türk Anayasa Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 10 | Examkin