Bir taşınmazın dış cephe temizliği sırasında, temizlik firması çalışanı (A)’nın ihmaliyle düşürdüğü ekipman yoldan geçen (Y)’nin ağır yaralanmasına yol açmıştır. Olayda (B) temizlik firması sahibi (adam çalıştıran), (C) ise binanın malikidir. Zarar gören (Y), uğradığı TL tazminatın tamamını yapı maliki sıfatıyla bina sahibi (C)’den tahsil etmiştir.
Bu durumda, bina sahibi (C)’nin rücu hakları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Bina sahibi (C), ödediği tazminatın tamamı için iç ilişkide öncelikle zarara bizzat kusuruyla sebebiyet veren (A)’ya başvurabilir.Cevap
- BMüteselsil borçlular arasındaki iç ilişkide rücu sırası bulunmadığından, ödenen miktar tüm sorumlular arasında eşit olarak paylaştırılır.
- CBina sahibi (C) yapı maliki olarak kusursuz sorumlu olduğundan, ödediği tazminat için diğer sorumlulara rücu etme hakkı bulunmamaktadır.
- DBina sahibi (C), sadece temizlik firması (B)’ye rücu edebilir; (A) ile arasında doğrudan bir hukuki ilişki bulunmadığı için (A)’ya başvuramaz.
- EÖdeme yapan müteselsil borçlu (C), rücu hakkını ancak zarar gören (Y)’nin alacağını kendisine yazılı olarak temlik etmesi durumunda kullanabilir.
Cevap
Bina sahibinin ödediği tazminatın tamamı için iç ilişkide asıl kusurlu olan faile rücu edebileceği ifadesi doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 62. maddesine göre, müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkide bir rücu sırası öngörülmüştür. Bu sıralamaya göre, haksız fiili bizzat işleyen kişi (asıl kusurlu) rücu zincirinin en başında, kanun gereği (kusursuz) sorumlu olanlar ise en sonunda yer alır. Yapı maliki sıfatıyla tazminatın tamamını ödeyen kişi, rücu sırasında kendisinden önce gelen ve zarara bizzat kusuruyla sebebiyet veren faile başvurma hakkına sahiptir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Müteselsil Sorumlulukta Rücu Sırası (TBK 62)
Tahmini Süre:1m 30s