Mobilya üreticisi Tarık, hammadde alımı amacıyla tedarikçi Veli emrine bir bono düzenleyerek teslim etmiştir. Veli bu bonoyu ticari borçlarına karşılık Yasin'e, Yasin ise Zeynep'e ciro yoluyla devretmiştir. Senedin meşru hamili olan Zeynep, vade gününde ödeme talebiyle Tarık'a başvurmuştur.
Zeynep'in senedi devralırken bilerek Tarık'ın zararına hareket etme kastı (kötüniyeti) bulunmadığı bilindiğine göre, Tarık aşağıdaki defilerden hangisini Zeynep'e karşı ileri süremez?
- ABonodaki düzenleyen imzasının Tarık'ın eli ürünü olmayıp sahte olması
- BBonoda kanunen bulunması zorunlu olan 'düzenlenme tarihi' unsurunun eksik olması
- Tarık ile Veli arasındaki sözleşmenin iptal edilmesi sebebiyle senedin bedelsiz kalmış olmasıCevap
- DBononun düzenlendiği tarihte Tarık'ın kısıtlı olması nedeniyle fiil ehliyetinin bulunmaması
- ESenet metninden anlaşıldığı üzere alacağın zamanaşımına uğramış olması
Cevap
Tarık ile Veli arasındaki sözleşmenin iptal edilmesi sebebiyle senedin bedelsiz kalmış olması
Kıymetli evrak hukukunda, senedin ihdas edilmesine (düzenlenmesine) neden olan temel ilişkiden kaynaklanan itirazlar (örneğin malların teslim edilmemesi, sözleşmenin feshedilmesi veya bedelsizlik), nispi (şahsi) defi niteliğindedir. Türk Ticaret Kanunu uyarınca, poliçe, bono veya çeke dayanan borçlu, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki hamil, senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Olayda Zeynep'in böyle bir kastı bulunmadığı açıkça belirtildiğinden, Tarık temel ilişkideki bedelsizlik defisini ona karşı ileri süremez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kıymetli Evrakta Mutlak ve Nispi Defiler Ayrımı