Soru

Zorluk: Çok zorDöviz Kuru Sistemleri

Uluslararası makroiktisat yazınında sabit döviz kuru sistemlerinin sürdürülebilirliği üzerine geliştirilen İkinci Kuşak Spekülatif Atak Modelleri (Obstfeld Modeli), krizin ortaya çıkış mekanizması açısından Birinci Kuşak Modellerden (Krugman-Flood-Garber) hangi temel özelliği ile ayrılmaktadır?

  1. A
    Döviz kuru krizlerinin, para ve maliye politikaları arasındaki temel tutarsızlıklardan (özellikle bütçe açıklarının parasallaştırılmasından) kaynaklanan deterministik bir süreç olarak ele alınması
  2. Krizin, piyasa aktörlerinin beklentileri ile hükümetin kuru savunma maliyeti (işsizlik, faiz yükü vb.) arasındaki etkileşime dayalı, "kendini doğrulayan" (self-fulfilling) çoklu denge yapısında açıklanmasıCevap
  3. C
    Krizlerin temel nedeninin, finansal serbestleşme sonrası bankacılık sektöründe yaşanan aktif-pasif uyumsuzluğu ve döviz cinsinden borçlanmanın yarattığı bilanço etkileri olması
  4. D
    Sabit kur rejiminde reel döviz kurunun aşırı değerlenmesinin, dış ticaret dengesini Marshall-Lerner koşulunu bozacak ölçüde sarsması sonucu resmi rezervlerin tükenmesi
  5. E
    Tam sermaye hareketliliği altında para politikasının otonomisini kaybetmesinin yarattığı likidite tuzağı nedeniyle merkez bankasının müdahale gücünü yitirmesi

Cevap

İkinci Kuşak Spekülatif Atak Modelleri, krizleri hükümetin kuru savunma maliyeti ile spekülatif beklentiler arasındaki etkileşime dayalı 'kendini doğrulayan' (self-fulfilling) ve çoklu denge içeren bir yapı ile açıklar.
İkinci Kuşak Spekülatif Atak Modellerinde (Obstfeld), krizin çıkışı piyasadaki aktörlerin devalüasyon beklentisi ile kamu otoritesinin bu pariteyi savunmak için katlanması gereken ekonomik ve sosyal maliyetler (işsizlik, büyüme kaybı, borç servisi) arasındaki etkileşime dayanır. Eğer beklentiler olumsuza dönerse, kuru savunmak imkansız hale gelebilir ve bu durum 'kendini gerçekleştiren kehanet' (self-fulfilling prophecy) olarak adlandırılan çoklu denge durumuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin Kurumsal Çerçevesini Belirleme
Obstfeld Modeli, sabit kurun sürdürülebilirliğini hükümetin bir optimizasyon problemi olarak ele alır.
Birinci kuşak modellerdeki 'kaçınılmaz çöküş' yerine, hükümetin kur paritesini savunup savunmama konusundaki stratejik tercihi incelenmelidir.
2
Maliyet ve Fayda Analizi Yapma
Hükümet, kuru savunmanın maliyeti (yüksek faiz oranları, artan işsizlik, kamu borç yükü) ile pariteyi bırakmanın maliyeti (itibar kaybı, enflasyonist baskı) arasında bir denge kurar.
Spekülatif atakların başarılı olması, hükümetin savunma maliyetinin katlanılamaz seviyeye gelmesine bağlıdır.
3
Beklentilerin Rolünü Analiz Etme
Eğer piyasa aktörleri devalüasyon bekliyorsa, kuru savunmak için gereken faiz artışı daha yüksek olur ve bu da hükümetin savunma maliyetini artırır.
Beklentiler (spekülasyon) hükümetin kararını etkileyerek krizin 'kendini doğrulamasına' yol açar (Multiple Equilibria).
4
Birinci Kuşak ile Karşılaştırma
Birinci kuşak modellerde kriz 'temel makroekonomik değişkenlerin tutarsızlığı' (bütçe açığı vb.) nedeniyle deterministik iken, İkinci kuşakta kriz 'beklentilere dayalı olasılıksal' bir süreçtir.
İkinci kuşak modeller, makro ekonomik temellerin (fundamentals) makul olduğu durumlarda bile kriz çıkabileceğini açıklar.

Anahtar Kavram

İkinci Kuşak Spekülatif Atak Modeli (Obstfeld)

İpuçları

1
Birinci kuşak modellerde kriz 'kaçınılmaz bir kader' gibidir; İkinci kuşakta ise hükümetin bir tercihi söz konusudur.
2
Obstfeld modelinde hükümet, faiz oranlarını artırarak kuru savunmanın işsizlik üzerindeki maliyetini hesaplar.
3
'Kendini doğrulayan' (self-fulfilling) ifadesi, piyasa beklentilerinin bizzat krizin nedeni olabileceği anlamına gelir.

Daha Fazla Pratik

Üçüncü Kuşak Spekülatif Atak Modelleri ile 1997 Asya Krizinin bilanço etkilerini inceleyen çalışmaları karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla