Bir kambiyo senedi dolayısıyla kendisine başvurulan borçlu, kural olarak senedi düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri, senedi devralan hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmişse, bu şahsi (nispi) defiler ona karşı da ileri sürülebilir. Senedin metninden anlaşılan veya senedin bizzat geçerliliğine ilişkin olan mutlak defiler ise hamilin iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın herkese karşı ileri sürülebilir.
Tacir (K), mal alımı amacıyla (G) emrine bir bono düzenleyip teslim etmiştir. (G) ise bu bonoyu, kendi borcuna karşılık iyiniyetli üçüncü kişi (U)'ya ciro ve teslim yoluyla devretmiştir. Vadesi geldiğinde (U), bononun ödenmesi için (K)'ye başvurmuştur.
Buna göre (K)'nin, iyiniyetli hamil (U)'ya karşı aşağıdaki savunmalardan hangisini ileri sürmesi hukuken mümkündür?
- ASenedin düzenlenmesine temel teşkil eden sözleşmeye konu malların kendisine hiç teslim edilmediğini
- BBonoyu imzaladığı sırada lehtarın hileli davranışlarıyla aldatıldığını ve iradesinin sakatlandığını
- Bononun düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinden yoksun (kısıtlı) olduğunuCevap
- DBonoyu lehtara herhangi bir borcu olmamasına rağmen yalnızca hatır amacıyla verdiğini
- ESenet bedelini lehtara haricen ödediğini ancak senedi geri almadığını