Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri

129 soru

Soru 1Soru

(A), bir apartmanın ikinci katındaki dairesinin pencerelerini temizlerken, cam silme aparatını dikkatsizlik sonucu elinden düşürmüştür. Apartman girişinde bekleyen (B)'nin omzuna çarpan aparat, (B)'nin yaralanmasına ve o sırada elinde tuttuğu tablet bilgisayarın yere düşerek kırılmasına yol açmıştır.

Bu olayda (A)’nın haksız fiil sorumluluğu (TBK m. 49) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olayda hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağı unsurları kümülatif olarak gerçekleştiği için (A)’nın tazminat sorumluluğu doğmuştur.

Cevap

Haksız fiilin dört kurucu unsuru olan hukuka aykırı fiil, kusur (ihmal), zarar ve uygun illiyet bağı olayda bir arada gerçekleştiği için tazminat sorumluluğu doğmuştur.
Türk Borçlar Kanunu madde 49 uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Olayda (A)'nın dikkatsizliği kusuru, aparatın düşmesi hukuka aykırı fiili, (B)'nin yaralanması ve tabletin kırılması zararı ifade eder. Eylem ile sonuç arasındaki bağlantı da uygun illiyet bağını tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin hukuka aykırılığını tespit etme
Hukuka aykırı fiil unsuru gerçekleşmiştir.
(A)'nın aparatı düşürmesi, (B)'nin vücut bütünlüğünü ve mülkiyet hakkını ihlal eden dışsal bir davranıştır.
2
Kusur durumunu değerlendirme
Kusur unsuru gerçekleşmiştir.
(A)'nın temizlik sırasında gereken özeni göstermeyerek aparatı elinden düşürmesi ihmal (taksir) teşkil eder.
3
Zararı saptama
Zarar unsuru gerçekleşmiştir.
(B)'nin yaralanması bedensel zarara, tabletin kırılması ise malvarlığı zararına yol açmıştır.
4
İlliyet bağını kontrol etme
Uygun illiyet bağı kurulmuştur.
Aparatın düşmesi, hayatın olağan akışına göre (B)'nin yaralanmasına ve tabletin kırılmasına sebep olabilecek niteliktedir.

Anahtar Kavram

Haksız Fiilin Kurucu Unsurları (TBK m. 49)

Daha Fazla Pratik

Haksız fiilin unsurlarını belirledikten sonra tazminattan indirim sebeplerini (TBK m. 52) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

(A)(A) ve (B)(B), birlikte bir binanın yıkım işini yürüttükleri sırada gerekli güvenlik önlemlerini almayarak komşu parselde park halindeki (C)(C)'ye ait aracın üzerine beton parçalarının düşmesine ve 80.00080.000 TL tutarında maddi zarar oluşmasına neden olmuşlardır. Olayda (A)(A)'nın %40\%40, (B)(B)'nin ise %60\%60 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Buna göre, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil sorumluluk hükümleri uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarar gören (C)(C), uğradığı 80.00080.000 TL zararın tamamını dilediği takdirde sadece (A)(A)'dan talep edebilir.

Cevap

Zarar görenin, müteselsil borçluların her birinden zararın tamamını talep edebileceğini belirten ifade doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca, bir zarara birlikte sebebiyet verenler zarar görene karşı müteselsil olarak sorumlu olurlar. Bu durumun 'dış ilişki' açısından sonucu, zarar görenin (alacaklının), borçluların her birinden borcun (tazminatın) tamamını veya bir kısmını talep edebilmesidir. Dolayısıyla, (C)'nin zararın tamamını sadece (A)'dan talep edebileceği yönündeki ifade müteselsil sorumluluk ilkesine tam olarak uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki sorumluluk türünü belirle
Birden fazla kişi (A ve B) birlikte bir zarara (C'nin aracı) neden olduğu için Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 61 uyarınca müteselsil sorumluluk söz konusudur.
Zararın doğmasına birlikte sebebiyet verenler dış ilişkide zarar görene karşı borcun tamamından sorumludur.
2
Dış ilişki kurallarını uygula
Alacaklı (C), borçlular arasında bir ayrım yapmadan dilediği borçludan (A veya B) zararın tamamı olan 80.00080.000 TL'yi talep edebilir.
Müteselsil sorumluluğun amacı, alacaklının tatmin edilmesini kolaylaştırmak ve borçlunun ödeme aczi riskini borçlulara yüklemektir.
3
İç ilişki ve rücu kurallarını değerlendir
Zararı ödeyen kişi (A veya B), diğerine kusuru oranında (%40\%40 veya %60\%60) başvurabilir.
TBK m. 62 uyarınca, borcun tamamını ödeyen müteselsil borçlu, kendi payından fazlası için diğerlerine rücu hakkına sahiptir.

Anahtar Kavram

Müteselsil Sorumlulukta Dış İlişki (Alacaklının Seçimlik Hakkı)

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken şu kuralı hatırda tutmak faydalıdır: 'Dış ilişkide herkes her şeyden, iç ilişkide herkes kendi kusurundan sorumludur.'
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Ahmet, şehir dışına çıkarken köpeğini bakması için arkadaşı Mehmet’e bırakmıştır. Mehmet köpeği parkta gezdirdiği sırada, köpeğin yoldan geçen bir çocuğa saldırarak yaralaması durumunda, Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde düzenlenen "hayvan idare edenin sorumluluğu" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mehmet, zararın doğmaması için durumun gerektirdiği bütün özeni gösterdiğini veya bu özeni gösterseydi bile zararın gerçekleşeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.

