İlamsız İcra Takibi

86 soru

Soru 61Soru

Borçlu (A)(A), kendisine gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiği gün tükettiği bir besin nedeniyle ağır bir anafilaktik şok (alerjik reaksiyon) geçirmiş ve bilinci kapalı bir şekilde hastaneye kaldırılarak yoğun bakım ünitesine alınmıştır. (A)(A), 1010 gün süren tedavinin ardından taburcu edilerek sağlığına kavuşmuştur. Bu durumda (A)(A), takibe itiraz etmek amacıyla aşağıdaki süre ve mercilerden hangisine başvurmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Engelin kalktığı tarihten itibaren 3 gün içinde İcra Mahkemesine

Cevap

Borçlu, engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren 3 gün içinde, itirazını ve buna dair delillerini doğrudan İcra Mahkemesine sunmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 65. maddesine göre, borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresi içinde itiraz edememişse, bu engelin ortadan kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir. Sorudaki olayda borçlunun ağır bir sağlık sorunu yaşaması ve bilincinin kapalı olması geçerli bir mazerettir.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlunun durumunun mücbir sebep/engel teşkil edip etmediğini belirleyin.
Anafilaktik şok ve bilincin kapalı olması, borçlunun kendi kusuru olmaksızın itiraz etmesini engelleyen bir durumdur (İİK m. 65).
Gecikmiş itirazın temel şartı, borçlunun elinde olmayan bir sebeple süreyi kaçırmış olmasıdır.
2
Gecikmiş itiraz için yasal süreyi ve başvuru mercini tespit edin.
Süre engelin kalktığı günden itibaren 33 gün, yetkili merci ise İcra Mahkemesidir.
İİK madde 65, gecikmiş itirazın özel usulünü bu şekilde düzenlemiştir.

Anahtar Kavram

Gecikmiş İtiraz

Daha Fazla Pratik

Gecikmiş itirazın icra takibi üzerindeki etkisini (takibi kendiliğinden durdurup durdurmadığını) inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 62Soru

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine girişen alacaklının elinde, borçlunun imzasını taşıyan ve içeriği borçlu tarafından inkar edilmemiş bir adi borç ikrarı belgesi bulunmaktadır. Borçlunun ödeme emrine süresi içinde 'borcum yoktur' şeklinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu bir durumda; alacaklının takibe devam edebilmek amacıyla başvurabileceği hukuki yol, yetkili merci ve hak düşürücü süre aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İcra mahkemesinden, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 66 ay içinde itirazın kesin kaldırılmasını istemelidir.

Cevap

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 66 ay içerisinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kesin kaldırılmasını talep etmelidir.
İcra ve İflas Kanunu madde 68 uyarınca; talebi, borçlu tarafından imzası ikrar edilmiş bir adi senede dayanan alacaklı, borçlunun itirazını kendisine tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden kesin olarak kaldırılmasını isteyebilir. Olayda borçlu imzayı inkar etmediği, sadece borca itiraz ettiği için başvurulacak yol itirazın kesin kaldırılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İtirazın ve belgenin türünü tespit etme
Borçlu borca itiraz etmiştir ve alacaklının elinde İİK 68 kapsamına giren (imzası ikrar edilmiş adi senet) bir belge vardır.
Başvurulacak hukuki yolun belirlenmesi için belgenin İİK 68'deki nitelikli belgelerden olup olmadığına bakılmalıdır.
2
Hukuki yol ve merci tayini
Görevli merci icra mahkemesi, hukuki yol ise 'itirazın kesin kaldırılması'dır.
İİK m. 68 uyarınca bu tür belgelerle icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılması istenebilir.
3
Hak düşürücü süreyi belirleme
Süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 66 aydır.
İİK m. 68/1 uyarınca bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması halinde kesin kaldırma yoluna gidilemez.

Anahtar Kavram

İtirazın kesin kaldırılması prosedürü, İİK 68 belgelerinin varlığı halinde icra mahkemesinde işletilen bir yoldur.

Daha Fazla Pratik

Borçlunun imza inkarında bulunduğu senaryolarda itirazın geçici kaldırılması ve sonrasındaki borçtan kurtulma davası sürecini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

Borçlu (T)(T), hakkında başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrini 05.02.202605.02.2026 tarihinde tebellüğ etmiştir. Tebliğ gecesi ikametgahında yaşanan bir kaza sonucu karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle acilen hastaneye kaldırılan ve 15.02.202615.02.2026 tarihine kadar bilinci kapalı halde yoğun bakımda tedavi gören (T)(T), taburcu olduğu gün takipten haberdar olmuştur.

Bu durumda (T)(T), elinde olmayan bu engel nedeniyle süresinde yapamadığı itirazını en geç ne zamana kadar ve hangi mercie sunmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 18.02.202618.02.2026 mesai bitimine kadar İcra Mahkemesine

Cevap

18.02.202618.02.2026 mesai bitimine kadar İcra Mahkemesine başvurulmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 6565. maddesine göre; borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse, engelin kalktığı günden itibaren 33 gün içinde mazeretini delilleriyle birlikte İcra Mahkemesine bildirmelidir. Olayda borçlu (T)(T), 15.02.202615.02 .2026 tarihinde taburcu olduğuna göre, bu tarihten itibaren başlayan 33 günlük süre 18.02.202618.02 .2026 tarihinde sona erer. Merci ise kanun gereği İcra Mahkemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Engelin ortadan kalktığı tarihin tespiti
Borçlu 15.02.202615.02 .2026 tarihinde taburcu olmuş ve engeli kalkmıştır.
Gecikmiş itiraz süresi engelin kalktığı gün başlar.
2
Yasal sürenin hesaplanması
Engelin kalktığı tarihten itibaren 33 günlük süre 18.02.202618.02 .2026 mesai bitiminde dolar.
İcra ve İflas Kanunu madde 6565 uyarınca gecikmiş itiraz süresi 33 gündür.
3
Yetkili mercinin belirlenmesi
Başvuru İcra Mahkemesine yapılmalıdır.
Gecikmiş itirazda mazeretin incelenmesi ve karara bağlanması görevi İcra Mahkemesine aittir.

Anahtar Kavram

Gecikmiş İtiraz (İİK m. 65)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 64Soru

Genel haciz yoluyla yapılan bir ilamsız icra takibinde, borçluya ödeme emri 2424 Ağustos 20262026 Pazartesi günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Borçlu, 3131 Ağustos 20262026 Pazartesi günü icra dairesine giderek "Alacaklıya borcum yoktur, takibe ve borca itiraz ediyorum." şeklinde bir dilekçe vermiştir. Takibin dayanağı olan belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını düşünmesine rağmen, dilekçesinde bu hususta ayrıca bir beyanda bulunmamıştır. Bu olaydaki itirazın hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtiraz süresindedir; ancak imza ayrıca ve açıkça reddedilmediği için borçlu icra takibi bakımından imzayı kabul etmiş sayılır.

Cevap

İtiraz süresindedir; ancak imza ayrıca ve açıkça reddedilmediği için borçlu icra takibi bakımından imzayı kabul etmiş sayılır.
İtiraz, tebliğden sonraki 77. gün olan 3131 Ağustos Pazartesi yapıldığı için süresindedir. İcra daireleri adli tatilde çalışmaya devam ettiği için bu süre durmamıştır. Ancak borçlu dilekçesinde imzayı ayrıca ve açıkça reddetmediği için İİK m. 62/262/2 uyarınca icra takibi yönünden imzayı kabul etmiş sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Tebliğ tarihine göre 77 günlük itiraz süresini hesaplayın.
2424 Ağustos Pazartesi tebliğ edilen ödeme emrine karşı süre 2525 Ağustos'ta başlar ve 3131 Ağustos Pazartesi mesai bitiminde sona erer.
Süreler tebliğin ertesi günü işlemeye başlar.
2
Adli tatil ve resmi tatil etkisini değerlendirin.
3030 Ağustos Zafer Bayramı sürenin 66. gününe (Pazar) denk geldiği için süreyi uzatmaz; icra daireleri adli tatilde çalışmaya devam ettiği için süre durmaz.
İİK m. 1919 uyarınca icra daireleri adli tatilde de çalışır ve süreler işler.
3
İtiraz beyanının içeriğini İİK m. 62/262/2 kapsamında analiz edin.
Borçlu sadece borca ve takibe itiraz etmiş, imza hakkında özel bir beyanda bulunmamıştır.
İmzaya itirazın geçerli olabilmesi için ayrıca ve açıkça (explicitly and separately) bildirilmesi zorunludur; aksi halde imza kabul edilmiş sayılır.

Anahtar Kavram

İlamsız icra takibinde 77 günlük itiraz süresi hak düşürücü niteliktedir ve bu sürede ayrıca/açıkça belirtilmeyen imzalar kabul edilmiş sayılır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 65Soru

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçluya gönderilen ödeme emri, borçlunun adreste bulunmadığı bir sırada aynı konutta birlikte oturan ancak ayırt etme gücü olmayan küçük kardeşine tebliğ edilmiştir. Borçlu tebligatı 24.02.202624.02.2026 tarihinde öğrenmiş, 26.02.202626.02.2026 tarihinde ise icra dairesine giderek borca ve imzaya itiraz etmiştir.

İcra ve İflas Kanunu ile Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebligat usulsüzdür; ancak borçlunun tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılır ve itiraz bu tarihe göre süresindedir.

Cevap

Tebligatın usulsüz olması durumunda, borçlunun tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir ve yedi günlük itiraz süresi bu tarihten itibaren başlar.
Tebligat Kanunu m. 32 hükmü gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuşsa (öğrenmişse) tebliğ geçerli kabul edilir. Borçlunun beyan ettiği öğrenme tarihi, yasal tebliğ tarihi olarak kabul edilir ve İİK m. 62/1'de öngörülen yedi günlük itiraz süresi bu tarihten itibaren başlar. Senaryoda borçlu 24.02.202624.02.2026 tarihinde öğrendiğini beyan ettiği için itiraz süresi bu tarihte başlamış ve iki gün sonra yapılan itiraz süresi içerisinde kalmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tebligatın geçerliliğini değerlendir
Tebligat usulsüzdür.
Tebligat Kanunu uyarınca, muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kişinin ayırt etme gücüne sahip olması şarttır; küçük kardeşe yapılan tebliğ bu nedenle usulsüzdür.
2
Usulsüz tebligatın sonucunu belirle
Tebliğ öğrenme tarihinde yapılmış sayılır.
Tebligat Kanunu m. 32 uyarınca tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuşsa (öğrenmişse) geçerli sayılır.
3
İtiraz süresini hesapla
İtiraz süresindedir.
Öğrenme tarihi olan 24.02.202624.02.2026 tebliğ tarihi sayıldığından, 26.02.202626.02.2026 tarihinde yapılan itiraz yedi günlük yasal sürenin içindedir.

