Kozmetik üreticisi Ceyda, hammadde tedarikçisi Deniz'den aldığı ürünlerin bedeline karşılık olarak Deniz emrine 100.000 TL bedelli bir bono düzenleyip teslim etmiştir. Deniz, bu bonoyu vadesi gelmeden önce kendi ticari borcuna karşılık nakliyeci Engin'e ciro ve teslim etmiştir. Daha sonra Ceyda, Deniz'in teslim ettiği hammaddelerin sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımadığını (ayıplı olduğunu) fark etmiştir. Vade geldiğinde hamil Engin, ödeme talebiyle düzenleyen Ceyda'ya başvurmuştur.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, Ceyda'nın temel ilişkiden (satım sözleşmesinden) doğan "ayıplı mal" defini üçüncü kişi konumundaki hamil Engin'e karşı ileri sürebilmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
- Engin'in bonoyu iktisap ederken bilerek borçlu Ceyda'nın zararına hareket etmiş olmasınaCevap
- BBononun Deniz tarafından Engin'e tahsil amacıyla değil, temlik cirosu yoluyla devredilmiş olmasına
- CCeyda'nın, ayıplı mal itirazını yasal süresi içinde düzenlediği bir ihtarname ile Deniz'e bildirmiş olmasına
- DEngin'in bonoyu devralırken senedin zorunlu şekil şartlarını inceleme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasına
- EKıymetli evrakta soyutluk ilkesi gereğince, temel ilişkideki itirazların hamile karşı koşulsuz ileri sürülebilmesine
Cevap
Hamilin senedi devralırken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması şartı aranır.
Doğru yanıt, hamilin senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olmasını ifade eden seçenektir. Türk Ticaret Kanunu'na göre (m.687), temel borç ilişkisinden doğan ayıplı mal gibi nispi defiler kural olarak sadece işlemin tarafına (olayda Deniz'e) karşı ileri sürülebilir. Ciro ile senedi devralan üçüncü bir kişiye (Engin'e) karşı bu definin ileri sürülebilmesinin yegane hukuki dayanağı, hamilin senedi devralırken durumu bilmesi ve bilerek borçlu Ceyda'nın zararına hareket etmiş olmasıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kıymetli Evrakta Nispi (Kişisel) Defilerin İleri Sürülmesi ve Bilerek Borçlunun Zararına Hareket Etme İstisnası