Cevap

Mehmet, zararın doğmaması için gerekli tüm özeni gösterdiğini veya zararın kaçınılmaz olduğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.
Hayvan idare edenin sorumluluğu, objektif özen yükümlülüğünün ihlaline dayanan bir kusursuz sorumluluk türüdür. Bu tür sorumluluklarda, sorumlu kişi (idare eden), zararın doğmaması için durumun gerektirdiği bütün özeni gösterdiğini veya bu özeni göstermiş olsa dahi zararın gerçekleşeceğini (illiyet bağının kesildiğini) ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Bu savunma mekanizmasına 'kurtuluş kanıtı' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Hayvan idare edeni (zilyedi) tespit et.
Mehmet, hayvanı Ahmet'ten teslim alıp onun üzerinde fiili hakimiyet kurduğu için 'hayvan idare eden' sıfatına sahiptir.
Sorumluluğun muhatabını belirlemek için hayvanı o sırada fiilen yöneten kişinin tespiti gerekir.
2
Sorumluluğun hukuki niteliğini belirle.
Bu sorumluluk, Türk Borçlar Kanunu m. 67 uyarınca bir 'olağan sebep sorumluluğu'dur.
Sorumluluğun türü, davalının hangi savunmaları (kurtuluş kanıtı) yapabileceğini belirler.
3
Kurtuluş kanıtı imkanını değerlendir.
Mehmet, gerekli özeni gösterdiğini veya illiyet bağının kesildiğini ispat ederse tazminat ödemekten kurtulur.
Olağan sebep sorumlulukları, kusur bulunmasa dahi sorumluluk doğursa da, özen kanıtı ile sorumluluktan kurtulmaya izin verir.

Anahtar Kavram

Hayvan idare edenin sorumluluğu, bir özen yükümlülüğüne dayanan kusursuz sorumluluk (olağan sebep sorumluluğu) türüdür ve kurtuluş kanıtı getirilmesine uygundur.

Daha Fazla Pratik

Adam çalıştıranın sorumluluğu ile hayvan idare edenin sorumluluğu arasındaki benzerlikleri (kurtuluş kanıtı imkanı) ve farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 4Soru

Lokanta çalışanı (G)(G), dikkatsizliği sonucu sıcak çorbayı müşterinin (M)(M) üzerine dökerek vücudunda yanıklar oluşmasına neden olmuştur. (M)(M), uğradığı 30.00030.000 TL tutarındaki zararın tamamını işletmeci (I˙)(İ)’den tahsil etmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil sorumluluk ve rücu hükümleri uyarınca, bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kusursuz (kanun gereği) sorumlu olan işletmeci (I˙)(İ), ödediği tazminatın tamamı için haksız fiil sorumlusu olan (G)(G)’ye rücu edebilir.

Cevap

Kusursuz (kanun gereği) sorumlu olan işletmeci, ödediği tazminatın tamamı için haksız fiil sorumlusu olan çalışana rücu edebilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 62. maddesine göre, müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkide aksine bir hüküm yoksa rücu sırası haksız fiil, sözleşme ve kanun sorumluluğu şeklindedir. Olayda işletmeci kanundan dolayı (adam çalıştıranın sorumluluğu), çalışan ise haksız fiilden dolayı sorumludur. Bu nedenle, tazminatı ödeyen işletmeci, iç ilişkide öncelikli sorumlu olan ve kusuru bulunan çalışana ödediği miktarın tamamını rücu edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ilişkideki sorumluluk türünü belirle.
İşletmeci (I˙)(İ) adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz (kanun gereği), çalışan (G)(G) ise haksız fiil (kusur) gereği müteselsilen sorumludur.
Alacaklı (M)(M), müteselsil sorumluluk hükümlerine göre tazminatın tamamını dilediği borçludan talep edebilir.
2
İç ilişkide rücu sırasını ve payları analiz et.
TBK m. 62/2 uyarınca, rücu sıralamasında haksız fiilden doğan sorumluluk kanundan doğan sorumluluktan önce gelir.
Kusuruyla zarara yol açan kişi, iç ilişkide zararın nihai yüklenicisi kabul edilir.
3
Sonucu rücu hakkı üzerinden değerlendir.
(I˙)(İ)’nin ödediği 30.00030.000 TL için (G)(G)’ye rücu etme hakkı doğar.
(I˙)(İ) kanun gereği (ikincil derecede) sorumlu olduğu için, asıl kusurlu olan (G)(G)'ye ödediği miktarın tamamını rücu edebilir.

Anahtar Kavram

Müteselsil Sorumlulukta Rücu Sıralaması (TBK m. 62)

Daha Fazla Pratik

Rücu isteminin zamanaşımı sürelerinin (2 ve 10 yıl) başlangıç anı ile haksız fiil tazminat davası zamanaşımının farkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

Bayram, tatile giden komşusu Cemil'in köpeğine bakmayı geçici olarak kabul etmiştir. Bayram köpeği parkta gezdirdiği sırada, yoldan geçen bir çocuğun köpeğe taş atması üzerine köpek ürkmüş ve o sırada yol kenarında park halindeki bir aracın kaportasına çarparak maddi hasar vermiştir. Araç sahibi, köpeği zapt ederek bahçesine kapatmış ve durumu Bayram’a bildirmiştir.

Bu olayla ilgili Türk Borçlar Kanunu'ndaki hayvan idare edenin sorumluluğu ve hapis hakkı hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hayvanın ürkmesine üçüncü bir kişinin (çocuğun) kusurlu eylemi sebebiyet verdiği için, araç sahibinin hayvanı alıkoyma (hapis hakkı) yetkisi doğmaz; araç sahibi doğrudan çocuğa veya velisine başvurmalıdır.

Cevap

Hayvanın ürkmesine üçüncü bir kişinin kusurlu eyleminin sebebiyet vermesi, araç sahibinin hayvan üzerindeki hapis hakkını kullanmasına engel teşkil etmez.
Hayvanın ürkmesine veya saldırganlaşmasına üçüncü bir kişinin (olayda taş atan çocuğun) sebebiyet vermiş olması, zarar görenin Türk Borçlar Kanunu madde 68 çerçevesinde sahip olduğu hapis hakkını ortadan kaldırmaz. Hapis hakkı, zarar verenin kim olduğundan ziyade, zararın hangi hayvandan kaynaklandığına ve bu zararın tazmininin güvence altına alınmasına odaklanır. Üçüncü kişinin kusuru, hayvan idare edeninin bu kişiye rücu etmesini sağlar ancak zarar görenin hayvanı zapt etme yetkisini engellemez.

Adım Adım Çözüm

1
Hayvan idare eden sıfatının belirlenmesi
Bayram, köpeğin bakımını üstlendiği ve üzerinde fiili denetim yetkisi olduğu için 'idare eden'dir.
Sorumluluk mülkiyete değil, fiili hakimiyete (zilyetliğe) bağlıdır.
2
Sorumluluğun hukuki niteliğinin tespiti
Bu sorumluluk türü 'olağan sebep sorumluluğu' (kusursuz sorumluluk) olup kurtuluş kanıtına açıktır.
TBK 67 uyarınca idare eden, gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.
3
Hapis hakkının (zapt etme yetkisi) değerlendirilmesi
Zarar gören, zararı güvence altına almak için hayvanı alıkoyabilir.
TBK 68 uyarınca hapis hakkı, zararın sebebi olan hayvanın davranışının (ürkme, saldırı vb.) kaynağına bakılmaksızın (üçüncü kişi kışkırtması dahil) kullanılabilir.

Anahtar Kavram

Hayvan İdare Edenin Sorumluluğu (TBK 67-68)

Daha Fazla Pratik

Adam çalıştıranın sorumluluğu ile hayvan idare edenin sorumluluğu arasındaki 'kurtuluş kanıtı' benzerliklerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde düzenlenen "adam çalıştıranın sorumluluğu" (m. 66) ile "yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk" (m. 116) arasındaki farklar ve hukuki nitelikler göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adam çalıştıranın sorumluluğunda, adam çalıştıran gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek (kurtuluş kanıtı) sorumluluktan kurtulabilirken; yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlulukta borçluya özen gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulma imkânı tanınmamıştır.

Cevap

Adam çalıştıranın sorumluluğunda kurtuluş kanıtı (özen ispatı) sunulabilirken, yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlulukta bu imkânın bulunmadığını belirten ifade doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu m. 66'da düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğu, bir 'olağan sebep sorumluluğu'dur ve kanun koyucu adam çalıştırana 'gerekli tüm özeni gösterdiğini veya özen gösterse dahi zararın doğmasını engelleyemeyeceğini' ispat ederek sorumluluktan kurtulma (kurtuluş kanıtı) imkânı tanımıştır. Buna karşın m. 116'daki yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk, bir sözleşmesel sorumluluk olup borçlunun özen gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulma hakkı bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluk Türünün Tespiti
Adam çalıştıranın sorumluluğu (TBK 66) bir kusursuz sorumluluk (olağan sebep sorumluluğu) halidir.
Bu sorumlulukta adam çalıştıranın kusuru aranmasa da özen yükümlülüğü esastır.
2
Kurtuluş Kanıtı Analizi
Adam çalıştıran; çalışanı seçerken, talimat verirken ve denetlerken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Kanun koyucu bu tür kusursuz sorumluluk hallerinde davalıya özen ispatı yoluyla kurtuluş yolu tanımıştır.
3
TBK 116 (Yardımcı Kişiler) ile Karşılaştırma
Yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlulukta (sözleşmesel sorumluluk), borçlu 'özen gösterdim' diyerek sorumluluktan kurtulamaz.
TBK 116'da borçlu, yardımcı kişinin fiili yerine kendi fiiliymiş gibi sorumlu tutulur ve özen ispatı savunması yapılamaz.

Anahtar Kavram

Olağan Sebep Sorumluluğu ve Kurtuluş Kanıtı Farkı
Soru 7Soru

(A), (B) ve (C), bir iş hanının paylı malikleridir. İş hanının dış cephesindeki bir kaplama panelinin, hem montaj hatası hem de zamanla oluşan korozyon nedeniyle düşmesi sonucunda yoldan geçen (D) ağır yaralanmıştır. Malikler, binanın dış cephe kontrollerini her yıl düzenli olarak yetkili bir mühendislik firmasına yaptırdıklarını, tüm teknik raporların olumlu olduğunu ve kazanın önlenmesi adına her türlü idari ve teknik tedbiri aldıklarını savunmaktadırlar.

Bu olayla ilgili Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesi (Yapı malikinin sorumluluğu) uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Malikler, zararın doğmaması için gerekli tüm özeni gösterdiklerini ispat etseler bile sorumluluktan kurtulamazlar; zira yapı malikinin sorumluluğunda kurtuluş kanıtı getirme imkânı bulunmamaktadır.

Cevap

Yapı maliki, binanın yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten doğan zarardan, kusuru olmasa dahi sorumludur ve gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek (kurtuluş kanıtı) bu sorumluluktan kurtulamaz.
Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesine göre; bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluk, malikin kusuruna dayanmayan, nesnel bir özen yükümlülüğünün ihlaline dayalı kusursuz sorumluluk halidir. En kritik özelliği, malikin 'gerekli tüm denetimleri yaptım, tüm özeni gösterdim' diyerek sorumluluktan kurtulma imkânının (kurtuluş kanıtı) olmamasıdır. Olayda malikler denetimleri yaptırmış olsalar dahi, panelin düşmesi bir yapım veya bakım eksikliğine işaret ettiği için sorumlu tutulurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki dayanağın tespiti
Olayda bir yapı eserinden (iş hanı) kaynaklanan zarar söz konusu olduğundan Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 69 uygulanır.
Yapı eserlerinin maliklerine yüklenen özel sorumluluk rejimini belirlemek gerekir.
2
Sorumluluğun türünü belirleme
Yapı malikinin sorumluluğu bir 'kusursuz sorumluluk' (objektif sorumluluk) türüdür.
Malikin kusurlu olup olmaması tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
3
Kurtuluş kanıtı imkânını değerlendirme
TBK m. 69'da, adam çalıştıranın veya hayvan idare edenin sorumluluğunun aksine, malike 'kurtuluş kanıtı' getirme hakkı tanınmamıştır.
Yapı eserinin toplum için yarattığı tehlike nedeniyle malik üzerinde ağırlaştırılmış bir sorumluluk öngörülmüştür.
4
Paylı mülkiyet durumunu analiz etme
Malikler zarar görene karşı müteselsilen sorumludur.
Haksız fiil hükümlerine göre birden çok kişinin ortak sorumluluğu söz konusudur.

