Yurtdışında yaşayan Serkan'a ait bir arsa, sahte bir vekâletname kullanılarak tapu müdürlüğünde Tarık adına tescil edilmiştir. Tarık, bu arsayı durumun içyüzünü ve vekâletnamenin sahte olduğunu çok iyi bilen arkadaşı Ufuk'a satmış ve devretmiştir. Ufuk ise bir süre sonra arsayı, tapu kütüğündeki kayıtlara güvenerek yatırım yapmak isteyen ve önceki olaylardan tamamen habersiz olan Veli'ye satarak tescil işlemini gerçekleştirmiştir.
Buna göre olaydaki hukuki durum ve tapu sicili ilkeleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Veli, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişi konumunda olduğundan arsanın mülkiyetini geçerli biçimde kazanır.Cevap
- BUfuk, tapudaki resmi sicil kaydına dayanarak devraldığı için, vekâletnamenin sahte olduğunu bilse dahi sicilin açıklığı (aleniyet) ilkesi gereği mülkiyet hakkını kazanmıştır.
- CVeli'nin mülkiyeti kazanabilmesi için tapudaki kayda güvenmesi yeterli olmayıp, dürüstlük kuralı (objektif iyiniyet) gereği işlemin arka planını derinlemesine araştırmakla yükümlüdür.
- DTürk eşya hukukunda tescil işlemi mutlak surette illilik (sebebe bağlılık) ilkesine tabi olduğundan, en baştaki vekâletname sahte olduğu için Veli iyiniyetli olsa da mülkiyeti kazanamaz.
- ETaşınmaz üzerindeki gerçek mülkiyet hakkı sahibi Serkan, Veli ayni hakkı kazanmış olsa bile ona karşı salt zilyetlik davası açarak taşınmazın iadesini doğrudan sağlayabilir.
Cevap
Veli'nin, tapu sicilindeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişi olduğu için mülkiyeti geçerli olarak kazandığını belirten seçenek doğrudur.
Veli, önceki işlemlerdeki sahteciliği ve yolsuz tescili bilmeyen, tapu kütüğündeki resmi kayda güvenen üçüncü kişi konumundadır. Türk Medeni Kanunu madde 1023'te düzenlenen 'tapu siciline güven ilkesi' uyarınca, sicildeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak (mülkiyet) kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur ve Veli arsanın yeni ve geçerli maliki olur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tapu Siciline Güven İlkesi (TMK m. 1023) ve Yolsuz Tescilin Sonuçları