Yürütmenin Durdurulması ve Özel Yargılama Usulleri

85 soru

Soru 1Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na (I˙yukİyuk) göre, yürütmenin durdurulması kararı verilmesi ve bu süreçte istenen teminatla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; ancak idareden ve adli yardımdan faydalananlardan teminat alınmaz.

Cevap

Yürütmenin durdurulması kararlarının kural olarak teminat karşılığında verilmesi, ancak idare ve adli yardımdan yararlananların bu yükümlülükten muaf tutulması doğrudur.
Yürütmenin durdurulması kararları prensip olarak bir güvence niteliğindeki teminat karşılığında verilir. Ancak 25772577 sayılı Kanun, kamu yararı ve hak arama hürriyetini gözeterek; davalı idareden (devlet kurumlarından) ve ödeme gücü olmayan (adli yardımdan yararlanan) kişilerden teminat alınmayacağını açıkça düzenlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İYUK madde 27/227/2 uyarınca yürütmenin durdurulması şartlarını değerlendir.
Yürütmenin durdurulması için 'açıkça hukuka aykırılık' ve 'telafisi güç veya imkansız zarar' şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği tespit edildi.
Kanun koyucu bu şartları kümülatif (birlikte) aramaktadır.
2
İYUK madde 27/627/6 kapsamında teminat kuralını ve istisnalarını incele.
Teminatın kural olduğu, ancak mahkemenin takdiriyle aranmayabileceği ve idare ile adli yardımdan yararlananlardan alınmayacağı anlaşıldı.
İdarenin ödeme gücü ve adli yardımın sosyal amacı gereği bu istisnalar getirilmiştir.
3
İtiraz süreci ve kararın kesinliği yönünden inceleme yap.
İtirazın 77 gün içinde bölge idare mahkemesine yapılacağı ve verilen kararın kesin olduğu belirlendi.
Usul ekonomisi ve sürecin hızlı ilerlemesi amacıyla itiraz üzerine verilen kararlar kesinleştirilmiştir.

Anahtar Kavram

İdari yargıda yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için gereken kümülatif şartlar ve teminat muafiyetleri.

Daha Fazla Pratik

Vergi davalarında yürütmenin durdurulması kuralı ile genel idari davalar arasındaki farkları (kendiliğinden durma etkisi) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A20/A maddesinde düzenlenen "ivedik yargılama usulü" kapsamında yürütülen bir dava süreci ve kanun yolları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara karşı hiçbir şekilde itiraz yoluna başvurulamaz ve mahkemenin nihai kararlarına karşı doğrudan Danıştaya temyiz başvurusunda bulunulur.

Cevap

İvedik yargılama usulünde yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara karşı hiçbir şekilde itiraz yoluna başvurulamaz ve mahkemenin nihai kararlarına karşı doğrudan Danıştaya temyiz başvurusunda bulunulur.
İvedik yargılama usulünün düzenlendiği İYUK 20/A20/A maddesine göre; yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara itiraz edilemez (e bendi) ve mahkemenin nihai kararlarına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde doğrudan Danıştaya temyiz yoluna başvurulur (g ve h bentleri). Bu düzenleme uyarınca istinaf yolu bu uyuşmazlıklar için kapalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın ivedik yargılama usulüne (İYUK md. 20/A20/A) tabi olup olmadığını belirle.
İhale, özelleştirme, acele kamulaştırma gibi belirli işlerde bu usul uygulanır.
Bu usulde süreler kısaltılmış ve bazı kanun yolları kapatılmıştır.
2
Yürütmenin durdurulması (YD) kararına karşı itiraz imkanını değerlendir.
İvedik yargılamada YD kararlarına itiraz edilemez.
Süreci hızlandırmak amacıyla olağan yargılamadaki 77 günlük itiraz yolu bu usulde öngörülmemiştir.
3
Nihai karara karşı başvurulacak kanun yolunu ve süresini kontrol et.
Tebliğden itibaren 1515 gün içinde doğrudan Danıştaya temyiz yoluna gidilir.
İstinaf yolu kapatılmış, temyiz süresi ise 3030 günden 1515 güne indirilmiştir.

Anahtar Kavram

İvedik Yargılama Usulünde Kanun Yolları ve Sürelerin Müstesna Niteliği
Soru 3Soru

İdari yargılama hukukunda, iptal davasına konu edilen bir idari işlemin yürütülmesinin durdurulmasına (YD) karar verilebilmesi için öngörülen kanuni şartlar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

Cevap

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunluluğunu ifade eden seçenek doğrudur.
İdari yargılama hukukunda yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için İYUK Madde 27'de belirtilen; işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ile işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının kümülatif olarak gerçekleşmiş olması gerekir. Bu iki şarttan biri dahi eksik olsa mahkemece yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Dayanak kanun maddesinin tespiti
2577 sayılı İYUK Madde 27 incelenir.
Yürütmenin durdurulması kurumu bu madde ile düzenlenmiştir.
2
Karar verilebilmesi için gerekli şartların ayrıştırılması
Kanun iki temel şart öngörür: 1. Telafisi güç veya imkansız zarar doğması, 2. İşlemin açıkça hukuka aykırı olması.
Şartların kapsamını belirlemek için kanun metni analiz edilir.
3
Şartların uygulanma biçiminin (bağlacın) değerlendirilmesi
Kanun metninde bu iki şart arasında 've' bağlacı kullanılmıştır, bu da kümülatif (birlikte) olma zorunluluğunu gösterir.
Şartlardan birinin eksikliği durumunda YD kararı verilemeyeceği sonucuna ulaşılır.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Durdurulması Şartlarının Kümülatif Niteliği
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 4Soru

