Kıymetli Evrakta Defiler

24 soru

Soru 21Soru

Kıymetli evrakta defiler; herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defiler ve kural olarak yalnızca doğrudan ilişki içinde bulunulan kişiye karşı ileri sürülebilen nispi (şahsi) defiler olmak üzere ikili bir ayrıma tabi tutulur. Türk Ticaret Kanunu'na göre borçlu, senedi devralırken bile bile kendi zararına hareket etmemiş olan (iyiniyetli) üçüncü kişi konumundaki hamile karşı nispi defileri ileri süremez.

Buna göre, senedin borçlusu tarafından, senedi ciro yoluyla iktisap eden iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki hamile karşı ileri sürülebilecek defi (savunma) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı ve sahte olarak atıldığı iddiası

Cevap

İyiniyetli hamile karşı ileri sürülebilecek defi, bir mutlak defi niteliğinde olan senetteki imzanın sahte olduğu iddiasıdır.
Kıymetli evrak hukukunda sahte imza, ehliyetsizlik ve senetteki zorunlu şekil eksiklikleri 'mutlak defi' niteliğindedir. Mutlak defiler, senedi iktisap eden kişinin iyiniyetli veya kötüniyetli olmasına bakılmaksızın herkese karşı ileri sürülebilir. Çünkü sahte imza, sahibini hiçbir şekilde hukuken bağlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünde istenen defi türünün tespit edilmesi
İyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilecek defi arandığından, bunun hukuken bir 'mutlak defi' olması gerektiği tespit edilir.
Nispi defiler, kural olarak yalnızca senedi devrederken borçlunun zararına hareket eden kötüniyetli hamillere karşı ileri sürülebilirken, mutlak defiler herkese karşı ileri sürülebilir.
2
Seçeneklerdeki savunmaların mutlak/nispi defi olarak sınıflandırılması
Temel ilişkinin feshi, haricen ödeme, hile ve takas iddiaları nispi defi; imzanın sahte olması ise mutlak defi olarak sınıflandırılır.
Sahtelik, ehliyetsizlik ve senetteki zorunlu şekil eksiklikleri irade beyanını baştan geçersiz kıldığı veya senedin vasfını etkilediği için mutlak defidir.

Anahtar Kavram

Mutlak ve Nispi Defiler
Soru 22Soru

Bir kambiyo senedi dolayısıyla kendisine başvurulan borçlu, kural olarak senedi düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri, senedi devralan hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmişse, bu şahsi (nispi) defiler ona karşı da ileri sürülebilir. Senedin metninden anlaşılan veya senedin bizzat geçerliliğine ilişkin olan mutlak defiler ise hamilin iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın herkese karşı ileri sürülebilir.

Tacir (K), mal alımı amacıyla (G) emrine bir bono düzenleyip teslim etmiştir. (G) ise bu bonoyu, kendi borcuna karşılık iyiniyetli üçüncü kişi (U)'ya ciro ve teslim yoluyla devretmiştir. Vadesi geldiğinde (U), bononun ödenmesi için (K)'ye başvurmuştur.

Buna göre (K)'nin, iyiniyetli hamil (U)'ya karşı aşağıdaki savunmalardan hangisini ileri sürmesi hukuken mümkündür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bononun düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinden yoksun (kısıtlı) olduğunu

