Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında yer alan yerinden yönetim kuruluşlarının hukuki rejimi ve merkezi idare ile olan ilişkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu kuruluşların 'kamu tüzel kişiliğine' sahip olmalarının asli bir sonucudur?
- Merkezi idarenin bu kuruluşlar ve işlemleri üzerindeki denetim yetkisinin hiyerarşi bağına değil, ancak kanunla öngörülen sınırlar dahilinde kullanılan 'idari vesayet' yetkisine dayanmasıCevap
- BKuruluşların tüm gelir ve giderlerinin genel bütçe kapsamına alınarak, mali işlemlerinin merkezi idarenin doğrudan tasarrufuna ve yönetimine bırakılması
- CMerkezi idarenin, bu kuruluşların işlemlerini hem hukukilik hem de yerindelik bakımından denetleyerek, uygun bulmadığı kararları doğrudan değiştirme yetkisine sahip olması
- DBu kuruluşların taşra birimlerinin, merkeze danışmadan işlem yapabilmesini sağlayan 'yetki genişliği' ilkesinden faydalanarak doğrudan devlet adına hareket etmesi
- EKamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, idari bütünlük gereği merkezi idarenin hiyerarşik yapısına dahil edilerek devlet tüzel kişiliğinin bir parçası sayılması
Cevap
Merkezi idarenin bu kuruluşlar üzerindeki denetiminin hiyerarşi değil, idari vesayet şeklinde tezahür etmesi
Yerinden yönetim ilkesinin hayata geçirilmesi için ilgili birimin devlet tüzel kişiliğinden ayrılması ve kendi kamu tüzel kişiliğine sahip olması zorunludur. Kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın en temel ve zorunlu hukuki sonucu, merkezi idarenin bu birim üzerindeki yetkisinin hiyerarşik bir emir-talimat yetkisi olmaktan çıkıp, anayasal bir denetim türü olan ve ancak kanunla öngörülen hallerde kullanılabilen 'idari vesayet' yetkisine dönüşmesidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kamu tüzel kişiliği ve idari vesayet ilişkisi
Daha Fazla Pratik
İdari vesayet makamının yetkilerinin sınırlarını ve bu yetkilerin 'yerindelik' denetimi içerip içermediği ile ilgili yargı kararlarını incelemek bu konudaki hakimiyetinizi artıracaktır.
Tahmini Süre:2m 0s