Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla açılan "itirazın iptali davası" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- AAlacaklı, itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren yıl içinde genel mahkemelerde bu davayı açmalıdır; bu süre hak düşürücü niteliktedir.
- BDava sonucunda mahkemece verilen karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder ve davanın reddi halinde alacaklı aynı alacak için yeniden takip yapamaz.
- Cİtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak alacaklıda olup alacaklı, iddiasını İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesinde sayılan belgelerle ispat etmek zorunda değildir.
- Bu dava, borçlunun itirazının kaldırılması talebiyle birlikte icra mahkemesinde açılır ve mahkeme sadece dar yetkili inceleme yaparak takibin devamına karar verir.Cevap
- EBorçlunun itirazında haksız bulunması ve alacağın likit olması halinde, alacaklının talebi üzerine borçlu aleyhine 'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir.
Cevap
İtirazın iptali davasının icra mahkemesinde açıldığı ve mahkemenin sadece dar yetkili inceleme yaptığı yönündeki ifade yanlıştır; bu dava genel mahkemelerde açılır.
İtirazın iptali davası, İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren yıl içinde genel mahkemelerde (Asliye veya Sulh Hukuk Mahkemeleri) açılır. Bu mahkemeler genel yetkili olup, incelemelerini genel hükümlere göre (HMK uyarınca) yaparlar ve verdikleri karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. İcra mahkemesinin dar yetkili incelemesi ise 'itirazın kaldırılması' usulüne özgüdür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İtirazın iptali davası, genel mahkemelerde açılan ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden bir davadır.
İpuçları
1
Genel mahkeme (Asliye/Sulh) ile özel yetkili icra mahkemesi ayrımına dikkat ediniz.
Daha Fazla Pratik
İtirazın iptali davası ile itirazın kesin kaldırılması yolu arasındaki ispat vasıtaları farkını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s