Vergi dairesi tarafından mükellef adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde dava açılmamış ve söz konusu vergi borcu kesinleşmiştir. Borcun vadesinde ödenmemesi üzerine mükellefe bir "ödeme emri" tebliğ edilmiş; mükellef de bu ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla vergi mahkemesinde iptal davası açmıştır.

Buna göre, söz konusu davanın açılmasının tahsilat işlemlerine etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava açılması tahsilat işlemlerini kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durması için mahkemenin İYUK 27. maddedeki şartların varlığını tespit ederek bu yönde bir karar vermesi gerekir.

Cevap

Tahsilat işlemlerini durdurmak için mahkemenin ayrıca yürütmenin durdurulması kararı vermesi gerektiği yönündeki ifade doğrudur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 27. maddesinin 4. fıkrasına göre, vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlülüklerin yürütülmesini kendiliğinden durdurur. Ancak bu kural tahsilat aşamasına ilişkin işlemler için geçerli değildir. Ödeme emrine karşı açılan davalarda yürütmenin durması için, mahkemenin hem işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu hem de uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğacağını (kümülatif şartlar) tespit ederek yürütmenin durdurulması yönünde ayrıca bir karar vermesi gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Vergi yargılamasındaki yürütmenin durdurulması rejimini belirle.
İYUK m. 27/4 uyarınca vergi mahkemelerinde açılan davalar kural olarak yürütmeyi kendiliğinden durdurur.
Vergi hukukunda tarh ve tahakkuk aşamasına ilişkin davalarda 'kendiliğinden durma' müessesesi geçerlidir.
2
İşlemin niteliğini (tarhiyat mı tahsilat mı) analiz et.
Soruda dava konusu edilen işlem bir 'ödeme emri'dir; yani tahsilat aşamasına ilişkin bir işlemdir.
Tarh edilen vergiye karşı değil, kesinleşmiş borcun tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı dava açılmıştır.
3
Tahsilat işlemlerinde davanın etkisini değerlendir.
Ödeme emri ve haciz gibi tahsilat işlemlerine karşı açılan davalar yürütmeyi kendiliğinden durdurmaz.
Kanun koyucu tahsilatın hızlanması amacıyla bu işlemleri otomatik durma kapsamı dışında bırakmıştır; durma için mahkeme kararı şarttır.

Anahtar Kavram

İYUK m. 27/4 uyarınca Vergi Mahkemelerinde Kendiliğinden Durma Kuralı ve Tahsilat İşlemleri İstisnası

Daha Fazla Pratik

İvedik yargılama usulünde yürütmenin durdurulması kararlarına karşı itiraz yolunun kapalı olduğunu ve vergi yargılamasındaki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 20/A maddesi uyarınca, uyuşmazlığın niteliği gereği yargılama sürecinin hızlandırılmasını amaçlayan "ivedik yargılama usulü" belirli işlem türleri için öngörülmüştür.

Buna göre, aşağıda belirtilen idari işlemlerden hangisine karşı açılan iptal davasında ivedik yargılama usulü uygulanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde taşınmaz tahsisine ilişkin tesis edilen idari işlemler

Cevap

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu hükümleri uyarınca yapılan taşınmaz tahsisi işlemleri ivedik yargılama usulüne tabidir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesine göre; özelleştirme, ihale işlemleri (sözleşme hariç), acele kamulaştırma, ÇED kararları ve Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan taşınmaz tahsisi işlemleri ivedik yargılama usulüne tabidir. Bu nedenle Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki taşınmaz tahsisi işlemi doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
İYUK Madde 20/A kapsamındaki ivedik yargılama usulüne tabi işlerin listesini gözden geçirmek.
İhaleler (sözleşme uygulaması hariç), acele kamulaştırma, özelleştirme kararları, turizm tahsisleri ve ÇED kararları bu listede yer alır.
Bu özel usulün uygulama alanını belirleyen sınırlı sayıdaki (numerus clausus) işlem türlerini tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki işlemleri bu yasal listeyle karşılaştırmak ve özel-genel usul ayrımını yapmak.
Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki tahsis işleminin listede yer aldığı, merkezi sınavların ise 20/B kapsamında olduğu saptanır.
Doğru sonucu bulmak için benzer görünen özel yargılama usulleri (20/A ve 20/B) arasındaki farkın ayırt edilmesi şarttır.