Anahtar Kavram

Yapı malikinin kusursuz (objektif) sorumluluğu ve kurtuluş kanıtı yasağı.

Daha Fazla Pratik

Adam çalıştıranın sorumluluğu ile yapı malikinin sorumluluğu arasındaki 'kurtuluş kanıtı' farkını pekiştirmek için rücu haklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 8Soru

Saldırgan bir sokak köpeğinin saldırısından kurtulmak isteyen bir kişinin, korunmak amacıyla o sırada yoldan geçen ve olayla hiçbir ilgisi bulunmayan bir yabancının elindeki şemsiyeyi alıp kırması durumunda, bu kişinin fiili Türk Borçlar Kanunu uyarınca aşağıdakilerden hangisi kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Iztırar hali (Zorda kalma)

Cevap

Zorda kalma (iztırar hali), bir kimsenin kendisini veya bir başkasını açık veya yakın bir zarar tehlikesinden kurtarmak için, bu tehlikeyle ilgisi olmayan bir başkasının malına zarar vermesidir.
Iztırar hali (zorda kalma), kişinin kendisini veya başkasını bir tehlikeden korumak için masum bir üçüncü kişinin malvarlığına zarar vermesidir. Somut olayda köpek saldırısından kaçınmak için ilgisiz bir kişinin şemsiyesinin kırılması, TBK madde 6464 fıkra 22 kapsamındaki bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki tehlike durumunu tespit etme
Sokak köpeğinin saldırısı, kişinin şahsına yönelik 'açık ve yakın bir tehlike' teşkil eder.
Iztırar halinin ilk şartı bir tehlikenin varlığıdır.
2
Zarar gören tarafın kimliğini belirleme
Zarar, köpek sahibine değil, olayla ilgisi olmayan 'üçüncü bir kişiye' (yoldan geçen yabancıya) verilmiştir.
Iztırar halini meşru müdafaadan ayıran temel fark, zararın masum bir üçüncü kişiye verilmesidir.
3
Hukuki nitelendirme yapma
TBK madde 64/264/2 uyarınca bu durum 'iztırar hali' olarak nitelendirilir.
Kanun, tehlikeden kurtulmak için başkasının malına verilen zararın hukuka aykırılığını bu başlık altında kaldırır.

Anahtar Kavram

Iztırar Hali (Zorda Kalma)

İpuçları

1
Zarar gören kişinin olaydaki rolüne odaklanın.
2
Zarar saldırgan tarafa mı yoksa olayla hiç ilgisi olmayan bir 'üçüncü kişiye' mi verildi?

Daha Fazla Pratik

Iztırar hali durumunda hakimin takdir edeceği 'hakkaniyet tazminatı' konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

(A) ve (B), babalarından miras kalan iki katlı bir evin elbirliğiyle malikleridir. Evin dış cephesindeki dekoratif taşlardan biri, binanın beş yıl önceki inşaatı sırasındaki montaj hatası (yapım bozukluğu) nedeniyle yerinden çıkarak yoldan geçen bir yayanın yaralanmasına neden olmuştur. (A) ve (B), olay anında başka bir şehirde tatilde olduklarını ve binanın periyodik dış cephe kontrolünü en son altı ay önce profesyonel bir firmaya yaptırdıklarını, dolayısıyla kendilerine yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını savunmaktadırlar.

Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, bu olaydaki sorumlulukla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A) ve (B), zarardan müteselsilen sorumludurlar ve gerekli özeni gösterdiklerini ispat ederek (kurtuluş kanıtı getirerek) sorumluluktan kurtulamazlar.

Cevap

Malikler, herhangi bir kusurları bulunmasa veya gerekli özeni gösterseler dahi zarardan müteselsilen sorumludurlar ve kurtuluş kanıtı getiremezler.
Yapı malikinin sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesinde düzenlenen bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta malik, binanın yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden sorumludur. Malik, kendisinin kusurlu olmadığını veya binanın bakımını başkasına yaptırdığını ileri sürerek bu sorumluluktan kurtulamaz. Ayrıca birden fazla malik olması durumunda, bu kişiler zarar görene karşı müteselsil (ortaklaşa ve zincirleme) olarak sorumludurlar; yani zarar gören kişi tazminatın tamamını istediği malikten talep edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluk türünü belirle
Olağan Sebep Sorumluluğu (Kusursuz Sorumluluk)
TBK m. 69 uyarınca yapı malikinin sorumluluğu, bir binanın yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten doğan zararları kapsar.
2
Sorumluluk şartlarını kontrol et
Yapım bozukluğu mevcut
Olayda dekoratif taşların montaj hatası bir 'yapım bozukluğu'dur. Maliklerin bu hatayı bilmemesi veya olay anında orada olmaması sorumluluğu kaldırmaz.
3
Kurtuluş kanıtı imkanını değerlendir
Kurtuluş kanıtı yok
Yapı malikinin sorumluluğunda, malik 'gerekli özeni gösterdim' diyerek sorumluluktan kurtulamaz (Adam çalıştıranın sorumluluğu ile temel fark).
4
Mülkiyet yapısının etkisini belirle
Müteselsil sorumluluk
Birden çok malik varsa (elbirliği veya paylı mülkiyet fark etmeksizin), zarar görene karşı borcun tamamından zincirleme olarak sorumludurlar.

