İktisadi Okulların Karşılaştırılması

17 soru

Soru 1Soru

Modern makroekonomik teoride enflasyonun düşürülmesi sürecinde ortaya çıkan üretim maliyetleri (fedakârlık oranı) konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Rasyonel beklentiler varsayımı altında, para otoritesinin ilan ettiği düşük enflasyon hedefinin bireyler tarafından inandırıcı bulunması durumunda üretimin azalmayacağını ve 'sıfır maliyetle' dezenflasyonun sağlanabileceğini savunan yaklaşım ile nominal sözleşmelerden kaynaklanan 'fiyat-ücret ataleti' (nominal rigidities) nedeniyle dezenflasyonun mutlaka bir resesyona yol açacağını savunan yaklaşım, sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni Klasik İktisat - Yeni Keynesyen İktisat

Cevap

Sıfır maliyetli dezenflasyonu inandırıcılık varsayımıyla savunan okul Yeni Klasik İktisat, fiyat-ücret ataleti nedeniyle maliyetin kaçınılmaz olduğunu savunan okul ise Yeni Keynesyen İktisat'tır.
Yeni Klasik İktisatçılar (Sargent, Lucas), rasyonel beklentiler altında eğer merkez bankası politikası inandırıcıysa, bireylerin beklentilerini hemen güncelleyeceğini ve böylece üretimi düşürmeden (sıfır fedakârlık oranıyla) enflasyonun düşürülebileceğini savunur. Öte yandan Yeni Keynesyen İktisatçılar (Taylor, Fischer), rasyonel beklentileri kabul etseler dahi, ekonomideki nominal sözleşmelerin (staggered contracts) fiyatların senkronize bir şekilde düşmesini engellediğini, bunun da dezenflasyon sürecinde atalete ve dolayısıyla reel hasıla kaybına yol açacağını savunurlar.

Adım Adım Çözüm

1
İlk yaklaşımı analiz et: 'İnandırıcılık' (credibility) ve 'sıfır maliyet'.
Bu, Thomas Sargent ve Robert Lucas tarafından geliştirilen, rasyonel beklentiler altında politika değişikliğinin inandırıcı olması durumunda beklentilerin anında değişeceğini savunan Yeni Klasik yaklaşımdır.
Yeni Klasikler, piyasaların temizlendiğini ve beklentilerin rasyonel olduğunu varsayarak, önceden ilan edilen politikaların reel etkisinin olmayacağını savunur.
2
İkinci yaklaşımı analiz et: 'Nominal sözleşmeler' ve 'fiyat-ücret ataleti'.
Bu, Stanley Fischer ve John Taylor gibi iktisatçıların 'kademeli sözleşmeler' (staggered contracts) modeliyle açıkladığı Yeni Keynesyen yaklaşımdır.
Yeni Keynesyenler rasyonel beklentileri kabul etseler de, piyasada var olan uzun dönemli nominal sözleşmelerin fiyatların anında uyum sağlamasını engellediğini (atalet) iddia ederler.
3
Elde edilen okulları sırasıyla eşleştir.
Yeni Klasik İktisat - Yeni Keynesyen İktisat eşleşmesine ulaşılır.
Her iki okul da rasyonel beklentileri kullansa da, fiyat esnekliği varsayımı konusundaki farkları onları dezenflasyon maliyeti konusunda zıt kutuplara koyar.

Anahtar Kavram

Dezenflasyon Maliyeti ve Fedakârlık Oranı (Yeni Klasik vs. Yeni Keynesyen Ayrımı)

İpuçları

1
Soruda her iki yaklaşımın da modern makroekonomi içinde, rasyonel beklentilerle nasıl farklı sonuçlara ulaştığı sorulmaktadır.
2
'İnandırıcılık' (credibility) ve 'soğuk hindi' (cold turkey) stratejisi Yeni Klasiklerin, 'nominal sözleşmeler' (staggered contracts) ise Yeni Keynesyenlerin anahtar kavramlarıdır.
3
Lucas ve Sargent'ın dezenflasyon üzerine çalışmaları ile Taylor ve Fischer'ın yapışkanlık modellerini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Monetaristlerin 'kademeli' (gradualism) dezenflasyon önerisi ile Yeni Klasiklerin 'soğuk hindi' önerisi arasındaki farkı inceleyin.

Alternatif Yöntem

Fedakârlık oranının (Sacrifice Ratio) sıfır olabileceğini savunan tek okulun Yeni Klasikler (rasyonel beklentiler + inandırıcılık altında) olduğunu bilmek, seçeneklerin yarısını eler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Modern makroekonomik düşüncede beklentilerin oluşum süreci ve para politikasının reel hasıla üzerindeki etkileri önemli bir tartışma konusudur. Buna göre; Monetarist, Yeni Klasik ve Yeni Keynesyen okulların yaklaşımları karşılaştırıldığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Monetaristler kısa dönemde paranın reel etkisini uyarlayıcı beklentilere dayandırırken, Yeni Klasikler rasyonel beklentiler altında önceden ilan edilen para politikalarının reel değişkenler üzerinde etkisiz olduğunu savunur.

Cevap

Monetaristlerin kısa dönemde paranın reel etkisini uyarlayıcı beklentilerle, Yeni Klasiklerin ise beklenen politikaların etkisizliğini rasyonel beklentilerle açıkladığı ifade doğrudur.
Monetaristler, bireylerin geçmiş verilere göre hata yapabileceğini (uyarlayıcı beklentiler) ve bu hatalar sürdüğü sürece (kısa dönem) para politikasının reel hasılayı etkileyebileceğini savunur. Yeni Klasikler ise tüm bilgiyi kullanan rasyonel bireylerin, önceden ilan edilen bir politikayı öngöreceğini ve bu durumun sadece fiyatları artırıp hasılayı değiştirmeyeceğini (Politika Etkisizliği Önermesi) ileri sürer.

Adım Adım Çözüm

1
Okulların beklentiler varsayımını analiz etme
Monetaristler 'uyarlayıcı' (geçmiş veriye dayalı), Yeni Klasik ve Yeni Keynesyenler 'rasyonel' (tüm mevcut veriyi kullanan) beklentileri kullanır.
Beklentilerin türü, politika değişikliğinin ne kadar sürede algılanacağını belirler.
2
Politika etkinliği önermelerini karşılaştırma
Yeni Klasiklerde 'Politika Etkisizliği Önermesi' (beklenen politika etkisizdir) geçerliyken, Monetaristlerde beklentiler henüz uyarlanmadığı için kısa dönemli bir reel etki vardır.
Piyasaların temizlenme hızı ve bilginin işlenme biçimi politika sonucunu değiştirir.

