Genel haciz yoluyla başlatılan bir ilamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrine süresi içinde "takibe konu borcun daha önce itfa edildiği" gerekçesiyle itiraz etmiştir. Alacaklı, bu itirazın kendisine tebliğ edildiğini 15 Mart 2026 tarihinde öğrenmiştir. Alacaklının elinde, borçlunun imzasını noter huzurunda ikrar ettiği ve borç ikrarını içeren bir adi senet bulunmaktadır.
Buna göre alacaklının takibe devam edebilmek için başvurabileceği hukuki yol, süre ve merci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Alacaklı, 15 Eylül 2026 tarihine kadar icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep etmelidir.Cevap
- BAlacaklı, 15 Mart 2027 tarihine kadar genel mahkemelerde itirazın kesin kaldırılması davası açmalıdır.
- CBorçlu imzaya değil borca itiraz ettiği için alacaklı, 6 ay içinde icra mahkemesinden itirazın geçici kaldırılmasını istemelidir.
- DAlacaklının elindeki belge ilam niteliğinde belge sayıldığından, herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmaksızın icra mahkemesine başvurabilir.
- EAlacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine başvurarak itirazın kesin kaldırılmasını istemelidir.
Cevap
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 6 ay içinde (15 Eylül 2026'ya kadar) icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep etmelidir.
Doğru yanıt, alacaklının elindeki İİK 68. madde kapsamındaki belgeye dayanarak 6 ay içinde icra mahkemesine başvurması gerektiğini belirtmektedir. Borçlunun esasa ilişkin (itfa) itirazı, ancak kanunda sayılan sınırlı sayıdaki belgelerle icra mahkemesinde kesin olarak kaldırılabilir. Süre ise itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İtirazın Kesin Kaldırılması Şartları (İİK m. 68)
İpuçları
1
Borçlunun itirazının türüne (borca mı imzaya mı) dikkat edin.
Daha Fazla Pratik
İtirazın kesin kaldırılması talebi reddedilen alacaklının, genel mahkemelerde alacak davası açıp açamayacağını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s