Finansal analiz uzmanı, aynı sektörde faaliyet gösteren rakip K ve L işletmelerinin bilanço kompozisyonlarını değerlendirirken yatırım politikaları (aktif tarafı) ile finansman politikaları (pasif tarafı) arasındaki yapısal uyumu incelemiştir. Yapılan analiz sonucunda işletmelerin kaynak kullanım tercihleri hakkında şu tespitler yapılmıştır:
- K işletmesi, mevsimsel dalgalanmalardan doğan geçici dönen varlıklarının tamamını ve minimum stok/alacak gereksinimini ifade eden sürekli dönen varlıklarının belli bir bölümünü kısa vadeli yabancı kaynaklar ile fonlamaktadır.
- L işletmesi ise sabit nitelikli duran varlıkları ile sürekli dönen varlıklarının tamamını güvence altına aldıktan sonra, geçici dönen varlıklarının da bir kısmını uzun vadeli borçlar ve özkaynaklardan oluşan devamlı sermaye ile fonlamayı tercih etmiştir.
Bu bilgilere dayanarak, K ve L işletmelerinin uyguladığı çalışma sermayesi finansman stratejileri ile risk-kârlılık dengeleri hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- K işletmesi atılgan (agresif) finansman politikasını benimsemiştir; bu strateji net işletme sermayesini daraltarak likidite riskini artırsa da, kısa vadeli fonların maliyet avantajı sayesinde L işletmesine göre daha yüksek bir kârlılık potansiyeli sunar.Cevap
- BL işletmesi vade uyumlu (dengeli) finansman politikasını izlemektedir; uzun vadeli kaynakların maliyeti kısa vadeli kaynaklara göre genellikle daha düşük olduğundan, firmanın getiri beklentisi K işletmesine kıyasla daha yüksektir.
- CK işletmesi ihtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikası uygulamaktadır; sürekli dönen varlıkların bir kısmının kısa vadeli borçlarla fonlanması firmanın iflas riskini minimize ederek maksimum likidite sağlar.
- DL işletmesi atılgan (agresif) finansman politikasını tercih etmiştir; geçici dönen varlıkların uzun vadeli kaynaklarla karşılanması nakit sıkışıklığı ihtimalini ortadan kaldırdığı için işletmenin kârlılığını maksimize eder.
- EK işletmesinin sürekli dönen varlıklarının bir bölümünü kısa vadeli borçlarla finanse etmesi, işletmenin faaliyet kaldıracı derecesini yükselterek net işletme sermayesinin L işletmesine göre daha hızlı büyümesini sağlar.