Soru

Zorluk: OrtaKıymetli Evrakta Defiler

Bir ticari satım sözleşmesi kapsamında (A) Anonim Şirketi, satın aldığı hammaddelerin bedeline karşılık olmak üzere satıcı (B) Limited Şirketi emrine bir bono düzenleyerek teslim etmiştir. Ancak (B) Limited Şirketi, sözleşmede kararlaştırılan tarihte malları teslim etmemiştir. Bu arada (B) Limited Şirketi, söz konusu bonoyu aralarındaki kredi ilişkisine istinaden (C) Bankası'na ciro ve teslim yoluyla devretmiştir. Vadesi geldiğinde (C) Bankası, bononun ödenmesi için (A) Anonim Şirketi'ne başvurmuştur. (A) Anonim Şirketi ise malların teslim edilmediğini belirterek ödeme yapmaktan kaçınmak istemektedir.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, (A) Anonim Şirketi'nin malların teslim edilmediğine ilişkin bedelsizlik defini (C) Bankası'na karşı ileri sürebilmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?

  1. (C) Bankası'nın bonoyu iktisap ederken bilerek (A) Anonim Şirketi'nin zararına hareket etmiş olmasınaCevap
  2. B
    (C) Bankası'nın bonoyu devraldığı sırada malların henüz teslim edilmediğini sadece biliyor (haberdar) olmasına
  3. C
    Bononun ön yüzünde "bedeli mal içindir" şeklinde ihdas nedenini gösteren bir kaydın yer almasına
  4. D
    (A) Anonim Şirketi'nin malların teslim edilmediğini noter aracılığıyla çekilen kesin bir ihtarname ile ispatlamasına
  5. E
    (C) Bankası'na yapılan cironun beyaz ciro yerine, hamilin isminin yazıldığı tam ciro şeklinde yapılmış olmasına

Cevap

Bedelsizlik definin üçüncü kişi hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması gerekir.
Kambiyo senetlerinde bedelsizlik (malın teslim edilmemesi) bir nispi defidir. Türk Ticaret Kanunu (m. 687) uyarınca, poliçe veya bonodan dolayı kendisine başvurulan kişi, önceki hamillerle kendisi arasındaki temel ilişkiye dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez. Bu emredici kuralın tek istisnası, hamilin senedi iktisap ederken 'bilerek borçlunun zararına hareket etmiş' olmasıdır. Dolayısıyla, borçlunun bu defini üçüncü kişi hamile karşı ileri sürebilmesi için hamilin borçluyu zarara uğratma (savunmasız bırakma) kastıyla hareket etmiş olması şarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki defi türünü tespit etme
Malların teslim edilmemesi (bedelsizlik) temel ilişkiden kaynaklandığı için 'nispi defi' niteliğindedir.
Sadece senedin tarafları (düzenleyen ile lehtar) arasındaki alt ilişkiden doğan defiler nispi defilerdir.
2
Nispi defilerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülme kuralını uygulama
Kural olarak nispi defiler, senedi devralan üçüncü kişi hamillere (olayda (C) Bankası'na) karşı ileri sürülemez.
Kıymetli evrak hukukunda, tedavül güvenliğini sağlamak amacıyla soyutluk (mücerretlik) ilkesi geçerlidir.
3
Kuralın istisnasını (TTK m. 687) değerlendirme
Nispi definin üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesi ancak hamilin senedi iktisap ederken 'bilerek borçlunun zararına hareket etmiş' olması şartına bağlıdır.
Kanun koyucu, hamilin temel ilişkideki sorunu sadece bilmesini yeterli görmemiş, borçluyu savunmasız bırakma kastıyla hareket etmesini şart koşmuştur.

Anahtar Kavram

Kıymetli evrakta nispi defilerin (bedelsizlik vb.) iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülememesi kuralı ve 'bilerek borçlunun zararına hareket etme' istisnası
Bu soruyu puanla