Anahtar Kavram

İvedik yargılama usulünün konu bakımından uygulama alanı (İYUK m. 20/A)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Adalet Bakanlığı tarafından 20262026 yılı Nisan ayında gerçekleştirilen görevde yükselme sınavının sonuçları 1515 Nisan 20262026 tarihinde resmi internet sitesinde ilan edilmiştir. Sınav sorularının hatalı olduğunu ve sınavın usulsüz yapıldığını iddia eden bir aday, dava açmadan önce 2020 Nisan 20262026 tarihinde ilgili bakanlığa itiraz dilekçesi vererek soruların yeniden incelenmesini talep etmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/B20/B maddesinde düzenlenen "Merkezi ve Ortak Sınavlara İlişkin Yargılama Usulü" hükümleri dikkate alındığında, bu uyuşmazlığın çözümü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava açma süresi sınav sonuçlarının ilanını izleyen günden itibaren 1010 gündür ve idareye yapılan itiraz başvurusu bu süreyi durdurmaz.

Cevap

Dava açma süresinin sonuçların ilanını izleyen günden itibaren 10 gün olduğu ve idari başvurunun bu süreyi durdurmadığı ifade doğrudur.
2577 sayılı İYUK’un 20/B20/B maddesi uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığı, ÖSYM veya diğer kamu kurumlarınca yapılan merkezi sınavlara karşı açılacak davalarda dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren 1010 gündür. Aynı madde uyarınca, bu davalarda İYUK’un 1111. maddesi (üst makama başvuru ile sürenin durması) uygulanmaz. Bu nedenle yapılan itiraz başvurusu 1010 günlük sürenin işlemesine engel olmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın tabi olduğu yargılama usulünü tespit etme.
Merkezi sınav olması nedeniyle İYUK Madde 20/B (Merkezi ve Ortak Sınavlara İlişkin Yargılama Usulü) uygulanır.
Kanun, merkezi sınavlarla ilgili uyuşmazlıkları ivedi sonuçlandırmak için özel bir usul öngörmüştür.
2
Dava açma süresini ve idari başvurunun etkisini belirleme.
Dava açma süresi 10 gündür ve İYUK 11. madde uygulanmaz (idari başvuru süreyi durdurmaz).
İYUK 20/B maddesinin açık hükmü gereği süre kısıtlıdır ve süreci uzatacak idari itiraz yolları bu özel usulde süreyi kesmez.

Anahtar Kavram

İYUK 20/B - Merkezi ve Ortak Sınavlara İlişkin Yargılama Usulü

Daha Fazla Pratik

İvedik yargılama usulü ile merkezi sınav usulü arasındaki süre farklarını (örneğin temyiz süresi) karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Ankara 4. İdare Mahkemesi'nde açılan bir iptal davasında, mahkeme heyeti tarafından davacının yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı idarenin bu karara karşı başvurabileceği hukuki çare, süresi ve merci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 77 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir ve bu merciin itiraz üzerine vereceği karar kesindir.

Cevap

İdare mahkemesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararına karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir ve bu merciin vereceği karar kesindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun (İYUK) 27. maddesinin 7. fıkrasına göre; idare ve vergi mahkemelerinin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verdikleri kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Kanun metni, bu itiraz üzerine Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın kesin olduğunu açıkça belirtmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kararı veren merciyi tespit etme
Karar bir 'İdare Mahkemesi' tarafından verilmiştir.
İtiraz mercisi, kararı veren mahkemenin türüne (İdare/Vergi Mahkemesi veya Danıştay) göre değişmektedir.
2
Kanuni itiraz süresini belirleme
İYUK Madde 27/7 uyarınca itiraz süresi kararın tebliğini izleyen günden itibaren 77 gündür.
Yürütmenin durdurulması kararları ivedi nitelikte olduğundan itiraz süresi genel dava açma sürelerinden daha kısadır.
3
İtiraz edilecek makamı (merciyi) belirleme
İdare ve vergi mahkemesi kararları için itiraz mercisi 'Bölge İdare Mahkemesi'dir.
Yargı çevresindeki alt derece mahkemelerinin bu tür kararlarını denetleme görevi Bölge İdare Mahkemesine aittir.
4
İtiraz sonucu verilecek kararın hukuki niteliğini kontrol etme
İtiraz üzerine verilen karar 'kesin'dir.
Yargılama sürecinin uzamaması için ara karar niteliğindeki bu işlemlere karşı tek bir itiraz kademesi öngörülmüştür.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Durdurulması Kararlarına İtiraz Usulü

Daha Fazla Pratik

Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda verilen yürütmenin durdurulması kararlarına karşı itiraz mercilerini (İDDK/VDDK) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 8Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 20/A maddesi uyarınca, idari yargıda uyuşmazlıkların daha hızlı sonuçlandırılması amacıyla 'ivedik yargılama usulü' öngörülmüştür. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 'ivedik yargılama usulü'nün uygulandığı işler kapsamında yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acele kamulaştırma işlemlerinden kaynaklanan iptal davaları

Cevap

Acele kamulaştırma işlemlerinden kaynaklanan iptal davaları ivedik yargılama usulüne tabidir.
İvedik yargılama usulü, İYUK'un 20/A maddesinde sayılan belirli işlemler için geçerlidir. Acele kamulaştırma işlemleri bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde açıkça 'ivedik yargılama usulü'ne tabi işler arasında belirtilmiştir. Bu nedenle acele kamulaştırmaya karşı açılan iptal davalarında genel usul değil, bu maddede düzenlenen özel ve hızlı yargılama kuralları uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık konusunun İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki (İYUK) özel yargılama usulleri bakımından sınıflandırılması.
İşlemin İYUK m. 20/A (İvedik Yargılama) mı yoksa m. 20/B (Merkezi ve Ortak Sınavlar) kapsamında mı olduğunun tespiti.
İdari yargıda özel usuller tahdidi olarak sayılmıştır ve her birinin dava açma süreleri ile kanun yolu süreçleri farklıdır.
2
İYUK m. 20/A fıkra 1'de yer alan 'İhaleler, acele kamulaştırma, özelleştirme, turizm tahsisleri, ÇED kararları ve kentsel dönüşüm' gibi sınırlı sayıdaki işlerin kontrol edilmesi.
Acele kamulaştırma işlemlerinin m. 20/A-1/b bendi uyarınca bu usulde yer aldığının teyit edilmesi.
Acele kamulaştırma, niteliği gereği gecikmesinde sakınca bulunan ve hızlı çözümlenmesi gereken bir işlem olduğu için kanun koyucu tarafından bu kapsama alınmıştır.

Anahtar Kavram

İvedik Yargılama Usulü Kapsamı (İYUK m. 20/A)

Daha Fazla Pratik

İvedik yargılama usulünde dava açma süresi ve istinaf yolunun kapalı olması gibi usul kurallarını inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, ticari faaliyet gösteren özel bir şirkete ait yapı hakkında yıkım kararı alınmıştır. Şirket, bu kararın iptali ve telafisi güç zararlar doğacağı gerekçesiyle yürütmenin durdurulması istemiyle yetkili idare mahkemesinde dava açmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre, bu davadaki yürütmenin durdurulması talebi ve süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunlu olup verilecek kararda şirketten kural olarak teminat aranır.

Cevap

Doğru yanıt, yürütmenin durdurulması kararının ancak kümülatif şartların (açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar) birlikte varlığı halinde ve kural olarak teminat alınarak verileceğini belirten ifadedir.
Doğru seçenek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenen temel kuralı eksiksiz ve doğru biçimde yansıtmaktadır. Maddeye göre, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ile uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte (kümülatif olarak) gerçekleşmesi zorunludur. Ayrıca aynı kanun gereği, yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir (istisnai durumlar saklı kalmak kaydıyla).

Adım Adım Çözüm

1
Yürütmenin durdurulması kurumu için İYUK m. 27'de sayılan maddi şartlar incelenir.
Kanuna göre kararın verilebilmesi için 'işlemin açıkça hukuka aykırı olması' ve 'telafisi güç veya imkânsız zararların doğması' şartlarının her ikisinin de kümülatif olarak gerçekleşmesi gerektiği tespit edilir.
Hukuka uygunluk denetimi yaparken yargı mercilerinin kanunun aradığı şartları tam olarak gözetmesi gerekir.
2
Yürütmenin durdurulması kararlarında yasal teminat kuralı değerlendirilir.
Yürütmenin durdurulması kararlarının kural olarak teminat karşılığında verildiği, devletten ve kamu kurumlarından ise teminat aranmadığı bilgisine ulaşılır.
Davacı özel bir şirket olduğu için genel kural olan teminat uygulamasına tabi olacağı saptanır.
3
Seçeneklerdeki diğer hukuki prosedür iddiaları (yürütmeyi kendiliğinden durdurma, itiraz usulü, kararın icrası) değerlendirilir.
İdare mahkemesinde davanın doğrudan yürütmeyi durdurmayacağı, YD kararlarına itirazın 7 gün içinde BİM'e yapılacağı ve kararın uygulanması için başvuru zorunluluğu olmadığı görülerek yanlış seçenekler elenir.
İdari yargılama usulündeki istisnalar ve süreler genellikle şaşırtıcı çeldiriciler olarak kullanılır.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Durdurulması Kümülatif Şartları ve Teminat Kuralı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, bir idari işlemin yürütülmesinin durdurulmasına (YD) karar verilebilmesi için gerekli olan kanuni şartlar ve bu şartların uygulanma usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunlu olup, mahkemece verilecek kararda bu iki şartın gerçekleşme nedenleri gerekçeleriyle belirtilmelidir.

Cevap

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının kümülatif olarak gerçekleşmesi ve kararın gerekçeli olması zorunludur.
Yürütmenin durdurulması kararı, 2577 sayılı İYUK’un 27. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen iki şartın (telafisi güç veya imkansız zarar ve açıkça hukuka aykırılık) birlikte gerçekleşmesi halinde verilebilir. Kanun, bu kararın verilebilmesi için mahkemenin her iki şartın da somut olayda neden gerçekleştiğini gerekçelendirmesini zorunlu kılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
2577 sayılı İYUK Madde 27'deki temel şartların analiz edilmesi.
Yürütmenin durdurulması için iki şart öngörülmüştür: 1. Telafisi güç/imkansız zarar, 2. Açıkça hukuka aykırılık.
Yasal dayanağın doğru tespiti için İYUK hükümlerine başvurulur.
2
Şartların birbiriyle olan ilişkisinin değerlendirilmesi.
Bu iki şartın 'birlikte' (kümülatif) gerçekleşmesi gerekir; biri eksikse karar verilemez.
Kanun metnindeki 've' bağlacı şartların kümülatif olduğunu gösterir.
3
Kararın usul ve gerekçe yönünden incelenmesi.
Mahkemenin kararda her iki şartın neden gerçekleştiğini somut verilerle ve gerekçeleriyle açıklaması zorunludur.
Anayasa ve İYUK uyarınca yargı kararları gerekçeli olmak zorundadır; özellikle hak arama hürriyetini kısıtlayan veya koruyan kararlarda bu daha kritiktir.

Anahtar Kavram

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için telafisi güç zarar ve açıkça hukuka aykırılık şartlarının kümülatif olarak varlığı ve kararın gerekçeli olması zorunluluğu.

Daha Fazla Pratik

Yürütmenin durdurulması kararlarına karşı yapılacak itirazların süresi ve itiraz mercileri konusunu çalışarak bu usulün tamamlayıcı aşamalarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A20/A maddesi uyarınca ivedik yargılama usulüne tabi olan bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davada; yargılama sürecinin işleyişi ve bu süreç sonunda verilen kararlara karşı başvurulacak kanun yolları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi hukuken yerindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İvedik yargılama usulünde dava açma süresi 3030 gün olup, bu usule tabi işlemlere karşı dava açılmadan önce idareye yapılan ihtiyari başvurular dava açma süresini durdurmaz ve verilen nihai karara karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulabilir.

Cevap

İvedik yargılama usulünde dava açma süresi 3030 gün olup, dava açılmadan önce yapılan ihtiyari başvurular süreyi durdurmaz ve karara karşı doğrudan temyiz yoluna gidilir.
İvedik yargılama usulünü düzenleyen İYUK md. 20/A20/A hükmüne göre, dava açma süresi 3030 gün olarak belirlenmiştir ve bu usulde idari makamlara yapılacak ihtiyari başvuruları düzenleyen 1111. madde hükümleri uygulanmaz. Ayrıca, yargılamanın hızlı sonuçlanması amacıyla Bölge İdare Mahkemesine istinaf başvurusu yapılması imkanı kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı doğrudan Danıştay nezdinde 1515 günlük temyiz süresi öngörülmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Dava açma süresinin tespiti.
İvedik yargılama usulünde (İYUK md. 20/A20/A) dava açma süresi 3030 gündür.
Kanun koyucu ivedik yargılama gerektiren işlerde süreci hızlandırmak için genel süreyi yarıya indirmiştir.
2
İYUK madde 1111 başvurusunun etkisinin analizi.
İhtiyari idari başvurular (İYUK 1111) bu usulde süreyi durdurmaz.
İYUK md. 20/A1/a20/A-1/a bendi açıkça 1111. madde hükümlerinin uygulanmayacağını belirtmiştir.
3
Kanun yolu aşamasının belirlenmesi.
İstinaf yolu kapalıdır, doğrudan temyiz yoluna başvurulur.
Yargılamayı hızlandırmak amacıyla Bölge İdare Mahkemesi aşaması atlanarak doğrudan Danıştay denetimi öngörülmüştür.

Anahtar Kavram

İvedik Yargılama Usulünde Özel Süreler ve Kanun Yolları İstisnaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Bir il müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapan Bay (K), görev yerinin değiştirilmesine dair işlemin iptali istemiyle dava açmış ve dava dilekçesinde ilgili işlemin icrasının dava sonuna kadar tehir edilmesini talep etmiştir. Davaya bakan idare mahkemesi, dosya üzerinden yaptığı incelemede dava konusu işlemin bariz bir şekilde hukuka aykırı olduğunu tespit etmesine rağmen, davacının geçici koruma niteliğindeki bu talebini reddetmiştir.

Buna göre, mahkemenin söz konusu talebi reddetmesinin hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin icra edilmesi neticesinde, sonradan giderilmesi son derece zor veya olanaksız kayıpların ortaya çıkmayacak olması

Cevap

Mahkemenin yürütmenin durdurulması talebini reddetmesinin yasal dayanağı, kanunun kümülatif (birlikte) aradığı şartlardan olan 'telafisi güç veya imkânsız zarar doğması' unsurunun somut olayda gerçekleşmediğine kanaat getirilmesidir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ile uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının kümülatif (birlikte) gerçekleşmesi zorunludur. Olayda mahkeme, hukuka aykırılığı dosya üzerinden açıkça tespit etmesine rağmen geçici koruma talebini reddetmiştir. Bu durum hukuken ancak ve ancak diğer zorunlu şart olan 'sonradan giderilmesi son derece zor veya olanaksız kayıpların ortaya çıkmayacağı' (telafisi güç zarar doğmayacağı) kanaatine varılmasıyla açıklanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlıktaki geçici koruma talebinin yasal kurumunu tespit etme
Olaydaki talep, idari yargılamaya özgü olan yürütmenin durdurulması müessesesidir.
Davacının idari işlemin icrasının dava sonuna kadar tehir edilmesini istemesi bu kuruma işaret eder.
2
Yürütmenin durdurulması kararının yasal şartlarını analiz etme
Kararın verilebilmesi için işlemin hem açıkça hukuka aykırı olması hem de telafisi güç/imkânsız zararlar doğuracak olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Kanun koyucu idarenin işleyişini aksatmamak adına bu iki şartın kümülatif varlığını zorunlu kılmıştır.
3
Olaydaki mahkeme kararının gerekçesini kanuni şartlarla eşleştirme
Mahkeme birinci şartı (hukuka aykırılık) tespit etmiş ancak talebi reddetmiştir. Bu durum, yalnızca ikinci kümülatif şartın (zarar unsuru) gerçekleşmemesi ile hukuken temellendirilebilir.
Şartlardan biri eksik olduğunda mahkeme yürütmenin durdurulması talebini reddetmek zorundadır.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Durdurulması Kararının Kümülatif Şartları
Soru 13Soru

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından gerçekleştirilen merkezi ve ortak bir sınava katılan bir aday, sınav sorularının içeriğinin müfredat dışı olduğunu ileri sürerek iptal davası açmayı planlamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) "Merkezi ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü" başlıklı 20/B20/B maddesi uyarınca, bu davanın açılması ve yürütülmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava açma süresi, işlemin ilanını veya tebliğini izleyen günden itibaren on gündür ve bu süre içerisinde idareye yapılacak başvurular dava açma süresini durdurmaz.

Cevap

Dava açma süresinin on gün olduğu ve idareye yapılacak ihtiyari başvuruların (İYUK m. 11) bu süreyi durdurmayacağı seçeneği doğrudur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesi uyarınca, merkezi ve ortak sınavlara ilişkin iş ve işlemlere karşı açılacak iptal davalarında dava açma süresi on gündür. Ayrıca, aynı maddenin (a) fıkrası uyarınca bu uyuşmazlıklarda İYUK'un 11. maddesi (üst makama başvuru ile sürenin durması) uygulanmaz. Bu durum, adayların dava açmadan önce idareye yaptıkları itirazların dava açma süresini durdurmayacağı ve 10 günlük sürenin işlemeye devam edeceği anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık türünün belirlenmesi
Dava konusu işlemin MEB tarafından yapılan bir 'merkezi ve ortak sınav' olduğu saptanmıştır.
Uygulanacak yargılama usulünü (Genel vs. Özel) belirlemek için işlemin niteliği kritiktir.
2
Özel yargılama usulü kurallarının (İYUK m. 20/B) uygulanması
Dava açma süresinin 10 gün olduğu ve İYUK 11. madde hükümlerinin uygulanmayacağı tespit edilmiştir.
Kanun koyucu, sınavların sonuçlandırılmasındaki ivedilik nedeniyle bu uyuşmazlıklarda süreyi kısaltmış ve durma mekanizmasını kapatmıştır.

Anahtar Kavram

Merkezi ve Ortak Sınavlara İlişkin Yargılama Usulü (İYUK m. 20/B)

Daha Fazla Pratik

İvedik yargılama usulü (m. 20/A) ile merkezi sınav usulü (m. 20/B) arasındaki kanun yolu ve süre farklarını karşılaştıran bir çalışma yapılması önerilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 14Soru

İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümleri uyarınca, yürütmenin durdurulması kararlarının uygulanması ve hukuki etkisinin sona ermesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare, yürütmenin durdurulması kararının kendisine tebliğinden itibaren gecikmeksizin ve en geç 3030 gün içinde kararın gereğini yerine getirmekle yükümlüdür.

Cevap

İdare, yürütmenin durdurulması kararının kendisine tebliğinden itibaren gecikmeksizin ve en geç 3030 gün içinde kararın gereğini yerine getirmekle yükümlüdür.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasına göre; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Bu nedenle, otuz günlük süreyi belirten ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
İYUK Madde 28 kapsamındaki uygulama süresini tespit et.
İdare, mahkeme kararlarını (esasa ilişkin veya yürütmenin durdurulması) en geç 3030 gün içinde uygulamalıdır.
Kanun koyucu, idarenin yargı kararlarını sürüncemede bırakmasını engellemek için kesin bir üst sınır belirlemiştir.
2
Yürütmenin durdurulması kararının sona erme anını analiz et.
Dava hakkında bir karar (ret veya kabul) verildiği anda yürütmenin durdurulması kararı sona erer.
Yürütmenin durdurulması geçici bir önlemdir ve davanın esası karara bağlandığında bu önlemin amacı ortadan kalkar.

