Rekabet Kurumu bünyesinde oluşturulan özel bir kurul, küresel ölçekte faaliyet gösteren iki teknoloji devinin birleşme talebini değerlendirmektedir. İlgili mevzuat gereği kurulun 30 gün içinde nihai bir karara varması gerekmektedir. Kurul üyeleri; birleşmenin yerel pazardaki uzun vadeli etkilerini kusursuz bir şekilde tahmin etmenin imkânsız olduğunu, toplanan verilerin eksiklikler barındırdığını ve tüm küresel pazar değişkenlerini eşzamanlı olarak işleyecek analitik kapasiteden yoksun olduklarını tespit etmiştir. Bu kısıtlar altında kurul, 'mutlak en iyi' veya 'kusursuz' bir piyasa yapısı aramak yerine, pazar rekabetini asgari düzeyde koruyacak ve yasal çerçeveyi ihlal etmeyecek 'kabul edilebilir' bir dizi ön koşul belirleyerek birleşmeye onay vermiştir.
Yönetim bilimindeki karar verme modelleri dikkate alındığında, kurulun bu yaklaşımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Karar alıcıların bilişsel kapasite sınırları ve zaman baskısı nedeniyle klasik rasyonel modelin 'fayda maksimizasyonu' ilkesi terk edilmiş, yönetsel model (kısıtlı rasyonellik) çerçevesinde 'tatminkâr' bir karar alınmıştır.Cevap
- BKısıtlı rasyonellik yaklaşımının doğası gereği, kurulun eksik bilgiyi tamamlayarak mutlak en iyi (optimal) alternatife ulaşana kadar karar sürecini ertelemesi gerekirdi.
- CKurulun izlediği bu yol, klasik yönetim kuramlarının savunduğu evrensel nitelikteki 'en iyi tek yol' (one best way) arayışının modern örgütlerdeki kusursuz bir uygulamasıdır.
- DSüreç içerisinde karar vermenin ilk ve en önemli aşaması olan alternatiflerin geliştirilmesi adımı tamamlanmadan problemin tanımlanmasına geçildiği için hatalı bir sezgisel karar modeli işlemiştir.
- EKurul, eldeki sınırlı bilgiyi sistematik bir biçimde işleyerek rasyonel modelin öngördüğü kusursuz çözüme ulaşmış ve gelecekteki çevresel belirsizlikleri tamamen ortadan kaldırmıştır.