İdare hukukunda idarenin düzenleme yetkisinin "türevselliği" (asli olmaması) ilkesi, idari makamların kural koyma yetkisinin sınırlarını çizen temel bir unsurdur. Bu ilke, idarenin yasama organı tarafından çizilen çerçeve içerisinde hareket etmesini zorunlu kılar.
Buna göre, düzenleyici işlemlerin türevselliği ilkesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Aİdare, kamu yararının gerektirdiği durumlarda, daha önce kanunla düzenlenmemiş bir alanı doğrudan düzenleyici işlemle ilk elden kurala bağlayabilir.
- Düzenleyici işlemlerin geçerli olabilmesi için, düzenlenecek konunun temel esaslarının ve çerçevesinin kanun koyucu tarafından önceden belirlenmiş olması gerekir.Cevap
- CAnayasa'da açıkça yetki verilmiş olsa dahi, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri her durumda bir kanun hükmüne dayanmak zorundadır.
- DTürevsellik ilkesi uyarınca idare, sadece kanunda yer alan ifadeleri aynen tekrarlayabilir; kanunda boşluk bırakılan teknik detayları düzenleyemez.
- EYasama organı, idareye belirli bir alanı düzenlemesi için ucu açık ve sınırı belirsiz bir 'genel düzenleme yetkisi' devredebilir.
Cevap
Düzenleyici işlemlerin geçerli olması için konunun temel esaslarının kanunla önceden belirlenmiş olması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Doğru olan ifade, idarenin düzenleme yapabilmesi için yasama organının o konunun temel esaslarını ve çerçevesini kanunla belirlemiş olması gerektiğini vurgular. Bu durum, idarenin düzenleme yetkisinin asli (original) değil, sekonder (türev) olmasının doğrudan bir sonucudur. İdare, kanun koyucunun iradesi dışında ve kanunla belirlenmiş bir alan bulunmadan 'ilk elden' kural koyamaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İdari Düzenleme Yetkisinin Türevselliği
Tahmini Süre:1m 15s