Anahtar Kavram

İktisat Okullarında Beklentiler ve Politika Etkisizliği Önermesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 3Soru

Merkez Bankası'nın para arzını önceden kamuoyuna duyurarak %10 oranında artırdığı bir ekonomide, bu politikanın reel hasıla (YY) üzerindeki kısa dönemli etkilerine dair Monetarist (Parasalcı) ve Yeni Klasik okulların öngörüleri arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Monetaristlere göre 'uyarlayıcı beklentiler' nedeniyle bireylerin yanılması sonucu kısa dönemde reel hasıla artarken; Yeni Klasiklere göre 'rasyonel beklentiler' ve 'politika etkisizliği önermesi' gereği reel hasıla değişmez.

Cevap

Monetaristlerin uyarlayıcı beklentiler nedeniyle kısa dönemli bir hasıla artışı öngörmesine karşın, Yeni Klasiklerin rasyonel beklentiler altında beklenen politikanın hasılayı etkilemeyeceğini savunmasıdır.
Monetarist iktisatçılar, beklentilerin geçmiş verilerin ortalamasına göre yavaşça değiştiğini (uyarlayıcı beklentiler) savundukları için, para arzı artışı kısa dönemde bireylerin reel ücretler veya fiyatlar konusunda yanılmasına ve üretimin artmasına neden olur. Buna karşılık Yeni Klasik iktisatçılar, rasyonel beklentiler ve esnek fiyatlar altında, önceden ilan edilen (beklenen) bir para politikası değişikliğinin ekonomik birimler tarafından tam olarak öngörüleceğini ve anında fiyatlara yansıtılacağını savunurlar. Bu durum, sistematik para politikasının reel hasıla üzerinde kısa dönemde dahi etkisiz kalması (Politika Etkisizliği Önermesi) sonucunu doğurur.

Adım Adım Çözüm

1
Okulların beklenti varsayımlarını karşılaştırın.
Monetaristler 'uyarlayıcı' (geçmişe dayalı), Yeni Klasikler 'rasyonel' (tüm bilgi setini kullanan) beklentileri benimser.
Beklenti oluşum süreci, politikanın bireyler üzerindeki yanıltıcı etkisinin süresini belirler.
2
Duyurulan (beklenen) politikanın etkisini analiz edin.
Sistematik bir politika rasyonel bireylerce önceden anlaşılır ve fiyatlara yansıtılır.
Yeni Klasik 'Politika Etkisizliği Önermesi' (PIP), beklenen politikaların reel etkisinin olmadığını açıklar.
3
Okulların reel hasıla sonuçlarını sentezleyin.
Monetaristlerde bireyler yavaş intibak ettiği için YY artar; Yeni Klasiklerde piyasalar anında temizlendiği için YY değişmez.
Okullar arasındaki temel ayrım noktası olan beklenti ve piyasa intibak hızı, politika etkinliğini belirler.

Anahtar Kavram

Politika Etkisizliği Önermesi (Policy Ineffectiveness Proposition)

Alternatif Yöntem

Politika etkinliğini 'Beklentiler' ve 'Piyasa İntibakı' üzerinden bir matris oluşturarak analiz edebilirsiniz. I. Okul (Monetarist): Uyarlayıcı + Yavaş İntibak = Kısa dönemde etkin. II. Okul (Yeni Klasik): Rasyonel + Anında İntibak = Kısa dönemde (beklenen ise) etkisiz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Makroekonomik düşünce okullarının kamu bütçe açıkları, borçlanma ve vergilendirme politikalarının reel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin yaklaşımları karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni Klasik İktisatçılara göre 'Ricardocu Denklik Teoremi' geçerlidir; yani kamu harcamalarının vergi yerine borçlanma ile finanse edilmesi, rasyonel bireylerin tasarruflarını artırması nedeniyle toplam talep üzerinde bir değişiklik yaratmaz.

Cevap

Yeni Klasik İktisatçılara göre 'Ricardocu Denklik Teoremi' çerçevesinde rasyonel bireylerin borçlanmayı gelecekteki vergi artışı olarak görmesi, maliye politikasının toplam talep üzerindeki etkisini nötralize eder.
Doğru ifade, Yeni Klasik İktisatçıların (özellikle Robert Barro'nun geliştirdiği modern form) Ricardocu Denklik varsayımı altında bütçe açıklarının nötr olduğunu savunmasıdır. Rasyonel bireyler, devlet bugün borçlandığında bunun faiziyle birlikte gelecekte kendilerinden veya mirasçılarından vergi olarak alınacağını bildikleri için, bugünkü harcanabilir gelir artışını tüketmek yerine gelecekteki vergi ödemesi için tasarruf ederler (SozelS_{ozel} artar). Bu durum toplam talebin (ADAD) değişmemesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Okulların beklenti varsayımlarını analiz etme
Yeni Klasikler 'Rasyonel Beklentiler' varsayımını kullanırken, Keynesyenler daha çok cari gelire odaklanır.
Maliye politikasının geleceğe yönelik etkilerinin algılanması beklenti tipine bağlıdır.
2
Ricardocu Denklik kavramını uygulama
Borçlanma = Gelecekteki Vergi eşitliği rasyonel bireylerce fark edilir.
Bireyler net servetlerinin değişmediğini düşünerek bugünkü tüketimlerini artırmazlar (tasarrufu artırırlar).
3
Politika etkinliğini karşılaştırma
Yeni Klasiklerde maliye politikası etkisizdir; Keynesyenlerde ise (likidite kısıtları nedeniyle) etkilidir.
Seçeneklerdeki varsayım ve sonuç eşleşmelerinin doğruluğu bu ayrım üzerinden test edilir.

Anahtar Kavram

Ricardocu Denklik ve Maliye Politikasının Etkisizliği

Daha Fazla Pratik

Farklı iktisadi okulların 'Para Politikasının Aktarım Mekanizması' ve 'Paranın Yansızlığı' konusundaki görüşlerini karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

İktisadi düşünce okullarının politika etkinlikleri ve beklentilerin rolü üzerine yaklaşımları dikkate alındığında; Yeni Klasik iktisatçılar ile Monetaristler (Parasalcılar) arasındaki temel ayrım noktasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni Klasik okul, rasyonel beklentiler varsayımı altında sistematik para politikasının kısa dönemde dahi reel değişkenler üzerinde etkisiz olduğunu savunurken; Monetaristler, uyarlayıcı beklentiler nedeniyle para politikasının kısa dönemde reel hasılayı etkileyebileceğini ileri sürer.