Anahtar Kavram

Yapı Malikinin Kusursuz Sorumluluğu (TBK 69)

Daha Fazla Pratik

Yapı malikinin rücu haklarını ve intifa hakkı sahibinin bu sorumluluktaki yerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

Ayırt etme gücü bulunmayan 1212 yaşındaki (A), parkta oyun oynadığı sırada (B)'nin park halindeki otomobiline taş atarak maddi zarara yol açmıştır. (A)'nın ailesinin oldukça varlıklı, (B)'nin ise aracını tamir ettirecek maddi imkanının kısıtlı olduğu tespit edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu uyarınca, hâkimin durumun gereğini ve tarafların ekonomik koşullarını gözeterek (A)'yı bu zararın tamamından veya bir kısmından sorumlu tutması aşağıdaki sorumluluk türlerinden hangisine dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakkaniyet sorumluluğu

Cevap

Hakkaniyet sorumluluğu, ayırt etme gücü bulunmayan kişilerin istisnai olarak sorumlu tutulmasını sağlayan hukuki dayanaktır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 6565. maddesine göre; hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir. Olayda failin ayırt etme gücü olmaması ve tarafların ekonomik durumu arasındaki fark, hakkaniyet sorumluluğunun tipik uygulama alanıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Failin kusur ehliyetini kontrol et
Failin ayırt etme gücü olmadığı için normalde kusur sorumluluğu doğmaz.
Haksız fiil sorumluluğunun genel kuralı kusurdur ve bu da ayırt etme gücü gerektirir.
2
Türk Borçlar Kanunu madde 6565 hükmünü uygula
Hâkim, hakkaniyet gerektiriyorsa ayırt etme gücü olmayanı sorumlu tutabilir.
Kanun, mağdurun korunması ve adalet duygusu gereği bu istisnai kusursuz sorumluluk halini düzenlemiştir.

Anahtar Kavram

Hakkaniyet Sorumluluğu (TBK m. 65)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 11Soru

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca haksız fiil sorumluluğunda tazminatın belirlenmesi ve indirilmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Failin tazminatı ödemesi halinde yoksulluğa düşecek olması nedeniyle yapılacak hakkaniyet indirimi, haksız fiilin ağır ihmal ile işlendiği hallerde de uygulanabilir.

Cevap

Failin yoksulluğa düşecek olması nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için fiilin kasten veya ağır ihmalle işlenmemiş olması şarttır; dolayısıyla ağır ihmal halinde bu indirimin uygulanabileceğini savunan ifade yanlıştır.
Türk Borçlar Kanunu madde 52 fıkra 2'ye göre, haksız fiil faili tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de bunu gerektiriyorsa hâkim indirim yapabilir. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için failin kastla veya ağır ihmalle zarar vermemiş olması emredici bir şarttır. Bu nedenle ağır ihmal halinde bu indirimin talep edilebileceğini belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tazminatın belirlenmesi esaslarının incelenmesi
Hâkimin TBK m. 51 uyarınca kusurun ağırlığı ve durumun gereğini dikkate aldığı tespit edildi.
Genel tazminat belirleme kriterlerini doğrulamak için.
2
TBK m. 52/1 (Zarar görenin davranışı) hükmünün analizi
Rıza ve ortak kusurun hem indirim hem de tam kaldırma sebebi olabileceği doğrulandı.
Zarar görenin kusurunun tazminata etkisini belirlemek için.
3
TBK m. 52/2 (Hakkaniyet indirimi) şartlarının kontrolü
Yoksulluk indiriminin ancak failin hafif kusuru (kast veya ağır ihmal olmaması) durumunda mümkün olduğu görüldü.
Hakkaniyet indiriminin sınırlarını tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Hakkaniyet İndirimi ve Şartları (TBK m. 52/2)
Soru 12Soru

Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri çerçevesinde düzenlenen "hayvan idare edenin sorumluluğu" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare eden, zararın doğmaması için gerekli tüm özeni gösterdiğini veya bu özeni gösterseydi bile zararın gerçekleşeceğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.

Cevap

İdare edenin gerekli özeni gösterdiğini veya özen gösterse de zararın önlenemeyeceğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabileceğini belirten seçenek doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 67. maddesine göre, bir hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlü olan kişi, bu zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini veya bu özeni gösterseydi bile zararın gerçekleşeceğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Bu durum hukukta 'kurtuluş kanıtı' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluğun türünü belirle.
Hayvan idare edenin sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu m. 67'de düzenlenen bir 'olağan özen sorumluluğu' (kusursuz sorumluluk) türüdür.
Bu sorumlulukta idare edenin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, gözetim yükümlülüğünün ihlali esas alınır.
2
Kurtuluş kanıtı imkanını değerlendir.
İdare eden, gerekli özeni gösterdiğini (kurtuluş kanıtı) ispat ederse tazminat yükümlülüğünden kurtulur.
Olağan özen sorumluluklarını tehlike sorumluluğundan ayıran temel fark, idare edene kurtuluş kanıtı getirme hakkının tanınmış olmasıdır.

