Soru

Zorluk: ZorKıymetli Evrakta Defiler

Düzenleyen (A)(A), lehtar (B)(B) lehine bir bono düzenlemiştir. (B)(B), bu bonoyu ciro yoluyla (C)(C)'ye, (C)(C) ise (D)(D)'ye devretmiştir. (A)(A) ile (B)(B) arasındaki temel ilişki olan satış sözleşmesi, (B)(B)'nin edimini hiç yerine getirmemesi sebebiyle (A)(A) tarafından haklı nedenle feshedilmiştir. Mevcut hamil (D)(D), senedi (C)(C)'den devralırken (A)(A)'nın (B)(B)'ye karşı sahip olduğu bedelsizlik defisini ileri sürmesini engellemek amacıyla, bu durumu bilerek senedi iktisap etmiştir.

Buna göre, hamil (D)(D) tarafından başlatılan takibe karşı borçlu (A)(A)'nın ileri sürebileceği savunmalarla ilgili 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Bedelsizlik savunması şahsi bir defi olup, kural olarak sadece doğrudan taraflar arasında ileri sürülebilirse de; hamil (D)(D) senedi iktisap ederken bilerek borçlu (A)(A)'nın zararına hareket ettiği için (A)(A), bu defiyi (D)(D)'ye karşı ileri sürebilir.Cevap
  2. B
    Bedelsizlik iddiası senedin hükümsüzlüğüne ilişkin mutlak bir defi niteliğinde olduğundan, (A)(A) bu durumu hamilin iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın (D)(D)'ye karşı her zaman ileri sürebilir.
  3. C
    Bedelsizlik defisi senedin metninden anlaşılan defilerden biri olduğu için, (D)(D) senedi devralırken bu durumu bilmese dahi (A)(A) borcu ödemekten kaçınabilir.
  4. D
    İmzaların istiklali ilkesi gereği, (A)(A) ile (B)(B) arasındaki temel ilişkiden doğan sakatlıklar senedin geçerliliğini etkilemez ve (A)(A), bu savunmayı (D)(D) kötüniyetli olsa dahi sadece (B)(B)'ye karşı ileri sürebilir.
  5. E
    (A)(A)'nın temel ilişkiyi feshetmiş olması senedin şekil şartlarını ortadan kaldıran mutlak bir defi oluşturur ve bu durum (D)(D) dahil herkese karşı ileri sürülebilir.

Cevap

Düzenleyen, bedelsizlik savunmasını (şahsi defi), hamilin senedi devralırken bilerek borçlunun zararına hareket ettiğini ispatlaması şartıyla üçüncü kişi hamile karşı ileri sürebilir.
Kıymetli evrak hukukunda, temel ilişkideki edimlerin yerine getirilmemesi (bedelsizlik) şahsi bir defi niteliğindedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 687. maddesine göre, kambiyo senedi borçlusu, lehtar ile arasındaki kişisel ilişkilerden kaynaklanan defileri hamile karşı ileri süremez. Ancak bu kuralın istisnası, hamilin senedi iktisap ederken borçlunun zararına hareket ettiğinin (kötüniyetli olduğunun) ispatlanmasıdır. Olayda hamilin bu durumu bilerek ve borçlunun savunma hakkını engellemek amacıyla senedi devraldığı belirtildiğinden, şahsi defi olan bedelsizlik iddiası bu hamile karşı ileri sürülebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Savunmanın (definin) niteliğini belirle.
Temel ilişkideki sözleşmenin feshinden kaynaklanan bedelsizlik iddiası 'şahsi (nispi) defi' niteliğindedir.
Bu savunma senedin metninden veya senedin kendisindeki bir geçersizlikten değil, taraflar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanmaktadır.
2
TTK m. 687/1 uyarınca şahsi defilerin devir yasağını değerlendir.
Kambiyo senetlerinde şahsi defiler, kural olarak senedin devredildiği üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Ticari hayatın güvenliği ve kıymetli evrakın tedavül kabiliyeti, iyiniyetli üçüncü kişilerin korunmasını gerektirir.
3
Olaydaki hamilin (D) durumunu kanuni istisna kapsamında analiz et.
Hamil (D), senedi devralırken bilerek borçlu (A)'nın zararına hareket etmiştir.
Hamilin sadece defiyi bilmesi yetmez; borçlunun bu defiyi lehtara karşı ileri sürme imkanını ortadan kaldırmak amacıyla senedi devralması (kötüniyet) gerekir.
4
İstisna kuralını sonuca uygula.
Borçlu (A), kötüniyetli olan (D)'ye karşı bedelsizlik defisini ileri sürebilir.
TTK 687/1 uyarınca 'hamil senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmişse' şahsi defiler hamile karşı da ileri sürülebilir.

Anahtar Kavram

Şahsi Defiler ve Kötüniyetli Hamil İstisnası (TTK 687)

Daha Fazla Pratik

Mutlak ve nispi defiler arasındaki ayrımı pekiştirmek için 'imza sahteliği' ve 'ehliyetsizlik' gibi mutlak defilerin iyiniyetli hamile karşı etkisini inceleyen sorular çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla