Soru

Zorluk: ZorKurumsal Yönetim

Kurumsal yönetim teorilerinden 'Serbest Nakit Akımı Hipotezi'ne göre, yöneticilerin ellerindeki atıl fonları hissedarların servetini maksimize etmeyen (net bugünkü değeri negatif olan) projelere yatırma veya kişisel (prestij, lüks ofis vb.) menfaatleri doğrultusunda harcama eğilimi, önemli bir vekalet (temsil) maliyeti yaratır.

Halka açık bir anonim şirketin geniş tabanlı hissedar kitlesi, yöneticilerin bu tür ihtiyari harcama inisiyatiflerini daraltmak ve onları daha sıkı bir piyasa disiplini altına sokmak istemektedir.

Buna göre, yöneticilerin serbest nakit akımlarını verimsiz kullanma eğilimini sınırlandırmak ve temsil maliyetlerini düşürmek amacıyla aşağıdaki politikalardan hangisinin uygulanması en uygundur?

  1. A
    Kâr dağıtım oranının asgari seviyeye indirilerek şirketin kendi iç kaynaklarıyla büyüme kapasitesinin artırılması
  2. B
    Yönetim kurulunda icracı (murahhas) üyelerin oranının artırılarak stratejik karar alma süreçlerinin hızlandırılması
  3. Şirketin finansal kaldıraç oranını yükselterek düzenli nakit çıkışı gerektiren sabit ödeme yükümlülükleri yaratılmasıCevap
  4. D
    Şirketin daha önce başlattığı hisse senedi geri alım (buy-back) programlarının iptal edilerek likiditenin şirket bünyesinde tutulması
  5. E
    Şirket ana sözleşmesinde değişikliğe gidilerek yöneticilere şirketin yönetim kontrolünü sağlayan imtiyazlı payların tahsis edilmesi

Cevap

Şirketin finansal kaldıraç oranını yükselterek düzenli nakit çıkışı gerektiren sabit ödeme yükümlülükleri yaratılması
Michael Jensen'in 'Serbest Nakit Akımı Hipotezi'ne göre, yöneticiler ile ortaklar arasındaki çıkar çatışmasının (temsil sorununun) ana kaynaklarından biri, yöneticilerin şirketin elindeki atıl nakdi kendi prestijleri veya kişisel hedefleri için verimsiz projelere harcama eğilimidir. Şirketin finansal kaldıraç oranını artırması (borçlanması), şirketi gelecekte düzenli ve mecburi faiz/anapara ödemeleri yapmak zorunda bırakır. Bu durum şirket içindeki serbest nakit havuzunu eriterek yöneticilerin keyfi harcama yapabileceği fonları ortadan kaldırır. İflas riskinden çekinen yöneticiler, borç yükümlülüklerini yerine getirebilmek için şirketi daha verimli yönetmek ve sıkı bir piyasa disiplinine uymak zorunda kalırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Vekalet sorununun kaynağını belirleme
Sorunun kaynağı, yöneticilerin elindeki 'serbest nakit akımının' fazlalığı ve bunu keyfi harcayabilme serbestisidir.
Çözüm üretmek için öncelikle yöneticileri verimsiz yatırıma iten atıl fonların tespit edilmesi gerekir.
2
Serbest nakit akımını ortadan kaldıracak veya sınırlandıracak finansal araçları değerlendirme
Temettü dağıtımı, hisse geri alımı veya borçlanma (kaldıraç artışı) nakdi şirketten çıkaran politikalardır.
Nakit şirketten çıkarıldığında yöneticinin inisiyatif alanı daralır.
3
Disiplin edici etkisi en yüksek olan yapısal politikayı seçme
Borçla finansman, yöneticileri iflas riski tehdidiyle karşı karşıya bırakarak yasal, sabit ve zorunlu nakit çıkışları yaratır. Bu durum yönetimi piyasa disiplini altına sokar.
Borç ödemeleri ihtiyari değil mecburidir, bu yüzden yöneticiler üzerinde en güçlü baskı unsurunu oluşturur.

Anahtar Kavram

Kurumsal Yönetimde Serbest Nakit Akımı Hipotezi ve Borcun Disiplin Etkisi
Bu soruyu puanla