Cevap

Yeni Klasik okulun rasyonel beklentiler varsayımı ile Monetaristlerin uyarlayıcı beklentiler varsayımı, politikanın kısa dönemli reel etkileri konusundaki temel farkı oluşturur.
Yeni Klasik iktisatçıların temel katkısı olan rasyonel beklentiler, ekonomik birimlerin sistematik politikaları öngörebileceğini varsayar. Bu durum, hükümetin veya merkez bankasının önceden bilinen politikalarla hasılayı artıramayacağı (Politika Etkisizliği Önermesi) sonucunu doğurur. Monetaristler ise uyarlayıcı beklentileri varsaydıkları için, bireylerin hata yapabileceği kısa dönemde para politikasının reel etkileri olabileceğini (ancak uzun dönemde yansız olduğunu) savunurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Beklentilerin yapısını analiz et
Monetaristler geçmiş verilere dayanan 'Uyarlayıcı Beklentiler'i, Yeni Klasikler ise mevcut tüm bilgiyi içeren 'Rasyonel Beklentiler'i kullanır.
Beklenti varsayımı, bireylerin politika değişikliklerine ne kadar hızlı tepki vereceğini belirler.
2
Politika Etkisizliği Önermesi'ni (PIP) değerlendir
Yeni Klasiklerde rasyonel bireyler sistematik politikaları önceden tahmin eder ve anında uyum sağlar, bu da politikanın reel etkisini (hasıla artışı gibi) yok eder.
Sistematik ve ilan edilen politikalar rasyonel beklentiler altında sürpriz etkisi yaratmaz.
3
Monetarist kısa dönem analizini incele
Uyarlayıcı beklentilerde bireyler yavaş öğrendiği için para arzı artışı kısa dönemde 'para aldanması' yaratarak hasılayı artırabilir.
Monetaristlerde kısa dönem Phillips Eğrisi negatif eğimlidir, bu da enflasyon-işsizlik ödünleşmesine izin verir.

Anahtar Kavram

Politika Etkisizliği Önermesi ve Beklenti Varsayımları

Daha Fazla Pratik

Rasyonel beklentiler altında sadece 'sürpriz' (beklenmeyen) politikaların neden reel etki yaratabileceğini Yeni Klasik arz denklemi (Y=Yn+α(PPe)Y = Y_n + \alpha(P - P^e)) üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Klasik iktisatçılar ile Keynesyen iktisatçıların piyasaların işleyişine yönelik temel yaklaşımları karşılaştırıldığında; Keynesyen iktisatçılara göre ekonominin eksik istihdam düzeyinde dengelenmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ücret ve fiyatların aşağı doğru yapışkan (rijit) bir yapıya sahip olması

Cevap

Keynesyen iktisat okuluna göre ekonominin eksik istihdamda dengelenmesinin temel nedeni, ücretlerin ve fiyatların kısa dönemde aşağı doğru yapışkan (rijit) olmasıdır.
Keynesyen analizde, ekonominin kendi kendine tam istihdama dönememesinin en kritik sebebi, nominal ücretlerin ve fiyatların (sendikalar, asgari ücret yasaları veya uzun dönemli sözleşmeler gibi nedenlerle) aşağı doğru esnek olmamasıdır. Bu durum, toplam talep düştüğünde fiyatların ve ücretlerin yeterince düşmemesine, dolayısıyla reel üretimin azalmasına ve işsizliğin (eksik istihdamın) kalıcı hale gelmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Okulların varsayımlarını hatırla
Klasik iktisat tam esneklik ve tam istihdam varsayarken, Keynesyen iktisat rijitlik ve eksik istihdam üzerinde durur.
İki okul arasındaki en temel ayrım piyasa temizleme (market clearing) mekanizmasının işleyişidir.
2
Eksik istihdamın nedenini sorgula
Eğer ücretler düşmüyorsa, işgücü fazlası (işsizlik) olsa bile piyasa dengeye gelmez.
Ücret yapışkanlığı, işgücü piyasasında arz fazlasının kendiliğinden yok olmasını engeller.

Anahtar Kavram

Ücret ve Fiyat Yapışkanlığı (Nominal Rigidity)

İpuçları

1
Klasik iktisat her şeyin 'esnek' olduğunu savunurken, Keynesyen iktisat bir şeylerin 'takıldığını' veya 'yapışkan' olduğunu söyler.
2
Ekonominin neden tam istihdama kendiliğinden dönemediğini düşünün. Ücretler düşmezse ne olur?

Daha Fazla Pratik

Klasik ve Keynesyen okulların 'Para Politikası' etkinliği konusundaki görüşlerini karşılaştıran bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 7Soru

Makroekonomik düşünce sistemleri içerisinde rasyonel beklentiler varsayımı, hem Yeni Klasik iktisatçılar hem de Yeni Keynesyen iktisatçılar tarafından analitik bir temel olarak kabul edilmektedir. Buna karşın, her iki okulun 'önceden ilan edilen (sistemli) bir para politikasının reel hasıla üzerindeki kısa dönemli etkinliği' hususunda ulaştıkları sonuçlar birbirinden farklıdır. Yeni Klasikler bu tür politikaların tamamen etkisiz olduğunu savunurken (Politika Etkisizliği Önermesi), Yeni Keynesyenler nominal yapışkanlıklar nedeniyle politikanın kısa dönemde reel etkiler yaratabileceğini ileri sürmektedir. Buna göre, rasyonel beklentiler varsayımı altında bu iki okulun politika etkinliği konusunda farklılaşmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piyasaların her an temizlendiği ve fiyat-ücretlerin tam esnek olduğu varsayımı ile piyasa başarısızlıkları ve nominal katılıkların varlığı arasındaki görüş ayrılığı

