Düzenleyen, bir mal alım satımı için lehtar lehine bir bono düzenlemiş ancak söz konusu mal teslim edilmediği için senet "bedelsiz" kalmıştır. Lehtar, borçlunun bu durumu ileri sürerek ödemeden kaçınacağını bilen ve sırf borçluyu zor durumda bırakmak amacıyla senedi devralan bir üçüncü kişiye senedi ciro etmiştir.
Buna göre, senedi devralan bu üçüncü kişiye karşı borçlunun "bedelsizlik" iddiasını ileri sürebilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Bedelsizlik nispi bir defi olsa da hamil senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği için bu defi hamile karşı ileri sürülebilir.Cevap
- BBedelsizlik mutlak bir defi olduğu için borçlu bu iddiayı iyiniyetli olsun veya olmasın senedi elinde bulunduran her hamile karşı ileri sürebilir.
- CKambiyo senetlerinin soyutluğu ilkesi gereği, temel ilişkideki sakatlıklar üçüncü kişilere karşı hiçbir durumda ileri sürülemez.
- DBorçlu, bedelsizlik iddiasını yalnızca senedin lehtarına karşı ileri sürebilir; hamilin kötüniyetli olması borçluya bir savunma imkânı tanımaz.
- EBedelsizlik iddiası senet metninden anlaşılan bir defi niteliğinde olduğundan, senedi devralan hamilin bu durumu bilip bilmemesi hukuken önem taşımaz.
Cevap
Bedelsizlik nispi bir defi olsa da hamil senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği için bu defi hamile karşı ileri sürülebilir.
Doğru yanıt, bedelsizliğin nispi bir defi olduğunu ve hamilin kötüniyetli (borçlunun zararına hareket eden) olması durumunda bu definin ona karşı ileri sürülebileceğini belirtmektedir. Türk Ticaret Kanunu madde 687 uyarınca, borçlu lehtar ile arasındaki doğrudan ilişkilerden doğan defileri (şahsi defiler), hamil senedi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmişse hamile karşı ileri sürebilir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Şahsi Defilerin Kötüniyetli Hamile Karşı İleri Sürülmesi
Tahmini Süre:1m 30s