Türk idare hukuku düzenlemeleri ve 1982 Anayasası çerçevesinde, idarenin mali sorumluluğunun hukuki niteliği ve anayasal temelleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İdarenin sorumluluğu kural olarak "asli" bir sorumluluktur; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken verdikleri zararlarda dava doğrudan idare aleyhine açılır.Cevap
- BKamu görevlisinin görevini yaparken işlediği ağır hizmet kusurları nedeniyle, zarar gören kişi Anayasa uyarınca doğrudan ilgili memura karşı adli yargıda tazminat davası açma hakkına sahiptir.
- Cİdarenin mali sorumluluğu, özel hukuktaki adam çalıştıranın sorumluluğu ile aynı nitelikte olup kural olarak Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.
- DAnayasa'nın 125. maddesi uyarınca idarenin tazminat yükümlülüğü sadece hukuka aykırı "idari işlemler" için geçerlidir; idari eylemlerden doğan zararlar anayasal kapsam dışındadır.
- EKusursuz sorumluluk hallerinde zarar ile idari faaliyet arasında bir illiyet bağı (nedensellik bağı) bulunması şartı aranmaz.
Cevap
İdarenin sorumluluğu kural olarak asli bir sorumluluktur ve kamu görevlilerinin yetki kullanımı sırasındaki kusurları nedeniyle dava doğrudan idareye açılır.
Türk hukukunda idarenin sorumluluğu 'asli' niteliktedir. Anayasa m. 129/5 uyarınca kamu görevlilerinin yetki kullanımı sırasındaki kusurlarından doğan zararlar için doğrudan idareye dava açılır. Bu düzenleme kamu görevlilerini doğrudan dava tehdidinden korurken, bireye karşı mali gücü yüksek olan idareyi doğrudan sorumlu kılar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İdarenin Mali Sorumluluğunun Asli Niteliği ve Anayasal Temeli
Daha Fazla Pratik
İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden 'Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik' (Fedakarlığın Denkleştirilmesi) ilkesini inceleyerek anayasal temelleri pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s