Soru

Zorluk: ZorAnayasal Temeller ve Sorumluluğun Genel Özellikleri

Bir ilçe belediyesinin yürüttüğü altyapı yenileme çalışmaları esnasında, sahada görevli mühendisin mevzuatta belirtilen güvenlik tedbirlerini kasten ihlal etmesi ve iş makinesi operatörünün ağır ihmali sonucunda ana su şebekesi patlamış, sokağı su basması nedeniyle çevredeki ticari işletmelerde büyük çapta maddi hasar meydana gelmiştir. Zarar gören işletme sahiplerinden biri, meydana gelen zararın bütünüyle kamu görevlilerinin şahsi ve ağır kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek zararın tazminini talep etmektedir.

İdarenin mali sorumluluğunun genel özellikleri ve anayasal temelleri (özellikle Anayasa'nın 125. ve 129. maddeleri) göz önüne alındığında, bu durumla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. İdare, yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin işleyişi sırasındaki eylemlerden doğan zararı ödemekle anayasal olarak yükümlü olduğundan; personelin kusuru hizmet kusuru kapsamında değerlendirilir ve tazminat davasının doğrudan idareye karşı açılması zorunludur.Cevap
  2. B
    Olayda kamu görevlilerinin mevzuatı kasten ihlal etmeleri ve ağır ihmalleri neticesinde kişisel kusurları ön plana çıktığından, zarara uğrayan kişinin seçimlik hakkını kullanarak tazminat davasını doğrudan doğruya ilgili personele karşı açması hukuka uygundur.
  3. C
    Kamu görevlilerinin güvenlik tedbirlerini kasten ihlal etmesi, idarenin yürüttüğü hizmet ile ortaya çıkan zarar arasındaki illiyet bağını tamamen kesen bir mücbir sebep teşkil ettiğinden, idarenin mali sorumluluğuna gidilemez.
  4. D
    Altyapı faaliyetleri niteliği gereği kamuya yarar sağladığından, olayda illiyet bağının veya personelin hizmet kusurunun varlığı araştırılmaksızın idare, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi kapsamında kusursuz sorumluluk esasına göre zararı tazmin etmek zorundadır.
  5. E
    Zarar idarenin fiili bir eyleminden ziyade sahada alınan hatalı idari kararlardan kaynaklandığı için, tazminat talep edilebilmesi amacıyla öncelikle bu idari işlemlerin menfaat ihlali gerekçesiyle idari yargıda iptal ettirilmesi anayasal bir ön şarttır.

Cevap

İdare, anayasal olarak hizmet kusurlarından doğan zararları ödemekle yükümlüdür ve personelin görev sırasındaki kusurlarından dolayı doğrudan memura değil, sadece idareye karşı dava açılabilir.
1982 Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrası gereği 'İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.' Bununla birlikte Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrası, 'Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.' kuralını amirdir. Olayda kamu görevlilerinin hizmetin ifası sırasındaki kasti ve ağır ihmalli davranışları hizmetle kaynaşmış kabul edildiğinden, doğrudan idareye karşı dava açılması anayasal bir zorunluluktur. İdarenin sorumluluğunun genel özelliklerinden biri de bu 'doğrudan doğruya' sorumluluk ilkesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki zararın kaynağının ve niteliğinin tespit edilmesi.
Zarar, bir kamu hizmeti (altyapı çalışması) yürütülürken görevli personelin kasten kurallara uymaması ve ağır ihmalinden kaynaklanmıştır.
Zararın kaynağı, sorumluluğun türünü (kusur/kusursuz) belirlemek için elzemdir.
2
Anayasa'nın 125. ve 129. maddelerinin olaya uygulanması.
Anayasa madde 125'e göre idare eylemlerinden doğan zararı ödemek zorundadır. Anayasa madde 129/5'e göre ise personelin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan davalar yalnızca idareye karşı açılabilir.
Anayasal temeller, uyuşmazlığın çözümünde hangi yargı yolunun ve kime karşı husumet yöneltileceğinin kesin kuralını koyar.
3
İlliyet bağı ve husumet durumunun değerlendirilmesi.
Personelin ağır kusuru veya kastı hizmet içinde gerçekleştiği için hizmetle kaynaşmış sayılır, idare ile zarar arasındaki illiyet bağını kesmez. Dolayısıyla davalı (husumet yöneltilecek taraf) idaredir.
Kişisel kusur iddiasıyla doğrudan personele dava açılıp açılamayacağının hukuken test edilmesi gerekir.
4
Seçenekler arasından doğru hukuki değerlendirmenin bulunması.
Doğrudan idareye dava açılması zorunluluğunu ifade eden seçeneğin doğru olduğu teyit edilir.
Hukuk devleti ilkesi ve idarenin mali sorumluluğu kuralları bunu gerektirir.

Anahtar Kavram

İdarenin Mali Sorumluluğunun Doğrudanlığı ve Anayasa md. 129/5
Tahmini Süre:1m 30s
Bu soruyu puanla