Anahtar Kavram

İdari yargı kararlarının (özellikle YD) idare tarafından uygulanma zorunluluğu ve süresi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 15Soru

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen bir merkezî sınava ilişkin sınav sonucunun hatalı hesaplandığını iddia eden bir adayın, bu işlemin iptali istemiyle açacağı davada uygulanacak yargılama usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava açma süresi on gün olup, bu usulde İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi hükümleri uygulanmaz.

Cevap

Dava açma süresi on gün olup, bu usulde İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi hükümleri uygulanmaz.
Merkezi ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulünde (İYUK m. 20/B), dava açma süresi işlemin tebliğini veya ilanını izleyen günden itibaren 10 gündür. Kanun maddesi uyarınca bu uyuşmazlıklarda İYUK 11. madde (idari makamlara başvuru) hükümleri uygulanmaz; dolayısıyla bu tür başvurular dava açma süresini kesmez veya durdurmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın tabi olduğu yargılama usulünün tespiti
ÖSYM tarafından yapılan merkezi sınava ilişkin işlem İYUK madde 20/B kapsamında 'Merkezi ve Ortak Sınavlara İlişkin Yargılama Usulü'ne tabidir.
Konu bazlı özel bir yargılama usulü olan 20/B, hızlı karar verilmesi gereken sınav süreçleri için düzenlenmiştir.
2
Dava açma süresi ve idari başvuru şartlarının kontrolü
Dava açma süresi 10 gündür ve İYUK 11. maddede düzenlenen üst makama başvuru yolu bu usulde kapalıdır (süreyi durdurmaz).
Kanun koyucu sınav süreçlerinin aksamaması için süreleri kısa tutmuş ve ihtiyari idari başvuruların süreci uzatmasını engellemiştir.

Anahtar Kavram

İYUK Madde 20/B: Merkezi ve Ortak Sınavlara İlişkin Yargılama Usulü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinde düzenlenen ivedik yargılama usulü kapsamında, idare mahkemeleri tarafından verilen nihai kararlar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde doğrudan temyiz yoluna başvurulabilir.

Cevap

İvedik yargılama usulünde mahkemece verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde doğrudan temyiz yoluna başvurulabilir.
2577 sayılı İYUK’un 20/A maddesinin 2. fıkrasının (g) bendi uyarınca; ivedik yargılama usulünde verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Bu usulde istinaf aşaması bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dava türünün tespit edilmesi
Uyuşmazlığın 2577 sayılı İYUK m. 20/A kapsamında (ihale, özelleştirme vb.) bir iş olduğu belirlenir.
Uygulanacak usul kurallarının ivedik mi yoksa genel mi olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Kanun yolu aşamasının belirlenmesi
İvedik usulde istinaf kanun yolunun uygulanmadığı (geçilmediği) tespit edilir.
Kanun, yargılama sürecini hızlandırmak amacıyla orta aşama olan istinafı kaldırmıştır.
3
Süre kontrolünün yapılması
Genel temyiz süresi olan 30 gün yerine, ivedik usule özgü 15 günlük sürenin uygulanacağı belirlenir.
İvedik yargılama usulünde tüm süreler (savunma, temyiz vb.) kısaltılmıştır.

Anahtar Kavram

İvedik Yargılama Usulü Kanun Yolları (Direct Temyiz)

Daha Fazla Pratik

İvedik yargılama usulünde dava açma süresinin (30 gün) genel süreden farkını ve bu usulün hangi konularda (örneğin ihaleler) uygulandığını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 17Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması ve yürütmenin durdurulması etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi mahkemelerinde dava açılması, dava konusu edilen vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin tahsil işlemini kendiliğinden durdurur.

Cevap

Vergi mahkemelerinde vergi tarhiyatına karşı açılan davalar, dava konusu edilen miktarın tahsilini kendiliğinden durdurur.
2577 sayılı İYUK'un 27. maddesinin 4. fıkrasına göre, vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlülüklerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemini kendiliğinden durdurur. Bu durum, idari yargıdaki genel kuralın aksine mahkeme kararına gerek duyulmaksızın gerçekleşen bir hukuki sonuçtur.

Adım Adım Çözüm

1
İYUK Madde 27/4 hükmünü analiz et.
Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi ve cezaların tahsilini durdurduğu sonucuna ulaşılır.
Bu hüküm, idari yargıdaki 'dava açmak yürütmeyi durdurmaz' kuralına getirilen özel bir kanuni istisnadır.
2
Tahsilat işlemleri (ödeme emri, haciz) ile tarhiyat işlemlerini ayırt et.
Kendiliğinden durma etkisinin sadece tarhiyat aşamasındaki uyuşmazlıklar için geçerli olduğu, tahsilat işlemleri için ayrıca karar gerektiği tespit edilir.
Yargıtay ve Danıştay içtihatları ile kanun lafzı, tahsilat aşamasındaki işlemlerin kamu alacağının korunması amacıyla bu istisna dışında tutulduğunu belirtir.