Anahtar Kavram

Usulsüz Tebliğ ve Öğrenme Tarihi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, kendisine adi senede dayalı bir ödeme emri tebliğ edilen borçlu, yasal yedi günlük süre içinde icra dairesine başvurmuştur. Borçlu, dilekçesinde "Takip konusu senede ve borca itiraz ediyorum, alacaklıya böyle bir borcum bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu durumda, borçlunun senet altındaki imza konusundaki hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlu imzayı ayrıca ve açıkça reddetmediği için, senet altındaki imza bu takip bakımından ikrar edilmiş sayılır.

Cevap

Borçlu imzayı ayrıca ve açıkça reddetmediği için, senet altındaki imza bu takip bakımından ikrar edilmiş sayılır.
İcra ve İflas Kanunu m. 62/2 hükmüne göre, borçlu takibe dayanak yapılan adi senet altındaki imzayı reddetmek istiyorsa, bunu itiraz dilekçesinde ayrıca ve açıkça belirtmek zorundadır. Sadece borca itiraz edilmesi veya genel ifadeler kullanılması durumunda, imza borçlu tarafından kabul edilmiş (ikrar edilmiş) sayılır. Bu durum, alacaklının itirazın kaldırılması aşamasında imzanın borçluya ait olduğunu ispatlamak için bilirkişi incelemesine ihtiyaç duymamasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlunun icra dairesine verdiği itiraz dilekçesindeki ifadeleri analiz etme.
Borçlu "borca itiraz ediyorum" demiş ancak imza hakkında özel bir beyanda bulunmamıştır.
İİK m. 62/2'ye göre imza itirazının geçerliliği için beyanın niteliği kritiktir.
2
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 62/2. maddesindeki "ayrıca ve açıkça" şartını uygulama.
Genel ifadelerin (borcum yoktur, takibe itiraz ediyorum vb.) imza inkarını kapsamadığı sonucuna ulaşılır.
Kanun, adi senetlerdeki imzanın reddini sıkı bir şekil şartına bağlamıştır.
3
Eksik itirazın hukuki sonucunu belirleme.
İmza ikrar edilmiş (kabul edilmiş) sayılır.
Açıkça reddedilmeyen imza, takip hukuku bakımından borçluya ait kabul edilir ve alacaklı daha sonra itirazın kaldırılması safhasında imza incelemesiyle uğraşmaz.

Anahtar Kavram

İlamsız icra takibinde (genel haciz yolu) adi senet altındaki imzanın inkarı için gereken "ayrıca ve açıkça" bildirim şartı ve bu şartın yerine getirilmemesinin sonucu olan "imzanın ikrarı".

Daha Fazla Pratik

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda imza itirazının mercii ve usulü ile genel haciz yolu arasındaki farkları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 67Soru

İcra dairesi tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılan bir borçluya gönderilen ödeme emri ve bu emrin tebliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlu, ödeme emrinin kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği tarihten itibaren 77 gün içinde icra dairesine başvurarak borca veya imzaya itiraz edebilir.

Cevap

İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine başvurarak borca veya imzaya itiraz edebilir.
İcra ve İflas Kanunu uyarınca, genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlunun borca veya imzaya yönelik itirazlarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirmesi gerekir ve bu işlem takibi durdurur.

Adım Adım Çözüm

1
Takip türünün hukuki rejiminin belirlenmesi
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi
Bu takip türünde itiraz mercii ve süre başlangıcı genel hükümlere tabidir.
2
İtiraz mercisinin ve yasal süresinin tespiti
Tebliğ tarihinden itibaren 77 gün içinde ilgili icra dairesi
İcra ve İflas Kanunu m. 62 uyarınca, borçlu itirazını icra mahkemesine değil, takibi yürüten icra dairesine bildirmek zorundadır.
3
Seçeneklerin kanuni verilerle karşılaştırılması
Doğru ifade C seçeneğinde yer almaktadır.
A seçeneği mercii, B seçeneği şikayet süresi, D seçeneği itirazın etkisi ve E seçeneği ise usulsüz tebliğ sonuçları bakımından hatalı bilgiler içermektedir.

Anahtar Kavram

İlamsız İcra Takibinde İtiraz Usulü ve Mercisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 68Soru

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde alacaklı tarafından düzenlenen "takip talebi" ve bu talebin içeriğine ilişkin İcra ve İflas Kanunu (I˙I˙KİİK) hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alacağın yabancı para olması durumunda, alacaklı takip talebinde bu alacağın hangi tarihteki kur üzerinden Türk parasına çevrildiğini ve karşılığını belirtmek zorundadır.