Cevap

Bononun düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinden yoksun (kısıtlı) olduğunu belirten seçenek.
Kıymetli evrak hukukunda fiil ehliyetsizliği (kısıtlılık, yaş küçüklüğü vb.), senedin bizzat o kişi açısından hükümsüzlüğüne yol açan bir mutlak def'idir. İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereği, ehliyetsiz kişinin senede attığı imza hukuken geçersizdir ve bu geçersizlik iddiası, senedi devralan kişinin iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın herkese karşı ileri sürülebilir. Bu nedenle kısıtlılık iddiası, iyiniyetli hamile karşı da geçerli ve hukuka uygun bir savunmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki hukuki durumu analiz et.
Borçlu (K)'nin, senedi sonradan devralan iyiniyetli hamil (U)'ya karşı ileri sürebileceği geçerli bir savunma (def'i) aranmaktadır.
İyiniyetli hamile karşı yalnızca senedin metninden anlaşılan veya geçerliliğini temelden etkileyen 'mutlak defiler' ileri sürülebilir.
2
Seçeneklerdeki savunmaların hukuki niteliğini (mutlak veya nispi) belirle.
Bedelsizlik, hile, hatır senedi ve harici ödeme nispi (şahsi) defilerdir. Fiil ehliyetsizliği ise mutlak def'idir.
Nispi defiler sadece sözleşmenin diğer tarafına veya kötüniyetli hamile karşı ileri sürülebilirken, mutlak defiler herkese karşı kullanılabilir.
3
Doğru seçeneği tespit et.
Ehliyetsizlik iddiası mutlak defi olduğu için iyiniyetli hamil (U)'ya karşı da geçerli olarak ileri sürülebilir.
İmzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca, ehliyetsiz kişinin imzası geçersizdir ve bu durum hamilin iyiniyetinden etkilenmez.

Anahtar Kavram

Kıymetli Evrakta Mutlak ve Nispi Defiler
Soru 23Soru

Mobilya üreticisi Tarık, hammadde alımı amacıyla tedarikçi Veli emrine bir bono düzenleyerek teslim etmiştir. Veli bu bonoyu ticari borçlarına karşılık Yasin'e, Yasin ise Zeynep'e ciro yoluyla devretmiştir. Senedin meşru hamili olan Zeynep, vade gününde ödeme talebiyle Tarık'a başvurmuştur.

Zeynep'in senedi devralırken bilerek Tarık'ın zararına hareket etme kastı (kötüniyeti) bulunmadığı bilindiğine göre, Tarık aşağıdaki defilerden hangisini Zeynep'e karşı ileri süremez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarık ile Veli arasındaki sözleşmenin iptal edilmesi sebebiyle senedin bedelsiz kalmış olması

Cevap

Tarık ile Veli arasındaki sözleşmenin iptal edilmesi sebebiyle senedin bedelsiz kalmış olması
Kıymetli evrak hukukunda, senedin ihdas edilmesine (düzenlenmesine) neden olan temel ilişkiden kaynaklanan itirazlar (örneğin malların teslim edilmemesi, sözleşmenin feshedilmesi veya bedelsizlik), nispi (şahsi) defi niteliğindedir. Türk Ticaret Kanunu uyarınca, poliçe, bono veya çeke dayanan borçlu, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki hamil, senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Olayda Zeynep'in böyle bir kastı bulunmadığı açıkça belirtildiğinden, Tarık temel ilişkideki bedelsizlik defisini ona karşı ileri süremez.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki kişilerin hukuki statülerini belirleme
Tarık senedi düzenleyen (borçlu), Zeynep ise iyiniyetli yetkili hamildir.
Kıymetli evrakta defilerin kime karşı ileri sürülebileceği, hamile geçiş şekline ve hamilin iyiniyetli olup olmamasına bağlıdır.
2
Mutlak ve nispi defi ayrımını uygulama
Mutlak defiler herkese karşı ileri sürülebilirken, nispi defiler kural olarak sadece doğrudan ilişki içinde bulunulan kişiye karşı ileri sürülebilir.
Kanun koyucu, kıymetli evrakın tedavül (dolaşım) güvenliğini korumak amacıyla nispi defilerin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesini yasaklamıştır.
3
Seçeneklerdeki defilerin türünü tespit etme
Sahtelik, ehliyetsizlik, şekil eksikliği ve zamanaşımı mutlak defilerdir. Ancak sözleşmenin geçersizliği nedeniyle senedin bedelsiz kalması, temel ilişkiden doğan nispi bir defidir.
Zeynep senedi devralırken kötüniyetli olmadığı için, Tarık Veli'ye karşı sahip olduğu bu nispi defiyi Zeynep'e karşı ileri süremez.

