Türkiye ekonomisinde ’lı yıllar boyunca uygulanan istikrar paketlerinin kronikleşen yüksek enflasyon ve bütçe açıklarını kalıcı olarak çözememesi, yılında "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" () adıyla yeni bir yapısal dönüşüm sürecini zorunlu kılmıştır.
Bu bağlamda, 'yi, kendisinden önceki ve istikrar paketlerinden ayıran en temel kurumsal ve operasyonel fark aşağıdakilerden hangisidir?
- Merkez Bankası’na araç bağımsızlığının verilerek dalgalı kur rejimine geçilmesiCevap
- BDöviz kurunun önceden ilan edilen bir takvim çerçevesinde belirlendiği sürünen çıpa sistemine dayalı olması
- CKamu harcamalarını kısmak yerine sadece geçici ek vergilerle bütçe açığının finansmanına odaklanılması
- Dİthal ikameci sanayileşme modelinden dışa açık, ihracata dayalı büyüme stratejisine geçişin hedeflenmesi
- EBankacılık sektöründeki risklerin denetiminin gevşetilerek piyasa likiditesinin artırılmasının öncelenmesi
Cevap
Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nı önceki paketlerden ayıran temel fark, Merkez Bankası'na yasal olarak araç bağımsızlığının tanınması ve döviz kurunun piyasa koşullarında belirlendiği dalgalı kur rejimine geçilmesidir.
Doğru yanıt olan seçenek, krizinden sonra uygulamaya konulan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’nın () en ayırt edici iki özelliğini belirtmektedir. Bu programla birlikte Şubat ’de çöken sürünen çıpa sistemi yerine "dalgalı kur rejimi" kalıcı hale getirilmiş ve Mayıs ’de yapılan yasal değişiklikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) araç bağımsızlığı verilerek para politikasının rasyonel bir zemine oturtulması hedeflenmiştir. Önceki istikrar paketlerinde (örneğin ) bu düzeyde bir kurumsal bağımsızlık ve rejim değişikliği söz konusu değildi.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
2001 Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ve TCMB Bağımsızlığı
Daha Fazla Pratik
2001 krizi sonrasında Merkez Bankası'nın araç bağımsızlığı ile örtük ve açık enflasyon hedeflemesi süreçlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s