Anahtar Kavram

Hayvan İdare Edenin Sorumluluğu - Olağan Özen Sorumluluğu / Kurtuluş Kanıtı
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru

Türk Borçlar Kanunu uyarınca, ayırt etme gücü bulunmayan bir kimsenin verdiği zarardan, hakimin durumun gereği ve tarafların mali imkanlarını gözeterek tamamen veya kısmen sorumlu tutulmasına karar verebildiği sorumluluk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakkaniyet sorumluluğu

Cevap

Hakkaniyet sorumluluğu
Türk Borçlar Kanunu'nun 65. maddesine göre, ayırt etme gücü bulunmayan bir kimse normal şartlarda kusur ehliyeti olmadığı için sorumlu tutulamaz. Ancak hakim, olayın özelliklerini ve tarafların durumunu değerlendirerek, adaletin yerini bulması adına (hakkaniyet gereği) bu kişinin zararı gidermesine hükmedebilir. Bu durum 'Hakkaniyet Sorumluluğu' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Zararı veren kişinin ayırt etme gücünü kontrol etme
Zararı veren şahsın ayırt etme gücü bulunmamaktadır.
Ayırt etme gücü bulunmayanlar kural olarak haksız fiillerden sorumlu değildir.
2
TBK m. 65 hükmünü uygulama
Hakim, hakkaniyet gerektiriyorsa zararın tazminine karar verebilir.
Kanun, bu istisnai durumu hakkaniyet sorumluluğu olarak düzenlemiştir.

Anahtar Kavram

Hakkaniyet Sorumluluğu (TBK m. 65)
Tahmini Süre:45s
Soru 14Soru

Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca düzenlenen "hayvan idare edenin sorumluluğu" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hayvan idare eden, zararın doğmaması için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.

Cevap

Hayvan idare eden, zararın doğmaması için gerekli tüm özeni gösterdiğini veya özeni gösterse dahi zararın doğmasını engelleyemeyeceğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.
Türk Borçlar Kanunu'na göre hayvan idare eden, hayvanın bakımında ve gözetiminde durumun gerektirdiği her türlü özeni gösterdiğini veya bu özeni göstermiş olsaydı bile zararın gerçekleşeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Bu duruma hukukta 'kurtuluş kanıtı' adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluğun türünü belirleme
Hayvan idare edenin sorumluluğu, bir kusursuz sorumluluk (objektif sorumluluk) türüdür.
Zarar görenin, karşı tarafın kusurunu ispat etmesine gerek kalmadan tazminat isteyebilmesini sağlar.
2
Kurtuluş kanıtı imkanını değerlendirme
Bu sorumluluk türü, 'olağan sebep sorumluluğu' kategorisindedir.
Kanun koyucu, idare edene gerekli özeni gösterdiğini ispatlayarak sorumluluktan kurtulma hakkı tanımıştır (TBK m. 67).

Anahtar Kavram

Kurtuluş Kanıtı Getirilebilen Kusursuz Sorumluluk

İpuçları

1
Bu sorumluluk türü, kişinin kusuru olmasa bile doğan bir sorumluluktur.

Daha Fazla Pratik

Adam çalıştıranın sorumluluğu ile hayvan idare edenin sorumluluğu arasındaki benzerlikleri (kurtuluş kanıtı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca haksız fiillerde tazminat istemi; zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak belirli bir süre ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak belirli bir süre geçmekle zamanaşımına uğrar. Ayrıca fiilin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi durumunda farklı kurallar uygulanabilmektedir.

Buna göre, haksız fiilden doğan borç ilişkilerinde zamanaşımı süreleri ve uygulanması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; ancak fiil daha uzun bir zamanaşımı öngören cezayı gerektiren bir fiilse, ceza zamanaşımı uygulanır.

Cevap

Haksız fiillerde tazminat istemi, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; ancak fiil daha uzun bir ceza zamanaşımına tabi ise o süre uygulanır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesine göre, haksız fiillerde tazminat istemi zarar görenin zararı ve faili öğrenmesinden itibaren 2 yıl ve her durumda fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak haksız fiil aynı zamanda ceza kanunlarına göre daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülen bir suçsa, tazminat davası için de bu daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Doğru cevap bu yasal düzenlemeyi tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
TBK 72 uyarınca sübjektif zamanaşımı süresini belirle.
Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl.
Kişinin dava açma hakkını kullanabilmesi için hem kaybını hem de kime dava açacağını bilmesi gerekir.
2
TBK 72 uyarınca objektif zamanaşımı süresini belirle.
Fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl.
Hukuki güvenlik ilkesi gereği, öğrenme gerçekleşmese dahi belirli bir süre sonra talep hakkı zamanaşımına uğramalıdır.
3
Ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) durumunu kontrol et.
Fiil suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunundaki süre daha uzunsa, o süre tazminat davası için de uygulanır.
Hukuk düzeninin çelişkiye düşmemesi adına, bir fiil ceza hukuku bakımından henüz zamanaşımına uğramamışken borçlar hukuku bakımından uğramış sayılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Haksız fiillerde 2 ve 10 yıllık sürelerin yanında, ceza zamanaşımının (uzamış zamanaşımı) uygulanma şartı.

Daha Fazla Pratik

Rücu istemlerinde zamanaşımı sürelerini (tazminatın tamamen ödenmesi ve sorumlu kişinin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her durumda 10 yıl) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 16Soru

(A) İşletmesi'ne ait bir binanın dış cephesinden düşen mermer kaplamanın kaldırımda yürüyen bir yayanın yaralanmasına sebep olması durumunda, Türk Borçlar Kanunu uyarınca yapı malikinin sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapı maliki, kaplamanın düşmesinde hiçbir kusuru olmadığını ispat etse dahi oluşan zarardan sorumludur.