Cevap

Alacağın yabancı para olması durumunda, alacaklı takip talebinde bu alacağın hangi tarihteki kur üzerinden Türk parasına çevrildiğini ve karşılığını belirtmek zorundadır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 5858. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendine göre, takip konusu alacak yabancı para ise, bu alacağın hangi tarihteki kur üzerinden Türk parasına çevrildiği ve Türk parası tutarının takip talebinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Bu gereklilik kamu düzenine ilişkin olup, eksikliği süresiz şikayete tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
Takip talebinin içeriğini düzenleyen İİK m. 5858 hükümlerini analiz et.
Alacaklı, borçlu, alacak miktarı, faiz ve takip yolu gibi zorunlu unsurlar tespit edilir.
Takip talebi, icra takibinin ilk ve en önemli aşamasıdır.
2
Yabancı para alacaklarına ilişkin özel düzenlemeyi kontrol et.
Yabancı para alacaklarında, takip tarihindeki kur üzerinden Türk parasına çevrilme zorunluluğu olduğu görülür.
Türk icra hukukunda takiplerin Türk parası üzerinden yürütülmesi esastır.
3
Usuli eksikliklerin sonuçlarını değerlendir.
Eksikliklerin 'itiraz' değil 'şikayet' konusu olduğu belirlenir.
Şikayet, icra dairelerinin kanuna aykırı işlemlerine karşı öngörülen bir yoldur.

Anahtar Kavram

İlamsız İcra Takip Talebinin Zorunlu Unsurları ve Şekli Şartları

Daha Fazla Pratik

İİK m. 5858'deki zorunlu unsurların eksikliğinin ödeme emrine nasıl yansıdığını ve şikayet sürelerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 69Soru

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatan alacaklı, borçlunun ödeme emrine "borcum yoktur" şeklinde itiraz etmesiyle takibin durduğunu öğrenmiştir. Alacaklının elinde, resmî bir dairenin yetkisi dahilinde düzenlediği ve borcun varlığını kanıtlayan usulüne uygun bir makbuz bulunmaktadır.

Buna göre alacaklının, söz konusu belgeye dayanarak takibe devam edebilmesi için izlemesi gereken hukuki yol ve süre aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını istemelidir.

Cevap

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep etmelidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesine göre, elinde resmi dairelerin yetkileri dahilinde usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge bulunan alacaklı, borçlunun borca itirazı üzerine duran takibi devam ettirebilmek için 6 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir. Bu belge, borcun varlığını ispatlayan kesin delil niteliğindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Alacaklının elindeki belgenin niteliğini tespit etmek.
Resmi daire makbuzu, İİK m. 68 kapsamında sayılan belgelerdendir.
İtirazın kesin kaldırılması yoluna başvurabilmek için alacaklının elinde İİK m. 68'de sınırlı olarak sayılan belgelerden birinin bulunması gerekir.
2
Başvurulacak merci ve süreyi belirlemek.
İcra Mahkemesi ve 6 aylık hak düşürücü süre.
İİK m. 68 uyarınca, itirazın kesin kaldırılması talebi itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesine yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

İtirazın Kesin Kaldırılması Belge ve Süre Şartı

Daha Fazla Pratik

İmzaya itiraz durumunda icra mahkemesinin yapacağı inceleme ve 'itirazın geçici kaldırılması' kararının sonuçlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 70Soru

Borçlu (A), kendisine karşı genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin ödeme emrini 1616 Mart Pazartesi günü tebliğ almıştır. Takip talebinde dayanak olarak gösterilen adi senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia eden borçlu, bu itirazını bildirmek üzere 2323 Mart Pazartesi günü icra dairesine başvurmuştur. Ancak borçlu, dilekçesinde sadece "borca itiraz ediyorum" ifadesini kullanmış, imzaya dair herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca bu durumun hukuki sonucu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtiraz süresinde yapılmıştır; ancak imzaya ayrıca ve açıkça itiraz edilmediği için senetteki imza borçlu tarafından ikrar edilmiş sayılır.

Cevap

İtiraz süresinde yapılmış olmasına rağmen, imzaya ayrıca ve açıkça itiraz edilmediği takdirde imza kabul edilmiş (ikrar edilmiş) sayılır.
İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 77 gün içinde icra dairesine itirazda bulunmalıdır. Somut olayda 1616 Mart'ta tebliğ edilen ödeme emrine karşı 2323 Mart'ta yapılan başvuru süresindedir. Ancak borçlu adi senetteki imzayı reddetmek istiyorsa, bunu dilekçesinde ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Sadece borca itiraz edilmesi durumunda, senet altındaki imza borçlu tarafından kabul edilmiş sayılır ve takip kesinleşen imza üzerinden devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
İtiraz süresinin hesaplanması
1616 Mart tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı 77 günlük itiraz süresi 2323 Mart Pazartesi günü mesai bitiminde dolar.
Süreler tebliğ tarihinden itibaren başlar ancak tebliğ edilen gün hesaba katılmaz (İİK m. 1919). Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
2
İtirazın içeriğinin hukuki niteliğinin belirlenmesi
Borçlunun sadece "borca itiraz ediyorum" demesi, imzayı reddettiği anlamına gelmez.
İİK m. 60/360/3 ve 62/462/4 uyarınca imzaya itirazın 'ayrıca ve açıkça' bildirilmesi zorunludur. Aksi halde adi senetteki imza ikrar edilmiş sayılır.

Anahtar Kavram

Ödeme emrine itiraz süresi ve imzaya itirazın şekil şartı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 71Soru

Borçlu (K)(K), kendisine genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğ edildiği gün, görev yaptığı yüksek rakımlı meteoroloji istasyonunda meydana gelen ve yolu tamamen kapatan şiddetli bir çığ düşmesi nedeniyle mahsur kalmıştır. İletişim hatlarının da koptuğu bu süreçte borçlunun dış dünya ile teması tamamen kesilmiştir. Söz konusu engel, itiraz süresi geçtikten sonra kurtarma ekiplerinin istasyona ulaşmasıyla ortadan kalkmıştır.

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, borçlu (K)(K)'nın "gecikmiş itiraz" yoluna başvurabilmesi için riayet etmesi gereken süre ve başvuru yapacağı yetkili merci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Engelin kalktığı tarihten itibaren 33 gün içinde - İcra Mahkemesi

Cevap

Borçlunun engelin kalktığı tarihten itibaren 33 gün içinde doğrudan İcra Mahkemesine başvurması gerekir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 65. maddesine göre; borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresi içinde itiraz edememişse, bu engelin kalktığı günden itibaren 33 gün içinde, engeli ve itiraz sebeplerini bildirerek doğrudan İcra Mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir. Senaryoda çığ düşmesi borçlunun iradesi dışında bir engeldir ve bu engelin kalkmasıyla birlikte yasal 3 günlük süreç başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Engelin niteliğini ve kalktığı zamanı tespit etme
Çığ düşmesi borçlunun elinde olmayan zorunlu bir engeldir (mücbir sebep). Engel, kurtarma ekiplerinin ulaşmasıyla kalkmıştır.
Gecikmiş itirazın temel şartı, borçlunun kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olmasıdır.
2
Kanuni süreyi uygulama
Engelin kalktığı andan itibaren 33 günlük süre işlemeye başlar.
İİK m. 65 uyarınca gecikmiş itiraz süresi engelin kalktığı tarihten itibaren 3 gündür.
3
Yetkili merciyi belirleme
Başvuru doğrudan İcra Mahkemesine yapılmalıdır.
Gecikmiş itiraz, normal itirazdan farklı olarak icra takibinin yürütüldüğü yerdeki icra mahkemesine dilekçe ile yapılır.

Anahtar Kavram

İcra ve İflas Kanunu Madde 65: Gecikmiş İtiraz
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 72Soru

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, icra dairesi tarafından çıkarılan ödeme emri borçluya Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak tebliğ edilmiştir. Borçlu, bu usulsüz tebligattan bir süre sonra haberdar olmuş ve icra dairesine başvurarak borca itiraz ettiğini bildirmiştir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, bu durumda usulsüz tebligatın geçerliliği ve itiraz süresinin başlangıcı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebligat usulsüz yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuşsa geçerli sayılır ve borçlunun beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilerek itiraz süresi bu tarihten itibaren başlar.

Cevap

Tebligat usulsüz olsa dahi borçlunun öğrenmesiyle geçerli hale gelir ve borçlunun beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılarak süreler bu tarihten itibaren başlar.
Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, tebligat usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabın öğrenmesiyle geçerli hale gelir. Bu durumda borçlunun beyan ettiği öğrenme tarihi resmi tebliğ tarihi olarak kabul edilir ve ödeme emrine karşı öngörülen 77 günlük itiraz süresi bu beyan edilen tarihten itibaren işlemeye başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Tebligat Kanunu Madde 32 hükmünün değerlendirilmesi
Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.
Usulsüz tebligatın kendiliğinden geçersiz olmadığı, muhatabın öğrenmesiyle hukuki sonuç doğurduğu ilkesi.
2
Sürenin başlangıç tarihinin tespiti
Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Borçlunun takibi öğrendiği anın tespiti zor olduğundan kanun borçlunun beyanını esas almıştır.
3
İlamsız icra takip sürelerine uygulanması
77 günlük itiraz süresi, beyan edilen öğrenme tarihinden itibaren hesaplanır.
Ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren başladığı için usulsüz tebliğin geçerli sayıldığı tarih başlangıç noktasıdır.

Anahtar Kavram

Usulsüz Tebligat ve Öğrenme Beyanı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 73Soru

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, icra dairesi tarafından düzenlenen ve borçluya tebliğ edilen ödeme emrinin içeriği ve hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlu, borcun tamamına itiraz etmediği takdirde, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde mal beyanında bulunmakla yükümlüdür.

Cevap

Borçlunun borcun tamamına itiraz etmediği durumlarda, tebliğden itibaren yedi gün içinde mal beyanında bulunma zorunluluğunun olması doğrudur.
İcra ve İflas Kanunu m. 60/4 hükmü açıkça; borçluya gönderilen ödeme emrinde, borcun tamamına itiraz edilmediği takdirde aynı yedi günlük süre içinde mal beyanında bulunması gerektiğinin ihtar edileceğini düzenlemiştir. Bu, takibin ilerleyebilmesi için borçluya yüklenen kanuni bir ödevdir.

Adım Adım Çözüm

1
İcra ve İflas Kanunu (İİK) Madde 60 çerçevesinde ödeme emrinin zorunlu içeriğini değerlendir.
Ödeme emrinde borcun ödenmesi, itiraz edilmesi ve itiraz edilmiyorsa mal beyanında bulunulması gerektiği ihtarları yer almalıdır.
Yasal geçerlilik şartlarını belirlemek için.
2
Mal beyanında bulunma yükümlülüğünün şartlarını incele.
İİK m. 60/4'e göre borcun tamamına itiraz edilmemesi halinde mal beyanı zorunluluğu doğar.
Borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin takibi için.
3
Hak düşürücü sürelerin başlangıç noktasını teyit et.
İtiraz, ödeme ve mal beyanı süreleri tebliğ ile başlar ve genel haciz yolunda yedi gündür.
Borçlunun savunma ve ödeme haklarını kullanma zamanını belirlemek için.

