Bir endüstriyel valf ve pompa üreticisi, pazar dalgalanmalarına ve müşteri taleplerine daha iyi yanıt verebilmek amacıyla üretim altyapısında stratejik bir dönüşüme gitmiştir. Şirketin üretim direktörü, dönüşüm sonrası kurulan sistemler ve fiziksel dönüşüm (transformasyon) sürecine ait performans metrikleri hakkında şu bilgileri vermiştir:
I. Özel müşteri spesifikasyonlarına göre tasarlanan büyük ölçekli ve benzersiz endüstriyel pompaların üretimi, malzemenin sabit kaldığı ve işgören ile ekipmanların ürünün etrafında hareket ettiği bir sistemle gerçekleştirilmektedir.
II. Standart valf gövdeleri, önceden belirlenmiş sabit bir rota ve standart işlem süreleriyle, ardışık dizilmiş özel amaçlı tezgahlar üzerinden yüksek hacimde üretilmektedir.
III. Üretim sürecindeki dönüşüm aşamasında, elde edilen çıktıların hedeflenen amaca ve müşteri beklentilerine ulaşma derecesi artarken, birim girdi başına elde edilen çıktı miktarında herhangi bir değişim gözlenmemiştir.
Bu bilgilere göre, şirketin üretim sistemleri ve performans ölçütleriyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- I numaralı süreç proje tipi üretim sisteminin özelliklerini yansıtırken, III numaralı durumda üretim sürecinin etkinliğinin arttığı ancak verimliliğinin sabit kaldığı ifade edilmektedir.Cevap
- BII numaralı süreç esnekliği yüksek atölye tipi üretimi temsil ederken, III numaralı durumda işletmenin üretim verimliliğinin hedeflere ulaşma düzeyinden bağımsız olarak arttığı belirtilmektedir.
- CI numaralı süreç parti tipi üretim sistemine işaret etmekte olup, III numaralı durumda işletmenin verimliliğinin (amaca ulaşma derecesi) yükseldiği, etkinliğinin (girdi/çıktı oranı) ise sabit kaldığı vurgulanmaktadır.
- DII numaralı süreç kitle üretim sistemini tanımlamakla birlikte, III numaralı durumda sistemin verimliliğinin arttığı, ancak etkinliğine dair bir değişimin gerçekleşmediği ifade edilmektedir.
- EI numaralı süreç sürekli üretim sistemini örneklendirirken, III numaralı durumda sistemin çevreden aldığı fiziksel girdilerin, dönüşüm süreci sonucunda kapasite kaybına uğradığı gösterilmektedir.