Anahtar Kavram

Kıymetli Evrakta Mutlak ve Nispi Defiler Ayrımı
Soru 24Soru

Matbaa işletmecisi Koray, kağıt tedarikçisi olan bir şirkete borcuna karşılık kendi kabul ettiği bir poliçeyi teslim etmiştir. Vade tarihi geldiğinde Koray, borcunun tamamını ilgili şirketin banka hesabına havale ederek ödemiştir. Ancak Koray, ödeme esnasında poliçeyi fiziken geri almayı unutmuş ve senet üzerine ödendiğine dair herhangi bir kayıt (şerh) düşülmesini de talep etmemiştir. Tedarikçi şirket, elinde kalan bu poliçeyi daha sonra kendi ticari borcuna karşılık, aralarındaki temel ilişkiden ve yapılan ödemeden tamamen habersiz olan iyiniyetli üçüncü kişi Nermin'e ciro ve teslim suretiyle devretmiştir.

Vade sonrasında Nermin'in ödeme talebiyle başvurması üzerine Koray'ın hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koray, borcu daha önce ödediği yönündeki savunmasını iyiniyetli hamil Nermin'e karşı ileri süremez ve poliçe bedelini Nermin'e de ödemekle yükümlü olur.

Cevap

Borcun daha önce ödendiği savunmasının iyiniyetli hamil Nermin'e karşı ileri sürülemeyeceği ve poliçe bedelinin ona da ödenmesi gerektiği yönündeki ifadedir.
Kıymetli evrak hukukunda, borçlunun temel ilişkideki alacaklısına ödeme yapmış olması nispi (şahsi) bir defidir. Borçlu, ödeme yaptığı sırada senedi geri almaz veya senet üzerine ödendiğine dair bir kayıt (şerh) düşülmesini sağlamazsa, görünüşte haklılık ilkesi gereği senet tedavül etmeye devam eder. Türk Ticaret Kanunu uyarınca borçlu, kendisiyle doğrudan doğruya ilişki içinde bulunmayan iyiniyetli hamil üçüncü kişilere karşı şahsi defilerini ileri süremez. Bu kural, kıymetli evrakın güvenle el değiştirmesini (tedavül güvenliğini) sağlamak için konulmuştur. Koray senedi geri almadığı için, senedi devralan iyiniyetli Nermin'e de ödeme yapmak zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki defi türünü tespit etme
Borcun havale yoluyla ödenmiş olması olgusu, 'ödeme defisi' olarak nitelendirilir.
Borçlu, temel ilişkideki alacaklısına karşı ifayı gerçekleştirdiğini savunmaktadır.
2
Ödeme defisinin hukuki niteliğini belirleme
Ödeme defisi, kural olarak nispi (şahsi) bir defidir.
Sadece senedi devreden temel ilişki tarafına karşı ileri sürülebilir; senet metninden anlaşılan veya herkesçe bilinebilecek mutlak bir defi (ehliyetsizlik, sahtelik vb.) değildir.
3
Hamilin iyiniyet durumunu ve senet üzerindeki kayıtları değerlendirme
Senet üzerinde ödemeye dair bir şerh yoktur ve hamil Nermin durumdan habersiz, iyiniyetli bir üçüncü kişidir.
Türk Ticaret Kanunu'na göre, senet metninden anlaşılmayan nispi defiler, senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmeyen (iyiniyetli) hamillere karşı ileri sürülemez.
4
Hukuki sonucu bağlama
Koray ödeme defisini Nermin'e karşı kullanamaz, senedi ikinci kez ödemek zorunda kalır.
Kıymetli evrakın tedavül (dolaşım) güvenliğini ve iyiniyetli üçüncü kişileri koruma ilkesi bunu gerektirir.

Anahtar Kavram

Kıymetli Evrakta Mutlak ve Nispi Defiler
ÖncekiSayfa 2 / 2
Kıymetli Evrakta Defiler Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 2 | Examkin