Anahtar Kavram

Ödeme Emrinin İçeriği ve Mal Beyanı İhtarı (İİK m. 60)

Daha Fazla Pratik

İlamsız takipte itirazın durdurucu etkisi ile mal beyanında bulunmamanın cezai müeyyideleri (disiplin hapsi) arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 74Soru

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, icra dairesi tarafından borçluya gönderilen ödeme emrinin içeriği ve bu emrin tebliğinin sonuçlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlunun ödeme emrine itiraz etme süresi ile mal beyanında bulunma süresi aynı olup ödeme emrinin tebliğinden itibaren 77 gündür.

Cevap

Borçlunun borca itiraz etme süresi ile mal beyanında bulunma süresi ortaktır ve ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür.
İlamsız icra takibinde ödeme emri tebliğ edildiğinde, borçlunun takibi durdurmak için yapacağı itiraz ile (eğer itiraz etmeyecekse) malvarlığını bildireceği mal beyanı süresi İİK m. 6060 uyarınca ortaktır ve her ikisi için de tebliğden itibaren 77 günlük süre öngörülmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Takip türünü belirleme
Genel haciz yoluyla ilamsız takip prosedürü uygulanmaktadır.
Bu takip türünde ödeme emri içeriği İİK m. 6060 hükümlerine göre şekillenir.
2
Kanuni süreleri kontrol etme
İtiraz süresi 77 gün, ödeme süresi 77 gün ve mal beyanı süresi 77 gündür.
İİK m. 60/260/2, 60/360/3 ve 60/460/4 maddeleri bu süreleri tebliğ tarihinden itibaren yedi gün olarak belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Ödeme Emri Sürelerinin Paralelliği

Daha Fazla Pratik

İtiraz süresinin kaçırılması durumunda 'gecikmiş itiraz' kurumunun şartlarını ve merciini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 75Soru

Genel haciz yoluyla yapılan bir ilamsız icra takibinde, borçlunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesiyle duran takibi devam ettirmek amacıyla alacaklının başvurduğu "itirazın iptali davası" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 11 yıl içinde genel mahkemelerde açılmalıdır ve bu davada alacaklı iddiasını her türlü delil ile ispat edebilir.

Cevap

İtirazın iptali davası, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde açılır ve her türlü delille ispat mümkündür.
Doğru cevap olan seçenek, itirazın iptali davasının temel usul kurallarını tam olarak yansıtmaktadır. Bu dava, icra takibinin durmasına neden olan itirazın tebliğinden itibaren 11 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemelerde açılır. Davada sınırlı ispat kuralları değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki genel ispat kuralları geçerlidir; dolayısıyla alacaklı her türlü delile başvurabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Davanın niteliğini ve mahkemesini belirle.
İtirazın iptali davası genel mahkemelerde (Asliye Hukuk, Ticaret vb.) açılan bir eda davasıdır.
İcra mahkemesinin dar yetkili incelemesinden farklı olarak, uyuşmazlığın maddi hukuk bakımından çözülmesini sağlar.
2
Dava açma süresini kontrol et.
Süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 11 yıldır.
İcra ve İflas Kanunu bu süreyi hak düşürücü süre olarak belirlemiştir.
3
İspat kurallarını ve tazminat şartlarını değerlendir.
Genel ispat kuralları uygulanır ve alacak likitse haksız çıkan borçlu tazminata mahkum edilir.
İtirazın iptali davası tam yargılama usulüne tabi olduğu için tanık dahil her türlü delil geçerlidir.

Anahtar Kavram

İtirazın iptali davası, ilamsız icra takibinde borçlunun itirazını hükümsüz kılan ve genel mahkemelerde görülen, maddi hukuk anlamında kesin hüküm teşkil eden bir davadır.

Daha Fazla Pratik

İtirazın iptali davası ile itirazın kesin kaldırılması arasındaki farkları, özellikle ispat araçları ve yetkili mercii bakımından karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 76Soru

İlamsız icra takibi prosedüründe alacaklının icra dairesine sunduğu takip talebinin içeriği İcra ve İflas Kanunu'nun 58.58. maddesinde sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir takip talebinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçluya takibe geçilmeden önce noter aracılığıyla gönderilmiş olan ihtarnamenin tarih ve numarası

Cevap

Borçluya takibe geçilmeden önce noter aracılığıyla gönderilmiş olan ihtarnamenin tarih ve numarası takip talebinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan biri değildir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 58.58. maddesi takip talebinin içeriğini sınırlı sayıda (numerus clausus) belirlemiştir. Bu maddede alacaklının ve borçlunun kimlik ve adres bilgileri, alacak tutarı, borcun sebebi ve seçilen takip yolu gibi unsurlar sayılmış olsa da, takipten önce borçluya noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesi veya bu ihtarnamenin bilgilerinin takip talebine yazılması bir zorunluluk olarak düzenlenmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İcra ve İflas Kanunu'nun 58.58. maddesi incelenir.
Takip talebinde bulunması gereken unsurlar; alacaklı ve borçlu bilgileri, alacak miktarı, senet veya borç sebebi, takip yolu ve imzadır.
Kanun koyucu, takibin sağlıklı başlayabilmesi için asgari içeriği bu maddede belirlemiştir.
2
Seçeneklerdeki unsurlar kanun maddesiyle karşılaştırılır.
Alacaklı/borçlu bilgileri, miktar, sebep ve takip yolu zorunlu unsurlar listesinde yer alırken noter ihtarnamesi yer almamaktadır.
Noter ihtarnamesi maddi hukuk bakımından temerrüt için önemli olsa da icra takibi başlatmak için bir usul şartı değildir.

