Bir bakanlığın strateji geliştirme başkanlığı, taşra teşkilatına yapılacak yıllık bütçe tahsisleri için yıllardır 'tüm olası alternatifleri eşzamanlı olarak değerlendirip en yüksek faydayı sağlayan seçeneği belirleme' ilkesini dikte eden bir iç mevzuat uygulamaktadır. Ancak son bütçe hazırlık döneminde, taşra birimlerinden gelen devasa veri yığını, katı zaman baskısı ve insan zihninin bilgi işleme kapasitesinin doğal sınırları nedeniyle komisyon üyeleri tüm olasılıkları analiz edememiştir. Üyeler, kusursuz ve optimum dağılımı hesaplamak için maliyetli bir araştırma sürecine girmek yerine, kurumun asgari hizmet standartlarını garanti altına alan ilk ödenek formülünü bulduklarında bu seçeneği onaylamış ve daha iyi bir alternatif olup olmadığını araştırmayı o noktada kesmişlerdir.
Yönetim bilimlerindeki karar verme kuramları dikkate alındığında, bu komisyonun sergilediği davranış örüntüsü ve altında yatan temel kuramsal varsayım aşağıdakilerden hangisinde en doğru biçimde ifade edilmiştir?
- Komisyon, 'kısıtlı rasyonellik' modeline uygun hareket etmiştir; karar vericiler bilişsel sınırlar nedeniyle optimizasyon yerine 'tatminkâr' (satisficing) alternatife ulaşıldığında arayışı durdurur.Cevap
- BKomisyon rasyonel karar modelini uygulamış ancak veri yetersizliği kısıtı nedeniyle, optimizasyon hedefinden tamamen bağımsız olarak zorunlu ve rastgele bir alt-optimum seçim yapmak durumunda kalmıştır.
- CSüreç 'çöp tenekesi' modeline evrilmiştir; zira artan veri hacmi ve zaman baskısı, amaçları tamamen belirsizleştirerek sorunların ve çözümlerin tesadüfi olarak eşleşmesine yol açmıştır.
- DYöneticiler karar verme aşamalarının kuramsal sıralamasını ihlal ederek, alternatiflerin sistematik analizini tamamlamadan doğrudan stratejik kontrol ve geribildirim aşamasına geçmişlerdir.
- EDurum, klasik yönetim yaklaşımının bürokratik mekanizmalarındaki katı kuralların, yöneticileri inisiyatif almaktan kaçınmaya ve sadece asgari olanı yapmaya ittiğini göstermektedir.