Soru

Zorluk: Zorİtirazın Kesin Kaldırılması

Genel haciz yoluyla yapılan bir takipte borçlunun borca itiraz etmesi üzerine alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren beş ay sonra icra mahkemesine başvurarak itirazın kesin kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı bu talebinde, borçlu tarafından takibe itiraz edilirken imzası açıkça inkar edilmemiş olan adi bir senede dayanmaktadır. Borçlu ise duruşmada borcun ödendiğini savunmuş ancak bu iddiasını sadece borç miktarını içeren, üzerinde alacaklının imzası olduğu iddia edilen ancak noterlikçe onaylanmamış adi bir makbuzla tevsik etmiştir. Bu durumda icra mahkemesinin yargılaması ve vereceği karar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Borçlunun sunduğu ödeme belgesi İİK m. 6868 anlamında yetkili mercilerce düzenlenmiş veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge niteliği taşımadığından, mahkemece itirazın kesin kaldırılmasına karar verilmelidir.Cevap
  2. B
    Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı aylık hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra icra mahkemesine başvurduğu için davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmelidir.
  3. C
    Borçlu tarafından imzası açıkça inkar edilmeyen adi senet, İİK m. 6868 anlamında kesin delil teşkil etmediğinden mahkemece talebin reddine ve alacaklının genel mahkemeye yönlendirilmesine karar verilmelidir.
  4. D
    Borçlu ödeme savunmasında bulunduğu için uyuşmazlık maddi hukuka ilişkin bir çekişmeye dönüşmüştür; bu nedenle icra mahkemesi görevsizlik kararı vererek dosyayı asliye hukuk mahkemesine göndermelidir.
  5. E
    Takibe konu senet adi nitelikte olduğu için mahkemece itirazın kesin kaldırılmasına değil, borçluya borcu ödemesi için ek süre tanınarak itirazın geçici kaldırılmasına karar verilmelidir.

Cevap

Borçlunun sunduğu ödeme belgesi İcra ve İflas Kanunu'nun 6868. maddesinde aranan nitelikleri taşımadığı için mahkemece itirazın kesin kaldırılmasına karar verilmelidir.
Doğru yanıt, borçlunun ödeme iddiasını ispat etmek için sunduğu adi makbuzun İcra ve İflas Kanunu'nun 6868. maddesinde öngörülen nitelikte (noterlikçe düzenlenmiş veya onaylanmış, resmi makamlarca verilmiş veya imzası alacaklıca ikrar edilmiş) bir belge olmadığını vurgulayan seçenektir. İtirazın kesin kaldırılması yolunda, alacaklı geçerli bir İİK 6868 belgesine dayandığında ispat yükü borçluya geçer ve borçlu da sadece aynı maddedeki belgelerle itirazını ispatlayabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Başvuru süresinin kontrol edilmesi
Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren beş ay sonra başvurmuştur.
İİK m. 68/A68/A uyarınca itirazın kaldırılması talebi altı aylık hak düşürücü süreye tabidir; olayda bu süre aşılmamıştır.
2
Alacaklının dayandığı belgenin niteliğinin değerlendirilmesi
Alacaklı, imzası borçlu tarafından inkar edilmemiş adi bir senede dayanmaktadır.
İİK m. 6868 uyarınca, borçlu itiraz ederken imzayı ayrıca ve açıkça inkar etmezse, o adi senet icra mahkemesinde kesin delil niteliği kazanır.
3
Borçlunun savunmasının ve sunduğu delilin incelenmesi
Borçlu adi bir makbuz sunarak ödeme iddiasında bulunmuştur.
Alacaklı İİK m. 6868 kapsamında bir belgeye dayandığında, borçlu ödeme iddiasını ancak aynı maddedeki (noter senedi, imzası onaylı belge, resmi daire belgesi vb.) belgelerle ispat edebilir; adi makbuz yeterli değildir.

Anahtar Kavram

İtirazın kesin kaldırılması usulünde alacaklı ve borçlunun ispat yükümlülüğü ve belge şartı (İİK Madde 6868)

Daha Fazla Pratik

İtirazın kesin kaldırılması ve itirazın geçici kaldırılması arasındaki temel farkları, özellikle imza inkarının sonuçları bakımından tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla