Şirketler Hukuku

156 soru

Soru 61Soru

KK, LL ve MM, tıbbi cihaz ithalatı ve satışı yapmak üzere sözlü bir anlaşma ile bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetim yetkisinin sadece KK'ye verildiği kararlaştırılmış; ancak temsil yetkisi ve pay devri konusunda herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Faaliyetler sürerken MM, ortaklıktaki payını NN isimli bir üçüncü kişiye devrederek onu ortaklığa dahil etmek istemiş; ancak KK ve LL bu duruma açıkça itiraz etmişlerdir. Bu sırada, ortaklığın bir borcundan dolayı alacaklı TT, icra takibi başlatmak istemektedir.

Bu olaydaki hukuki durum ve gerçekleşen süreçlerle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın payını üçüncü bir kişiye devrederek onu ortaklığa dahil etmesi için tüm ortakların oy birliğiyle rızası gerekir; bu rıza olmaksızın yapılan devir işlemi üçüncü kişiye ortaklık sıfatı kazandırmaz.

Cevap

Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın payını üçüncü bir kişiye devrederek onu ortaklığa dahil etmesi için tüm ortakların oy birliğiyle rızası gerekir; bu rıza olmaksızın yapılan devir işlemi üçüncü kişiye ortaklık sıfatı kazandırmaz.
Türk Borçlar Kanunu'nun 632. maddesine göre, bir ortağın ortaklıktaki payını bir başkasına devredebilmesi ve bu kişinin ortak sıfatını kazanabilmesi için diğer tüm ortakların rızası şarttır. Olayda diğer ortaklar itiraz ettiği için yapılan devir girişimi yeni kişiye ortaklık sıfatı kazandırmaz, sadece payı devreden ortakla arasındaki bir iç ilişki (alt katılım) olarak kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Pay devri kuralını belirle.
TBK 632 uyarınca, bir ortağın payını devrederek yeni bir ortak dahil etmesi için tüm ortakların oy birliği gerekir.
Adi ortaklık kişisel güven ilişkisine dayalı bir şahıs birliğidir.
2
Tüzel kişilik durumunu analiz et.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur.
TBK 620 ve devamı maddelerinde adi ortaklığa tüzel kişilik tanınmamıştır; bu durum mülkiyetin elbirliği mülkiyeti şeklinde olmasına neden olur.
3
Borçlardan sorumluluk rejimini incele.
Ortaklar müteselsil ve sınırsız sorumludur.
TBK 638 uyarınca ortaklar, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan dolayı alacaklılara karşı müteselsilen sorumludur.

Anahtar Kavram

Adi Ortaklıkta Pay Devri ve Tüzel Kişilik Yokluğu

Daha Fazla Pratik

Adi ortaklık ile kolektif şirket arasındaki tüzel kişilik ve sorumluluk farklarını karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 62Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, bir anonim şirketin kuruluşunda nakit olarak taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az ne kadarı, şirketin ticaret siciline tescilinden önce bankada şirket adına açılan özel bir hesaba bloke edilerek ödenmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dörtte biri

Cevap

Anonim şirketlerin kuruluşunda nakden taahhüt edilen sermayenin en az dörtte biri (%25) ticaret siciline tescilden önce ödenmelidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 344. maddesine göre, nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az yüzde yirmibeşi (dörtte biri) şirketin tescilinden önce, kalan kısmı ise şirketin tescilini izleyen yirmidört ay içinde ödenir. Bu kural, şirketin kuruluşu aşamasında belirli bir likiditeye sahip olmasını ve taahhütlerin ciddiyetini sağlamayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Anonim şirket kuruluşu sürecinde nakdi sermaye yükümlülüğünü belirle.
Nakit sermayenin ödenmesi tescil şartıdır.
6102 sayılı TTK, şirketin mali yapısını güvence altına almak için tescil öncesi kısmi ödeme şartı koşar.
2
TTK m. 344 hükmünde öngörülen asgari oranı hatırla.
%25 (Dörtte bir) oranında ödeme yapılması gerekir.
Kanun koyucu, şirket tüzel kişilik kazanmadan önce sermayenin bir kısmının bankada bloke edilmesini zorunlu kılmıştır.
3
Kalan sermayenin ödeme süresini kontrol et.
Geri kalan %75 (Dörtte üç) tescilden sonraki 24 ay içinde ödenir.
Tescilden sonraki ödeme takvimi ortaklarca veya yönetim kurulunca belirlenebilir ancak 2 yıllık süreyi aşamaz.

Anahtar Kavram

Nakdi Sermaye Ödeme Yükümlülüğü

Daha Fazla Pratik

Ayni sermaye (malvarlığı) konulması durumunda ödeme kuralları ve değerleme sürecini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 63Soru

61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, ticaret şirketlerinin birleşmesine ilişkin aşağıdaki eşleşmelerden hangisi kanunen geçersiz bir birleşme teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir anonim şirketin bir kolektif şirket tarafından devralınması

Cevap

Bir anonim şirketin bir kolektif şirket tarafından devralınması işlemi, Türk Ticaret Kanunu'nun birleşme sınırlarına aykırı olduğu için geçersizdir.
Türk Ticaret Kanunu m. 137137 uyarınca, şahıs şirketleri ancak devralınan şirket olmaları şartıyla sermaye şirketleriyle birleşebilirler. Bir şahıs şirketinin (kolektif veya komandit), bir sermaye şirketini (anonim, limited veya sermayesi paylara bölünmüş komandit) devralması hukuken mümkün değildir. Bu nedenle bir anonim şirketin bir kolektif şirket tarafından devralınması geçersiz bir işlemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Şirket türlerini sınıflandırın.
Anonim şirket bir sermaye şirketi, kolektif şirket ise bir şahıs şirketidir.
Birleşme kuralları şirketlerin türlerine (sermaye/şahıs) göre farklılık gösterir.
2
61026102 sayılı TTK m. 137137 hükmünü uygulayın.
Şahıs şirketleri, sermaye şirketleriyle birleşirken ancak 'devralınan' şirket sıfatına sahip olabilirler.
Kanun koyucu, sermaye şirketlerinin şahıs şirketleri tarafından yutulmasına izin vermemiştir.
3
Seçeneklerdeki devralan/devralınan rollerini kontrol edin.
Kolektif şirketin (şahıs) anonim şirketi (sermaye) devralması kanundaki 'devralan olma' yasağına takılır.
Şahıs şirketlerinin devralan taraf olması sadece kendi aralarındaki birleşmelerde veya kooperatifleri devralırken mümkündür.

Anahtar Kavram

Ticaret Şirketlerinde Geçerli Birleşme Kombinasyonları (TTK m. 137)

Daha Fazla Pratik

Şirketlerde tür değiştirme (dönüşüm) sınırlarını ve hangi türlerin birbirine dönüşebileceğini tekrar etmeniz önerilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 64Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanan bir kolektif şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı ortakların sahip olduğu kişisel sorumluluğun niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci dereceden, sınırsız ve müteselsil sorumluluk

Cevap

Kolektif şirket ortakları, şirket borçlarından dolayı ikinci dereceden, sınırsız ve müteselsil olarak sorumludur.
Kolektif şirketlerde şirket borçlarından dolayı öncelikle tüzel kişiliğe başvurulması gerektiği için sorumluluk 'ikinci dereceden'dir. Ortaklar borcun tamamından tüm malvarlıklarıyla sorumlu oldukları için 'sınırsız' ve alacaklıya karşı tek başlarına borcun tamamından sorumlu oldukları için 'müteselsil' bir statüye sahiptirler.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketin sorumluluk rejimini tanımla.
Kolektif şirket bir şahıs şirketi olup, ortakların sorumluluğu emredici hükümlerle belirlenmiştir.
Şirket türüne göre ortakların alacaklılara karşı konumunu belirlemek için temel kanuni tanıma ihtiyaç vardır.
2
Sorumluluğun derecesini, sınırını ve ortaklar arası ilişkisini kontrol et.
Şirket tüzel kişiliği olduğu için sorumluluk ikinci derecedir; ortakların tüm malvarlığı söz konusu olduğu için sınırsızdır; alacaklı herhangi bir ortaktan borcun tamamını isteyebildiği için müteselsildir.
Türk Ticaret Kanunu'nun kolektif ortakların sorumluluğunu düzenleyen maddeleri bu üç unsuru bir arada öngörür.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirket Ortaklarının Sorumluluğu
Tahmini Süre:45s
Soru 65Soru

(A) Anonim Şirketi yönetim kurulu, operasyonel süreçleri hızlandırmak amacıyla genel müdür ve diğer üst düzey yöneticilerin atanması ile görevden alınması yetkisini, kendi üyeleri arasından belirlediği bir yürütme komitesine devretmek istemektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, yönetim kurulunun bu kararı ile ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üst düzey yöneticilerin atanması ve görevden alınması yetkisi, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görevleri arasında yer aldığı için bu yetkinin bir komiteye devredilmesi hukuken mümkün değildir.

Cevap

Üst düzey yöneticilerin atanması ve görevden alınması yetkisi, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görevleri arasında yer aldığı için bu yetkinin bir komiteye devredilmesi hukuken mümkün değildir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 375. maddesi, anonim şirket yönetim kurulunun 'çekirdek' olarak adlandırılan ve başka bir organa veya üyeye devredilmesi yasak olan yetkilerini listeler. Bu maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca; müdürlerin, benzer işleve sahip yöneticilerin ve imza yetkililerinin atanması ile görevden alınması yetkisi münhasıran yönetim kuruluna aittir. Bu nedenle, bir komiteye veya genel müdüre bu yetkinin devredilmesi hukuken geçersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Yetkinin hukuki niteliğini tespit etme
Soru kökündeki yetki, 'müdürlerin ve üst düzey yöneticilerin atanması ve görevden alınması' işlemidir.
Sorunun çözümü için bu yetkinin yönetim kurulunun devredilebilir mi yoksa devredilemez mi olduğunu belirlemek gerekir.
2
Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 375'i inceleme
TTK m. 375/1-d bendi, 'Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları' yetkisini devredilemez yetkiler arasında sayar.
Yönetim kurulunun bazı yetkileri 'çekirdek yetki' olarak kabul edilir ve bunların devri hukuken geçersizdir.
3
Delegasyon girişimini değerlendirme
Yönetim kurulunun bu yetkiyi bir yürütme komitesine devretme isteği, emredici kanun hükmüne aykırıdır.
Kanunen devredilemez olarak tanımlanan bir yetki, esas sözleşme veya iç yönerge ile dahi devredilemez.

Anahtar Kavram

Yönetim Kurulunun Devredilemez Yetkileri (TTK m. 375)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru

Kolektif şirketlerde tüzel kişiliğin oluşumu ve ortakların şirket borçları karşısındaki hukuki durumuyla ilgili Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır; ortakların sorumluluğu ise ikinci dereceden, sınırsız ve müteselsildir.

Cevap

Kolektif şirketler ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır ve ortakları şirket borçlarından dolayı ikinci dereceden, sınırsız ve müteselsil olarak sorumludur.
Doğru cevap, kolektif şirketin tescil ile tüzel kişilik kazandığını ve ortakların sorumluluğunun ikinci dereceden, sınırsız ve müteselsil olduğunu belirten seçenektir. Kolektif şirketler, bir ticaret unvanı altında ticari bir işletmeyi işletmek amacıyla gerçek kişiler arasında kurulan ve borçlarından dolayı ortakların sınırsız sorumlu olduğu şirket türüdür. Tüzel kişilik tescil ile başlar ve alacaklılar ancak şirkete yapılan takip semeresiz kalırsa veya şirket sona ererse ortaklara başvurabilirler (ikinci derece).

Adım Adım Çözüm

1
Tüzel kişiliğin başlangıç anını tespit etmek
Türk Ticaret Kanunu'na göre kolektif şirketler ticaret siciline tescil edildikleri anda tüzel kişilik kazanırlar.
Ticaret şirketlerinde tüzel kişiliğin kazanılması tescile bağlı kurucu bir işlemdir.
2
Ortakların sorumluluk türünü ve sırasını belirlemek
Kolektif ortakların sorumluluğu şirket borçları için ikinci dereceden (önce şirkete başvurulur), sınırsız (tüm malvarlığı ile) ve müteselsildir (her ortak borcun tamamından sorumludur).
Şahıs şirketlerinin temel özelliği olan ortakların doğrudan ve sınırsız sorumluluğu, tüzel kişilik nedeniyle kolektif şirketlerde ikinci dereceye indirilmiştir.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Tüzel Kişilik ve Ortakların Sorumluluğu

Daha Fazla Pratik

Kolektif şirket ortaklarının şirket borçları nedeniyle kendilerine başvurulduğunda ileri sürebilecekleri def'ileri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 67Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 375 uyarınca düzenlenen yönetim kurulunun "devredilemez ve vazgeçilemez" görev ve yetkileri ile bu yetkilerin kullanımından doğan hukuki sorumluluk rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim kurulu, yönetim yetkisini bir iç yönerge ile murahhas üyelere devretmiş olsa dahi, atanan bu kişilerin kanun ve esas sözleşmeye uygun hareket edip etmediklerini denetleme şeklindeki "üst gözetim" yetkisinden vazgeçemez.

Cevap

Yönetim kurulunun, yönetimi devrettiği kişilerin faaliyetlerini denetleme (üst gözetim) yetkisi devredilemez ve vazgeçilemez niteliktedir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 375. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca, "Yönetimle görevli kişilerin, kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi" yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görevleri arasındadır. Bu nedenle, yönetim kurulu operasyonel işleri devretse bile bu kişilerin denetlenmesi görevinden ve bu görevin ihlali durumundaki sorumluluğundan kurtulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Türk Ticaret Kanunu m. 375 hükmünün kapsamını belirle.
Bu madde, anonim şirket yönetim kurulunun başka bir organa veya kişiye devredemeyeceği görev ve yetkileri listeler.
Sorunun temeli devredilemez yetkilerin tespitine dayanmaktadır.
2
Seçeneklerdeki yetkileri m. 375 listesiyle karşılaştır.
Üst gözetim (m. 375/1-e), borca batıklık bildirimi (m. 375/1-g), muhasebe yapısının kurulması (m. 375/1-c) ve defterlerin tutulması (m. 375/1-f) maddede yer alan devredilemez yetkilerdir.
Hangi yetkilerin devrinin geçersiz olduğunu anlamak için kanun metni esastır.
3
Yetki devri ile sorumluluk arasındaki ilişkiyi analiz et.
Yetki devredilse dahi, kanun koyucu yönetim kuruluna atanan kişileri izleme ve denetleme yükümlülüğü yüklemiştir.
Yönetim kurulunun 'üst düzey gözetim' görevi, yönetimin devredildiği durumlarda bir emniyet sübabı işlevi görür.

Anahtar Kavram

TTK m. 375 uyarınca yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri (özellikle üst gözetim yükümlülüğü).
Soru 68Soru

Adi komandit şirketlerde komanditer ortağın sorumluluğuna ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca; bir komanditer ortağın adının şirket unvanında bulunması veya yönetim yetkisi olmadığı hâlde şirket adına yönetim tasarruflarında bulunması durumunda, söz konusu ortağın üçüncü kişilere karşı sorumluluk statüsü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket borçlarından dolayı komandite ortak gibi sınırsız ve müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Cevap

Komanditer ortak, adının şirket unvanında yer alması veya yönetim işlerine karışması durumunda üçüncü kişilere karşı komandite ortak gibi sınırsız ve müteselsil sorumlu olur.
Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, komanditer bir ortağın adı ticaret unvanına dahil edilirse veya bu ortak yönetim yetkisi olmamasına rağmen şirketi temsilen/yöneterek dış dünyada işlem yaparsa, üçüncü kişilere karşı sınırlı sorumlu olma sıfatını kaybeder. Bu durumda ortak, tıpkı bir komandite ortak gibi şirketin tüm borçlarından dolayı sınırsız ve müteselsil olarak sorumlu hale gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ortak türlerini ve genel sorumluluk rejimini belirle.
Adi komandit şirkette komandite ortak sınırsız, komanditer ortak ise koyduğu sermaye ile sınırlı sorumludur.
Genel kuralın tespiti, istisnai durumun analizi için gereklidir.
2
Soru kökündeki özel durumları (unvanda adın geçmesi ve yönetim faaliyeti) analiz et.
Komanditer ortağın adının unvanda geçmesi (TTK m. 319) ve yönetim işlerine karışması (TTK m. 320) sınırlı sorumluluk kalkanını deler.
Üçüncü kişilerin güvenini korumak amacıyla kanun bu fiillere ağır sonuçlar bağlamıştır.
3
Hukuki sonucu tespit et.
Bu durumdaki komanditer ortak, komandite ortak gibi (sınırsız ve müteselsil) sorumlu tutulur.
Yasal düzenleme emredici nitelikte olup üçüncü kişilere karşı doğrudan uygulanır.

Anahtar Kavram

Komanditer Ortağın Sınırsız Sorumluluğuna Yol Açan Haller

Daha Fazla Pratik

Komanditer ortağın rekabet yasağı ve denetim haklarının komandite ortakla farklarını inceleyen bir soru çözülmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 69Soru

Adi komandit şirketlerde, şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu sadece koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarı ile sınırlandırılmış olan ortak türünün sorumluluk rejimi hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorumluluğu, şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarı ile sınırlıdır.

Cevap

Komanditer ortağın sorumluluğu, şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarı ile sınırlıdır.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca adi komandit şirketlerde komanditer ortağın sorumluluğu, şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarıyla sınırlıdır. Bu ortaklar, alacaklılara karşı ancak bu miktar ölçüsünde sorumlu tutulabilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Ortak türünü tanımlayın.
Sorumluluğu sınırlı olan ortak 'komanditer' ortaktır.
Komandit şirketlerde iki tür ortak bulunur; sınırsız sorumlu (komandite) ve sınırlı sorumlu (komanditer).
2
Türk Ticaret Kanunu'ndaki sorumluluk sınırını belirleyin.
Sorumluluk sınırı, ortağın sermaye taahhüdü kadardır.
Kanun, komanditer ortağın riskini şirkete koyacağı sermaye ile sınırlayarak yatırımcı ortak modelini korumaktadır.

Anahtar Kavram

Komanditer Ortağın Sınırlı Sorumluluğu

Daha Fazla Pratik

Komanditer ortağın hangi durumlarda sınırsız sorumlu hale gelebileceğine (istisnalar) göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 70Soru

61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde, bir şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüştüğü bir yapısal değişiklik sürecinde, ortakların tür değiştirmeden önce doğmuş olan şirket borçları sebebiyle sahip oldukları kişisel sorumluluklarının akıbetiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortakların şahsi sorumluluğu, tür değiştirme kararının ilan edildiği tarihten itibaren 33 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; borç için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse o süre esas alınır.

Cevap

Ortakların şahsi sorumluluğu, tür değiştirme kararının ilanından itibaren 33 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; borç daha uzun bir süreye tabi ise o süre uygulanır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 190190. maddesi uyarınca, şahıs şirketinden sermaye şirketine dönüşümde ortakların sorumluluğu için 158158. maddeye atıf yapılır. Bu maddeye göre, ortakların şahsi sorumlulukları tür değiştirme kararının ilanından itibaren 33 yıl geçince zamanaşımına uğrar. Ancak ilgili borç daha uzun bir zamanaşımına (örneğin 1010 yıl) tabi ise, alacaklıyı korumak adına o uzun süre uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Tür değiştirmenin ortakların sorumluluğuna etkisini düzenleyen maddeyi tespit et.
61026102 sayılı TTK m. 190190 uyarınca, bir şahıs şirketinin sermaye şirketine dönüşmesi hâlinde ortakların eski borçlardan sorumluluğu için m. 158158 hükmü uygulanır.
Yapısal değişikliklerde ortakların sorumluluğu için atıf usulü benimsenmiştir.
2
Atıf yapılan m. 158158 hükmündeki süreyi ve başlangıç anını belirle.
Zamanaşımı süresi 33 yıldır ve bu süre yapısal değişiklik kararının ilan edildiği tarihten itibaren başlar.
Alacaklıların yapısal değişiklikten haberdar olması için ilan tarihi başlangıç kabul edilmiştir.
3
Özel zamanaşımı ile genel zamanaşımı arasındaki ilişkiyi kur.
Eğer borcun kendi niteliği gereği (örneğin bir sözleşme borcu) zamanaşımı süresi 33 yıldan daha uzunsa, o uzun süre uygulanmaya devam eder.
Alacaklıların haklarının yapısal değişiklik nedeniyle kısıtlanmaması amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Sorumluluğun Devamı ve Zamanaşımı

Daha Fazla Pratik

Benzer bir kuralın birleşme ve bölünme durumlarındaki ortak sorumluluğu için de geçerli olduğunu TTK m. 158 ve 175 üzerinden inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 71Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanmış bir kolektif şirketin ticari faaliyetlerinden doğan borçları nedeniyle alacaklıların doğrudan ortaklara başvurabilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alacaklılar, ancak şirket aleyhine yapılan icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermiş olması hâlinde doğrudan ortağa başvurabilirler.

Cevap

Alacaklılar, ancak şirket aleyhine yapılan icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermiş olması hâlinde doğrudan ortağa başvurabilirler.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca kolektif şirket ortaklarının sorumluluğu 'ikinci dereceden'dir. Bu ilke gereği, alacaklılar şirket varlığı devam ettiği sürece öncelikle şirket tüzel kişiliğine müracaat etmelidir. Ortağa doğrudan başvurulabilmesi için ya şirket aleyhindeki takibin sonuçsuz kalması (semerezislik) ya da şirketin tüzel kişiliğinin sona ermiş olması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketin hukuki niteliğini belirlemek.
Kolektif şirket, tescil ile tüzel kişilik kazanan bir şahıs şirketidir.
Borçlunun kim olduğunu (şirket tüzel kişiliği) saptamak için bu adım gereklidir.
2
Ortakların sorumluluk türünü analiz etmek.
Ortaklar şirket borçlarından dolayı ikinci dereceden (subsidier), sınırsız ve müteselsil sorumludur.
Alacaklının doğrudan ortağa gidip gidemeyeceğini belirleyen temel kural sorumluluğun derecesidir.
3
Doğrudan ortağa başvurma şartlarını TTK m. 237 uyarınca kontrol etmek.
Şirket aleyhindeki icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin sona ermesi şartı gerçekleşmelidir.
İkinci dereceden sorumluluğun doğal bir sonucu olarak önce asıl borçlu olan tüzel kişiye gidilmesi yasal zorunluluktur.

Anahtar Kavram

İkinci Dereceden (Subsidier) Sorumluluk İlkesi

Daha Fazla Pratik

Kolektif şirket ortaklarının sahip olduğu 'tartışma def'i' (beneficium excussionis) kavramını ve bunun müteselsil sorumlulukla olan ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 72Soru

61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, bir anonim şirkette yönetim kurulunun yönetim yetkisini esas sözleşmeye dayalı bir iç yönerge ile murahhas üyelere veya müdürlere devrettiği bir durumda; kurulun, bu kişilerin eylem ve kararlarından kaynaklanan zararlardan dolayı hukuki sorumluluğuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim kurulu; yetki devredilen kişilerin seçiminde, onlara talimat verilmesinde ve bu kişilerin üst gözetiminde gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi şartıyla doğan zararlardan sorumlu tutulamaz.

Cevap

Yönetim kurulunun sorumluluktan kurtulabilmesi için yetki devredilen kişilerin seçimi, talimatlandırılması ve gözetiminde gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi gerektiğini belirten seçenek doğrudur.
Türk Ticaret Kanunu m. 553/2553/2 hükmüne göre, yönetim kurulu üyeleri yönetim yetkisini devrettiklerinde, bu kişilerin fiillerinden dolayı sorumlu tutulabilmeleri için 'seçim, talimat ve gözetim' görevlerinde kusurlu olmaları gerekir. Bu üç alanda gerekli özeni gösterdiğini ispatlayan kurul üyesi, delegelerin eylemlerinden dolayı şahsen sorumlu olmaz. Bu durum, 'İş Adamı Kararı' (Business Judgment Rule) ilkeleriyle de uyumludur; yönetici riskli ancak basiretli bir seçim ve denetim süreci yürütmüşse, sonucun olumsuz olmasından sorumlu tutulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Yetki devri mekanizmasını incele
Anonim şirketlerde yönetim kurulu, esas sözleşmede hüküm bulunması kaydıyla bir iç yönerge ile yönetim yetkisini kısmen veya tamamen devredebilir.
Sorumluluğun sınırlarını belirlemek için yetkinin usulüne uygun devredilip devredilmediği tespit edilmelidir.
2
Devredilemez yetkileri belirle
TTK m. 375/1e375/1-e uyarınca 'yönetimle görevlendirilen kişilerin kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi' devredilemez bir yetkidir.
Kurulun yetki devretse dahi hangi sorumluluklardan kurtulamayacağını anlamak için gereklidir.
3
Sorumluluk hükmünü (TTK m. 553/2553/2) uygula
Kanun, yetki devredilen durumlarda devredenlerin; seçim (cura in eligendo), talimat (cura in instruendo) ve gözetim (cura in custodiendo) görevlerinde özen gösterdiklerini ispatlamaları halinde sorumlu olmayacaklarını düzenlemiştir.
Somut olayda yönetim kurulunun kurtuluş kanıtı getirip getiremeyeceğini belirlemek için bu kural temeldir.

Anahtar Kavram

Delegasyon Sorumluluğu ve Özen Yükümlülüğü (Business Judgment Rule Bağlamında)

Daha Fazla Pratik

Yönetim kurulunun devredilemez yetkilerini içeren TTK m. 375375 listesini ezberlemek, bu tür sorumluluk sorularını çözmek için kritiktir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 73Soru

Ahmet, Burak ve Can; bir teknoloji festivalinde sergilemek üzere özgün bir robot kol tasarlamak amacıyla bir araya gelmişlerdir. Aralarındaki sözlü anlaşmaya göre Ahmet robotun yazılımını hazırlamayı, Burak gerekli parçaları temin etmeyi, Can ise montajı gerçekleştirmeyi üstlenmiştir. Elde edilecek gelirin Ahmet için %40, Burak ve Can için ise %30\%30’ar oranında paylaşılması kararlaştırılmıştır. Bu oluşum için herhangi bir yazılı sözleşme yapılmamış ve ticaret siciline tescil işleminde bulunulmamıştır.

Bu olaydaki oluşumun hukuki niteliği ve ortakların sorumluluğuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortak bir amaca yönelik emek ve sermayenin birleştirilmesiyle bir adi şirket kurulmuştur ve ortaklar şirket borçlarından dolayı müteselsilen sorumludur.

Cevap

Ortak bir amaca yönelik emek ve sermayenin birleştirilmesiyle bir adi şirket kurulmuştur ve ortaklar şirket borçlarından dolayı müteselsilen sorumludur.
Doğru yanıt olan seçenek, olayın hukuki gerçekliğini tam olarak yansıtmaktadır. Olaydaki kişiler ortak bir gaye için emek ve sermaye koymuşlardır; bu da bir şirket ilişkisini doğurur. Herhangi bir ticaret şirketi tipi seçilip tescil edilmediği için bu yapı Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir adi şirkettir. Adi şirketlerde kural olarak ortaklar borçlardan dolayı üçüncü kişilere karşı müteselsilen (zincirleme) sorumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Oluşumun unsurlarını analiz etme
Olayda kişi (Ahmet, Burak, Can), sözleşme (sözlü anlaşma), sermaye (yazılım, parça temini, montaj emeği), ortak amaç (robot tasarlayıp satmak) ve 'affectio societatis' (elbirliğiyle çalışma iradesi) unsurları mevcuttur.
Bir yapının şirket sayılabilmesi için bu temel unsurların bir arada bulunması gerekir.
2
Şirket türünü belirleme
Türk Ticaret Kanunu'nda sayılan ticaret şirketlerinden (A.Ş., Ltd. Şti. vb.) biri olarak tescil edilmeyen bu yapı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 620 uyarınca bir 'Adi Şirket'tir.
Ticaret şirketlerinin aksine adi şirketler tescil ve şekil şartı olmaksızın kurulabilir.
3
Sorumluluk rejimini saptama
TBK madde 638/3 uyarınca, adi şirket ortakları, şirketin borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı aksine bir hüküm yoksa müteselsilen ve sınırsız sorumlu olurlar.
Adi şirketin tüzel kişiliği olmadığı için borçlar doğrudan ortakların malvarlığına yönelir.

Anahtar Kavram

Adi Şirketin Tanımı ve Müteselsil Sorumluluk
Soru 74Soru

Türk hukukunda bir oluşumun 'şirket' (ortaklık) olarak nitelendirilmesi, unsurları ve bu yapının hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklıklarda, ortaklar ortaklık borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı kural olarak doğrudan, sınırsız ve müteselsilen sorumludurlar.

Cevap

Tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklıklarda, ortaklar ortaklık borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı kural olarak doğrudan, sınırsız ve müteselsilen sorumludurlar.
Türk Borçlar Kanunu madde 638/3 uyarınca, adi ortaklık adına hareket eden ortaklar, aksi kararlaştırılmadıkça veya durumun gereğinden anlaşılmadıkça borçlardan müteselsilen sorumlu olurlar. Tüzel kişilik olmadığı için bu sorumluluk 'doğrudan' gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Ortaklık yapısının tüzel kişilik durumunu saptayın.
Adi şirket (TBK 620 vd.) tüzel kişiliğe sahip değildir, ancak ticaret şirketleri (TTK 124 vd.) tüzel kişiliğe sahiptir.
Sorumluluğun doğrudan veya dolaylı olması, yapının bağımsız bir hukuk süjesi olup olmamasına bağlıdır.
2
Sorumluluk derecelerini (birinci/ikinci derece) analiz edin.
Adi şirkette doğrudan (birinci derece) sorumluluk varken, tüzel kişiliği olan kolektif/komandit şirketlerde ortaklar ikinci dereceden sorumludur.
Tüzel kişilik, ortaklar ile alacaklılar arasında bir 'perde' görevi görür; önce şirket malvarlığına başvurulması gerekir.
3
Sermaye ve müşterek amaç unsurlarını değerlendirin.
Emek, her türlü ortaklıkta sermaye olabilir (sermaye şirketlerinde kısıtlamalar olsa da genel kavramda geçerlidir).
Şirket kavramının zorunlu unsurları: Kişi, sözleşme, sermaye, ortak amaç ve affectio societatis (müşterek çaba) unsurlarıdır.

Anahtar Kavram

Şirketlerin Tüzel Kişilik ve Sorumluluk Rejimi Farklılıkları

Daha Fazla Pratik

Şahıs şirketleri ile sermaye şirketleri arasındaki tüzel kişilik ve sorumluluk farklarını karşılaştıran tabloları incelemek, bu ayrımı pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 75Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, anonim şirketlerin kuruluşu, sermaye yapısı ve ticaret siciline tescilinin hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anonim şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır; bu tescil işlemi tüzel kişiliğin ve hak ehliyetinin kazanılması bakımından kurucu (ihdasi) bir nitelik taşır.

Cevap

Anonim şirket ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır ve bu tescil işlemi kurucu (ihdasi) bir etkiye sahiptir.
Türk Ticaret Kanunu'nun sistematiğine göre anonim şirketlerin tüzel kişilik kazanması için ticaret siciline tescil zorunludur. Bu tescil işlemi gerçekleşmeden şirket bir hukuk süjesi olarak kabul edilmez; bu nedenle tescil, tüzel kişiliği var eden 'kurucu' (ihdasi) bir işlemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Tüzel kişiliğin kazanılma anını belirleyin.
TTK m. 355'e göre anonim şirketler ticaret siciline tescil edildikleri anda tüzel kişilik kazanırlar.
Şirketin bir hukuk süjesi olarak doğması tescil şartına bağlanmıştır.
2
Tescilin hukuki niteliğini analiz edin.
Tescil işlemi, var olmayan bir hukuki statüyü (tüzel kişilik) oluşturduğu için 'kurucu' (ihdasi) mahiyettedir.
Açıklayıcı tescil var olan bir durumu bildirirken, kurucu tescil yeni bir hukuki durum yaratır.
3
Diğer sermaye ve kurucu sıfatı kurallarını test edin.
Kayıtlı sermaye alt sınırı 500.000500.000 TL'dir. Üzerinde takyidat (haciz/rehin) olan mallar sermaye olamaz. Tacir sıfatı sadece tüzel kişiye aittir.
Sermayenin korunması ilkesi ve tacir sıfatının tüzel kişiliği gereği bu kurallar emredicidir.

Anahtar Kavram

Anonim Şirketlerde Tüzel Kişiliğin Kazanılması ve Tescilin Hukuki Mahiyeti

İpuçları

1
Bir şirketin 'hukuken var olması' hangi işlemle tamamlanır?
2
TTK'da ticaret siciline tescilin 'kurucu' ve 'açıklayıcı' etkileri arasındaki farkı düşünün; tüzel kişilik doğumu hangisine girer?
3
Sermaye olarak konulacak varlıkların 'üzerinde hiçbir kısıtlama olmaması' kuralını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Anonim şirketlerde tescilden önce yapılan işlemlerden kurucuların sorumluluğu (TTK m. 356) konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 76Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, anonim şirket genel kurulunda alınan bir kararın icrasının, yönetim kurulu üyelerinin kişisel sorumluluğuna yol açacak nitelikte olması durumunda; bu karara karşı iptal davası açılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim kurulu üyelerinden her biri, kararın icrasının kendi kişisel sorumluluğuna sebep olacağını ileri sürerek münferiden iptal davası açabilir.

Cevap

Yönetim kurulu üyelerinden her biri, kararın icrasının kendi kişisel sorumluluğuna sebep olacağını ileri sürerek tek başına iptal davası açma hakkına sahiptir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 446. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, anonim şirket genel kurul kararının icrası, yönetim kurulu üyelerinin kişisel sorumluluğuna yol açacak nitelikte ise, her bir yönetim kurulu üyesi bu kararın iptali için tek başına dava açabilir. Bu hak, üyelerin kurul kararına bağlı kalmaksızın kendilerini hukuki risklerden korumalarına olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Dava hakkı sahiplerini belirle
TTK m. 446 uyarınca yönetim kurulu ve yönetim kurulu üyelerinin dava hakkı vardır.
Genel kurul kararlarının denetimi hem pay sahipleri hem de yönetim organı üyeleri tarafından yapılabilir.
2
Yönetim kurulu üyelerinin özel durumunu analiz et
Üyeler, kararın icrasının kendi sorumluluklarına yol açacağını iddia ederek bireysel (münferit) dava açabilirler.
Bu düzenleme, yönetim kurulu üyelerini hukuka aykırı kararları uygulama zorunluluğundan ve bunun sonucunda doğacak şahsi sorumluluktan korumayı amaçlar.
3
İptal davası şartlarını kontrol et
Dava, karar tarihinden itibaren 3 ay içinde açılmalıdır.
Ticari hayatın istikrarı için iptal davası açma hakkı hak düşürücü süreye bağlanmıştır.