Cevap

Yapı maliki, mermer kaplamanın düşmesinde herhangi bir kusuru olmadığını ispat etse dahi, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden kaynaklanan zarardan kusursuz olarak sorumludur.
Yapı malikinin sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesinde düzenlenen bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu düzenlemeye göre bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumlulukta malikin kusurlu olması aranmadığı gibi, malik 'gerekli tüm önlemleri aldığını' ispat ederek de sorumluluktan kurtulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Sorumluluğun hukuki niteliğini belirle.
TBK m. 69 uyarınca yapı malikinin sorumluluğu bir 'olağan sebep sorumluluğu'dur.
Bu sorumluluk türü, malikin kusuruna dayanmayan bir kusursuz sorumluluk halidir.
2
Kurtuluş kanıtı imkanını değerlendir.
Yapı malikinin 'kurtuluş kanıtı' (özen gösterdim, yine de oldu) getirme hakkı yoktur.
Kanun koyucu, yapı eserlerinden kaynaklanan tehlikeleri doğrudan mülkiyet hakkı sahibine yüklemiştir.
3
Sonuca ulaş.
Malik kusursuz olsa dahi tazminat ödemekle yükümlüdür.
Zarar, yapının bakım eksikliğinden veya yapım bozukluğundan doğmuşsa malik sorumlu tutulur.

Anahtar Kavram

Yapı Malikinin Kusursuz Sorumluluğu (TBK 69)
Soru 17Soru

Akıl hastalığı nedeniyle ayırt etme gücü bulunmayan (A)(A), geçirdiği bir nöbet sırasında komşusu (B)(B)'ye ait olan ve içerisinde kıymetli porselenlerin bulunduğu sergileme vitrinini tahrip etmiştir. Yapılan incelemede (A)(A)'nın mali durumunun oldukça iyi olduğu, zarar gören (B)(B)'nin ise bu dükkanı yeni açtığı ve maddi zorluk içinde olduğu anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, hakimin (A)(A)'yı verdiği zarardan tamamen veya kısmen sorumlu tutabilmesinin hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakkaniyetin gerektirmesi durumunda hakime tanınan takdir yetkisine dayalı kusursuz sorumluluk

Cevap

Hakkaniyetin gerektirmesi durumunda hakime tanınan takdir yetkisine dayalı kusursuz sorumluluk
Türk Borçlar Kanunu'nun 65. maddesine göre, ayırt etme gücü bulunmayan bir kişi verdiği zarardan normal şartlarda sorumlu olmasa da, hakim hakkaniyetin gerektirdiği hallerde (özellikle tarafların ekonomik güçleri arasındaki fark belirleyiciyse) bu kişinin zararı tamamen veya kısmen tazmin etmesine karar verebilir. Bu, hakimin takdir yetkisine dayanan özel bir kusursuz sorumluluk halidir.

Adım Adım Çözüm

1
Fiili gerçekleştiren kişinin ehliyet durumunun tespit edilmesi
Kişinin akıl hastalığı nedeniyle ayırt etme gücünün bulunmadığı belirlenir.
Ayırt etme gücü olmayanların normalde kusur sorumluluğu yoktur (TBK m. 114/2 yollamasıyla TBK m. 49).
2
İlgili sorumluluk rejiminin belirlenmesi
TBK m. 65 uyarınca ayırt etme gücü bulunmayanlar için öngörülen hakkaniyet sorumluluğu gündeme gelir.
Ayırt etme gücü bulunmayan birinin verdiği zararın tazmini için özel bir kusursuz sorumluluk hali düzenlenmiştir.
3
Hakkaniyet kriterlerinin somut olaya uygulanması
Zarar verenin varlıklı, zarar görenin yoksul olması hakkaniyet gereği tazminata hükmedilmesini sağlar.
Hakimin bu sorumluluk türünde karar verirken tarafların mali durumlarını ve olayın özelliklerini gözetmesi emredilmiştir.

Anahtar Kavram

Hakkaniyet Sorumluluğu (TBK m. 65)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

Türk Borçlar Kanunu'na göre; bir kişinin, kendisini veya bir başkasını hedef alan, ağır ve derhal vuku bulacak bir tehlikeden kurtarmak amacıyla, bu tehlikeyle hiçbir ilgisi bulunmayan üçüncü bir kişinin malvarlığına zarar vermesi durumunda ortaya çıkan hukuka aykırılığı ortadan kaldıran sebep aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Iztırar hali (Zorda kalma)

Cevap

Üçüncü bir kişinin malvarlığına zarar verilerek bir tehlikeden kurtulma durumu 'Iztırar hali (Zorda kalma)' olarak adlandırılır.
Zorda kalma (iztırar hali), Türk Borçlar Kanunu madde 64/2 uyarınca, bir kimsenin kendisini veya başkasını ağır ve derhal vuku bulacak bir tehlikeden kurtarmak için tehlikeyle ilgisi olmayan üçüncü bir kişinin malına zarar vermesidir. Bu durumda hakim, hakkaniyet gereği zararın tazmin edilip edilmeyeceğine ve miktarını takdir eder.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki tarafların ve zararın niteliğinin analiz edilmesi
Zarar veren kişi, bir tehlikeden kurtulmak amacıyla hareket etmektedir ve zarar gören kişi bu tehlikeye sebep olan kişi değildir.
Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran sebeplerin ayırt edilmesi için zararın kime, ne amaçla verildiği belirlenmelidir.
2
TBK Madde 64 hükmünün uygulanması
Kanuna göre; bir kimsenin kendisini veya başkasını açık ya da yakın bir zarar tehlikesinden kurtarmak için başkasının taşınır veya taşınmaz malına zarar vermesi 'zorda kalma' olarak nitelendirilir.
Yasal tanım gereği, tehlikeyle ilgisi olmayan üçüncü kişiye verilen zarar bu kapsamda değerlendirilir.