Anahtar Kavram

Vergi Davalarında Kendiliğinden Durma Etkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 18Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, idari yargı mercilerinin bir idari işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verebilmesi için gerekli olan yasal şartlar ve uygulama esasları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Cevap

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrasına göre; idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Bu iki şartın birlikte bulunması zorunluluğu doktrinde ve yargı kararlarında 'kümülatif şart' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
İYUK 27. maddesinin incelenmesi
Maddede yürütmenin durdurulması (YD) için iki temel şart öngörülmüştür.
Yasal dayanağın doğru tespiti kararın geçerliliği için esastır.
2
Şartların niteliğinin değerlendirilmesi
Kanun metnindeki 've' bağlacı, şartların kümülatif olduğunu gösterir.
Uygulamada sadece bir şartın varlığı YD kararı verilmesine engel teşkil eder.
3
Seçeneklerin yasal istisnalar ve usul kuralları açısından elenmesi
İdari yargıda dava açılmasının yürütmeyi kendiliğinden durdurmadığı kuralı teyit edilir.
Vergi mahkemeleri ve idare mahkemeleri arasındaki uygulama farkının ayırt edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Yürütmenin Durdurulması Kararının Kümülatif Şartları

Daha Fazla Pratik

Vergi mahkemelerinde yürütmenin kendiliğinden durması kuralının istisnalarını (ödeme emrine karşı açılan davalar gibi) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

İdari yargılama hukukunda kural olarak dava açılması yürütmeyi durdurmasa da vergi hukukuna özgü "kendiliğinden durma" müessesesi mevcuttur. Buna göre, aşağıdaki dava türlerinden hangisinde, mahkemeden ayrıca bir karar alınmasına gerek kalmaksızın dava açılmasıyla birlikte yürütme kendiliğinden durur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi mahkemesinde vergi tarhiyatına karşı açılan davalar

Cevap

Vergi mahkemesinde vergi tarhiyatına karşı açılan davalar
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 4. fıkrasına göre; vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların (tarhiyat davaları) açılması, tahsil işlemini mahkeme kararına gerek kalmaksızın kendiliğinden durdurur. Bu durum idari yargıdaki genel kuralın en önemli istisnalarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargıdaki yürütmenin durdurulması genel kuralını hatırla.
Genel kural: Dava açılması yürütmeyi durdurmaz (İYUK m. 27/1).
Yürütmenin durdurulması için 'açık hukuka aykırılık' ve 'telafisi güç zarar' şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
2
Vergi davalarına özgü istisnayı (İYUK m. 27/4) analiz et.
İstisna: Vergi mahkemelerinde tarh edilen vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümlülükler ile bunların zam ve cezalarına karşı açılan davalar yürütmeyi kendiliğinden durdurur.
Kanun koyucu, kesinleşmemiş bir vergi borcunun dava aşamasında tahsil edilmesini önlemek amacıyla bu özel hükmü getirmiştir.
3
Kendiliğinden durmanın kapsamı dışındaki vergi işlemlerini belirle.
Ödeme emri, haciz, ihtiyati haciz gibi tahsilat işlemleri bu istisna kapsamında değildir.
Bu işlemler verginin hesaplanması (tarh) değil, kesinleşmiş borcun zorla tahsili aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Vergi tarhiyatına karşı vergi mahkemesinde açılan davalarda yürütmenin kendiliğinden (ipso jure) durması.
Tahmini Süre:45s
Soru 20Soru

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan bir merkezi sınavın sorularına karşı açılacak iptal davasında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 20/B maddesine göre uygulanacak dava açma süresi ve usulü hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava açma süresi on gündür ve bu davalarda İYUK'un 11. maddesi hükümleri uygulanmaz.

Cevap

Dava açma süresinin 10 gün olduğu ve bu davalarda İYUK 11. madde hükümlerinin uygulanmadığı seçenek doğrudur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesine göre; Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılacak iptal davalarında dava açma süresi on gündür. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, bu işlerde İYUK'un 11. maddesi (üst makama başvuru) hükümleri uygulanmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın türünü belirle
ÖSYM tarafından yapılan bir merkezi sınav sorusuna karşı dava açılacaktır.
Merkezi sınavlarla ilgili uyuşmazlıklar İYUK Madde 20/B kapsamındaki özel yargılama usulüne tabidir.
2
İlgili maddedeki dava açma süresini kontrol et
Dava açma süresi 10 gündür.
Özel yargılama usulü gereği süreler genel sürelere göre kısaltılmıştır.
3
İdari başvuru (İYUK 11) kuralını değerlendir
İYUK 11. madde hükümleri bu davalarda uygulanmaz.
Sınav takviminin aksamaması ve hukuki belirliliğin hızlı sağlanması amacıyla idari itiraz yoluyla sürenin durması engellenmiştir.

Anahtar Kavram

Merkezi ve Ortak Sınavlara İlişkin Özel Yargılama Usulü (İYUK 20/B)

Daha Fazla Pratik

İvedik yargılama usulü ile merkezi sınav usulü arasındaki süre ve kanun yolu farklarını bir tablo yaparak karşılaştırınız.
Tahmini Süre:45s
Sayfa 1 / 5Sonraki
Yürütmenin Durdurulması ve Özel Yargılama Usulleri Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk | Examkin