Soru

Zorluk: ZorKarar Verme Süreci ve Karar Modelleri

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Aktüerya ve Fon Yönetimi Daire Başkanlığı, önümüzdeki 10 yıllık emeklilik fonu projeksiyonlarını hazırlamakla görevlendirilmiştir. Daire Başkanı başlangıçta; ülkedeki tüm demografik hareketleri, küresel ekonomik dalgalanmaları ve bireysel istihdam verilerini eksiksiz bir biçimde toplayarak fon getirisini en üst düzeye çıkaracak mutlak 'en iyi' yatırım senaryosunu oluşturmayı hedeflemiştir. Ancak yasal bildirim süresinin kısalığı, insan zihninin tüm değişkenleri aynı anda işleme kapasitesinin sınırlılığı ve geleceğe dair belirsizlikler nedeniyle bu hedefinden vazgeçmiştir. Bunun yerine, kurumun asgari ödeme yükümlülüklerini güvence altına alan ve mevcut kısıtlı verilerle hesaplanabilen 'kabul edilebilir düzeydeki' ilk projeksiyonu onaylayarak süreci sonlandırmıştır.

Bu senaryoda Daire Başkanının karar verme sürecinde yaşadığı durum ve sergilediği nihai yaklaşım, yönetim bilimindeki karar modelleri açısından aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde açıklanır?

  1. Başlangıçta klasik rasyonel modelin "optimizasyon" hedefini benimsemiş; ancak bilgi ve zaman kısıtları nedeniyle Herbert Simon'ın "kısıtlı rasyonellik" modeline özgü "tatminkâr (yeterli)" karar anlayışına yönelmiştir.Cevap
  2. B
    Başlangıçta kısıtlı rasyonellik varsayımıyla hareket ederek tüm olası alternatifleri hesaplamaya çalışmış, sürecin sonunda ise klasik modelin "maksimizasyon" ilkesini uygulamıştır.
  3. C
    Karar verme sürecinde "problemin tanımlanması" adımından sonra alternatifleri değerlendirme aşamasını atlayarak doğrudan "kararın uygulanması" safhasına geçmiş ve rasyonel sıralamayı bozmuştur.
  4. D
    Rutin olmayan bir sorunu programlanmış karar gibi ele almış ve klasik kuramın öngördüğü bürokratik "tam rasyonellik" çizgisinden hiçbir aşamada taviz vermemiştir.
  5. E
    Karar sürecinde sistem yaklaşımının "açık sistem" perspektifini terk etmiş ve neoklasik dönemin "duygusal karar" alma modeline dönüş yapmıştır.

Cevap

Başlangıçta klasik rasyonel modelin 'optimizasyon' hedefini benimsemiş; ancak bilgi ve zaman kısıtları nedeniyle Herbert Simon'ın 'kısıtlı rasyonellik' modeline özgü 'tatminkâr (yeterli)' karar anlayışına yönelmiştir.
Senaryoda yönetici başlangıçta tam bilgiye ulaşıp en yüksek getiriyi sağlayacak kararı vermeye (optimizasyon/maksimizasyon) çalışmaktadır; bu durum klasik rasyonel modelin temelidir. Ancak zaman baskısı ve insanın zihinsel kapasite sınırları (bilişsel sınırlar) devreye girince, arayışını durdurup kendisi için 'yeterli ve kabul edilebilir' olan ilk alternatifi seçmiştir. Bu durum, Herbert Simon tarafından ortaya atılan 'kısıtlı rasyonellik' (bounded rationality) modelinin ve bu modelin merkezinde yer alan 'tatminkâr karar' (satisficing) yaklaşımının tam karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki ilk durumu analiz etme
Daire Başkanının tüm verileri toplayıp 'en iyi' senaryoyu oluşturma hedefi tespit edildi.
Bu durum, klasik karar verme modelinin 'tam rasyonellik' ve 'optimizasyon (maksimizasyon)' varsayımlarını yansıtmaktadır.
2
Senaryodaki değişim nedenlerini ve yeni durumu belirleme
Zaman kısıtı ve bilişsel sınırlar nedeniyle 'kabul edilebilir düzeydeki' ilk projeksiyonun onaylandığı görüldü.
Tüm alternatiflerin değerlendirilememesi ve ilk uygun seçeneğin kabul edilmesi, Herbert Simon'ın geliştirdiği 'kısıtlı rasyonellik' modelinin 'tatminkâr karar (satisficing)' ilkesini ifade eder.
3
Teorik modellerle eşleştirme yapma
Sürecin klasik rasyonel modelden kısıtlı rasyonellik modeline doğru evrildiği sonucuna varıldı.
Yöneticilerin gerçek dünyada tam rasyonel olamayacaklarını ve tatminkâr kararlarla yetineceklerini açıklayan temel yaklaşım budur.

Anahtar Kavram

Karar Verme Modelleri (Rasyonel ve Kısıtlı Rasyonellik)
Bu soruyu puanla