Bir Kamu İktisadi Teşebbüsü'nde (KİT) teftiş kurulu tarafından hazırlanan denetim raporunda, satın alma daire başkanının kritik bir hammadde tedariki sürecinde 'piyasadaki tüm potansiyel tedarikçileri ve sundukları bütün koşulları eşzamanlı olarak analiz etmediği, bunun yerine asgari kalite standartlarını ve bütçe sınırını sağlayan ilk tedarikçiyle sözleşme imzalayarak kurumu olası en yüksek faydadan mahrum bıraktığı' belirtilmiş ve bu durum eleştirilmiştir.
Daire başkanı ise savunmasında; piyasadaki tüm veriyi eksiksiz toplamanın ve işlemenin maliyetinin (zaman ve kaynak açısından) elde edilecek marjinal faydayı fazlasıyla aşacağını, yöneticilerin zihinsel kapasitelerinin sonsuz olmadığını, bu nedenle kurumun hedefleri doğrultusunda 'yeterince iyi' olan seçeneği kabul etmenin en mantıklı yol olduğunu ifade etmiştir.
Karar verme kuramları bağlamında, teftiş kurulunun beklentisi ile daire başkanının sergilediği davranışın dayandığı temel yaklaşımlar aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
- Teftiş kurulu klasik modelin 'tam rasyonellik ve optimizasyon' varsayımına dayanırken; daire başkanı Herbert Simon'ın 'kısıtlı rasyonellik ve tatminkâr (satisficing) karar' yaklaşımını sergilemiştir.Cevap
- BTeftiş kurulu 'yönetsel rasyonellik' ilkesiyle en iyi alternatifin seçilmesini beklerken; daire başkanı klasik kuramın 'sezgisel (heuristics) karar' alma yöntemini kullanmıştır.
- CDaire başkanı, karar sürecinde amaçları belirlemeden önce alternatif tedarikçileri değerlendirmeye alarak rasyonel karar verme sürecinin evrelerini tersine çevirmiştir.
- DTeftiş kurulu kararların 'çöp tenekesi' modelindeki gibi bağımsız akımların kesişimiyle optimize edilmesini beklerken; daire başkanı 'politik model' çerçevesinde uzlaşma aramıştır.
- ETeftiş kurulu 'tatminkâr (yeterli) karar' standardının yakalanmasını zorunlu tutarken; daire başkanı bilgi işleme kapasitesinin sınırsız olduğunu varsayan 'ekonomik insan' modeline göre hareket etmiştir.