Taşınmaz mülkiyetinin yasal kısıtlamaları (tahditler) ve malikin bu kısıtlamalara aykırı kullanımı sonucunda ortaya çıkan hukuki sorumluluk rejimi hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi hukuk tekniği açısından doğrudur?
- Dolaylı kanuni kısıtlamalar, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesiyle kendiliğinden bir ayni hak doğurmayıp, lehine kısıtlama olan kişiye bir şahsi hak (irtifak kurulmasını isteme hakkı) tanır; mülkiyet hakkının taşkın kullanılmasına dayalı sorumluluk ise malikin kusuruna dayanmayan bir sebep sorumluluğudur.Cevap
- BTaşınmaz malikinin mülkiyet hakkından doğan yetkilerini kullanırken komşularına zarar vermesi durumunda, zarar gören komşunun uğradığı zararın tazmini ve müdahalenin durdurulması amacıyla açacağı temel dava istihkak davasıdır.
- CMülkiyet hakkının doğrudan kanuni kısıtlamaları (örneğin komşuluk hukuku sınırları), tapu siciline şerh edilmediği sürece subjektif iyiniyetli üçüncü kişilerin bu taşınmaz üzerindeki ayni hak kazanımlarını engelleyemez.
- DKomşuluk hukukundan doğan bir uyuşmazlıkta, malikin eylemi sonucunda ortaya çıkan zararın giderilmesi için zarar görenin, malikin bu eylemi 'sırf başkasına zarar verme kastıyla' gerçekleştirdiğini ispat etmesi sorumluluk için kurucu bir şarttır.
- EDolaylı kanuni kısıtlamalar, taşınmaz mülkiyetinin elbirliği mülkiyeti şeklinde kullanıldığı hallerde paydaşların birbirlerine karşı sahip olduğu ön alım hakkı gibi, tescilsiz kazanım yoluyla mülkiyetin içeriğini doğrudan daraltan engellerdir.
Cevap
Dolaylı kanuni kısıtlamaların kişiye sadece bir irtifak kurulmasını isteme yetkisi (şahsi hak) verdiği ve taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını taşkın kullanmasından doğan sorumluluğun malikin kusuruna dayanmayan bir sebep sorumluluğu (kusursuz sorumluluk) olduğu bilgisi doğrudur.
Dolaylı kanuni kısıtlamalar (örneğin zorunlu geçit, mecra hakkı), kanuni şartlar oluşsa dahi tescil veya mahkeme kararı olmadan kendiliğinden bir ayni hak doğurmaz, sadece hak sahibine karşı bir irtifak kurulmasını isteme hakkı (şahsi hak) verir. Diğer yandan, Türk Medeni Kanunu'nun 730. maddesi uyarınca taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını kanuni sınırlara (örneğin komşuluk hukukuna) aykırı kullanmasından doğan sorumluluk bir 'sebep sorumluluğu' olup, malikin kusurlu olması veya zarar verme niyetinde olması şart değildir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Taşınmaz mülkiyetinin kanuni kısıtlamaları ve malikin kusursuz sorumluluğu (TMK 730)
Tahmini Süre:3m 0s