Anahtar Kavram

Yönetim Kurulu Üyelerinin Bireysel İptal Davası Açma Hakkı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 77Soru

Bir avukat, bir mali müşavir ve bir yazılımcı; hukuk bürolarına yönelik özelleştirilmiş bir veri analiz programı geliştirip bu programın satışından elde edilecek kazancı aralarında paylaşmak üzere anlaşmışlardır. Taraflar, bu iş birliği için herhangi bir ticaret unvanı seçmemiş, ticaret siciline tescil yaptırmamış ve aralarındaki ilişkiyi belirli bir ticaret şirketi türüne özgülememişlerdir. Yazılımcı sadece teknik bilgisini ve emeğini sermaye olarak koyarken, diğer ortaklar nakit sermaye sağlamışlardır.

Bu olaydaki hukuki ilişki ve ortakların sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu oluşum bir adi şirket niteliğindedir ve ortaklar şirket borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı birinci dereceden, sınırsız ve müteselsilen sorumludurlar.

Cevap

Söz konusu oluşum bir adi şirket niteliğindedir ve ortaklar şirket borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı birinci dereceden, sınırsız ve müteselsilen sorumludurlar.
Olaydaki oluşum, ticaret siciline tescil edilmediği ve belirli bir ticaret şirketi tipi seçilmediği için Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir 'adi şirket'tir. Adi şirketlerin tüzel kişiliği bulunmadığından, ortaklar şirket borçlarından dolayı alacaklılara karşı birinci dereceden (doğrudan), sınırsız ve müteselsilen sorumlu olurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Oluşumun hukuki niteliğinin tespiti
Adi Şirket
Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen ticaret şirketlerinden (Anonim, Limited, Kolektif, Komandit, Kooperatif) birinin unsurlarını taşımayan ve tescil edilmeyen ortaklıklar, Türk Borçlar Kanunu (TBK m. 620) uyarınca adi şirket sayılır.
2
Sermaye unsurunun kontrolü
Geçerli Sermaye
Şirketler hukukunun genel ilkelerine göre emek, ticari itibar ve her türlü ekonomik değer sermaye olarak konulabilir. Yazılımcının emeği geçerli bir katılım payıdır.
3
Sorumluluk rejiminin belirlenmesi
Birinci dereceden, sınırsız ve müteselsil sorumluluk
TBK m. 638/3 uyarınca, adi şirket ortakları, kendi adlarına veya şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı üçüncü kişilere karşı doğrudan (birinci dereceden) ve müteselsilen sorumludurlar.

Anahtar Kavram

Adi Şirketin Tanımı ve Ortakların Müteselsil Sorumluluğu

Daha Fazla Pratik

Adi şirket ile kolektif şirket arasındaki sorumluluk derecesi farklarını (birinci derece vs. ikinci derece) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru

Selin, Mert ve Kerem; 66 ay boyunca her ayın son haftasında "Bilişim Hukuku ve Güncel Gelişmeler" başlıklı ücretli seminerler düzenlemek, organizasyon giderlerini karşılamak ve elde edilecek kârı eşit olarak paylaşmak hususunda sözlü olarak anlaşmışlardır. Mert, ortaklık adına ancak kendi ismiyle bir seminer salonu kiralamış ve etkinlik için gereken teknik donanımı bir satıcıdan satın almış, ancak bedelini ödememiştir. Satıcı, borcun tamamının tahsili için Selin ve Kerem'e de başvurmuştur.

Bu olayla ilgili Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri çerçevesinde aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu oluşum bir adi şirket niteliğinde olup, ortaklar ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlenilen borçlardan dolayı satıcıya karşı müteselsilen ve sınırsız olarak sorumludurlar.

Cevap

Söz konusu oluşum bir adi şirket niteliğinde olup, ortaklar ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlenilen borçlardan dolayı satıcıya karşı müteselsilen ve sınırsız olarak sorumludurlar.
Olayda üç kişinin ortak bir amaç için sermaye ve emeklerini birleştirmesi, şirket kurma iradesi (affectio societatis) ile hareket etmesi sonucunda bir adi şirket kurulmuştur. Adi şirketlerin tüzel kişiliği bulunmadığından ve Türk Borçlar Kanunu'nun 638638. maddesi uyarınca, aksine bir sözleşme yoksa ortaklar, ortaklık adına üstlenilen borçlardan dolayı üçüncü kişilere karşı müteselsilen ve sınırsız olarak sorumludurlar. Bu durumda satıcı, borcun tamamını Mert dışındaki diğer ortaklardan da talep edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Oluşumun hukuki niteliğini tespit etme
Adi Şirket
En az iki kişinin (33 kişi), ortak bir amaç doğrultusunda (seminer düzenleyip kâr paylaşmak), emek ve sermayelerini bir sözleşme ile birleştirmesi adi şirket (TBK m. 620620) teşkil eder.
2
Tüzel kişilik ve tescil durumunu değerlendirme
Tüzel kişiliği olmayan ortaklık
Ticaret siciline tescil edilmeyen ve kanundaki ticaret şirketi türlerinden (A.Ş., Ltd. vb.) birine uygun kurulmayan yapılar adi şirket sayılır ve tüzel kişilikleri yoktur.
3
Dış ilişkide sorumluluk rejimini belirleme
Müteselsil ve sınırsız sorumluluk
TBK m. 638/3638/3 uyarınca, ortaklar birlikte veya bir temsilci aracılığıyla bir üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumludurlar.

Anahtar Kavram

Şirketin zorunlu unsurları ve Adi Şirkette sorumluluk rejimi

Daha Fazla Pratik

Adi şirket ile kolektif şirket arasındaki 'sorumluluk sırası' (birinci derece vs. ikinci derece) farkını çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 79Soru

Tasfiye halindeki bir anonim şirketin, mal varlığı henüz dağıtılmamış olmak kaydıyla, bir limited şirket tarafından devralınması suretiyle gerçekleştirilecek birleşme süreciyle ilgili 61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birleşme sözleşmesinde ortaklara devralan şirkette pay verilmesi yerine sadece nakdi 'ayrılma akçesi' verilmesinin öngörüldüğü durumlarda, bu kararın devrolunan şirkette oybirliği ile alınması zorunludur.