Anahtar Kavram

İİK Madde 58: Takip Talebinin İçeriği ve Zorunlu Unsurlar
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 77Soru

Borçlu (S)(S), kendisine karşı genel haciz yoluyla başlatılan takipte ödeme emrinin tebliğ edildiği gün geçirdiği ağır bir trafik kazası neticesinde hastaneye kaldırılmış ve 1010 gün boyunca komada kalmıştır. Bilinci yerine gelip taburcu olduğu gün takibin kesinleştiğini ve mallarına haciz konulduğunu öğrenen borçlu, elinde olmayan bu mazereti nedeniyle süresinde itiraz edemediğini ileri sürerek takibe itiraz etmek istemektedir. **Bu durumda borçlu (S)(S), gecikmiş itiraz başvurusunu engelin kalktığı tarihten itibaren kaç gün içinde ve hangi mercie yapmalıdır?**

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3 gün içinde - İcra Mahkemesine

Cevap

Borçlu, mazeretinin kalktığı tarihten itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine başvurmalıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 65. maddesine göre, borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle (örneğin ağır hastalık, kaza, doğal afet) süresi içinde itiraz edememişse, gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir. Bu başvuru, engelin kalktığı tarihten itibaren 3 gün içinde, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine yapılmalıdır. Borçlu, bu başvurusunda mazeretini ispat edecek delilleri de sunmak zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Mazeretin (engelin) varlığının ve sona erme tarihinin tespiti
Borçlunun komada kaldığı 10 günlük süre kusuru olmaksızın gelişen bir engeldir; bu engel taburcu olduğu gün kalkmıştır.
Gecikmiş itirazın ön şartı, borçlunun kusuru olmaksızın süresinde itiraz edememesine yol açan bir engelin varlığıdır.
2
Başvuru süresinin ve merciinin belirlenmesi
Engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine dilekçe verilmelidir.
İİK m. 65 gereği gecikmiş itiraz başvurusu, 3 günlük hak düşürücü süreye ve icra mahkemesinin görev alanına tabidir.

Anahtar Kavram

Gecikmiş İtiraz (İİK m. 65)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru

Kaan, Mert'ten alacaklı olduğunu iddia ederek elindeki adi yazılı bir sözleşmeye istinaden icra takibine girişmiştir. Kendisine ödeme emri tebliğ edilen Mert, süresi içinde ilgili icra dairesine verdiği dilekçesinde, 'Böyle bir borcum yoktur, tebliğ edilen evrakların tamamına, borcun esasına ve takibe her yönüyle itiraz ediyorum, alacaklı taraf ile hiçbir ticari yahut şahsi ilişkim olmamıştır.' şeklinde beyanda bulunmuştur.

İcra ve İflas Kanunu'na göre, Mert'in bu itiraz dilekçesindeki beyanlarının hukuki sonucuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dilekçede imzaya yönelik 'ayrıca ve açıkça' bir itiraz bulunmadığından, Mert takip dayanağı sözleşmedeki imzayı ikrar etmiş sayılır.

Cevap

Dilekçede imzaya yönelik 'ayrıca ve açıkça' bir itiraz bulunmadığından, Mert takip dayanağı sözleşmedeki imzayı ikrar etmiş sayılır.
İcra ve İflas Kanunu uyarınca, borçlu adi senede dayanan bir ilamsız takipte belge altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa, bunu dilekçesinde 'ayrıca ve açıkça' bildirmek zorundadır. Borca veya takibe yönelik genel ifadeler (örneğin 'böyle bir borcum yoktur', 'ilişkimiz yoktur' gibi beyanlar) geçerli bir imza itirazı sayılmaz. İmzanın ayrıca ve açıkça inkar edilmemesi halinde, takip hukuku bakımından senetteki imza borçlu tarafından ikrar edilmiş (kabul edilmiş) sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
İtiraz dilekçesinin içeriğini analiz etme
Dilekçede borca, takibe ve hukuki ilişkiye genel bir itiraz yer almakta, ancak belge altındaki imzaya yönelik özel bir inkar bulunmamaktadır.
Borçlunun hangi tür itirazda bulunduğunun tespiti hukuki sonucun belirlenmesi için gereklidir.
2
İcra ve İflas Kanunu'nun imza itirazı kuralını uygulama
Kanun, adi senede dayalı takiplerde imza inkarının 'ayrıca ve açıkça' yapılmasını emreder.
İmza itirazının geçerlilik şartı kanunda özel olarak düzenlenmiştir.
3
Açıkça yapılmayan imza itirazının hukuki sonucunu belirleme
İmza ayrıca ve açıkça inkar edilmediği için, borçlu takip hukuku kuralları çerçevesinde senetteki imzayı ikrar etmiş (kabul etmiş) sayılır.
Borca yapılan genel itirazların imzayı kapsamadığı yönündeki kanuni karinenin işletilmesidir.

Anahtar Kavram

İlamsız icra takibinde borca ve imzaya itiraz ayrımı ile imza itirazının şekil şartı
Soru 79Soru

Bir alacaklı, borçlu aleyhine noterlikçe imzası onaylanmış bir borç ikrarına dayanarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmıştır. Borçlu, ödeme emrine yasal süresi içinde "Böyle bir borcum yoktur." diyerek itiraz etmiş ve takip durmuştur.

Buna göre, alacaklının takibe devam edebilmek için başvurabileceği hukuki yollarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep edebilir; bu süre hak düşürücü niteliktedir.

Cevap

Doğru yanıt, alacaklının itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep edebileceğini ve bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu belirten ifadedir.
İcra ve İflas Kanunu madde 68'e göre, talebi itiraza uğrayan alacaklının takibi, noterlikçe re'sen tanzim edilmiş veya imzası tasdik edilmiş bir belgeye dayanıyorsa, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir. Bu altı aylık süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir.

Adım Adım Çözüm

1
Alacaklının elindeki belgenin niteliğini İİK madde 68 kapsamında değerlendir.
Belgenin 'noterlikçe imzası onaylanmış' bir borç ikrarı olduğu tespit edilir.
İtirazın kesin kaldırılması yoluna başvurabilmek için alacaklının elinde İİK m. 68'de sınırlı olarak sayılan belgelerden birinin bulunması zorunludur.
2
Bu belgeye dayanarak başvurulabilecek doğru hukuki yolu ve görevli mercii belirle.
Uygun yol 'itirazın kesin kaldırılması', görevli merci ise 'icra mahkemesi' olarak belirlenir.
Noter onaylı belgeler İİK m. 68 anlamında kesin kaldırma sağlayan belgelerdendir. İmzaya itiraz edilmemiş bir adi senet durumunda geçici kaldırma istenmez.
3
Kesin kaldırma talebi için kanunun öngördüğü süreyi ve sürenin niteliğini tanımla.
Süre 6 aydır, başlangıcı 'itirazın alacaklıya tebliği'dir ve bu süre 'hak düşürücü' niteliktedir.
İİK m. 68 gereği, alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren 6 ay içinde bu yola başvurmazsa, ilamsız takip hakkı düşer.

Anahtar Kavram

İlamsız İcra Takibinde İtirazın Kesin Kaldırılması (İİK m. 68)
Soru 80Soru

Alacaklı (A), borçlu (B) aleyhine adi yazılı bir sözleşmeye dayanarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmıştır. İcra dairesi tarafından düzenlenen ödeme emri borçluya usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Borçlu (B), hem sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını hem de talep edilen miktarda bir borcu bulunmadığını ileri sürerek takibe itiraz etmek istemektedir.

Buna göre, borçlu (B)'nin yapacağı itiraz usulü, süresi ve sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine başvurarak imzaya itirazını ayrıca ve açıkça belirtmelidir; aksi takdirde icra takibi yönünden imza ikrar edilmiş sayılır ve sadece borca itiraz etmiş konumunda bulunur.

Cevap

Doğru seçenek, borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine başvurarak imzaya itirazını ayrıca ve açıkça belirtmesi gerektiğini, aksi halde imzanın ikrar edilmiş sayılacağını ifade eden seçenektir.
İlamsız icra takibinde itiraz usulü İcra ve İflas Kanunu'nda açıkça düzenlenmiştir. Borçlu, ödeme emrinin kendisine usulüne uygun tebliğ edilmesinden itibaren yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde itirazını icra dairesine bildirmelidir. İtiraz nedenleri arasında dayanak belgedeki imzanın inkarı da yer alıyorsa, bunun genel itiraz ibareleri dışında 'ayrıca ve açıkça' bildirilmesi şarttır. Kanun koyucu, açıkça yapılmayan imza itirazlarında imzanın icra hukuku anlamında ikrar edilmiş (kabul edilmiş) sayılacağını hüküm altına almıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlamsız icra takibinde itiraz merciinin ve genel itiraz süresinin tespit edilmesi.
İtiraz, hak düşürücü bir süre olan yedi gün içinde yapılmalıdır. Bu süre ödeme emrinin tebliğinden itibaren başlar ve başvuru asıl takibi yürüten icra dairesine yapılır.
İİK m. 62 uyarınca yetkili merci ve sürenin doğru saptanması, usule ilişkin diğer kuralların temelini oluşturur.
2
İmzaya itirazın şekil şartlarının ve sonuçlarının değerlendirilmesi.
Adi senetlerde imzaya itirazın mutlaka 'ayrıca ve açıkça' belirtilmesi gerekir. Sadece 'borca itiraz' demek, imzayı hukuken kabul etmek (ikrar etmek) anlamına gelir.
İİK m. 60 gereği, imzaya itirazın genel itirazların içinde erimesini engellemek ve ispat yükünü doğru belirlemek için bu kural konmuştur.
3
Gecikmiş itiraz ve şikayet kurumlarının ilamsız takip kurallarıyla karşılaştırılarak seçeneklerin elenmesi.
İmzaya itirazın şikayet kurumuyla ilgisi olmadığı anlaşılır. Ayrıca gecikmiş itirazın icra dairesine değil, doğrudan icra mahkemesine yapılması gerektiği tespit edilir.
Farklı başvuru yollarının ve bu yolların mercii kurallarının ayırt edilmesi zorunludur.

Anahtar Kavram

İlamsız İcra Takibinde İtiraz Usulü, Süresi ve İmzaya İtirazın Şekli
ÖncekiSayfa 4 / 5Sonraki