Anahtar Kavram

Iztırar Hali (Zorda Kalma) Kavramı

İpuçları

1
Zararın kime verildiğine dikkat edin. Saldırgan olmayan birine mi zarar veriliyor?

Daha Fazla Pratik

Zorda kalma durumunda ortaya çıkan tazminatın niteliğini (Hakkaniyet tazminatı) araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 19Soru

Bir otomobil sürücüsü olan (A), hız sınırını aşarak kırmızı ışıkta geçmiş ve yaya geçidinden geçen (B)’ye çarparak yaralanmasına sebep olmuştur. (B), uğradığı zararların tazmini için (A)’ya karşı dava açmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenen genel kusur sorumluluğu hükümleri dikkate alındığında, bu olayda haksız fiil sorumluluğunun doğması için gerekli olan kurucu unsurlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sürücü (A)'nın ödeme gücünün (ekonomik durumunun) yeterli olması

Cevap

Sürücü (A)'nın ödeme gücünün (ekonomik durumunun) yeterli olması
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine göre haksız fiilin dört temel kurucu unsuru vardır: hukuka aykırı fiil, kusur (kast veya ihmal), zarar ve uygun illiyet bağı. Bu unsurlar sorumluluğun doğması için kümülatif (birlikte) olarak bulunmalıdır. Zarar verenin ödeme gücünün veya ekonomik durumunun yeterli olup olmaması, sorumluluğun kurulması için gereken bir unsur değildir; bu durum sadece tazminat miktarının belirlenmesinde bir indirim sebebi (TBK m. 52) olarak değerlendirilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
TBK m. 49 uyarınca genel kusur sorumluluğunun kurucu unsurlarını listele.
Hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı haksız fiilin kurucu unsurlarıdır.
Sorumluluğun doğması için bu dört unsurun bir arada bulunması gerekir.
2
Verilen olaydaki unsurları kurucu unsurlarla eşleştir.
Kırmızı ışıkta geçmek hukuka aykırılıktır; hız sınırını aşmak kusurdur; yaralanma zarardır; çarpma ile yaralanma arasındaki bağ illiyet bağıdır.
Olayın hukuki nitelendirmesini yaparak unsurların varlığını teyit etmek gerekir.
3
Seçeneklerde yer alan unsurların sorumluluğun doğumu üzerindeki etkisini değerlendir.
Zarar verenin ödeme gücü tazminatın belirlenmesi aşamasında dikkate alınır, borcun doğumu için şart değildir.
Kurucu unsurlar ile tazminatın belirlenmesine ilişkin yan unsurları ayırt etmek cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Haksız Fiil Sorumluluğunun Kurucu Unsurları
Tahmini Süre:45s
Soru 20Soru

(A) ve (B), mülkiyeti paylı olarak kendilerine ait olan bir iş merkezinin malikleridir. İş merkezinin dış cephesinde bulunan ve binanın inşası sırasında müteahhit (M) tarafından monte edilen devasa bir reklam panosu, hem montajındaki teknik hata hem de zamanla oluşan paslanma nedeniyle fırtınalı bir günde yerinden çıkarak yoldan geçen (Z)'nin ağır yaralanmasına neden olmuştur. (A) ve (B), panonun periyodik bakımları için uzman bir teknik servis olan (S) firması ile sözleşme yaptıklarını, bakım raporlarını her ay düzenli denetlediklerini ve malik olarak üzerlerine düşen tüm özen yükümlülüğünü yerine getirdiklerini belirterek sorumluluktan kurtulmaya çalışmaktadırlar.

Bu olaydaki hukuki sorumluluk rejimi ve tarafların durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A) ve (B), uzman bir teknik servis ile anlaşmış olsalar ve denetim görevlerini eksiksiz yerine getirdiklerini ispat etseler dahi, yapı malikinin sorumluluğu bir olağan sebep sorumluluğu olduğu için (Z)'ye karşı müteselsilen sorumludurlar; ancak ödedikleri tazminat için (M) ve (S)'ye rücu hakları saklıdır.

Cevap

Yapı malikleri, uzman bir servis ile anlaşmış olsalar ve üzerlerine düşen özeni gösterseler dahi, TBK m. 69 uyarınca kurtuluş kanıtı getiremedikleri için (Z)'ye karşı müteselsilen sorumludurlar; ancak hatalı montaj yapan müteahhide ve eksik bakım yapan servise rücu edebilirler.
Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesi uyarınca bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sorumluluk bir 'olağan sebep sorumluluğu' (kusursuz sorumluluk) olduğu için malik, özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini (örneğin uzman teknik servis tuttuğunu) ispat ederek sorumluluktan kurtulamaz. Paylı mülkiyet durumunda tüm paydaşlar zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Ancak malik, tazminatı ödedikten sonra yapım bozukluğuna sebep olan müteahhide veya bakımı ihmal eden teknik servise rücu edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki sorumluluk türünü belirle.
TBKTBK m.69m. 69 uyarınca Yapı Malikinin Sorumluluğu (Olağan Sebep Sorumluluğu).
Zarar, binanın yapımındaki bozukluk (montaj hatası) ve bakımındaki eksiklikten (paslanma) kaynaklanmaktadır.
2
Kurtuluş kanıtı imkanını değerlendir.
Kurtuluş kanıtı yoktur.
Yapı malikinin sorumluluğu objektif bir sorumluluktur; malik özen gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulamaz.
3
Maliklerin niteliğine göre sorumluluk kapsamını belirle.
Paylı malikler olan (A) ve (B) müteselsilen sorumludur.
Bir yapının birden fazla maliki olması durumunda, zarar görene karşı dış ilişkide müteselsil sorumluluk esastır.
4
Rücu imkanlarını kontrol et.
Müteahhit (M) ve Teknik Servis (S)'ye rücu edilebilir.
Zarara sebep olan bir yapım kusuru veya bakım ihmali varsa, tazminatı ödeyen malik asıl sorumlulara başvurabilir.

Anahtar Kavram

Yapı Malikinin Kusursuz Sorumluluğu (Olağan Sebep Sorumluluğu)
Tahmini Süre:3m 0s
Sayfa 1 / 7Sonraki