Cevap

Birleşme sözleşmesinde sadece ayrılma akçesi öngörülmüşse (zorunlu ayrılma), devrolunan şirkette aranan karar nisabı oybirliği değil, mevcut oyların yüzde doksanıdır.
Türk Ticaret Kanunu m. 151/5151/5 hükmü uyarınca, birleşme sözleşmesinde ortaklık payı yerine sadece ayrılma akçesi öngörülmüşse (zorunlu ayrılma), devrolunan şirkette karar için mevcut oyların en az yüzde doksanının (%90\%90) olumlu oyu gereklidir. Bu nedenle oybirliği arandığını belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tasfiye halindeki şirketlerin birleşme şartlarının kontrolü
Mal varlığı dağıtımı başlamamışsa tasfiye halindeki şirket devrolunan sıfatıyla birleşebilir (139/2139/2).
Tasfiye amacı ve ortakların haklarının korunması için dağıtımın başlamamış olması kritiktir.
2
Sermaye kaybı durumundaki ispat yükümlülüğünün değerlendirilmesi
Devralan şirketin kaybı karşılayacak serbest özkaynağa sahip olduğunu gösteren raporun sicile sunulması zorunludur (139/1139/1).
Alacaklıların korunması ve birleşmenin ekonomik mantığının doğrulanması amacıyla rapor şart koşulmuştur.
3
Limited şirket birleşme karar yeter sayısının incelenmesi
Sermayenin 3/43/4'ünü temsil eden ortakların oyların 3/43/4 çoğunluğu ile karar alması gerekir (151/1c151/1-c).
Limited şirketlerde yapısal değişiklikler için kanun koyucu hem sermaye hem de ortak sayısı odaklı bir ağırlaştırılmış nisap öngörmüştür.
4
Zorunlu ayrılma akçesi (squeeze-out) nisabının belirlenmesi
Karar için devrolunan şirkette oyların en az %90\%90'ı olumlu olmalıdır (151/5151/5).
Ortakların ortaklık haklarının ellerinden alınması niteliğindeki bu kararda oybirliği yerine yüksek bir nitelikli çoğunluk (%90\%90) yeterli görülmüştür.

Anahtar Kavram

Ticaret Şirketlerinde Yapısal Değişiklikler: Özel Durumlar ve Karar Nisapları

Daha Fazla Pratik

Birleşmede alacaklıların korunması ve sorumluluk sürelerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 80Soru

(K)(K) Anonim Şirketi'nde pay sahibi olan (S)(S), şirketin 15.02.202615.02.2026 tarihinde yapılan ve kendisine usulüne uygun şekilde çağrısı yapılan olağan genel kurul toplantısına şahsi mazereti nedeniyle katılmamıştır. Bu toplantıda, yönetim kurulu üyelerinden birinin görevden alınarak yerine yeni bir üyenin seçilmesine karar verilmiştir. (S)(S), seçilen yeni üyenin liyakatsiz olduğunu ve bu kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu iddia etmektedir.

**61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, (S)(S)'nin söz konusu genel kurul kararına karşı iptal davası açma hakkı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?**

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (S)(S), kendisine usulüne uygun çağrı yapılmış olmasına rağmen toplantıya katılmadığı ve muhalefetini tutanağa geçirtmediği için bu karara karşı iptal davası açma hakkına sahip değildir.

Cevap

Kendisine usulüne uygun çağrı yapılan pay sahibinin, dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle iptal davası açabilmesi için toplantıya katılıp muhalefet şerhi düşürmüş olması gerekir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 446/1446/1-a maddesi uyarınca, pay sahibinin genel kurul kararının iptalini isteyebilmesi için kural olarak toplantıda hazır bulunması, karara aykırı oy kullanması ve bu durumu tutanağa geçirtmesi gerekir. Olayda pay sahibine usulüne uygun çağrı yapıldığı belirtildiğinden, toplantıya katılmayan pay sahibinin dürüstlük kuralına aykırılık gerekçesiyle iptal davası açma hakkı doğmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Dava konusunun ve dayanağının belirlenmesi
Liyakatsizlik ve dürüstlük kuralına aykırılık iddiası, TTK 445445 uyarınca bir 'iptal davası' konusudur.
İptal davası açma şartlarının belirlenmesi için önce kararın butlan mı yoksa iptal mi olduğu netleştirilmelidir.
2
Pay sahibinin dava açma şartlarının (TTK 446446) incelenmesi
Genel kural; pay sahibinin toplantıda hazır bulunması, olumsuz oy kullanması ve muhalefetini tutanağa geçirtmesidir.
Kanun koyucu, şirket kararlarının istikrarı için toplantıda itiraz edilmeyen kararların sonradan dava edilmesini kısıtlamıştır.
3
Toplantıya katılma zorunluluğunun istisnalarının değerlendirilmesi
Somut olayda çağrı usulüne uygun yapıldığı için TTK 446/1446/1-b'deki istisnalar (çağrı hatası vb.) oluşmamıştır.
Çağrı usulüne uygunsa, pay sahibi mazereti olsa dahi toplantıya katılmadığı takdirde kural olarak dava hakkını kaybeder.
4
Hukuki sonucun tayin edilmesi
Davacının aktif dava ehliyeti (sıfatı) bulunmamaktadır.
Gerekli usuli şartlar (hazır bulunma ve muhalefet şerhi) yerine getirilmemiştir.

Anahtar Kavram

İptal Davasında Muhalefet Şerhi ve İstisnaları

Daha Fazla Pratik

İptal davası açılabilecek özel bir durum olan 'bilançonun müzakeresinin ertelenmesi' hakkı ve bunun nisaplarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 8Sonraki
Şirketler Hukuku Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 4 | Examkin