Kurumsal yönetim teorilerinden 'Serbest Nakit Akımı Hipotezi'ne göre, yöneticilerin ellerindeki atıl fonları hissedarların servetini maksimize etmeyen (net bugünkü değeri negatif olan) projelere yatırma veya kişisel (prestij, lüks ofis vb.) menfaatleri doğrultusunda harcama eğilimi, önemli bir vekalet (temsil) maliyeti yaratır.
Halka açık bir anonim şirketin geniş tabanlı hissedar kitlesi, yöneticilerin bu tür ihtiyari harcama inisiyatiflerini daraltmak ve onları daha sıkı bir piyasa disiplini altına sokmak istemektedir.
Buna göre, yöneticilerin serbest nakit akımlarını verimsiz kullanma eğilimini sınırlandırmak ve temsil maliyetlerini düşürmek amacıyla aşağıdaki politikalardan hangisinin uygulanması en uygundur?
- AKâr dağıtım oranının asgari seviyeye indirilerek şirketin kendi iç kaynaklarıyla büyüme kapasitesinin artırılması
- BYönetim kurulunda icracı (murahhas) üyelerin oranının artırılarak stratejik karar alma süreçlerinin hızlandırılması
- Şirketin finansal kaldıraç oranını yükselterek düzenli nakit çıkışı gerektiren sabit ödeme yükümlülükleri yaratılmasıCevap
- DŞirketin daha önce başlattığı hisse senedi geri alım (buy-back) programlarının iptal edilerek likiditenin şirket bünyesinde tutulması
- EŞirket ana sözleşmesinde değişikliğe gidilerek yöneticilere şirketin yönetim kontrolünü sağlayan imtiyazlı payların tahsis edilmesi
Cevap
Şirketin finansal kaldıraç oranını yükselterek düzenli nakit çıkışı gerektiren sabit ödeme yükümlülükleri yaratılması
Michael Jensen'in 'Serbest Nakit Akımı Hipotezi'ne göre, yöneticiler ile ortaklar arasındaki çıkar çatışmasının (temsil sorununun) ana kaynaklarından biri, yöneticilerin şirketin elindeki atıl nakdi kendi prestijleri veya kişisel hedefleri için verimsiz projelere harcama eğilimidir. Şirketin finansal kaldıraç oranını artırması (borçlanması), şirketi gelecekte düzenli ve mecburi faiz/anapara ödemeleri yapmak zorunda bırakır. Bu durum şirket içindeki serbest nakit havuzunu eriterek yöneticilerin keyfi harcama yapabileceği fonları ortadan kaldırır. İflas riskinden çekinen yöneticiler, borç yükümlülüklerini yerine getirebilmek için şirketi daha verimli yönetmek ve sıkı bir piyasa disiplinine uymak zorunda kalırlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kurumsal Yönetimde Serbest Nakit Akımı Hipotezi ve Borcun Disiplin Etkisi