Cevap

Piyasaların her an temizlendiği ve fiyat-ücretlerin tam esnek olduğu varsayımı ile piyasa başarısızlıkları ve nominal katılıkların varlığı arasındaki görüş ayrılığı
Yeni Klasik ve Yeni Keynesyen okullar rasyonel beklentiler varsayımında birleşseler de, piyasaların işleyişi konusunda ayrılırlar. Yeni Klasikler piyasaların her an temizlendiğini ve fiyatların tam esnek olduğunu savunurken, Yeni Keynesyenler menü maliyetleri, etkin ücretler ve koordinasyon başarısızlıkları gibi nedenlerle nominal yapışkanlıkların varlığını ileri sürerler. Bu yapısal fark, ilan edilen para politikasının Yeni Klasiklerde etkisiz, Yeni Keynesyenlerde ise kısa dönemde etkili olmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ortak varsayımı belirle
Hem Yeni Klasikler hem de Yeni Keynesyenler 'Rasyonel Beklentiler' varsayımını kullanır.
Soruda her iki okulun aynı beklenti modelini kullandığı vurgulanmıştır.
2
Yeni Klasik mekanizmayı analiz et
Piyasalar anlık temizlenir (MarketClearingMarket Clearing) ve fiyatlar tam esnektir. Bu durumda ilan edilen politika anında fiyatlara yansır, reel hasıla (YY) değişmez.
Politika Etkisizliği Önermesi'nin (PIP) temel dayanağı tam esneklik ve anlık dengedir.
3
Yeni Keynesyen mekanizmayı analiz et
Menü maliyetleri ve kademeli sözleşmeler nedeniyle fiyat/ücretler yapışkandır. Rasyonel beklentiler olsa bile fiyatlar anında intibak edemez, bu da politikanın kısa dönemde reel hasılayı etkilemesine yol açar.
Nominal yapışkanlıklar, rasyonel beklentilere rağmen paranın kısa dönemde yansızlığını bozar.
4
Sonuçları karşılaştır
Temel ayrım noktası beklentiler değil, ekonominin piyasa yapısı ve fiyat esnekliği varsayımlarıdır.
Farklı sonuçlara aynı beklenti modeliyle ulaşılmasının tek yolu ekonominin yapısal işleyişine (esneklik vs. yapışkanlık) dair farklı kabullerdir.

Anahtar Kavram

Politika Etkisizliği Önermesi ve Nominal Yapışkanlıklar

İpuçları

1
Her iki okulun da bireylerin tüm bilgiyi kullanarak hata yapmadığını (rasyonel beklentiler) kabul ettiğini unutmayın.
2
Eğer rasyonel beklentilere rağmen politika etkili oluyorsa, piyasada fiyatların değişmesini engelleyen bir şeyler olmalı.
3
Yeni Keynesyenlerin 'menü maliyetleri' kavramı ile Yeni Klasiklerin 'sürekli denge' kavramını kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Friedman-Phelps ve Monetaristlerin beklentiler konusundaki yaklaşımının bu iki okuldan farkını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

Modern makroekonomik düşünce okulları arasındaki temel ayrışmalar dikkate alındığında; konjonktürel dalgalanmaların kaynağı ve paranın bu süreçteki rolü bağlamında Reel Konjonktür Teorisi (RBCRBC) ile Yeni Keynesyen İktisat arasındaki farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Reel Konjonktür Teorisi, ekonomik dalgalanmaları rasyonel bireylerin teknolojik şoklara karşı verdiği optimal ve Pareto-etkin tepkiler olarak görürken; Yeni Keynesyenler, nominal rijitlikler ve eksik rekabet nedeniyle bu dalgalanmaların refah kaybına yol açan dengesizlikler olduğunu savunurlar.

Cevap

Reel Konjonktür Teorisi dalgalanmaları optimal tepkiler olarak görürken, Yeni Keynesyenler nominal yapışkanlıklar nedeniyle dengesizlik olarak görürler.
Doğru olan ifade, her iki okulun konjonktürel dalgalanmalara bakış açısını isabetli bir şekilde karşılaştırmaktadır. Reel Konjonktür Teorisi (RBCRBC), klasik geleneğin devamı olarak piyasaların sürekli temizlendiğini ve dalgalanmaların (örneğin verimlilik artışı veya azalışı) bireylerin iş-boş zaman tercihlerini optimize ettikleri Pareto-etkin bir süreç olduğunu savunur. Buna karşın Yeni Keynesyenler, rasyonel beklentiler varsayımını korumakla birlikte, menü maliyetleri ve etkin ücret gibi mikro gerekçelerle fiyatların yapışkan olduğunu, bu yüzden dalgalanmaların talep şokları sonucu ortaya çıkan ve devlet müdahalesi gerektirebilecek refah azaltıcı dengesizlikler olduğunu ileri sürerler.

Adım Adım Çözüm

1
Reel Konjonktür Teorisi'nin (RBCRBC) temel varsayımlarını belirleyin.
Piyasalar her an temizlenir, bireyler rasyoneldir ve dalgalanmalar reel (teknolojik) şoklara verilen 'etkin' (Pareto-optimal) tepkilerdir.
Bu okulda piyasa başarısızlığına yer yoktur; dalgalanmalar birer dengesizlik değil, yeni dengeye uyum sürecidir.
2
Yeni Keynesyen İktisat'ın temel varsayımlarını belirleyin.
Rasyonel beklentilere rağmen eksik rekabet ve 'menü maliyetleri' gibi nedenlerle fiyat/ücretler yapışkandır; bu durum piyasa temizlenmesini engeller.
Yapışkanlıklar, ekonominin potansiyel düzeyinden sapmasına ve refah kayıplarına (dengesizliklere) neden olur.
3
Paranın rolünü karşılaştırın.
RBCRBC'de para kısa dönemde bile nötrdür (yansızdır). Yeni Keynesyenlerde ise yapışkanlıklar nedeniyle para kısa dönemde reel çıktıyı (YY) etkiler.
Okullar arasındaki politika etkinliği tartışmasının temelinde bu fark yatar.
4
Seçenekleri bu kriterlere göre değerlendirin.
Reel Konjonktür Teorisi'nin dalgalanmaları etkin tepki, Yeni Keynesyenlerin ise dengesizlik olarak görmesi en temel ayrım noktasıdır.
Doğru seçenek bu teorik ayrımı tam olarak karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

Makroekonomik Okulların Dalgalanma ve Para Politikası Yaklaşımları

İpuçları

1
Dalgalanmaların bir 'başarısızlık' mı yoksa rasyonel bir 'uyum' mu olduğunu düşünün.
2
Paranın nötrlüğü (yansızlığı) varsayımının hangi okulda kısa dönemde de geçerli olduğunu hatırlayın.
3
Yeni Keynesyenlerin 'menü maliyetleri' ile neyi açıklamaya çalıştığını, RBCRBC'nin ise teknoloji şoklarını neden merkezi konuma koyduğunu kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Yeni Keynesyenlerin 'koordinasyon başarısızlığı' kavramı ile Reel Konjonktür Teorisi'nin 'zamanlararası ikame' kavramlarını incelemek konuyu pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Tablo yöntemiyle karşılaştırma: 'Piyasa Temizlenmesi' sütununda RBC = Evet, Yeni Keynesyen = Hayır; 'Para Nötrlüğü' sütununda RBC = Evet, Yeni Keynesyen = Hayır (Kısa dönem) olarak işaretleyerek seçenekleri eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

Genişletici bir para politikasının Merkez Bankası tarafından önceden ilan edildiği ve tüm ekonomik birimler tarafından tam olarak öngörüldüğü bir makroekonomik ortamda, bu politikanın reel çıktı (YY) üzerindeki etkilerine dair Monetarist (Parasalcı) ve Yeni Klasik yaklaşımlar arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Monetaristlere göre bireylerin uyarlayıcı beklentilere sahip olması nedeniyle kısa dönemde reel hasıla artarken, Yeni Klasiklere göre rasyonel beklentiler altında 'Politika Etkinsizliği Önermesi' gereği reel hasıla değişmez.

Cevap

Monetaristlere göre uyarlayıcı beklentiler nedeniyle kısa dönemde reel hasıla artarken, Yeni Klasiklere göre rasyonel beklentiler altında tam olarak öngörülen politikalar reel hasılayı değiştirmez.
Doğru yaklaşım, Monetaristlerin kısa dönemli bir 'para aldanması' (uyarlayıcı beklentiler sonucu) nedeniyle reel hasılanın artacağını kabul etmesi, Yeni Klasiklerin ise tam olarak öngörülen para arzı artışının birimler tarafından anında fark edilip fiyatlara yansıtılacağını ve reel çıktı üzerinde hiçbir etki yaratmayacağını (Politika Etkinsizliği Önermesi) savunmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Okulların beklenti yapılarını belirlemek.
Monetaristler 'Uyarlayıcı Beklentiler' (geçmişe dayalı), Yeni Klasikler ise 'Rasyonel Beklentiler' (tüm mevcut bilgiyi kullanan) varsayımını kullanır.
Beklentilerin hızı, politikanın reel değişkenleri etkileme kapasitesini belirler.
2
Öngörülen politikanın etkisini analiz etmek.
Uyarlayıcı beklentilerde birimler sistematik hata yapar ve kısa dönemde genişletici politikaya hasıla artışıyla cevap verir. Rasyonel beklentilerde ise öngörülen politika anında fiyatlara yansır.
Yeni Klasiklerin 'Politika Etkinsizliği Önermesi', sistematik ve öngörülen politikaların reel sonuç doğurmayacağını ifade eder.

Anahtar Kavram

Beklentilerin Rolü ve Politika Etkinsizliği Önermesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

Makroekonomik düşünce okulları, uygulanan iktisat politikalarının reel değişkenler üzerindeki etkinliği konusunda farklı varsayımlara sahiptir. Rasyonel beklentiler varsayımı ve piyasaların her an temizlendiği (fiyat ve ücret esnekliği) prensibi çerçevesinde; bireylerin sistematik para politikası değişikliklerini önceden tahmin ederek kararlarına yansıtması nedeniyle, bu politikaların kısa dönemde dahi hasıla ve istihdam üzerinde bir değişim yaratmayacağını savunan 'Politika Etkisizliği Önermesi' (Policy Ineffectiveness Proposition) aşağıdaki iktisadi okullardan hangisine aittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni Klasik İktisat

Cevap

Politika Etkisizliği Önermesi, Thomas Sargent ve Neil Wallace gibi Yeni Klasik iktisatçılar tarafından geliştirilmiştir.
Yeni Klasik iktisatçılar, rasyonel beklentiler ve anında temizlenen piyasalar varsayımı altında, para otoritesinin önceden duyurduğu veya sistematik olarak uyguladığı politikaların bireyler tarafından tam olarak öngörüleceğini savunurlar. Bireyler bu bilgiyi kararlarına ve fiyat tekliflerine anında yansıttığı için toplam arz eğrisi, toplam talep artışıyla aynı anda ve aynı oranda yukarı kayar. Sonuçta denge noktası sadece daha yüksek bir fiyat düzeyine taşınır, reel hasıla (üretim) değişmez. Bu durum 'Politika Etkisizliği Önermesi'nin temelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Okulun beklentiler varsayımını analiz et.
Yeni Klasik okulun 'Rasyonel Beklentiler' varsayımını kullandığı tespit edilir.
Rasyonel beklentiler, bireylerin mevcut tüm bilgiyi kullanarak hata yapmadan geleceği öngörmesini sağlar.
2
Piyasa mekanizmasının işleyişini değerlendir.
Piyasaların her an temizlendiği (fiyat ve ücretlerin tam esnek olduğu) görülür.
Fiyat esnekliği, politika değişikliklerinin anında fiyat düzeyine yansımasını sağlar.
3
Beklenen politikanın sonucunu belirle.
Beklenen para arzı artışı, bireyler tarafından öngörüldüğü için sadece fiyatları artırır, hasıla sabit kalır.
Bu durum Yeni Klasik literatürde 'Politika Etkisizliği Önermesi' olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Politika Etkisizliği Önermesi (PIP)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 11Soru

İktisadi düşünce okullarının makroekonomik dengesizliklere ve beklenti oluşum süreçlerine dair yaklaşımları farklılık gösterir. Genişletici bir para politikasının (MM \uparrow) kısa dönemde işçilerin "para aldanması" (money illusion) içinde olması nedeniyle reel üretim artışına yol açabileceğini, ancak bireylerin "uyarlayıcı beklentiler" (adaptive expectations) varsayımı altında geçmiş verileri kullanarak hatalarından ders çıkarmasıyla uzun dönemde paranın yansız (neutral) kalacağını savunan iktisadi ekol aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Monetarizm (Parasalcı Okul)

Cevap

Paranın kısa dönemde uyarlayıcı beklentiler ve para aldanması nedeniyle etkili olduğunu, uzun dönemde ise yansız kaldığını savunan okul Monetarizm'dir.
Monetarizm (Parasalcı Okul), Milton Friedman öncülüğünde, paranın kısa dönemde reel değişkenleri (hasıla, istihdam) etkileyebileceğini kabul eder. Bu etkinin sebebi, işçilerin enflasyonu geçmişe bakarak tahmin etmeleri (uyarlayıcı beklentiler) ve fiyat artışlarını tam olarak öngöremedikleri için nominal ücret artışlarını reel bir iyileşme gibi algılamalarıdır (para aldanması). Ancak uzun dönemde işçiler hatalarını düzeltir, beklentiler gerçekleşen enflasyona eşitlenir ve ekonomi tekrar doğal işsizlik oranına döner. Bu durum paranın uzun dönemde yansız olduğu anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Beklenti türünü analiz etme
Uyarlayıcı beklentiler (adaptive expectations), bireylerin geçmiş verilere dayanarak gelecek tahmininde bulunduğunu ifade eder.
Soruda belirtilen mekanizmanın temelini beklentilerin nasıl oluştuğu belirler.
2
Para aldanması (money illusion) kavramını değerlendirme
İşçilerin nominal ücret artışlarını reel artış sanarak emek arzını artırması sürecidir.
Paranın kısa dönemde hasılayı nasıl artırdığını açıklayan temel Monetarist argümandır.
3
Uzun dönemli sonucu belirleme
Uzun dönemde beklentiler gerçekleşen değerlere ulaştığında işsizlik doğal oranına döner ve para sadece fiyatları etkiler.
Friedman'ın Genişletilmiş Phillips Eğrisi analizi bu süreci açıklar.

Anahtar Kavram

Uyarlayıcı Beklentiler ve Paranın Kısa Dönemli Etkinliği

İpuçları

1
Soruda vurgulanan 'uyarlayıcı beklentiler' ve 'Milton Friedman'ın Phillips eğrisi analizi' arasındaki bağlantıyı düşünün.
2
Bu okul, paranın kısa dönemde etkili olup uzun dönemde etkisiz olduğu 'Genişletilmiş Phillips Eğrisi'ni savunur.
3
Rasyonel beklentileri savunan Yeni Klasiklerden farkı, bireylerin geçmiş verileri kullanarak hata yapabilmeleridir.

Daha Fazla Pratik

Monetaristlerin para talebi fonksiyonunun istikrarı hakkındaki görüşlerini ve bunun politika önerilerine yansımasını inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 12Soru

İktisadi düşünce okullarının konjonktürel dalgalanmaların kaynağı ve paranın bu süreçteki rolüne ilişkin varsayımları birbirinden farklıdır. Konjonktürel dalgalanmaların temel nedenini para arzı veya toplam talep şokları yerine; üretim fonksiyonu, verimlilik ve teknolojik gelişme gibi 'reel' faktörlerdeki değişmelere bağlayan ve paranın kısa dönemde dahi reel değişkenler üzerinde bir etkisinin olmadığını (paranın yansızlığı) savunan iktisat okulu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Reel Konjonktür Teorisi

Cevap

Ekonomik dalgalanmaları teknolojik (reel) şoklara bağlayan ve paranın kısa dönemde dahi yansız olduğunu savunan yaklaşım Reel Konjonktür Teorisi'dir.
Reel Konjonktür Teorisi (RBC), Yeni Klasik geleneğin bir devamı olmakla birlikte, dalgalanmaların parasal değil tamamen reel (teknolojik) şoklardan kaynaklandığını ve paranın kısa dönemde dahi üretim üzerinde bir etkisinin olmadığını (yansızlık) savunarak diğer okullardan ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Konjonktürel dalgalanmanın kaynağını belirleyin.
Soruda dalgalanmaların talep şokları değil, teknolojik/verimlilik şokları gibi reel faktörlerden kaynaklandığı belirtilmiştir.
Bu varsayım rasyonel beklentiler ve piyasa temizlenmesi (market clearing) varsayımlarını en uç noktaya taşıyan okulun karakteristiğidir.
2
Paranın kısa dönemdeki etkisini analiz edin.
Soruda paranın kısa dönemde dahi yansız olduğu ifade edilmiştir.
Yeni Klasik iktisatçılar beklenmeyen para şoklarının hasılayı etkileyebileceğini kabul ederken, Reel Konjonktür Teorisyenleri paranın hiçbir dönemde reel etkisinin olmadığını (dichotomy/ikiye bölünme) savunur.
3
Okulları karşılaştırarak eşleştirin.
Teknolojik şok + Paranın tam yansızlığı = Reel Konjonktür Teorisi.
Bu iki özellik bir arada sadece Reel Konjonktür Teorisi'nde (RBC) bulunur.

Anahtar Kavram

İktisadi Okulların Konjonktür ve Para Yaklaşımları

İpuçları

1
Bu okul, paranın sadece uzun dönemde değil, kısa dönemde de reel değişkenleri etkilemediğini savunan 'Klasik İkiye Bölünme' (Classical Dichotomy) ilkesine sıkı sıkıya bağlıdır.
2
Soruda geçen 'teknolojik şoklar' ifadesi, toplam arz (ASAS) eğrisinin konumundaki değişimleri temel dalgalanma kaynağı olarak gören teoriyi işaret eder.
3
Rasyonel beklentiler varsayımını kullanan ancak Yeni Klasiklerin 'para sürprizi' modelini reddedip dalgalanmaları sadece verimlilik artışlarına/azalışlarına bağlayan okul Reel Konjonktür Teorisi'dir.

Daha Fazla Pratik

Yeni Klasik ve Yeni Keynesyen okulların 'politika etkinsizliği' ve 'ücret yapışkanlığı' varsayımlarını karşılaştıran soruları çözerek farklılıkları pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Tablo yöntemiyle okulların varsayımlarını (Şok Kaynağı ve Para Etkinliği) karşılaştırarak elemeniz doğru sonuca daha hızlı ulaşmanızı sağlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 13Soru

Rasyonel beklentiler varsayımının her iki okul tarafından da benimsendiği bir analizde; Merkez Bankası tarafından önceden duyurulan bir genişletici para politikasının kısa dönemli sonuçları konusunda Yeni Klasik (New Classical) ve Yeni Keynesyen (New Keynesian) iktisatçılar arasındaki temel görüş ayrılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni Klasiklere göre bu politika sadece fiyatlar genel düzeyini artırırken; Yeni Keynesyenlere göre menü maliyetleri ve fiyat yapışkanlıkları nedeniyle reel hasıla üzerinde artış yönlü bir etki oluşturur.

Cevap

Yeni Klasikler beklenen politikanın tam yansız olduğunu savunurken, Yeni Keynesyenler nominal katılıklar nedeniyle reel etkinin ortaya çıkacağını savunur.
Yeni Klasik iktisatçılar (Lucas, Sargent, Wallace), rasyonel beklentiler ve tam esnek fiyat varsayımları altında, önceden ilan edilen (beklenen) para politikalarının reel hasıla ve işsizlik üzerinde hiçbir etkisi olmayacağını, sadece fiyatlar genel düzeyini değiştireceğini (Politika Etkisizliği Önermesi) savunurlar. Buna karşın Yeni Keynesyenler (Mankiw, Romer, Stiglitz), rasyonel beklentileri kabul etmelerine rağmen; menü maliyetleri, katalog maliyetleri ve asimetrik bilgi gibi nedenlerle fiyatların ve ücretlerin kısa dönemde yapışkan olduğunu, bu yüzden beklenen politikaların bile reel hasılayı etkileyebileceğini ileri sürerlar.

Adım Adım Çözüm

1
Okulların beklentiler varsayımını belirle
Her iki okul da rasyonel beklentileri (RERE) kabul eder.
Soruda her iki okulun da bu varsayımı benimsediği belirtilmiştir.
2
Yeni Klasik mekanizmayı analiz et
Tam esnek fiyatlar + Rasyonel beklentiler \Rightarrow Politika Etkisizliği Önermesi (PIP).
Bireyler politika ilan edildiğinde fiyat artışını öngörür ve bu durum ASAS eğrisini anında kaydırarak hasıla artışını engeller.
3
Yeni Keynesyen mekanizmayı analiz et
Nominal Katılıklar (Menü maliyetleri, etkin ücretler) + Rasyonel beklentiler \Rightarrow Politika Etkinliği.
Bireyler rasyonel olsa bile, menü maliyetleri veya sözleşmeler nedeniyle fiyatlar anında ayarlanamaz, bu da paranın kısa dönemde yansız olmamasına yol açar.

Anahtar Kavram

Politika Etkisizliği Önermesi (PIP) ve Nominal Katılıklar

İpuçları

1
Yeni Klasiklerde paranın yansızlığı için beklentilerin rolünü düşünün.
2
Yeni Keynesyenlerin 'menü maliyetleri' kavramının fiyat esnekliği üzerindeki etkisini hatırlayın.
3
Rasyonel beklentiler altında 'beklenen' bir politikanın Yeni Klasik modelde ADAD ve ASAS eğrilerini aynı anda nasıl kaydırdığını analiz edin.

Daha Fazla Pratik

Beklenmedik (sürpriz) bir para politikasının her iki okul üzerindeki etkilerini karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

AD-AS grafiği üzerinden düşünün: Yeni Klasiklerde beklenen genişleme ADAD'yi sağa kaydırırken, rasyonel bireylerin fiyat beklentisi ASAS'yi aynı oranda sola kaydırır, hasıla sabit kalır. Yeni Keynesyenlerde ise ASAS katılıklar nedeniyle anında kaymaz, hasıla artar.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 14Soru

Makroekonomik düşünce okulları, para ve maliye politikalarının nisbi etkinliği konusunda farklı varsayımlara sahiptir. Para talebinin faiz oranına duyarlılığının sıfır (h=0h = 0) olduğunu ve bu nedenle genişletici maliye politikasının özel yatırımları tamamen dışlayarak (tamtam dıs\clamadışlama etkisietkisi) toplam hasıla (YY) üzerinde herhangi bir artış meydana getirmeyeceğini savunan iktisat okulu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klasik İktisat

Cevap

Klasik İktisat, para talebinin faize duyarlılığının sıfır (h=0h=0) olması nedeniyle maliye politikasının hasıla üzerinde etkisiz olduğunu (tam dışlama) savunur.
Klasik İktisat okulunda, Miktar Teorisi gereği para talebi sadece gelire bağlıdır. Bu durum IS-LM modelinde dikey bir LM eğrisi ile temsil edilir. Dikey LM durumunda, kamu harcamalarındaki herhangi bir artış (GG \uparrow), faiz oranlarını o kadar çok yükseltir ki, faize duyarlı özel yatırımlar kamu harcaması artışına eşit miktarda azalır. Sonuç olarak toplam talep ve hasıla (YY) değişmez; bu duruma 'tam dışlama' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Para talebi varsayımını analiz etme
h=0h = 0 varsayımı
Klasik okulda paranın sadece işlem amaçlı tutulduğu ve faizle ilişkisiz olduğu varsayılır.
2
LM eğrisi eğimini belirleme
Dikey LM eğrisi
LMLM eğrisi denklemi olan M/P=kYhiM/P = kY - hi formülünde h=0h=0 olduğunda eğri faiz eksenine dik hale gelir.
3
Maliye politikasının etkisini değerlendirme
Tam dışlama (FullFull CrowdingCrowding-OutOut)
ISIS eğrisinin sağa kayması hasılayı artıramaz, sadece faiz oranlarını (ii) yükseltir ve kamu harcaması artışı kadar özel yatırım azalır.

Anahtar Kavram

Tam Dışlama Etkisi (Full Crowding-Out)

İpuçları

1
Para talebinin faize duyarlılığı (hh) sıfır olduğunda LM eğrisinin şeklini düşünün.
2
Dikey bir LM eğrisi üzerinde IS eğrisini sağa kaydırdığınızda hasıla (YY) miktarındaki değişime odaklanın.
3
Klasik Miktar Teorisi'ne göre para arzı değişmedikçe hasılanın değişmeyeceğini savunan okulu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Likidite tuzağı durumunda maliye politikasının etkinliğini Keynesyen varsayımlar üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

Modern makroekonomik teoride Yeni Klasik İktisat ve Yeni Keynesyen İktisat okulları, rasyonel beklentiler varsayımını ortak bir zemin olarak kabul etmelerine rağmen, iktisat politikalarının reel etkileri (hasıla ve istihdam) konusunda zıt sonuçlara ulaşmaktadırlar. Bu iki okul arasındaki temel kuramsal ayrışma noktası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piyasaların sürekli dengede olduğu (market clearing) ve fiyatların tam esnekliği varsayımı

Cevap

Yeni Klasik ve Yeni Keynesyen okullar arasındaki temel ayrışma noktası, piyasaların sürekli dengede olduğu (market clearing) ve fiyat/ücret esnekliği konusundaki varsayımlardır.
Yeni Klasik İktisat, ekonomide fiyatların ve ücretlerin anında değişerek tüm piyasaların sürekli dengede (market clearing) olduğunu varsayar. Bu durum, paranın yansızlığına ve politikaların etkisizliğine yol açar. Yeni Keynesyenler ise rasyonel beklentileri kabul etmelerine rağmen; menü maliyetleri, koordinasyon yetersizliği ve etkin ücret gibi mikro gerekçelerle fiyatların kısa dönemde 'yapışkan' olduğunu savunurlar. Bu teorik fark, Yeni Keynesyen modelde para politikasının kısa dönemde reel etkiler yaratmasının temel nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Okulların ortak varsayımını belirle
Hem Yeni Klasik hem de Yeni Keynesyen okul 'Rasyonel Beklentiler' varsayımını benimser.
Bu varsayıma göre bireyler ellerindeki tüm bilgiyi kullanarak hata yapmadan beklenti oluştururlar.
2
Okulların piyasa işleyişine dair kabullerini karşılaştır
Yeni Klasikler piyasaların anında temizlendiğini (market clearing) savunurken, Yeni Keynesyenler menü maliyetleri ve etkin ücretler nedeniyle fiyatların yapışkan olduğunu savunur.
Politika etkinliğinin temel belirleyicisi fiyatların şoklara ne kadar hızlı tepki verdiğidir.
3
Politika sonuçlarını analiz et
Yeni Klasik modelde beklenen politikalar etkisizdir (PIPPIP); Yeni Keynesyen modelde fiyat yapışkanlığı nedeniyle beklenen politikalar dahi kısa dönemde reel hasılayı (YY) etkiler.
Fiyatlar hemen uyum sağlamadığında, nominal para arzındaki artış reel para arzını artırarak üretimi uyarır.

Anahtar Kavram

Market Clearing (Piyasa Dengelenmesi) ve Fiyat Yapışkanlığı

İpuçları

1
Her iki okulun da bireylerin geleceği tahmin ederken hata yapmadığını (rasyonel beklentiler) kabul ettiğini unutmayın.
2
Ayrım noktası, bir dışsal şok (örneğin para arzı artışı) sonrası fiyatların ne kadar hızlı 'denge' seviyesine geldiğidir.
3
Menü maliyetleri ve etkin ücret kavramlarının hangi okul tarafından fiyat yapışkanlığını açıklamak için kullanıldığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Rasyonel beklentiler altında 'beklenmeyen' bir para politikasının Yeni Klasik modeldeki etkisini Yeni Keynesyen modelle karşılaştırınız.

Alternatif Yöntem

Tablo yöntemiyle karşılaştırma: 'Beklentiler' her iki okulda da 'Rasyonel'dir; ancak 'Piyasa İşleyişi' Yeni Klasiklerde 'Sürekli Denge', Yeni Keynesyenlerde 'Yapışkanlık/Koordinasyon Sorunu' şeklindedir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 16Soru

Klasik iktisat ve Keynesyen iktisat okulları, piyasaların işleyişi ve fiyat mekanizmasının etkinliği konusunda temel görüş ayrılıklarına sahiptir. Buna göre, Klasik iktisatçıların aksine Keynesyen iktisatçıların kısa dönem makroekonomik analizlerine ilişkin temel varsayımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiyat ve ücretlerin yapışkan olması nedeniyle ekonominin eksik istihdam düzeyinde dengede kalabileceği

Cevap

Keynesyen iktisatçılar, fiyat ve ücretlerin yapışkan (esnek olmayan) olduğunu ve bu durumun ekonominin eksik istihdam düzeyinde dengelenmesine yol açabileceğini savunmaktadır.
Keynesyen iktisat, Büyük Buhran tecrübesinden yola çıkarak piyasaların her zaman tam istihdamda dengeye gelmediğini iddia eder. Bunun temel nedeni, işçi sendikaları, asgari ücret yasaları veya uzun dönemli sözleşmeler gibi faktörlerle nominal ücretlerin ve fiyatların aşağı doğru esnek olmamasıdır (yapışkanlık). Bu durum, ekonominin üretim potansiyelinin altında (eksik istihdamda) uzun süre kalmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve Keynesyen okulların fiyat esnekliği varsayımlarını karşılaştırın.
Klasikler fiyatların tam esnek olduğunu, Keynesyenler ise yapışkan olduğunu varsayar.
Bu ayrım, ekonominin kendiliğinden dengeye gelip gelemeyeceğini belirleyen temel unsurdur.
2
Fiyat yapışkanlığının istihdam üzerindeki sonucunu analiz edin.
Yapışkan fiyatlar ve ücretler, talep yetersizliği durumunda ekonominin tam istihdama dönmesini engeller.
Ücretler düşmediği sürece işgücü piyasasındaki fazlalık (işsizlik) ortadan kalkmaz.

Anahtar Kavram

Fiyat ve Ücret Yapışkanlığı
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

İktisadi doktrinler arasındaki temel farklar ele alındığında; ekonominin arz yönlü işlediğini ve 'Her arz kendi talebini yaratır' (Say Kanunu) ilkesini benimseyen okul ile ekonomide dengesizliklerin temel nedenini 'etkin talep yetersizliği' olarak gören okul, aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klasik İktisat - Keynesyen İktisat

Cevap

Ekonominin arz yönlü olduğunu savunan Klasik İktisat ile talep yetersizliğini vurgulayan Keynesyen İktisat eşleşmesi doğrudur.
Klasik İktisat, ekonominin her zaman tam istihdamda olduğunu ve Say Kanunu uyarınca arzın kendi talebini yarattığını varsayar. Buna karşılık Keynesyen İktisat, ekonomideki üretim ve istihdam düzeyini belirleyen temel unsurun toplam talep (etkin talep) olduğunu, talebin yetersiz kalması durumunda ekonominin eksik istihdam dengesinde kalabileceğini savunur.

Adım Adım Çözüm

1
'Say Kanunu' kavramının hangi okula ait olduğu belirlenir.
Klasik İktisat
Klasik iktisatçılar Mahreçler Kanunu (Say Kanunu) gereği üretilen her malın kendi talebini yaratacağını, dolayısıyla genel bir aşırı üretim krizinin olmayacağını savunur.
2
'Etkin talep yetersizliği' kavramının hangi okula ait olduğu belirlenir.
Keynesyen İktisat
Keynes, 1929 Bunalımı'nı açıklarken üretimin temel belirleyicisinin arz değil, toplam (etkin) talep olduğunu ve talep eksikliğinin işsizliğe yol açtığını savunmuştur.

Anahtar Kavram

İktisadi okulların arz ve talep odaklı temel ayrımı

İpuçları

1
Klasik iktisatçılara göre 'Her arz kendi talebini yaratır' ifadesi meşhurdur.
2
Keynes, 1929 Büyük Buhranı sırasında insanların harcama yapmamasının (talep eksikliğinin) krizi derinleştirdiğini söylemiştir.
3
İlk okul arzın belirleyiciliğini, ikinci okul ise talebin belirleyiciliğini savunmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Klasik ve Keynesyen okulların fiyat ve ücret esnekliği konusundaki diğer temel farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s