Matbaa işletmecisi Koray, kağıt tedarikçisi olan bir şirkete borcuna karşılık kendi kabul ettiği bir poliçeyi teslim etmiştir. Vade tarihi geldiğinde Koray, borcunun tamamını ilgili şirketin banka hesabına havale ederek ödemiştir. Ancak Koray, ödeme esnasında poliçeyi fiziken geri almayı unutmuş ve senet üzerine ödendiğine dair herhangi bir kayıt (şerh) düşülmesini de talep etmemiştir. Tedarikçi şirket, elinde kalan bu poliçeyi daha sonra kendi ticari borcuna karşılık, aralarındaki temel ilişkiden ve yapılan ödemeden tamamen habersiz olan iyiniyetli üçüncü kişi Nermin'e ciro ve teslim suretiyle devretmiştir.
Vade sonrasında Nermin'in ödeme talebiyle başvurması üzerine Koray'ın hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Koray, borcu daha önce ödediği yönündeki savunmasını iyiniyetli hamil Nermin'e karşı ileri süremez ve poliçe bedelini Nermin'e de ödemekle yükümlü olur.Cevap
- BBanka dekontu ile ispatlanabilen ödeme işlemi herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir defi niteliği taşıdığından, Koray ödeme yapmaktan kaçınabilir.
- CPoliçe bedelinin tedarikçi şirkete daha önce ödenmiş olması, senedin soyutluk (mücerretlik) ilkesini ortadan kaldıracağı için senedi kendiliğinden geçersiz kılar.
- DNermin senedi devralırken senedin temelindeki borç ilişkisinin devam edip etmediğini Ticaret Sicili'nden araştırmadığı için ağır kusurlu sayılır ve talep hakkını kaybeder.
- ESenet bedelinin tahsili amacıyla yapılan ciro işlemi mülkiyeti devretmediğinden, Koray tedarikçi şirkete karşı sahip olduğu ödemezlik defisini Nermin'e karşı da doğrudan kullanabilir.
Cevap
Borcun daha önce ödendiği savunmasının iyiniyetli hamil Nermin'e karşı ileri sürülemeyeceği ve poliçe bedelinin ona da ödenmesi gerektiği yönündeki ifadedir.
Kıymetli evrak hukukunda, borçlunun temel ilişkideki alacaklısına ödeme yapmış olması nispi (şahsi) bir defidir. Borçlu, ödeme yaptığı sırada senedi geri almaz veya senet üzerine ödendiğine dair bir kayıt (şerh) düşülmesini sağlamazsa, görünüşte haklılık ilkesi gereği senet tedavül etmeye devam eder. Türk Ticaret Kanunu uyarınca borçlu, kendisiyle doğrudan doğruya ilişki içinde bulunmayan iyiniyetli hamil üçüncü kişilere karşı şahsi defilerini ileri süremez. Bu kural, kıymetli evrakın güvenle el değiştirmesini (tedavül güvenliğini) sağlamak için konulmuştur. Koray senedi geri almadığı için, senedi devralan iyiniyetli Nermin'e de ödeme yapmak zorundadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kıymetli Evrakta Mutlak ve Nispi Defiler